Kategori arşivi: Güncel

TIR’a çarpan sürücü yaralı

Olgay GÜLER

Edirne’de, Lalapaşa yolunda arıza nedeniyle emniyet şeridine park edilen TIR’a arkadan çarpan otomobilde, sürücüsü K.Ç. yaralandı.

Kaza, Cumartesi günü saat 17.00 sıralarında, Edirne-Lalapaşa kara yolunun Yenişehir Mezarlığı yakınlarında meydana geldi. Arıza nedeniyle emniyet şeridinde park halinde bulunan 59 ANR 956 plakalı TIR’a, seyir halindeki K.Ç. yönetimindeki 22 ABV 162 plakalı otomobil arkadan çarptı.

İhbar üzerine bölgeye polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü K.Ç., ilk müdahalenin ardından Trakya Üniversitesi TIP Fakültesi Hastanesi’nde sevk edilerek tedavi altına alındı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Çıkırık ölümünün 3’üncü yılında anıldı

Olgay GÜLER

Edirne’de geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi Papazı Aleksandır Çıkırık, ölümünün 3’üncü yılında, görev yaptığı kilisede gerçekleştirilen ayinle anıldı.

Barutluk Mahallesi’ndeki tarihi Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi’nin papazı Aleksandır Çıkırık, 17 Mart 2023’te evinde fenalaştı. Ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan, yapılan muayenesinde kalp krizi geçirdiği belirlenen Çıkırık, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.

Çıkırık, ölümünün ardından, vasiyeti üzerine kilise bahçesinde toprağa verildi. Çıkırık, vefatının 3’üncü yılında 21 yıl görev yaptığı kilisede düzenlenen ayinle anıldı. Türkiye ve Bulgaristan’dan çok sayıda kişinin katıldığı ayini İstanbul’dan gelen Papaz Arhimit Haripadi yönetti.

Ortodoks inanışlara göre gerçekleştiren ayine; Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak, Bulgaristan Kiliseleri Ekzarhlığı Başkanı Dimitri Yotef, Bulgaristan Trakya Dernekleri Başkanı Krasimir Premyanov ve Haskovo Sapunov Dernek Başkanı Kiril Sadzzhev ile çok sayıda kişi katıldı.

‘HER ZAMAN İNSANLIK İÇİN ÇALIŞTI’

Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska, Aleksandır Çıkırık’ın sadece din görevlisi değil, evrensel değer olduğunu söyledi. Kafedzhiyska, “Bugün burada bulunan herkese çok teşekkür ederim. Bugün hep birlikte kendisini bir kez daha anıyoruz. Vefatının üçüncü yılı ve bu vesileyle onu saygıyla anmak için bir aradayız. Kendisi gerçekten çok kıymetli, çok değerli bir insandı. Sadece Edirne için değil, Hristiyanlar için, Bulgarlar için ve aslında herkes için büyük bir değerdi. Çok kıymetli bir hazinemizi kaybettiğimiz için bir kez daha büyük bir üzüntü duyuyoruz. Değerli papazımız uzun yıllar boyunca burada hizmet etti. Yürüttüğü görevlerde ve yaptığı çalışmalarda hiçbir zaman kendi sağlığını düşünmedi. Her zaman insanlık için çalıştı. İnsanların bir arada, birlikte ve barış içinde yaşaması için çaba gösterdi. Her kültürel etkinlikte, her davette bizleri temsil etti ve insanlık adına önemli çalışmalar yaptı. Onun başlatmış olduğu bu değerli davayı bizler de sürdürmeye çalışıyoruz. Aynı yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Kendisini saygı, sevgi ve büyük bir özlemle anıyoruz. Bugün burada da onun eksikliğini fazlasıyla hissediyoruz. Tanrı ruhunu şad etsin” dedi.

‘YAPTIĞI ŞEYLERİN DEĞERİNİ DAHA İYİ ANLADIM’

Çıkırık’ın ölümünün ardından Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi papazı olan Georgi Aleksandrov Çıkırık, babasının manevi mirasının her geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, “Gerçekten zamanın ne kadar hızlı geçtiğini insan fark edemiyor ama vefatından sonra yaptığı şeylerin değerini daha iyi anladım. Hatta kendisi aramızda olmasa bile bıraktığı mirasın ve etkisinin devam ettiğine birkaç kez şahit oldum. Bu da beni çok duygulandırıyor. Aramızda olmadığı süre boyunca bile sanki mucizeler devam ediyor. Bu yüzden bugün burada bulunan herkese teşekkür ediyorum. Türkiye’de bu yıl yine bir araya geldik. İnşallah en kısa zamanda tekrar buraya gelmek istiyorum. Herkesin önünde söz veriyorum. Yeter ki sağlık ve huzur olsun. Çünkü biliyorsunuz zor günlerden geçiyoruz” diye konuştu.

‘ONU KAYBETMENİN ÜZÜNTÜSÜNÜ HALA YAŞIYORUZ’

Bulgaristan Kiliseleri Ekzarhlığı Başkanı Dimitri Yotef de, Çıkırık’ı saygıyla andıklarını söyleyerek, “Papaz Aleksandır’ı vefatının üçüncü yılında saygıyla anıyoruz. Kendisi cemaatimiz için çok değerli bir insandı. Onu kaybetmenin üzüntüsünü hala yaşıyoruz. Yolu ışıklar içinde olsun, yattığı yer aydınlık olsun diyorum” ifadelerini kullandı.

Ayinin ardından Aleksandır Çıkırık’ın kilise bahçesindeki mezarına çiçekler bırakıldı ve dua edildi.

HSG Filmi Nedir?

Bu işlem, rahimde şekil bozukluğu, perde, polip veya yapışıklık gibi sorunları ortaya çıkarırken tüplerin tıkalı olup olmadığını da tespit eder. Bu nedenle, doktor, kısırlık gibi sorunları daha kolay analiz ederek uygun tedavi planını oluşturabilir.

HSG Filmi Ne Zaman ve Nasıl Uygulanır?

HSG filmi genellikle adetin bitmesinden sonraki 6. ila 12. günler arasında çekilir. İşlem için en güvenli zaman, rahim iç duvarının en ince olduğu ve gebelik olasılığının en düşük olduğu bu zaman dilimidir. Hasta jinekolojik masaya alınır ve spekulum kullanılarak rahim ağzı görülür. Daha sonra kontrast madde rahim içerisine enjekte edilir. Bu süreçte röntgen cihazı kullanılarak anlık görüntüler alınır.
İşlem yaklaşık on ila on beş dakika sürer. İşlem sırasında kadınlar kramp veya basınç hissedebilir. İşlemden sonra bazen kısa süreli lekelenmeler veya hafif ağrılar olabilir, ancak bu genellikle geçicidir.

Açık Emar Nedir?

Kadın sağlığı alanında açık emar, rahim, yumurtalıklar, vajina ve çevre dokuların detaylı görüntülenmesinde kullanılır. Özellikle miyom, kist, polip, endometriozis ve adenomyozis gibi hastalıkların teşhisinde büyük kolaylık sağlar. Hatta bazı durumlarda rahim içi detayların değerlendirilmesi açısından HSG filminden daha kapsamlı bilgi sunduğu bile olur.

HSG Filmi ve Açık Emar: Farklı Ama Birbirini Tamamlayan Yöntemler

İlk bakışta HSG filmi ve açık emar farklı amaçlara hizmet eden yöntemler gibi görünse de, kadın hastalıklarının tanısında birbirlerini destekleyen tekniklerdir. HSG filmi, rahim iç boşluğu ve fallop tüplerinin geçirgenliği hakkında net bilgi sunarken; açık emar, rahim duvarı, yumurtalık yapıları ve çevre dokular hakkında detaylı veri sağlar.

HSG Filmi Sonrası Açık Emar Gerekli mi?

HSG filmi sonrasında her zaman olmasa da bazı durumlarda açık bir eyara ihtiyaç duyulabilir. Açık emar, özellikle rahim içinde bir yapısal bozukluk şüphesi varsa veya tüplerin durumu açıkça anlaşılamamışsa daha ayrıntılı görüntüler elde etmek için kullanılabilir. Aynı şekilde endometriozis şüphesi olan kadınlarda ultrasonografi (HSG) yeterli olmayacağından, tanı emar ile doğrulanır.
Bununla birlikte, HSG filminde görülen tüp tıkanıklıkları, spazmların bir sonucu olabilir. Açık emar, bu tür durumları daha ayırt edici hale getirir.

HSG sonrası tanının tamamlanması gereken durumlar

Ayrıca radyasyon içermediği için, gerekli durumlarda hamileliğin ikinci veya üçüncü trimesterinde de kullanılabilir. Yani gebelikte bile güvenle tercih edilebilecek bir yöntemdir.

Tanıdan Tedaviye: Bütüncül Yaklaşım

Kadın sağlığına bütüncül yaklaşımda bulunmak, sadece bir belirtiye odaklanmak yerine farklı tanı yöntemlerini birlikte değerlendirerek daha kesin sonuçlara ulaşmak anlamına gelir. HSG filmi ile açık emarın birlikte kullanılması, hem tüplerin açıklığını hem de rahim ve yumurtalık dokularını detaylı analiz etme olanağı sunar.

Bu sayede doktor, kadının üreme sağlığı hakkında daha geniş ve doğru bilgiye ulaşarak, daha etkili tedavi planları hazırlayabilir. Günümüzde tüp bebek, aşılama ya da cerrahi müdahaleler öncesi bu tür ileri görüntüleme teknikleri, tedavinin başarısını artıran temel araçlar arasında yer alır.

HSG filmi ağrılı bir işlem midir?

HSG filmi sırasında hafif kramplar veya rahatsızlık hissi olabilir. Ancak bu durum genellikle geçicidir ve işlem kısa sürer.

Açık emar ile kapalı emar arasında fark var mı?

Açık emar daha konforludur, özellikle kapalı alan korkusu olanlar için idealdir. Görüntü kalitesi yeni nesil cihazlarda oldukça yüksektir.

HSG filmi sonrası ne zaman ilişkiye girilebilir?

Genellikle işlemden 24 saat sonra, doktorun onayıyla ilişkiye girilebilir.

Açık emar gebelikte yapılabilir mi?

İlk 3 ayda önerilmez, ancak doktor gerekli görürse ikinci ve üçüncü trimesterde yapılabilir. Radyasyon içermez.

HSG ile tüplerim tıkalı çıktı, kesin tıkalı mı demek?

Hayır, bazen tüpler spazm nedeniyle geçici olarak kapalı gibi görünebilir. Açık emar veya başka testlerle durum netleştirilebilir.

Açık emar ne kadar sürer?

İncelenen bölgeye göre değişmekle birlikte genellikle 20-45 dakika arası sürer.

HSG sonrası enfeksiyon riski var mı?

Nadir de olsa enfeksiyon riski bulunur. Hijyen kurallarına uymak ve belirtileri takip etmek önemlidir.

Açık emar kaç günde çıkar?

Çekim sonrası raporlaması genellikle 1-3 iş günü içinde tamamlanır.

Aynı anda hem HSG hem emar yapılabilir mi?

Gerektiğinde aynı gün içinde yapılabilir; ancak doktor genellikle HSG’den sonra semptomlara göre emar isteyebilir.

Kolonoskopi ve Karaciğer Yağlanması: Aynı “Metabolik Hikâyenin” İki Farklı İpucu

Karın bölgesindeki iki sessiz konu—kolonoskopi ile taranan bağırsak sağlığı ve karaciğer yağlanması ile işaret veren metabolik yük—aslında çoğu zaman aynı yaşam tarzı ve risk zincirinin farklı halkalarıdır.


Kolonoskopi nedir ve neden “önleyici” bir işlemdir?

Kolonoskopi, kalın bağırsağın (kolon) ve rektumun kamera ile incelendiği bir endoskopik işlemdir. En büyük avantajı şudur: Sadece “bakmak” için değil, aynı seansta polipleri saptamak ve çoğu zaman çıkarmak için de yapılır. Bu yüzden kolonoskopi, kolon kanseri taramasında güçlü bir yöntem kabul edilir.

Kimler kolonoskopi ile tarama yaptırmalı?

Ortalama risk grubunda (yakın akrabada genç yaşta kolon kanseri öyküsü olmayan, inflamatuvar bağırsak hastalığı olmayan, genetik sendrom taşımayan kişilerde) birçok otorite, kolorektal kanser taramasının 45 yaş civarında başlamasını önerir.

Tarama aralığı ise kişiye göre değişir. Genel bilinen örnek: Sonuç normalse, hekim uygun görürse 10 yılda bir kolonoskopi seçenekler arasındadır. (Risk varsa veya polip saptandıysa takip aralığı kısalabilir.)

Not: Tarama yaşı ve sıklığı; aile öyküsü, önceki polipler, bağırsak şikâyetleri ve ek hastalıklara göre mutlaka kişiselleştirilir.


Karaciğer yağlanması nedir? (NAFLD artık neden “MASLD” diye geçiyor?)

Halk arasında karaciğer yağlanması diye bilinen durum, tıbbi literatürde uzun süre “alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD)” olarak anıldı. Son yıllarda ise isim değişikliğiyle birlikte giderek daha sık MASLD terimini görmeye başladık: Metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı.

Bu yeni yaklaşımın özeti şudur:

  • Karaciğerde yağlanma vardır.
  • Buna genellikle obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol/trigliserid yüksekliği gibi kardiyometabolik riskler eşlik eder.

Karaciğer yağlanması çoğu kişide belirti vermez; ultrason, kan tahlili (ALT/AST) veya başka bir nedenle yapılan kontrollerde fark edilir. Bazı kişilerde süreç ilerleyerek yağlanmaya iltihap eklenebilir (MASH; eski adı NASH) ve daha ileri aşamalarda fibrozis/siroz gelişebilir.


Kolonoskopi ve karaciğer yağlanması nasıl bağlanır?

Bu iki konu ilk bakışta ayrı gibi görünür: biri bağırsakla, diğeri karaciğerle ilgilidir. Ama ikisini bağlayan ortak zemin çoğu zaman metabolik sağlıktır.

1) Ortak risk faktörleri: “Aynı kökten beslenen iki problem”

Karaciğer yağlanmasına yol açan faktörlerin önemli bir kısmı—yüksek kalorili beslenme, hareketsizlik, fazla kilo, insülin direnci—bağırsakta polip gelişimiyle de ilişkilendirilen metabolik bir ortam yaratabilir. Bu nedenle hekimler, karaciğer yağlanması tanısı alan kişilere sadece karaciğeri değil, genel tarama ve koruyucu sağlık planını da hatırlatır.

2) Karaciğer yağlanması polip riskini etkileyebilir mi?

Araştırmaların bir bölümü, NAFLD/MASLD ile kolorektal adenomatöz polip riskinin artabileceğini bildiriyor. Bu ilişki her çalışmada aynı güçte olmasa da “daha dikkatli tarama farkındalığı” açısından önemlidir.

Buradan çıkan pratik sonuç:
Karaciğer yağlanması olan herkesin hemen kolonoskopi olması gerekir demek doğru değildir; ama “metabolik riskleri olan kişilerde kolon taramasını ertelememek” akıllıca bir önleyici yaklaşım olabilir.


Karaciğer yağlanması olan biri kolonoskopiye hazırlanırken nelere dikkat etmeli?

Karaciğer yağlanması çoğu kişide hafif düzeydedir ve kolonoskopi genel olarak güvenle planlanır. Ancak karaciğer hastalığı ileri fibrozis/siroz düzeyindeyse veya ek sorunlar (asit, elektrolit dengesizliği, böbrek sorunu, kanama eğilimi) varsa, hazırlık ve işlem planı daha özenli yapılır.

1) Barsak temizliği (hazırlık) seçimi

Kolonoskopi öncesi kullanılan barsak temizliği ürünleri farklıdır. İleri karaciğer hastalığında bazı hazırlıklar sıvı-elektrolit dengesini zorlayabilir. Literatürde, PEG (polietilen glikol) bazlı hazırlıkların karaciğer hastalığı olanlarda daha güvenli seçenekler arasında değerlendirilebildiğine dair çalışmalar ve güncel derlemeler vardır.

2) İlaçlar ve ek hastalıklar (özellikle diyabet/hipertansiyon)

Karaciğer yağlanması sıklıkla tip 2 diyabet ve tansiyon/kolesterol sorunlarıyla birlikte seyreder. Kolonoskopi hazırlığında:

  • Kan sulandırıcılar,
  • Diyabet ilaçları/insülin,
  • İdrar söktürücüler (diüretikler),
  • Böbrek fonksiyonunu etkileyebilecek ilaçlar
    gibi konular için hekiminiz işlem öncesi net talimat verebilir.

3) Sedasyon (uyutma) planı

Çoğu kolonoskopi sedasyonla yapılır. İleri karaciğer yetmezliği olanlarda bazı ilaçların metabolizması değişebileceği için anestezi/sedasyon ekibi bunu dikkate alır. Hafif karaciğer yağlanması olanların büyük bölümünde ise standart uygulamalar yeterli olur.


“İki tarafı da” iyileştiren yaşam tarzı: Karaciğer yağlanması için atılan adımlar bağırsak sağlığını da güçlendirir

Karaciğer yağlanması yönetiminde temel taş hâlâ yaşam tarzıdır. Kalıcı ve ölçülü kilo kaybı; hem karaciğerde yağlanmayı azaltır hem de metabolik riski düşürerek bağırsak tarafında da koruyucu bir zemin oluşturabilir.

  • %5 kilo kaybı karaciğer yağlanmasını azaltmaya yardımcı olabilir.
  • %7 ve üzeri kayıplar iltihaplanma göstergelerinde daha belirgin iyileşmeyle ilişkilendirilir.
  • %10 ve üzeri kayıplar, bazı çalışmalarda fibrozisin durması/geri dönmesiyle ilişkilendirilmiştir.

Pratikte işe yarayan, sürdürülebilir başlıklar:

  • Şekerli içecekleri ve rafine karbonhidratı azaltmak
  • Liften zengin beslenmek (sebze, baklagil, tam tahıl)
  • Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizi
  • Uyku ve stres yönetimine dikkat etmek

Ne zaman “erken” değerlendirme gerekir?

Aşağıdaki durumlar sizde varsa, hem kolonoskopi zamanlaması hem de karaciğer yağlanması düzeyi için doktorla daha erken plan yapmak doğru olur:

  • Birinci derece akrabada kolon kanseri/polip öyküsü
  • Dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği anemisi gibi alarm belirtileri
  • Uzun süren bağırsak alışkanlığı değişikliği
  • Karaciğer enzimlerinde kalıcı yükseklik, diyabet, belirgin obezite, fibrozis şüphesi

Son söz: Kolonoskopi “bağırsak sigortası”, karaciğer yağlanması “metabolik alarm” olabilir

Kolonoskopi, doğru zamanda yapıldığında polipleri yakalayıp ortadan kaldırma şansı vererek güçlü bir koruma sağlar. Karaciğer yağlanması ise çoğu zaman erken dönemde fark edilirse yaşam tarzı ve metabolik kontrolle geri çevrilebilir bir uyarı sinyalidir. İkisini birlikte düşünmek; taramaları aksatmamak, risk faktörlerini azaltmak ve daha bütüncül bir sağlık planı kurmak demektir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için gastroenteroloji/hepatoloji uzmanınızın değerlendirmesi esastır.


Sık Sorulan Sorular

1) Karaciğer yağlanması olan herkes kolonoskopi yaptırmalı mı?

Hayır. Kolonoskopi gerekliliği yaş, aile öyküsü ve semptomlara göre belirlenir. Ancak karaciğer yağlanması çoğu zaman metabolik risklerle birlikte seyrettiği için tarama yaşını ve programını ertelememek iyi bir yaklaşımdır.

2) Kolonoskopi karaciğer yağlanmasını kötüleştirir mi?

Genellikle hayır. Kolonoskopi karaciğer yağlanmasını “arttıran” bir işlem değildir. İleri karaciğer hastalığı olanlarda ise hazırlık ve sedasyon planı daha dikkatli yapılır.

3) Karaciğer yağlanması polip riskini artırır mı?

Bazı meta-analiz ve çalışmalarda, karaciğer yağlanması ile özellikle adenomatöz polip riskinde artış ilişkisi bildirilmiştir. Bu herkes için kesin bir sonuç değildir; ama risk farkındalığı açısından önemlidir.

4) Kolonoskopi hazırlık ilaçları karaciğere zarar verir mi?

Hafif karaciğer yağlanması olanların çoğunda sorun olmaz. İleri karaciğer hastalığında sıvı-elektrolit dengesini etkileyebilecek preparatlar için hekim, daha uygun seçenek planlayabilir (ör. PEG bazlı çözümler).

5) Kolonoskopi taraması kaç yaşında başlar?

Ortalama risk grubunda birçok kılavuz, taramaya 45 yaş civarında başlanmasını önerir.

Edirne’nin yüzde 18’i yaşlı

Edirne’de yaşlı nüfus 76 bin 090 kişi, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %18 olarak belirlenirken, bu oranla ülke genelinde yaşlı nüfus oranının en yüksek 7. il olduğu bildirildi.

Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı, 2025 bülteninden yararlanarak  “İstatistiklerle Yaşlılar, 2025 Edirne İli Özel Bülteni” konulu bir basın bülteni hazırladı. Türkiye İstatistik Kurumu, 2012 yılından itibaren özel günlerde günün önemine atfen haber bülteni yayımlamaya başladığı, “Yaşlılara Saygı Haftası” çerçevesinde yaşlı nüfusa özel olarak hazırlanan bülteni kamuoyu ile paylaştı. Söz konusu paylaşım şöyle:

“Edirne nüfusunun %18’ini yaşlı nüfus oluşturdu

Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda %20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında %9,5 iken, 2025 yılında %11,1’e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %44,7’sini erkek nüfus, %55,3’ünü kadın nüfus oluşturdu.

Edirne ilinde ise yaşlı nüfus 76 bin 090 kişi olup, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %18 olmuştur. Yine yaşlı nüfusun %16,3’ü erkek nüfus, %19,8’ikadın nüfus oluşturmuştur.

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %21,7 ile Sinop oldu. Bu ili %21,1 ile Kastamonu, %20 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili %4,5 ile Şanlıurfa, %4,7 ile Hakkari izledi.

Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu.

Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.

Türkiye’de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.

Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun %10,4’ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %36,0 ile Monako, %30,0 ile Japonya ve %25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı %22,8 oldu.

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun %27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın %22,8 olduğu görüldü.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde %21,8, yaşlı kadınlarda ise %23,6 olduğu görüldü.

İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında %53,2 oldu.

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında %27,1 iken bu oran 2025 yılında %53,2’ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında %61,3 iken yaşlı kadınların oranı %46,1 oldu.”

Sınırda ‘kaçak’ papağan!

Olgay GÜLER

Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda, yasadışı yollarla yurda sokulmak istenen 3 Macaw papağanı ele geçirildi.

Yunanistan’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere İpsala Sınır Kapısı’na gelen bir araç, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından aramaya alındı. Aramada yasa dışı yollarla yurda sokulmak istenen 3 Macaw cinsi papağan ele geçirildi.

Papağanlar işlemlerinin ardından Edirne Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü Gala Gölü Milli Park Şefliği ekiplerine teslim edildi.

Araç sürücüsüne ‘4915 sayılı kara avcılığı kanununa muhalefet’ suçundan idari işlem uygulandı.

Edirne MEM öğrencilerinden Münih’te staj

Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen “Erasmus+ Programı 2024 Yılı Mesleki Eğitim Alanında Akreditasyona Sahip Kuruluşlar için Öğrenici ve Personel Hareketliliği” kapsamında Mesleki Eğitim Merkezi Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Alanı Aşçılık Dalı öğrencileri Yusuf Bingöl ve Ramazan Yiğit, öğretmenleri Gülsüm Erkıran rehberliğinde Almanya’nın Münih şehrinde bulunan Seibel’s Park Hotel’de staj faaliyetlerine katıldı.

Öğrenciler, otelin açık büfe kahvaltı ve alakart mutfak bölümlerinde görev alarak mesleki becerilerini geliştirme ve uluslararası mutfak uygulamalarını yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Staj programı kapsamında düzenlenen kültürel geziler sayesinde öğrenciler Münih’in tarihi ve kültürel değerlerini yakından tanıma imkânı da elde etti.

Program süresince gerçekleştirilen ziyaretlerde öğrenciler, şehirde faaliyet gösteren farklı restoran ve otellerde görev yapan şeflerle tanışarak mesleki deneyimlerinden faydalanma fırsatı yakaladı. Bu ziyaretler, Mesleki Eğitim Merkezinin uluslararası iletişim ağının ve iş birliklerinin gelişmesine de katkı sağladı.

Gerçekleştirilen hareketlilik, öğrencilerin hem mesleki gelişimlerini desteklemiş hem de kültürlerarası öğrenme deneyimi kazanmalarına önemli katkı sunduğu belirtildi.

Aramızdan ayrılanlar

ÖĞRETMEN FATMA ÇARDAKTAN VEFAT ETTİ
Merhum Osman Çardaktan ve Lütfiye Çardaktan’ın kızları, merhum Metin Çardaktan ve Mine Önder’in kardeşleri, Ayşe Karamanoğlu ve Müge Çardaktan’ın ablaları, Emekli Fen Bilgisi Öğretmeni Fatma Çardaktan 77 yaşında vefat etti. Merhum; dün Yeniimaret Alaca Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
HALİL İBRAHİM KALKAN VEFAT ETTİ
Merhum Hacı Mustafa Uydur ve merhume Hacı Nebiye Uydur’un torunu, merhum Cavidan Korça, merhume Hacer Bağcı ve Nilgün Uydur’un yeğeni, Neşe Tozanlı, Bilgen Evciler, Volkan Akburak, Atiye Korça ve Mehmet Ali Korça’nın kuzenleri, merhum Hasan Kalkan ve Cemile Kalkan’ın oğulları Mustafa Kalkan ve Nurdan Atalay’ın ağabeyi. Mustafa Kalkan ve Yasemin Şahsenem’in babaları Halil İbrahim Kalkan 59 yaşında vefat etti. Merhum; dün Yavuz Sultan Selim Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
YAŞAR KÜÇÜK VEFAT ETTİ
Devlet Su İşlerinden emekli Yaşar Küçük 70 yaşında vefat etti. Merhume Naciye ve merhum Ali Küçük’ün oğulları, Emine Küçük’ün eşi, Aye Çelik ve merhum Mustafa Çelik’in damadı, Hayrettin Küçük’ün kardeşi, Murat Küçük’ün babası, İzel Ergülen Küçük’ün kayınpederi olan merhum; dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Avarız Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
RAİF MURAT ZAHRA VEFAT ETTİ
Devlet Su İşleri’nden emekli Raif Murat Zahra 76 yaşında vefat etti. Emine Zahra’nın eşi, Recebiye Çakır, Sevinç Gökerküçük ve Murat Zahra’nın babaları olan merhum; dün Avarız Köyü Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Avarız Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
DR. MUSTAFA ARDA VEFAT ETTİ
Merhume Hamiyet Arda’nın eşi, Esman, Yılmaz, Elif ve Nejla’nın babaları, Uğurcan, Meriç, Tunca, Gülşah, Hamiyet ve Bahar’ın dedeleri, Tarık Akın, Hatice Arda ve Türkan Arda’nın kayınpederleri, Endüstri Meslek Lisesi Okul Doktoru Mustafa Arda 85 yaşında vefat etti. Merhum: dün Yavuz Sultan Selim Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Belediye’den ‘engelli derneğine tahliye’ cevabı!

Olgay GÜLER
Edirne Belediyesi’nin, kira borcu nedeniyle lokal binasını tahliye kararı aldığı Edirne Bedensel Engellileri ve Ailelerini Koruma Yardımlaşma Derneği’ndeki işlem, Vali Yunus Sezer’in devreye girmesiyle durduruldu.


Edirne Bedensel Engellileri ve Ailelerini Koruma Yardımlaşma Derneği’nin Abdurrahman Mahallesi’nde lokal olarak kullandığı dükkanda, biriken kira borcu nedeniyle sahibi Edirne Belediyesi tahliye kararı aldı. Mahkemeye de taşınan sürecin sonunda, belediye ekipleri bugün tahliye işlemi için kamyonla birlikte derneğe geldi. Dernek yetkilileri eşyaları topladığı sırada, kendilerine tahliye işleminin durdurulduğu iletildi. Tahliyenin, Edirne Valisi Yunus Sezer’in devreye girmesiyle durdurulduğu kaydedildi.


‘BORCUNUZ VAR, BOŞALTACAKSINIZ DEDİLER’
Dernek başkanı Dilek Öner Kaynak, yaşanan süreci anlatarak, “Sabah belediye başkanımızın göndermiş olduğu ekipler bizleri tahliye etmek için geldi. Daha önce de mahkemeye verdiler bizi. Biz de karşı dava açtık. Beklemek için süre verdiler. Ondan sonra tahliye kararı çıktı tekrar. Burayı boşaltmamız gerektiği söylendi. Bir müddet süre verdiler bize. Biz de tabii buradaki eşyaları götürecek yerimiz yok. Bizim ve engelli bireylerin sürekli gelip sosyal açıdan, kültürel açıdan faaliyet gördüğümüz bir yer ve düz ayak girilebilen bir yer tekerlekli sandalyeli arkadaşlarımızın. ‘Burayı boşaltacaksınız, borcunuz var’ dedilerö dedi.


‘VALİ DEVREYE GİRDİ’
Tahliye kararının, Vali Yunus Sezer’in araya girmesiyle durdurulduğunu anlatan Kaynak, “Aslında gelen yazıda ihaleye çıkarılacağı, başkalarına verileceği söylendi. Fakat gelen belediyenin avukatı burada belediyenin halkla ilişkiler birimi kurulacağını söylendi. Ben bilmiyorum, başka hiçbir yer yok mu Edirne’de? Ya da bizden alacağı parayla mı belediye var olacak? Biz anlamıyoruz. Akşam burada bütün üyelerimiz hepimiz ağladık, çok üzgündük. Sağ olsun sayın valimiz devreye girdi. Bundan sonraki gelişmeleri bilmiyorum. Şu an durduruldu. İnşallah yine elimizde kalır ve devam ederiz faaliyetlerimize” diye konuştu.
KEYFİ DEĞİL, KANUNİ BİR SÜREÇ
Öte yandan konuyla ilgili Edirne Belediyesi’nden yapılan açıklamada, söz konusu taşınmazın kira sözleşmesinin 2014 yılı itibarıyla sona erdiği belirtilerek, “Sözleşmenin sona ermesinin ardından taşınmaz tahliye edilmeksizin kullanılmaya devam edilmiş, ayrıca 2016 yılından itibaren ise dernek tarafından belediyemize kanunen ödenmesi gereken kira/ecrimisil bedellerine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Belediyemiz tarafından ilgili derneğe bu süreçte yazılı bildirimler yapılmış, borçların ödenmesi ve taşınmazın tahliye edilmesi gerektiği kendilerine defalarca iletilmiştir. Ancak yapılan tüm uyarılara rağmen herhangi bir ödeme yapılmamış ve taşınmaz boşaltılmamıştır. Bu noktada özellikle altını çizmek isteriz ki; söz konusu tahliye işlemi belediyemizin keyfi bir tasarrufu değil, kanundan doğan bir zorunluluktur. Taşınmazla ilgili tahliye süreci 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi kapsamında yürütülen hukuki bir süreçtir” denildi.
‘ENGELLİLERİN YAŞAMINA KATKI SUNAN ÇALIŞMALARI KARARLILIKLA SÜRDÜRMEKTEYİZ’
Kanuna göre süresi sona eren kira sözleşmelerinin kendiliğinden uzatılmasının mümkün olmadığına yer verilen açıklamada, “Kira süresi bitmiş bir taşınmazın aynı kişi ya da kuruma ihalesiz şekilde kullandırılmaya devam edilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi idare açısından da sorumluluk doğurmaktadır. Nitekim söz konusu taşınmazın bugüne kadar tahliye edilmemesi nedeniyle belediyemiz hakkında İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından soruşturma başlatılmıştır. Dolayısıyla yürütülen işlem herhangi bir kurum ya da kişiye yönelik bir tasarruf değil, tamamen kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmesi kapsamında yürütülen bir süreçtir. Öte yandan Edirne Belediyesi olarak kentimizde yaşayan engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak, sosyal hayata katılımlarını güçlendirmek ve herkes için erişilebilir bir şehir oluşturmak temel önceliklerimizden biridir. Bu nedenle engelli bireylerimizin yaşamına katkı sunan her çalışmayı önemsemekte ve bu alandaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz. Sürecin kamuoyunda eksik veya yanlış bilgilerle değerlendirilmemesi, konunun hukuki boyutuyla birlikte doğru şekilde anlaşılması büyük önem taşımaktadır” ifadelerine yer verildi.

Lazer Epilasyon Nedir?

İstemeyen tüylerden kalıcı olarak kurtulmak isteyenler için en iyi seçenekler lazer epilasyondur. Lazer ışınları kıl köklerini hedef alarak, onların büyümesini durdurur. Düzenli olarak uygulandığında, tüylerde yüzde 90’a varan kalıcı bir azalma sağlar.
Lazer epilasyon, yüz, kol, bacak, koltuk altı ve genital bölge dahil olmak üzere çok çeşitli bölgelere uygulanabilir. Uzun vadeli etkisine rağmen uygulama süresi kısadır. Yaz aylarına hazırlanmak isteyenlerin çoğu lazer epilasyon yaptırır.

Hydrafacial Cilt Bakımı Neden Bu Kadar Popüler?

Hydrafacial, cildi derinlemesine temizleyen, nemlendiren ve besleyen bir cilt bakım yöntemidir. Klasik bakımlardan farkı, vakum teknolojisi kullanarak gözenekleri tıkanmadan temizlemesidir. Aynı anda cilde serum verilir, böylece cilt canlılık kazanır.

Hydrafacial Ne İşe Yarar?

Hydrafacial her cilt tipine uygundur. Hassas, kuru, yağlı ya da akneli ciltlerde bile güvenle uygulanabilir. Özellikle özel günler öncesi anında ışıltı kazanmak isteyenlerin tercihidir.

Protez Tırnak ile Bakımlı Eller

Ellerimiz, dış dünyaya açılan ilk görüntülerden biridir. Kırılan, uzamayan veya zayıf tırnaklar ise çoğu zaman rahatsız edici olabilir. İşte bu noktada protez tırnak devreye giriyor. Hem estetik hem dayanıklı bir çözüm sunan bu uygulama, tırnaklara zarar vermeden uzun ve düzgün görünmelerini sağlar.

Protez tırnak, jel veya akrilik malzemelerle uygulanabilir. Ortalama 2-3 haftada bir bakım yapılması gerekir. Günlük yaşamda yoğun tempoya sahip kişiler için pratik ve estetik bir çözümdür.

Üçlü Bakım Nasıl Birlikte Uygulanır?

Lazer epilasyon, Hydrafacial ve protez tırnak, farklı bölgeleri hedef alsa da güzelliğe giden yolda birbirini tamamlayan uygulamalardır. Aynı gün içinde bile planlı bir şekilde yapılabilir.

Örneğin bir gün içinde lazer epilasyonla cildiniz istenmeyen tüylerden arınırken, Hydrafacial ile yüzünüz canlanır, protez tırnakla elleriniz şıklık kazanır. Bu sayede kısa sürede büyük bir dönüşüm yaşayabilirsiniz.

Güzellik Merkezinde Ne Sıklıkla Gidilmeli?

Bu üç uygulamayı rutin haline getirmek, daha etkili sonuçlar elde etmenizi sağlar. Her birinin uygulama aralığı farklıdır.

Lazer Epilasyon: Ayda bir seans, ortalama 6-8 seans

Hydrafacial: Ayda bir cilt bakımı önerilir

Protez Tırnak: 2-3 haftada bir bakım gerekir

Bu takvime uygun olarak bir güzellik uzmanıyla planlama yapabilir, vücut ve cilt bakımınızı kolayca yönetebilirsiniz.

Erkekler İçin de Uygun mu?

Kesinlikle evet! Artık erkekler de kişisel bakıma daha fazla önem veriyor. Lazer epilasyon özellikle sırt, omuz ve göğüs gibi bölgelerde tercih ediliyor. Hydrafacial ile cilt yenileniyor ve siyah noktalardan arınıyor. Hatta bazı erkekler, tırnak bakımında estetik görünüm için protez tırnağı bile deneyebiliyor.

Bu Bakımların Psikolojik Etkisi

Kendinize zaman ayırmak sadece fiziksel görünümünüzü değil, ruh halinizi de iyileştirir. Temiz ve yumuşak bir cilt, pürüzsüz tırnaklar ve tüylerden arınmış bir beden size tazelenmiş bir his verir.

Bu üçlü bakım, stresin azalmasına, özgüvenin artmasına ve kendinizi daha motive hissetmenize yardımcı olur. Özellikle yoğun tempoda çalışan kişiler için güzellik seansları adeta bir terapi gibidir.

Evde Yapılabilir mi?

Bu üç uygulama profesyonel yardım gerektirir. Evde yapılan denemeler genellikle istenilen sonucu vermez, hatta cilt tahrişi gibi olumsuz sonuçlara neden olabilir. Özellikle hydrafacial ve lazer epilasyon cihazları, uzmanlık gerektirir. Protez tırnak uygulaması da doğru teknikle ve hijyenik bir ortamda yapılmalıdır.
Bu nedenle, güvenilir, deneyimli ve hijyen standartlarına uyan güzellik merkezleri tercih edilmelidir.
Sonuç: Güzellik Kendine Değer Vererek Gelir.

Lazer epilasyon, hydrafacial ve protez tırnak uygulamaları, cildinizi ve genel görünümünüzü değiştirmenize yardımcı olabilir. Üçü birlikte düşünüldüğünde daha kapsamlı bir bakım alırsınız ve zamandan tasarruf edersiniz.
Güzel görünmek için değil, iyi hissetmek için bakım yapmayı unutmayın. Kendinize zaman ayırmak, hem bedeninize hem de ruhunuza en iyi yatırımdır.

Lazer epilasyon kaç seansta etkili olur?

Genellikle 6-8 seans sonunda istenmeyen tüylerde %90 azalma sağlanır.

Hydrafacial ne kadar sürer?

Uygulama süresi yaklaşık 30-45 dakikadır. İşlem sonrası cilt hemen aydınlık bir görünüm kazanır.

Protez tırnak doğal tırnağı zayıflatır mı?

Doğru teknikle ve kaliteli malzeme ile yapılırsa tırnağa zarar vermez. Bakım aralıklarına dikkat edilmelidir.

Üç uygulama aynı gün yapılabilir mi?

Evet. Profesyonel bir merkezde planlama ile aynı gün içinde lazer epilasyon, Hydrafacial ve protez tırnak uygulanabilir.

Hydrafacial sonrası kızarıklık olur mu?

Hafif kızarıklık olabilir ama genellikle birkaç saat içinde geçer.

Lazer epilasyon acılı mı?

Yeni cihazlar sayesinde neredeyse acısızdır. Sadece hafif batma hissi olabilir.

Protez tırnak kaç gün dayanır?

2-3 hafta boyunca dayanıklıdır. Sonrasında bakım yapılması önerilir.

Erkekler bu bakımları yaptırabilir mi?

Evet, özellikle lazer epilasyon ve Hydrafacial erkekler arasında oldukça yaygındır.

Hydrafacial kaç yaşından itibaren uygulanabilir?

Genellikle 16 yaş ve üzeri herkes için uygundur.