Kategori arşivi: Güncel

360 Soft ile SEO ve Dijital Gücünüzü Zirveye Taşıyın

Dijital dünyada başarılı olmanın en önemli şartlarından biri görünür olmaktır. Arama motorlarında üst sıralarda yer almak, markaların daha fazla müşteriye ulaşmasını sağlar. 20 yıllık firma olarak sektörün en büyüklerinden biri olan 360 Soft, SEO ve dijital pazarlama alanında sunduğu çözümlerle işletmelerin büyümesine katkı sağlamaktadır.

Günümüzde kullanıcıların büyük bir kısmı Google üzerinden arama yaparak hizmet veya ürünlere ulaşmaktadır. Bu nedenle arama motoru optimizasyonu, işletmeler için vazgeçilmez bir strateji haline gelmiştir.


SEO ile Organik Trafik Artışı

SEO, web sitenizin arama motorlarında üst sıralarda yer almasını sağlayan en önemli çalışmalardan biridir. Doğru strateji ile yapılan SEO çalışmaları, uzun vadede kalıcı müşteri kazanımı sağlar.

Bu noktada profesyonel bir Seo Ajansı ile çalışmak büyük avantaj sağlar. 360 Soft, teknik SEO, içerik optimizasyonu ve backlink stratejileri ile sitenizi üst sıralara taşır.

SEO sayesinde reklam maliyetlerinizi düşürürken, daha fazla organik trafik elde edebilirsiniz. Bu da işletmenizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlar.


Reklam ile Hızlı Sonuçlar

SEO uzun vadeli bir yatırımken, reklam çalışmaları kısa sürede sonuç almanızı sağlar. Doğru hedefleme ile yapılan reklamlar, satışlarınızı hızlı şekilde artırabilir.

Bu noktada profesyonel bir Reklam Ajansı ile çalışarak markanızı doğru kitleye ulaştırabilirsiniz. 360 Soft, performans odaklı reklam kampanyaları ile maksimum dönüşüm sağlar.

Google Ads ve sosyal medya reklamları ile markanızın bilinirliği hızla artar. Doğru bütçe yönetimi ile yüksek geri dönüş elde etmek mümkündür.


Dijitalde Güçlü Başlangıç

Dijital dünyada güçlü bir başlangıç yapmak isteyenler için doğru adres 360 Soft olmaktadır. 20 yıllık tecrübesi ile sektörün en büyüklerinden biri olan bu firma, markaların dijital dönüşüm süreçlerini profesyonel şekilde yönetmektedir.

360 Soft, SEO, reklam ve yazılım hizmetlerini tek çatı altında sunarak işletmelere büyük avantaj sağlar. Bu sayede tüm süreçleri tek bir yerden yönetmek mümkün olur.


Neden 360 Soft?

✅ 20 yıllık firma, sektörün en büyüklerinden
✅ SEO ve reklam uzmanlığı
✅ Performans odaklı çözümler
✅ Güçlü referanslar
✅ Dijitalde hızlı büyüme


Doğru strateji ile yapılan SEO

Dijital dünyada başarılı olmak isteyen işletmeler için doğru ajans ile çalışmak büyük fark yaratır. 360 Soft, sunduğu profesyonel hizmetlerle markanızı zirveye taşır.

TBB’den toplu taşımada KDV ve ÖTV çağrısı

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ında üyesi olduğu Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Encümeni toplantısı sonrası yapılan açıklamada, toplu taşımada kullanılan akaryakıta uygulanan KDV oranının düşürülmesi ve ÖTV alınmaması çağrısı yapıldı. Açıklamada, belediyelerden kamu alacağı kesintilerinin geçici olarak durdurulması da istendi.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Mart Ayı Olağan Encümen Toplantısı, Birlik Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi.


Encümen toplantısına, Birlik Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi katıldı.
Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada; halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarının yaşadıkları hukuki süreçlere dikkat çekilerek demokrasi vurgusu yapıldı. Açıklamada ayrıca, belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları paylar üzerinden yapılan kamu alacağı kesintilerinin geçici olarak durdurulması ile toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan akaryakıta uygulanan Katma Değer Vergisi oranının düşürülmesine yönelik taleplerde bulunuldu.
Özellikle muhalif partilere mensup belediye başkanlarının tutuklu yargılanmalarının hukuk devleti ilkesine zarar verdiği ifade edilen açıklamada, merkezi yönetim tarafından yerel yönetim mevzuatında değişiklik yapılmasına yönelik yürütülen hazırlık çalışmalarına, Türkiye Belediyeler Birliğinin de dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Açıklamanın tamamında şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye Belediyeler Birliği Mart Ayı Olağan Encümen Toplantısı, Birlik Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirilmiştir.
Yerel demokrasinin işleyişi, hukuk devleti ilkesi ve yerel yönetimlerin kurumsal yapısı çerçevesinde güncel gelişmelerin ele alındığı toplantıda; yerel yönetim mevzuatında yapılması planlanan düzenlemeler ile belediyelerin karşı karşıya kaldıkları maliyet baskıları değerlendirilmiş ve çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Toplantıda aşağıdaki hususlarda görüş birliğine varılmıştır:
Türkiye Belediyeler Birliğinin, yerel yönetimlerin kurumsal temsilini ve demokratik işleyişini koruma sorumluluğu bulunmaktadır.
Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanları, uzun süredir kaygı verici bir hukuki süreç yaşamaktadırlar. Bu hukuki sürece doğal hakim ilkesini yok eden bir yöntem olan görev yaptıkları il ve ilçede yürütülen işlemler hakkında başka illerdeki savcılıklar tarafından soruşturulmaları da dahil edilmiştir. Ne yazık ki bu soruşturmaların hemen hemen tamamı tutuksuz yargılanma ilkesi göz ardı edilerek tutuklanmayla sonuçlanmaktadır.
Tüm bu yaşananlar, demokratik meşruiyetin temelini oluşturan seçmen/seçilmişlik iradesi, hukukun üstünlüğü, masumiyet karinesi ve yerel yönetimlerin anayasal güvenceleri bakımından özenle değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Belirtmeliyiz ki derin kaygılarımıza neden olan bu uygulamalar hukuk devleti ilkesini de aşındırmaktadır.
Ülkemizin tanık olduğu bu uygulamaların özellikle muhalefet partilerine mensup belediye başkanlarına yönelik olması da dikkat çekicidir.
Mahallî idarelerin; mahallî müşterek ihtiyaçların karşılanması amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişilikleri olduğu açıktır. Bu çerçevede, yerel yönetimleri doğrudan ilgilendiren mevzuat düzenlemelerinde yerinden yönetim ilkesinin güçlendirilmesi ve katılımcı idare anlayışının hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Merkezi yönetim tarafından yerel yönetim mevzuatında değişiklik yapılmasına yönelik yürütüldüğü anlaşılan hazırlık çalışmalarının; belediyelerin görev, yetki ve sorumluluk alanları ile mali yapıları ve hizmet sunum kapasiteleri üzerinde etkili olabilecek sonuçlar doğuracağı değerlendirilmektedir.
Yerel yönetimleri doğrudan ilgilendiren ve gelecek kuşakları da etkileyecek düzenlemelerin hazırlanması sürecinde, tüm belediyeleri temsil eden Türkiye Belediyeler Birliğinin kurumsal görüş ve önerilerinin alınması; demokratik yönetişim ilkeleri, kamu hizmetlerinin etkinliği ve idarenin bütünlüğü açısından açık bir gerekliliktir.
Belediyelerin sahada yaşadığı sorunlara ilişkin bilgi ve tecrübenin karar alma süreçlerine yansıtılması, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasına ve vatandaş memnuniyetinin artırılmasına katkı sağlayacaktır.
Toplantıda ayrıca; son dönemde küresel ölçekte artan enerji ve akaryakıt maliyetlerinin belediyelerin hizmet sunum kapasitesi üzerinde ciddi bir mali baskı oluşturduğu vurgulanmıştır. Bu durumun, toplu taşıma hizmetlerinden altyapı ve üstyapı yatırımlarına, çevre temizlik hizmetlerinden sosyal destek faaliyetlerine kadar pek çok alanda belediyelerin giderlerini önemli ölçüde artırdığı ifade edilmiştir.
Hizmet maliyetlerindeki artışa rağmen genel bütçe vergi gelirlerinden belediyelere aktarılan payların aynı ölçüde artırılmaması ve belediyelerin öz gelir kaynaklarının mevcut ekonomik koşullara uygun şekilde güncellenmemesi, yerel yönetimlerin mali dengelerini zorlayan temel unsurlar arasında yer almaktadır.
Belediye hizmetlerinde aksama yaşanmaması, yerel kamu hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve yerel yönetimlerin mali sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi amacıyla aşağıdaki hususlarda adım atılması gerektiği değerlendirilmiştir:
• Belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları paylar üzerinden yapılan kamu alacağı kesintilerinin, önceki dönem uygulamalarında olduğu gibi Cumhurbaşkanı Kararı ile geçici olarak durdurulması,
• Toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan akaryakıta ilişkin olarak Katma Değer Vergisi oranının düşürülmesine ve Özel Tüketim Vergisi bakımından istisna getirilmesine yönelik yasal düzenleme yapılması.

AUM’a üniversitelerde kritik rol

Trakya Üniversitesi’nde düzenlenen “Araştırma ve Uygulama Merkezleri Bilgi Paylaşım Günü” etkinliğinde, merkezlerin performansı, sürdürülebilirliği ve üniversiteye sağladığı katkılar kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Balkan Kongre Merkezi Senato Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, üniversitelerin yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda bilgiyi aktaran kurumlar olduğunu söyledi.

Araştırma ve uygulama merkezlerinin bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini ifade eden Rektör Hatipler, “Araştırma ve uygulama merkezlerimizin faaliyetlerini kapsamlı şekilde değerlendireceğiz. Bu toplantının, üniversitemizin sancağını bir adım daha öteye taşıyacak çalışmalara vesile olmasını temenni ediyorum.” dedi.

Göreve geldikleri günden bu yana, işleri samimiyetle ve etkin biçimde hayata geçirme anlayışıyla hareket ettiklerini ifade eden Hatipler, tüm merkezlerin aynı düzeyde faaliyet göstermesini arzu ettiklerini vurguladı. Merkez yöneticilerine de çağrıda bulunan Hatipler, “Merkez müdürleri, geleceğe eylemleriyle mektup yazdıklarının bilincinde olmalıdır.” dedi.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır ise konuşmasında uluslararası iş birlikleri ve kaynakların etkin kullanımına dikkat çekti.

Araştırma merkezlerinin değerlendirilmesinde yalnızca niceliksel değil, niteliksel etkinin de önemli olduğunu belirten Bayır, etkinliğin amacının merkezleri daha güçlü, görünür ve iş birlikçi hale getirmek olduğunu vurguladı.

Etkinlikte, üniversite bünyesindeki araştırma ve uygulama merkezleri dört grup hâlinde sunumlarını gerçekleştirdi. Doğal afet yönetiminden çevre sorunlarına, tarih ve kültür çalışmalarından teknoloji ve girişimciliğe kadar geniş bir alanda yürütülen faaliyetler katılımcılarla paylaşıldı.

Programa, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, merkez müdürleri ve yardımcıları katıldı.

Program, değerlendirme ve kapanış oturumuyla sona erdi.

Montta 12 kilo uyuşturucu!

Olgay GÜLER

Kapıkule Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapmak üzere gelen yolcu otobüsünde yapılan aramada, 2 yolcu üzerinde montlarına gizlenmiş 12 kilo uyuşturucu ele geçirildi.

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Bulgaristan’dan yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen yolcu otobüsünü kontrol etti. Kontroller sırasında şüpheli görülen 2 yolcu üzerinde arama yapıldı. Aramada yolcuların montlarının içine vakumlu poşetler içinde gizlenmiş 12 kilo uyuşturucu ele geçirildi.

Gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Otomobil takla atıp 50 metre sürüklendi; 2 yaralı

Olgay GÜLER
Edirne’de, kontrolden çıkıp takla atarak yaklaşık 50 metre sürüklenen otomobilde; 2 kişi yaralandı, kaza güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, Edirne – Kapıkule D100 karayolu üzerinde meydana geldi. E.D. idaresindeki 59 DH 666 plakalı otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkarak savrulup defalarca takla attı.

Yaklaşık 50 metre sürüklenen otomobil yol kenarında bir tesiste dururken, E.D. ve yanındaki yolcu yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak, tedavi altına alındı.


Bölgedeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına da yansıyan kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Video-2026-03-27-at-15.20.09.mp4

Savaşa ‘sanatla’ mesaj!

Olgay GÜLER

Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Edirne’de düzenlenen etkinlikte, sahne tasarımcısı ve yönetmen Metin Deniz tarafından kaleme alınan Dünya Tiyatro Günü Bildirisi okundu.

Edirne Oda Sahnesi tarafından, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla etkinlik düzenlendi. Etkinlik kapsamında tiyatro ve pandomim sanatçılarından oluşan grup, Eski Cami’den Atatürk Anıtı’na yürüdü. Atatürk anıtına çelenk bırakan grup daha sonra Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Türkiye Temsilciliği’nin (ITI) sahne tasarımcısı ve yönetmen Metin Deniz tarafından kaleme alınan Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni okudu.

‘SANAT SAVAŞI DÖVER’

Topluluk adına Nisa Ergene’nin okuduğu bildiride usta ismin günün anlamına yönelik aktardıkları paylaşıldı. Bildiride, “Sahne tasarımcısı ve yönetmenim. 1960 yılından beri bu işi yapmaktayım. Bütün dünyanın tedirginlik içerisinde olduğu, ülkemizdeki adalet, hukuk ve benzeri tartışmaların alıp başını gittiği bu dünyada Dünya Tiyatro Günü nasıl yorumlanabilir? Sanat ve savaş birbirine karşıdır. İnsan olan savaşa karşıdır. İnsan sanatsever, sanata düşkündür. İnsan sanatı için vardır. İnsansız sanat olmaz. Sanatı olmayan bir toplum da olmaz. Toplumlar ise asıl sanat aracılığıyla birbiriyle tanışırlar. İlişkiler kurarlar, hesaplaşırlar. Tiyatro bu tanışıklığı asırlardır var olan gücüyle sürdürür. Tiyatronun bu ilişkiyi sürdürebilmek için kullandığı araç ise insandır. Tiyatro her zaman insanı sorgular. İnsandan aldığını, insana verir. Sahnelenen her şey insanın kendi gerçeğidir. John Fosse’nin dediği gibi; ‘Tiyatro düşünmediklerimizi hatırlatıp, düşündüklerimizi irdelememizi sağlar.’ Örneğin tiyatro sahnesinde deniz yoktur. Tiyatronun gücüyle insanlar olmayan denizi görürler ve yaşarlar. Tiyatro en yalın biçimiyle yaratıcılığı önemser. Her insanda olan yaratıcılık gücünü pekiştirir. Geçmişi hatırlayıp geleceğin planlanmasını sağlar. Dahası, isterse geleceği değiştirebilir. Kısaca, zaman içinde sanat savaşı döver” denildi.

‘UMARIZ TİYATRO BENİMSENİR’

Edirne Oda Sahnesi Diksiyon Eğitmeni Sabahattin Bostancıoğlu da, tiyatronun hayatı, insanı anlatan bir sanat olduğunu belirterek, “Tiyatro, karşılıklı duygu alışverişiyle yaşanır ve insan tiyatro sahnesinde her rolü canlandırabilir, üstlenebilir ve seyredenler de kendilerini o canlandırılan rolde hissederler. Zaten güzel olan o hissi, duyguyu aktarabilmektir. İşte biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Umarız tiyatro sanatı benimsenir ve böyle varlığını sürdürmeye devam eder” dedi. 

‘İZLEYİN, İZLETTİRİN’

Edirne Oda Sahnesi kurucusu Uğur Özkaya da, vatandaşları tiyatro oyunlarını izlemeye davet ederek, “Dünya Tiyatro Günü aslında bizim uluslararası platformda ve yerelde bu bildirilerle, tiyatronun sorunlarının, problemlerinin daha nasıl iyileştirilebileceğiyle ilgili bir etkinlik yapmaya çalıştık. Her sektörde olduğu gibi tiyatroda da problemler var, bunlardan bahsetmek istemiyoruz. Salonları dolduralım, seyirci olarak daha çok insan gelsin, daha çok oyunlarımız izlensin. Ki bunun için biz de fiyatlarımızı çok cüzi tutuyoruz. Biz bir buçuk yıldır ayakta durmaya çalışıyoruz. İzleyin, izlettirin diyoruz” şeklinde konuştu.

Yeniköy ve Çöpköy’de su hatları yenilecek

Uzunköprü Belediye başkanı Ediz Martin, Yeniköy ve Çöpköy Mahallelerinin su isale hatlarının yenileneceğini duyurdu.
Uzun yıllardır sorun yaratan su isale hattı, Başkan Martin’in İller Bankası Genel Merkezi’nde yetkililerle yaptığı görüşmeler sonucunda tamamen yenilenecek.
Başkan Martin, “Hemşehrilerimizin daha sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna kavuşması için atılan bu önemli adım Uzunköprümüze hayırlı olsun. Uzunköprü için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam” şeklinde konuştu.

İSG Eğitimi Bursa İçin Doğru Yol Haritası

İSG eğitimi Bursa araması yapan işletmelerin ve çalışanların en çok ihtiyaç duyduğu şey, eğitim sürecini hem mevzuata uygun hem de işyerinin gerçek risklerine göre planlamaktır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki işyerlerinde çalışanların mesleki riskler, korunma yöntemleri, yasal hak ve sorumluluklar konusunda bilgilendirilmesini amaçlar. Bu eğitimlerin usul ve esasları da ayrı bir yönetmelikle düzenlenmiştir.

Bursa gibi sanayi, otomotiv, tekstil, makine ve lojistik alanlarının güçlü olduğu bir şehirde İSG eğitimi Bursa konusu daha da öne çıkar. Çünkü şehirde farklı tehlike sınıflarında faaliyet gösteren çok sayıda işletme bulunur ve her işyerinin eğitim ihtiyacı aynı değildir. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin iş sağlığı ve güvenliği kurul toplantıları, saha denetimleri ve kurumsal eğitim uygulamalarına ilişkin paylaşımları da bu alanın yerelde aktif biçimde ele alındığını gösteriyor.

İSG Eğitimi Bursa Neden Önemlidir?

İSG eğitimi Bursa yalnızca denetimlerde evrak göstermek için yapılan bir işlem değildir. Bakanlık kaynaklarında, bu eğitimlerin çalışanların bilgi, tutum ve davranışlarında iş sağlığı ve güvenliği açısından olumlu değişiklik oluşturmasının hedeflendiği belirtilir. Başka bir ifadeyle amaç, çalışanların riskleri tanıması ve güvenli davranış alışkanlığı geliştirmesidir.

Bu nedenle Bursa’daki bir işletmede eğitim planlanırken sadece genel kurallar anlatılmamalıdır. Bir üretim tesisinde makine güvenliği, bakım-onarım süreci ve forklift trafiği daha kritik olabilirken, ofis ortamında ergonomi, ekranlı araçlarla çalışma ve yangın farkındalığı daha öne çıkabilir. Bu, mevzuatın iş ve işyerine özgü riskleri esas alan yaklaşımının pratik sonucudur.

İSG Eğitimi Bursa Kapsamında Kimler Eğitim Almalıdır?

İSG eğitimi Bursa sadece büyük fabrikaları ilgilendirmez. İlgili yönetmelik, 6331 sayılı Kanun kapsamındaki kamu dahil tüm işyerlerinde çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini kapsar. Bu yüzden ofisler, mağazalar, atölyeler, depolar, üretim alanları ve kamu kurumları da bu yükümlülüğün içindedir.

Burada önemli olan nokta, her çalışan için aynı eğitim içeriğinin kullanılmamasıdır. Eğitim; yapılan işe, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışanın maruz kalabileceği risklere göre şekillendirilmelidir. Bursa’daki sektör çeşitliliği düşünüldüğünde bu ayrım daha da önem kazanır.

İSG Eğitimi Bursa Süreleri Nasıl Belirlenir?

İSG eğitimi Bursa planlamasında en kritik başlıklardan biri eğitim süresidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıklamasına göre çalışanlara verilecek temel eğitimler az tehlikeli işyerlerinde en az 8 saat, tehlikeli işyerlerinde en az 12 saat, çok tehlikeli işyerlerinde ise en az 16 saat olmalıdır. Yenileme sıklığı da buna göre belirlenir: az tehlikelide 3 yılda bir, tehlikelide 2 yılda bir, çok tehlikelide yılda bir eğitim yenilenir.

Bu süreler Bursa’daki her işyeri için aynı uygulanmaz; belirleyici olan işyerinin tehlike sınıfıdır. Yani bir muhasebe ofisi ile metal işleme yapan bir fabrikanın eğitim süresi aynı olmayabilir. Bu yüzden doğru bir İSG eğitimi Bursa planı için önce işyerinin tehlike sınıfı netleştirilmeli, ardından eğitim süresi ve yenileme takvimi buna göre kurulmalıdır.

İSG Eğitimi Bursa İçeriğinde Neler Olmalıdır?

İSG eğitimlerinin etkili olması için içeriğin işyerine uygun hazırlanması gerekir. Bakanlık kaynakları, çalışanların özellikle yapacağı iş ve işyerine özgü riskler ile korunma tedbirleri konusunda eğitilmesi gerektiğini vurgular. Bu yüzden İSG eğitimi Bursa kapsamında hazırlanacak içerikte genel iş güvenliği kuralları, çalışan hak ve sorumlulukları, acil durumlar, kişisel koruyucu donanım kullanımı, yangın farkındalığı, ergonomi ve işyerine özel tehlikeler birlikte ele alınmalıdır.

Bursa’da üretim ve saha ağırlıklı sektörlerin yoğunluğu düşünüldüğünde, bazı işletmelerde makine koruyucuları, kaldırma-taşıma işleri, depo içi trafik, bakım güvenliği ve elektrik kaynaklı riskler eğitimin ana eksenini oluşturabilir. Bu yerel vurgu, Bursa’nın sektörel yapısına dayalı mantıklı bir uyarlamadır.

İSG Eğitimi Bursa’da Kimler Tarafından Verilebilir?

Bakanlığın sıkça sorulan sorular sayfasına göre, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini verebilecek kişi ve kuruluşlar ilgili yönetmelikte düzenlenmiştir. Eğitim verilecek konuya göre uzmanlık alanları dikkate alınmak şartıyla işyerinde görevlendirilmiş iş güvenliği uzmanları da bu eğitimleri verebilir.

Bu yüzden İSG eğitimi Bursa ararken sadece eğitim fiyatına ya da takvime bakmak doğru olmaz. Eğitimi verecek kişinin niteliği, işyerinin faaliyet alanını tanıması ve içeriği gerçek risklere göre uyarlayabilmesi de büyük önem taşır. Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde bu konu daha kritik hale gelir. Bu sonuç, Bakanlığın eğitim yetkisine dair açıklamasına dayalı mantıklı bir uygulama yorumudur.

Bursa’da İSG Eğitimi Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

İSG eğitimi Bursa için doğru planlama yapmak isteyen işletmeler önce işyerinin tehlike sınıfını belirlemelidir. Ardından çalışan profili, kullanılan ekipmanlar, saha koşulları ve önceki kaza ya da ramak kala kayıtları değerlendirilmelidir. Eğitim bu temele göre oluşturulduğunda hem mevzuata uygun olur hem de sahada karşılık bulur.

Ayrıca eğitim tek seferlik düşünülmemelidir. Bakanlık açıklamasına göre altı aydan fazla işten uzak kalanlara işe başlamadan önce bilgi yenileme eğitimi verilmesi gerekir. Temel eğitimler de tehlike sınıfına göre belirli aralıklarla tekrar edilmelidir.

Diğer Sağlık Personeli Belgesi Nedir? Başvuru Süreci ve Kapsamı

Diğer sağlık personeli belgesi, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev almak isteyen sağlık mezunları için resmi yeterlilik sağlayan önemli belgelerden biridir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının açıklamasına göre diğer sağlık personeli; Bakanlıkça belgelendirilmiş hemşire, sağlık memuru, acil tıp teknisyeni, çevre sağlığı teknisyeni diplomasına sahip kişiler ile Bakanlıkça verilen işyeri hemşireliği belgesine sahip kişilerden oluşur. Bu yönüyle diğer sağlık personeli belgesi, genel katılıma açık sıradan bir sertifika değil; belirli bir mesleki altyapıya dayanan profesyonel bir belgedir.

İş sağlığı ve güvenliği alanında uzun süre işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı öne çıksa da, çalışan sağlığının takibi, sağlık gözetiminin desteklenmesi ve işyerindeki sağlık organizasyonunun güçlendirilmesi açısından diğer sağlık personelinin rolü giderek daha görünür hale gelmiştir. Bu nedenle diğer sağlık personeli belgesi, hem işverenlerin mevzuata uyumunu destekleyen hem de sağlık kökenli adaylara yeni bir kariyer alanı açan güçlü bir belge olarak öne çıkar. İşverenlerin, görevlendirdikleri işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin geçerli yetki belgesine sahip olmasından sorumlu olduğu da Bakanlığın resmi SSS sayfasında açıkça belirtilir.

Diğer Sağlık Personeli Belgesi Ne İşe Yarar?

Diğer sağlık personeli belgesi, sağlık personelinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde resmî olarak görev alabilmesini sağlar. Bu belgeye sahip kişiler, işyerindeki sağlık süreçlerinin planlı yürütülmesine destek olur. Belgenin önemi tam da burada ortaya çıkar; çünkü işyerlerinde sağlık gözetimi, çalışanların sağlıkla ilgili kayıtlarının takibi ve iş sağlığı kültürünün güçlenmesi gibi alanlarda bu pozisyon doğrudan sistemin bir parçasıdır. DSP temel eğitim programının amacı da diğer sağlık personelinin görev, yetki ve sorumluluklarını yerine getirebilmesi için gerekli iş sağlığı ve güvenliği bilgisini kazandırmak olarak tanımlanır.

Bu yüzden diğer sağlık personeli belgesi sadece “belge sahibi olmak” anlamına gelmez. Aynı zamanda sağlık bilgisini işyeri ortamına taşıyan, mevzuatla uyumlu ve kurumsal yapıda kullanılabilen bir uzmanlık alanına giriş anlamına gelir. Özellikle iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin kurumsal biçimde yürütüldüğü işyerlerinde bu belge, sağlık kökenli personelin sahadaki karşılığını güçlendirir. Bu çıkarım, Bakanlığın belge tanımı ile eğitim programının hedefleri birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkar.

Diğer Sağlık Personeli Belgesi Kimler Alabilir?

Diğer sağlık personeli belgesi almak isteyenlerin ilk dikkat etmesi gereken konu, mezuniyet şartıdır. Bakanlığın resmi tanımı çok nettir: hemşireler, sağlık memurları, acil tıp teknisyenleri, çevre sağlığı teknisyenleri ve Bakanlıkça verilmiş işyeri hemşireliği belgesi bulunan kişiler bu kapsamda değerlendirilir. Yani herkesin başvurabildiği genel bir programdan söz edilmiyor; doğrudan sağlık temelli meslek gruplarına açık bir süreç söz konusu.

Bu durum diğer sağlık personeli belgesini daha nitelikli hale getirir. Çünkü belge, yalnızca yeni bir sertifika almak isteyenlere değil, sağlık alanındaki bilgisini iş sağlığı ve güvenliği tarafına taşımak isteyen adaylara hitap eder. Bu nedenle başvuru öncesinde adayın kendi mezuniyet bilgisini ve resmî kaydını kontrol etmesi kritik önem taşır. 2026-1 İSG sınav duyurusunda da adayların program öncesinde mezuniyet bilgilerini İSG-KATİP kişi kartı üzerinden kontrol etmeleri ve eksiklik varsa bunu sistem üzerinden tamamlamaları gerektiği özellikle vurgulanmıştır.

Diğer Sağlık Personeli Belgesi Nasıl Alınır?

Diğer sağlık personeli belgesi almak için süreç, yetkili eğitim kurumları ve resmî sistemler üzerinden ilerler. Bakanlığın İSG Hizmetleri sayfasında “Diğer Sağlık Personeli Temel Eğitim Programları” başlığı doğrudan yer alır. Bu da sürecin rastgele kurslarla değil, Bakanlık çerçevesinde tanımlanmış eğitim altyapısıyla yürütüldüğünü gösterir.

Başvuru sürecinde aday önce uygun mezuniyet şartını sağlar, ardından yetkili kurum üzerinden eğitim programına katılır. Sonrasında eğitim tamamlanır ve sınav aşamasına geçilir. 2026-1 İSG sınav duyurusunda, eğitimini başarıyla tamamlayan ve devamsızlık sınırını aşmayan adayların bilgilerinin İSG-KATİP’ten otomatik olarak çekilerek ilgili kuruma bildirileceği, ayrıca başvuru ya da evrak gönderimi gerekmeyeceği belirtilmiştir. Bu bilgi, diğer sağlık personeli belgesi sürecinin artık büyük ölçüde dijital ve sistemli yürütüldüğünü gösterir.

Diğer Sağlık Personeli Eğitimi Kaç Saat Sürer?

Diğer sağlık personeli belgesi için temel eğitim programı toplam 90 saat olarak tasarlanmıştır. Resmî program metnine göre teorik bölüm, yüz yüze ve uzaktan eğitimin birlikte uygulanmasıyla yürütülür. Uzaktan eğitim teorik eğitimin en fazla yarısı olacak şekilde planlanır; program şeması da toplam 90 saat, bunun 45 saati uzaktan ve 45 saati yüz yüze eğitim olacak biçimde gösterilir. Ayrıca programın uygulanmasında önce uzaktan eğitim tamamlanır, ardından yüz yüze eğitime başlanır.

Bu ayrıntı önemli; çünkü diğer sağlık personeli belgesi eğitimi kısa süreli bir seminer ya da sadece çevrim içi birkaç dersten ibaret değildir. Eğitim kurumlarının uzaktan eğitim sistemleri bile Genel Müdürlük denetimine açık olacak şekilde kurgulanmıştır. Resmî programda ayrıca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, hukuk, işyeri uygulamaları, kayıt süreçleri ve ekip çalışmasına ilişkin ders başlıkları yer alır. Bu da eğitimin doğrudan işyeri pratiğine hazırlayan kapsamlı bir yapı taşıdığını gösterir.

Hangi İşyerlerinde Diğer Sağlık Personeli Belgesi Daha Önemlidir?

Bakanlığın resmi açıklamasına göre on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde işveren ayrıca diğer sağlık personeli görevlendirmekle yükümlüdür. Aynı açıklamada, işyerinde tam süreli işyeri hekimi görevlendirilmişse ayrıca diğer sağlık personeli görevlendirilmesinin zorunlu olmadığı da belirtilir. İşveren, gerekli niteliklere sahip personel yoksa bu hizmeti OSGB’lerden alarak da yerine getirebilir.

Bakanlığın SSS içeriğinde diğer sağlık personellerinin on ve daha fazla çalışanı bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde işyerinin büyüklüğüne göre artan sürelerle görevlendirildiği, akaryakıt istasyonları, inşaatlar ve dökümhaneler gibi işyerlerinin buna örnek olduğu da belirtilir. Bu nedenle diğer sağlık personeli belgesi özellikle risk düzeyi yüksek sektörlerde daha görünür ve daha değerli hale gelir.

Diğer Sağlık Personeli Belgesi Neden Değerlidir?

Diğer sağlık personeli belgesi, sağlık personeline hastane ve klinik dışındaki alanlarda da güçlü bir çalışma kapısı açar. OSGB’ler, büyük üretim tesisleri, sanayi kuruluşları ve çalışan sayısı yüksek işletmeler bu alanların başında gelir. Bu yorum, belgenin resmî görevlendirme zorunluluğu bulunan işyerlerinde kullanılması ve eğitim içeriğinin doğrudan işyeri sağlık hizmetlerine dönük olması nedeniyle yapılmaktadır.

Belgenin kariyer açısından asıl gücü, sağlık bilgisini daha özel bir uzmanlık alanına dönüştürmesidir. Klasik sağlık hizmetlerinin dışında, kurumsal iş yaşamında koruyucu sağlık yaklaşımını destekleyen bir rolde bulunmak isteyenler için diğer sağlık personeli belgesi ciddi bir avantaj sağlar. Özellikle mevzuata dayalı ve kalıcı bir uzmanlık alanı arayan sağlık mezunları açısından bu belge oldukça değerli bir adımdır. Bu sonuç, Bakanlığın belge tanımı, eğitim programı ve görevlendirme yükümlülükleri birlikte değerlendirildiğinde desteklenmektedir.

Özetle diğer sağlık personeli belgesi, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev alacak belirli sağlık meslek grupları için düzenlenen resmî bir yeterlilik belgesidir. Kimlerin bu belgeyi alabileceği, eğitimin süresi, başvuru sürecinin İSG-KATİP üzerinden nasıl izlendiği ve hangi işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirmenin zorunlu olduğu Bakanlığın güncel resmî kaynaklarında açık biçimde yer alır.

Bu yüzden diğer sağlık personeli belgesi, yalnızca bir eğitim sonunda alınan evrak olarak görülmemelidir. Aynı zamanda işverenin yasal uyumunu destekleyen, sağlık personeline yeni bir uzmanlık alanı açan ve işyerlerinde koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendiren profesyonel bir belgedir

İSG Eğitimi İzmir Nedir? Kimler İçin Gereklidir?

İSG eğitimi İzmir araması yapan işletmeler ve çalışanlar için en önemli konu, eğitimin hem mevzuata uygun hem de işyerinin gerçek risklerine göre planlanmasıdır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, çalışanların mesleki risklerden korunması, hak ve sorumluluklarını öğrenmesi ve güvenli çalışma alışkanlığı kazanması amacıyla düzenlenir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına göre temel eğitim süreleri işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenir: az tehlikeli işyerlerinde en az 8 saat, tehlikeli işyerlerinde en az 12 saat, çok tehlikeli işyerlerinde ise en az 16 saat eğitim verilmelidir. Ayrıca bu eğitimler belirli aralıklarla yenilenir.

İzmir gibi liman, lojistik, üretim, sanayi ve hizmet sektörlerinin birlikte güçlü olduğu bir şehirde İSG eğitimi İzmir çok daha önemli hale gelir. İzmir Büyükşehir Belediyesinin kurumsal dokümanlarında iş sağlığı ve güvenliği için ayrı başlıklar, eğitim formları, işbaşı eğitimleri ve yayınların yer alması, şehirde bu alanın kurumsal düzeyde de aktif biçimde ele alındığını gösterir. Bu yerel yapı, İSG konusunun İzmir’de yalnızca özel sektör değil, kamu ve belediye organizasyonlarında da önemsendiğini ortaya koyar.

İSG Eğitimi İzmir Neden Önemlidir?

İSG eğitimi İzmir yalnızca yasal bir zorunluluğu yerine getirmek için yapılmaz. Bakanlık açıklamalarında bu eğitimlerin amacının, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısından bilgi, tutum ve davranışlarında olumlu değişiklik oluşturmak olduğu belirtilir. Yani hedef sadece kuralları anlatmak değil, çalışanların gerçek riskleri fark etmesini ve güvenli davranış geliştirmesini sağlamaktır.

Bu nedenle İzmir’deki bir işletmede eğitim planlanırken tek tip içerik kullanmak yeterli olmaz. Bir liman işletmesinde araç ve yük hareketliliği ön plandayken, bir üretim tesisinde makine güvenliği ve bakım süreçleri daha kritik olabilir. Bir ofis ortamında ise ergonomi, ekranlı araçlarla çalışma ve acil durum farkındalığı öne çıkar. Bu yaklaşım, Bakanlığın iş ve işyerine özgü risklerin dikkate alınması gerektiğine ilişkin çerçevesiyle uyumludur.

İSG Eğitimi İzmir Kapsamında Kimler Eğitim Almalıdır?

İSG eğitimi İzmir yalnızca büyük sanayi tesislerini ilgilendirmez. Bakanlığın kamu rehberi ve ilgili açıklamaları, bu eğitimlerin kamu dahil 6331 sayılı Kanun kapsamındaki işyerlerinde çalışanlar için geçerli olduğunu ortaya koyar. Yani ofisler, depolar, mağazalar, atölyeler, üretim alanları ve kamu kurumları da bu yükümlülüğün içindedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her çalışan için aynı eğitim içeriğinin verilmemesidir. Eğitim; çalışanın yaptığı işe, kullanılan ekipmana, işyerinin tehlike sınıfına ve maruz kalabileceği risklere göre şekillendirilmelidir. İzmir’in farklı sektörleri bir arada barındıran yapısı düşünüldüğünde bu ayrım daha da önem kazanır.

İSG Eğitimi İzmir Süreleri Nasıl Belirlenir?

İSG eğitimi İzmir planlamasında en kritik başlıklardan biri eğitim süresidir. Resmî kaynaklara göre temel eğitimler az tehlikeli işyerlerinde en az 8 saat, tehlikeli işyerlerinde en az 12 saat, çok tehlikeli işyerlerinde ise en az 16 saat olarak düzenlenir. Yenileme aralıkları da buna göre değişir: az tehlikelide 3 yılda bir, tehlikelide 2 yılda bir, çok tehlikelide yılda bir eğitim yenilenir. Altı aydan fazla işten uzak kalanlara ise işe başlamadan önce bilgi yenileme eğitimi verilmesi gerekir.

Bu süreler İzmir’deki tüm işyerleri için aynı değildir; belirleyici olan işyerinin tehlike sınıfıdır. Yani bir muhasebe ofisi ile liman sahasında faaliyet gösteren bir işletme ya da üretim tesisi aynı eğitim süresine tabi olmaz. Bu yüzden doğru bir İSG eğitimi İzmir planı için ilk adım, işyerinin tehlike sınıfını netleştirmektir.

İSG Eğitimi İzmir İçeriğinde Neler Olmalıdır?

İSG eğitimlerinin etkili olabilmesi için içeriğin işyerine özel hazırlanması gerekir. Bakanlık yaklaşımına göre eğitimler, işyerine ve kullanılan ekipmana özgü iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini içermelidir. Bu nedenle İSG eğitimi İzmir kapsamında hazırlanacak içerikte genel iş güvenliği kuralları, çalışan hak ve sorumlulukları, acil durumlar, kişisel koruyucu donanım kullanımı, yangın farkındalığı, ergonomi ve işyerine özgü tehlikeler birlikte yer almalıdır.

İzmir özelinde liman, lojistik ve açık saha operasyonlarının yoğun olduğu işyerlerinde yük kaldırma, araç trafiği, ekipman güvenliği ve açık alanda çalışma riskleri daha fazla öne çıkabilir. Üretim tesislerinde ise makine koruyucuları, elektrik güvenliği ve bakım-onarım prosedürleri eğitimin ana omurgasını oluşturabilir. Bu yerel vurgu, İzmir’in sektörel yapısına dayalı mantıklı bir uygulama yorumudur.

İSG Eğitimi İzmir’de Kimler Tarafından Verilebilir?

Bakanlığın sıkça sorulan sorular sayfasına göre çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini verebilecek kişi ve kuruluşlar ilgili yönetmelikte düzenlenmiştir. Eğitim verilecek konuya göre uzmanlık alanları dikkate alınmak şartıyla işyerinde görevlendirilmiş iş güvenliği uzmanları da bu eğitimleri verebilir.

Bu nedenle İSG eğitimi İzmir ararken yalnızca fiyat ya da tarih karşılaştırması yapmak yeterli olmaz. Eğitimi verecek kişinin niteliği, işyerinin faaliyet alanını tanıması ve içeriği gerçek risklere göre uyarlayabilmesi de çok önemlidir. Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde bu konu daha da kritik hale gelir.

İzmir’de İSG Eğitimi Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

İSG eğitimi İzmir için doğru planlama yapmak isteyen işletmeler önce işyerinin tehlike sınıfını belirlemelidir. Ardından çalışanların görevleri, kullanılan ekipmanlar, saha koşulları ve geçmiş kaza ya da ramak kala kayıtları değerlendirilmelidir. Eğitim bu verilerle planlandığında hem mevzuata uygun olur hem de sahada karşılık bulur.

Ayrıca eğitim tek seferlik düşünülmemelidir. Temel eğitimler tehlike sınıfına göre belirlenen periyotlarda yenilenmeli, işe yeni başlayanlar, görev değişikliği yaşayanlar ve uzun süre işten uzak kalanlar için de güncel bilgi aktarımı yapılmalıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesinin iş sağlığı ve güvenliği alanında işbaşı eğitimleri ve yayınlar için ayrı kurumsal alanlar oluşturması da bu süreklilik yaklaşımıyla uyumludur.