Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Kapıkule’de 50 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Edirne’de Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapmak isteyen bir TIR’da yapılan aramada, 25 paket halinde toplam 50 kilo 506 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapmak üzere olan bir TIR’ı şüphe üzerine incelemeye aldı. Dedektör köpeğin de kullanıldığı detaylı aramada, TIR içerisinde 25 ayrı paket halinde uyuşturucu madde bulundu. Paketlerde yapılan incelemede toplam 50 kilo 506 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

VALİLİK’TEN PERSONELE TEBRİK

Edirne Valiliği tarafından operasyona ilişkin yapılan açıklamada, uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü belirtilerek, “Etkin ve kararlı çalışmaları ile zehir tacirlerine büyük darbe vuran Gümrük Muhafaza ve Emniyet personelimizi kutluyoruz” ifadelerine yer verildi.

İba’dan Süloğlu mesasi

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere gittiği Süloğlu ilçesinde Cuma Pazarı’nı ziyaret ederek, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

Pazarda esnaflara hayırlı işler dileyen İba, vatandaşların talep ve düşüncelerini dinleyerek samimi sohbetler gerçekleştirdi.

Süloğlu programına AK Parti Süloğlu İlçe Başkanlığı’nı ziyaret ederek başlayan İba, İlçe Başkanı Şaban Toprak ve İlçe Teşkilatıyla yeni hizmet binasında buluştu. Teşkilat çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan İba, yeni hizmet binasının Süloğlu’na ve parti teşkilatına hayırlı olmasını diledi.

Teşkilatların gücünün yalnızca hizmet verilen binalardan değil, aynı dava ve hizmet anlayışı etrafında bir araya gelen yol arkadaşlarından geldiğini belirten İba, birlik ve beraberlik mesajı verdi.

PAZARDA ESNAF VE VATANDAŞLARLA BULUŞTU

Parti binasındaki ziyaretin ardından Cuma Pazarı’na geçen İba, beraberindeki İl Başkan Yardımcıları, İlçe Başkanı Şaban Toprak ve İlçe Teşkilatıyla birlikte pazar esnafını tek tek ziyaret etti.

Tezgahları dolaşarak esnaflarla sohbet eden İba, alışveriş yapan vatandaşlarla da bir araya geldi. Süloğlu halkının yoğun ilgisiyle karşılaşan İba, vatandaşların talep ve beklentilerini dinledi.

Pazarın hareketliliğinin Süloğlu açısından memnuniyet verici olduğunu ifade eden İba, esnafın emeğinin ve alın terinin önemine dikkat çekti.

Süloğlu İlçesinde kurulan Cuma Pazarı’nda esnafın emeğine, pazarın hareketine ve hemşehrilerinin güzel sohbetine ortak olduklarını söyleyen İba, “Esnafımızın her zaman yanında olmak, onların talep ve düşüncelerini yerinde dinlemek bizim için çok kıymetli. Her bir esnafımızın ortaya koyduğu emek, ilçemizin ekonomisine ve bereketine katkı sağlıyor.” dedi.

“SÜLOĞLU’NUN GÜZEL İNSANLARIYLA BULUŞMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUM”

Pazar ziyaretinin kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren İba, vatandaşlarla doğrudan bir araya gelmenin önemine vurgu yaptı.

İba, “Hemşehrilerimizle aynı sofrada, aynı pazarda, aynı sokakta buluşmak bizim için çok değerli. Süloğlu’nun güzel insanlarıyla sohbet etmek, onların düşüncelerini ve beklentilerini dinlemekten büyük mutluluk duyuyorum. Bizim siyaset anlayışımızın temelinde insanımızı dinlemek ve gönüllere dokunmak var” ifadelerini kullandı.

Ziyaret sırasında esnaflara hayırlı ve bereketli kazançlar dileyen İba, kendisini içtenlikle karşılayan Süloğlu halkına ve esnaflara teşekkür etti.

İçtenlikle ve samimiyetle kendisini karşılayan esnaf ve vatandaşlara teşekkürlerini sunan İba, “Bizleri gönülden karşılayan tüm esnaflarımıza ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Rabbim her bir esnafımıza bol ve bereketli kazançlar nasip etsin. Süloğlu’muz için el birliğiyle, aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Akalın’dan Aksal’a ‘sıfır!’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın ile AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal arasındaki söz düellosu sürüyor. Akalın, “Saha çalışmaları”nı ele aldığı yanıtından sonra bu kez Aksal’a verdiği cevapta,” Yakında Uzunköprü Devlet Hastanesi neden bitmedi diye bana soracaksın; sanki ben iktidar sen muhalefetsin ama olsun!” ifadelerine yer verdi.

Akalın,yaptığı açıklamada, “Sayın Fatma Aksal, Anlaşılan zorlanmaya başladın, cevap vereceğim diye her tuşa basmışsın, konuyu kendi çalışmalarından alıp benim çalışmalarıma getirmişsin! Yakında Uzunköprü Devlet Hastanesi neden bitmedi diye bana soracaksın; sanki ben iktidar sen muhalefetsin ama olsun!” diyerek şunlara yer verdi:

“Şimdi; TBMM’nin işleyişine bu kadar uzak olan bir anlayışın, Edirne’nin sorunlarını ne ölçüde doğru okuyabildiğini ve bu sorunlara nasıl çözüm üretebildiğini de kamuoyunun takdirine bırakarak başlayalım.

Meclis’te hangi işlemin rutin bir İçtüzük uygulaması, hangi çalışmanın gerçek bir yasama faaliyeti olduğunu dahi doğru değerlendiremiyorsanız, Edirne’nin sorunlarını nasıl doğru tespit edip bunlara çözüm üreteceksiniz?

Kanun maddeleri görüşülürken verilen teknik değişiklik önergeleri, bütün siyasi partilerin ve milletvekillerinin kullandığı olağan bir yasama aracıdır.

Bu verilen değişiklikler kanun teklifinin maddeleri üzerinde ayrı ayrı konuşulabilmek için kürsüde memleketimizin ülkemizin sorunlarını ifade edebilmek için verilen rutin bir uygulamadır.

Bunları benim yasama faaliyetimin tamamıymış gibi sunmanız, Meclis çalışmalarının işleyişine ne kadar uzak olduğunuzu ve acziyetinizi gösteriyor.

Birde bunu hiç utanmadan yazmışsınız, gerçekten önergelerimin bunlar olduğunu mu sanıyorsunuz, birde millete yorum yazmışsınız önergeler bunlar diye siz acaba farklı mecliste mi görev alıyorsunuz?

Tabi siz meclis çalışmalarından uzak olduğunuz veya mecliste sadece el kaldırıp el indirdiğiniz için bunları bilmemeniz normal!

Yani benim bahsettiğim yasama faaliyetlerimin bu yazdıklarınızla uzaktan yakından ilgisi yoktur; araştırma önergeleri, yazılı soru önergeleri, Genel Kurul ve komisyon konuşmaları ile Edirne’nin ve Türkiye’nin sorunlarına yönelik ortaya koyduğum somut çözüm önerilerinden oluşmaktadır.

Bu sebeple Meclis’in işleyişinden bu kadar habersiz bir anlayışla Edirne’nin sorunlarına çözüm üretilemeyeceği açıktır.

Bu kez de olmadı Sayın Aksal.

Yine sınıfta kaldınız. Oturun, sıfır.

Şimdi siz en iyisi şu müthiş saha ve yasama faaliyeti çalışmalarınızı anlatın da dinleyelim!”

Okul ve çevrelerinde yoğun önlem

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmeleri amacıyla okul ve çevrelerinde uygulanacak güvenlik tedbirlerini açıkladı.

Bakan Çiftçi’nin talimatıyla 81 ilde Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri sahaya indi. Bakan Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Çocuklarımız okullarına güvenle gitsin, yuvalarına huzurla dönsün diye tedbirlerimizi en üst seviyeye çıkardık. Emniyet ve Jandarma ekiplerimiz evlatlarımız için sahada. 81 ilimizde 31 bin okul bahçe görevlisi için planlamamızı tamamladık. Öncelikli okullarımızda kullanılmak üzere 2 bin 804 el dedektörü tedarik ettik. Okullarımızı risk durumlarına göre değerlendiriyor; okul kolluk görevlilerimizi, güvenli eğitim koordinasyon görevlilerimizi ve devriye ekiplerimizi ihtiyaca göre hassasiyetle görevlendiriyoruz” dedi.

Alınan tedbirler kapsamında eğitim-öğretim yılı boyunca okul giriş ve çıkış saatlerinde ekip ve devriye faaliyetleri artırılacak, öncelikli okullarda güvenlik tedbirleri yoğunlaştırılacak, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle mücadele kapsamında okul önleri ve çevrelerinde denetimlere ağırlık verilecek. Trafik ve servis denetimleri de artırılırken, İŞKUR aracılığıyla TYP kapsamında tahsis edilen 31 bin Okul Bahçe Görevlisi okulların öncelik derecelerine göre görevlendirilecek.

İçişleri Bakanlığı koordinesinde, ilgili kurum ve kuruluşların iş birliğiyle 2026-2027 eğitim-öğretim yılında okul ve çevrelerinde uygulanacak asayiş ve güvenlik tedbirleri belirlendi. Alınan tedbirlerle öğrencilerin eğitimlerini huzur ve güven içerisinde sürdürebilmeleri, okul çevrelerindeki risklerin azaltılması ve kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.

OKUL GİRİŞ VE ÇIKIŞ SAATLERİNDE EKİP VE DEVRİYE FAALİYETLERİ ARTIRILACAK

Eğitim-öğretim yılı boyunca okul giriş ve çıkış saatlerinde ekip ve devriye faaliyetleri artırılacak, öncelikli olarak belirlenen okullarda güvenlik tedbirleri yoğunlaştırılacak. Güvenlik kameralarının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülürken, okullarda görev yapan özel güvenlik görevlilerine yönelik denetimler de artırılacak. Okul yönetimleri ile ilgili kurum ve kuruluşlar arasındaki bilgi paylaşımı ve koordinasyon etkin şekilde sürdürülecek.

Okul çevrelerinde bulunan internet kafeler, oyun salonları, büfeler, seyyar satıcılar ve benzeri iş yerlerine yönelik denetimler ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde artırılacak. Okulla ilişkisi bulunmayan ve öğrencilerin güvenliği açısından risk oluşturabilecek şahıslara yönelik gerekli kontroller gerçekleştirilirken, mahalle sakinlerinden gelen gözlem ve ihbarlar da değerlendirilerek ihtiyaç duyulan ilave güvenlik tedbirleri alınacak.

OKUL ÇEVRELERİNDE NARKOTİK DENETİMLERİNE AĞIRLIK VERİLECEK

Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle mücadele kapsamında ilgili kurumların katılımıyla Güvenlik Tedbirleri Toplantıları gerçekleştirilecek. Başta Narkotimler olmak üzere ilgili kolluk birimlerinin okul önleri ve çevrelerindeki faaliyetleri artırılacak.

Alkol, sigara ve tütün mamulleri ile kesici, delici ve yaralayıcı unsurların okul çevrelerinde bulundurulması ve satışının önlenmesine yönelik denetimler de eğitim-öğretim yılı boyunca sürdürülecek. Öğrencilere kişisel güvenlik, suçtan korunma yöntemleri ve siber güvenlik konularında bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilecek.

OKUL ÇEVRELERİNDE TRAFİK VE SERVİS DENETİMLERİ YOĞUNLAŞTIRILACAK

Trafik güvenliği kapsamında ise Bakan Çiftçi’nin talimatıyla 81 ilde Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri sahaya indi. Bu çerçevede, okul çevrelerinde yaya ve öğrenci güvenliğine yönelik denetimler artırılacak ve yayalara ilk geçiş hakkına ilişkin kontroller gerçekleştirilecek. Trafik işaret ve levhaları ile diğer fiziki tedbirler kontrol edilerek tespit edilen eksikliklerin giderilmesi sağlanacak.

Öğrencilerin güvenli şekilde okullarına ulaşımlarının sağlanması amacıyla okul servis araçlarına yönelik denetimler de 2026-2027 eğitim-öğretim yılı boyunca yoğunlaştırılacak.

31 BİN OKUL BAHÇE GÖREVLİSİ İSTİHDAM EDİLECEK

Okullarda alınacak tedbirler kapsamında ise İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından duyurulan 7 basamaklı güvenlik modeli uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca İŞKUR aracılığıyla Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında 31 bin Okul Bahçe Görevlisi kontenjanı tahsis edildi. Okul Bahçe Görevlilerinin görevlendirmeleri, okulların öncelik dereceleri dikkate alınarak gerçekleştirilecek.

ÇİFTÇİ: EVLATLARIMIZ İÇİN SAHADAYIZ

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ülke genelinde Çocuk ve Gençlerin Korunmasına Yönelik Okul Çevreleri ile Servis Araçları Denetim Uygulamasını gerçekleştireceklerini söyleyerek şu ifadelere yer verdi:

“Çocuklarımız okullarına güvenle gitsin, yuvalarına huzurla dönsün diye tedbirlerimizi en üst seviyeye çıkardık: Emniyet ve Jandarma ekiplerimiz evlatlarımız için sahada! Anlık denetimlerle daha güvenli bir eğitim ortamı tesis ediyoruz. 81 ilimizde 31 bin okul bahçe görevlisi için planlamamızı tamamladık. Öncelikli okullarımızda kullanılmak üzere 2 bin 804 el dedektörü tedarik ettik. Okullarımızı risk durumlarına göre değerlendiriyor; okul kolluk görevlilerimizi, güvenli eğitim koordinasyon görevlilerimizi ve devriye ekiplerimizi ihtiyaca göre hassasiyetle görevlendiriyoruz. Eğitim öğretim yılı boyunca ülke genelinde Çocuk ve Gençlerin Korunmasına Yönelik Okul Çevreleri ile Servis Araçları Denetim Uygulaması gerçekleştireceğiz. Uyuşturucuyla mücadeleden trafik ve siber güvenliğe kadar evlatlarımızı tehdit edebilecek her konuda kararlılıkla sahadayız. Gayemiz çok açık; çocuklarımız güven içinde eğitim görsün, anne babalarımızın gözü arkada kalmasın. Bu vesileyle yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diliyor, tüm öğrencilerimize başarılar temenni ediyorum.”

Yeni Parti Milletvekilleri Edirne’de sahada!

Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Milletvekilleri Hasan Öztürk, Kayıhan Pala ve Namık Tan ile birlikte 14 – 15 Eylül tarihlerinde Edirne’de saha çalışması yapacaklarını duyurdu.
Başkan Balkanlı’nın verdiği bilgiye göre Milletvekilleri Öztürk, Pala ve Tan 14 Eylül Pazartesi günü ilk olarak saat 10.00 da Yeni Parti il başkanlığını ziyaret edecek. Milletvekilleri 10.30 da Edirne Belediye Başkanlığı Ziyaretinin ardından 11:00 de Ahilik Haftası Yürüyüşü ve Çelenk Sunma Törenine katılacak.
Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı’nın verdiği bilgiye göre 3 milletvekilinin yarın Edirne, salı günü Keşan ve Uzunköprü’deki temaslarının programı şu şekilde:
12:30 Basın Toplantısı, Saraçlar Caddesi (PTT Önü)
13:00 Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Ziyareti
14:00 Ali Paşa Çarşısı Esnaf Ziyareti
15:30 Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Ziyareti
16:30 Edirne Ticaret Borsası Ziyareti
17:30 Edirne Ziraat Odası Ziyareti
18:15 Trakya Birlik Ziyareti
19:00 Sivil Toplum Kuruluşları, Demokratik Kitle Örgütleri ve Meslek Odaları Buluşması –
Vefa Edirne Emekli Evi
15 Eylül Salı
10:00 – 11:00 Valilik Ziyareti
12:00 – 14:00 Keşan Esnaf Ziyareti
15:00 – 17:00 Uzunköprü Esnaf Ziyareti

AKP’den eğitimde iki büyük tahribat!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanlığı, özgür düşünen, bilimden yana, laik, demokratik, eşit yurttaşlar yetiştiren bir kamusal eğitim cumhuriyeti için eğitim anlayışını yeniden kuracaklarını bildirdi.

CHP İl Başkanlığı’nca 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesi yapılan açıklamada, AKP iktidarının eğitimde iki büyük tahribat yarattığına dikkat çekilerek, “Birincisi: Kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş. İkincisi ise Bilimsel-laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş.AKP iktidarının 24 yılda kamusal eğitimi nasıl zayıflattığının kanıtıdır.2002’de 41.300 olan devlet okulu sayısı 2025’te 56.336 ya çıktı. Peki bu süre zarfında özel okul sayısı ne oldu? 2.395’ten 14.700’e çıktı.Yani devlet okulu sayısı %37 artarken özel okul sayısı %513 arttı” ifadelerine yer verilerek şöyle denildi:

Peki öğrenci sayılarındaki değişim ne durumda? 2002 de devlet okulunda okuyan öğrenci sayısı 13.675.285 iken 2025’te bu sayı 15.336.143’e yükseldi.Yani Öğrenci sayısı %12,15 arttı Aynı dönemde özel okullardaki öğrenci sayısındaki artış oranı ise %560. Bu tablo bize sadece kamu okullarının zayıflayıp özel okulların güçlendiğini söylemiyor.Eğitim sisteminin ağırlık merkezinin de artık özel okullardan yana değişmiş olduğunu söylüyor. Çocuğun nitelikli eğitime ulaşması, giderek ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geliyor.

Buradan çıkarılması gereken sonuç, ‘Veliler çocuklarını özel okula göndermek istiyor’ değildir. Asıl gerçek şudur: Veliler özel okulu tercih etmiyor; çocuklarının nitelikli bir eğitim alabilmesi ve geleceğinin güvende olması için özel okula yönelmek zorunda bırakılıyor. Yani veliler, özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor.

İşte tam burada AKP ‘nin yarattığı bu sistemin bir sonucu olan kaygı devreye giriyor ve veli șu sorulara yanıt aramaya başlıyor;

‘Çocuğum iyi eğitim alabilecek mi?’ ‘Sınavda geri kalacak mı?’ Böylece kaygı büyüyor ve aile çözümü satın almak zorunda hissediyor.Ve artık eğitim hakkı, giderek eğitim harcaması haline geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim itirazımız özel okul tercihine değil, nitelikli kamusal eğitim zayıflatılarak ailelerin özel okullara mecbur bırakılmasınadır.

CHP olarak sözümüz nettir; kamusal eğitimi yeniden inşa edeceğiz. Eşitlikçi eğitim anlayışını yeniden ayağa kaldıracağız. Ve hiçbir çocuğu geride bırakmayacağı okul öncesi eğitim de, bugün bir ayrıcalığa dönüşmüş durumda.CHP iktidarında her çocuğa ücretsiz, nitelikli tam gün okul öncesi eğitimi sağlayacağımızın sözünü veriyoruz.Çocuklarımızın okulda aç kaldığı bir düzende eğitim hakkından söz edilebilir mi? Okul öncesi, ilk okul ve ortaokulda okuyan tüm öğrencilerimiz için bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli okul yemeğinin de verilebileceğini iktidarımızda hep birlikte göreceğiz.

Eğitimde eşitsizlik yalnızca parayla değil, doğduğunuz yerle de belirlenir oldu. Son 24 yılda kapatılan köy okulu sayısı 24 bini geçti.Cumhuriyetin en zor zamanlarında, savaştan çıkmış bir ülkede yıkıntılar arasında kurulan köy okulları AKP eliyle birer birer kapatıldı.CHP olarak köy okullarını yeniden açacak ve yerinde eğitimi tüm teknolojik altyapılarını tesis ederek yeniden başlatacağız. Mesleki ve Teknik eğitim Cumhuriyet Halk Partisinin Ülkenin kalkınması için en fazla önem verdiği konuların başında gelir. Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek, MESEM gibi çocuk emeğini sömüren yapıları ortadan kaldıracağız.Çocuklarımızın etrafında koruyucu bir ekip oluşturacağız; Üniversiteleri bilim üreten özgür kamusal mekânlara yeniden döndürecek, üniversite gençlerinin barınma, beslenme ve özgürce eğitim görme olanaklarını yeniden sağlayacağız.

Eğitimin kanayan yarası olan bir başka konu için; Milli Eğitim Bakanına soruyoruz; Son 4 yılda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktardığınız yaklaşık 111 milyar Türk lirası ile 2025 yılı resmi yapı yaklaşık maliyetleri esas alındığında; 1.224 adet devlete ait kalıcı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yapabilirdiniz ama yapmadınız. Neden? Çünkü devleti okul ve kurum inşa eden değil, giderek özel sektörün faturasını ödeyen bir yapıya dönüştürmek istiyorlar. Özel gereksinimli evlatlarımızın eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerini ücretsiz ve nitelikli şekilde gerçekleştirilmesini mutlaka sağlayacağız.

Nitelikli, kamusal eğitim öğretmenle mümkündür. Biz öğretmeni yeniden öğretmen yapacak; Ücretli öğretmenliği, mülakatı kaldıracak, Öğretmen yetiştirme sistemini sağlıklı hale getirecek, Eș durumu tayininde aile bütünlüğünü esas alacak, Usta öğreticilerimizin çalışma koşullarını güvence altına alacak,Tüm eğitim kadrolarına eğitim-öğretim yılı başında 1 maaş karşılığı eğitime hazırlık ödeneği vereceğiz.

AKP’nin eğitimde yarattığı birinci tahribat kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçişti. İkinci büyük tahribatsa laik ve bilimsel eğitimden ideolojik eğitime geçiş çabalarıdır. Herkes çok iyi biliyor ki; Evrensel, bilimsel ve demokratik eğitim; çocuğa ne düşüneceğini dikte eden değil, nasıl düşüneceğini öğreten eğitimdir. İyi eğitim çocuğun zihnini doldurmak değil, çocuğun zihnini özgürleştirmektir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın tarikat ve cemaatlere bağlı vakıf ve derneklerle yapmış olduğu

ÇEDES ve benzeri protokolleri, eğitim faaliyetlerinin pedagojik sorumluluğu ve laik eğitim ilkesi bakımından asla kabul etmiyoruz. Biz eğitim-öğretim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliği ve kamusal denetimi olmayan aktörlere bırakılmasına izin vermeyeceğiz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitimden beklentisini cisimleştiren; ‘fikr’ hür, irfanı hür, icdanı hür” nesil yetiştirme hedefidir. ‘Maarif’ modelde ise; ‘aklıselim, kalbi selim evki selim’ nesiller yetiştirme hedefine yönelmiş, hürriyet gibi bir özden arındırılmış, böyle yeni nesillerin pasif ve evcil olması amaçlanmıştır.

Cumhuriyet’in eğitim anlayışında çocuk, devletin biçimlendireceği bir nesne değildir. Çocuk, kendi geleceğini özgürce kurabilmesi gereken bir yurttaştır. Ve bizim eğitim anlayışımızın temel sorusu ‘Nasıl bir insan yetiştireceğiz?’ değil; ‘Her çocuğun kendi aklıyla, kendi vicdanıyla ve kendi özgür iradesiyle nasıl bir insan olabileceğinin önünü nasıl açacağız?’ sorusudur.

Bizim cevabımız nettir; Özgür düşünen, bilimden yana, laik, demokratik, eşit yurttaşlar yetiştiren bir kamusal eğitim cumhuriyeti için eğitim anlayışını yeniden kuracağız. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti; eğitimi piyasanın, dinsel yapıların ya da siyasal iktidarların müdahale alanı olmaktan çıkararak yeniden toplumun ortak hakkı ve kamusal sorumluluğu haline getirme iradesidir. Bizim için eğitim; çocuğun doğduğu ailenin gelirine, yaşadığı mahalleye, cinsiyetine, diline, inancına ya da sahip olduğu olanaklara göre değişen bir ayrıcalık değil, herkes için eşit ve nitelikli bir yurttaşlık hakkıdır.

Bu nedenle Kamusal Eğitim Cumhuriyeti; laik, bilimsel, demokratik, karma, eşitlikçi ve parasız eğitimi; güçlü ve güvenceli öğretmenlik mesleğini, çocukların özgürce düşünebildiği, sorgulayabildiği ve kendisini gerçekleştirebildiği okulları savunur.Teknolojiyi ve yapay zekâyı da insanın ve toplumun hizmetine sunar; verinin metalaştırılmasına, eğitimin şirketlerin kâr alanına dönüştürülmesine karşı çıkar.

Biz yalnızca kaybettiklerimizi geri almak için değil, geleceğin eğitimini bugünden kurmak için yola çıkıyoruz. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti, eğitimin yeniden herkesin hakkı, okulun, toplumun ortak yaşam alanı ve öğretmenin bu dönüşümün kurucu öznesi olduğu bir gelecek iddiasıdır. Yaşasın kamusal eğitim cumhuriyeti mücadelemiz.”

‘12 Eylül’ü unutmayacağız, unutturmayacağız’

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin 46. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

İba, mesajında, milletin egemenliğini hedef alan tüm darbe ve antidemokratik müdahalelere karşı en güçlü cevabın, demokrasiye sahip çıkarak verildiğini söyledi.

Türkiye’nin demokrasi tarihinde derin izler bırakan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Darbenin yıl dönümünde bir mesaj yayımlayan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, geçmişte yaşanan acı tecrübelerin unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Milletin egemenliğini ve milli iradeyi hedef alan her türlü darbe girişiminin, demokratik hayatın gelişmesine zarar verdiğini belirten İba, Türkiye’nin geleceğinin ancak demokrasiye, hukuka ve milli iradeye sahip çıkılarak güvence altına alınabileceğini ifade etti.

“12 EYLÜL, DEMOKRASİ TARİHİMİZDE DERİN İZLER BIRAKTI”

12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen askeri darbenin yalnızca siyasi hayatı değil, toplumun farklı kesimlerini de etkileyen sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken İba, demokrasi dışı müdahalelerin Türkiye’nin gelişimine büyük zarar verdiğini söyledi. 12 Eylül’ün ortaya çıkardığı tablonun gelecek nesiller açısından önemli dersler barındırdığını belirten İba, demokrasiye yönelik tehditlerin hangi gerekçeyle ortaya çıkarsa çıksın kabul edilemeyeceğini vurguladı.

12 Eylül’ün tarihe kara leke olarak geçtiğinin altını çizen İba, “12 Eylül 1980, milletimizin hafızasında derin izler bırakan, demokrasimizin ağır bir şekilde kesintiye uğratıldığı acı bir dönemdir. Milletimizin iradesini hedef alan darbeler ve antidemokratik müdahaleler, ülkemizin demokratik gelişimine büyük zarar vermiştir. Bu nedenle geçmişte yaşananları unutmadan, aynı acıların yeniden yaşanmaması için demokrasiye ve milli iradeye daha güçlü şekilde sahip çıkmalıyız.” ifadelerine yer verdi.

12 Eylül darbesinin, ülkemizi sosyal, ekonomik ve hukuki anlamda derin yaralarla baş başa bıraktığını dile getiren İba, “İfade ve basın özgürlüğünden sendikal haklara, eğitimden adil yargılanmaya kadar birçok alanda ağır kısıtlamalar getirildi. Bu kısıtlamalar, halkımızın gündelik yaşamını çekilmez hale getirdi.” dedi.

Demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin karşısında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten İba, “Milletimizin egemenliğini hedef alan tüm darbe ve antidemokratik müdahalelere karşı verilecek en güçlü cevap, demokrasimize sahip çıkmaktır. Bu iradenin korunması ve güçlendirilmesi hepimizin ortak görevidir. Demokrasi dışı müdahaleler kimden gelirse gelsin, her zaman karşı durduk ve durmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz direnişi, tüm darbelere verilen en güçlü cevap oldu.” dedi.

Türkiye’nin demokratik kazanımlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten İba, milletin sandıkta ortaya koyduğu iradenin hiçbir şekilde yok sayılamayacağını dile getirdi.

 “DARBE VE ANTİDEMOKRATİK MÜDAHALELERE KARŞI EN GÜÇLÜ CEVAP DEMOKRASİDİR”

Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden İba, darbe dönemlerinin toplumda bıraktığı izlerin demokrasi bilincinin güçlendirilmesiyle aşılabileceğini söyledi. Milli iradenin üzerinde hiçbir gücün bulunamayacağını vurgulayan İba, Türkiye’nin geleceğinin milletin özgür iradesiyle şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi.

12 Eylül döneminde yaşananların yeni nesillere aktarılmasının önemine de değinen İba, demokrasi kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Geçmişte yaşanan darbelerin ve antidemokratik uygulamaların yalnızca tarih kitaplarında kalan olaylar olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden İba, bu dönemlerden çıkarılacak derslerin Türkiye’nin demokratik geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Türkiye’nin bir daha darbelerle, vesayet anlayışıyla veya milli iradeyi yok sayan müdahalelerle karşı karşıya kalmaması gerektiğini belirten İba, “Bizler, milletimizin iradesine, demokrasimize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. 12 Eylül’ü unutmayacağız, unutturmayacağız. Geçmişte yaşanan acılardan ders çıkararak, milletimizin iradesini her türlü vesayet ve antidemokratik müdahaleye karşı korumaya devam edeceğiz.  Türkiye’nin geleceği demokrasiyle, milli iradeyle ve milletimizin ortak iradesiyle şekillenecektir” dedi.

İba, mesajının sonunda 12 Eylül’ün yıl dönümünde darbe ve vesayet anlayışının bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

Öztrakya’dan Tevfik Gülter’e anlamlı destek

Elmalı Yağlı Güreşleri’nde kategorisinde birincilik elde eden 2008 doğumlu Edirneli genç pehlivan Tevfik Gülter, başarılarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Gülter’e Öztrakya A.Ş. tarafından sponsorluk desteğinin yanı sıra, Elmalı’daki başarısı dolayısıyla tam altın hediye edildi.

Antalya’da düzenlenen Elmalı Yağlı Güreşleri, Edirneli genç pehlivan Tevfik Gülter’in önemli bir başarısına sahne oldu. 2008 doğumlu Gülter, kendi kategorisinde birincilik kürsüsüne çıktı.

Başarılı pehlivana, Edirne’nin köklü kuruluşlarından Öztrakya A.Ş. tarafından sponsorluk desteği verilirken, Elmalı Yağlı Güreşleri’ndeki birinciliği dolayısıyla da tam altın hediye edildi.

Öztrakya A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Mansur İriş, hediyeyi genç pehlivana takdim ederek başarısından dolayı kendisini tebrik etti.

YAĞLI GÜREŞTE BASAMAKLARI İKİŞER İKİŞER ÇIKIYOR

Yeni yağlı güreş lig sisteminde pehlivanların tur atlamaları ve elde ettikleri galibiyetlerden kazandıkları puanların önemli olduğu sistemde Tevfik Gülter, her yıl basamakları hızla tırmanıyor. Başarılı pehlivan, son olarak yağlı güreşin önemli organizasyonlarından Elmalı Yağlı Güreşleri’nde birincilik kürsüsüne çıkarak yükselişini sürdürdü.

“MARİFET İLTİFATA TABİDİR”

Öztrakya A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Mansur İriş, genç pehlivanın başarısının Edirne adına da büyük önem taşıdığını belirterek şöyle konuştu:

“Marifet iltifata tabidir. Başarı gösteren kardeşimizi canı gönülden tebrik ediyor ve destekliyoruz. Başarılı pehlivanlarımız gençlere örnek olmakta, şehrimize de ayrı bir heyecan katmaktadır.”

Yağlı güreşin yalnızca bir spor dalı olmadığını ifade eden İriş, “Yağlı güreş; tarihimizi, kültürümüzü ve medeniyetimizi yansıtmaktadır. Pehlivanlık; yiğitlik, dürüstlük ve güzel ahlak demektir. Güçlü nesiller yetiştirmek, gençlerimizi cesaretlendirmek ve onları spora yönlendirmek açısından yağlı güreşin çok önemli bir yeri vardır” dedi.

“EDİRNELİ GENÇLERİMİZE ÖRNEK OLUYOR”

Edirne’nin yağlı güreşin başkenti olarak kabul edilen Kırkpınar’a ev sahipliği yaptığını hatırlatan Mansur İriş, kentten yetişen pehlivanların baş ve başaltı güreşlerinde mücadele etmesinin önemine dikkat çekti.

Mansur İRİŞ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin pek çok yerinde düzenlenen yağlı güreşlerde, özellikle de yağlı güreşin başkenti olarak kabul edilen Kırkpınar’da şehrimizden yetişen pehlivanlarımızın başarılı olması ve başaltı ile baş güreşlerinde mücadele etmesi bizim için büyük önem taşıyor.

Şehrimizden yetişen başarılı pehlivanlarımız, gençlerimizin cesaretlenmesine ve yeni pehlivanların yetişmesine öncülük edecektir. Tevfik Gülter kardeşimizin başarısı bu açıdan büyük önem taşıyor. Başarısında emeği olan herkesi tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini temenni ediyoruz.”

Öztrakya A.Ş. olarak genç sporcuların ve Edirne’den yetişen başarılı pehlivanların desteklenmeye devam edileceği vurgulandı.

YENİ Parti’de ‘delege’ heyecanı

Olgay GÜLER

YENİ Parti Edirne teşkilatında devam eden kongre süreci kapsamında, delege seçimleri başlarken, kurucu merkez ilçe başkanı Volkan Akgüngör, merkez ilçe olağan genel kurulu öncesi adaylığını açıkladı.

YENİ Parti Edirne Merkez İlçe Başkanlığı’nda 26 Ağustos itibariyle üye listelerinin askıya çıkmasıyla, kongre süreci resmen başladı. İlçe, il ve genel başkanı, ön seçimle üyelerin belirleyeceği partide, usül gereği delegeler, genel kurullarda oy kullanarak belirlenen adayları teyit edecek. Edirne’de, merkez ilçe dahil 9 ilçede 3-6 Ekim tarihleri arasında genel kurullar yapılmaya hazırlanılırken, hafta sonu mahalle delege seçimlerine başlandı. Partinin kent merkezindeki il başkanlığı binasında gerçekleştirilen oy verme işlemlerine çok sayıda üye katıldı.

Seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurucu Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, 27 Eylül’de gerçekleştirilecek ön seçimde Merkez İlçe Başkanlığı’na yeniden aday olacağını duyurdu.

‘GENÇLERİMİZİN TAMAMINI DELEGE YAPARAK BİR İLKE İMZA ATTIK’

Kurultay sürecinin resmen başladığını ifade eden Akgüngör, tüzük gereği delegasyon sistemini uyguladıklarını ancak asıl belirleyici unsurun ön seçim olacağını vurguladı. Parti içi demokrasiye ve gençleşmeye dikkat çeken Akgüngör, “Genel Başkanımız Özgür Özel’in ‘tüm ilçe başkanları, il başkanları ve genel başkanı üyeler seçecek’ söyleminden sonra Siyasi Partiler Kanunu’na uymak durumunda olduğumuz için delegasyon sistemini işletiyoruz. Fakat asıl önemli olan partimizdeki ön seçimler olacak; aslında bütün üyelerimiz delege vasfı taşıyacak. Bugün 17 mahallemizde seçimleri gerçekleştiriyoruz, kalan mahallelerimizi ise yarın tamamlayacağız. Burada belki de Türkiye’de bir ilke imza attık. 30 yaş altı gençlik kollarındaki tüm arkadaşlarımızı, tüm gençlerimizi delege olarak yazdık. Bu adımla hem onlara sorumluluk verdik hem de kendilerini onore ettik. Gençlerimizin bu durumu karşılaması son derece olumlu oldu. Tüm gençlerimizin delege olmasından mutluluk duyuyor, Yeni Parti’ye bir yenilik katmış olmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

ADAYLIĞINI AÇIKLADI

Volkan Akgüngör, 27 Eylül tarihinde yapılacak Edirne Merkez İlçe Başkanlığı ön seçiminde aday olacağını da belirterek, göreve talip olduğunu duyurdu.

Kayseri Beyaz Eşya Servisi

Kayseri’de beyaz eşya arızası yaşayan hane halkının ilk aklına gelen isimlerden biri olan Kutup Servis, sektördeki tecrübesini yılların birikimiyle harmanlayarak müşterilerine hizmet sunmaktadır. Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın ve klima gibi pek çok cihazda arıza tespiti yaparak kısa sürede onarım sürecini tamamlamaktadırlar. Kayseri beyaz eşya servis ve onarım sürecini Kutup Servis ile sorunsuz bir şekilde yürütebilirsiniz.

Firmanın en dikkat çeken yönlerinden biri, teknik ekibin sahada edindiği tecrübeyi sürekli güncel tutması ve değişen cihaz teknolojilerine ayak uydurmasıdır. Yeni nesil akıllı beyaz eşyalarda bile arıza teşhisini isabetli biçimde yapabilen teknisyenler, gereksiz masraf çıkarmadan sorunun kaynağına inmeyi ilke edinmişlerdir. Bu sayede müşteriler, hem zaman kaybetmeden hem de bütçelerini zorlamadan cihazlarını yeniden kullanıma açık hale getirebilmektedir.

Kutup Servis, randevu sürecini de mümkün olduğunca pratik hale getirmeyi hedeflemektedir. Telefonla ya da internet üzerinden iletilen talepler kısa sürede değerlendirilmekte, teknisyenler belirlenen adrese planlanan saatte ulaşmaya özen göstermektedir. Özellikle acil arızalarda gösterdikleri hızlı geri dönüş, Kayseri’deki pek çok müşteri tarafından takdirle karşılanmaktadır.

Kullanılan yedek parçaların orijinalliğine önem veren ekip, yapılan her onarımın uzun vadede sorunsuz çalışmasını amaçlamaktadır. Ayrıca servis sonrasında da belirli bir süre garanti sunarak müşterilerine ek bir güvence sağlamaktadırlar. Fiyatlandırma konusunda şeffaf davranmaları, hizmet öncesinde net bilgi verilmesini mümkün kılmakta ve müşterilerin sürprizlerle karşılaşmasının önüne geçmektedir.

Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, Kutup Servis’in Kayseri’de beyaz eşya servis hizmeti arayanlar için güvenilir ve tercih edilir bir seçenek haline geldiği görülmektedir.

Kayseri’de beyaz eşya servis hizmeti hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki internet site linkini kullanabilirsiniz.

https://www.kutupservis.com.tr