Kategori arşivi: Güncel

Edirne ESOB’ta görev dağılımı

Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği 3 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurulunun ardından ilk yönetim organ toplantılarını gerçekleştirdi.
Yönetim kurulu başkanlığına seçilen Harun Özen, yönetim kurulu üyeleri Alper Karaağaç, Hüseyin Guşa, Hüzeyir Ergin, Özlem Yılmaz, Aytaç Dilci ve Hakkı Can ilk toplantılarını gerçekleştirdi. Toplantıda oy birliği ile Keşan Sebze Bakkal ve Manavlar Esnaf Odası Başkanı Alper Karaağaç Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkan Vekilliğine seçildi. Görev dağılımının ardından mutat gündem maddeleri görüşüldü.
Genel Kurulda Harun Özen’in ekibinde yer alan Denetim Kurulu Üyeleri Mustafa Alsat, Metin Eren ve Mehmet Öz’ün katılımları ile yapılan toplantıda Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Denetim Kurulu Başkanlığına Uzunköprü Lokantacılar ve Aşçılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Alsat oy birliği ile seçildi.
Edirne ESOB Genel Kurulu’nda Harun Özen’in ekibinde yer alan Disiplin Kurulu üyeleri Sebahattin İnce, Okan Mano ve Murat Çakal’ın katılımları ile yapılan toplantıda Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Disiplin Kurulu Başkanlığına oy birliği ile Edirne Bakkallar ve Tekel Bayileri Esnaf Odası Başkanı Okan Mano seçildi.
Görev dağılımlarının ardından açıklama yapan Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Harun Özen, “Genel Kurulumuzun ardından gerçekleştirdiğimiz toplantılarda yaptığımız organ seçimleri ile göreve başlayan tüm yönetici arkadaşlarıma hayırlı olsun diliyorum. İki dönem sonra Birlik Başkan Vekilliği Keşan’a gitmiş oldu. Denetim Kurulu Başkanlığını da Uzunköprü aldı. Çok güzel bir görev dağılımı oldu. Yönetici arkadaşlarımın hepsine görevlerinde başarılar diliyorum” dedi.

Atatürk’ün izindeki maratoncu

Gönül UYANIKTIR

Üç yıl önce Cumhuriyetin 100’ncü yılında Selanik – Ankara arasında 1045 km koşan Ultra Maratoncu 64 yaşındaki Fedai Kürtül “Atamızın İzinden Dolmabahçe’den Samsun’a” Koşusunun son etaplarına ulaştı. 19 Nisan Pazar günü saat 10 da Karaköy İskelesi yanındaki “İlk Adım” noktasından start alan Diş Hekimi Kürtül, dün itibarı ile Sinop’u geride bıraktı. Süloğlu yakınlarındaki Dolhan Köyünde doğan Kepirtepe Öğretmen Okulu 1978 mezunu Ultra Maratoncu, 19 Mayıs Salı günü Samsun’da büyük bir kalabalık tarafından karşılanacak. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı günün yıl dönümünde; Atatürk’ü Samsun’a taşıyan Bandırma Vapuru’nun rotasını Karadeniz sahil şeridinden takip eden Fedai Kürtül, toplam 830 km sonunda anlamlı bir rotayı daha tamamlamış olacak. Kepirtepeli ruhuyla Atatürk’ün izlediği yolu Kepirtepe formasıyla koşan Ultra Maratoncu Diş Hekimi, güzergahtaki her il ve ilçede okuldaşları tarafından coşkuyla karşılandı. Kepirtepe Öğretmen Okulu ve Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olan Kürtül; halen Gebze’de Serbest Diş Hekimi olarak hizmet veriyor.

HEM EDİRNELİ HEM KIRKLARELİLİ

 Kırklareli-Edirne sınırında, iki şehri birbirine bağlayan ilk ve son köy olan Dolhan Köyü’nde 1961 yılında doğan Fedai Kürtül, Lüleburgaz İlçesindeki Kepirtepe (Köy Enstitüsü) Öğretmen Lisesi’nden 1978 yılında mezun oldu. Üniversite eğitimini Diş Hekimliği üzerine yapan Kürtül, Diş Hekimliği’nin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine, Atatürk’e, O’nun ilke ve hedeflerine olan bağlılığı ile tanınıyor ve sportif faaliyetlerde de bu tavrını yaşama geçiriyor. Gebze Dağcılık Kulübü (GEDOSK) üyesi olan Kürtül, anlamlı ve farkındalık yaratan parkurlardaki koşularıyla ülke kamuoyunda da farkındalık yaratıyor.

  2023 yılında Selanik’ten Ankara’ya 1045 km koşarak Anıtkabir’de Atatürk’ün huzuruna çıkan sporcu, bu anlamlı koşusuyla da büyük takdir toplamıştı.19 Nisan’da Dolmabahçe’den start alan evli ve iki çocuk babası Fedai Kürtül’ün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda Samsun’a ulaşabilmek için sadece 95 km daha koşması gerekiyor.

ANLAMLI KOŞULARA FEDAİ KÜRTÜL İMZASI            

Ultra Maratoncu 64 yaşındaki Fedai Kürtül; çok sayıda maraton, yarı ve ultra maratona, Paris, Berlin, Barselona, Prag, Atina, Bulgaristan’daki Ultra Pirin koşuları, Olympus gibi çok sayıda maratona katıldı. Ayrıca 6 gün süren 250 km’lik Likya Yolu, İznik, Kapadokya, Kaz Dağları Ultra Maratonlarında çeşitli derecelerde ipi göğüsledi. Bireysel Ultra Maratonları arasında, “Okuluma Koşuyorum” adı altında Gebze’den Kepirtepe’ye; Kepirtepe’nin ilk açıldığı, Edirne Karaağaç semtinden her yıl Lüleburgaz Kepirtepe’ye koşulan mücadelelerde yer aldı.

MasterChef Şeflerin rotası Edirne!

MasterChef Türkiye’nin sevilen yarışmacı şefleri, Edirne Sarayiçi mevkiinde 17 Mayıs Pazar günü gastronomi tutkunlarıyla buluşuyor.
Etkinlikte; kadın kooperatifleri, lokal girişimciler ve workshoplar yer alacak. Etkinlik boyunca MasterChef’in sevilen yarışmacıları tarafından hazırlanan birbirinden özel sokak lezzetleri ziyaretçilerle buluşacak. Lezzet, ilham ve deneyimi bir araya getiren bu özel buluşma, Edirne’de festival havası yaşatacak.
Etkinlikte yer alacak yarışmacı şefler:
Alican Sabunsoy, Akın Kızıltaş, Araz Aknam, Emre Ün, Eren Kaşıkçı, Furkan Yalçın, Gizem Tokat Budakçı, Hasan Biltekin, Kerem Bilginer, Metin Yavuz, Mustafa Aydın, Sergen Özen, Sümeyye Şahin, Uğur Kardaş
ANNELER GÜNÜ’NE ÖZEL ÇEKİLİŞLER
Bilet satın alan tüm konuklar, Anneler Günü’ne özel düzenlenecek büyük çekilişe otomatik olarak dahil edilecek.
Çekiliş ödülleri:

  1. Ödül — Survivor Finali izleme deneyimi
  2. Ödül — MasterChef çekimi canlı izleme deneyimi
  3. Ödül — Şef imzalı özel önlük
    Çekiliş, etkinlik sırasında bilet numaraları üzerinden gerçekleştirilecek.
    ETKİNLİK KURALLARI:
    Etkinlik kapı açılış saati: 11.00’dir. Etkinlik kapı kapanış saati: 19.00’dur. 12 yaş altı ziyaretçiler ücretsizdir ve alana ebeveyn eşliğinde giriş yapabilir. Etkinlik alanına dışarıdan yiyecek ve içecek alınması yasaktır. Etkinliğe giriş ücretlidir. Etkinlik alanına giriş için satın alınan bilet bedeline yalnızca giriş hakkı dahildir; etkinlik alanı içerisinde sunulan yiyecek ve içecekler bilet fiyatına dahil olmayıp ayrıca ücretlendirilecektir.
    Organizasyon, programda ve sahne akışında değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Etkinlik alanında organizasyon tarafından fotoğraf ve video çekimi yapılabilir.
    Etkinlik alanında güvenlik kurallarına uyulması zorunludur.
    Organizatör firma etkinlik için uygun görmediği kişileri bilet ücretini iade etmek kaydı ile içeri almama hakkına sahiptir.
    Organizasyon şirketi, öngörülmeyen ve kaçınılmaz nedenlerden ötürü programda her türlü değişiklik yapma hakkını saklı tutar.
    Organizasyon şirketi, bilet fiyatlarında değişiklik yapma hakkına sahiptir.
    Etkinlik süresince biletinizi ve/ veya bilekliğinizi saklayınız.
    Etkinlik her türlü hava koşulunda gerçekleştirilebilir. Organizasyon tarafından iptal edilmediği sürece bilet iadesi yapılmaz.
    Etkinlik alanına yanıcı, patlayıcı (deodorant, sprey, parfüm, kolonya vb. gibi), parlayıcı, kesici ve delici olarak kullanılabilecek her türlü alet, termos, motor kaskı ve lazer imleci ile girilmemektedir.
    Satın alınan biletler organizatörün yazılı izni olmaksızın promosyon, kampanya veya yarışmalarda kullanılamaz.
    Tüm katılımcıların kimliklerini yanlarında bulundurması ve istendiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir.
    Etkinlik alanında yanınızda bulunan eşyaların sorumluluğunun size ait olduğunu hatırlatmak isteriz.
    Etkinlik alanı tekerlekli sandalye ile giriş, çıkış ve dolaşım için uygundur.
    Güvenlik personeli, etkinlik alanına giren herkesi güvenlik aramasına tabii tutacaktır.
    Etkinlik alanına giriş yapan seyircilerin alandan çıkış yapmaları halinde haklarını kaybederler, tekrar alana girebilmeleri için yeni bilet satın almaları gerekmektedir.
    Etkinliğe katılan kişilerin fotoğraf ve video çekimlerinin tanıtım materyallerinde kullanım hakkı etkinlik organizasyonuna ait olup katılımcı, etkinliğe katılarak bu hakkın kullanılmasını kabul etmektedir.

TÜRKİYE YOLLARINDA (5)

İsmail DEMİRAY

Karlıova’da sabah uyandığımızda yağmurlu soğuk bir havada yolculuk bekliyor bizi. Üstelik gideceğimiz yolların zorlu olması pek olası.

Duble yollardan Karlıova’dan Erzincan’a kısa ve rahat bir yolculukla mümkünken biz yolumuzu daha zorlu ve maceralı olabilecek Yedisu ilçesi üzerinden sürdürmeye karar veriyoruz.

Yoğun ve dinmeyen bir yağmura eşlik ederek çıkıyoruz yola. Yavaş ve tedbirliyiz, zamanımız çok. Yol çok dar ve yıllardır bakım görmemiş asfalt bir zemin. Yer yer çukurlarla dans ediyoruz. Sürekli yağan yağmur nedeniyle zemin kaygan ve virajlar başlıyor, dik inişler, çıkışlar ve yanımızda her metrede biraz daha büyüyen, çılgınlaşan, kükreyerek akan bir çay/nehir karışımı su deryası.

KORKULU YOLCULUK

“Perisu”ymuş adı. Daha da esrarengiz oluyor yolculuğumuz. Yolda ne gelen, ne giden, nereye gidiyoruz biz böyle. Hava da yağan yağmur nedeniyle gittikçe karardı, arabanın ışıklarını görüyoruz önümüzde.

Her virajı birinci vitese düşerek en sola yapışarak alıyorum. Yolun sağında yer yer toprak kaymaları yaşanmış, önümüzde düşen taşların arasında yavaşça yol alıyoruz. Döndüğümüz bir virajda (nihayet bir araçla karşılaşıyoruz) kamyonetle kafa kafaya geliyoruz, geri giderek yol veriyorum, zor geçiyor.

Devam yola yavaşça. Yedisu ilçesine 15 km kala Kaynarpınar köyünün içinden geçerken duvarlarda “KÖYÜMÜZDE JES İSTEMİYORUZ” yazıları, iki yerde karşımıza çıkıyor. Selamlıyoruz çevresi, doğası için mücadele edenleri.

Bir sonraki köyde yolumuzun üzerinde iki kadını aracımıza alıyoruz. İkisi de genç kadınlar ve Yedisu ilçesinde İşkur yoluyla çalışmaya gidiyorlarmış. Her gün bu yolu gidip geliyorlarmış. Genellikle postane arabasıyla veya taksi tutarak. Sohbet ediyoruz, Tekirdağ’a kız vermişler yıllar önce; “Ne oynarmış bu Trakyalılar beyaaaa” diyerek güldürüyorlar bizi. Oynarız diyoruz, tencerenin tıkırtısına bile.

JES’LERE HAYIR

Bu civarda JES’lerden çektikleri sıkıntıları konuşuyoruz. Eylemlere destek verdiklerini, mücadelenin içinde olduklarını belirtiyorlar, biz de onlara destek verdiğimizi iletiyoruz.

Yedisu ilçesine varıyoruz nihayet. Köy kadar, küçümencik bir yer Yedisu. Yolcularımızın çay ikramını kırmayarak biraz nefeslendikten, çeşmelerinden sularımızı tazeledikten sonra yolumuzun kalan yarısını tamamlamak için yola çıkıyoruz. “Dikkatli olun, özellikle taş düşmelerine karşın” uyarıları üzerine gergin bir şekilde başlıyor yine yolculuğumuz ve kalan 40 km’lik yolu ancak iki saatte ve çok dikkatli bir şekilde tamamlayarak bizi Erzincan yönüne götürecek olan duble yola çıkınca rahatlıyoruz. Yollar tehlikeli ama manzaralar muhteşemdi. Anılarımıza yenilerini katmış olurken bir yolculukta ilk defa korkarak araç sürdüğümü ve çok gerildiğimi hissediyorum.

Erzurum’u göremediğimiz gibi türkülere geçmiş bağlarını da göremesek de uzaktan bir selam vererek geçiyoruz Erzincan’ın yanından. Refahiye ilçesinin içinde  veriyoruz molamızı. Açlığımızı bastıran atıştırmalıklardan sonra çaylarımızı da içerek şöyle bir turluyoruz ilçenin içinde, meydanda saat kulesinden fotolarımızı çekerek İmranlı üzerinden konaklama hedefimiz olan Zara’ya ulaşıyoruz.

ZARA GÜZEL İNSANLARIN MEMLEKETİ

Zara, Kızılırmak Nehri’nin hemen kenarında kurulmuş şirin bir ilçe. Yoğun bir alevi kültürünün egemenliği yakın ve sıcak insan ilişkilerinde kendini hissettiriyor. Öğretmen Evi çalışanları büyük bir içtenlikle karşılıyor ve konuk ediyorlar bizi. Sürpriz yaşıyoruz akşam yemeğinde çorbalı, patlıcan kebaplı, pilavlı ve cacıklı sulu yemeğin özlemi içinde tıka basa doyuruyoruz kendimizi. İlçede yürüyerek biraz turladıktan sonra herken saatte dinlenmeye çekiliyoruz. Artık dönüşe geçme zamanı geldi.

Sabah iki gün sürecek olan dönüş yolculuğumuzun ilk durağı olan Gölbaşı’na doğru kırıyoruz direksiyonumuzu. Duble yollardan otobana geçerek Ankara civarında navigasyonun azizliğine uğruyoruz ve aynı yerde iki defa dönerek sorarak buluyoruz yolumuzu. Günün bitmesine zaman var daha ve karar değiştirerek Gölbaşı yerine merak ettiğimiz Beypazarı’na dönüyoruz.

ÜFLE DE ÜFLE

Akşam saatlerinde ilçe girişinde trafik ekipleri karşılıyor bizi. 22’yi görünce üfle demelerine gülerek üflüyoruz, boşuna umutlanmışlar, bütün gün yolculukta promil mi kalacak sanki, sabah üfletseydiler belki dememize gülerek uğurluyor memur beyler bizi.

Beypazarı küçük, şirin tarihi dokusunu yaşatabilmiş bir ilçe. Küçük Öğretmen Evi’nde sakin ve huzurlu bir gece geçirdikten sonra sabah tarihi çarşısından yöreye özgü simitlerinden alarak Güdül’de kısa bir kahvaltı molasının ardından otobanda başlayan maceralı yolculuğumuza devam ediyoruz.

Genelde yolun en sağ şeridinden 90 kilometrelerde yolculuğumuz sürüyor da sürüyor, tırların arkasında, bütün araçlar bizi solluyor önce, sonra tırları. İstanbul’a yaklaştıkça heyecanımız da artıyor. Gezmek, görmek güzel ama ille de minareleri göreceğiz ya, heyecanımız bundan işte, Edirne’mize dönüyoruz.

ÜÇ SAATTE ÜÇ KÖPRÜ

Kocaeli yakınlarında hafızamın oyununa uğruyorum. Yapıldığından beri üzerinden geçemediğim Osman Gazi Köprüsü’ne dönüyor direksiyonumuz. Oysa amacımız bir an önce Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden Edirne’ye uzanmak. Gidiyoruz Osman Gazi’den yine gidemediğimiz göremediğimiz İznik’i şöyle bir uzaktan selamladıktan sonra tekrar Osman Gazi üzerinden İstanbul ve Yavuz Sultan Selim üzerinden Edirne’ye doğru. Rekor kırmışımdır sanırım, üç saat içinde üç defa köprüden geçen adam.

Akşam saatlerinde otobanda Trakya yolculuğu sonunda Edirne’ye varıyoruz. Uzaktan görmek bile mutlu etmeye yetiyor Edirneli gezginleri.

Gittik, gördük, gezdik, yazdık. 15 gün sürdü turumuz. Daha önce gidemediğimiz, göremediğimiz rotalar önemliydi, tamamlandı. Bu gezimiz ile birlikte Türkiye’de gitmediğimiz bölge, sınırlarından geçmediğimiz il kalmadı. Keyifli, zorlu yolculuklar yaptık. Memleketimizin insanını tanımaya, anlamaya çalıştık.

Her yerde güzel karşılandık, uğurlandık. Türkiye insanıyla en ufak bir sıkıntımız olmadı. Çalışıyor Türkiye insanı. Her yerde, her alanda. Çalışırken üretiyor, değer katıyor memleketimize.

Ve; bu kadar zengin, doğal kaynakları güçlü, üreten çalışan insanlara sahip bir ülke de; bu kadar yoksulluk, fakirlik, yağma, doğa katliamı. Bunları da gördü gözlerimiz. Üzüldük, sorguladık.

Mesajımızı da aldık aslında. Doğu’da Kaynarpınar köyünde evin duvarında yazılan mesajdaydı çare; “JES’lere HAYIR!”

Yani mücadele, yarınlar, güzel günler için.

İzmir’in Kara Günü

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)  Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, İzmir’in ‘Kara Günü’nün 107. yılında, bir daha aynı kara günleri yaşamamak için Atatürk’ün gösterdiği yolda birlik beraberlik ve dayanışma içince ilelebet yürümenin gerektiğinin bilinmesini istediklerini bildirdi.

ADD  Edirne Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yıldönümü dolayısıyla yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

“30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi ile fiilen sona eren Osmanlı İmparatorluğu, 13 Kasım 1918’de önce İstanbul olmak üzere itilaf Devletlerince işgal edilmeye başlandı. Yunanlılar, I. Dünya Savaşının sonlarına doğru İtilaf Devletlerinin tarafına geçerek onlarla birlikte savaştılar. Savaştaki hizmetlerine karşılık İzmir ve civarını istediler. İtilaf Devletleri Yunan Başbakanı Venizelos’a verdikleri sözü yerine getirmek için İzmir’in işgalini haklı gösterecek sebepler aramaya çalıştılar.

Yunanlı Venizelos, Aydın Hıristiyanlarının tehlikede olduklarını Türkler tarafından yok edileceklerini ileri sürerek yardım istedi. Paris’te kurulan komisyon kendileri adına Yunan ordusunun bu işi çözmesini düşündü ve İzmir’in işgaline karar verdi. 14 Mayıs 1919’da İngiliz, Fransız, Amerikan ve Yunan donanmaları İzmir limanına girdiler. İngiliz Amiral Galdrop 17’nci Kolordu komutanlığına verdiği notada Mütarekenin 7. Maddesine göre İzmir istihkamları ile civarındaki arazinin Yunanlılar tarafından işgal edileceğini ve mukavemet olunmamasını bildiriyordu. Bu nota üzerine telaşa düşen Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa İstanbul Hükümetine vaziyeti bildirerek fikirlerini sordu. Osmanlı Harbiye Nazırı verdiği cevapta: ‘Amiral Galdop’un bu teklifi mütareke şartları icabı olduğundan muvafakat edilmesi tabii olduğu’nu bildiriyordu. Yunan işgaline karşı ilk hareket İzmir Türk Ocağı’nda toplanan gençlik kitlesinde görüldü. İşgalden bir gece evvel cephanelik yağma edilerek halk karşı koymaya hazırlandı. İzmir kan dökmeden Yunanlılara teslim edilmeyecekti.

İzmir’in işgali Yunanistan için büyük bir önem taşıyordu; Megola İdea yani büyük Yunanistan ideali artık gerçekleşmekteydi. Yunanlıların yaptıkları işgal hareketleri bölgede düzeni sağlamak yerine Türk nüfusunu yok etmek için katliam yapılması şeklinde gerçekleşmiştir. Bu durumu daha önceden tahmin eden Türk halkı bu nedenle İzmir’in işgaline diğer işgallerden daha fazla tepki göstermiştir.

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği söylentileri kentte yayılmaya başladığında, Türkler derin bir endişe ve kaygıya, Ortodoks Rumlar da büyük bir sevince kapılmışlardı. Bu karmaşa ortamında, Hasan Tahsin gazetesinde yazdığı coşkulu ve cesur sözlerle dikkat çekmeye devam ediyordu. Başta Mustafa Necati, Vasıf Çınar gibi yurtseverlerin öncülüğünde Maşatlık(İzmir) Mitingi yapılması ve Redd-i İlhak Cemiyeti kurulması çalışmaları sürerken o bu sürecin içinde yer almıştı. Ona göre Maşatlık Mitingi çok daha görkemli olmalı, işgale karşı mutlaka tepki gösterilmeliydi. 15 Mayıs gecesi İzmir’li Türkler hemen hemen hiç uyumamış; işgalin başladığı sabah saatlerinde, Konak Meydanı ve Kordonboyu’nda çok sayıda İzmir’li toplanmıştı.

15 Mayıs 1919 sabahı Pasaport’tan İzmir rıhtımına çıkan Yunan birliklerinin yürüyüşü Konak Meydanı’na yönelmişti. Türkler üzgün ve endişeli, İzmirli Rumlar coşkulu ve sevinçliydi. İzmir Metrapoliti Hrisostomos, karaya çıkan Yunan askerlerini tuz, ekmek ve şarap ikram eden Rum kızlarının arasında vaftiz ediyordu. İzmir için tam bir Kara Gün’dü. Hasan Tahsin(Recep oğlu Osman Nevres),15 Mayıs 1919′da İzmir’e çıkan Yunan Efzun Alayı askerlerinin taşkın davranışları karşısında tek başına ilk kurşunu ateşleyerek Türk direnişini başlatan sembol isim oldu.Saat on bir sıralarında Konak Meydanı’na ulaşıp Kemeraltı’na doğru yöneldikleri sırada bir silah sesi işitildi.İlk kurşunu alayın sancaktarı teğmene sıkarak öldüren Hasan Tahsin, ardından kurşunu bitene kadar devam etti. Önce büyük bir telaş ve kaçışma yaşandı; ardından da Yunan askerleri derhal saldırı düzeni alarak, Sarı Kışlaya karşı yoğun bir ateş açmaya başladılar ve bununla yetinmeyerek, askeri kıraathanede bulunanları, sokaklardaki insanları mitralyözlerle biçtiler. Artık, bir anda dört-beş yüz kişi birden şehit edilmiş; sonradan bu sayı İzmir’in yakın çevresindekilerle birlikte 2.000’e kadar çıkmıştı. Öldürülenler arasında Hasan Tahsin de vardı ve cesedi Kordonboyu’nda sürüklenerek parçalanmış bir halde bulunmuştu.

Başkent İstanbul’dan karşı konulmaması emrini alan Türk subay ve erleri kışlalarında insafsızca şehit edildiler. Daha sonra hükümet konağı ve diğer resmi daireleri basarak buralardaki memur subay ve erleri türlü eziyetlerle gemilere götürüp günlerce aç bıraktılar. Bunlardan bir kısmını da dipçik vuruşları ile zorla ‘Yaşasın Venizelos’ diye bağırmağa zorladılar. Boyun eğmeyenler ise şehit edildiler. 17’nci Kolordu Askerlik İşleri Reisi Erkanıharp Miralayı Süleyman Fethi Bey başından çıkarılmak istenen kalpağını eliyle tutarak: ‘Bağırmam’ dedi ve derhal şehit edildi. Yunanlılar çarşıya girip dükkanları da yağmaladılar. İzmir’in işgali ve bu işgal esnasında meydana gelen kanlı olaylar İstanbul ve Anadolu halkı tarafından duyulduğu zaman yer yer mitingler yapıldı. İzmir katliamı Ulusu susturup sindiremedi. Bu olayın doğurduğu acıyı ruhunun ta derinliklerinde duyan Türk Ulusu kurtuluşu silaha sarılmakta buldu. Yer yer hazırlanarak ilk milli savunma teşkilatını kurdu.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, İzmir’in ‘Kara Günü’nün 107. Yılında, bir daha aynı kara günleri yaşamamak için Atatürk’ün gösterdiği yolda birlik beraberlik ve dayanışma içince ilelebet yürümemiz gerektiğinin bilinmesini istiyoruz. Bağımsızlık mücadelemizdeki şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.”

Aramızdan ayrılanlar

SELİME DALYAN VEFAT ETTİ

Dombay Köyü sakinlerinden merhum Ahmet Dalyan(ın eşi, Rasim, Rüstem, merhum Yusuf, Sevdiye ve Nasıf Dalyan’ın anneleri Selime Dalyan 93 yaşında vefat etti. Merhume, Kıyık Yeni Camide dün öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

FERİHA TEMEL VEFAT ETTİ
Süleyman Danişment Köy sakinlerinden merhum Mehmet Temel’in eşi, Kamile, Ferdane, Bahri, Mahmure Lamia ve Nurdane Temel’in anneleri Feriha Temel 89 yaşında vefat etti. Merhume, dün Süleyman Danişmment Köy Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

Gencan: CHP baba ocağım

Olgay GÜLER

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, özel bir televizyon kanalında ‘AK Parti’ye geçeceği’ iddialarına yönelik, partisinin merkez ilçe danışma kurulu toplantısı öncesi açıklama yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi il başkanlığında, Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, Parti Meclisi üyesi Mahir Yüksel, il başkanı Yücel Balkanlı, il ve ilçe teşkilatı ve çok sayıda partilinin katılımıyla merkez ilçe danışma kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıdan önce İl Başkanı Balkanlı ve Belediye Başkanı Filiz Gencan basın açıklaması yaptı.

‘YAPAY GÜNDEM OLUŞTURUYORLAR’

CHP İl Başkanlığı önünde gerçekleştirilen açıklamada ilk olarak konuşan İl Başkanı Balkanlı, ülkenin asıl gündeminin hayat pahalılığı, ekonomi, adalet ve geçim sıkıntısı olduğunu belirterek, ortaya atılan yapay gündemlerle bunları geçiştirildiğini söyledi. Balkanlı, “Ne yazık ki AKP temsilcileri ve bu anlayışa gönüllü şekilde hizmet eden bazı çevreler vatandaşın gerçek sorunlarını konuşmak yerine televizyon ekranlarında, sosyal sosyal medyada ve çeşitli mecralarda yapay gündemler oluşturarak Edirne’nin ve toplumun dikkatini başka alanlara çekmeye çalışmaktadır. Çünkü onlar vatandaşın mutfağının konuşulmasını istemiyor. Geçim sıkıntısının konuşulmasını istemiyor. Ekonominin konuşulmasını istemiyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bu anlayışın karşısındayız. Biz, enerjimizi dedikodudan değil halktan alıyoruz. Gerilimden değil dayanışmadan alıyoruz. Kutuplaştırmadan değil birlikte mücadele etmekten alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; Türkiye’nin artık daha fazla gerginliğe değil, adalete, huzura, güvene ve samimiyete ihtiyacı vardır. Birazdan gerçekleştireceğimiz danışma kurulu toplantımızda da yine aynı anlayışla Edirne’nin ihtiyaçlarını vatandaşlarımızın beklentilerini, örgütsel çalışmalarımızı ve önümüzdeki döneme ilişkin mücadelemizi değerlendireceğiz” dedi. 

‘CHP TÜRKİYE’NİN UMUDUDUR’

CHP’nin Türkiye’nin umudu olduğunu dile getiren Balkanlı, “Cumhuriyet Halk Partisi, bugün Türkiye’nin umudu, Türkiye’nin birinci partisidir. Yerel yönetimlerimizle, örgütlerimizle, kadrolarımızla, halkın içinde olmaya, vatandaşın gerçek sorunlarına çözüm üretmeye devam ediyoruz Çünkü biz bu ülkenin geleceğine inanıyoruz ve biliyoruz ki birlikte mücadele edenler kazanır, birlikte yürüyenler başarır. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri olarak bizler de aynı kararlılıkla mücadelemizi büyütmeye, halkımızla omuz omuza yürümeye ve Türkiye’ye yeniden adaletle umutla ve dayanışmayla buluşturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

‘AYNI YERDEYİZ’

Belediye Başkanı Gencan da, özel bir televizyon kanalında çıkan AK Parti’ye geçeceği iddialarına yönelik, “Dün akşamki hadiseyle ilgili de şunu söylemek istiyorum; benim işim gücüm Edirne. 4 Aralık 2023’te yine baba ocağında belediye başkanlığı aday adayı açıklamamı yapmıştım. O gün yola çıkarken belirlediğimiz çizgilerimiz vardı. Edirneli hemşerilerimize verdiğimiz sözler vardı. Bugün gururla ifade etmek istiyorum ki her türlü zorluğa rağmen ikinci senemizi tamamladık. Büyük bir mücadeleyle, şehrimizin birçok kronik problemini, altyapısından, üstyapısına, otogarı, otoparkı, önümüzdeki günlerde yapacaklarımız; ‘Edirneli hemşerilerimize ait olanı Edirne’lilere vereceğiz’ dedik. O yüzden yine aynı yerdeyiz. Bugün yine baba ocağındayız. Ne yazık ki başkanımın da az önce ifade ettiği gibi toplumun gerilime değil, toplumun bu dedikodulara değil, toplumun gerçek sorunlarını biz tartışmak zorundayız ki az sonra da aslında yukarıda bizler bunu yapacağız. O yüzden gündemin böyle meşgul edilmesi de benim için çok üzüntü verici. Buradaki yerel basındaki arkadaşlarımızın hepsi bilir. Biz bir araya geldiğimizde asla da siyaset üretme tarzımız olmadı. Şehrimizde yaptıklarımız, şehrimize yapacaklarımız, bunları tartışılmasıdır. Dolayısıyla gerilim siyasetinden beslenmiyoruz. Bizler Edirne için mücadele ediyoruz. Örgütümüz de öyle. Ben Edirne Belediye Başkanı olarak da öyle” şeklinde konuştu.

‘CHP BABA OCAĞIM’

CHP’nin baba ocağı olduğunu dile getiren Gencan, “Cumhuriyet Halk Partisi canı gönülden bağlı olduğum baba ocağım. Bu şehirde bir sözümüz var. Bize oy veren, oy vermeyen herkesin hakkını savunacağız. Herkesin hukukunu savunacağız. Herkese hizmet götüreceğiz. Çok şükür bugün geldiğimiz noktada da, bunu da yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. O yüzden ben Edirneli hemşerilerime buradan tekrar seslenmek istiyorum. 2023 yılının Aralık ayında yola çıkan Filiz’le bugün karşınızda duran Filiz. Daha çok mücadele edecek ama üstüne koyacağız, daha çok çalışacağız. Dolayısıyla bugün ne güzel, burada hep beraberiz. Böyle de olmayı devam edecek. Ben hep şunu söylüyorum; ben şehrimin dayanışma ruhuyla gurur duyuyorum. Bir arada yaşama duygusuyla gurur duyuyorum. Bu böyleydi, bundan sonra da böyle olmaya devam edecek” diye konuştu.

Hedef İstanbul!

Olgay GÜLER

Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen ve 2 gün sürecek ‘İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar’ etkinlikleri, mevlit okunması, Helva-i Hakani ikramı ve mehteran konseriyle başladı.

Edirne Valiliği tarafından İstanbul’un fethinin 573’üncü yıl dönümü kapsamında, 15-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen ‘İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar’ programı cuma namazı öncesinde Selimiye Camisi’nde okunan Kuran ve mevlit programıyla başladı. Namaz çıkışında vatandaşlara Osmanlı saray mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden olan Helva-i Hakani (Hakan Helvası) ikram edildi. Tarihi caminin meydanında sahne alan Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Birliği, seslendirdiği marşlarla vatandaşlara duygulu anlar yaşattı. Konseri Vali Yunus Sezer’in yanı sıra protokol üyeleri ve çok sayıda Edirneli ilgiyle takip etti.

VALİ SEZER: BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜN BAŞLANGIÇ NOKTASI EDİRNE’DİR

Konser sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Edirne Valisi Yunus Sezer, fethin Edirne için önemine dikkat çekerek, “Son derece önemli bir gün. Yıllardır devam eden, geçen yıl da büyük ilgi gören ‘İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar’ programımızı bu yıl da bugün itibarıyla başlatıyoruz. Bundan 573 yıl önce, yine arkamızda bulunan Ulu Cami ve Eski Cami’den, Fatih Sultan Mehmet Han’ın önderliğinde, Akşemseddin Hazretleri’nin mübarek duaları eşliğinde Osmanlı ordusu İstanbul’a doğru hareket etmişti. Bir çağı kapatıp yeni bir çağ açan büyük fetih yürüyüşünün başlangıç noktası işte bu kutlu şehir Edirne olmuştu. Bugün bizler de 573 yıl öncesinin o manevi atmosferini yeniden hatırlamak, o ruhu yeniden yaşatmak amacıyla burada bulunuyoruz. Geçmişten aldığımız ilhamla, tarihimize sahip çıkarak bu anlamlı programı hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Bugün mehteran takımımız gece gündüz demeden büyük bir emekle çalıştı. 18 kişilik özel bir mehteran ekibi kuruldu. Kendilerine emekleri ve katkıları için teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda yarın öğleden sonra başlayacak olan fetih yürüyüşünde atlı birliklerimiz yer alacak. Yaklaşık 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli katılımcı, Birinci Ordumuzun ve Jandarma Genel Komutanlığımızın destekleriyle bu büyük yürüyüşe eşlik edecek. Program kapsamında konserler ve çeşitli etkinlikler gece yarısına kadar devam edecek. Geçen yıl fetih canlandırmasını video ve ışık gösterileriyle gerçekleştirmiştik. Bu yıl ise bini aşkın dron eşliğinde, gökyüzünde yeniden o büyük fetih sahnesini canlandırarak programımızı taçlandıracağız. Şimdiden tüm kıymetli hemşehrilerimizi ve şehrimize gelecek ziyaretçilerimizi yarın gerçekleştirilecek fetih yürüyüşüne ve akşam yapılacak programlara davet ediyoruz” dedi.

500 KİŞİLİK TEMSİLİ ORDU VE DRON GÖSTERİSİ

Etkinliklerin ikinci gününde ise kenti fetih coşkusu saracak. Bugün gerçekleştirilecek programda Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Temsili Fetih Ordusu, Şahi topları ve komando birliklerinin katılımıyla görkemli bir fetih yürüyüşü düzenlenecek. T129 ATAK helikopterinin havadan eşlik edeceği etkinliklerin finalinde ise gökyüzünde bin dron ile “Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi” temalı bir gösteri sunulacak. 15-16 Mayıs tarihleri arasındaki kutlamalarda kentin tarihi noktaları fetih ruhuna uygun olarak çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Gençlik Haftası başladı

Gençlik Haftası açılış çelenk sunma töreni, Edirne’de büyük bir coşku ve gurur içerisinde gerçekleştirildi.

Gençlik Haftası’nın başlaması dolayısıyla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce Edirne Valiliği önünden Atatürk Anıtı’na gençlik yürüyüşü gerçekleştirildi. Tören kapsamında Atatürk Anıtı’na çelenk, Gençlik ve Spor İl Müdürü Selim Ak tarafından sunuldu. Ardından Edirne Belediye Bandosu eşliğinde Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı okundu. Bayraklar İstiklal Marşı okunurken Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Antrenörü Deniz Azaz Koç ve Aziz Özcan gözetiminde Sporcu Eğitim Merkezi’nin 7 sporcusu tarafından göndere çekildi.

Gençlerin yoğun katılım gösterdiği törende, Gençlik Haftası’nın birlik, beraberlik ve milli değerler açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı.

Gençliğin enerjisi ve Türkiye’nin yarınlarına duyulan inançla başlayan Gençlik Haftası boyunca çeşitli sportif, kültürel ve sosyal etkinlikler gerçekleştirilecek.

İstanbul’da Hızlı ve Güvenli Çelenk Gönder

İstanbul çelenk gönder ihtiyacı; düğün, nikah, açılış, taziye ve kurumsal törenlerin yoğun yaşandığı bir şehirde her geçen gün artmaktadır. Avrupa ve Anadolu yakası olmak üzere iki ana coğrafya, 39 ilçe ve milyonlarca nüfusla İstanbul, sevkiyat planlaması açısından özel bir lojistik düzene ihtiyaç duyar.

Çelenk Atölyesi 1997’den bu yana Harman Çiçekçilik altyapısıyla bu sahada faaliyet gösterir. Akatlar Etiler merkezindeki atölyesi ve marka servis filosuyla şehir içi sevkiyatları doğrudan yönetir. Türkiye geneli teslimat için kullanılan 1.200’ü aşkın bayi ağı dışında, İstanbul’a özel altyapı şehrin yapısına göre özelleştirilmiştir.

İstanbul’a Çelenk Göndermenin Temel Adımları Nelerdir?

İstanbul çelenk gönder süreci sade bir akışla planlanır. İlk adımda gönderim yapılacak ilçe ve tören türü belirlenir; düğün, nikah, açılış, cenaze veya nişan kategorilerinden biri seçilir. İkinci adımda Çelenk Atölyesi koleksiyonundan uygun model bulunur; bütçe aralığı filtrelenebilir. Üçüncü adımda tören saatine yetişebilecek teslim saati hesaplanır; İstanbul içi sevkiyatlar Akatlar Etiler atölyesinden çıkış yapar.

Dördüncü adımda çelenk üzerine yazılacak mesaj ve gönderici bilgisi eklenir. Son olarak güvenli ödeme adımı tamamlanır ve sipariş takibi otomatik açılır. Süreç boyunca müşteri hizmetleri hattı ek bilgi sunar; üye paneli üzerinden teslimat anlık görüntülenir.

Hangi Tören Türleri için İstanbul’a Çelenk Gönderilir?

İstanbul’da en yoğun çelenk gönderimi düğün ve nikah törenlerinde yapılır. Şehirdeki düğün salonları, otel balo salonları ve nikah daireleri her hafta yüzlerce törene ev sahipliği yapar. Düğün ve nikah çelengi modelleri genellikle iki katlı veya tek katlı; beyaz, krem ve pembe ağırlıklı kompozisyonlardan oluşur.

Bunun dışında açılış ve tören çelenkleri kurumsal etkinliklere yönelik gönderilir; mağaza açılışları, ofis açılışları ve fuar etkinlikleri için bu kategori tercih edilir. Cenaze çelengi gönderimleri taziye iletişimi için sade ve saygın modellerle yapılır. Nişan töreni çelenkleri zarif tasarımlarıyla öne çıkar. Çelenk Atölyesi koleksiyonu bu beş ana kategoriyi ayrı sayfalarda sunar.

Avrupa ve Anadolu Yakasına Aynı Gün Teslim Nasıl Planlanır?

İstanbul’un iki yakası birbirinden köprülerle bağlı olsa da trafik koşulları farklılık gösterir. Şehir içi sevkiyat için iki coğrafyaya özel hatlar tasarlanmıştır.

Çelenk Atölyesi’nde istanbul çelenk gönder hizmeti, bu iki coğrafyaya özel sevkiyat hatlarıyla planlanır. Avrupa yakasında Beşiktaş, Şişli, Bakırköy ve Beyoğlu gibi merkezi ilçeler için sevkiyat süresi kısa tutulur. Anadolu yakasında Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir ve Maltepe ilçeleri benzer planlamayla teslim edilir. Akatlar Etiler atölyesinden çıkan marka servis araçları, tören saati öncesinde adrese yerleşim desteği sunabilir.

Aynı gün teslim için sipariş kabul saatleri kategori sayfasında belirtilir; öğleden önce verilen siparişler aynı gün içinde teslim edilir.

İstanbul İlçelerine Göre Teslimat Detayları

Aşağıdaki tablo İstanbul’un belli başlı ilçelerinde sevkiyat altyapısının nasıl planlandığını özetler.

YakaÖrnek İlçelerSevkiyat KaynağıAynı Gün Teslim
Avrupa Yakası MerkezBeşiktaş, Şişli, BeyoğluAkatlar Etiler atölyesiMümkün
Avrupa Yakası ÇevreBakırköy, Bahçelievler, EsenlerMarka servis filosuMümkün
Anadolu Yakası MerkezKadıköy, Üsküdar, AtaşehirMarka servis filosuMümkün
Anadolu Yakası ÇevreMaltepe, Pendik, KartalServis ve bayi koordineliMümkün
Asya Uzak BölgelerTuzla, Şile, ÇekmeköyBayi ağı ile koordineliPlana göre
Avrupa Uzak BölgelerSilivri, Çatalca, ArnavutköyBayi ağı ile koordineliPlana göre

Kurumsal Alıcılar için İstanbul İçi Çelenk Gönderimi

Kurumsal müşteriler için İstanbul içi çelenk gönderim süreci özel olarak optimize edilmiştir. Açılış, taziye, kurumsal düğün katılımı ve fuar etkinlikleri için çok sayıda gönderim tek bir panel üzerinden yönetilir. Çelenk Atölyesi kurumsal paneli şu hizmetleri sunar:

  • Çoklu sevkiyat oluşturma ve tek seferde onay
  • İlçe bazlı teslim saati optimizasyonu
  • Marka kartviziti ve özel mesaj uygulaması
  • E-fatura ve cari hesap entegrasyonu
  • Hesap yöneticisi atanma imkânı

Bu altyapı operasyon ekiplerinin yıllık yüzlerce gönderim üzerindeki yükünü hafifletir. ISO 9001 kalite yönetim sistemi tüm kurumsal süreçlerde geçerli kalır. Harman Çiçekçilik 1997’den bu yana kurumsal müşterilere uçtan uca tedarik hizmeti sunar.

Sık Sorulan Sorular

İstanbul’da En Geç Ne Zaman Çelenk Siparişi Verilirse Aynı Gün Teslim Olur?

Aynı gün teslim için ideal saat öğleden önce verilen siparişlerdir. Çelenk Atölyesi Akatlar Etiler atölyesinden hazırlık başlatır ve marka servis araçlarıyla sevkiyatı yönlendirir. Tören saati öğleden sonra ise sabah verilen siparişler rahatlıkla yetişir. Akşam törenleri için öğleden sonra verilen siparişler de aynı gün teslim edilebilir.

İstanbul’un Her İlçesine Sevkiyat Yapılır mı?

Evet, Çelenk Atölyesi Avrupa ve Anadolu yakası toplam 39 ilçeye sevkiyat sağlar. Merkez ilçeler Akatlar Etiler atölyesinden marka servis filosuyla; çevre ilçeler bayi ağı ile koordineli olarak teslim edilir. Tuzla, Şile, Silivri, Çatalca gibi uzak bölgelere gönderimler önceden planlanır. Sipariş öncesinde ilçe bilgisi netleştirilir.

Düğün Salonu ve Otele Teslim Yapılır mı?

Evet, İstanbul’daki düğün salonlarına, otel balo salonlarına ve nikah dairelerine çelenk gönderimi yapılır. Çelenk Atölyesi servis araçları tören başlamadan önce konum yerleşim desteği sunabilir. Salon görevlisi veya organizatörle teslim koordinasyonu sağlanır. Düğün ve nikah çelengi modelleri için ilgili kategori sayfası incelenebilir.

İstanbul’a Çelenk Gönderiminde Ödeme Nasıl Tamamlanır?

Çelenk Atölyesi sitesinde güvenli SSL altyapısı kullanılır. Kredi kartı, banka havalesi ve kurumsal müşteriler için cari hesap üzerinden ödeme alınır. E-fatura otomatik oluşturulur. Memnuniyet garantisi ve vazo ömrü güvencesi süreç boyunca geçerli kalır. İstanbul içi gönderimlerde de aynı standartlar uygulanır.