
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
HÜSEYİN ÇAKALOĞLU VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden merhume Hacer ve merhum Musa Çakaloğlu’nun oğulları, İsmail ve Ayşe Çakaloğlu’nun kardeşleri Hüseyin Çakaloğlu 49 yaşında vefat etti. Merhum dün, Yıldırım Beyazıt Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
HALİL KEMAL ÖZGÜNSAL VEFAT ETTİ
Saraçlar Caddesi esnaflarından Halil Kemal Özgünsal 61 yaşında vefat etti Ezgi Özgünsal’ın eşi, Ayberk Özgünsal’ın babası, Nuran Özel, Füsun Erdim, Fatma Saffet Özgünsal ve Jale Alpak’ın kardeşleri olan merhum, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
‘Takviye gıdada doğru adres eczane’
Olgay GÜLER
Edirne Eczacı Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi, özellikle turistik bölgelerde, ‘takviye gıda’ adı altında satış yapan, tabelalarında da ‘eczane’ kökenli kelimeler kullanan dükkanlara karşı vatandaşları uyararak, doğru adresin her zaman eczaneler olduğunu söyledi.
Son dönemde ülkenin çeşitli yerlerinde, gıda takviyesi satışı yapan dükkanların özellikle turistik bölgelerde artış göstermesi üzerine, eczacı odaları ve Türkiye Eczacılar Birliği harekete geçti. Söz konusu işletmelerin, tabelalarında eczane kökenli kelimeler kullanarak, halk sağlığını riske attığını söyleyen Edirne Eczacı Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi, vatandaşlara uyarılarda bulundu.
‘CİDDİ TEHLİKE BARINDIRIYOR’
Çiftçi, doğru adresin her zaman eczaneler olduğunu söyleyerek, “Özellikle turistik bölgelerde turistlerin ilgi gösterdiği, gıda takviyeleri ya da vesaire ürünlerin tedariğiyle ilgili bir takım dükkanlar açıldığını görüyoruz. Hatta bu dükkanların isimlerinde bile ecza kökenli kelimeler geçiyor. Bunlar ciddi tehlike barındırıyor. Zaten daha önce de bu konuyla ilgili belirtmiştik ki bu ürünlerin tamamının doğru adresi eczanedir. Çünkü üretiminden son nihai tüketiciye ulaşana kadar ısı-nem takipleri kontrollü üretim denetimlerinin olduğu ve bunların şeffaflıkla denetlenebileceği tek yer burası. Ancak tabii burada düzen buradan bir paranın olduğunu düşünerek, birtakım girişimlerde bulunmakta. Hatta vatandaşları yanıltıcı noktada buranın bir eczaneymiş gibi olduğu tasarımlar, dış tabelalar, hatta tabelalarda ecza kökenli kelimeler görüyoruz” dedi.
‘HUKUKİ GİRİŞİMLER BAŞLATILDI’
Edirne’de, henüz benzer bir durumla karşılaşılmadığını belirten Çiftçi, “Bunlar şimdilik Edirne’de vuku bulmamışlardı. Tabii biz bunlarla ilgili önlemimizi almış vaziyetteyiz. Eczacı odalarıyla da iletişim halindeyiz. Hukuki girişimleri hem odalar, hem de Türk Eczacılar Birliği nezdinde başlatılmış durumda. Bunların kısa dönemde zaten toparlanacağına inanıyoruz ama vatandaşlarımızın özellikle bu tarz yerlere itibar etmemesi gerektiğinin altına özellikle çiziyoruz. Çünkü bunlar herhangi bir denetim noktasında değiller. Bizim için gıda takviyesi diye bir şey yoktur. Belli dozajda ise bir ürün o ilaçtır bizim için. Bugün gıda takviyesi diye söyleniyor olabilir ama biz onu eczacılar olarak ilaç olarak nitelendiririz. Bunları doğru adresi tabii ki de eczanelerdir” diye konuştu.
TÜ’de Tanıtım Günleri sürüyor
Trakya Üniversitesi’nde üniversite adaylarını fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarıyla buluşturmak amacıyla 3 Ağutos Pazartesi günü başlayan Tanıtım Günleri sürüyor. 7 Ağustos Cuma gününe kadar sürecek etkinliklerde aday öğrenciler, Trakya Üniversitesi’nin eğitim olanaklarını yakından tanıma fırsatı buluyor.
Tanıtım Günleri kapsamında düzenlenen Dekan/Müdür-Öğrenci Buluşmaları yüz yüze ve çevrim içi gerçekleştiriliyor. Aday öğrenciler, fakülte dekanları, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleriyle birebir görüşerek bölümler, eğitim olanakları, kampüs yaşamı ve Trakya Üniversitesi’nin sunduğu imkânlar hakkında doğrudan bilgi ediniyor.
Etkinlik süresince tüm akademik birimler, kendi fakülte ve okul binalarında her gün 09.00-17.00 saatleri arasında aday öğrencileri ağırlayarak programlar ve üniversitenin sunduğu olanaklar hakkında bilgilendirme yapıyor.
Tanıtım Günleri kapsamında Rektör-Öğrenci Buluşması da gerçekleştirilecek. Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, 6 Ağustos Perşembe günü saat 14.00’te Balkan Kongre Merkezi’nde aday öğrencilerle buluşarak tercih sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunacak ve soruları yanıtlayacak.
Aday öğrenciler, aday.trakya.edu.tr adresi üzerinden Trakya Üniversitesinin akademik birimleri, tercih süreci ve öğrencilere sunulan olanaklara ilişkin kapsamlı bilgilere ulaşabiliyor. Tercih sürecinde yararlanabilecekleri YÖK Atlas üzerinden de Trakya Üniversitesi’nin programlarına ait taban puanları, başarı sıralarını, kontenjanları ve diğer tercih verilerini inceleyebiliyor.
Tanıtım Günleri” kapsamındaki yüz yüze buluşmalar 5 Ağustos’ta Havsa Meslek Yüksekokulu, Keşan Meslek Yüksekokulu, Uzunköprü Meslek Yüksekokulu, Uzunköprü Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Edebiyat Fakültesi, Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar MYO, Mimarlık Fakültesi, İpsala Meslek Yüksekokulu ve Arda Meslek Yüksekokulu ile devam edecek.
HOTEAD yıldızları komşuda parladı
Edirne HOTEAD Yıldızlar Ekibi, Bulgaristan’ın Dorkovo kentinde düzenlenen 28. Uluslararası Dorkovo Halk Dansları Festivali’nde fırtına gibi esti. Sahneledikleri Edirne yöresi oyunları ve coşkulu Roman dansı performanslarıyla izleyicileri büyüleyen ekip, festivalin en çok alkış alan gruplarından biri oldu.
Festivalin ardından değerlendirmelerde bulunan Kulüp Başkanı Mehmet Grammeşin, genç dansçıların performansından büyük gurur duyduklarını ve emeği geçen herkese teşekkür ettiğini belirtti. Grammeşin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Uluslararası düzeyde birçok kültürün buluştuğu bu prestijli festivalde yer alan ekibimiz, organizasyon bünyesindeki sosyal ve kültürel etkinliklere katılarak keyifli anlar yaşadı. Sahneledikleri Edirne yöresi ve Roman dansı gösterileriyle izleyenlere adeta görsel bir şölen sunan Yıldızlar Ekibimiz; seyircilerden büyük alkış ve takdir toplayarak Edirne’mizin kültürünü ve ülkemizi sınır ötesinde bir kez daha gururla temsil etti.”
Sıradaki Durak: Polonya
Başkan Grammeşin ayrıca, 11-17 Ağustos tarihleri arasında Polonya’nın Poznan kentinde düzenlenecek olan 19. Uluslararası Sanat Festivali için hazırlıkların sürdüğünü belirterek, yetişkin grubuyla birlikte ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için sabırsızlandıklarını dile getirdi.
‘Üreticiyi hayal kırıklığına uğratmayın’
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Trakya Birlik yönetiminden üreticinin emeğini koruyan, maliyetleri karşılayan, üretime devam etmesini sağlayacak adil, vicdanlı ve güçlü bir alım fiyatı açıklama çağrısında bulundu.
Eski milletvekili Şimşek, “Ayçiçeği üreticisinin alın teri pazarlık konusu değildir!’ başlıklı yazılı açıklamasında, “Trakya’da binlerce ayçiçeği üreticisi bugün yalnızca ürününü değil, aylarca verdiği emeğin karşılığını Trakya Birlik’ten beklemektedir” diyerek şunları kaydetti:
“Toprağa düşen her ayçiçeği tohumu; umut, emek ve fedakârlıktır. O tarlalarda yalnızca ayçiçeği yetişmiyor; çiftçinin geleceği, çocuklarının rızkı ve ülkemizin üretim gücü yeşeriyor.
Ancak gelinen noktada üreticimiz; artan mazot, gübre, tohum, ilaç ve işçilik maliyetleri altında ezilirken, açıklanacak alım fiyatı hayati önem taşımaktadır.
Buradan Trakya Birlik Yönetimine açık çağrıda bulunuyorum: Üreticiyi hayal kırıklığına uğratacak, maliyetlerin altında kalacak veya emeğin karşılığını vermeyecek hiçbir fiyat kabul edilemez.
Trakya Birlik’in varlık sebebi üreticidir. Gücünü üreticisinden alan bir kurum, üreticisinin alın terini korumak zorundadır. Çiftçinin emeğini yok sayan bir anlayış ne kooperatifçilik ruhuna ne de Trakya’nın ortak değerlerine yakışır.
Bugün açıklanacak fiyat sadece bir rakam olmayacaktır. O rakam, Trakya Birlik’in üreticisinin yanında mı, yoksa karşısında mı durduğunu gösterecektir.
Üreticimizin beklentisi ayrıcalık değil, haktır. İstediğimiz destek değil, adalettir. Beklediğimiz lütuf değil, emeğin hakkıdır.
Bir kez daha ifade ediyorum: Alın terinin değeri masa başında değil, tarlada yazılır. Alın teri pazarlık konusu değildir.
Eğer çiftçi kazanamazsa gelecek yıl üretim azalır. Üretim azalırsa sadece çiftçi değil; sanayici, esnaf, ihracatçı ve ülkemiz kaybeder.
Bugün üreticinin yanında durmak, yarının gıda güvenliğine sahip çıkmaktır.
Trakya Birlik Yönetimini, üreticimizin emeğini koruyan, maliyetleri karşılayan, üretime devam etmesini sağlayacak adil, vicdanlı ve güçlü bir alım fiyatı açıklamaya davet ediyorum.
Çünkü; Çiftçi ayakta kalırsa Trakya ayakta kalır. Trakya ayakta kalırsa Türkiye üretmeye devam eder.
Hiç kimse unutmasın: Üretici kaybederse sadece bir hasat değil, bir gelecek kaybedilir.”
TÜ’de yurt dışı kayıtlar 10-14 Ağustos’ta
Trakya Üniversitesi, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Yurtdışından Öğrenci Kabulü kapsamında kayıt hakkı kazanan adayların sonuçlarını açıkladı.
Kayıt hakkı kazanan adaylar, kayıt işlemlerini 10-14 Ağustos 2026 tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesinde bulunan Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezinde yüz yüze gerçekleştirecek.
Kayıtlar, Trakya Üniversitesi Rektörlüğü Balkan Kongre Merkezi karşısında yer alan Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezinde yapılacak. Adayların, kayıt işlemlerini belirtilen tarihler arasında gerekli belgelerle birlikte şahsen tamamlamaları gerekiyor.
Kayıt hakkı kazanan öğrencilerin listesi, kayıt takvimi, gerekli belgeler ve kayıt sürecine ilişkin tüm ayrıntılara https://oidb.trakya.edu.tr/ adresinden ulaşılıyor.
‘Değişmez Başkomutanımız!’
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde Büyük Millet Meclisi kararıyla Mustafa Kemal Paşa’ya ‘Başkomutan’ ünvanının verilişinin 105. yıl dönümünü kutladı.
ADD’nin yıldönümü dolayısıyla yayınladığı “Değişmez Başkomutanımız!” başlıklı yazılı açıklamasında, Başkumandanlık Kanunu’nun Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Kütahya-Eskişehir Muharebelerinden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Mustafa Kemal Paşa’ya Türk ordusunun başkomutanlığını verdiği 5 Ağustos 1921 tarihli kanun olduğu anımsatılarak şunlara yer verildi:
“Sevr Antlaşması sonucu parçalanan yurdumuzu yeniden yaşatmak için Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 19 Mayıs 1919 tarihinde kuruluş ve kurtuluş mücadelesi başlamıştır. 1921 yılında düzenli orduya geçilerek I. II. İnönü Muharebeleri kazanılmıştır. Eskişehir-Kütahya Savaşları’nın ardından Türk Ordusunun Sakarya’nın doğusuna çekilmesi ise Mecliste tartışmalara neden olmuştur. Kütahya, Eskişehir ve Afyon’un kaybedilmesi sonucunda Mecliste M. Kemal Paşa’ya karşı muhalefet arttı. Meclis’te bulunanlar orduyu ve memleketi bu durumdan kurtaracak çareler aramaya başladılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri bu yenilginin sorumlularını bulmaya çalışıyordu. Mustafa Kemal Paşa’ya karşı olan bazı üyeler bu kötü durumun sorumlusu olarak O’nu görmüşler ve suçlamaya başlamışlardı.
Mecliste son çare ve son tedbir olarak Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına geçmesi yolunda bir düşünce ortaya çıktı. Taraftarları gibi karşısında olanlar da Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına geçmesini istediler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa 4 Ağustos 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisine verdiği bir önerge ile Meclis yetkilerini isteyerek Başkomutan olmayı kabul edeceğini bildirdi.
Ancak, Mustafa Kemal Paşa’nın Meclisin yetkilerini kullanma isteğine karşı olan vekiller itiraz ettiler. Meclisin yetkilerinin bir kişi tarafından kullanılmasının söz konusu olamayacağını ileri sürdüler. Fakat düşman karşısındaki cephede vakit geçirilmeksizin en hızlı, en doğru kararları verebilmek, ancak Meclisin yetkilerini anında kullanmakla mümkündü. Zaten Mustafa Kemal Paşa’nın da bu kadar geniş yetkileri üstlenmesinin nedeni, bu olağanüstü durumda çabuk karar alarak yine bu kararları çabuk bir şekilde uygulamak istemesidir. Olağanüstü şartlara rağmen Mustafa Kemal Paşa Başkomutanlık yetkisini üç ayla sınırlı olmasını istemiştir. Bu da O’nun milli iradeye ne kadar saygılı olduğunu açıkça göstermektedir. Sonunda Meclis, Mustafa Kemal Paşa’nın bu isteğini de haklı buldu. 5 Ağustos 1921 tarihinde, meclisin sahip olduğu yetkileri kullanmak koşuluyla Mustafa Kemal Paşa’ya üç ay süreyle Başkomutanlık yetkisini veren kanunu kabul edildi.
Mustafa Kemal Paşa bu yetkisini ilk olarak ordunun ihtiyaçlarının halk tarafından karşılanması amacıyla Tekalif-i Milliye Emirleri’nin çıkarılmasında kullandı. 7-8 Ağustos 1921’de, halkı maddi ve manevi bütün kaynaklarıyla Ulusal Mücadele’ye katılmaya çağıran “Tekalif-i Milliye Emirleri”ni yayınladı. On ayrı metinden oluşan bu emirler uygulanmadığı takdirde kurtuluş mücadelesi etkili olamazdı. Ordunun bu savaşı kazanabilmesi için yiyecek, giyecek, cephane ve bunların taşınmasını sağlayacak araçların bulunmasını hazırlayan bu emirlerin Ulusal Mücadele’nin kazanılmasında çok büyük etkisi oldu. Bu emirlerdeki istekleri incelediğimizde, Türk Ordusu’nun ne kadar yokluk içinde savaştığı iyice anlaşılır.
Tekalif-i Milliye Emirleri 7 Ağustos 1921’de yayımlanmış olup toplamı on maddedir.
1-Her ilçede bir tane Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulacak.
2-Halk, elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek.
3-Her aile bir askeri giydirecek.
4-Yiyecek ve giyecek maddelerinin %40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.
5-Ticaret adamlarının elindeki her türlü giyim eşyasının %40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.
6-Her türlü makineli aracın %40’ına el konacak.
7-Halkın elindeki binek hayvanlarının ve taşıt araçlarının %20’sine el konacak.
8-Sahipsiz bütün mallara el konacak.
9-Tüm demirci, dökümcü, nalbant, terzi ve marangoz gibi iş sahipleri ordunun emrinde çalışacak.
10-Halkın elindeki araçlar bir defa olmak üzere 100 km’lik mesafeye ücretsiz askeri ulaşım sağlayacak.
Tekâlif-i Milliye karşılıksız bir bağış değildi. Başkomutan Atatürk, 7-8 Ağustos 1921’de ‘Bedeli sonradan ödenecektir’ diyerek halktan zorunlu yardım topladı. 12 Nisan 1923 tarihli ve 328 sayılı kanunla 6.003.663 TL olan borç halka ödendi. Sadece Tekalif-i Milliye borçlarını değil onunla birlikte Osmanlı’nın iç borçları da ödendi. Savaş sonrası Ankara Hükümeti, Tekâlif-i Milliye borçları ve onun dışında savaşta halktan alınmış her şey için, 1923-1937 arasında halka toplam 17.426.409 TL ödedi.
Kurtuluş Savaşı’mızda Mustafa Kemal Paşa’ya geniş yetkilerle ve üç ay süreyle Başkumandanlık veren bu Kanun daha sonra birinci defa 31 Ekim 1921’de, ikinci defa 4 Şubat 1922, üçüncü defa 6 Mayıs 1922’de üçer ay süre ile uzatılmıştı.
Söz konusu kanunun dördüncü defa uzatılması teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 20 Temmuz 1922 günkü oturumunda görüşüldü. Bu oturumda söz alan Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, o güne kadar kendisine tanınan geniş yetkilere gerek olmadığı görüşünü savunarak şunları söyledi: “Bugün ordumuzun manevi kuvveti en yüksek derecededir. Ordumuzun maddi kuvveti de fevkalade bir önleme gerek hissetmeksizin milli emelleri tam bir güvenle elde edecek düzeye ulaşmıştır. Bu sebeple artık böyle bir yetkiyi devam ettirmeye gerek kalmadığı görüşündeyim.”
Mustafa Kemal Paşa’nın bu konuşması üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi, “5 Ağustos 1921‘de kabul edilen Başkumandanlık Kanunu’nun, Başkumandan’a geniş yetkiler tanıyan 2. Maddesini kanun teklifinden çıkardı.
Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde Büyük Millet Meclisi kararıyla Mustafa Kemal Paşa’ya ‘Başkomutan’ ünvanının verilişinin 105. yıl dönümü kutlu olsun!
İnternette dolandırıcılık bitmiyor
Edirne’de geçtiğimiz günlerde internet üzerinden çeşitli ürünler satın almak isteyen 3 kişinin toplam 70 bin lira dolandırılmasının ardından merkez, Uzunköprü ve Keşan’da 3 kişi daha aynı yolla yaklaşık 154 bin lira dolandırıldı.
Edinilen bilgilere göre, polis merkezine başvuran Z.Ö. isimli kişi tatil için bungalov kiralamak amacıyla internet sitesinde gördüğü ilan ile ilgili anlaştığı şahsın bildirdiği hesaplara toplam 120.055 TL para gönderdiğini, dolandırıldığını belirterek şikayetçi olduğunu söyledi.
Uzunköprü ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde ikamet eden M.Y. isimli kişi kedi sahiplenmek için sosyal medya sayfasına bilgi notu yazdığını, kendisi ile bu konuda iletişime geçen şahsa toplamda 13.877 TL para gönderdiğini, dolandırıldığını belirterek şikayetçi oldu.
Keşan ilçesinde de F.Ç. isimli kişi de bir internet sitesinden emniyet kemeri almak için araştırma yaptığını, irtibata geçtiği şahıslar ile ürünü almak için anlaştığını, akabinde kendilerine toplamda 20.000 TL para gönderdiğini, dolandırıldığını anladığını belirterek şikayetçi olduğunu söyledi. Her üç olayla ilgili nitelikli dolandırıcılık suçundan yasal işlemlere başlandı.