Edirne Yerel Tarih Grubu, 28 Şubat Cumartesi günü Edirne’nin önemli bir tarihi mirasının bilimsel ve akademik olarak ele alınacağı bir konferans düzenliyor. “Mimari Özellikleri ve Kent Kültürüne Katkılarıyla Edirne Sarayı” başlıklı konferansın konuşmacısı. Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi, Türk ve İslam Sanatları Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu olacak
Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu
Edirne Yerel Tarih Grubu Başkanı Güngör Mazlum bu önemli ve merak edilen konuya ilişkin bir davetiye grubu oluşturarak, sosyal medya üzerinden bu isimleri tek tek davet etti. Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde 28 Şubat Cumartesi günü saat 1400’de başlayacak konferansın davetliler arasında da ilgi ve heyecan uyandırdığı izleniyor. Fatih Sultan Mehmet’in doğup büyüdüğü, evlendiği, İstanbul’un fetih kararını aldığı Saray, 93 Harbi’nde cephanelik olarak kullanılmış ve Ruslar tarafından patlatılmış, içindeki çiniler ve değerli eşyalar da Rusya’ya kaçırılmış.
Tunca Sarayı, Hünkar Bahçesi Sarayı, Edirne Saray-ı Hümayunu gibi isimlerle de anılan Edirne Sarayı (Sarây-ı Cedîd-i Âmire); Yeniimaret Mahallesi Sarayiçi bölgesinde, II. Murad’ın son zamanlarında (1450 ) Tunca Nehri’nin iki yakasında inşa edilmeye başlanmış. Topkapı Sarayı’ndan sonra İmparatorluğun en büyük ikinci sarayıdır. Büyük meydanlar etrafında konumlanan değişik işlevli yapılarıyla Türk saray mimarisinin genel karakterini de yansıtan birçok yapıyı bünyesine alan yapı geniş bir alanı kapsıyor..
Saray; restorasyon ve ihyası için Cumhurbaşkanlığı kararıyla Milli Saraylar Başkanlığı’na tahsis edilen Edirne Sarayı’nın ihyası için planlanan 5 yıllık master plan çerçevesinde kazı, ikmal, inşa, teşhir, tanzim ve çevre düzenleme çalışmaları halen devam ediyor.
Bulgaristan’da gümrük ekipleri, Edirne’nin Kapıkule Gümrük Kapısı’na çıkış yapmak üzere olan Hollanda’dan Türkiye’ye çiçek taşıdığı beyan edilen Türk plakalı bir TIR’da 1 milyon 430 bin Euro değerinde 11 kilo 180 gram kokain ile 5 kilo 199 gram altın ele geçirdi.
Hollanda’dan Türkiye’ye çiçek taşıdığı beyan edilen Türk plakalı çekici ve yarı römork, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda Bulgar gümrük görevlilerince risk analizi kapsamında detaylı kontrole alındı.
11 KİLODAN FAZLA KOKAİN
Belge kontrolü ve aks tartımı sonrası araç, röntgen taramasına sevk edildi. Görüntülerde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine narkotik dedektör köpeği de aramaya dahil edildi. Yapılan fiziki kontrolde sürücü kabininde preslenmiş 10 paket halinde beyaz toz madde bulundu. Yapılan hızlı testte maddenin kokain olduğu belirlendi.
Ele geçirilen kokainin toplam brüt ağırlığının 11 kilo 180 gram olduğu ve değerinin 1 milyon 28 bin 923 Euro olduğu açıklandı.
5 KİLODAN FAZLA ALTIN
Sürücünün üzerindeki aramada ise mont ceplerinde 3 paket içerisinde toplam 4 adet külçe halinde eritilmiş altın bulundu. Uzman incelemesi sonucu altınların toplam ağırlığının 5 kilo 199 gram olduğu ve yaklaşık 402 bin 982 Euro değer taşıdığı tespit edildi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Uyuşturucu madde, altın külçeler, sürücü ve suçta kullanıldığı belirtilen araç muhafaza altına alındı. Olayla ilgili soruşturma, Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde yürütülüyor.
Ayrıca yürütülen soruşturma kapsamında Bulgaristan Organize Suçlarla Mücadele birimiyle yapılan ortak çalışmalar sonucu olayla bağlantılı iki kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.
Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Saros Körfezi’nde kuvvetli lodos Sultaniçe sahilini deniz çayırı (Posidonia oceanica) ya da bölge halkı halk arasında “talaş” olarak anılan bitki yığınları ile doldurdu.
Sultaniçe Köyü muhtarı Ergün Ertaş yaptığı açıklamada; “Liman olduğundan beri sahilimiz her yıl lodos sonrası talaş doluyor. Geçen yıl 150 kamyonu gecik attık. Bu yılda daha fazla oldu. Burasını temizlemek yine bize düşüyor ama, Kaymakamlığımızın, Özel İdaremizin de katkılarını bekliyoruz.” dedi.
Limandaki durumu fotoğraflayarak sosyal medya hesabından paylaşan gazeteci Ömer Çakıcı, balıkçılar ve sahilde yaşayan vatandaşların, “Liman mendireği uzatılması lazım, sirkülasyon nedeniyle sahil lodos havalarda talaş doluyor. Bunu her yıl yaşıyoruz” şeklindeki ifadelerini de aktardı..
DENİZ ÇAYIRI
Uzmanlar, özellikle Saros Körfezi gibi Kuzey Ege kıyılarında en sık görülen türün Posidonia oceanica olduğunu belirtiyor. Fırtına ve lodos sonrası köklerinden kopan yapraklar kıyıya yığılıyor ve sahilde kahverengi-siyah bir bant oluşturuyor.
Bu birikintiler kötü bir görüntü oluşturuyor gibi görünse de kıyı erozyonunu azaltıyor, kumun denize taşınmasını engelliyor.
Deniz ekosistemi için son derece değerli olduğu belirtiliyor ve ekolojik açıdan tamamen temizlenmesi önerilmiyor.
İBRAHİM KANPOLAT VEFAT ETTİ Fatma Kanpolat’ın eşi, Behiye, Mustafa Alim Kanpolat’ın babaları, Derya, İrem, Hülya Kanpolat’ın dedeleri İbrahim Kanpolat 84 yaşında vefat etti. Merhum; dün Eski Camide öğle namazını Takiben Kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi. AYŞE AYDIN VEFAT ETTİ Lalapaşa ilçesi Çallıdere Köy sakinlerinden merhum İdris Aydın’ın eşi, Özer, Özgün, Nur Jale Aydın ve Nurgül Koç’un anneleri Ayşe Aydın 75 yaşında vefat. Merhume, Çallıdere Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi. TEVHİDE ELİF TUNCA VEFAT ETTİ Merhum Selçuk Akçal ve Tülin Saraç’ın kızları, Ali Tunca’nın eşi, Emel Buse Çalıklardan’ın annesi, Mehmet Cem Çalıklardan’ın kayınvalidesi, Fatih Akçal’ın kardeşi, Aylin Ege ve Aytek Saraç’ın ablaları Cemre Çalıklardan, Nehir Çalıklardan ve Deniz Cem Çalıklardan’ın anneanneleri Tevhide Elif Tunca 56 yaşında vefat etti. Merhume; Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazından sonra Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi. ÖĞRETMEN SALİM AY VEFAT ETTİ Merhum Gönül Ay’ın eşi, Gazanfer Ay ve merhum Ömer Ay’ın babaları, Serap ve Nuray Ay’ın dedeleri Emekli Öğretmen Salim Ay 87 yaşında vefat etti. Merhum. Dün Hacılar Ezanı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi. RUKİYE KAÇIK VEFAT ETTİ Merhum Hacı Hüseyin Kaçık’ın eşi, Mehmet Metin’in annesi, Orhan, Oktay, Bora ve Emir’in babaanneleri Rukiye Kaçık 93 yaşında vefat etti. Merhume; dün Kıyık Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
Atatürkçü Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Köy Enstitüleri’nin kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i ölümünün 65. yılında bir kez daha saygı, minnet ve özlemle andı.
ADD Edirne Şubesi’nden yapıla açıklamada, 17 Aralık 1897’de İstanbul’da doğan, Atatürk’ün ölümünden sonra 1938-1946 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Ali Yücel’in Cumhuriyet döneminin seçkin bir eğitim, kültür ve siyaset adamı olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“3 Mart 1931’e kadar devam eden üç aylık yurt gezisi sırasındabir gün Mustafa Kemal Paşa, yanında bulunanlara “Türk milleti ne zaman kendini kurtulmuş sayabilir?” diye sorar. Yanındakiler doğal olarak görüşlerini bildirirler. Sonra Hasan Ali söz alır; “Paşam,” der; “Türk milleti ne zaman kurtarıcı arama ihtiyacını duymayacak hale gelirse o zaman kurtulmuş olur.” Mustafa Kemal Paşa, kendisine, “Bu çocuğun ileri attığı, üstünde bizi derin derin düşündürmeye değer bir fikirdir.” diyerek takdirlerini bildirir.
12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin (Türk Dil Kurumu) kurulmasıyla Hasan Ali Yücel etimoloji kolu başkanlığına getirildi. 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nden, İzmir Milletvekili olarak Meclise girdi, art arda dört dönem milletvekilliği yaptı.
Hasan Ali Yücel 28 Aralık 1938’de Milli Eğitim Bakanlığı’na getirildi. Üniversite reformu, Köy Enstitüleri’nin kurulması, Dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi ve ilk resmi ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi’nin ön çalışmaları O’nun Bakanlığı döneminde gerçekleşmiştir. Devlet Konservatuvarının kurulması (20 Mayıs 1940), Türkiye’nin UNESCO’ya girişi onun çabaları sonucunda olmuştur. 25 Haziran 1946’da Üniversiteler Yasası ile yükseköğretim kurumlarının Bakanlıkla olan sıkı bağı önemli ölçüde gevşetilmiş, mevcut kuruluşlar yapısal bir bütünlüğe kavuşturulmuş, böylece üniversiteye organik bir karakter kazandırılmıştır. Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç da “içeriden denetim”in getirilmiş olmasıdır. Ankara Üniversitesi de bu yasanın sonucu olarak kurulmuştur.
Hasan Ali Yücel katıksız bir Atatürk Devrimcisidir. Yolu, düşüncesi, pusulası bilimdir, akıldır. Laik, çağdaş bir eğitim anlayışına sahiptir. Düşünce ve vicdan özgürlüğünden, akıl bağımsızlığından yanadır.
17 Nisan 1940’ta Köy Enstitüleri yasası çıkarılarak Köy Enstitüleri kurulmaya başlanır. 1942-43 öğretim yılında, bu okullara öğretmen, yönetici, gezici başöğretmen ve müfettiş yetiştirmek için, Hasanoğlan Köy Enstitüsü bünyesinde Yüksek Köy Enstitüsü kurulur.
İsmail Hakkı Tonguç ile birlikte Atatürk’ün “Köylü Ulusun efendisidir” sözünü ilke edinmiş olan Hasan Ali Yücel, Türk toplumunu ve köylüsünü gözlemlemiş, köylüye inanmış, yeni devleti kuran halkın eğitim sistemini de başarıyla kuracağına yürekten inanmıştı.
1939 yılında rakamlar bu işin önemini anlatmaya yeterdi; nüfusun yüzde 81’ini meydana getiren köylünün ancak yüzde 14’ü okuma yazma bilmekte; 2 milyon köylü çocuğundan ancak 348 bini ilkokula gidebilmekteydi. 40 bin köyden 35 bin 67’sinde okul yoktu.
Böyle bir ortamda yoğun bir çalışma başladı. İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik bunalımlar içinde; destansı büyük bir devrim harekâtıydı bu. 1940-1946 yılları arasında enstitü sayısı 20’ye çıktı. Kız öğrenci sayısı 6 bini, erkek öğrenci sayısı 11 bini buldu. Derslik, yatakhane, mutfak, işlik, ahır, depo, garaj, öğretmenevi gibi türlü ihtiyaçları için 800 bina yapıldı.
Köy enstitüleri, iş eğitimi ilkelerine göre kurulmuş okullardı. Gerçekte çağdaş eğitimin en son aşamasıydı bu. Eğitimin yapıcı, yararlı olması için öğrenci yaparak, deneyerek, görerek öğrenmeliydi. Öğrencinin tüm organları eğitime katılmalı, tüm öğrenciler beyin ve beden uyumuna dayalı bir öğrenme eğitimi içinde olmalıydı.
Kısa zamanda, 15 bin dönüm arazi işlenerek, 750 bin fidan dikildi. 1500 dönümlük sebzelik, 1200 dönüm bağ yapıldı. Enstitü işliklerinin birçoğu 16 bin 400 öğrencinin bir kısmı yiyecek ve giyecek gereksinimlerini sağlar duruma getirildi. Köylünün demircilik, tarım işleri ile ilgili birçok gereksinimi öğrencilerce yapılmaya başlandı. Bu 6 yıl içinde öğrenci ve öğretmenin ortaklaşa çalışmasıyla 20 enstitü elektriğe kavuştu.
Ne var ki, 1946’dan itibaren bu öğretim kurumları karşı devrimcilerce tartışma konusu olmaları nedeniyle kapatılmıştır.
Hasan Ali Yücel 5 Ağustos 1946’da 7 yıl 7 ay sürdürdüğü Milli Eğitim Bakanlığı görevinden ayrıldı. 26 Şubat 1961 tarihinde konuk olarak kaldığı Prof. Dr. Tevfik Sağlam’ın evinde vefat etti. 2 Mart 1961 tarihinde Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Atatürkçü Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Köy Enstitüleri’nin kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i ölümünün 65. yılında saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.”
Keşan İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliği ve Müze Keşan ev sahipliğinde düzenlenen “Çocuk Akademisi” programı, çocuklar ve ailelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Programa, Keşan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Hakan Çetin, Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sercan Kemik, Keşan Kent Müzesi Koordinatörü Aslı Avcı, hekimler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Etkinlikte alanında uzman hekimler ve meslek profesyonelleri, hem öğrencilere hem de ailelerine yönelik kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Etkinlik boyunca interaktif sunumlar yapılarak katılımcıların soruları yanıtlandı ve sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturuldu.
Program kapsamında diş hekimi, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, çocuk gelişim uzmanı ve sosyal çalışmacılar; kendi uzmanlık alanlarına ilişkin önemli bilgiler paylaşarak çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimine dair rehberlik sundu.
Hazırlanan program ile ilgili olarak konuşan Aslı Avcı, katılımcılara teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
“Müze Keşan içerisinde yer alan salonumuzu, bu tür organizasyonlara ev sahipliği yapacak şekilde hazırladık. Uzun zamandır hayalini kurduğumuz bir atmosferi oluşturmak istiyorduk; bilgilendirici konularla bir araya gelelim, birlikte nitelikli zaman geçirelim ve bu süreçte yeni şeyler öğrenelim arzusundaydık.Görüyoruz ki sağlık olmadan hiçbir şeyin anlamı yok. Bu bilinçle çocuklarımıza yönelik başlattığımız programları, önümüzdeki süreçte kadınlarımıza yönelik etkinliklerle de sürdürmeyi hedefliyoruz. Sağlığımıza dair bilmediğimiz ya da çoğu zaman gözden kaçırdığımız pek çok önemli konuyu bu programlar sayesinde öğrenebileceğimize inanıyoruz.Bu anlamlı iş birliği ve katkıları dolayısıyla Keşan İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne teşekkür ediyorum. Benzer organizasyonları hayata geçirmeye ve toplumumuz için fayda üretmeye devam edeceğiz.”
Çocukların bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sunmayı amaçlayan “Çocuk Akademisi” programı, hem eğitici hem de keyifli anlara sahne oldu. Katılımcılar, bu tür etkinliklerin devam etmesi temennisinde bulundu.
“Çocuk Akademisi”nin önümüzdeki haftalarda da devam edeceği belirtildi.
Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan kalkış yaptıktan kısa süre sonra kaza-kırıma uğrayan F-16 Blok 50 savaş uçağında şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın, Bulgaristan sınırında tanımlanamayan bir radar izi tespit edilmesi üzerine havalandığı açıklandı.
Milli Savunma Bakanlığı’ndan aypıan açıklamada şunlara yer verildi:
“Hava sahamızın kontrolü ve güvenliği; radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan, katmanlı ve entegre bir mimariyle büyük bir fedakârlıkla 7 gün 24 saat esasına göre sağlanmaktadır.
Radarlarımızda tanımlanan veya tanımlanamayan hava izlerinin teşhis ve takibine yönelik uçaklarımızla alarm reaksiyon görevleri icra edilmektedir.
25 Şubat’ta Bulgaristan sınırımızda tanımlanamayan bir radar izi tespit edilmesi üzerine, alarm reaksiyon görevi kapsamında 2 adet F-16 savaş uçağımız 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den aynı anda kalkış yapmıştır. Savaş uçağımızın biri ile 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve radar iz bilgisi kesilmiştir.
Derhâl başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucu kaza kırıma uğrayan uçağımızın enkazına ulaşılmıştır. Kahraman pilotumuzun uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda çalıştırdığı tespit edilmiştir.
Meydana gelen kazada kahraman pilotumuz şehit olmuştur.
Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır. Bu konuda yapılacak resmî açıklamalarımız dışında iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.”
Edirne’nin İpsala ilçesinde hayırsever iş insanı Kamil İsmail Davut Demiröz’ün katkılarıyla yaptılacak 12 derslikli Fen Lisesi projesinin protokolü imzalandı.
Protokol imza töreni Edirne Vailiği’nde yapıldı. Edirne Yalisi Yunus Sezer ve hayırsever insanı Kamil İsmail Davut Demiröz protokolü imzaladılar. Demiröz’ün katkılarıyla gerçekleştirilecek proje için okul yapımına uygun alan belirlenerek tahsis işlemleri tamamlandı. İpsala Atatürk Mahallesi’nde yaklaşık 6.081 metrekarelik arazi üzerine inşa edilecek olan eğitim kompleksi, 12 derslikli Fen Lisesi, 100 öğrenci kapasiteli pansiyon, lojman ve ve spor salonunu içeriyor.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Kıyık caddesinde devam eden alt yapı çalışmalarını yerinde denetledi. Gencan, “Günü kurtarmak için değil, Edirne’nin yarınını güvence altına almak için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi.
Edirne’nin Kıyık Caddesi’nde Edirne Belediyesi’nin altyapı çalışmaları devam ediyor. Başkan Gencan bugün ekiplerin çalışmalarını denetleyerek son durum hakkında bilgi aldı.
‘ALT YAPI ÇALIŞMALARI KOLAY DEĞİLDİR’ Gencan, ” Altyapı çalışmaları kolay değildir. Geçici rahatsızlıklar olur, eleştiriler olur. Ama şehrimizin geleceğini sağlam temeller üzerine kurmak istiyorsak bu adımları atmak zorundayız. Günü kurtarmak için değil, Edirne’nin yarınını güvence altına almak için kararlılıkla çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Önder Akdağ, bu yıl 11’incisi düzenlenecek Edirne Maratonu’nun, 6 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirileceğini açıkladı.
Edirne’de her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen Edirne Maratonu’nun bu yıl 11’incisi koşulacak. Selimiye Camisi meydanından başlayarak 10 ve 21 kilometrelik iki parkurda koşulan maratonun bu yılki tarihi de belli oldu. Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Önder Akdağ, bu yıl maratonun 6 Eylül 2026’da gerçekleştirileceğini belirterek, kayıtların açıldığını duyurdu.
‘BU YIL SPORCULAR SELİMİYE’Yİ DE GÖREBİLECEKLER’
Dernek Başkanı Akdağ, bu yıl sporcuların, ibadete açılan Selimiye Camisi’ni de görme imkanı bulacaklarını belirterek, “Biliyorsunuz 10’uncu Uluslararası Edirne Maratonu’nu geçen sene 30 Ağustos Zafer Bayramı’yla gerçekleştirmiştik. Bu yıl da Edirne Maratonu’yla ilgili federasyon takvimiyle yazışmalarımızı yaptık. 6 Eylül 2026 tarihinde 11. Uluslararası Edirne Maratonu’nu gerçekleştireceğiz. Bulunduğumuz alan biliyorsunuz Selimiye Meydanı, etkinlik alanımız. Yine etkinlik alanımız burası olacak. Maratonla özdeşleşmiş bir alan burası. Bu yıl diğerlerinden biraz daha farklı olarak son dört yıldır Selimiye Camii’nde kapsamlı bir restorasyon çalışması vardı. Şehrimize gelip, Selimiye’yi gezme imkanı bulamayan sporcularımız vardı. Şimdi bu yıl sporcular Selimiye’nin restorasyonunun yapılmış yeni haliyle Mimar Sinan’ın ustalık eserini de görme şansına sahip olacaklar” diye konuştu.
‘KAYITLAR AÇILDI’
Maratonun kayıtlarının açıldığını dile getiren Akdağ, “Edirne Maratonu açık müze parkura sahip. Her sporcu tarihin izninde koşuyor aslında. Tarihi köprüleriyle, çeşmeleriyle, Lozan anıtıyla, tarihi tren garıyla, Selimiye Meydanı başlı başına bir konu. Doğal olarak koşarken açık müzede koşacakları bir parkurda gerçekleşiyor Edirne Maratonu. Uluslararası takvimde olduğu için doğal olarak yurt dışından her yıl katılımcılar ülkemize maraton kapsamında geliyorlar. Biz hem ülkemizin tanıtımı açısından, hem şehrimizin tanıtımı açısından kadim şehir Edirne’nin spor geçmişine her yıl bir not daha düşerek bu yıl 11’incisini gerçekleştireceğiz. Edirne Maratonu’nun kayıtları bu hafta açıldı. Açtığımız gün şu anda 100 kişiye yakın sporcu kayıt gerçekleştirmiş durumda” dedi.
Maratonun ekonomik nedenlerden dolayı bin kişiyle sınırlandırıldığını da ifade eden Akdağ, “Her yıl olduğu gibi TRT bu konuda hiçbir zaman bizi bundan esirgemiyor. Onlara da teşekkür ediyoruz. Organizasyonu TRT ekranlarından da milyonlarca sporsever takip edebilecek. Maratonun tema çalışmasını henüz yapmadık. Biz biliyorsunuz çevreci bir maraton olarak anılıyoruz, çevre konusunu önemsiyoruz. Şu anda Sıfır Atık Vakfı’yla bir görüşme sağlıyoruz. Önümüzdeki süreçte netleşecek. Eğer yapabilirsek sıfır atık farkındalığıyla organizasyonu gerçekleştirip, bu kapsamda da daha geniş kitlelere bunu duyurmak adına paneller sergiler ve bununla ilgili farkındalık çalışmalarını sağlayacağız” şeklinde konuştu.