Kategori arşivi: Güncel

Ot yakma yasağı

Birçok ülkede bahçe atığı ve ot yakımı yasak

Gülseven OKALANER

Anız yangınları ülkemizde tamamen engellenemezken Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde on yılı aşkın bir süreden bu yana bahçe atıkları ve ot yakanlara Mart ayının sonu itibarıyla ağır cezalar uygulanmaya başlıyor. Bu ülkelerde 31 Mart tarihi, bahçe atıkları ve otlarını yakmak için son tarih. Nisan ayından itibaren bu yasağı delenlere ağır para cezaları ve çevre dostu kompost zorunluluğu getiriliyor.

Örneğin Almanya genelinde bahçe atıklarının yakılması; Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Yasası kapsamında 2015 yılından bu yana yasak. Bazı bölgelerde yerel yönetimlerin tanıdığı geçici istisnaların süresi de 31 Mart itibarıyla sona erdi. Yerel yönetimler bu tarihten sonra ateş yakan bahçe sahiplerine ciddi oranda para cezası uyguluyor.

Yasayı delene ağır para cezası ve çevre dostu kompost zorunluluğu var.

ÖRNEK ALINMALI

Geri Dönüşüm ve Atık Yasası uyarınca hayata geçirilen bu uygulamanın benzeri ülkemizde geçerli. Anız yakımları cezayı gerektiriyor. Ancak bazı üreticiler ısrarla bu uygulamayı sürdürüyor. Sadece anızları değil toprağın verimli tabakalarını ve çok türde hayvanın yanmasına, hatta evlere köylere zarar vermesine yol açıyor.

Birçok ülke Mart sonu gelen yasakla toprağı, atıkları, havayı, suyu korumanın çarelerini ararken, bizim ülkemizde; öncelikli olarak üreticinin, çiftçinin köylünün yaktıkları ateşin nelere yol açacağı konusunda bilgilendirilip bilinçlendirilmesi gerektiği konusuna vurgu yapılıyor.

Yağışlar güzel ama…!

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Musa Uludağ, şubat ayında metrekareye 145 kilogram yağış alan Edirne’de, yağışların belli bir periyoda sıkışmasının sağlıklı olmadığını söyledi.

Yüksek sıcaklık ve yağışsız hava nedeniyle son 2 yıldır kuraklık yaşanan Edirne’de, içme suyu ve tarımsal sulamada kullanılan su kaynakları, kuruma noktasına geldi. Ekim ayından bu yana bölgeye ortalama metrekareye 450 kilogram yağış düştü. Bölgede tarımsal sulamada kullanılan Meriç ve Tunca nehirleri, son yağışlar ve Bulgaristan’ın barajlardan su salımı yapması sonucu taşarken, yağışlar ile bölgedeki barajlarda da doluluk oranı arttı. Kentin içme suyunun karşılandığı Süloğlu Barajı’nda tam kapasite doluluk oranına ulaşılırken, en çok yağışı metrekareye 145 kilogramla şubat ayında kaydedildi.

‘UZUN SÜREDE BEKLENEN YAĞIŞ, BİR AYDA MEYDANA GELDİ’

TÜ Eğitim Fakültesi Jeomorfoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Musa Uludağ, kurak geçen dönemin ardından, nemli periyodun beklenen bir durum olduğunu belirterek, “Esasında daha önce bunun bir kurak periyot olduğunu ve bunu nemli bir periyodun takip edeceğini her zaman söylemiştim. Şimdi o periyoda girmiş bulunuyoruz. Bu doğal bir olay, iklimin kendi içerisinde salınımlarının bir sonucu. Eğer 2025-2026 yağış verilerine bakarsak astronomik bir yağış yok. Örneğin sonbaharda çok fazla Edirne’ye yağış almadı. Son 20 günde yağış aldık. Uzun sürede düşmesi gereken yağış bir aylık sürede meydana geldi. Bir de Bulgaristan’ın özellikle yüksek kesimlerine yoğun kar yağışı ve bunun arkasından yağmur ve kar erimeleri su artışını sağladı. Bu esasında bir afet değil, bir doğal olay. Hatta yerel halkla görüştüğümde çeltikçiler şu an çok memnunlar. Çiftçiler de çok memnun. Hatta yerel yönetimler de memnun. Barajlar belli bir seviyenin üzerine çıktı. Biliyorsunuz Kayalı Barajı yazın kuruma noktasına gelmişti. Yüzde 4’lerin altına düşmüştü su seviyesi. Şu an en son ben belediyeyle yaptığım görüşmeler ve DSİ’den görüşmede yüzde 56 seviyesine geçmiş durumda. Bu sevindirici bir olay” dedi.

‘YAĞIŞLARIN BELLİ PERİYODA SIKIŞMASI SAĞLIKLI DEĞİL’

Yağışların bir periyoda sıkışmış olmasının sağlıklı olmadığını söyleyen Uludağ, “Yağışın belli bir periyoda sıkışmış olması da iklim değişikliğinin bir sonucu olarak düşünülmesi gereken ve buna göre de tedbirlerin, su yönetiminin buna göre planlanması gereken bir durum. Bu sağlıklı bir durum değil. Planlama açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Taşkınlar önümüzdeki yıllarda yine olacak. Kurak periyot yine olacak. Önemli olan biz toplum olarak, şehir olarak buna hazır mıyız? Burada şehirde ciddi bir algı problemi var barajlarla ilgili. Barajlar Bulgaristan’ın barajları ve bu barajlar Bulgaristan’ın sel ve taşkın önleme amaçlı yaptığı barajlar değil. Bunlar içme suyu, elektrik üretimi ve özellikle de sulama amaçlı yaptığı barajlar. Bunun için devamlı dolu tutmak zorunda, taşkın seviyesi bırakmıyor. Bu da şunu beraberinde getiriyor; özellikle sınır açan suların ülkeler arası su oldukça problemli ve sorunlu bir durum. Bu da ayrıca düşünülmesi gereken bir konu” diye konuştu.

Bulgaristan’dan bu kez 141 seçim sandığı daha az

Bulgaristan’da bir önceki seçimlerde 168 seçim sandığının bulunduğu Türkiye’de 19 Nisan’da yapılacak erken parlamento seçimlerinde Ankara, İstanbul, Edirne ve Bursa’daki Bulgaristan diplomatik temsilciliklerinde 7, bunların dışında ise 20 sandık açılacak.

BNR’de yer alan habere göre, Bulgaristan Merkez Seçim Komisyonu, 19 Nisan’da yapılacak erken parlamento seçimlerinde, yurtdışındaki ülke vatandaşlarının 55 ülkede açılan 493 sandıkta oy kullanabileceklerini bildirdi. Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:

“2024 yılında yapılan bir önceki seçimlerde sandık sayısı 719 idi.

Parlamento, AB üyesi olmayan ülkelerde Bulgaristan diplomatik ve konsolosluk temsilcilikleri dışındaki seçim sandık sayısını 20 ile sınırladı.

Bulgaristan’ın İngiltere Büyükelçiliği, Londra dışında 12, başkentin semtlerinde ise 8 sandığın açılmasını önerirken seçimlerdeki gönüllü ağının önerisine göre, Brighton ve Stratford’daki sandıklar çıkarıldı.

Aynı zamanda Liverpool ve Belfast’taki fahri konsolosluklarda da seçim sandıkları açılmayacak.

ABD’de, Şikago Başkonsolosluğu bölgesinde 6, New York Başkonsolosluğu bölgesinde 4, Washington Büyükelçiliği ve Los Angeles Başkonsolosluğu bölgelerinde ise beşer sandık açılacak.

Bir önceki seçimlerde 168 seçim sandığının bulunduğu Türkiye’de, Ankara, İstanbul, Edirne ve Bursa’daki Bulgaristan diplomatik temsilciliklerinde 7, bunların dışında ise 20 sandık açılacak.

Dışişleri Bakanlığı, Merkez Seçim Komisyonu’na gönderdiği mektupta İsrail, Ürdün, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan olmak üzere, Bulgaristan vatandaşlarının can ve güvenliğine yönelik yüksek risk nedeniyle Orta Doğu ülkelerinde temsilcilikler seçim sandıklarının kurulmayacağı yönündeki tutumunu teyit etti.

Merkez Seçim Komisyonu,uygunsuzluk nedeniyle, Etiyopya, Irak, Lübnan, Nijerya, Suriye, Filistin, Kuzey Kore, Pakistan, Hindistan, İran, Moğolistan, Vietnam, Endonezya, Afganistan, Ukrayna, Kazakistan, Özbekistan ve Vatikan’daki diplomatik ve konsolosluk temsilciliklerinde seçim sandığı açmamaya karar verdi.”

 TÜRKİYE’DE KURULACAK SANDIKLAR (19 NİSAN 2026)

 ANKARA

Büyükelçilik 1

Büyükelçilik 2

Büyükelçilik 3

 BURSA

Konsolosluk

İnegöl

Yıldırım (Millet)

Nilüfer (Görükle)

Osmangazi (Demirtaş)

Osmangazi (Yenibağlar)

 KOCAELİ

Gebze

 TEKİRDAĞ

Ergene

Çorlu (Havuzlar Mahallesi)

Çorlu (Şeyh Sinan Mahallesi)

 ESKİŞEHİR

Eskişehir

 İZMİR

Bornova Belediyesi

Buca Belediyesi

Gaziemir Belediyesi

Menderes

 İSTANBUL

Başkonsolosluk 1

Başkonsolosluk 2

Avcılar

Bayrampaşa

Bahçelievler

Esenyurt

 KIRKLARELİ

Lüleburgaz

 EDİRNE

Başkonsolosluk

 YALOVA

Yalova

Komşuya yeni konsolosluk binası

FOTOĞRAF: Bulgaristan DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI

Türkiye’nin Edirne’deki Bulgaristan Başkonsolosluğu binasının inşasında yardımcı olacağı bildirildi.

BNR’de yer alan habere göre, Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Bakan Nadezhda Neynski’nin, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 çerçevesinde Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştüğünü açıkladı. Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:

“Görüşmede,  Türkiye’nin, Edirne’deki Bulgaristan Konsolosluğu’nun inşasına yardımcı olacağı bildirildi.

İki ülke enerji, güvenlik ve göç alanlarında iş birliğini güçlendirmeye devam edecek.

Bakan Neynski, Bulgaristan’ın yasadışı göçle mücadelede Türkiye ile iş birliğine büyük önem verdiğini ve son yıllarda bölgeden gelen çok sayıda mültecinin kabulü ve göç süreçlerinin yönetimiyle ilgili olarak güney komşumuza destek olacak önlemlerin alınması ihtiyacını Avrupa düzeyinde desteklemeye devam edeceğini vurguladı.”

Aramızdan ayrılanlar

BAŞKOMİSER ŞEMİSTAN VURAL VEFAT ETTİ
Zennure Vural’ın eşi, Taner, Filiz, Türkan, Hülya ve İlkay Vural’ın babaları Emekli Başkomiser Şemistan Vural 73 yaşında vefat etti. Merhum; dün Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben meslektaşlarının ve sevenlerinin katılımıyla düzenlenen cenaze töreninin ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.

GÜLTEN GACAL VEFAT ETTİ
Medrese Ali Bey Mahallesi sakinlerinden merhum Erol Gacal’ın eşi, Çiler, Çimen ve Cansu Gacal Ayyarlar’ın anneleri, Zafer Çimen ve Salih Ayyarlar’ın kayınvalideleri, Eymen Çimen, Gülçe Çimen ve Aren Deniz Ayyaryar’ın anneannesi Gülten Gacal 66 yaşında vefat etti. Merhume; dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

NERMİN KARATEPELER VEFAT ETTİ
Yıldırım Hacı Sarraf Mahallesi sakinlerinden merhum Mehmet ve Memnune Celepler’in kızları, Sevim Ardalı ve Pervin Onan’ın ablaları Erol Karatepeler’in eşi Nermin Karatepeler 66 yaşında vefat etti, Merhume; dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi,

MEHMET AĞIRKALDIRAN VEFAT ETTİ
Yeniimaret semti sakinlerinden Mehmet Ağırkaldıran 65 yaşında vefat etti. Merhum; 29 Mart Pazar günü Bademlik Emir Şah Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

Öğrencilere ‘sıfır atık’ bilinci

Olgay GÜLER

Edirne’de, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla düzenlenen programda, ilk ve ortaokul öğrencilerine geri dönüşümün önemi anlatıldı.

Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında farkındalık programı düzenlendi. Edirne Spor Salonu’nda ‘Dünya Tek Kullanımlık Değil, Hareket Geç’ sloganıyla hazırlanan programda 3, 4, 5 ve 6’ncı sınıf öğrencilerine, geri dönüşümün önemi anlatıldı. Programa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ayşe Sarı, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Müzekka Bayrak ile çok sayıda öğrenci katıldı.

‘GIDA İSRAFININ AZALTILMASI YÜKSEK ETKİ BIRAKACAK BİR ÇÖZÜM’

Programın açılışında konuşan İl Müdürü Sarı, bu yıl Sıfır Atık Günü temasının ‘gıda israfı’ olduğunu hatırlatarak, “Bu yıl 30 mart sıfır atık günü temamız gıda israfı olarak bakanlığımız tarafından belirlenmiş olup bu konuda farkındalık oluşturmak siz kıymetli öğrencilerimize gıda israfının önemini uygulamalı olarak oluşturduğumuz çeşitli atölyelerde anlatmak amacıyla bu etkinliği düzenlemiş bulunmaktayız. Doğamız yoruldu, kaynaklarımız azaldı, bakın, 2022 yılında bile, yaklaşık 1 milyar ton gıda, yani toplam gıdanın beşte birini israf etmişiz. Sadece gıda israfının azaltılması bile, çok yüksek etki bırakabilecek bir iklim çözümüdür. Yani hala bir şansımız var ve o şans, biziz; bizim irademiz, bizim tercihlerimiz, bizim attığımız adımlardır” dedi.

‘GERİ KAZANIM ORANIMIZ YÜZDE 36’YA YÜKSELDİ’

Sıfır atığın bir tercih değil, bir mecburiyet olduğunu belirten Sarı, “Ülkemizde 205 bin nokta sıfır atık yönetim sistemiyle donatılmış, geri kazanım oranımız yüzde 36’ya yükselmiş durumda. Bizim için siz kıymetli çocuklarımızda “ben de yapabilirim” bilincini oluşturmak çok önemlidir. Sıfır atık hareketinin başladığı 2017 yılından bu yana 74,5 milyon ton atık geri kazanıldı. 553 milyon ağacın kesilmesi ve 150 milyon ton karbon salınımı engellemiştir. Tüketim alışkanlıklarımız değişmeden, geleceğimizi korumamız mümkün değil. Bugün ürettiğimiz atık miktarı, doğanın kendi kendini yenileme hızını aşmış durumda. Artık mesele sadece üretmek değil, nasıl tükettiğimiz. İşte sıfır atık tam bu noktada devreye giriyor. Çünkü sıfır atık: israfı reddeden, kaynağı koruyan, geleceği önceleyen bir harekettir. Gelecek nesillere israfı yendiğimiz, açlığı bitirdiğimiz, dünyayı koruduğumuz bir miras bırakmak dileğiyle sözlerime son veriyor saygılar sunuyorum” diye konuştu.

Salondaki programda, öğrenciler için çeşitli atölyeler hazırlandı. Sıfır atık, gıda israfı azaltılması, kompost atölyesi gibi çalışmalarla öğrencilerin israfın önlenmesine karşı bilinç kazanmaları hedeflendi.

Karabağlar Oto Çekici Firmaları Arasında Öncü Akyüz Oto Çekici

Aracın yolda kalması, anlık ve doğru yönetilmesi gereken bir operasyonel krizdir. Bu noktada Akyüz Oto Çekici, standart bir taşıma işleminin ötesine geçerek süreci araç güvenliği ekseninde kurgular. Sektördeki en büyük yanılgı, kurtarma işleminin sadece bir aracı A noktasından B noktasına götürmek sanılmasıdır; aksine bu süreç, aracın mevcut mekanik bütünlüğünü koruyarak gerçekleştirilen hassas bir lojistik mühendisliğidir. Dolayısıyla, profesyonel bir müdahale tesadüflere veya kaba kuvvete bırakılamaz.

Karabağlar Trafiğinde Acil Müdahale Dinamikleri

Bölgenin dar sokakları ve yoğun ana arterleri, kurtarma araçlarının manevra kabiliyetini doğrudan test eden bir sahadır. Klasik halatlı yöntemlerle çalışan ekipler dar alanlarda zaman kaybederken, hidrolik kayar kasa sistemleri kriz anını dakikalara indirger. Bu teknolojik entegrasyon, aracı zorlamadan ve çizmeden kendi ekseninde platforma almayı sağlar. Başka bir deyişle, doğru ekipman kullanımı sadece zaman kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda stres altındaki araç aksamını ikincil bir hasardan kesin olarak korur.

Yanlış Yükleme Stratejilerinin Araç Mekaniğine Etkisi

Hatalı açıyla çekilen bir otomobil, şanzıman dişlilerinde ve yürüyen aksamda geri döndürülemez yapısal hasarlara yol açar. Karabağlar çekici hizmeti arayan sürücülerin en sık düştüğü hata, kriz anının paniğiyle en ucuz veya en hızlı görünen onaysız seçeneğe yönelerek bu mühendislik gerçeğini göz ardı etmeleridir. Akyüz ekipleri, aracı platforma alırken çekiş açısını ve eğimi milimetrik olarak hesaplayarak aktarma organlarındaki stresi tamamen ortadan kaldırır. Bu sistematik yaklaşım, kurtarma sonrasında ortaya çıkabilecek binlerce liralık sürpriz tamir faturalarının önüne geçer.

Operasyonel Başarıyı Belirleyen Kritik Faktörler

Saha operasyonlarında hata payını sıfıra indiren temel prensipler, standart bir şablondan ziyade her araca özel uygulanan dinamik kurallardır:

  • Ağırlık merkezinin doğru hesaplanması, taşıma sırasındaki savrulma riskini tamamen ortadan kaldırır. Yükleme esnasında aracın platform üzerindeki stratejik konumu, seyir güvenliğinin temelini oluşturur.
  • Bağlantı noktalarının şasiye sabitlenmesi, süspansiyon sistemini koruma altına alır. Tekerleklerden veya zayıf plastik aksamlardan yapılan bilinçsiz gerdirmeler, yoldaki sarsıntılarda kalıcı rot ayarı bozuklukları yaratır.
  • Bölgesel devriye optimizasyonu, olay yerine varış süresini minimize eder. Sabit bir noktada beklemek yerine Karabağlar’ın stratejik kavşaklarında konumlanmak, trafiğin kilitli olduğu saatlerde bile anında reaksiyon verilmesini sağlar.

Teoride doğru görünen ama pratikte patlayan nokta, her çekicinin her aracı sorunsuz kurtarabileceği yanılgısıdır. Özellikle yeni nesil elektrikli araçların alt yapısı veya alçaltılmış spor otomobillerin alt takımları milimetrik toleranslara sahiptir. İşin mutfağında, sıradan bir zincirli çekim işleminin elektrikli bir aracın batarya paketini nasıl çizebileceğini veya karteri nasıl kolayca delebileceğini çok net tecrübe ediyoruz. Bu yüzden sahaya indiğimizde sadece aracı platforma yüklemeyiz; önce aracın yapısal anatomisini okur, operasyonun tüm fiziksel adımlarını o modele özel olarak baştan şekillendiririz.

Profesyonel bir kurtarma operasyonu, amatör ellere bırakılmayacak kadar fazla teknik değişken barındıran hassas bir süreçtir. Sürücünün panik anında verdiği hızlı ve doğru karar, aracın o günkü kaderini doğrudan çizer. Sonuç olarak, yolda kalmak kontrol dışı gelişen bir talihsizlik olabilir ancak aracın hasarsız kurtarılması tamamen bilinçli bir mühendislik tercihidir.

Karabağlar bölgesinde araç kurtarma operasyonları, hidrolik sistem entegrasyonu ve milimetrik şasi sabitleme protokolleri ile yürütülmelidir. Akyüz Oto Çekici, karabağlar çekici ihtiyaçlarında şanzıman ve aktarma organlarını koruyan sıfır toleranslı yükleme stratejileri uygulayarak, ikincil mekanik hasar riskini tamamen ortadan kaldıran profesyonel bir kurtarma standardı sunmaktadır.

‘Muhtarlık yasası şart!’

Olgay GÜLER

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta, muhtarların görev ve yetkilerini belirleyen ve 1924’te yazılan yasanın revize edilerek, ‘Muhtarlar Yasası’ çıkarılmasını talep etti.

Konfederasyon Başkanı Delibalta, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde gerçekleştirdikleri, Nisan ayındaysa Edirne’de yapmayı planladıkları ‘Güçlü Mahalle, Güçlü Köy, Güçlü Türkiye’ buluşmaları kapsamında Edirne’ye gelerek, temaslarda bulundu. Kentte, Edirne Valiliği, Edirne Belediye Başkanlığı ve sivil toplum kuruluşlarını gezerek etkinlikle ilgili bilgi alışverişinde bulunan Delibalta’ya Edirne Muhtarlar Federasyonu Başkanı Fatih Kıyga ve yönetim kurulu da eşlik etti.

‘GELECEĞE DAHA KURUMSAL BİR YAPI BIRAKMAK İSTİYORUZ’

Edirne Merkez, Süloğlu ve Havsa Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez’i ziyaretinde basın mensuplarına açıklamada bulunan Delibalta, Nisan ayındaki toplantıyla Edirne’nin tarımdaki sorunlarını masaya yatırmak olduğunu söyledi. Delibalta, “Tarım Bakanımızı da az önce gelirken aradım. Onu da buraya getirmek için mücadele edeceğiz inşallah. Türkiye’nin her ili önemli. Her ilin ayrı bir özelliği var. Her ilin ayrı bir güzelliği var. Her ilin ayrı bir etkisi var toplumda. Edirne de çok önemli bir il. Avrupa’nın dibinde. Dediğim gibi Osmanlı’ya payitahtlık yapmış, Cumhuriyet’te çok büyük emekleri olan, işgal görmüş, acı görmüş bir şehir. Bu kurumu daha da ileri götürme adına, 197 yıldır gelmiş bu geliş sürecinde hep kendi öz gücünü kullanmış. Şimdi buna biz yeni bir hayat öpücüğü vererek gelecek nesillere daha kurumsal, daha sorun çözücü, daha işlevsel, ‘Muhtar ne işe yarar?’ denildiği noktalarının kalmayacağı bir kurum yaratmak için uğraşıyoruz” diye konuştu.

‘YASA REVİZE EDİLİRSE DEVLETİN ELİ AYAĞI OLACAĞIZ’

Muhtarlık yasasının revize edilmesi gerektiğine değinen Delibalta, “Cumhuriyetin kurulduğu zaman nüfusun yüzde 85’i köyde yaşıyordu. Tarım ve hayvancılık ağırlıklı bir toplumduk. Köy enstitüleri vardı. Bu milletin medeniyeti, kültürü, gelişmesi, kalkınması köyden başladı. Yerel demokrasinin en güzel örneği köy kanunudur. Şimdi köyde insan kalmadı. Toplum şehre göçtü. Şimdi sorun şehirde. Uyuşturucu, işsizlik, fuhuş, torbacılar, çeteler, yabancı uyruklu sorunu, aklınıza ne gelirse hepsi şehirde. Dolayısıyla şehrin muhtarının çok aktif, bilgili, etkili, değişen dünyaya, değişen sorunlara karşı çok daha düzenli bir kuruma sahip olması lazım. Şimdi kendi iç gücümüzle sorunlara cevap veriyoruz ama bir yasamız olduğu zaman, yaptırım gücümüz olduğu zaman devletin eli ayağı olacağız. İlk ayaktan vatandaş geldiği zaman muhtarlığa, bakacak ki donanımlı, bilgili, sorun çözen bir kurum var. Devlete saygısı artacak, sorunu çözülecek” şeklinde konuştu. 

‘ETKİLİ BİR MUHTARLIK YASASI ŞART’

Yasanın mevcut haliyle, muhtarlık kurumunun yürütülme şansının kalmadığını da dile getiren Delibalta, “Bu kurumu artık bir şekilde yürütme şansı kalmadı. Mutlaka yasanın revize edilmesi lazım. 15 yıldan beri bunun savaşını veriyoruz. Yaptığımız bütün sempozyumlar, çalıştaylar, raporlamalar hepsi bu minval üzerinden yapıldı. En son olgunlaştı, 82 maddelik bir tasarı hazırladık. Bakanlık bunlarla beraber 35 maddeye düşüldü, meclise getirildi. Hala çıkmadı maalesef. Devletin gündemi yoğun. Bu toplumun huzuru, bu toplumun kalkınması temelden başlar. Temelde kim var? Muhtar var. Peki o temsilci olan muhtar bilgili değilse, yetki değilse ne kadar faydalı olabilir? Az faydalı olur. Hep hedefimiz bu. Etkili bir muhtarlık yasasıyla sorun çözen, çağdaş, kurumsal, bilimsel bir muhtarlık kurumu devletin yükünü hafifletecektir. Vatandaşa da devletin ilk elden en güzel hizmetini verecek olduğu için devlete olan saygı, güven artacaktır ve gelişme de buradan devam edecektir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Kütüphane Haftası başladı

İsmail DEMİRAY

Kütüphane Haftası dolayısıyla Kırkpınar Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikle başlarken,  açılış programı kapsamında yılın okurları ödüllendirildi, çocuk okurlara da çeşitli hediyeler takdim edildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, kütüphanelerin geçmişten bugüne bilgi birikimini taşıyan ve geleceği şekillendiren önemli kültür merkezleri olduğuna vurgu yapıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, okuma alışkanlığının bireysel gelişim ve toplumsal ilerleme açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.

Program kapsamında yıl boyunca kütüphaneyi en verimli kullanan okuyucular ödüllerine kavuştu. Çocuk kategorisinde Mustafa Daşdan, Akif Emre Karaçam ve Bilge Ela Kapkara ödül alırken; yetişkin kategorisinde ise İbrahim Aslan, Ahu Durak, Esin Kahramanoğlu ve Feride Nisanur Erdur ödüle layık görüldü.

Ayrıca Edirne Çocuk Hakları Derneği tarafından çocuk okurlara hediye takdimi gerçekleştirildi.

Etkinlikler, saat 14.30’da Nergis Özdinç tarafından gerçekleştirilen “Kitapla İyileşme: Bibliyoterapi” sunumuyla devam etti. Program kapsamında ayrıca “Yeni Gelen Kitaplar Sergisi”nin açılışı da yapıldı.

Kütüphane Haftası kapsamında bugün saat 10.30’da Dr. Arkeolog Umut Doğan, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde ‘Kitabın Kültür Tarihi’, aynı saatte Masal Anlatıcısı Deniz Sayın Kırkpınar Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda, saat 14.00’te aynı salonda Edirne Aile ve sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personeli Sosyolog Gamze Çapkın‘Akran Zorbalığı’ konulu sunumda bulunacak.

Kütüphane Haftası etkinliklerinin hafta boyunca çeşitli programlarla devam edeceği bildirildi.

Edirne Tarım Fuarı’nda geri sayım!

25. Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı, 15-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Edirne Balkan Pazarı ve Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek.

25. Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı kapılarını açıyor. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ile Edirne Belediyesi iş birliğinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin katkılarıyla ve Renkly Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen 25. Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı, 15-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Edirne Balkan Pazarı ve Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek.

Geniş sektör yelpazesiyle öne çıkan fuar, tarım, hayvancılık, sanayi, ticaret, otomotiv ve gıda sektörlerini aynı platformda buluşturarak bölge ekonomisine hareket kazandırmayı hedefliyor.

Tarım ve hayvancılık alanındaki ileri teknolojiler, modern üretim yöntemleri ve sürdürülebilir uygulamalar fuar boyunca ziyaretçilerle buluşturulacak. Bölgenin en kapsamlı organizasyonlarından biri olan ve bu yıl 25.’si düzenlenecek fuarda, ayrıca sanayi, ticaret ve otomotiv sektörlerinden çok sayıda firma yer alarak yeni iş birlikleri geliştirme ve ticari ağlarını genişletme imkanı elde edecek.

Sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek bu önemli organizasyona; iş dünyası temsilcileri, yatırımcılar ve bölge halkı davet edildi.