Kategori arşivi: Ekonomi

Çerezlik kabakta ilk hasat

Olgay GÜLER
Edirne Valisi Yunus Sezer, Havsa ilçesine bağlı Arpaç Köyü’nde, ‘hanım tırnağı’ olarak adlandırılan çerezlik kabak hasadına katıldı.


Vali Sezer, Havsa ilçesine bağlı Arpaç Köyü’nde çerezlik kabak hasadına katıldı. İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, Vali Yardımcısı Eyyüp Batuhan Ciğerci, il genel meclis üyeleri ve köylülerin de katıldığı hasat etkinliğinde konuşan Vali Sezer, çerezlik ayçiçeği ve kabak ekimini yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi.


‘AMACIMIZ SÖZLEŞMELİ EKİM’
Edirne Valiliği bünyesinde kurulan ‘Edirne Yöresel’ markasıyla, kentin önemli lezzetlerini Türkiye’nin dört bir yanındaki market raflarında tüketiciyle buluşturduklarını belirten Sezer, “Çerezlik ayçiçek ekimin yeniden yaygınlaştırmamız lazım. Edirne Yöresel şu anda Türkiye’de en hızlı büyüyen yöresel. Bu sene de şu ana kadar 7 ay geçti ve 10 milyona yakın cirosu oldu. Şu anda bütün Türkiye genelindeki Tarım Kredilerle başladık, Migroslar, Happy Center’lar ve yerel marketlerle anlaşma yapıyoruz. Buradaki amacımız da sözleşmeli çiftçi modeli. Sözleşme yaptık, ektirdik, diğerleriyle de sözleşme yaptık, ektirdik. Seneye Mahmutbey kurufasülyesini ektirdik, Siğili bamyasının ekimini yaptırdık. Yer fıstığımız şu anda tüm Türkiye’deki Tarım Kredi marketlerinde var. Yine çeltiğimiz İpsala markasıyla tüm marketlere giriyor” dedi.


‘KARA DUMAN VE HANIM TIRNAĞINI YÜZLERCE DÖNÜME EKTİRECEĞİZ’
Edirne’yi Türkiye’de ve dünyada her yerde tarım alanında tanıtmayı hedeflediklerini kaydeden Vali Sezer, “Bu da bunlardan bir tanesi. Yani Meriç fıstığının yanına ‘Kara Duman’ ayçiçeğini ve ‘Hanım Tırnağı’ kabak çekirdeğini ekliyoruz. Şimdilik paketleme gibi standart çalışmalarını bitirdik. Üretimimiz az ama inşallah raflara girecek. Önümüzdeki yıl için şimdiden üreticilerimizle sözleşmeler yapacağız. Yüzlerce dönüm alanı inşallah ektireceğiz ve Edirne Yöresel adı altında tüm marketlerde bunun pazarlaması ve satışını yapacağız” diye konuştu.

Onsa Rafineri ile Gram Altın Yatırımının Avantajları

Gram altın yatırımını güvenle yapmak isteyenler için en doğru yöntemlerden biri, güvenilir rafineri firmalarından alışveriş yapmaktır. Onsa Rafineri, sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesi ve müşteri memnuniyetine verdiği önem ile yatırımcıların güvenle tercih edebileceği bir firmadır.

Bu firma sayesinde yatırımcılar, düşük prim oranları ile gram altın alım-satım işlemlerini gerçekleştirebilirler. Onsa Rafineri’nin altın ürünlerine, Türkiye genelindeki yetkili bayiler aracılığıyla ulaşmak mümkündür.

Özellikle gram altın yatırımı yapmayı düşünenler için, Onsa Rafineri tercih ederek kaliteli altın ürünlerine güvenle sahip olabilir ve yatırımlarını güvence altına alabilirler.

Onsa Rafineri aracılığıyla yatırımcılar, yetkili satıcılar üzerinden gram altın satın alabilir ve uzun vadede kazanç elde etme fırsatını yakalayabilirler.

Gram Altın Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Gram altın, küçük yatırımcılar için oldukça uygun bir seçenek olarak öne çıkar. Düşük maliyetlerle altın almak isteyenler için ideal bir yatırım enstrümanı olan gram altın, her bütçeye hitap eder. Ancak, yatırım yapmadan önce bazı temel bilgilere sahip olmak önemlidir.

Öncelikle, gram altın satın alırken güvenilir kaynakları tercih etmek büyük önem taşır. Hem internet üzerinden hem de kuyumculardan alışveriş yaparken, lisanslı firmalar ile çalışmak olası riskleri minimize eder.

Ayrıca, piyasa koşullarını yakından takip etmek, altın fiyatlarının döviz kurları ve global ekonomik gelişmelere bağlı olarak değiştiği göz önünde bulundurularak yatırım stratejisi geliştirmek gerekmektedir. Altın fiyatları sürekli olarak dalgalandığından, yatırımcıların güncel fiyatları takip etmeleri önemlidir.

Son olarak, satın aldığınız altını güvenle saklamak, yatırımınızın güvende kalmasını sağlar. Ev veya ofis gibi yerlerde saklamak yerine, banka kasaları veya kiralık depolar tercih edilmelidir.

Gram Altın Yatırımı Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?

Altın yatırımı, yıllardır yatırımcıların tercih ettiği güvenli limanlardan biridir. Özellikle yüksek altın fiyatları karşısında daha küçük birimlerle yatırım yapmak isteyenler için gram altın ideal bir seçenektir.

Bu yatırım türünde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, güvenilir bir altın satıcısından alım yapmaktır. Satıcının piyasadaki itibarı ve güvenlik önlemleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, altın fiyatları ve dalgalanmalar iyi analiz edilmeli, alım-satım kararı bu doğrultuda verilmelidir.

Bunların yanı sıra, çeyrek altın satın almadan önce komisyon, vergi ve diğer masrafları öğrenmek yatırımınızı daha sağlıklı yönetmenizi sağlayacaktır. Bu hususlara dikkat ederek, daha bilinçli yatırımlar yapmak mümkündür.

Hurda Fiyatları Uçuşa Geçti! Elinizdeki Hurdayı Şimdi Değerlendirin

Hurda fiyatları son zamanlarda ciddi bir artış gösteriyor. Geri dönüşümün öneminin giderek arttığı günümüzde, hurda malzemeler geri dönüşüm sektöründe büyük değer kazanıyor. Bu durum, hurda alım satımı yapan kişiler için önemli bir kazanç fırsatı yaratıyor. Peki, bu fiyatlar ne durumda? Elinizdeki hurdaları nasıl değerlendirebilirsiniz? İşte hurda fiyatlarına dair güncel bilgiler ve fırsatlar!

Güncel Hurda Fiyatları (2024)

Hurda sektöründe belirleyici olan birçok faktör bulunur. Metalin türü, kalitesi ve piyasa koşulları hurda fiyatlarını doğrudan etkiler. Aşağıda, en güncel hurda fiyatlarını bulabilirsiniz:

Hurda TürüGüncel Fiyat (TL/Kg)
Hurda Demir11,50
Hurda Bakır300,00
Sarı Hurda170,00
Krom Hurda48,00
Hurda Kablo220,00
Kurşun Hurda65,00
Çinko Hurda70,00
Alüminyum Hurda65,00

Gördüğünüz gibi, hurda fiyatları oldukça cazip seviyelere yükselmiş durumda. Özellikle bakır, sarı hurda ve hurda kablo fiyatları, hurda alım satımı yapanlar için ciddi kazançlar vadediyor. Bu yüzden elinizde bulunan hurdaları doğru zamanda satmak, size önemli kazançlar sağlayabilir.

Hurda Bakır: En Değerli Hurda

Hurda bakır fiyatlarının 300 TL/kg seviyelerine çıkması, geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olan bu malzemenin değerini gözler önüne seriyor. Elektrik kabloları, borular ve diğer birçok alanda kullanılan bakır, geri dönüşüm sürecinde yüksek verim sağlıyor. Eğer elinizde hurda bakır bulunuyorsa, bunu hemen değerlendirmek büyük bir avantaj olacaktır.

Sarı Hurda ve Hurda Kablo: Kazanç Kapınız

Sarı hurda fiyatı 170 TL/kg ile dikkat çekiyor. Sarı hurdalar genellikle pirinç ve bronz alaşımlarından elde edilen malzemelerdir. Özellikle endüstriyel alanlarda sıkça kullanılan bu metaller, geri dönüşüm sektöründe büyük talep görüyor.

Hurda kablo ise 220 TL/kg fiyatıyla oldukça cazip. İçerisinde bakır barındıran kablolar, geri dönüşümde yüksek getiriler sunar. Elektrik ve inşaat sektörlerinde sıkça kullanılan kabloların geri dönüşümü, doğaya katkı sağlamanın yanı sıra cebinizi de dolduracaktır.

Diğer Hurda Fiyatları ve Değerlendirme

Krom, çinko, kurşun ve alüminyum gibi diğer metal türleri de geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahiptir. Hurda fiyatları her ne kadar bakır ve kablo kadar yüksek olmasa da, bu metallerin de piyasa değeri artış gösteriyor.

Özellikle alüminyum, geri dönüşümde tekrar işlenebilme özelliği sayesinde doğaya zarar vermeden tekrar kullanılabilir. Çinko hurdalar da geri dönüşümde yaygın olarak kullanılır ve fiyatı 70 TL/kg seviyelerine kadar çıkmış durumda.

Hurda Fiyatlarındaki Artışın Sebepleri

Hurda fiyatlarının son dönemde yükselişe geçmesinin birden fazla nedeni bulunuyor. Küresel metal talebinin artması, enerji maliyetlerinin yükselmesi ve hammaddelerin sınırlı hale gelmesi, fiyatların artmasına neden oluyor. Bu artışlar, geri dönüşüm sektöründe hurda alım satımı yapanlar için büyük fırsatlar yaratıyor.

Hurda fiyatları, piyasa koşullarına göre zaman zaman dalgalanabilir. Ancak şu anki yüksek seviyeler, hurdalarınızı değerlendirmeniz için en uygun dönemlerden biri olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, elinizdeki hurdayı daha fazla bekletmeden satmak size kazanç sağlayacaktır.

Hurda Fiyatlarından Nasıl Yararlanabilirsiniz?

Eğer elinizde hurda bulunuyorsa, bu hurdaları şimdi değerlendirmek için harekete geçmenin tam zamanı. Hurda fiyatları, her geçen gün değişkenlik gösterebilir, bu nedenle güncel fiyatları takip etmek ve doğru zamanda satmak büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Hurda alım satımıyla ilgileniyorsanız, hurda çeşitlerine göre değişen fiyatları inceleyerek en uygun fiyat tekliflerine ulaşabilirsiniz. Özellikle geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren firmalarla çalışmak, hurda fiyatlarından en iyi şekilde yararlanmanıza olanak tanır.

Unutmayın ki geri dönüşüm, hem doğaya hem de ekonominize katkı sağlar. Elinizdeki hurdaları doğru zamanda satarak, hem cebinizi doldurabilir hem de çevreye katkı sağlayabilirsiniz. Hurda fiyatları konusunda en güncel bilgilere sahip olarak, bu kazançlı fırsatları kaçırmayın!

Sonuç olarak, güncel hurda fiyatları her geçen gün artış gösteriyor. Siz de bu fırsatlardan yararlanarak elinizdeki hurdaları şimdi değerlendirebilirsiniz. Geri dönüşümde kazanç kapısı olan hurdalar, doğru zamanda satıldığında size büyük karlar sağlayabilir.

Sütte ‘umut’ kalmadı


Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İpsala İl Genel Meclis Üyesi ve süt üreticisi Cevdet Kurt, süt üreticilerinin para kazanmaması nedeniyle umutlarının kalmadığını ve işletmelerin yavaş yavaş kapanmaya başladığını belirtti.
CHP’li Kurt, İl Genel Meclisi’nin Eylül ayı toplantılarının son birleşiminde konuştu. Kendisi de süt üreticisi olan Kurt, üreticilerin artan maliyetlerle birlikte para kazanamaması nedeniyle, işletmelerini kapadığını söyledi. Kurt, 15 lira olan süt fiyatının 20 lira olması gerektiğini, bakanlığın da 2 lira destek vermesi gerektiğini söyledi.
‘SÜT EN AZ 20 LİRA OLMALI’
Süt üretimi sektöründe çalışan eleman bulunamadığına dikkat çeken Kurt; “Çalışacak eleman bulunamıyor. Bir taraftan maliyetlerin çok yüksek olması ile birlikte 2 yıldır üretici para kazanamamaktadır. Bu işi yapanların artık işletmesini kapatıyor olması ve umudunun kalmaması nedeniyle sütün en az 20 TL olması ve Bakanlık olarak 2 TL destek verilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.


‘SÜT TOZU İTHALATI DURDURULMADIKÇA TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK BİTECEKTİR’
Süt tozu ithalatın durdurulması gerektiğinin altını çizen Kurt, “Süt tozu ithalatını durdurmadıkları sürece Türkiye’de hayvancılık bitecektir. Ayrıca meralarımıza Güneş Enerji Santrali (GES) panelleri yapılmaktadır. Bu nedenle meralarda hayvanların otlak yeri kalmayacağından maliyetler daha da artacak ve hayvancılık bitme noktasına gelecek. Acil önlemler alınması gerekmektedir” diye konuştu.
‘PARAYI SANAYİCİLER KAZANIYOR’
Üreticilerin son 2 yıldır para kazanamamasına karşın, sanayicilerin tam aksine iyi para kazandığının belirten Kurt; “Ulusal Süt Konseyi’ndekiler sadece koltuklarını koruma peşindeler. Onlar lüks otellerde konaklamayı, güzel yerlerde yemek yemeyi bir marifet sanarak toplantılar yapıyorlar. Ama icraatlarında bir şey yok. Parayı kazanan sanayiciler oluyor. Üretici son 2 yıldır zaten para kazanamıyor. Sanayiciler iyi para kazanıyor. Yüzde 100’e yakın oradan kazanç sağlıyorlar. Bizim elimizde olan bir şey değil. Buna hükümetin bir çare bulması lazım” ifadelerini kullandı.
‘MALİYET 14,60 TL, BİZDEN ALINAN SÜT FİYATI 15 TL’
Üreticinin sütten kazanç sağlayamadığına vurgu yapan Kurt, “Markasına göre fiyatları daha da yükseliyor. Bizden alınan sütün fiyatı ise şu anda 15 TL’dir. Sütün bize maliyeti şu anda 14,60 TL’dir. Bu nedenle herhangi bir kazanç sağlamıyoruz. Bakanlık olarak buna acil bir çözüm bulunmalıdır. Yoksa hayvancılık bitme noktasına gelecektir. Şu anda çok kişi işletmesini kapatıyor. Bu durum nereye kadar gidecek? Böylece istihdam da sağlanmayacak. Köyler boşalıyor. Aslında üretici bırakmak istemiyor” şeklinde konuştu.
‘HAYVANLARINI SATIP MEVDUAT FAİZİNE KOYSA DAHA ÇOK KAZANIYOR’
Kurt, üreticinin hayvanlarını satarak mevduat faizinden kazanacağı paranın, süt satışından kazanacağı paradan daha fazla olduğuna vurgu yaparak; “Küçük işletmesi olan bir üreticinin 10 tane hayvanı varsa, bugün tanesi 150 bin TL’den toplam 1 milyon 500 bin TL yapıyor. 10 hayvanını satan üretici bugün 1 milyon 500 bin TL’yi mevduat faizine koysa, en az 60 bin TL para kazanacak. Ama 10 hayvanla üretim yapan üretici bugün 60 bin TL değil; 10 bin TL bile kazanamıyor. Bu nedenle herkes bırakma noktasına geldi. Hayvanını satan faize yatırıyor ve daha çok kazanıyor” ifadelerine yer verdi.
‘SÜT ARTIK SUDAN UCUZ HALE GELDİ’
En azından 1 litre süt ücretiyle 1,5 kilogram yem alınabilmesi gerektiğini söyleyen Cevdet Kurt; “Üretici birliklerinin başkanları eylem mi yapacak, bakanlığa mı gidecek? Ama 2 yıldır hiçbir çözüm bulunmuyor. En azından 1 litre süt ile 1,5 kilo yem alınabilmesi lazım. Bu da yıllardan beri uygulanmıyor. Uygulansa, hayvancılık yapanlar nefes alacak. Süt artık sudan ucuz hale geldi. 0,5’lik su marketlerde 10 TL. Biz de 1 litre sütün 20 TL olmasını istiyoruz. Bakanlığın da buna 2 TL destek vermesi gerekiyor. Desteği de 6 ay sonunda değil; her ay sonunda üreticinin hesaplarına yatırması lazım” açıklamalarında bulundu.
KOMŞUNUN SÜTÜNE BİLE MUHTAÇ OLACAĞIZ’
Edirneli üreticilerden Erdal Akgün, üreticinin sütünün yok pahasına satıldığını belirtip, “Çok uzun yıllardan beri süt fiyatları çok kötü durumda. Artık neredeyse yok pahasına üreticinin sütü satılıyor. Öyle bir dengesizlik var ki süt sektöründeki mandıracılar da artık süt alımını bırakmaya başladı. Süt üreticiliğinde tarih boyunca böyle bir kötü dönem yaşanmadı. Ne yaptıysak sesimizi de kimseye duyuramıyoruz zaten ilgilenmiyorlar da. İktidar bunların yerine çok küçük meselelerle, olmadık işlerle uğraşıyor. Çok fazla uzun süre olmayacak. Öyle bir dönem gelecek ki bu konuda Bulgaristan ve Yunanistan’a bile muhtaç durumda kalacağız. Mandırası olanlar devletten komşuya gidip süt alabilmek için özel izin isteyecekler. Komşunun sütüne bile muhtaç hale geleceğiz” diye konuştu.

Ulus’ta ‘özlenen’ yoğunluk


Olgay GÜLER
Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının tatillerinin bitmesinin ardından yaşadıkları ülkelere dönmesiyle sınır kapılarında yaşanan sakinlik, kent içi ekonomiyi de etkiledi.
Edirne’de gurbetçi sezonunun başladığı Haziran ayıyla birlikte sınır kapılarındaki yoğunluk artınca, kent esnafının en önemli gelir kaynaklarından Bulgar ve Yunan turistlerin gelişinde azalma yaşandı. Hava sıcaklıklarının da mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi komşu ülke vatandaşlarının alışverişinin azalmasında etken oldu. Okulların açılmasına sayılı günler kala gurbetçilerin yaşadıkları Avrupa ülkelerine dönüşlerini tamamlamasıyla sınır kapılarındaki yoğunluk da azaldı. Azalan yoğunlukla birlikte Bulgar ve Yunan turistlerin tercihi dün yeniden Edirne oldu.


‘YOĞUNLUKTAN SON DERECE MEMNUNUZ’
Komşu ülke vatandaşlarının alışveriş için en çok tercih ettiği yerlerden Ulus Pazarı da dün, son dönemin en kalabalık günü yaşadı. Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan, bunun beklenen bir durum olduğunu belirtip, “Bugün oldukça ciddi bir yoğunluğumuz var. Daha önce de söylediğimiz gibi beklentimiz dahilinde bir yoğunluk bu. Avrupa’da çalışan vatandaşlarımızın ülkelerine dönmeleriyle ve okulların da açılması süreciyle beraber artık herkes çalıştığı ülkelere dönmüş durumda. Sınır kapılarımızda şu anda herhangi bir yoğunluk söz konusu değil. Tabii ki bunu fırsat bilen ve uzun zamandan beri de kapıların rahatlamasını bekleyen Bulgar turistler çok yoğun şekilde Edirne’ye akın ettiler. Tabii ki Bulgar turistlerin ilk durağı her zaman olduğu gibi Edirne Ulus Pazarı oldu. Bundan son derece memnunuz. Saat 10.00 gibi otoparkı kontrol ettiğimde araç park edecek dahi yer yoktu. Son derece memnuniyet verici bir durum” dedi.


Pazarda halen yazlık ürünlerin ağırlıkta olduğunu söyleyen Atkoşan, “Ön gördüğümüz şekilde Eylül’ün birinci haftası yoğunluk son derece fazla. Bu artarak devam edecektir, bu şekilde ön görüyoruz. Şu anda yazlık ürünler devam ediyor tezgahlarda, henüz kışlık ürünlere geçiş olmadı çünkü havalar hali hazırda sıcak seyrediyor. Çok aşırı sıcak olmasa bile normal seyrindeki yaz sıcakları devam ediyor. Eylül ayının ortaları ve sonları gibi artık yavaş yavaş yazlık ürünlerin yerini kışlık ürünler alacak diye ekleyebiliriz” diye konuştu.

Arda, Antalya’da damaklara aktı

Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği Antalya Şubesi’nce gerçek-leştirilen özel tadım akşamında Arda Bağcılık’ın ödüllü ürünleri büyük beğeni aldı. Dokuz Sekiz ismiyle Trakya’nın müzik kültürüne vurgu yapan serisi, Edirne sınırlarındaki Gala gölünden alan Gala serisi, etiket tasarımını ünlü karikatürist Tan Oral’ın hediye ettiği Kuşlu serisi ve Rezerv serisi ile tam olarak ilgileriyle buluşan Arda Bağcılık, her seri hakkında dernek üyelerine ayrıntılı bilgi de verdi.
InCity Dergisi’nin son sayısında “Chaîne des Rôtisseurs üyeleri tadımda bir araya geldi” başlığıyla iki sayfasına yer ayırdığı haberinde şunlara yer verildi:
“Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği Antalya Şubesi üyeleri Arda Bağcılık’ın ürünlerinden oluşan özel tadım akşamında, Casa Sur Antalya’nın mutfağından enfes yemekleri eşliğinde bir araya geldiler.
Chaîne des Rôtisseurs, özel olarak hazırlanmış içeceklere ilgi duyan üyeleri için Ordre Mondial des Gourmets Dégustateurs’a katılma seçeneğini sunuyor. Ordre Mondial des Gour-mets Dégustateurs, Chaîne des Rôtisseurs’ün içecekler konusunda uzmanlaşmış ve bunlara odaklanan özel bir bölümü. 2 Eylül 1963’te Paris’te kurulmuş olan bu bölüm, Chaîne des Rôtisseurs’un ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanıyor.


Antalya Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği üyelerinden, Ordre Mondial des Gourmets Dégustateurs’a katılmış olan üyeler Casa Sur Antalya’da, Arda Bağcılık’ın özel sunumlarını Casa Sur Antalya’nın hazırladığı özel eşlikçi, enfes yiyeceklerle değerlendirdiler. Arda Bağcılık, Edirne merkezine 9 km mesafede bir aile işletmesi olarak faaliyetlerine devam ediyor. Baba İlyas Saç bağlara bakıyor, Şeniz Saç Ergincan Toulouse – Fransa’da aldığı önoloji eğitimi sonrası üretim yapıyor. Yavuz Saç şirket yönetimi ve satış – pazarlamadan sorumlu. Antalya akşamında ise; Arda Bağcılık, ödüllü içeceklerini Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği üyelerine sundu. Gecede, üzümün lezzeti, rezerv içecekler ve bu lezzeti geliştiren meşe fıçıların kattığı aromalara eşlik eden Casa Sur Antalya lezzetleri, büyük beğeni aldı.
Dokuz Sekiz ismiyle Trakya’nın müzik kültürüne vurgu yapan serisi, Edirne sınırlarındaki Gala gölünden alan Gala serisi, etiket tasarımını ünlü karikatürist Tan Oral’ın hediye ettiği Kuşlu serisi ve Rezerv serisi ile tam olarak ilgileriyle buluşan Arda Bağcılık, her seri hakkında Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği üyelerine ayrıntılı bilgi de verdi.
Keyifli geçen tadım gecesinin sonunda, üyeler Arda Bağcılık’a ve Casa Sur Antalya’ya başarılı sunumlarından dolayı tebrik ve teşekkürlerini ilettiler…”

Kamil Keleş’in Projesi Bir E-Ticaret Yolculuğu Başladı

Dijital dünyada hızla büyüyen e-ticaret sektörü, girişimciler için büyük fırsatlar sunuyor. Ancak, bu fırsatları değerlendirebilmek için doğru bilgiye ve stratejilere sahip olmak gerekiyor. Kamil Keleş’in öncülüğünde başlatılan “Bir E-Ticaret Yolculuğu” projesi, bu ihtiyaca yanıt veriyor. Bu proje, e-ticaret alanında başarılı olmayı hedefleyen girişimcilere kapsamlı bir eğitim programı sunarak, dijital dünyada fark yaratmalarını sağlıyor. Proje, E-Ticaret Eğitimi, Meta Business Eğitimi ve Google ADS Eğitimi gibi önemli konuları kapsıyor.

E-Ticaret Eğitimi: Dijital Dünyada Başarıya Giden Yol

E-Ticaret Eğitimi, online satış yapmak isteyen girişimciler için temel bir rehber niteliği taşıyor. Bu eğitimde, e-ticaret sitesi kurulumundan ürün yönetimine, müşteri ilişkilerinden lojistik süreçlere kadar geniş bir yelpazede bilgi sunuluyor. Katılımcılar, dijital pazarlama stratejileri geliştirmenin yanı sıra, e-ticaret sitelerinde müşteri memnuniyetini artırmanın yollarını öğreniyorlar. Ayrıca, bu eğitim sayesinde işlerini büyütmek ve rekabet avantajı elde etmek için hangi stratejilerin uygulanması gerektiğini de öğreniyorlar.

Meta Business Eğitimi: Sosyal Medyada Başarı Rehberi

Sosyal medya, günümüzde markalar için vazgeçilmez bir pazarlama aracı haline geldi. Meta Business Eğitimi, Facebook ve Instagram gibi platformlarda etkili reklam kampanyaları oluşturmanın ve doğru hedef kitleye ulaşmanın yollarını öğretiyor. Bu eğitimde, sosyal medya araçlarını kullanarak marka bilinirliğini artırma ve satışları yükseltme teknikleri ele alınıyor. Katılımcılar, sosyal medya üzerinden nasıl daha fazla müşteri çekebileceklerini ve bu platformların sunduğu imkanlardan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceklerini öğreniyorlar. Meta Business Eğitimi, sosyal medyada güçlü bir varlık oluşturmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak sunuyor.

Google ADS Eğitimi: Dijital Pazarlamanın Güçlü Aracı

Google Ads, dijital pazarlamanın en etkili araçlarından biri olarak bilinir. Google ADS Eğitimi, bu aracı etkili bir şekilde kullanmayı öğretir. Eğitimde, anahtar kelime araştırması yapma, reklam kampanyaları oluşturma ve bu kampanyaları optimize etme gibi konular ele alınır. Ayrıca, Google Ads üzerinden hedef kitleye ulaşmanın ve reklam bütçesini en verimli şekilde kullanmanın yolları da bu eğitimde sunulmaktadır. Katılımcılar, e-ticaret sitelerinin trafiğini artırmak ve potansiyel müşterilere ulaşmak için gereken tüm bilgileri bu eğitimde öğrenebilirler. Google ADS Eğitimi, dijital pazarlama stratejilerini güçlendirmek ve rekabette öne çıkmak isteyenler için ideal bir rehberdir.

Sonuç

Kamil Keleş’in “Bir E-Ticaret Yolculuğu” projesi, dijital dünyada başarılı olmak isteyen girişimciler için eksiksiz bir rehber sunuyor. E-Ticaret Eğitimi, Meta Business Eğitimi ve Google ADS Eğitimi gibi kritik konularla donatılmış bu proje, katılımcılarına dijital dünyada fark yaratma fırsatı sunuyor. Siz de e-ticaret alanında kendinizi geliştirmek ve işinizi dijital dünyada büyütmek istiyorsanız, “Bir E-Ticaret Yolculuğu” projesine katılarak bu yolculuğa adım atabilirsiniz.

Çerezlik ‘Karaduman’da hasat!

Edirne’ye özgü ata tohumu ile üretimi yapılan ve halk arasında “Karaduman” adıyla bilinen çerezlik ayçiçeğinin hasadı yapıldı.
Ata tohumlarının geliştirilmesi için Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nce yürütülen proje kapsamında üretimi yapılan yerli ve milli tohum çerezlik ayçiçeğinin hasadı gerçekleştirildi.
Müdürlük bünyesinde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Valimiz Yunus Sezer, daha sonra çerezlik ayçiçeği ekim alanında incelemelerde bulundu.


İncelemelerin ardından Edirne’ye özgü çerezler arasında yer alan, yeniden geliştirilmesi ve Edirne Yöresel markası ile tanıtımının yapılması için çalışmalara başlanılan “Karaduman” çerezlik ayçiçeğinin hasadı gerçekleştirildi.


Edirne Valisi Yunus Sezer daha önce yaptığı açıklamada yağlık ayçiçeği üretiminde birinci sırada olan bölgenin, çerezlik üretimde de lider olması için, sözleşmeli üretim modeliyle 140 dekarlık alana ayçekirdeği ve kabak çekirdeği ekimi yaptırdıklarını söylemişti.
Vali Sezer, tarımsal üretimin büyük kısmının ayçiçeğinden kaynaklandığı Edirne’de, sözleşmeli üretim modeliyle ürün çeşitliliğini arttırmayı hedeflediklerini dile getirerek, “Özellikle yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye’de birinci sıra olan bölgenin, çerezlik ayçiçeğinde lider değildir. Bu nedenle karaduman, kabak çekirdeği ve hanım tırnağı gibi çeşitlerin ekimini yaptırdık. Türkiye’de ayçiçeği üretiminde birinci sıradayız ama çerezlik ayçiçeği üretiminde lider değiliz. Bu sene sözleşmeli çiftçilik modeliyle çerezlik ayçiçeği ekimi yaptırdık. Edirne’nin çok eski geleneksel çekirdeği olan ‘karaduman’ çeşidini ektirdik. Yine aynı şekilde sözleşmeli çiftçilik modeliyle kabak çekirdeği ekimini yaptırdık. Eskilerin çok iyi hatırladığı ‘hanım tırnağı’ çeşidinin ekimi yapıldı. Bu çerezlik çekirdekleri Edirne Yöresel Markası adı altına tüm Türkiye’de satışa sunacağız” diye konuşmuştu.

Çiftçi konvoyuna dur!


Olgay GÜLER
Keşanlı çiftçilerin, ayçiçeği alım fiyatına tepkilerini, kuraklık desteği verilmesini, buğday alım fiyatının yükseltilmesini, tarımsal girdilerin yüksekliğini protesto amacıyla CHP Keşan İlçe Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen ‘Büyük Çiftçi Yürüyüşü’nde kaymakamlık traktörlerin ilçe merkeze girmesine izin vermedi.

Eylem bunun üzerine ilçe merkezindeki Cumhuriyet Meydanı yerine toplanmaya yeri olan Yeni Mahalle’de gerçekleştirilirken, CHP İlçe Başkanı Anıl Çakır, burada yaptığı konuşmada, “Çünkü Türk çiftçisinin sorunu bir beka sorunudur. Yarın öbür gün çiftçilik yapacak ya da yiyecek ekmek bulamayacağız belki de. Tabiri caizse insan eksen insan çıkacak topraklarımızda çiftçiler artık üretim yapmakta zorlanıyorlar. Bu kadar bereketli toprak boş kalacak. Biz bunu haykırmak istedik” dedi.


CHP Keşan İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen, ‘Büyük çiftçi yürüyüşü’nde toplanma alanı Yeni Mahalle Mustafa Fehmi Kubilay Caddesi olarak belirlendi. Burada toplanacak traktörlerin konvoy halinde Keşan Kent Müzesi önünde oluşturulacak korteje katılarak, Cumhuriyet Meydanı’na geldikten sonra basın açıklaması yapılması planlandı. Ancak, Keşan Kaymakamlığı, şehir içi trafiği tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle 100 traktörün toplandığı konvoya izin vermedi. Bunun üzerine Keşan Kent Müzesi önünde oluşturulan kortej, traktörlerin bulunduğu Yeni Mahalle’deki alana yürüdü.


BAZI SÜRÜCÜLERLE POLİS ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI
CHP Edirne Milletvekilleri Ediz Ün ve Baran Yazgan, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır ve bazı partililer tarafından burada konuşmalar yapıldı. Polis daha sonra traktörleri çevre yollara yönlendirerek, şehir içinden çıkardı. Ancak yaklaşık 20 traktör izin verilmemesine rağmen korna çalarak şehir içine girdi. Polis, traktörleri Cumhuriyet Meydanı’nda durdurarak, plakalarını fotoğrafladı ve korna çalmamaları konusunda uyardı. Bu sırada bazı traktör sürücüleri ile polis arasında tartışma çıktı. Sürücüler, polis tarafından sakinleştirilerek, şehir dışına yönlendirildi.


Cumhuriyet Meydanı’na gelen CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır ve partililer, polis ekipleriyle görüştü. Çakır, verdikleri rahatsızlıktan dolayı özür dilediklerini belirterek, “Ancak haksızlığa uğrayan herkesin yanındayız. Baştan Cumhuriyet Meydanı’na girmemize izin vermediler. Açıklamamızı biz burada yapacaktık ancak toplanma alanımız olan Yeni Mahalle’de yaptık. Biz bu etkinliği yaparak sesimizi duyurmak istiyorduk. Kağıttan bir açıklama okuyarak dağılmak istemiyorduk. Çünkü Türk çiftçisinin sorunu bir beka sorunudur. Yarın öbür gün çiftçilik yapacak ya da yiyecek ekmek bulamayacağız belki de. Tabiri caizse insan eksen insan çıkacak topraklarımızda çiftçiler artık üretim yapmakta zorlanıyorlar. Bu kadar bereketli toprak boş kalacak. Biz bunu haykırmak istedik. Durumun vahametini herkes duysun istedik. İzin vermediler. Biz Anafartalar Caddesi üzerinden çiftçilerimizin önderliğinde buraya geldik. Sadece Keşan merkezdeki insanlarda ne oluyor ne bitiyor görsün istedik. Devletimize, milletimize herhangi bir taşkınlığımız, saygısızlığımız olamaz zaten. Hiçbir taşkınlık yapmadık, sadece geçiş yaptık. Traktörlerin plakalarını fotoğraf çektiler. Ama biz cezai işlem uygulayacaklarını sanmıyorum. Öyle bir şey olursa çok üzülürüm. Çünkü insanlar haksız, hukuksuz bir şey yapmıyorlar. Ceza kesilmemesini ümit ediyorum. Cezada kesilse onunda karşısında dururuz. Biz haksız hukuksuz bir şey yaptığımıza inanmıyoruz, mağdur olanın yanında olmak istedik” dedi.


AHMET BARAN YAZGAN
Eylemde konuşan CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, herkesin çiftçilerin sorunlarını bildiğini ancak yetkililerin sırtını döndüğünü söyledi.
“Herkes sırtını dönmüş. Çiftçimizi görmemek için elinden ne geliyorsa yapıyor hükümet yetkilileri” diyen Yazgan, “Herkes biliyor suçlunun ayan beyan ortada olduğunu ancak gözler kapalı, diller tutulmuş. Biz ne istiyoruz? ‘Bize Rus çiftçisi kadar, Ukrayna çiftçisi kadar değer verin’ dedik. Çiftçi ticaret erbabı değildir, çiftçi üreticidir. Çiftçi; anadır, babadır, dededir, ninedir. Çiftçi ailemizdir. Ailemize sahip çıkıyor. Ailemize sahip çıkın, çocuklarımız büyüsün, üretsin, hepimiz sağlıklı gıdayla beslenmeye devam edelim” ifadelerini kullandı. Milli gelirin en az yüzde 1’inin çiftçilerimize destek olarak verilmesini zorunlu kılan Tarım Yasası’nın 21’inci maddesini hatırlatan Yazgan, “Artık Tarım Yasası’nın 21’inci maddesini uygulayın. Gayrisafi Milli Hasıla’nın yüzde 1’ini, verdiğiniz söz gibi, yasa gibi çiftçiye vermeye başlayın” diye konuştu.


ÇALIŞIRKEN BATTIK!
Katılımcılar önde Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” ve “Milli ekonominin temeli ziraattir” sözlerinin yazılı olduğu pankartları taşırken, “Çalışırken battık!”, “Geçim yoksa seçim var!”, “Fazlasını değil, hakkımı ver!”, “Alın terimizi yok saymayın!”, “Çiftçiye destek , “Köylüye kalkınma!” , “Mazota zam, gübreye zam, çiftçiye gam!” yazılı karton dövizlerle alanda boy gösterdi.

‘2024 çiftçiler için kabus yılı’

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, tarımda son 27 senenin en kötü döneminin yaşandığını belirterek, önümüzdeki yıl çiftçilere yeterli destek verilmediği takdirde çok daha kötü durumlarla karşılaşılacağı uyarısında bulundu.
Milletvekili Ün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan II. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) verilerini değerlendirerek tarım sektörünün içinde bulunduğu kriz hakkında önemli eleştirilerde bulundu.


Tarım sektöründe yaşanan derin krizin ekonomik verilere de yansıdığını belirten Ün, “Bu yıl birçok tarım ürünü çiftçiye para kazandırmadı, bu yüzden çiftçilerimiz haklı olarak protestolar düzenledi. TÜİK’in açıkladığı GSYİH verilerine göre, tarım sektörünün II. Çeyrekteki payı 1998 yılından bu yana en düşük seviyeye, %3,9’a geriledi. Son 27 yılın en kötü dönemini yaşıyoruz ve bunun tek sorumlusu AKP’nin Tek Adam rejimidir. Sözde ‘milli ve yerli tarım’ diyorlar ama uygulamada çiftçiye hiçbir destek vermiyorlar. Üstelik, yılın ilk çeyreğine ait veriler de 2022’den bu yana en düşük seviyede. Tüm bu veriler, çiftçinin milli gelirden hak ettiği payı alamadığını net bir şekilde gösteriyor. Bu durum, demokrasinin yok sayıldığı Tek Adam yönetiminin eseridir” ifadelerini kullandı.
Ün, TÜİK tarafından revize edilen büyüme rakamlarına da dikkat çekerek, “Geçen yıl %0,2 küçülen tarım sektörü, bir kalem oynatmasıyla bir anda %0,2 büyüdü. AKP döneminde tarım sektörü ortalama %2,4 oranında büyüdü, ancak bu büyüme kesinlikle yeterli değil. Tarım sektörünün gerçek anlamda büyüyebilmesi için tarımsal sanayinin de büyümesi gerekir. Çiftçimizin ürettiği ürünlerin katma değerini artırmazsak, çiftçi kazanamaz. Gençler ve kadınlar bu zor şartlarda neden tarımda kalmak istesin?” şeklinde konuştu.
Önümüzdeki yıl çiftçilere yeterli destek verilmediği takdirde çok daha kötü durumlarla karşılaşılacağı uyarısında bulunan Edirne Milletvekili Ediz Ün, “Bu yıl çiftçiler için adeta bir kabus gibi geçiyor. Bankalara olan borç şimdiden 707 milyar lirayı bulmuş durumda, milli gelirden aldığı pay ise giderek azalıyor. Eğer bütçe döneminde çiftçimize milli gelirin %1’lik destek payı verilmezse, ne yazık ki iflas eden binlerce çiftçi göreceğiz. Çiftçilerimizi tarımda tutamadığımız gibi vatandaşlarımız da dünyanın en pahalı gıdasını tüketmek zorunda kalacak. AKP’nin artık bu sorunları çözemediği, ekonominin duvara tosladığı ortada. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çiftçimizin hak ettiği desteği ve onuru ilk seçimden sonra iktidarımızda sağlayacağız. Bu kötü günlerin izlerini silmek için devletin tüm imkanlarını çiftçilerimiz ve halkımız için seferber edeceğiz” dedi.