Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) heyeti, Edirne Cezaevi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, tutuklu milletvekilleri ve belediye başkanlarına ilişkin hukuki süreçlere dikkat çekilerek; demokrasi, adalet ve hukukun üstünlüğü vurgusu öne çıktı.
Basın açıklamasına CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftçi Binici, CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu katıldı.
Parti adına açıklamayı CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftçi Binici yaptı. Çiftçi Binici, Türkiye’de adaletin sağlanması, demokratik değerlerin korunması ve toplumsal barışın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Farklı siyasi partilerin de katılım sağladığı açıklamada, ortak mücadele iradesinin güçlü bir şekilde ortaya konduğu vurgulandı.
Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı tarafından başlatılan imza kampanyasıyla, Türkiye genelinde geniş kapsamlı bir saha çalışması hayata geçiriliyor. “Kürecik Radar Üssü kapatılsın, İsrail kör olsun, Bakü Tiflis Ceyhan Boru Hattı kapatılsın, İsrail’de hayat dursun” sloganlarıyla başlatılan kampanya kapsamında parti teşkilatları, il ve ilçe merkezlerinde kurulacak stantlarla vatandaşlardan imza toplayacak.
Yeniden Refah Partisi yetkilileri, kampanyanın amacının milletin vicdanını ve tepkisini güçlü bir şekilde ortaya koymak olduğunu belirterek, söz konusu çalışmanın sadece bir imza kampanyası değil, aynı zamanda toplumsal bir duruşun ifadesi olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı olarak yürütülecek çalışma ile teşkilatların sahaya ineceği ve vatandaşlarla birebir temas kurulacağı ifade edilirken, kampanyanın kısa sürede geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.
Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu kampanya ile aziz milletimizin sesi olmayı, mazlumların yanında güçlü bir duruş sergilemeyi amaçlıyoruz. Tüm Türkiye’de sahaya inerek milletimizin hissiyatını ortaya koyacağız” denildi.
Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan “23 Nisan 2026 Perşembe günü Saraçlar Caddesinde kurulacak standa tüm vatandaşları davet ederek kampanyaya destek vermeye çağırdı.”
Edirne Belediyesi, olumsuz hava koşullarının yarattığı zemin uygunsuzluğu nedeniyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinin gerçekleştirileceği alanı güncelledi. Daha önce Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde yapılması planlanan program, Özgür Çocuklar Parkı’na taşındı.
Program kapsamında etkinlikler saat 13.00 ile 14.00 arasında düzenlenecek sahne gösterileriyle başlayacak. Açılış, Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi Sanat Kursu Sergisi ile yapılacak. Ardından Romacted öğrencilerinin şiir dinletisi ve Mektebim Koleji İlkokulu öğrencilerinin oratoryo performansları sahnelenecek. Edirne Belediyesi Çocuk Dans Gösterisi, Havsa Belediyesi Anasınıfı Dans Gösterisi ve Kırcaali Vasilevski Ortaokulu Dans Gösterisi ile devam edecek program, renkli bir bubble show ile tamamlanacak.
Sahne gösterilerinin ardından saat 14.00 ile 16.00 arasında atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Çocuklar; yüz boyama, bez çanta tasarımı, “23 Nisan’ın Renkli Çocukları” ve taş boyama atölyelerinde yaratıcılıklarını ortaya koyarken, geleneksel oyunlar atölyesiyle kültürel değerleri yakından tanıma fırsatı bulacak.
Gün boyunca kurulacak şişme oyun alanları ve mini golf sahası da çocukların eğlencesine katkı sağlayacak. Etkinlikler kapsamında çocuklara pamuk şeker ikram edilecek, Türk bayrakları ve balonlar dağıtılacak. Ayrıca çocuklara özel Nutuk armağanı sunulacak.
BAZI ETKİNLİK VE KONSERLER İPTAL EDİLDİ
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde yapılması planlanan 23 Nisan etkinliklerinin Özgür Çocuklar Parkı’na taşındığını belirterek, yaşanan gelişmeler nedeniyle bazı etkinlik ve konserlerin iptal edildiğini ifade etti.
Buna karşın çocukların emekleriyle hazırlanan programların gerçekleştirilmeye devam edeceğini vurgulayan Başkan Gencan, “Yaşanan olaylar sebebiyle planlanan bazı etkinlik ve konserleri iptal ettik. Ancak çocuklarımızın emekleriyle hayata geçirilen tüm etkinliklerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda tüm çocuklarımızı ve ailelerini etkinliklerimize davet ediyoruz.” dedi.
CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne merkezde gerçekleştirilen son genel kurullarda göreve seçilen oda başkanlarını ziyaretinde Genel Başkan Özgür Özel tarafından kendilerine hitaben gönderilen tebrik mektubunu da takdim etti.
Ziyaretlerde İl Başkanı Balkanlı’ya CHP Edirne İl Yönetim Kurulu üyeleri de eşlik etti. Heyet, esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek hem tebriklerini iletti hem de karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
İl Başkanı Balkanlı, esnaf ve sanatkârların kent ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayarak, oda başkanlarına yeni görev dönemlerinde başarılar diledi. Görüşmelerde esnafın güncel sorunları ve çözüm önerileri de ele alındı.
Balkanlı ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından esnaf odası başkanlarına hitaben gönderilen tebrik mektubunu da takdim etti. Mektupta, esnaf teşkilatlarının Ahilik geleneğinden gelen dayanışma kültürüne vurgu yapılarak, yeni görev dönemlerinin hayırlı olması temennisinde bulunuldu.
CHP Edirne İl Başkanlığı’nın esnafla olan dayanışma ve iletişimi güçlendirmeye devam edeceği belirtilirken, ziyaretlerin önümüzdeki süreçte de süreceği ifade edildi.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Başkan Irmak mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutlarken, son günlerde yaşanan üzücü olayların derin etkisini de yüreğimizde hissediyoruz. Çocuklarımızın güvenliğinin her şeyden önce geldiğini bir kez daha vurguluyor; onların huzur ve güven içinde eğitim alabileceği bir ortamın sağlanmasını en temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın daha aydınlık yarınlara ulaşması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğimizi özellikle ifade ediyoruz.
Milli egemenliğin değerini bilmek, bu büyük mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin sorumluluğudur. Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyor; milletimizin ve tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı içtenlikle kutluyorum.”
Eğitim-İş Edirne Şubesi Başkanı Nedim Zobar, sendika olarak verdikleri laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesinin yalnızca bugünü değil; 23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak çocukların geleceğini aydınlatma kavgası olduğunu bildirdi.
Zobar, yaptığı “23 Nisan’ı yeniden bayram haline getirene dek mücadelemiz sürecek!” başlıklı yazılı açıklamasında, “23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla, egemenlik saraydan alınarak koşulsuz şartsız millete devredilmiştir. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyetimizin temelini oluşturan bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi asla bir tesadüf değildir. Başöğretmenimiz, ‘Ey yükselen nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz’ sözleriyle bu ülkenin ve Cumhuriyetimizin asıl sahiplerinin çocuklar olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir” diyerek şunları kaydetti:
“ Ancak bugün, ulusal egemenliğimizi ve çocuk bayramını kutlarken, Cumhuriyetin asıl sahipleri olan çocuklarımızın yaşam, sağlık, eğitim, barınma ve beslenme gibi en temel hakları dahi sistematik şekilde ihlal ediliyor. Biliyoruz ki; gerçek bir egemenlikten söz edebilmenin en temel koşulu, her bir çocuğumuzun özgür doğduğu, kamusal haklarına erişebildiği ve güvenle büyüyebildiği bir ülkeyi inşa etmektir.
Ülkesinin kurucusu tarafından kendilerine armağan edilen bir günde milyonlarca çocuğumuz; derinleşen ekonomik krizle, yoksullukla, laik ve bilimsel niteliği aşındırılan eğitim sistemiyle karşı karşıya.
Eğitim-İş olarak hazırladığımız “Yoksulluğun Gölgesinde Sermayenin Sömürüsünde Kalan Çocuklar” adlı raporumuzda yer alan bazı veriler bu karanlık tabloyu gözler önüne seriyor:
TÜİK’in 2025 verilerine göre ‘Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma’ (AROPE) riski en yüksek grup, %36,8 ile 0-17 yaş aralığındaki çocuklardır.
EUROSTAT verilerine göre, Avrupa ülkeleri arasında çocuk yoksulluğu ve sosyal dışlanma oranının en yüksek olduğu ülke, %37,6 ile Türkiye’dir.
Derinleşen ekonomik krizle beraber temel ihtiyaçları dahi karşılanamadığı için ailesi yanında desteklenen çocuk sayısı son dört yılda 137 binden 181 bin 202’ye çıkmıştır.
Sadece MESEM’de kayıtlı 561 bin 288 öğrenci bulunurken, kayıt dışı çalışanlar da dahil edildiğinde, okul sıralarında olması gereken yaklaşık 3 milyon çocuk iş yerlerinde sömürüye maruz kalmaktadır.
Kâğıt üzerindeki bu istatistiklerin yaşama yansıyan en acı sonucu ise açlıktır. Yetersiz beslenme, çocuklarımızın fiziksel ve zihinsel gelişimini doğrudan tehdit eden bir halk sağlığı krizine dönmüştür. Sendikamızın her ay açıkladığı ‘beslenme çantası maliyeti’ verileri, krizin faturasının çocukların kursağından kesildiğini ortaya koyuyor:
Mart ayı içindeki beslenme çantası maliyeti, bir önceki aya göre %6,15 artış göstererek bir çocuğun aylık beslenme maliyetinin asgari ücret içindeki payı %7,27’ye tırmanmıştır.
Ailelerin beslenme çantası maliyeti altında ezildiği, okullarında açlıktan bayılan çocukların olduğu bir ülkede, “en az bir öğün ücretsiz yemek” talebinin görmezden gelinmesi kabul edilemez.
Çocuklarımızın en temel ihtiyaçlarını dahi ‘maliyet kalemi’ olarak gören bu zihniyet, aydınlanma yuvası olan okulları sermayenin arka bahçesine dönüştürme gayretindedir.
Eğitim sistemi kamusal bir hak olmaktan çıkarılmış; MESEM gibi uygulamalar eliyle sermayeye ucuz ve güvencesiz iş gücü sağlayan bir yapıya dönüştürülmüştür. Yüz binlerce çocuğumuz örgün eğitimden koparılmakta, “mesleki eğitim ve staj” kılıfı altında çocuk işçiliği devlet eliyle meşrulaştırılmaktadır. 2025 yılında sadece MESEM’e kayıtlı en az 85 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Gencecik bedenler iş cinayetlerine kurban giderken, çocuk yoksulluğu sistematik olarak kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır.
Bedenleri sömürülen çocuklarımızın zihinleri de dogmalarla kuşatılmak isteniyor. Eleştirel düşünceden uzak, biat eden nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda, ideolojik tahakküm aracı olarak kullanılan tarikat ve cemaat uzantılı yapılar türlü protokollerle okullara sokuluyor. Eğitimin laik ve bilimsel niteliği gerici ve piyasacı kuşatmalarla aşındırılırken, çocuklarımız aydınlanmadan ve pedagojik ilkelerden uzak müfredatlarla geleceksizliğe mahkûm ediliyor.
Tüm bu tablonun çıktısı ise yapısal bir şiddet sarmalıdır. Güvencesizlik, geleceksizlik, yoksulluk ve öğretmenin değersizleştirilmesinin birleşimiyle çocuklarımız; fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak bu yapısal şiddetin en savunmasız hedefi ve doğrudan mağduru haline gelmektedir.
Dolayısıyla, Eğitim-İş olarak verdiğimiz laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesi, yalnızca bugünü değil; 23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak çocuklarımızın geleceğini aydınlatma kavgasıdır.
Ortaya koyduğumuz bu olumsuz tabloya rağmen umutsuzluğa kapılmıyoruz. Eğitim-İş olarak; başta aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımız olmak üzere tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bugünü çocuklarımız için gerçek anlamıyla bir bayram haline getirene dek laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.”
Edirne Tatlıcı Büfeci ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, 3 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) genel kurulunda, yönetim kurulu başkanlığına adaylığını açıkladı.
Kentte, bir süredir ismi EDESOB başkan adaylığı için konuşulan Oda Başkanı Özen, düzenlediği basın toplantısıyla resmen adaylığını açıkladı. Merkez ve ilçeler dahil toplam 32 odanın bağlı olduğu EDESOB için Keyif Düğün Salonu’nda 3 Mayıs’ta gerçekleştirilecek genel kurulda yönetim kurulu başkanlığına aday olduğunu açıklayan Özen’e, çok sayıda oda başkanı destek verdi.
‘BİRLİĞİ DAHA KURUMSAL BİR YAPIYA KAVUŞTURMAK İSTİYORUZ’
Adaylık sürecinin bir birikimin sonucu olduğunu dile getiren Özen, “Bugün burada, Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları birlik başkanlığına adaylığımı açıklamak üzere huzurlarınızda bulunuyorum. Bu karar; yıllardır sahada edindiğim tecrübelerin, üyelerimizin beklentilerinin ve geleceğe dair taşıdığım sorumluluk anlayışının bir sonucudur. Birliğimiz köklü geçmişi, güçlü yapısı ve temsil ettiği değerlerle bölgemizin en önemli kuruluşlarından biridir. Ancak inanıyorum ki bu güçlü miras, çağın gereklerine uygun yeni bir vizyon, kararlı bir yönetim anlayışı ve ortak akıl ile daha da ileri taşınmalıdır. Ben ve yol arkadaşlarım, birliğimizi daha kurumsal, daha etkin, daha saygın ve üyelerinin sesi olan bir yapıya kavuşturmak için bu göreve talibiz” dedi.
‘MAKAM DEĞİL, HİZMET YARIŞIDIR’
Adaylığın, makam yarışı değil, hizmet yarışı olduğunu belirten Özen, “Bu adaylık bir makam yarışı değil, hizmet yarışıdır. Bizim anlayışımızda görev; ayrıştırmak değil birleştirmek, konuşmak değil çalışmak, günü kurtarmak değil geleceği inşa etmektir. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; yeni bir vizyon, samimiyet, birliktelik ve güçlü bir iradedir. Biz bu iradeyi ortaya koymaya hazırız. Çıkmış olduğumuz bu yolda en büyük gücümüz sizlerin desteği ve güveni olacaktır. Hep birlikte birliğimizi hak ettiği noktaya taşıyacağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.
Kapıkule’nin karşısında yer alan Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda, Türkiye’den ülkeye giriş yapan Türk plakalı bir otobüste yapılan denetimde beyan edilmemiş yüklü miktarda Türk Lirası ele geçirildi.
Yapılan açıklamaya göre, Türk plakalı bir otobüs sınır kapısına geldi. Türkiye’den Romanya’ya gitmekte olan ve 47 yolcu taşıyan otobüs, detaylı gümrük kontrolüne alındı.
Denetim sırasında bagaj bölümünde bulunan iki sırt çantası içinde, polietilen poşetlere yerleştirilmiş halde toplam 1 milyon 40 bin Türk lirası bulundu. Paraların tamamının 200 TL’lik banknotlardan oluştuğu belirtildi. Ele geçirilen miktarın yaklaşık 20 bin 446 euro karşılığı olduğu ifade edildi.
Yapılan incelemede söz konusu paranın otobüste yolculuk eden Türk vatandaşı bir kişiye ait olduğu tespit edildi. Şahıs hakkında Bulgaristan Döviz Kanunu kapsamında işlem başlatıldı.
Gümrük yetkilileri, üçüncü ülkelerden giriş veya çıkışlarda 10 bin euro ve üzeri nakit paranın beyan edilmesinin zorunlu olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Edirne’de Turizm Haftası etkinlikleri, ‘Kurabiyeci Dede’ olarak tanınan şekerlemeci Arif Meriç’in, ‘Kakava Kurabiyesi’ ikramıyla sona erdi.
Kentte, 15 – 22 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında son program, Saraçlar Caddesi girişinde yapıldı. Etkinlikte kentin; ‘Kurabiyeci Dede’ olarak tanınan kentin önde gelen şekerlemecilerinden Arif Meriç’in ‘Kakava Kurabiyesi’ adını verdiği kurabiye ikramı yapıldı. Etkinliğe; İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk ve çok sayıda vatandaş katıldı.
‘GASTRONOMİ TURİZMİNDE ÖNEMLİ UNSURLARIMIZ VAR’
Etkinlikte konuşan Kemal Soytürk, Edirne’nin gastronomik zenginliğine dikkat çekerek, “Bugün şehrimizin kıymetli ustalarından Arif Meriç ustamızın el lezzetiyle, kendi reçetesi Kavala Kurabiyesi ikram edeceğiz. Bu, Turizm Haftamızın son etkinliği. Edirne’yi simgelemesi için 12’yi 22 geçe bu etkinliği yapıyoruz. Gastronomi turizminin önemli unsurları olan ürünlerimiz var biliyorsunuz. Tava ciğerimiz, bademezmemiz, ciğer sarmamız, İpsala pirincimiz gibi birçok coğrafi işaretli ürünümüz var. Bugün, yaklaşan 5-6 Mayıs Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri çerçevesinde Arif usta bize kendi lezzetini, kendi reçetesiyle Kakava Kurabiyesi’ni üretti. Bugün birlikte tadacağız. Kendisinin eline emeğine sağlık. Kendisi her turizm haftasında yanımızda oluyor, tekrar teşekkür ediyoruz” dedi.
‘NAR’I BADEM, TEREYAĞI VE UNLA BİRLEŞTİRDİK’
Şekerlemeci Arif Meriç de, Kakava Kurabiyesi’ni bereketin simgesi narla yaptıklarını belirterek, “Önümüzdeki günlerde 5 ve 6 Mayıs’ta Kakava var. Biz de bu Kakava için bir ürün yaptık. Bildiğiniz gibi nar bereketin simgesidir. İşte bu narı, badem, tereyağı ve un ile birleştirdik. Adını da Kakava Kurabiyesi koyduk. Herkesin gelecek olan Kakava’sını tebrik ediyorum. Kakavanın manası şudur; Hızır ile İlyas aleyhisselamın buluştuğu mevki Edirne’de Sarayiçi’dir. Hızır yeryüzüne bakıyor. İlyas da gökyüzüne bakıyor. İkisinin aynı anda 5-6 Mayıs’ta Edirne’de Tunca’nın yanında buluşmasıdır. Bu manevi yönü. Bir yönü de bizim bir inanışımız var. Acaba bu sene babafingo çıkacak mı? Onu da bekleriz orada. Bu da esprisidir. Niçin bu espriler vardır? Hayat kısa, gülmeye ihtiyaç var. Ağlamaya ihtiyaç yok. Dolayısıyla bütün Türkiye’yi de şenliğine davet ediyoruz” diye konuştu.
Etkinlikte, İl Müdürü Soytürk ve Arif Meriç, vatandaşlara Kakava Kurabiyesi dağıttı.
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda hem bayramın önemine dikkat çekti, hem de son günlerde yaşanan acı olaylara değinerek toplumsal sorumluluk çağrısında bulundu.
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yıl dönümü olan 23 Nisan’ın, millet iradesinin tecelligahı olmasının yanı sıra çocuklara armağan edilen dünyadaki ilk ve tek bayram olduğunu hatırlatan İba, bu özel günün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir sorumluluk bilinci taşıdığını vurguladı.
23 Nisan’ın, aziz milletin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin simgesi olduğu kadar, yarınların teminatı olan çocuklara duyulan güvenin de ifadesi olduğunu belirten İba, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bugün, geleceğimizi emanet ettiğimiz evlatlarımız için daha çok çalışmamız gerektiğini hatırlatmaktadır.” ifadelerine yer verdi.
Bu yıl 23 Nisan’ın buruk bir atmosferde karşılandığını belirten İba, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan saldırılara dikkat çekerek derin üzüntü yaşadıklarını dile getirdi.
Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayramı kutlarken, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan ve yürekleri yakan okul saldırılarının acısını da derinden hissettiklerini söyleyen İba, “Bu acılar, hepimizin ortak sorumluluğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir” dedi.
Çocukların sadece bugünün değil, yarının da teminatı olduğunun altını çizen İba, onların huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir ortamda yetişmesinin toplumun en önemli görevi olduğunu ifade etti.
Hiçbir çocuğun korku içinde büyümemesi, hiçbir ailenin evladının güvenliği konusunda endişe duymaması gerektiğine değinen İba, “Bizler, çocuklarımızın daha güvenli, daha güçlü ve daha umut dolu bir Türkiye’de yaşamaları için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Toplumsal birlik ve dayanışmanın önemine de vurgu yapan İba, bu tür acıların ancak birlikte hareket ederek, sevgi, hoşgörü ve sorumluluk bilinciyle aşılabileceğini belirtti.
Mesajının sonunda tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan İba, “Başta Edirneli çocuklarımız olmak üzere ülkemizin ve dünyanın tüm çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bugünün barışa, kardeşliğe ve umut dolu yarınlara vesile olmasını diliyorum. Hayatını kaybeden evlatlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Çocuklarımızın yüzünün güldüğü, güvenle geleceğe yürüdüğü bir Türkiye için hep birlikte çalışacağız” ifadelerine yer verdi.