Edirne’nin İpsala İlçesine bağlı Sarpdere Köyü’nden olan genç oyuncu Sümeyye Aydoğan’ın yıldızı her geçen gün daha da parlıyor. Son olarak NOW TV’de yayınlanan ‘Yer altı’ dizisinde Sultan karakterine hayat veren 27 yaşındaki Sümeyye Aydoğan güzelliği yanında oyunculuğu ile de büyük beğeni topluyor. Genç oyuncu geçtiğimiz hafta sona eren ve dünyanın sayılı büyük organizasyonlarından olan “79’uncu Cannes Film Festivali” kırmızı halısında yüzü olduğu markanın mücevherleriyle yürüyerek dikkatlerin odağında oldu.
Festivalde Türk televizyonun yıldızlarından biri olarak öne çıkan oyuncu, görünümüyle uluslararası moda sahnesine de güçlü bir giriş yaptı. Paris merkezli mücevher markası Messika’nın yeni marka elçisi olan Aydoğan, Cannes kırmızı halısında, kırmızı elbisesi ve markanın mücevherleriyle ilk kez görüntülendi. Aydoğan, beyaz altın üzerine yerleştirilen armut kesim pırlantalardan oluşan yüzük ve kolye takımıyla adeta ışıldadı.
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ MEZUNU
Anne ve babasının görevleri nedeniyle 2 Nisan 1999 tarihinde İstanbul’da doğan Sümeyye’nin çocukluğu Edirne ve Aydın’da geçti. İlkokuldan bu yana oyunculuğa merakı olan Sümeyye, üniversite eğitimi için İstanbul’a gitti ve 2022 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden mezun oldu. Oyunculukta başarılı bir performans sergileyen, üniversite yıllarında da çeşitli dans yarışmalarına katılan Sümeyye Aydoğan, Oyuncu Serenay Sarıkaya ‘ya benzerliği ile de ilgi çekiyor.
YERALTI DİZİSİNİN SULTANI
İlk oyunculuk deneyimini 2020 yılında Aile Hükümeti filmiyle yaşayan Sümeyye, 2021 yılında yayımlanan Kahraman Babam dizisinde “Menekşe” karakteriyle de ilk dizisinde yer aldı. Daha sonra Sadakatsiz dizisinde “Ceren”, Netflix’te Geçen Yaz filminde “Oya” karakterini canlandıran Sümeyye, ilk başrolü olan Duy Beni dizisinde “Melisa Gerçek” olarak beğeni topladı. 2023 yılında FOX’ta yayımlanan Taçsız Prenses, Kanal D’de yayımlanan Dönence, Akif, Magarsus, 2024’te Hatıran Yeter, Gaddar, Sustalı Ceylan adlı dizi ve filmlerde oyunculuğunu sergiledi. Genç oyuncu, son olarak da NOW’da yayımlanan Yeraltı dizisinde canlandırdığı “Sultan Hanoğlu” karakteriyle izleyiciden tam not alıyor.
Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, parklar ve yeşil alanlar başta olmak üzere kamusal alanlarda çevre temizliğini korumak ve kent estetiğini güçlendirmek amacıyla denetimlerini sürdürüyor.
Başta Şehit Astsubay Ömer Halisdemir 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı ile Barış Parkı (Suni Gölet) olmak üzere birçok noktada gerçekleştirilen denetimlerde, çevreyi kirleten kişi ve durumlara yönelik kontroller yapıldı.
KABAHATLER KANUNU KAPSAMINDA İŞLEM UYGULANDI
Yapılan çalışmalar kapsamında çevreyi kirlettiği tespit edilen şahıslara, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu gereğince idari para cezası uygulandığı bildirildi.
“ÇEVRE TEMİZLİĞİ ORTAK SORUMLULUĞUMUZ”
Edirne Belediyesi’nden yapılan açıklamada, parkların ve kamusal alanların temiz tutulmasının yalnızca kurumların değil, tüm vatandaşların ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada ayrıca, çevre temizliğinin korunması ve daha yaşanabilir bir kent ortamının sürdürülebilmesi amacıyla denetimlerin aralıksız devam edeceği belirtildi.
Vatandaşların çevreyi kirleten kişi ve durumlara ilişkin bildirimlerini 153 Çözüm Edirne hattı üzerinden iletebileceği ifade edildi.
Edirne’de 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 3 bin 50 olurken, 1,12 çocuk ile toplam doğurganlık hızı en düşük 6. il olarak yer aldı.
Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından derlenmiş olan doğum verilerini kullanarak “Edirne İli Doğum İstatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:
“2025 yılında canlı doğan bebek sayısı, Edirne’de 3 bin 50 olmuştur.
Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4’ü erkek, %48,6’sı kız oldu. Edirne’de canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 3 bin 50 olmuştur. Edirne’de doğan 3 bin50 bebeğin 1581’i erkek, 1469’u ise kızdır.
Edirne ili 1,12 çocuk ile toplam doğurganlık hızı en düşük 6. il olmuştur.
Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kalmaya devam etti.
Edirne ilinin doğurganlık hızı ise 2025 yılında 1,12 olmuştur. İllerin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu iller ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu illeri 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi. Edirne ise en düşük iller arasında 1,12 ile 6. sırada yer aldı.
2025 yılında Edirne ili kaba doğum hızında binde 7,2 en düşük 5. il olmuştur.
Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir.Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Edirne ilinde bu oran binde 7,2 olmuştur. Kaba doğum hızı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 23,9 ile Şanlıurfa oldu. Bu ili binde 21,1 ile Şırnak, binde 17,9 ile Mardin izledi. Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 6,6 ile Zonguldak oldu. Bu ili binde 6,8 ile Bartın, binde 6,9 ile Giresun izledi. Edirne ili kaba doğum hızında en düşük beşinci il olmuştur.
Edirne ilinde ilk doğumdaki ortalama anne yaşı 27,6 oldu.
İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli oldu. Bu ili 29,0 yaş ile Artvin, 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize izledi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu illeri 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi. Edirne ilinde ilk doğumda ortalama anne yaşı 27,6 ile 28. sırada yer aldı.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde çocuklar için anlamlı bir destek geldi. Edirne ve Kırklareli’nde ikamet eden 287 çocuğa bayramlık kıyafet desteği gerçekleştirildi.
Vakfiyelerde bulunan hayır şartları gereği, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün burs, aylık gibi sosyal hizmetlerinden yararlanan çocuklara hediye bayramlık kartları ulaştırıldı. 5 bin lira değerindeki kartlar ile çocukların gönüllerindeki bayramlık kıyafetlerini alabilmeleri amaçlanıyor.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, gerçekleştirilen çalışma ile ilgili olarak “Sosyal hizmet verdiğimiz çocuklarımız adına önce hediye kartlarımızın teminini yaptık. Saha çalışmasıyla her bir çocuğumuza ve velilerine ulaşarak hediye kartlarını teslim ettik. İçlerinde 5 bin TL bulunan kartlarla istedikleri, kendilerine yakıştırdıkları kıyafetleri alabiliyorlar. Çocuklarımızın mutluluğunu gördüğümüzde biz onlardan bir kat daha fazla mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Tarihçi Yazar Ali Arslan, Lüleburgaz’daki Sokollu Mehmet Paşa Camii’nin durumunun oldukça vahim olduğuna dikkat çekerek, Sokollu ailesinin yıllar önce cami ve sıbyan mektebindeki haklarını devrettiği Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün ivedilikle bu konu üzerine eğilip sorunu çözmelerini istedi.
Arslan, Hudut’a ilettiği, “Kentimizin biricik mirası Sokollu Mehmet Paşa Camii’nin son hali üzüntü verici!” başlıklı yazısında şunlara yer verdi:
“Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi;
Ülkemizin Menzil Külliyeleri’nin en büyüğü olup, Mimar Sinan şehrimizdeki bu eserinde, sade ve maksada uygun nispetlerle merkezi (Dua kubbesi) ile arasta, kervansaray ve medreseyi muntazam planda bir bütün olarak düşünmüştür. 40.000 metrekarelik alanı kaplayan külliye binaları camii, medrese, çarşı, kervansaray, hamam, sıbyan mektebi ve köprüden ibaret olup, 1935’te yerel yöneticiler tarafından imaret ve kervansaray temele kadar yıktırılmış, bu yıkım Atatürk’ün emri ile doldurulmuştur.
Cami:
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi’nin tek mekanlı cami plan şemasının çeşitlemesini yansıtan kubbeli haremi, çift revaklı son cemaat yeri, kuzey batıdaki tek şerefeli minaresi ve medrese ile paylaşılan avlusu ile en dikkati çeken bölümüdür. Harim (iç mekan), 17.60 x 13.50 m ölçülerinde dikdörtgen plandadır. Güney ve kuzey cephelerde 3.78x 1.25 m boyutlarında duvar payeleri, 12.50 m çapında büyük kubbe ile örtülüdür. Harim, askı kemeri için açılmış üç sıra pencere düzenlemesini yansıtır. Doğu ve batı duvarlarda alt seviyede düzenlenmiş sivri kemer alınlıklı sekiz pencere mevcuttur. Güney ve kuzey duvarlarda simetrik olarak açılmış üç sıra pencere vardır. Güney duvar ortasında beş cepheli, sekiz sıra mukarnas kavsarlı mihrap nişi ile batısında minber bulunmaktadır. Camiinin kuzeyinde, ibadet mekanının doğu ve batısında çift bölümlü son cemaat yeri bulunur. İç mekanda; Taşa bağlı süsleme, tuğla alçı, kalemişi, ahşap, vitray, demir ve kurşuna bağlı süslemeler, bitkisel ve yazıyla oluşturulan bezemeler, ahşap süslemede ünlü Ahmet Karahisari nin çalışması, pencerelerde vitraylar, ünlü Hasan Çelebinin kalem işi süslemeleri mevcuttur. Özellikle camiinin iç mekan tasarımı mükemmeldir. Hasan Çelebi’nin açık mavi üzerine beyaz kitabeleri ve devrinden kalma kalem işleri yanında, mermer mihrap, geometrik şebekeli minber, kaş kemerli ve mermer şebekeli müezzin mahfili, camiinin ferah mekânını iyice zenginleştirmektedir.
GELELİM BU KUTSAL MEKANIN BUGÜNKÜ DURUMUNA
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi’nin bugün ayakta kalan yapılarından biri de Camiidir. Ancak son günlerde yaptığımız bir çalışmada gördük ki durum o kadar vahim ve içler acısıdır. Caminin fiziki yapısının kuzey yanı duvarları, doğu Yanı duvarları, güney yanı duvarlarının tüm kesişim bölgelerinde ağır derecede rutubetlenmeler ve çürümeler mevcuttur. Özellikle caminin doğu yanındaki tüm duvar kesişim bölgeleri ağır derecede rutubetlenmiştir. Duvar patlakları mevcuttur. Özellikle; Mihrap, Minber ve Vaaz kürsüsünün bitişiğindeki duvarlarda doğu tarafından patlaklar ciddi boyuttadır. Lafı uzatmadan aşağıda çok yakın bir zamanda çektiğim fotoğraflar konunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. Bilindiği gibi Sokollu Ailesi yıllar önce Cami ve sıbyan mektebindeki haklarını Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne devretmiştir. Bizler şehrin yurttaşları olarak bir duyarlılıkla, ilgililerin ivedilikle bu konu üzerine eğilip sorunu çözmelerini istememizdir. “
ÖĞRETMEN ORHAN GÖKERKÜÇÜK VEFAT ETTİ Saime Gökerküçük’ün eşi, Okan ve Özlem Gökerküçük’ün babaları Emekli Öğretmen Orhan Gökerküçük 72 yaşında vefat etti. Merhum; dün Kırklareli Poyralı Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
GAZİ CELAL KOÇ VEFAT ETTİ Kıbrıs Gazisi Celal Koç 73 yaşında vefat etti. Neriman Koç’un eşi, Atakan ve Serkan Koç’un babaları, Elif ve Senem Koç’un kayınpederleri Ahmet Efe, Ayaz, Emir, Arda ve Ege Koç’un dedeleri olan merhum, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
YUSUF ARDA VEFAT ETTİ Edirne Defterdarlığından emekli Yusuf Arda 84 yaşında vefat etti. Saliha Arda’nın eşi, Burhan Arda ve Gülay Araz’ın babaları olan merhum, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi iş birliğinde yürütülen, farklı toprak işleme yöntemlerinin ve ekim zamanlarının ayçiçeği verim ve verim unsurlarına etkilerinin araştırıldığı projede, 2’nci yıl ekimleri yapıldı.
Kentte Dr. Birol Deviren’e ait üretim alanında sürdürülen proje kapsamında, mayıs ayı 3’üncü ekim çalışmaları tamamlandı. Proje kapsamında farklı toprak işleme yöntemleri ile ekim zamanlarının ayçiçeği verimi üzerindeki etkilerinin belirlenmesi ve elde edilen sonuçların üreticilere rehber olması hedefleniyor. Çiftçi şartlarında yürütülen çalışmalarda pulluk ile toprak işleme, çizel ile toprak işleme ve anıza ekim olmak üzere üç farklı yöntem uygulanarak ekimler yapıldı. Ayrıca mart ve nisan aylarında ekimi yapılan ayçiçeklerinin çimlenme ve çıkış durumları yerinde incelenerek, teknik değerlendirmelerde bulunuldu.
Ekim çalışmalarına Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, teknik personel ve üreticiler katıldı. Köse, üreticilerin yanında olmaya ve verimli, sürdürülebilir tarım uygulamalarını desteklemeye devam edeceklerini bildirdi.
Olgay GÜLER Edirne’de bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali kapılarını sanatseverlere açtı.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi ve Trakya Üniversitesi destekleriyle; Resim Heykel Müzeleri Derneği ile Yaratıcı Çocuklar Derneği öncülüğünde düzenlenen bienalin açılışı, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’nde gerçekleştirildi. Açılışa Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Trakya Üniversitesi (TÜ) Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler, bienalin küratörü Didem Çapa, çok sayıda sanatçı ve sanatsever katıldı.
’23 ÜLKEDEN 218 SANATÇININ KATILIMIYLA GERÇEKLEŞİYOR’ Serginin koordinatörü Didem Çapa, bienale destek veren tüm kurumlara teşekkür ederek, “Edirne Bienali’nin ilkini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi, Trakya Üniversitesi, Edirne Kültür Müdürlüğü ve bunun dışında 4 müze, 10 sanat galerisi, 5 üniversite, birçok dernek ve vakfın desteğiyle gerçekleştiriyoruz. Gerçekten büyük bir organizasyon. 23 ülkeden 218 sanatçının katılımıyla gerçekleşiyor. Kreatörlerimiz sizlere farklı mekanlarda kendi bakış açılarından, köprüleri yorumluyor olacaklar. Köprüler hiçbir zaman için bir noktadan bir noktaya sadece geçmek için kullanılmadı. Birçok karşılaşmanın birçok buluşmanın da merkeziydi. Biz de bu bienalin çoklu ortamda var oluşunu yeni karşılaşmalar, yeni buluşmalar ve hepimizin aklında yeni pencereler açmak üzere tasarladık” dedi.
‘KÖPRÜLER SANATIN KURDUĞU BAĞLARDAN DA YAPILIR’ TÜ Rektörü Mustafa Hatipler de, bienalin gönüller arasında görünmez köprüler kuracağını söyleyerek, “Köprüler temasıyla bu yıl ilk kez düzenlenen ve gönüller arasında görünmez köprüler kuracak olan Edirne Bienali’nin açılışında sizlerle birlikte olmanın tarifsiz heyecanı içindeyim. Köprülerin esas malzemesi taş değildir aslında. Köprüler, insanın insana uzattığı ellerden, sanatın kurduğu bağlardan da yapılır. Bu bienal, işte böyle bir köprüdür” diye konuştu.
‘KÖPRÜLER TEMASI ÇOK ANLAMLI’ Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, Edirne’nin tarih boyunca kültürlerin, dillerin, inançların ve insan hikayelerinin kesiştiği bir şehir olduğunu belirterek, “Tunca’nın ve Arda’nın şekillendirdiği bu kadim şehir yüzyıllardır çarşılarıyla, kervansaraylarıyla, camileriyle ve sokaklarıyla farklı hafızaları bir arada taşıyor. Bu yüzden bienalin ilk yılında köprüler temasını seçmesi çok anlamlı. Çünkü Edirne’de köprü yalnızca iki yakayı birbirine bağlamaz, geçmişiyle bugünü bağlar, insanla insanı bağlar, yerel olanla evrensel olanı buluşturur” şeklinde konuştu.
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, köprüleriyle ünlü Edirne’nin sanatla buluştuğunu söyleyerek, “ Köprüler temasıyla hazırlanan Edirne bienalinin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunacağına, ilimizin dünya kültür alanında önemli bir yer edineceğine yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
‘EDİRNE’NİN TARİHİ VE KÜLTÜREL YÖNÜYLE ÖN PLANA ÇIKMASI ÇOK ÖNEMLİ’ Edirne Valisi Yunus Sezer de, sağanak nedeniyle konuşmasını sergi alanında yaptı. Vali Sezer, Edirne’nin çok güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptığını kaydederek, “Bunun arkasında çok büyük bir emek var. Köprüler buranın simgesi ve fiziki olarak insanları buluşturduğu gibi gönülleri, kültürleri de aslında birleştiren ve çok kozmopolit bir olgu. Bu anlamda oluşan birlikteliği burada yansıtma imkanı bulacağız. İnsanların, şartların, kültürlerin, fiziki olarak şehirlerin köprüler neyi buluşturuyorsa bütün temaları gördüğüm kadarıyla işleniyor. Bu hem Edirne’mizin tanıtım açısından çok önemli, hem de Edirne’nin kendisi zaten baktığımız zaman bir anıt şehir, bu kadar tarihi ve kültürel yapıya sahip dünyada çok ender yer var. Dolayısıyla Edirne’nin de bu tarihi yönüyle, kültürel yönüyle bir şehir olarak ön plana çıkması bizim açımızdan çok önemli” dedi. Vali Sezer ve beraberindekiler, Ekmekçizade Kervansarayı’nda köprüler temasıyla açılan sergi alanlarını gezerek, sanatçılardan bilgi aldı.
EDİRNE BİENALİ 21 Mayıs – 28 Haziran 2026 tarihleri arasında devam edecek bienal; hafıza, kimlik, göç, teknoloji ve kültürel çeşitlilik gibi güncel meseleleri çağdaş sanat aracılığıyla tartışmaya açıyor. Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Edirne’nin mimarisi, nehirleri ve çok kültürlü yapısı da bienalin ana temasına zemin oluşturuyor. Bienalin koordinasyonunu Didem Çapa üstlenirken, küratör ekibinde Atilla Güllü, Coşar Kulaksız, Fırat Arapoğlu, Görkem Kızılkayak, Gu Zhenqing, İsmail Erim Gülaçtı ve Songül Güneş Gültekin yer aldı. Kent genelinde 20’yi aşkın noktaya yayılan bienal rotasında; Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı, Devecihan Kültür Merkezi, Karaağaç Gar Binası ve tarihi köprüler önemli duraklar arasında yer aldı. Sergilerin yanı sıra performanslar, konserler, söyleşiler ve atölyeler de sanatseverlerle buluşacak. Bienal kapsamında fotoğraf, yeni medya, heykel, performans ve yapay zekâ alanlarında hazırlanan eserler ziyaretçilere sunulacak.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren özel bir maden ocağında işçiler, 3 aylık maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle greve başladı.
Doruk Madencilik işçilerinin ödenmeyen ücret ve tazminatları için başlattığı 9 günlük eylem, 26 Nisan’da uzlaşmayla sonuçlandı. Ülke genelinde ses getiren söz konusu eylemin ardından Uzunköprü’de faaliyet gösteren özel bir maden ocağında çalışan işçiler, 3 aylık maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle greve başladı. İşçiler, greve başladıktan işten çıkarılmaya başladıklarını iddia ederek, yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. Haklarını aramak üzere grevlerine devam eden işçiler, aynı zamanda video da çekip sosyal medya aracılığıyla tüm Türkiye’den destek beklediklerini belirtti.
İşçilerin çektiği videoda, konunun içeriğine yer verilerek, “Dün itibariyle maaşlarımızı alamadığımız için geri dönük 3 aylık maaşlarımızı alamadığımız grev başlattık. İşe girmeme hakkımızı kullanıyoruz. Bunun için dün işe girilmedi diye şirket bize teker teker çıkış verdi. Biz sadece hakkımızı istedik. Şirket küçülmeye gitmeye çalışıyor. Bunun için de konuşanlara teker teker çıkış verildi. Biz buradan hakkımızı almadan hiçbir yere gitmeyeceğiz. Herkesin burada çoluğu, çocuğu var. Herkes evine ekmek götürmek zorunda. 3 aydır maaş alamıyoruz. 3 aydır bir eve ekmek girememesi dile kolay. Gerekirse yarın saat 9’da ocaktan çıkılacak Uzunköprü’ye yürüyüş yapılacak. Bizi bütün Türkiye’nin desteklemesini istiyoruz. Tek istediğimiz bu. Sadece hakkımızı istiyoruz. Gerekirse Ankara’ya CİMER’e bütün yazılarımızı yazacağız, her şeyi yapacağız. Şu anda kimse gelip bize açıklama yapmıyor. Telefonlarımıza teker teker çıkış tarihi geliyor. Hakkınızı yasal yollarla arayın diyorlar. Bayram geldi, bu kadar insan 3 aydır maaş alamamış, halen bizimle gülünç bir şekilde, geçiştirerek konuşturuyorlar. Bayram sonu bu işçiler tekrar burada kalacak. Tekrardan bu grevimiz devam edecek. Biz buradan hakkımızı, yıpranmalarımızı, maaşlarımızı her şeyimizi almadan bu şirketten ayrılmayacağız. Lütfen bütün Türkiye sesimizi duysun” denildi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, bu yıl Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olması nedeniyle gurbetçi gelişlerinin erken başladığı, başta Kapıkule Sınır Kapısı olmak üzere Bulgaristan ve Yunanistan’a açılan 4 sınır kapısında tüm hazırlıkların sürdüğünü söyledi.
Vali Sezer ve beraberindeki heyet, Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nın VİP salonunda, yaklaşan Kurban Bayramı ve gurbetçi sezonuyla ilgili Bulgar yetkililerle görüştü. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Vali Sezer, toplantıda, yaklaşmakta olan bayram tatili boyunca hem Türkiye’ye girişte hem de çıkışta alınacak tedbirleri değerlendirdiklerini söyledi.
‘BAYRAM NEDENİYLE GURBETÇİ SEZONU ERKEN BAŞLADI’
Sezer, 22 Haziran’da başlayıp Eylül’ün 15’i itibariyle bitecek olan gurbetçi sezonunu hatırlatarak, “Yaklaşmakta olan gurbetçi sezonuyla ilgili olarak geçen yıl da benzer bir toplantı yapmıştık ve burada vatandaşlarımızın hem Bulgaristan girişinde beklememeleri, hem de Türkiye’den dönüşte beklememeleri için gerekli tedbirleri beraber planlamıştık. Bu sene de bunları tekrar gözden geçirmek üzere böyle bir toplantı düzenledik. Bu sene 9 günlük bayram tatili olması nedeniyle gurbetçi sezonumuz da erken başlamış durumda. Şu anda gurbetçilerimiz de ülkemize giriş yapmaya başladılar. Bir taraftan da ülkemizde yaşayan vatandaşlarımız da, Bulgaristan’a hem tatil, hem de ziyaret amacıyla gidiyorlar. Onları planlama imkanımız oldu” dedi.
‘GÖRÜŞMELERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ’
Geçen yıl aynı sezonda yaklaşık 1 milyon 209 bin günlük ortalama araç giriş ve çıkışı olduğunu hatırlatan Sezer, “Ayrıca aynı dönemde günlük ortalama 14 bin aracımızın giriş ve çıkışı oldu. bu sene de yine yolcu girişi olarak baktığımız zaman da 4 milyon 786 bin yolcu girişi ve çıkışı, günlük ortalama 55 bin civarında da yolcu giriş ve çıkışı var. Bunlar çok büyük rakamlar, çok büyük bir iş potansiyeli demek. Bunları yönetmek sadece Türkiye değil, karşı tarafın da aynı şekilde alacağı tedbirlerle mümkün. Burada hem İçişleri Bakanımızın hem de Ticaret Bakanımızın bizleri yönlendirmesiyle de görüşmeleri gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
‘İLAVE 300 PERSONEL GÖREVLENDİRİLECEK’
Bu yıl da Ticaret Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından ilave personel görevlendirileceğini dile getiren Sezer, “Bu yıl hem Ticaret Bakanlığımızdan personel görevlendirmesi, hem İçişleri Bakanlığımızın ilave personel görevlendirmesiyle yaklaşık 300 burada ilave personel yaz boyunca bu sene de yine bu hizmetlere devam edecek, kendi personelimiz dışında. Bu sene yine Haziran itibariyle kapılardaki canlı kamera görüntülerini paylaşmaya başlayacağız. Onunla ilgili olarak vatandaşlarımız da, gurbetçilerimiz de hangi kapı daha müsaitse oraya gitme, sıra beklememek için oraya gitme imkanı olacak. Yine bu sene bir farkımız var, Bulgaristan’ın Avrupa Birliği’ne dahil olmasıyla beraber biliyorsunuz orada da yüz tanıma sistemi ve parmak izi alma sistemine geçiş oldu. Dolayısıyla da bizim bekleme sürelerini de etkileyeceğini öngörüyoruz. Bununla ilgili olarak ne tür tedbirler alınabilir, onu da görüştük. Onlar da kendi alanlarıyla bir görüşme gerçekleştirecekler. Mobil cihazların artırılması dahil olmak üzere birçok tedbiri de onların da planlayacaklarını öngörüyoruz” şeklinde konuştu.
‘GEREKLİ TÜM ALTYAPIYI HAZIRLAYACAĞIZ’
Sınır kapılarında, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli bütün altyapı hazırladıklarını dile getiren Sezer, “Burada vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli bütün altyapıyı biz hazırlayacağız. Bayramdan hemen sonra başlayacağız bunlarla ilgili olarak. Sadece Kapıkule için değil Hamzabeyli ve Pazarkule kapılarımızda yine benzer altyapı hazırlıklarımız olacak. Bu sene bir farkımız daha var kendimizi ilgilendiren. O da yurt dışına çıkışta biliyorsunuz bu sene yapılan düzenlemeyle vatandaşlar trafik cezası, ücretli yolla ilgili olarak ödenmemişse onların tahsil sınırı da buradan da sınıra gelmeden internet bankacılığı üzerinden ya da uygun bir yerde bunların ödenmesi olursa burada da bekleme olmayacağını öngörüyoruz. Çünkü çok sayıda vatandaşımızın giriş ve çıkış yaptığı bir yerde bir dakikalık oyalanma bile inanılmaz kuyruklara sebebiyet veriyor. Bir diğer konumuz da bu sene yine erken müdahale ekibi oluşturduk. Nerede tanıklık varsa, hangi birimi ilgilendiriyorsa onunla ilgili olarak 24 saat esasına göre çalışacak, erken müdahale ekiplerimizi de sahalarımızda görevlendirmiş olacağız” ifadelerini kullandı.