Kategori arşivi: Güncel

Anzer Balının Üretim Süreci: Doğadan Sofraya Uzanan Eşsiz Yolculuk

Anzer balı, yalnızca lezzeti ve faydalarıyla değil, üretim sürecinin doğallığı ve zorluğu ile de dikkat çeken özel bir bal türüdür. Türkiye’nin Rize iline bağlı Anzer Yaylası’nda üretilen bu değerli bal, tamamen doğal şartlarda ve sınırlı bir zaman diliminde elde edilir. Üretim sürecinin her aşaması titizlikle yürütülür ve bu da Anzer balını diğer bal çeşitlerinden ayıran en önemli faktörlerden biridir.

Yüksek Rakımda Başlayan Üretim

Anzer balının üretimi, ilkbahar aylarının sonlarına doğru başlar. Arıcılar, kovanlarını yaklaşık 2.000 metreyi aşan yüksek rakımlı yaylalara taşır. Bu bölgede hava şartları oldukça değişkendir ve üretim sezonu oldukça kısa sürer. Bu nedenle arıcıların doğru zamanı yakalaması büyük önem taşır.

Yaylada bulunan yüzlerce farklı çiçek türü, arılar için zengin bir nektar kaynağı oluşturur. Bu çeşitlilik, balın hem aromasını hem de besin değerini doğrudan etkiler. Arılar, tamamen doğal ortamda hiçbir yapay müdahale olmadan nektar toplar.

Doğal ve Katkısız Üretim Süreci

Anzer balının üretiminde kimyasal katkı maddeleri ya da yapay besinler kullanılmaz. Arılar tamamen doğadaki çiçeklerden beslenir. Bu durum balın saf ve doğal olmasını sağlar.

Arıcılar, üretim sürecinde geleneksel yöntemleri tercih eder. Kovan bakımı, hasat zamanı ve depolama koşulları büyük bir özenle kontrol edilir. Bu süreçte yapılan en küçük hata bile balın kalitesini etkileyebilir.

Hasat Dönemi ve Elde Edilen Bal

Anzer balı genellikle yaz aylarının ortasında hasat edilir. Hasat dönemi oldukça kısa sürer ve bu süre içinde elde edilen bal miktarı sınırlıdır. Bu durum, Anzer balının nadir ve değerli olmasının en önemli nedenlerinden biridir.

Toplanan bal, süzme işlemiyle peteklerden ayrılır ve hiçbir ısıl işlem uygulanmadan doğal haliyle korunur. Bu sayede balın içeriğindeki vitamin ve enzimler zarar görmez.

Laboratuvar Analizi ve Kalite Kontrol

Gerçek Anzer balı, hasat edildikten sonra çeşitli analizlerden geçirilir. Bu analizler sayesinde balın içeriği, polen çeşitliliği ve doğallığı doğrulanır. Özellikle polen analizi, balın Anzer Yaylası’na ait olup olmadığını belirlemede önemli bir rol oynar.

Kalite kontrol süreçlerinden başarıyla geçen bal, sertifikalandırılarak satışa sunulur. Bu aşama, tüketicinin güvenli ve gerçek ürün satın almasını sağlar.

Paketleme ve Tüketiciye Ulaşım

Analiz ve kalite kontrol aşamalarından geçen Anzer balı, uygun koşullarda paketlenir. Cam kavanozlar genellikle tercih edilir çünkü cam, balın doğal yapısını korumaya yardımcı olur.

Paketleme sırasında hijyen kurallarına büyük önem verilir. Ürünler etiketlenerek piyasaya sunulur ve tüketicilere ulaşır. Bu aşamada ürünün izlenebilir olması, güvenilirlik açısından büyük önem taşır.

Doğal Üretimin Değeri

Anzer balının üretim süreci tamamen doğaya bağlıdır. İklim koşulları, bitki örtüsü ve arıların sağlığı üretimi doğrudan etkiler. Bu nedenle her yıl aynı miktarda üretim yapılması mümkün değildir.

Bu doğal sınırlılık, Anzer balını hem nadir hem de değerli kılar. Seri üretim mantığıyla değil, doğanın sunduğu imkanlar doğrultusunda elde edilen bu bal, gerçek anlamda özel bir üründür.

Anzer balının üretim süreci, doğallığın ve emeğin en güzel örneklerinden biridir. Yüksek rakımda başlayan bu yolculuk, titiz bir üretim ve kontrol sürecinden geçerek sofralara ulaşır. Her aşamasında kalite ve doğallık ön planda tutulduğu için Anzer balı, dünyanın en değerli bal türlerinden biri olarak kabul edilir. Bu eşsiz ürün, doğanın sunduğu en saf lezzetlerden biri olma özelliğini taşımaktadır.

Yesevi Hareketi’nden vatandaşa ‘afet’ bilinci

Olgay GÜLER

Yesevi Hareketi Derneği Edirne Şubesi tarafından, vatandaşların başta deprem olmak üzere yangın ve sel gibi afetlere hazırlıklı olmaları amacıyla, broşür dağıtılarak bilgilendirme çalışması yapıldı.

Bünyesinde Yesevi Arama Kurtarma (YAK) birimi kurarak, afet durumlarına karşı hazırlıklarını sürekli güncelleyen Yesevi Hareketi Derneği, kentte broşür dağıtarak vatandaşları bilgilendirdi. Afetlere karşı hazırlık ve YAK birimiyle ilgili bilgilerin bulunduğu broşürlerin dağıtıldığı etkinliğe Şube Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, YAK ekip lideri Sadık Bektaş ve üyeler katıldı.

Şube Başkanı Cankaloğlu, Edirne’nin deprem riski az bölgeler arasında bulunmasına rağmen, herhangi bir afet durumunda lojistik anlamda büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Edirne deprem riskinin en az olduğu illerimizden bir tanesi. Buna rağmen İstanbul, Tekirdağ ve dolayısıyla ülkemiz deprem bölgesi. Lojistik anlamda en stratejik konumda olan illerden birisi Edirne’miz. Dolayısıyla biz bugün deprem başta olmak üzere; afet bilincini vatandaşlarımıza göstermek için broşürleri dağıtacağız” dedi.

Yesevi Arama Kurtarma (YAK) Edirne ekip lideri Sadık Bektaş da, Türkiye’nin deprem kuşağında bir bölgede bulunduğunu söyleyerek, “Türkiye’miz deprem bölgesinde ve birçok ilimizde de son depremde bunu yaşadık. Can kayıpları oldu, yaralılar oldu. Bu gerek insan olsun, gerek hayvanlar olsun hiçbir canlı ayırmadan hepsini içine katıyoruz. Bu gibi afetlerde sadece deprem değil bunda sel var, göçük var, dağda kalmak var. Bunlara yönelik arama kurtarma çalışmalarının eğitimlerini alıyoruz. Yeni katılan arkadaşlara da bu eğitimi vererek sertifikalarını temin ediyoruz. Aramıza katılacak yeni arkadaşlar da olabilir. Onları da bekliyoruz. Farkındalık yaratmak amacıyla burada toplandık ve inşallah vatandaşlarımıza bunun bilincini daha güzel veririz, nasıl hazırlıklı olacağının bilgisini aktarabiliriz” diye konuştu.

Kütüphane Haftası başlıyor

Hatice Erkurt Anaokulu Kütüphanesi Haftası kapsamındaki ziyaretini yoğunluk nedeniyle önceden gerçekleştirdi (Foto: İsmail DEMİRAY)

Her yıl Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan ve kütüphanelerin toplumsal yaşamdaki vazgeçilmez yerini vurgulayan Kütüphane Haftası, bu yıl “İyileştiren Kütüphane” ana temasıyla Edirne merkez ve tüm ilçelerinde büyük bir coşkuyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde kutlanılacak.

Geçtiğimiz yılın üretkenlik odaklı vizyonunu, bu yıl kitabın ve kütüphanenin rehabilite edici gücüyle birleştiren etkinlikler; 30 Mart – 5 Nisan 2026 tarihleri arasında vatandaşlarla buluşacak. Kitabın İyileştirici Gücü Odak Noktasında Haftanın açılış programı 30 Mart Pazartesi günü saat 14.00’te Kırkpınar Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek açılış programıyla birlikte, diğer ilçelerde de aynı gün program açılışları hafta boyunca coşkulu kutlamalar devam edecek.

Edirne İl Halk Kütüphanesi açılış programında “Yılın Okurları Ödül Töreni” ve Uzman Psikolog Nergis Özdinç’in “Kitapla İyileşme: Bibliyoterapi” konulu sunumu ile başlayacak. Bu anlamda hafta boyunca tüm kütüphaneler sadece birer bilgi merkezi değil; drama atölyeleri, müzik dinletileri ve el sanatları sergileriyle, kitap sergileri birer “iyileşme alanı” olarak hizmet verecek.

Ayrıca bu yılki programların en önemli sacayaklarından birini toplum sağlığını korumaya yönelik iş birlikleri oluşturacak. Yeşilay şubeleri ile koordineli olarak;  Kırkpınar Halk Kütüphanesi’nde “Teknoloji Bağımlılığı ve Bilinçli İnternet Kullanımı” sunumları yapılacak, Keşan’da internet ve sosyal medya bağımlılığının gençler üzerindeki etkileri tartışılacak.Lalapaşa’da ortaokul öğrencilerine yönelik Yeşilay etkinlikleri düzenlenecek. Uzunköprü İlçe Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek olan “Bir Fidan Bin Umut” ağaçlandırma etkinliği ile kütüphanelerin ekolojik farkındalığa katkısı vurgulanacak.

“81 İL OKUYOR, EDİRNE İLHAM OLUYOR”

1 Nisan Çarşamba günü saat 13.30’da, tüm Türkiye ile eş zamanlı olarak Edirne’nin sembol mekanlarından Selimiye Camii Mimar Sinan Heykeli önünde toplu kitap okuma etkinliği gerçekleştirilecek. Bu etkinlikte Karagöz ve Hacivat da okurlara eşlik ederek geleneksel kültürümüzü kitaba olan ilgiyle buluşturacak.

GEZİCİ KÜTÜPHANE HER YERDE

Kütüphane hizmetlerini şehrin her noktasına ulaştırmayı hedefleyen Gezici Kütüphane; hafta boyunca Uzunköprü’den Erasta AVM önüne, huzurevlerinden cezaevlerine kadar geniş bir yelpazede okuyucularla buluşacak.

Konuya ilişkin açıklamada, kitabın iyileştirici dünyasında buluşmak üzere il ve ilçe kütüphanelerdeki etkinliklere tüm vatandaşlar davet edildi.

İLK GÜN PROGRAMI

Kırkpınar Halk Kütüphanesi

Saat: 14.00 Kütüphane Haftası Açılış Programı

Yılın Okurları Ödül Töreni

Edirne Çocuk Hakları Derneği Çocuk Okurlara Hediye Takdimi

Saat:14.30 Uzman Psikolog Nergis Özdinç’in Sunumu ‘Kitapla İyileşme Bibliyoterapi’

‘Yeni Gelen Kitaplar Sergisi’ Açılışı

Yer: Kırkpınar Halk Kütüphanesi Gezici Kütüphane Uzunköprü’de Okuyucularla Buluşuyor.

Uzunköprü İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü

Hafta Boyunca gelen ziyaretçilere kütüphane tanıtımı yapılacaktır.

‘Yeni Gelen Kitaplar Sergisi’ hafta boyunca tüm ziyaretçilere açık olacaktır

Keşan İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü

Saat:10.00 Kütüphane Haftası Açılış Programı ve Sunum

Saat:10.30 En çok kitap okuyan okuyucular için ödül töreni ve başarı belgesi

Saat:11.00 Kütüphaneci Soner Kutlubay “İyileştiren Kütüphane” temalı sunumu

Saat:14.00 “Kitap okumanın insan ve toplum psikolojisine olan faydaları” konulu söyleşi.

Keşan Sosyal Hizmetler Müdürlüğü personeli Psikolog İrem Çetintaş’ın katılımları ile

Uzunköprü İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü

Saat:10.00 açılış saygı duruşu ve İstiklal Marşı,  açılış konuşmaları

Saat:11.00 Ödül Töreni (İlçe Halk Kütüphanesinden en fazla kitap okuyanlara Ödül ve belge verilmesi)

Gün boyunca Gezici Kütüphane Tanıtımı

Hafta boyunca Okul Oryantasyonları yapılacaktır.

Enez İlçe Halk Kütüphanesi

Saat:15.00 Kitap Terapisi Saati

Süloğlu İlçe Halk Kütüphanesi

Saat:10.00 Lise Öğrencileriyle birlikte kitap okuma etkinliği

Lalapaşa İlçe Halk Kütüphanesi

Saat: 09.00-10.00 Açılış Programı

Saat:11.00 Ödül Töreni (Yılın Okurları Ödül Takdimi)

Saat:13.00 İlkokul 1. Sınıflarla Etkileşimli Kitap Okuma, Boyama, İzleme Saati.

Aramızdan ayrılanlar

HALİME YAVUZ VEFAT ETTİ

Hanife Yavuz ve Mustafa Yavuz’un kızları, Tayfun Yavuz’un ablası Halime Yavuz vefat etti. Merhume; dün Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

MÜMİNE YANYACI VEFAT ETTİ

Demir Yanyacı’nın eşi, Neşe ve Gamze Yanyacı’nın anneleri, Kazım, Sebahat ve Nebahat’ın kardeşleri Mümine Yanyacı vefat etti. Merhume; dün Yıldırım Ak Mescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

NAFİSE KIZILAY VEFAT ETTİ

Emniyet Müdürlüğünden emekli Bekçi Şükrü Kızılay’ın eşi, Aslı Kızılay Eşme ve Neslihan Ertuğrul Kızılay’ın anneleri Nefise Kızılay vefat etti. Merhume; dün öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

BASRİ YALÇINTUĞ VEFAT ETTİ

Merhum Postacı Şükrü ve İsmail Yalçıntuğ’un kardeşleri, Nazmiye Ergindir, Mebruke Çetiz ve Hayriye İstanmakalı’nın ağabeyleri Basri Yalçıntuğ vefat etti. Merhum;

Dün öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

SEVİM SERTUNA VEFAT ETTİ

Süloğlu İlçesi sakinlerinden merhum Sadık Sertuna’nın eşi, İltüzer ve Tijen Sertuna’nın anneleri Emekli Ebe Sevim Sertuna 92 yaşında vefat etti. Merhume; 28 Mart Cumartesi günü Süloğlu Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardındah Süloğlu İlçe Mezarlığında toprağa verildi.

YAVUZ AYDENİZ VEFAT ETTİ

Edirne Sanayi Sitesi esnaflarından; Şencan Akdeniz’in eşi, Kazım ve Aysima Akdeniz’in babaları Yavuz Aydeniz 63 yaşında vefat etti. Merhum; Cumartesi günü Fatih Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

HARİKA ŞAHİN VEFAT ETTİ

Fatih Mahallesi TOKİ Hadımağa Sitesi sakinlerinden; Yaşar Emin Şahin’in eşi, Selimiye İmam Hatip Orta Okulu öğretmenlerinden Işın Ayer’in annesi, Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Önder Ayer’in kayınvalidesi Harika Şahin 65 yaşında vefat etti. Merhume; Cumartesi günü Fatih Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Uzgaç’ta mera ıslahı

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen mera ıslah faaliyetleri kapsamında, Edirne Merkez’e bağlı Uzgaç Köyü’nde 350 dekarlık mera alanında %26 azot (nitrat) içerikli gübre ile gübreleme çalışması gerçekleştirildi.

Merada üretilen otun ihtiyaç fazlasının satışından elde edilen gelir ile temin edilen 6 ton suni gübre, mera alanlarına uygulandı.

Gerçekleştirilen çalışmaya; Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, İl Müdürü İslam Köse, İl Müdür Yardımcısı Volkan Diriker, Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Keşan Orman İşletme Müdür Yardımcısı Hüseyin Nas, İl Mera Komisyon Üyesi Haluk Altunalan, Çayır, Mera ve Yem Bitkileri Şube Müdürü Metin Özkan ile birlikte köy muhtarı ve hayvan yetiştiricileri katılım sağladı.

Yapılan uygulama ile meranın verimliliğinin artırılması, ot kalitesinin iyileştirilmesi ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerin daha kaliteli kaba yem temin etmesinin hedeflendiği bildirildi.

Sürdürülebilir hayvancılığın desteklenmesi amacıyla mera ıslah çalışmalarının il genelinde aralıksız devam ettiği belirtildi.

.

Ev hayvanı satıcılarına zorunlu eğitim

Keşan Belediyesi, ev hayvanı satışı yapan vatandaşlara yönelik önemli bir eğitim programını hayata geçiriyor. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili mevzuatlar kapsamında düzenlenecek olan sertifika programı ile hem hayvan refahının korunması hem de satış süreçlerinin yasal çerçevede yürütülmesi amaçlanıyor.

Keşan Belediyesi öncülüğünde, Edirne Milli Parklar Şube Müdürlüğü ve Keşan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek eğitim programı, 7-8 Nisan 2026 tarihlerinde Sokak Hayvanları Bakımevi’nde düzenlenecek.

Program kapsamında katılımcılara; hayvan bakımı, beslenme, sağlık koşulları ve yasal sorumluluklar hakkında kapsamlı bilgiler verilecek. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifika verilecek.

Başvurular 30 Mart – 3 Nisan 2026 tarihleri arasında Keşan Belediyesi’ne yapılabilecek. Kontenjanın 15 kişi ile sınırlı olduğu program için başvuruların dilekçe ile alınacağı belirtildi.

Programa katılmak isteyen vatandaşlardan nüfus cüzdanı fotokopisi, 2 adet vesikalık fotoğraf ve sabıka kaydı gibi belgeler talep edilecek.

Keşan Belediyesi yetkilileri, bu tür eğitimlerin hem hayvan haklarının korunması hem de bilinçli hayvan sahipliği ve ticaretinin yaygınlaştırılması açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, ilgili tüm vatandaşları programa katılmaya davet etti.

Avukat Koçyiğit vefat etti


Yeniimaret semti sakinlerinden merhum eski Adliye Başkatibi Abdurrahman Koçyiğit ile merhume İrfan Koçyiğit’in oğulları, merhume Fatma Güler Koçyiğit’in eşi Avukat Şeref Koçyiğit 81 yaşında vefat etti.

Şeref Koçyiğit; Emekli Öğretmen Şermin Koçyiğit Karapolat’ın ağabeyi, Nilgün Şahin ve Nilay Engin’in babaları, Orhan Şahin ve Necmi Engin’in kayınpederleri, Arda, Çağatay Şahin ve Beyza Engin’in dedeleri, merhume Hikmet Denizmen, merhum Lütfi Uyanıktır, merhum Basri Uyanıktır ile Nuri Uyanıktır’ın yeğenleriydi.


Merhum; Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

AGD’den Balkan şehitleri ve Gazze’ye anma

Olgay GÜLER

Edirne’de Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Balkan şehitleri ve Gazze’de hayatını kaybedenleri anmak için Balkan Şehitliği’nde tören düzenledi.

Kentte, ‘26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü’ kapsamında AGD Edirne şubesi tarafından Sarayiçi’ndeki Balkan Şehitliği’nde ‘Balkan şehitleri için duaya, Gazze için kıyama’ programı düzenlendi. Balkan Şehitleri ile birlikte Gazze’de hayatını kaybedenler anılıp, duaların edildiği programda AGD Edirne Şube Başkanı Abdülhamit İriş, Balkan şehitlerini anmak ve Sarayiçi mevkisinde esir tutulup, yaşam mücadelesi vermiş binlerce vatan evladını yad etmek için toplandıklarını söyledi.

‘BU TOPRAKLAR BİZLERE BIRAKILMIŞ EN KIYMETLİ EMANETTİR’

Edirne 26 Mart 1913’te işgale uğraması sonucunda tarihinin en acı günlerini yaşadığını söyleyen İriş, “İşgalle birlikte; sivil, yaşlı, kadın, çocuk ve asker binlerce vatan evladı büyük acılar çekerek hayatta kalma mücadelesi verdiler. Balkan Savaşı sırasında, Mehmet Şükrü Paşa komutasındaki kahraman birliklerimiz, Edirne’yi tam 155 gün boyunca hiçbir destek almadan büyük bir direnişle savunmuştur. Bu süreçte açlık, yokluk ve salgın hastalıklara rağmen vatan topraklarını terk etmeyen nice kahraman, şehadet mertebesine ulaşmıştır. Bugün bulunduğumuz bu mübarek mekân, sadece bir anma alanı değil; şehitlerimizin kanlarıyla yoğrulmuş, her karışında fedakârlık ve direnişin izlerini taşıyan bir şahitlik makamıdır. Bu topraklar, bizlere bırakılmış en ağır ve en kıymetli emanettir. Aziz şehitlerimizin; vatan, bayrak ve mukaddesat uğruna nasıl can verdiklerini anlamak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.

‘ZULMÜN HESABI MUTLAKA SORULACAKTIR’

Ecdadın yaşadığı acıların benzerini, bugün Gazze’lilerin yaşadığını dile getiren İriş, “Masum insanlar kuşatma altında, insanlık dışı saldırılara maruz kalmaktadır.  Siyonist işgalciler ve zalim ABD dün Irak’ı, Libya’ yı, Suriye’ yi bombaladı bu gün aynı saldırganlık ve vahşet komşumuz İran için uygulanıyor. Hedef gözetmeksizin, uluslararası hukuk ve kurallar hiçe sayılarak masum kız çocukları, siviller ve top yekûn bir halk bombalanıyor. Bu durum tam bir vahşettir. Şunu açıkça ifade ediyoruz: Zulüm ile abad olunmaz. Masumların kanı üzerinden kurulan hiçbir düzen kalıcı değildir ve bu zulmün hesabı mutlaka sorulacaktır” diye konuştu.

Edirnespor İçin Yolun Sonu mu? 3. Lig 1. Grup’ta Kritik Viraj!

Türk futbolunun köklü camialarından biri olan Edirnespor, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. 3. Lig 1. Grup içerisinde mücadele eden sarı-kırmızılı ekip, ligin dibine demir atmış durumda ve her geçen hafta umutlar biraz daha tükeniyor. Peki, Edirnespor bu cendereden çıkabilecek mi? Yoksa Bölgesel Amatör Lig (BAL) sesleri artık daha mı gür çıkıyor?

3. Lig 1. Grup’ta Görünüm: Şampiyonluk ve Düşme Hattı Alev Alev!

Sezonun son düzlüğüne girilirken 3. lig puan durumu incelendiğinde, 1. Grup’ta tam bir satranç tahtası görünümü hakim. Zirvede amansız bir şampiyonluk yarışı devam ederken, gözler bir yandan da Play-off potasına çevrilmiş durumda. Ancak Edirnespor taraftarı için asıl sancı tablonun en alt sırasında yaşanıyor.

Ligde geride kalan 26 haftada sadece 2 galibiyet alabilen Edirnespor, topladığı 12 puanla 16. sırada bulunuyor. Kalesinde gördüğü 54 gole karşılık sadece 18 kez rakip fileleri havalandırabilen Trakya temsilcisi, -36 averajla ligin en zor durumdaki takımı konumunda.

Alt Sıralarda Kritik Bölge (Güncel Durum)

TakımOGBMPuanAveraj
Çankaya FK26691127-3
Kestel Çilekspor26761327-10
Polatlı 1926 SK27671425-18
Edirnespor26261812-36

HAFTANIN MAÇI

Edirnespor vs Etimesgut Belediyespor

📅 29.03.2026 | ⏰ 16:00

📍 Edirne 25 Kasım Stadyumu

Edirnespor vs Etimesgut Belediyespor: Ya Tamam Ya Devam!

Takvimler 29 Mart’ı gösterdiğinde Edirne’de adeta bir kader maçı oynanacak. Rakip, ligin güçlü ekiplerinden Etimesgut Belediyespor. Ankara temsilcisi üst lig hedefiyle sahaya çıkarken, Edirnespor için bu müsabaka “onur mücadelesi” ve matematiksel mucizenin kapısı niteliğinde.

Edirnespor’un Bu Sezonki İstatistik Panoraması

  • Galibiyet Kısırlığı: Sezon boyunca sadece 2 kez 3 puan sevinci yaşandı.
  • Savunma Zafiyeti: Maç başına ortalama 2’den fazla gol kalede görüldü.
  • Hücum Sorunu: 26 maçta atılan 18 gol, ligin en düşük skor katkılarından biri.
  • Kader Maçı: Etimesgut mücadelesi 27. haftanın en kritik sınavı olacak.

Taraftarın İnancı ve Zorlu Matematik

Edirnespor sevdalıları için bu sezon büyük bir hayal kırıklığıyla geçse de, sarı-kırmızı renklere olan bağlılık baki. Ancak 3. lig puan durumu tablosundaki 13 puanlık fark, ligde kalma bareminin ne kadar uzağında kalındığını gösteriyor. Yine de bu köklü kulübün mücadelesi, 1. Grup’taki dengeleri her an değiştirebilir.

Sizce Edirnespor, Etimesgut Belediyespor karşısında sezonun sürprizine imza atıp matematiksel umutlarını tazeleyebilir mi yoksa artık veda vakti geldi mi?

Süt üreticisinden ‘zam’ talebi

Olgay GÜLER

Edirne Merkez, Süloğlu ve Havsa Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, 2024 yılından günümüze yüzde 31 artış yapılan çiğ süt fiyatlarının, buna rağmen halen Avrupa’nın gerisinde kaldığını belirtip, maliyet artışlarına dikkat çekti.

SÜTÜB tarafından, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü toplantı salonunda, olağan mali kurul toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Tarım ve Orman İl Müdürü İslam Köse, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, Birlik Başkanı Mustafa Suiçmez, köy muhtarları ve üyeler katıldı. Divan başkanlığını İsmail Taşkın, katip üyelikleri ise Server Duran ve Şaban Şanlının yaptığı genel kurulda faaliyet raporu, denetim kurulu raporu ve gelir-gider bilançosu okunup, oy birliğiyle kabul edildi.

‘ÜRETİM FAZLA AMA HAYVANCILIKLA UĞRAŞAN SAYISI AZ’

Genel kurulun açılışında konuşan SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, birlikteki 3 yıllık süt üretim verilerini paylaştı. Suiçmez, “2023 yılında Edirne Süt Üreticileri Birliği’nin bir yılda üretmiş olduğu süt 11 bin 436 ton. O zaman üye sayımız 410’du. 2024 yılında 12 bin 307’ye çıkmış süt üretimi, üye sayısı 350’ye düşmüş. 2025 yılına gelindiğinde bu tonaj 12 bin 930 litreye çıkmış. Yani yaklaşık olarak 1500 artış var iki yıllık periyotta. Şu anda maalesef üye sayımız 316. 410’dan 316’ya düşmüşüz üye sayısı olarak köylerde. Ancak süt üretiminde de 1500 tonluk bir artış var. Bizim toplamda 31 tane süt toplama merkezimiz var. Edirne merkez, Süloğlu, Havsa ilçelerinde toplamda 31 süt toplama merkezimiz var. Bu merkezlerden 14 merkezimizde 500 litrenin altında süt üretimi var köylerde. 9 merkezimizde 500 ile 1 ton arasında. 1 ton üzeri sadece 8 tane köyümüz var. Ancak bunun yanında ilginçtir; bazı köylerimizde büyümeyi tercih eden, özellikle gençlerimizde 22 adet çiftliğimiz var. Bu çiftliklerde en düşüğü 500 litre günlük üretim var, bir köye bedel. En yüksek de 3 ton üretimi olan var. Böyle bir olgunun içerisine girmiş bulunmaktayız. Yani üretim fazla, hayvancılıkla uğraşan sayısı az. Burada bir üretimle alakalı herhangi bir sıkıntı yok” dedi. 

‘SÜT FİYATLARIMIZ AVRUPA’NIN GERİSİNDE’

Suiçmez, 2024 yılından günümüze yüzde 31 artış yapılan çiğ süt fiyatlarının, buna rağmen halen Avrupa’nın gerisinde kaldığını belirterek, “Burada maalesef iki üç yıldan beri ülkemizde seyreden enflasyonu inkar edemeyiz. Malumunuz yüzde 40’lar civarındaydı. Ama baktığımızda süt bedellerindeki artış yüzde 31 civarında. Bugün itibariyle baktığımızda Avrupalı süt üreticisi ne kadar alıyor? Litre başına şu anda Avrupa’da ortalama 52 euro/sent sütün litre fiyatı. Yani Avrupa’da bu değişkenlik arz ediyor. Bu da bizim Türk parasıyla 27 liraya tekabül ediyor. Yani ortalama 6-7 lira Avrupa Birliği ülkelerinden bizim süt fiyatlarımız geride. Bunu sade burada söz olsun diye konuşmuyorum. Bunun girişimlerini yapıyoruz. Ulusal Süt Konseyi’ne üyeliğimiz de var. Bunun sürdürülemez olduğunu söylüyoruz. Aldığımız cevaplar nisan veyahut en geç 1 Mayıs gibi bize fiyatların tekrar revize edileceği yönünde söylemler var” diye konuştu.

‘FİYAT İVEDİLİKLE REVİZE EDİLMELİ’

Gün geçtikçe süt üreticisinin maliyetlerinin arttığını kaydeden Suiçmez, “Gün geçtikçe süt üreticisinin diğer üreticiler gibi üretim maliyetleri artmış vaziyette. Buradan Ulusal Süt Konseyi’ne bir kez daha genel kurul aracılığında seslenmek istiyorum; en kısa zamanda Ulusal Sırt Konseyi’nin almış olduğu son paragrafta bir madde var. Yani üç ayda bir toplanır deniyordu orada. Ancak olağanüstü bir durum olduğunda üç ay beklenmeden toplanır ve fiyatlar revize edilir diye bir madde var. Biz buradan bu maddenin ivedilikle yürürlüğe girerek Ulusal Süt Konseyi’nin toplanmasını ve bu fiyatların bu maliyetteki artışlarının göz önünde bulundurarak tekrar revize olmasını talep ediyoruz. Bunları birebir de takip ettiğimizi ve ısrarla dile getirdiğimizi de bilmenizi isterim” şeklinde konuştu.  

‘KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİNE SAHİP ÇIKMAMIZ LAZIM’

Tarım İl Müdürü İslam Köse de, hayvancılık sektörünün, gıda arzının en önemli yapı taşlarından biri olduğunu söyleyerek, “Maalesef küçük aile işletmelerinde azalmalar yaşanıyor. Büyük işletmeler artık üretimi artıyor ama bizim köylerde üretimimizi devam ettirmemiz için küçük aile işletmelerimize sahip çıkmamız lazım. Bu durumun bilincindeyiz. Küçük aile işletmelerini korumakla alakalı aldığımız önlemlerin de arttırılarak devam edeceğini de buradan dile getirmek istiyorum. Bölgemiz gerçekten süt üretiminde çok önemli, hastalıktan ari bir bölge. Özellikle hastalıktan ari olması dolayısıyla hem süt üretiminde hem de damızlık hayvan üretiminde ciddi yol alacağımızı biliyorum. İlimizin ve bölgemizin damızlık hayvan üretim bölgesi olması için girişimlerde bulunacağımızı da beyan etmek istiyorum. Yani bizim bölgemiz hastalıktan ari bölge, bu kapsamda da ilimizin ve bölgemizin bence bir damızlık üretim bölgesi olması lazım” ifadelerini kullandı.