Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Duayen’in vedası!

Trakya’da yerel basının duayen isimlerinden, gazetecilik mesleğine Lüleburgaz Kepirtepe Köy Enstitüsünde “Bizim Sesimiz” isimli okul gazetesini çıkarırken gönül veren Gazeteci Feyzullah Aktan vefat etti. Önceki gün tedavi gördüğü hastanede yaşama gözlerini yuman Feyzullah Aktan yaşamı boyunca mesleğini ve yazın çalışmalarını sürdürdü.


“Bir süredir Keşan Devlet Hastanesi’nde tedavi görmekte olan Feyzullah Aktan, 12 Nisan saat 14.30 sıralarında 98 yaşında vefat etti. Feyzullah Aktan; merhume Ümmü Aktan’ın eşi, Doktor Gülder Esim, Gazeteci Oğuz Yaşar Aktan ve Gazeteci Cengizhan Aktan’ın babaları; Doktor Mustafa Esim ve Gazeteci Derya Aktan’ın kayınpederleri; Keşan Belediye Meclisi Üyesi Işıl Irmak Erel, Deniz Bilgin ve Bilgesu Aktan’ın dedeleri idi. Feyzullah Aktan;(13 Nisan 2026 Pazartesi günü ikindi vakti Hersekzade Ahmet Paşa Camii’nden (Büyük Cami) alınarak, Asri Mezarlık’ta toprağa verildi. Cenaze törenine Kaymakam Aziz Mercan, Keşan Belediye Başkanı Op Dr. Mehmet Özcan, İpsala ve Yeni Muhacır Belediye Başkanları da katıldı.


Feyzullah Aktan; aynı zamanda sınıf arkadaşı olan Ümmü Aktan ile birlikte çıkardıkları 1962 yılı sonunda Keşan’d Önder Gazetesini çıkarmaya başladı. Gazeteye vefat eden Oğlu ‘Önder’in adını veren ve evladı olarak gazetesini bağrına basan Aktan cifti 2008 yılıında Ümmü Aktan’ın vefatına kadar birlikte çalıştı. Keşan’da yayınını günlük vasıflı gazete olarak sürdüren Önder, 31 Aralık 2019 tarihinde basılı yayınına son verdi. Halen www.ondergazetesi.com.tr adresli internet sitesinde yayınını sürdürmektedir.
2017 yılında TEMA Vakfı Edirne Temsilcisi Şirin Çoğal’ın önerisiye Trakya Bölgesi’nde “Örnek Kıdemli Vatandaş” ödülüne aday gösterilerek TÜRYAK tarafından bu ödüle layık görüldü.


ÇOCUKLUĞU VE GENÇLİĞİ
Feyzullah Aktan’ın kendi kaleminden özyaşam öyküsü, mesleki, siyasi ve toplumsal konularda kendisiyle ilgili aldığı notlar şöyle:
Ana adı: Seher , Baba adı: Karani, Doğum yeri: Bulgaristan, Yenipazar-Çanlar köyü
Doğum tarihi: Musaf’ın arka sayfasındaki nota göre: 03.02.1928, Resmî: 01.07.1927
Dedelerinin aile unvanı: Mutafoğlu (mutaflık, Ortaasya Türklerinde keçi kılından at çulu ve torba dokuma işi)
1935 yılında Anavatan Türkiye’ye göç ederek, Kırklareli-Lüleburgaz-Çengelli köyüne iskan edildi. (7 yaşında idi) Annesi, babası, 2 kardeşi ile 5 kişilik bir aile. Bulgaristan’da okula başlamıştı, geldiği Çengelli köyünde okul yoktu. 1937 yılında Eğitmenli okul açıldı.
Köy muhtarlık odasında zemine serili hasır üstünde okula başladı. Aynı yıl annesi, yaptıkları kerpiç evi sıvarken merdivenden düşerek öldü.
1939 yılında okul bitti, 2.Dünya Savaşı başladı. Köyde kaz çobanlığı, koyun çobanlığı yaptı. Devletin verdiği toprakları işlemekte babasına yardım etti… 11 Ocak 1944 tarihinde Lüleburgaz yakınlarında açılan Kepirtepe Köy Enstitüsü’ne girdi. Alman orduları Romanya ve Bulgaristan’ı işgal edince, Türkiye’ye de saldırma ihtimali nedeniyle bütün öğrencilerle birlikte silahlı savaş/savunma eğitimi gördü…Okulda bazı arkadaşları ile birlikte ‘Bizim Sesimiz’ adlı duvar gazetesini hazırladı. Bursa Nilüfer ve Edirne Damla dergilerinde şiirleri çıktı. Sınıf başkanlığı yaptı ve bütün öğrencilerin katılımı ile gerçekleşen Okul Öğrenci Başkanlığı’na seçildi.


KÖY ENSTİTÜLERİNİN KAPANIŞINA GİDEN YOL
Savaş 1945 yılında Almanya’nın yenilgisiyle sona erince, 1946 yılında yapılan genel milletvekili seçiminde ilk kez oy kullandı… Bu seçimden sonra kurulan hükümette Köy Enstitülerinin kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’e yer verilmedi; yerine Köy Enstitülerine karşı olan Reşat Şemsettin Sirer alındı. Ve Köy Enstitülerinin kaderi olumsuz yönde değişmeye başladı. Ders programları değiştirildi, okulun güzel havası bozuldu. 1950 seçimlerinde iktidara gelen Demokrat Parti tarafından da 1954 yılında (İlköğretmen Okulu’na dönüştürülerek) kapatılmış oldu.
1948 Eylülünde okuldan ayrıldı. 14 Kasım 1948’de okul arkadaşı Ümmü Altan’la evlendi. 01 Ağustos 1949 ile 01 Ağustos 1951 tarihleri arasında Erzurum Uzunahmet köyündeki 17. Piyade Alayında askerlik yaptı… 1951’de Lüleburgaz’da çıkan Özdilek gazetesinde çalışmaya başladı. Yazıişleri müdürlüğü ve habercilik, yazarlık yaptı. (Keşan’daki Önder Gazetesi’nde kısa fıkralarında kullandığı ‘Kurt Kapanı’ sütun başlığı o günlerden gelmektedir.) Aynı yıl, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ne kaydını yaptırarak politikaya girdi


DERGİDE ÇIKAN YAZISI NEDENİYLE 31 AY HAPİS YATTI
01 Kasım 1952 tarihinde Lüleburgaz’da aylık Bizim Sesimiz dergisini çıkarmaya başladı. 1953 yılı Mart ayında 5. Sayıyı çıkardıktan sonra 26 Mart 1953 tarihinde (Türk Ceza Yasasının, sonradan kaldırılan 141/1. md.ne aykırı davranmaktan tutuklandı. 31 ay cezaevinde kaldıktan sonra beraat ederek çıktı.
BASIN-YAYIN YAŞAMI

  • Lüleburgaz: ÖZDİLEK Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü (1951), * Lüleburgaz: BİZİM SESİMİZ (Aylık Dergi- 1952-1953), * Lüleburgaz: İSTİKAMET (Aylık Dergi, ortak- 1956-1957), * Lüleburgaz: ÖNDER Gazetesi (Günlük Siyasi Gazete, 26 Nisan 1962)
    (Önder Gazetesi 1962 yılı sonunda Edirne/Keşan’a taşındı. Keşan’da yayınını günlük vasıflı gazete olarak 31 Aralık 2019 tarihine kadar yazılı basın hayatını sürdürdü. Aktan, Kurt Kapanı sütun başlığı altında günlük kısa fıkralar yazdı. ( Cumhuriyet, Hürriyet ve Milliyet gazeteleri Keşan muhabirliği yaptı.)
    ‘DOMUZ DOLABI’ KİTABINDA : NEDEN TUTUKLANDI ?
  • DOMUZ DOLABI (2012) adlı kitabında, 26 Mart 1953 tarihinde tutuklanıp Kırklareli Cezaevinde 31 ay yattıktan sonra aklanıp çıktığı olayı anlatmıştır.
  • İKİ SEÇİM ARASI/DEMOKRASİ KARASI (2017) adlı kitapta 2015 yılında art arda yapılan iki seçimin öyküsü vardır.
  • ERİKLİ DİYE BİR YER, üzerinde çalıştığı yeni kitabının adıdır. (Saros Körfezi’nin Kuzey sahilinde, Edirne/Keşan Belediyesi mücavir alanı içinde bulunan Erikli sahilinin altyapı hizmetleri imecesini anlatır.)
  • Sürekli Sarı Basın Kartı sahibi
  • Türkiye Basın Konseyi üyesi
  • Türkiye Basın Konseyiyle Dayanışma Derneği Üyesi
  • Trakya Gazeteciler Derneği üyesi
  • Edirne Gazeteciler Derneği üyesi
  • Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nin İzmir’de çıkardığı ‘Yeniden İmece Dergisi’nin Keşan Temsilcisi

SİYASETLE İLGİSİ

  • 1946 yılında yapılan genel milletvekili seçiminde ilk kez oy kullandı.
  • 1951 yılında askerlik dönüşü Lüleburgaz’da, Atatürk’ün kurduğu partiye (CHP) üye oldu.
  • 1964 yılında CHP Keşan İlçe Başkanlığına seçildi.
  • 1969 seçimlerinde Milletvekilliğine aday adayı oldu. Kaybetti.
  • 1973’te Edirne İl Genel Meclisi üyeliğine seçildi. Bu üyelik 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar sürdü.
  • 1977 seçimlerinde milletvekili aday adayı oldu. Kaybetti.
  • 12 Eylül darbesinden sonra siyasete girmedi. Sadece gazeteci olarak izledi.
    TOPLUMSAL YAŞAMA KATKILARI
  • Saros Körfezi’nin en güzel kumsallarından Erikli sahilinin alt yapısını (yol-su-biyolojik arıtmalı kanalizasyon sistemi) imece yöntemi ile gerçekleştirmek.
    AÇIKLAMA: Erikli sahili Keşan Belediyesinin mücavir alanıdır. Ancak, Belediye buraya hizmet için bütçesinden para ayıramaz. Zamanın Edirne Valisi Ünal Erkan bir formül bulur: sahildekiler Erikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi’ni kuracaklar, bu kooperatif ile Edirne Köy Hizmetleri Teşkilatı, aralarında imzalayacakları bir sözleşme ile susuz üç köyle ‘Su Birliği’ni oluşturacaklardı. Bu birlik hem sahili hem üç köyü suya kavuşturacaktı. Kooperatif 1989 yılında kuruldu. Köy Hizmetleriyle sözleşme imzalandı. Köylüler, birliğe girmeyi kabul etmeyince suyu yer altından çıkarmak ve yerlerine ulaştırmak kooperatife kaldı.
    Feyzullah Aktan’ın başkanlığındaki Kooperatif, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’nün malzeme ve teknik yardımları ile suyu çıkarıp köylere ve sahile ulaştırdıktan sonra sahilin altyapısına yöneldi.
    Sahilde evleri ve arsası olanlar, kooperatife ortak yapılarak proje bedellerinden hisselerine düşenler taksitlendirilerek toplandı. Kimseye altından kalkamayacağı ağır yük yüklemeden su getirildi, yollar açılarak taş veya asfalt döşendi. En önemli iş olan biyolojik arıtmalı kanalizasyon sistemi de -devletin ve belediyenin tahminen 1/4 fiyatına- gerçekleştirildi. Biyolojik arıtmalı kanalizasyon sistemi halen kullanılıyor. Ancak, arıtma tesisi, yazları artan nüfusa yetmez duruma geldi.
    Keşan Belediye Meclisi, Erikli sahilinde düzenlenen çocuk parkına, sahile yaptığı altyapı ve çevre koruma hizmetleri nedeniyle ‘Feyzullah Aktan Parkı’ adını verdi.
    GAZETECİ BÖYLE YAŞADI MÜCADELE ETTİ VE İZİNİ BIRAKTI,

Freni patlayan minibüs iki kişiye çarptı!

Olgay GÜLER
Edirne’de, freni patlayıp sürücüsünün kontrolünden çıkan kapalı kasa minibüsün çarptığı 1’i çocuk 2 kişi yaralandı.
Kaza, öğleden sonra Sarıcapaşa Mahallesi Şah Davut Sokak üzerinde meydana geldi. F.Y. idaresindeki kapalı kasa minibüs, freninin patlaması sonucu sürücüsünün kontrolünden çıkarak önce park halindeki 3 araca, ardından sokak üzerinde yürüyen A.Ö. (59) ve yanındaki çocuğa çarptı.

Kazada minibüsün altında sıkışan A.Ö. ile yanındaki çocuk yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle A.Ö. aracın altından çıkarıldı.

Yaralılar, ambulanslarla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. A.Ö.’nün durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Sürücü F.Y., ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

ASMER yeni yerinde kapılarını açtı

Olgay GÜLER
Edirne’de bir süredir hizmet veren ASMER Fizyoterapi Merkezi, gerçekleştirilen açılışla yeni yerinde hastalarını ağırlamaya başladı.


Fizyoterapist Cihan Özen tarafından hizmet veren ASMER Fizyoterapi Merkezi, İstasyon Mahallesi Edirne Plaza’daki yeni yerinde hastalarını ağırlamaya başladı. Merkezin açılışı, AK Parti İl Başkanı Belgin İba ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, fizyoterapist Özen ve çalışma arkadaşları davetlileri ağırladı.

Kurdele kesimiyle merkezin açılışı yapılırken Özen, “Açılış günümüzde bizleri yalnız bırakmayan, yanımızda olan, katılım sağlayan, arayan ve güzel dileklerini ileten herkese gönülden teşekkür ederiz. Bu özel günde desteğinizi hissetmek bizim için çok kıymetliydi. Sizlerle birlikte daha güçlü, daha motive ve daha heyecanlıyız. İyi ki varsınız” dedi.

ETSO’da ‘sanat ve edebiyat’ buluşması!

Olgay GÜLER
Edirne’de, Dünya Sanat Günü etkinlikleri kapsamında sanat dernekleri platformu tarafından ‘Sanat-Edebiyat Buluşması’ etkinliği düzenlendi.


Her yıl 15 Nisan’da kutlanan ‘Dünya Sanat Günü’ kapsamında; Marmara Güzel Sanatlar Derneği, Uluslararası Ressam Dayanışması Derneği, Trakya Ressamlar Derneği ve Trakya Şairler ve Yazarlar Derneği’nden oluşan sanat dernekler platformu tarafından, Edirne’de ‘Sanat ve Edebiyat Buluşması’ etkinliği düzenlendi. ETSO sergi salonunda gerçekleştirilen etkinlikte 40 ressamın 60’a yakın eseriyle, çok sayıda yazar sanatseverlerle buluştu.


Etkinlikle ilgili konuşan Ressam, Şair ve Yazar Nazmi Metin, serginin etkinliğin Cuma gününe kadar gezilebileceğini söyleyerek, “Bu etkinlik bugün başlıyor, Cuma günü sona erecek. Daha sonra da aynı etkinlik Silivri’de 5 Mayıs’ta olacak. Ondan sonra 19 Mayıs’ta Şarköy’de olacağız. 16 Haziran’da da Antalya’da olacak. Etkinliğimizde bulunan şeyler el sanatları, resim ve kitaplar. İmza günümüz var,, resim ve el sanatları sergilerimiz var. 40 sanatçının yaklaşık 60 civarında çalışması var. Bunların çoğu yağlı boya, farklı sanat çalışmalarından oluşuyor. Bizim Edirneli ve Trakyalı yazarları da okuyucularla buluşacak” dedi.


Etkinlik, 13-17 Nisan tarihleri arasında ETSO sergi salonunda gezilebilecek.

6’ncı kattan düşüp yaşamını yitirdi!

Olgay GÜLER
Edirne’de annesiyle yaşadığı apartmanın 6’ncı katından zemine düşen eski avukat Çağdaş Balcı (45), yaşamını yitirdi.


Olay öğle saatlerinde Cumhuriyet Mahallesi Serhat Sokak üzerindeki apartmanda meydana geldi. Apartmanın ikinci katında annesiyle yaşayan eski avukat Çağdaş Balcı, henüz bilinmeyen nedenle 6’ncı kata çıkarak pencereden kendisini boşluğa bıraktı. Balcı, zemine düşerek ağır yaralanırken ihbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Balcı’nın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri inceleme ekipleri ve savcının incelemesinin ardından Balcı’nın cansız bedeni Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı.


GERİYE NOT BIRAKTI
Öte yandan Çağdaş Balcı’nın bir süre avukatlık yaptıktan sonra, psikolojik rahatsızlığı nedeniyle işini bıraktığı belirtildi.

Bu sabah annesiyle hastaneye gittikten sonra eve gelen Balcı’nın, intiharından önce; ‘Ölümümden kimse sorumlu değildir’ yazılı not bıraktığı öğrenildi.
Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Zeynep Ece Kaplan’dan uluslararası başarı

Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı flüt sınıfı öğrencisi Zeynep Ece Kaplan, Fransa’da düzenlenen “Flutissimo 2026 Flüt Festivali ve Yarışması”nda jürinin oy birliği ile birincilik ödülüne layık görüldü.


Fransa’nın Nice kentinde, Nice Conservatoire à Rayonnement Régional Pierre Cochereau ev sahipliğinde ve À Travers la Flûte tarafından organize edilen festival, uluslararası düzeyde birçok yetenekli müzisyeni bir araya getirdi. Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı flüt sınıfı öğrencisi 14 yaşındaki Zeynep Ece Kaplan, sergilediği üstün performansla jüri üyelerinin takdirini kazanarak birincilik elde etti.


Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Tanju Araboğlu, konservatuvarın nitelikli akademik kadrosu ve güçlü sanat eğitimi anlayışının, öğrencilerin uluslararası platformlarda önemli başarılara imza atmasına olanak sağladığını belirtti.
Araboğlu, elde edilen bu önemli başarının, kurumda verilen eğitimin kalitesini ve öğrencilere sunulan gelişim ortamının gücünü bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Zeynep Ece Kaplan ise 2021 yılında Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda eğitimine başladığını ve aynı yıldan bu yana Dr. Öğr. Üyesi Burcu Coşkun ile çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Kaplan, destekleri için okul yönetimine ve hocalarına teşekkür ederken, konservatuvarda aldığı nitelikli eğitim ve disiplinli çalışma ortamı sayesinde kendini hem teknik hem de sanatsal açıdan önemli ölçüde geliştirme fırsatı bulduğunu ifade etti.


Rektör Hatipler, başarılı öğrenciyi kutladı
Prof. Araboğlu, Dr. Öğr. Üyesi Coşkun ve Kaplan’ı makamında kabul eden Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, öğrencilerin başarılarıyla gurur duyduklarını ifade etti.
Rektör Hatipler, Trakya Üniversitesi’nin sanat alanında yetenekli öğrenciler yetiştiren köklü bir eğitim geleneğine sahip olduğunu belirterek, uluslararası düzeyde elde edilen bu tür başarıların üniversitenin akademik ve sanatsal vizyonunun önemli bir yansıması olduğunu vurguladı.

Toplu taşımada ‘yolcu başına destek’ teklifi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, şehir içi toplu taşımayı ücretsiz veya indirimli kullanan her bir yolcu için destek ödemesi yapılması için TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi sundu.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, kanun teklifini gerekçesinde, “Anayasamızın sosyal devlet ilkesi, toplumun dezavantajlı kesimlerinin sosyal yaşama katılımını desteklemeyi ve bu amaçla sunulan hizmetlerin sürdürülebilirliğini sağlamayı devlete bir görev olarak yüklemektedir. Bu kapsamda yaşlı, engelli, şehit yakını ve gazi vatandaşlarımızın şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli yararlanması, sosyal adaletin bir gereğidir.Ancak mevcut sistemde, bu hizmeti veren özel halk otobüsü işletmecilerine ve deniz ulaşım araçlarına ‘gelir desteği’ adı altında yapılan ödemeler, verilen hizmetin maliyetini karşılamaktan çok uzaktır” dedi.

‘HİZMETİN KARŞILIĞI VERİLMELİ’

Esnafın artan akaryakıt fiyatları, bakım-onarım maliyetleri ve ekonomik krizin getirdiği ağır yük altında ezildiğine işaret eden Yazgan, şunları kaydetti:

“Esnaf, ücretsiz taşınan yolcu sayısı arttıkça ciddi bir finansal darboğaza sürüklenmektedir. Bu durum, hem esnafımızı mağdur etmekte hem de hizmet kalitesini düşürerek vatandaşlarımızı karşı karşıya getirmektedir.Bu kanun teklifi ile ücretsiz veya indirimli taşınan her bir yolcu için işletmecilere yapılan ‘sembolik’ ödemeler yerine, doğrudan bilet bedeli veya uygulanan indirim miktarı üzerinden ödeme yapılması amaçlanmaktadır. Böylece esnafın verdiği hizmetin tam karşılığını alması sağlanacaktır.Ödemelerin belediyeye bildirim yapıldıktan sonra en geç bir ay içinde gerçekleştirilmesi hüküm altına alınarak, esnafın nakit akışı korunacaktır. Taşımacı esnafının mağduriyeti giderilerek, engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın toplu taşıma araçlarında yaşadığı birtakım aksaklıkların ve ‘istenmeyen yolcu’ muamelesinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Sosyal hizmetin faturasını sadece taşımacı esnafına kesmek hakkaniyetle bağdaşmaz. Devlet, sunduğu hakkın maliyetini gerçek bedeli üzerinden üstlenmeli, esnafın sırtındaki bu ağır yükü kaldırmalıdır.”

TÜ’den aday öğrencilere projeli tanıtım

Edirne’de öğrenim gören lise son sınıf öğrencilerinin Trakya Üniversitesi’ni yakından tanımalarını amaçlayan “Geleceğe İlk Adım: Trakya Üniversitesi” projesi kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerle öğrenciler, meslek seçimlerine yön verecek önemli bir deneyim yaşıyor.

Edirne İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Trakya Üniversitesi Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Eğitim Fakültesi iş birliğiyle yürütülen “Geleceğe İlk Adım: Trakya Üniversitesi” projesi, Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesi öğrencilerinin Tıp Fakültesi ziyaretiyle başladı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, projenin açılışında yaptığı konuşmada meslek seçiminden önce iyi insan olmanın önemine dikkat çekti.

Üniversitenin eğitim kalitesindeki gücüne vurgu yapan Rektör Hatipler, Trakya Üniversitesi’nin kamu üniversiteleri ortalamasının üzerinde bir seviyede olduğunu söyledi. Tıp Fakültesi’ni üniversitenin “amiral gemisi” olarak nitelendiren Hatipler, fakültede Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen yetkin hekimlerin görev yaptığını belirterek aday öğrencileri üniversiteyi tercih etmeye davet etti.

Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise Tıp Fakültesi’nin güçlü altyapısına dikkat çekti. Üstündağ, fakültenin 2018 yılından bu yana ulusal ve uluslararası akreditasyona sahip olduğunu, hastanenin yoğun hasta profili sayesinde öğrencilere geniş bir klinik deneyim sunduğunu vurguladı.

Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eylem Bayır da programın öğrencilerin ilgi alanları dikkate alınarak planlandığını belirterek projenin verimli ve faydalı geçmesini temenni etti.

Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Işık Çetintav da ziyaretlerin öğrenciler için önemli bir başlangıç niteliği taşıdığını ifade etti.

Proje kapsamında öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun meslekleri yakından tanımaları hedefleniyor.

Projede, liselerin özellikleri ve öğrencilerin mesleki yönelimleri dikkate alınarak kapsamlı bir ziyaret programı oluşturuldu. Bu kapsamda öğrenciler, üniversitenin akademik birimlerini tanıma ve farklı meslek alanlarına ilişkin doğrudan bilgi alma fırsatı buluyor.

Aday öğrencilerin Trakya Üniversitesi ile erken dönemde bağ kurmasını amaçlayan proje, 24 Nisan 2026 tarihine kadar devam edecek.

‘Ümit Erkol yalnız değildir’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il başkanlarınca, Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanmasına ilişkin yayımlanan ortak açıklamada, “Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol yalnız değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütü, kadroları ve milyonlarca yurttaş bu hukuksuzluğun dimdik karşısındadır” denilerek, halkın iradesinin gasp edilmesine asla izin vermeyeceklerini bildirildi.

CHP il başkanlarının ortak açıklamasında, ülkemizin; seçilmişlerin, siyasi aktörlerin ve parti yöneticilerinin yargı eliyle hedef alındığı, sandığın ortadan kaldırılmak istendiği ve demokrasi arayan tüm seslerin yok sayıldığı bir karanlıktan geçtiği belirtilerek şunlara yer verildi:

“31 Mart 2024 seçimlerinden sonra meşruiyetini kaybettiğini gören siyasi iktidar, o günden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini ve belediye başkanlarını doğrudan hedef almıştır.

Seçilmiş başkanları şafak operasyonlarıyla derdest edenler; 15.5 milyon yurttaşın oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu tutuklamış, yalancı tanıklarla ve zorla alınan ifadelerle bir iddianame yaratmıştır. Bu iddianameyi yazanların bakan olarak ödüllendirildiği bu düzende, partimiz üzerinden kamuoyunda kriminal bir süreç inşa edilmeye çalışılmaktadır.

İzmir’de ‘Kooperatif Davası’ olarak bilinen süreçte üç yılı aşkın süredir, defalarca yapılan incelemeler, soruşturmalar ve açılan davalar boşa çıkmıştır. O davaların içi boş olduğu anlaşılınca aynı olay hakkında başka soruşturmalar açılmıştır. Süreç içinde davalara bakan hakimleri defalarca değiştirmişlerdir. Aynı olayla ilgili yedek dosyalar açılıp yedek tutuklamalar yapılmıştır.

Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol’un tutuklanması da tıpkı İzmir İl Başkanımız Şenol Aslanoğlu’nun tutuklanması gibi, bu hukuksuzluk silsilesinin ve yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabasının en son ve en çarpıcı örneklerinden biridir.

Dosyanın somut delillerden uzaklığı ve kooperatif bünyesinde son derece sınırlı sürelerle görev almış kişilerin dahi tutuklanması, dosyanın ciddiyetten ne denli uzak olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu soruşturmanın yürütülme biçimi başlı başına hukuka aykırıdır. İl Başkanımızın Ankara’da gözaltına alınıp İzmir’e götürülmesi, günlerce gözaltında tutulduktan sonra adliyeye sevk edilmesi hukukla açıklanamaz. Sabit ikamet sahibi, kamuoyunca tanınan bir siyasetçi olmasına rağmen Ümit Başkanımız için verilen tutuklama kararı, açık bir düşman hukuku gösterisidir.

‘Kuyumcu hassasiyeti’ diyerek çıktıkları yolda herkesi baştan suçlu ilan ettikleri, en temel insan haklarını çiğneyerek bir yargısız infaz rejimi kurdukları ortadadır. Masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılama esası, konu Cumhuriyet Halk Partisi ve yöneticileri olunca rafa kaldırılmakta, yok sayılmaktadır.

Açıkça ifade ediyoruz ki; yargı yetkisinin siyasi amaçlarla kullanılmasına, partimizin kurumsal yapısının ve yöneticilerinin hedef alınmasına, halkın iradesinin gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Yargı sopasıyla siyaset dizayn etmeye çalışan anlayış, ne partimizi sindirebilir ne de halkın iradesini teslim alabilir.

Ne yaparsanız yapın; Cumhuriyet Halk Partisi kriminal oyunlarla diz çökecek, halkın gerçek gündemini konuşmaktan vazgeçecek bir parti değildir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi; ölümü göze almaktan korkmayan, hakkında verilen idam fermanını cebinde taşıyan, 41 kez suikast girişimine maruz kalan ve yine de halk için mücadele etmekten vazgeçmeyen Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Köklerini Kuvayı Milliye’den alan, bu ülkenin kurucu gücüdür.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de ifade ettiği gibi; ‘Cumhuriyet Halk Partisi çınardır. Çınar yanarsa orman yanar.’

Bu örgüt, geçmişte olduğu gibi bugün de her türlü baskıya karşı dimdik duracak; demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.

Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol yalnız değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütü, kadroları ve milyonlarca yurttaş bu hukuksuzluğun dimdik karşısındadır.

Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol yalnız değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütü, kadroları ve milyonlarca yurttaş bu hukuksuzluğun dimdik karşısındadır”

İsrail’in idam yasasına büyük tepki!

Hukukçular Derneği, başta ülkemizde olmak üzere dünyadaki bütün hukukçuları, insan hakları savunucularını, sivil toplum örgütlerini ve vicdan sahibi insanları İsrail Parlamentosu’nun idam yasası  başta olmak üzere insanlığa karşı eylemlerine karşı durmak, özgür Filistin için hukuki ve sivil mücadeleye çağırdı.

Hukukçular Derneği Edirne Temsilcisi Avukat Tarık Hatipler tarafından paylaşılan dernek genel merkezinin İsrail Parlamentosunda kabul edilen idam yasasına ilişkin açıklamasında, “Hukukçular Derneği olarak kurulduğumuz 1970 yılından beri gerek ülkemizde gerek dünyada meydana gelen hukuksuzlukların karşısında olduk ve her daim bu duruşumuzu yüksek sesle dile getirdik. Ancak son yıllarda  başta Filistin olmak üzere dünya bütün dünyada giderek şiddetlenen şiddet sarmalı ve zulüm hepimizi özellikle de biz hukukçuları ciddi bir mesuliyet altında bırakmaktadır. Her fırsatta ve her platformda sesimizi yükseltme gayretimize rağmen İsrail terör devleti saldırılarına devam etmekte, insan hakları ihlallerini giderek artırmaktadır” denilerek şunlara yer verildi:.

“Bugün burada toplanmamızın asıl sebebi ise İsrail Parlamentosu tarafından 30 Mart 2026 tarihinde kabul edilen idam cezasına dair yasal düzenlemenin insan haklarına ve uluslararası hukuka aykırılığını güçlü bir şekilde ortaya koymaktır.

Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki İsrail Parlamentosu tarafından yapılan bu yasal düzenleme bütün hukuk düzenlerinde yok hükmündedir. Filistin topraklarında işgalci konumda olan İsrail terör devletinin, Filistin topraklarında kendi hukuki düzenini egemen bir devlet gibi kullanması mümkün değildir. İsrail terör devleti işgal ettiği topraklar üzerinde tam egemenlik yetkisi kullanamaz, kendi hukuk düzenini ve yargı sistemini sınırsız biçimde uygulama yetkisine de sahip değildir.

Söz konusu yasa kapsamında özellikle ‘İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma amacıyla işlenen öldürme fiilleri’ bakımından ölüm cezası öngörülmektedir. Bu düzenleme ile İsrail terör devleti, Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden on binlerce insanı hukuki düzenleme kisvesi altında katletmek istemektedir. Üstelik yasa ile kararın 90 gün gibi kısa bir süre içerisinde uygulanması düzenlenmiş, karar için gerekli olan oybirliği şartı kaldırılmış, temyiz ve itiraz yolları ise önemli ölçüde kısıtlanmış durumdadır. İsrail terör devleti bu yasa ile eli silahsız ve savunmasız sivilleri katletmek için yeni bir bahane yaratmaya çalışmaktadır. Özellikle 7 Ekim 2023 tarihinden beri yaşlı, çocuk, kadın, sivil gözetmeksizin soykırım suçu işleyen İsrail terör devleti,terör bahanesi ile öldüremediği sivilleri de bu yolla katletmeyi amaçlamaktadır.

Elbette Filistin’de bulunan ve İsrail içinde insan hakları mücadelesine devam eden hukukçular ve insan hakları savunucuları tarafından yasa Yüksek Mahkemeye taşınmış bulunmaktadır. Bu hukuk mücadelesi de bizlerin desteğine ihtiyaç duymakla, ülkemizde ve dünyada daha yüksek sesle dile getirilmelidir. Gelinen noktada işgalci İsrail terör devletinin varlığının yalnızca Filistin için değil bütün Ortadoğu ve hatta dünya için bir güvenlik sorunu haline geldiği ortadadır.

İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen bu Katliam Yasası bütün uluslararası hukuk düzenlemelerine de aykırıdır. Öncelikle, idam cezasının uygulanmasına ilişkin uluslararası standartlar bakımından ciddi ihlaller söz konusudur.İsrail’in taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nde idam cezası son derece dar bir çerçeveye tabi tutulmuştur ve buna göre idam cezası yalnızca ‘en ağır suçlar’ için, sıkı usulü güvenceler altında ve keyfilikten uzak biçimde uygulanabilir. Buna karşılık söz konusu düzenleme, ‘terör’ kavramını geniş ve belirsiz bir şekilde kullanarak ölüm cezasının kapsamını genişletmekte ve özellikle askerî mahkemeler bakımından bu cezayı fiilen zorunlu hale getirmektedir. Nitekim bu yasa ile idam cezalarının keyfilik arz ettiği ve uluslararası hukukla bağdaşmadığı, düzenlemenin Filistinlilere yönelik bir apartheid uygulamasının kılıfı olduğu ortadadır.

Düzenleme aynı zamanda işgal altındaki topraklarda uygulanması bakımından uluslararası insancıl hukuk ile de bağdaşmamaktadır. 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi uyarınca işgalci gücün cezai yetkileri son derece sınırlıdır ve bu yetkilerin işgal altındaki nüfusun korunması amacına uygun şekilde kullanılması gerekmektedir.

BU YASANIN VARLIĞI DAHİ TEK BAŞINA BİR SAVAŞ SUÇU NİTELİĞİNDEDİR.

Bu kapsamda Hukukçular Derneği olarak, İsrail’in kabul ettiği ayrımcı idam yasasına karşı hukuki girişimler başlatmış ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürler nezdinde;

– Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu

– Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü,

– İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu Özel Raportörlüğü,

– İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Ceza Özel Raportörlüğüne başvurularda bulunulmuştur.

Son olarak Hukukçular Derneği olarak; başta ülkemizde olmak üzere dünyadaki bütün Hukukçuları, insan hakları savunucularını, sivil toplum örgütlerini ve vicdan sahibi insanları İsrail Parlamentosu’nun bu yasal düzenlemesi başta olmak üzere İsrail Terör Devletinin insanlığa karşı eylemlerine karşı durmak, sesimizi bütün dünyaya duyurmak ve en önemlisi Özgür Filistin için hukuki ve sivil mücadeleye davet ediyoruz.”