Seyahat etmek, yeni kültürler keşfetmek ve unutulmaz anılar biriktirmek hayatın en güzel deneyimlerinden biridir. Bu deneyimi sorunsuz, güvenli ve en konforlu hale getirmek ise uzmanlık gerektirir. İşte tam da bu noktada, Malitur devreye giriyor. A Grubu seyahat acentesi olarak tur operatörlüğü alanında faaliyet gösteren Malitur, kurulduğu günden bu yana sektöre getirdiği vizyoner bakış açısını en son teknolojik gelişmelerle birleştiriyor. Misafirlerine en hızlı, güvenli ve kolay ödeme seçeneklerini sunma taahhüdü ile hızla büyüyen marka, alanında uzman profesyonel ekibi sayesinde en kaliteli hizmeti ekonomik şekilde sunarak, müşteri memnuniyetini daima en üst seviyede tutmayı başarıyor.
Her adımda kalite standartlarından ödün vermeyen ve müşteri odaklı yaklaşımı ile öne çıkan Malitur, değişime ve yeniliğe her zaman açık dinamik yapısıyla dikkat çekiyor. Rezervasyon öncesi danışmanlıktan, seyahatin tamamlanıp eve dönüş anına kadar geçen süreçte, misafirlerinin beklentilerinin üzerinde bir hizmet sunmayı temel ilke ediniyor. Bu anlayış, onu sıradan bir tur operatörü olmaktan çıkarıp, güvenilir bir seyahat ortağı haline getiriyor.
Karadeniz Turları ile Yeşilin ve Mavinin İç İçe Geçtiği Bir Rüya
Türkiye’nin en benzersiz ve etkileyici coğrafyalarından biri olan Karadeniz Bölgesi, yemyeşil yaylaları, coşkun dereleri, tarihi yolları ve sıcakkanlı insanları ile eşsiz bir tatil deneyimi vaat eder. Karadeniz turları, bu doğa harikası bölgenin tüm güzelliklerini profesyonel rehberlik eşliğinde, konforlu ve planlı bir şekilde keşfetmenin en ideal yoludur. Malitur olarak, bu büyülü yolculuğu sizin için unutulmaz kılmayı hedefliyoruz.
Sunduğumuz Karadeniz turları kapsamında, Trabzon’un tarihi Sumela Manastırı’ndan, Rize’nin çay bahçelerine, Uzungöl’ün nefes kesen manzarasından, Bolu’nun ormanlarına uzanan geniş bir rota sunuyoruz. Her turumuz, konaklama, ulaşım, rehberlik ve belirtilen gezileri kapsayacak şekilde özenle planlanır. Amacımız, misafirlerimizin bölgenin kültürünü derinden hissedebileceği, doğasına hayran kalacağı ve her anının keyfini çıkaracağı bir deneyim yaşatmak.
Değişen ve gelişen sektör dinamiklerine anında uyum sağlayarak, her daim en iyi ve en güncel hizmeti sunmayı misyon ediniyoruz. Seyahat sektöründeki trendleri yakından takip ediyor, bu sayede en kaliteli ve özgün Karadeniz turu paketlerini geniş kitlelere ulaştırıyoruz. Profesyonel ekibimizle birlikte, sektörde lider bir tur operatörü olmak ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızla sürdürülebilir büyümeyi sağlamak en önemli vizyonumuzdur.
Siz de hayalinizdeki Karadeniz yolculuğunu, güvenilir ve tecrübeli bir partnerle gerçekleştirmek istiyorsanız, doğru adrestesiniz. Malitur olarak, tatilinizin her saniyesini en verimli ve keyifli şekilde geçirmeniz için tüm detayları düşünüyor, beklentilerinizi en üst seviyede karşılamak için çalışıyoruz. Rezervasyon sürecinden tatil dönüşünüze kadar her aşamada yanınızdayız. Daha fazla bilgi almak ve sizin için hazırladığımız birbirinden özel tur seçeneklerini incelemek için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: https://www.malitur.com/. Unutulmaz bir Karadeniz deneyimi için ilk adımı Malitur ile atın.
Sağlık ve teknolojinin kesiştiği noktada, bireylere hayatlarının en önemli kararlarında ışık tutmak amacıyla yola çıkan Genstar, yenilikçi yaklaşımını her zaman bilimsel doğruluk ve hasta güvenliği ile harmanlayan öncü bir markadır. Genetik test çözümleri ve sağlık teknolojileri alanında, yalnızca sonuç sunmakla kalmayıp, bu sonuçların anlamını ve yaşam kalitesine etkisini merkeze alan bir anlayışla hizmet verir. Özellikle anne ve bebek sağlığından üreme sağlığına, koruyucu hekimlikten kişiselleştirilmiş tıp yaklaşımlarına kadar geniş bir yelpazede, güvenilir genetik analizler sunarak, bireylerin ve ailelerin daha bilinçli, daha güvenli sağlık yolculuklarına çıkmalarına destek olur.
Genstar, bu iddiasını uluslararası düzeyde tanınmış, alanında öncü laboratuvarlarla kurduğu stratejik iş birlikleri ve sıkı kalite protokolleriyle destekler. Güçlü teknik altyapısı ve konusunda uzman bilim insanlarından oluşan kadrosuyla, her bir testi en yüksek standartlarda gerçekleştirir. Bu sayede, yalnızca hastalara değil, onlara rehberlik eden sağlık profesyonellerine de etik, şeffaf ve sürdürülebilir bir iş ortağı olmayı başarır. Markanın temel hedefi, karmaşık görünen genetik bilgiyi anlaşılır, güvenilir ve eyleme dönüştürülebilir bir rehbere dönüştürmektir.
Gebelik Sürecinde Güven: Dörtlü Tarama Testi ve Önemi
Gebelik, heyecan ve merakla geçen özel bir dönemdir. Bu dönemde anne adaylarının en büyük isteği, bebeklerinin sağlıklı gelişimini öğrenmek ve olası riskleri erken dönemde tespit edebilmektir. İşte tam da bu noktada, modern gebelik takibinin önemli basamaklarından biri olan dörtlü tarama testi devreye girer. Bu test, anne adayının kanındaki dört farklı biyokimyasal maddenin ölçümünü yaparak, bebekte Down sendromu (Trizomi 21), Edwards sendromu (Trizomi 18) ve nöral tüp defekti gibi bazı kromozomal anomalilerin risk oranını hesaplamaya yardımcı olur.
Dörtlü tarama testi, rutin gebelik takibinin bir parçası olarak, özellikle 15-20. gebelik haftaları arasında önerilen, güvenilirliği yüksek ve invazif olmayan bir tarama yöntemidir. Test sonucu, kesin bir tanı koymaz, ancak risk artışı olup olmadığını göstererek, gerektiğinde daha ileri tanı testlerine yönlendirmede kritik bir rol oynar. Bu süreç, ebeveynlere durumu anlama, bilgilenme ve sonraki adımları planlama fırsatı sunar. Genstar, bu hassas süreçte, en doğru ve güvenilir sonuçları sağlamak için titizlikle çalışır. Testin bilimsel arka planı, metodolojisi ve sonuçların yorumlanması konusunda hem sağlık uzmanlarına hem de ailelere kapsamlı destek verir. Dörtlü tarama testi hakkında daha detaylı bilgi almak ve bu hizmetten nasıl yararlanabileceğinizi öğrenmek için dörtlü tarama testi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Genstar olarak inanıyoruz ki, sağlıklı bir toplum, bilinçli bireylerle mümkündür. Sunduğumuz her bir genetik analiz ve test çözümü, bu bilincin oluşmasına katkı sağlamak, belirsizlikleri azaltmak ve kişiye özel sağlık yönetiminin kapılarını aralamak içindir. Anne ve bebek sağlığından kanser risk değerlendirmesine, taşıyıcı tarama testlerinden farmakogenetik analizlere kadar uzanan geniş ürün yelpazemizle, hayatın her anında yanınızdayız. Siz de sağlığınızla ilgili daha güvenilir ve bilimsel verilere dayalı kararlar almak, genetik potansiyelinizi keşfetmek için Genstar ailesinin bir parçası olabilirsiniz. Daha fazla bilgi ve kapsamlı hizmetlerimiz için web sitemizi ziyaret etmeyi unutmayın: https://genstar.com.tr/
Görünmez bir düşman olan diş plağı, ağız sağlığımızın en yaygın ve sinsi tehditlerinden biridir. Yemek yedikten sonra dişlerimizin üzerinde oluşan bu yapışkan, renksiz bakteri tabakası, düzenli ve etkili bir şekilde temizlenmediğinde ciddi sorunlara davetiye çıkarır. Türkiye’de birçok birey, günlük hayatın koşuşturması içerisinde bu mikroskobik oluşumu göz ardı edebiliyor. Oysa diş çürüklerinden diş eti hastalıklarına, hatta diş kayıplarına kadar uzanan birçok problemin temelinde diş plağı yatar. Bu yazıda, bu yapışkan tabakayı tanıyacak, oluşumunu engellemenin yollarını öğrenecek ve sağlıklı bir ağız için neler yapabileceğinizi keşfedeceksiniz.
Diş Plağı Oluşumu ve Kontrolü
Diş plağı, tükettiğimiz şekerli ve nişastalı gıdalarla beslenen ağız bakterilerinin ürettiği asitlerin diş yüzeyinde birikmesiyle oluşur. Bu süreç yemek yedikten sonraki ilk 4-12 saat içinde başlar. Plak, başlangıçta yumuşak bir yapıdadır ve doğru teknikle fırçalama ve diş ipi kullanımı ile uzaklaştırılabilir. Ancak temizlenmediğinde, tükürükteki minerallerle birleşerek sertleşir ve tartar (diş taşı) adı verilen yapıya dönüşür. Tartar oluşumu ise artık evdeki bakım rutinleriyle çözülebilecek bir durum değildir; profesyonel diş hekimi müdahalesi gerektirir. Türkiye’de düzenli diş hekimi kontrollerinin önemi tam da bu noktada ortaya çıkar. Yılda en az iki kez yapılan profesyonel temizlik, plak ve tartar birikimini kontrol altına almanın en etkili yoludur.
Peki, günlük hayatta diş plağı oluşumunu minimize etmek için neler yapabiliriz? İlk adım, doğru diş fırçalama tekniğidir. Dişler günde en az iki kez, florürlü bir diş macunu ile, diş etinden dişe doğru süpürme hareketi yapılarak fırçalanmalıdır. Fırçanın ulaşamadığı diş araları için diş ipi veya ara yüz fırçası kullanımı şarttır. Beslenme alışkanlıkları da kritik bir rol oynar. Sık atıştırmalıklar yerine ana öğünlerde beslenmek, şekerli ve asitli içecek tüketimini sınırlamak, bol su içmek plak oluşum hızını düşürür. Ayrıca şekersiz sakız çiğnemek, tükürük akışını artırarak doğal bir temizlik mekanizması sağlar.
Unutulmamalıdır ki, plak sadece diş çürüğüne değil, diş eti iltihabı (gingivitis) ve periodontit gibi diş eti hastalıklarına da yol açar. Bu hastalıklar erken dönemde fark edilip müdahale edilmezse, dişleri çevreleyen kemik dokusunda erimeye ve sonunda diş kaybına neden olabilir. Bu nedenle, diş etlerinizde kanama, kızarıklık, şişlik veya çekilme fark ederseniz, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız önemlidir.
Ağız ve diş sağlığı konusunda kapsamlı ve güvenilir bir hizmet almak istediğinizde, Türkiye’nin bu alandaki öncü kuruluşlarından biri olan Dentopia ile tanışabilirsiniz. Dentopia, İstanbul merkezli bir ağız ve diş sağlığı kurumudur ve 2006 yılında Türkiye’nin ilk Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak faaliyete başlamıştır. Bahçeşehir, Acıbadem ve Ataşehir’de bulunan şubelerinde genel diş tedavileri, implant cerrahisi, ortodonti, pedodonti, endodonti, periodontoloji, protetik uygulamalar ve gülüş tasarımı gibi kapsamlı hizmetler sunar. Uzman hekim kadrosu ve modern teşhis teknolojileriyle çalışan kurum, hem rutin kontroller hem de ileri düzey diş tedavileri için yapılandırılmış bir sağlık hizmeti modeli benimser. Diş plağı ve diş taşı temizliği gibi koruyucu tedavilerde de deneyimli ekipleriyle hizmet veren Dentopia, sağlıklı bir gülüşe giden yolda yanınızda olur.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde birlikte alkol alan dört arkadaştan O.İ., F.E.’nin ateşlediği tabancadan seken merminin isabet etmesiyle yaralandı.
Olay ilçesinin Muhacırkadı köyünde Pazar günü 04.00 sıralarında meydana geldi. F.E., O.T., O.İ. ve H.A. birlikte alkol almaya başladı. Bu sırada havaya ateş açan F.E.’nin tabancasından çıkan mermi yön değiştirip sekerek, O.İ.’nin bacağına isabet etti. İhbarla bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. O.İ. ambulansla Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 1.62 promil alkollü olduğu belirlenen F. E., olayın arından gözaltına alınırken, O.İ.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Dört kişiye Kabahatler Kanunu’na muhalefetten toplamda 7 bin 56 lira ceza uygulandı.
Türk Kızılay Edirne İl Başkanı Gözde Emel Baytar ve beraberindeki heyet, Yaşlılar Haftası ve Ramazan Bayramı vesilesiyle Huzurevi sakinleriyle bir araya geldi.
Türk Kızılay Edirne Şubesi, Yaşlılar Haftası ve Ramazan Bayramı dolayısıyla Edirne Huzurevi’nde anlamlı bir buluşmaya imza attı. Türk Kızılay Edirne İl Başkanı Gözde Emel Baytar, yönetim kurulu üyeleri ve Kızılay ekiplerinden oluşan heyet, huzurevi sakinleriyle tek tek ilgilenerek sohbet etti.
Ziyaret hakkında açıklamalarda bulunan Türk Kızılay Edirne İl Başkanı Gözde Emel Baytar, “Yaşlılar Haftası ve Ramazan Bayramı’nın manevi iklimini, bizleri bugünlere hazırlayan çınarlarımızla paylaşmak istedik. Onların yüzündeki tek bir tebessüm, bizim için dünyalara bedeldir. Türk Kızılay Edirne Şubesi olarak her zaman büyüklerimizin yanındayız. İyi ki varlar, onların gölgesi üzerimizden hiç eksik olmasın.” ifadelerini kullandı.
Serkan Tuncay. Sevgi Meriç, Neşe Tali ve Reyhan Ayyıldız’ın babaları aslen Gümüşhaneli olan inşaat ustası Necmettin Tuncay 75 yaşında vefat etti. Merhum; dün Hoca Ahmet Yesevi Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
MUKADDER SEVİNÇ VEFAT ETTİ
Hasan Ağa Köyü sakinlerinden Mehmet Sevinç’in eşi, Özlem, Özge ve Semih Sevinç’in anneleri Mukadder Sevinç 62 yaşında vefat etti. Merhume; dün, Hasan Ağa Köy Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy Mezarlığında toprağa verildi.
Onbir ayın sultanı Ramazan ayı bugün sona ererken 3 günlük Ramazan Bayramı yarın başlayarak 22 Mart 2026 Pazar günü sona erecek.
Ramazan ayının ilk günü olan 19 Şubat günü 12 saat 27 dakika oruç tutan Edirneliler, son gün olan 19 Mart Perşembe arife günü ise 1 saat 18 dakikalık farkla 13 saat 45 dakika oruç tutmuş olacak.
Edirne’de bayram namazı yarın saat 08.00’de kılınacak.
YEREL GAZETELER
Yerel gazeteler bayram süresince yayınlanmayacak ve 23 Mart 2026 Pazartesi günü yeniden okurlarıyla buluşacak.
Sokakta, okul koridorunda ya da ofis mutfağında yan yana dizilmiş Sıfır Atık kutuları artık kimseye “kurumsal bir süs” gibi gelmiyor. Çünkü doğru kurulmuş bir ayrıştırma düzeni, çöpü azaltmanın en pratik yolu: bir yandan geri dönüşümü artırıyor, diğer yandan da işletmelerin temizlik ve atık toplama maliyetlerini yönetilebilir hâle getiriyor. Türkiye’de 2017’de başlatılan Sıfır Atık hareketiyle birlikte bu kutuların standartları, renkleri ve kullanım alanları da daha görünür hâle geldi.
Bu yazıda Sıfır Atık kutuları fiyatları konusuna güncel örneklerle değineceğim; ayrıca “en çok aratılan” soruların peşinden gidip, evden kuruma kadar doğru kutuyu seçmenin püf noktalarını derli toplu anlatacağım.
Sıfır Atık kutuları neden bu kadar konuşuluyor?
Bir geri dönüşüm sisteminin başarılı olması için sihirli bir teknolojiye değil, basit bir şeye ihtiyaç var: insanların doğru kutuya doğru atığı atmasını kolaylaştırmak. Bu yüzden Sıfır Atık kutuları sadece “kutu” değil; yönlendirme, etiketleme, yerleşim ve alışkanlık tasarımının bir parçası.
Bakanlığın paylaştığı renk skalası ve piktogram yaklaşımı da tam olarak bunu hedefliyor: ülke genelinde aynı renk–aynı atık türü eşleşmesi, karışıklığı azaltıyor.
Sıfır Atık kutuları hangi renk olmalı? (En çok aratılan soru)
Kısa cevap: standart renk kodu kullanan, etiketi/piktogramı net olan kutular tercih edilmeli.
Bakanlığın yazısında yer alan renk skalasına göre yaygın eşleşme şöyle özetleniyor:
Mavi: kâğıt/karton
Sarı: plastik
Yeşil: cam
Açık gri: metal
Kahverengi: organik
Koyu gri: evsel nitelikli diğer (geri dönüşemeyen) Ayrıca özel atıklar için farklı renkler de tanımlanıyor (ör. e-atık için mor, tekstil için pembe gibi).
Burada kritik nokta şu: Sadece rengi tutturmak yetmiyor; kapak tipi, atım ağzı ve etiket de “yanlışı” zorlaştıracak şekilde seçilmeli. Cam için yuvarlak atım ağzı, kâğıt için dar yarık gibi detaylar, karışmayı ciddi biçimde azaltıyor.
Sıfır Atık kutusu alırken ilk bakmanız gereken 7 şey
Haber sitelerinde sık gördüğümüz “şu ürünü alın” listeleri genelde bir detayı atlıyor: Aynı isimle satılan kutuların kullanım senaryosu bambaşka olabiliyor. Satın almadan önce şu 7 başlık kararınızı netleştirir:
Kullanım yeri: Ev / ofis / okul / AVM / dış mekân
Kapasite: 30–70 L iç mekân için yeterli olabilir; yoğun alanlarda 80 L+ veya konteyner gerekir
Yedek parça/servis: Kapak, pedal, teker gibi parçalar uzun vadeyi belirler
“Sıfır Atık kutuları fiyatları” neye göre değişir?
Bu, en çok aratılan ikinci soru. Fiyatı belirleyen temel değişkenleri net söyleyelim:
Malzeme kalitesi: Plastik < sac/galvaniz < paslanmaz (genelde)
Bölme sayısı: Tekli < 3’lü < 4’lü/6’lı
Kapasite: Litre arttıkça fiyat yükselir
İç kova / pedal / teker: Konfor arttıkça maliyet artar
Dış mekân dayanımı: UV, yağmur, darbe, vandal dayanımı fiyatı sıçratır
Kurumsal baskı/özel tasarım: Logo–folyo–ahşap giydirme gibi işler ek bütçe ister
Adet: Toplu alım birim maliyeti düşürür
Aynı kategoride bile 2–3 kat fark görmek bu yüzden normal.
2026 için örnek fiyat aralıkları: Evden kuruma “gerçekçi” tablo
Aşağıdaki rakamlar, Türkiye’de çevrim içi satışlarda görülen örnek liste fiyatlarından derlenmiştir; kargo, KDV, kampanya ve stok durumuna göre değişebilir.
1) Ev ve küçük ofis için Sıfır Atık kutuları (plastik)
İç mekân için 4’lü plastik setlerde 700–800 TL bandında listelenen ürünler görülebiliyor (örnek: 4’lü set 745 TL).
Daha büyük ve kurumsal sınıfta 70 L x 4 setlerde fiyatlar 4.500 TL seviyelerine çıkabiliyor.
Üretici/toptan satış tarafında tekil 70 L kutuların 1.148 TL + KDV gibi fiyatlarla listelendiği örnekler var.
Yorum: Ev için genelde “set” almak, tek tek toplamaktan daha düzenli bir görüntü sağlıyor. Ama evde organik atık yoğun değilse 4’lü yerine 3’lü set + küçük organik kutu da yeterli olabiliyor.
2) Kurumsal iç mekân için (metal / paslanmaz)
Metal 3’lü geri dönüşüm ünitelerinde 7.900 TL gibi fiyatlar görülebiliyor.
Paslanmaz dörtlü ünitelerde 18.450 TL seviyesine çıkan seçenekler var.
Yorum: Burada “görünüm” de satın alınıyor. Lobi, AVM içi, plaza gibi alanlarda paslanmaz tercih edilmesinin nedeni biraz da imaj ve uzun ömür.
3) Dış mekân üniteleri ve büyük hacim (konteyner)
Dış mekâna uygun üçlü metal geri dönüşüm kutusu ünitelerinde 10.146 TL gibi fiyatlar listelenebiliyor.
1100 L galvaniz konteyner tarafında 25.000 TL bandında ürünler görülebiliyor.
Fiyat karşılaştırma sitelerinde 1100 L konteyner için 21.240 TL gibi daha düşük örnekler de yer alıyor.
Yorum: Konteyner fiyatı, kutudan farklı bir kategori. Standart (ör. EN 840 uyumluluk), teker kalitesi, gövde kalınlığı gibi teknik detaylar maliyeti doğrudan etkiliyor.
Okullar, belediyeler, AVM’ler: “Nereye kaç kutu?” sorusunun pratik cevabı
Bu soru da çok aratılıyor, çünkü herkes aynı hataya düşüyor: Kutuyu alıyor ama doğru yere koymuyor.
Okullar: Kantin yakınına organik + plastik; sınıf koridorlarına kâğıt ağırlıklı; bahçeye cam/metal (kontrollü)
Ofisler: Yazıcı alanına kâğıt; mutfak–çay ocağına plastik + organik; girişe “genel” değil “doğru ayrıştırma” üniteleri
AVM/kalabalık alan: Yemek katlarında organik/ambalaj ayrımı net olmalı; kutuların ağzı yanlış atığı zorlaştırmalı
Siteler: Blok girişlerinde ambalaj; merkezi noktada cam; konteyner sisteminde düzenli toplama planı
Kısacası: Kutunun sayısı kadar yerleşim ve etiket de performansı belirliyor.
En sık yapılan 5 hata (ve kolay çözümleri)
Hepsini “mavi” sanmak: Renk skalasını sabitleyin, piktogramı büyütün.
Kutuyu gizlemek: İnsan görmezse kullanmaz; görünür ve akış üzerinde olmalı.
Kapaksız organik kutu: Koku ve sinek, sistemi bitirir. Kapak şart.
Ağzı yanlış tasarlamak: Cam için dar yarık koyarsanız herkes yanına bırakır.
Toplama planı olmaması: Kutular dolup taşınca “nasıl olsa karışıyor” algısı doğar.
Sık Sorulan Sorular (Sıfır Atık Kutuları)
1) Sıfır Atık kutuları fiyatları 2026’da ne kadar?
Kullanıma göre çok değişiyor: ev tipi plastik setlerde birkaç yüz TL’den başlayan örnekler varken, kurumsal metal/paslanmaz üniteler ve konteynerlerde on binlerce TL’ye çıkabiliyor.
2) Sıfır Atık kutuları hangi renk olmalı?
Yaygın standartta mavi–kâğıt, sarı–plastik, yeşil–cam, açık gri–metal, kahverengi–organik, koyu gri–geri dönüşemeyen atık olarak kullanılıyor; özel atıklar için de ek renkler var.
3) Ev için 3’lü mü 4’lü mü daha mantıklı?
Evde cam tüketimi düşükse 3’lü set yeterli olabilir. Organik atık fazlaysa 4’lü set (organik dâhil) daha rahat ettirir.
4) Ofis için ideal kapasite kaç litre?
Küçük ofislerde 30–50 L, orta ölçekli ofislerde 60–80 L sık tercih edilir. Çalışan sayısı ve haftalık toplama sıklığına göre planlayın.
5) Sıfır Atık kutusu etiketleri zorunlu mu?
Pratikte “zorunlu” tartışmasından bağımsız olarak, etiket/piktogram yoksa sistem tutmaz. Standart renk + piktogram, yanlış atımı ciddi azaltır.
6) Metal mi plastik mi daha iyi?
İç mekânda plastik ekonomik ve yeterli olabilir. Yoğun kullanım, prestij alanı veya dış mekân söz konusuysa metal/paslanmaz daha uzun ömürlü olur (ama maliyet artar).
7) Dış mekânda hangi model tercih edilmeli?
UV ve yağmur dayanımı olan, devrilmeye karşı ağır tabanlı, mümkünse iç kovalı/kapaklı dış mekân üniteleri daha az sorun çıkarır.
8) 1100 litre konteyner almak mı, çoklu kutu koymak mı?
Site/tesis gibi alanlarda toplama düzeni oturmuşsa konteyner verimlidir. Daha küçük ve dağınık kullanımda çoklu kutu daha pratik olabilir. 1100 L konteyner fiyatlarının 20 bin TL bandına çıkabildiği örnekler bulunuyor.
9) “Sıfır Atık kutusu seti” alırken nelere dikkat etmeliyim?
Renk skalası uyumu, etiket/piktogram, kapasite, iç kova, kapak tipi ve temizlik kolaylığı ilk bakılacak kriterler.
10) Toplu alımda fiyat düşer mi?
Genellikle evet. Aynı modelden çoklu alım, kargo/üretim maliyetini dağıttığı için birim fiyatı düşürebilir; özellikle okul–kurum alımlarında bu fark belirginleşir.
Trakya Üniversitesi’nde Ramazan Bayramı dolayısıyla başta Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, rektör yardımcıları, dekanlar, müdürler, daire başkanları, akademik ve idari personel katılımıyla bayramlaşma töreni gerçekleştirildi.
Törenin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, üniversitenin büyümesi ve gelişmesi için özveriyle çalışan akademik ve idari personelin bayramını kutladı.
Ramazan ayının manevi atmosferine değinen Hatipler, Ramazan’ın özellikle son günlerinin bereket ve anlam bakımından ayrı bir yere sahip olduğunu belirterek, bu günlerin tüm personel için sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.
Üniversite mensuplarının gösterdiği özveri ve samimiyetten duyduğu memnuniyeti dile getiren Hatipler, “Gözlerinizden, bakışlarınızdan; gerek burada gerek çalıştığınız ortamlarda sizlerle karşılaştığımızda hissettiğimiz bu samimiyet, sıcaklık ve çalışma azmini görüyor, bundan dolayı da sizlere minnet ve şükranla teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında bayramın manevi iklimine de dikkat çeken Hatipler, “Bayramın bizlere hatırlattığı affetme, bağışlama, kırmama ve kırılmama anlayışını hayatımızın her anına yansıtmayı arzu ediyoruz. Bu duyguları birlikte yaşatmanın kıymetine inanıyoruz” ifadeleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi.
Rektör Hatipler, gönül coğrafyası olarak nitelendirdiği Orta Doğu’da yaşanan acılara da dikkat çekti. Yaşanan olumsuzlukların sona ermesi temennisinde bulunan Hatipler, “Bayramın güzelliği ve bereketi uğruna, dökülen kanın ve masum insanların katledilmesinin en kısa zamanda sona ermesini temenni ediyoruz” dedi.
Rektör Hatipler, 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni de anarak, “‘Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum’ diyen mavi gözlü bir miralayın kahramanlığı üzerine kurulan bu zafer, bugün sahip olduklarımızı bizlere miras bırakan büyük bir destandır” ifadeleriyle tüm şehitleri rahmetle yad etti.
Törende söz alan rektör yardımcıları da iyi dileklerini paylaştı. Prof. Dr. Mustafa Tan, bayramın sağlık, mutluluk ve esenlik getirmesini dilerken; Prof. Dr. Eylem Bayır, bayramın üniversiteye değer katması temennisinde bulundu. Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise bir sonraki bayrama eksiksiz ulaşma dileğini ifade ederek, daha huzurlu ve barış dolu bir dünya temennisini dile getirdi. Genel Sekreter Hüseyin Türkel de bayramların manevi duyguların yoğun şekilde yaşandığı, birlik ve beraberliğin pekiştiği özel günler olduğunu belirterek Ramazan Bayramı’nı kutladı.
Konuşmaların ardından Trakya Üniversitesi ailesinin üyeleri bayramlaşarak karşılıklı iyi dileklerde bulundu.
Törene, dekanlar, müdürler, daire başkanları, akademik ve idari personel katıldı.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Bayramların birlik ve beraberlik ruhunu canlı tuttuğunu vurgulayan Irmak, mesajında şu ifadelere de yer verdi;
“Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, sevgi ve saygının arttığı, kardeşlik ve dayanışmanın yoğun olarak hissedildiği, insani, ahlaki ve kültürel değerlerin öne çıktığı zamanlardır. Ramazan ayını geride bırakırken huzur içinde bayrama ulaşmanın sevincini yaşıyoruz. Bu vesileyle, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak tüm hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi temenni ediyoruz.”