Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

DSİ Spor 20 hafta sonra nihayet!

İsmail DEMİRAY

Edirne DSİ Spor, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin (TKBL) 20. haftasında Seçil Kauçuk Mersin Basketball takımını 95-72’lik skorla geçerek daha önce hanesine yazılan 4 hükmen galibiyetten sonra sezondaki ilk gerçek galibiyetini almış oldu.

Edirne DSİ Spor, TKBL 20. haftasında Salı günü saat 17.00’de Seçil Kauçuk Mersin Basketball ile Mimar Sinan Spor Salonu’nda karşı karşıya geldi. Edirne DSİ Spor, Mesut Öztürk, Abdullah Koputan ve Burak Erkan’ın yönettiği karşılaşmanın ilk çeyreğini 26-18 önde tamamladı. Edirne ekibi ikinci çeyrekte adeta coşarak 25 sayı üretirken rakibine 9 sayı izin verdi ve soyunma odasına 51-27 önde gitti.

Karşılaşmanın üçüncü çeyreğinde rakip takım oyunda dengeyi kurdu ve periyodu 21-23 önde tamamladı. Edirne DSİ Spor son çeyrekte 23-22’lik skorla karşılaşmadan  95-72 galip ayrıldı.

Karşılaşmada en skorer isim 31 sayı ile Edirne DSİ Spor’dan Robyn Jeanette Lee olurken, Fatma Nur İçaçan 13, Ecem Kazar 18 ve Vashti Nwagbaraocha 19 sayı ile Edirne ekibinden çift hanelere oluşan diğer isimler olarak kayıtlara geçti.

Edirne DSİ Spor, ligin 21. haftasında 14 Şubat Cumartesi günü saat 16.00’da lider Zorlu Koleji Samsun Basketbol ile Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu’nda karşı karşıya gelecek.

EDİRNE DSİ SPOR: 95

Robyn Jeanette Lee 31, Sıla Kaplan 9, Fatma Nur İçaçan 13, Ecem Kazar 18, Vashti Nwagbaraocha 19, Berrak Ceylan, Betül Erden , Duygu Paluzer, Banu Toker, Zümrüt Karahan, Simge Genç 5

SEÇİL KAUÇUK MERSİN BASKETBALL: 72 

Selin Tekin 14, Sıla Tunçdemir 12, Elif  Bati 12, Azra Erçelik 16, Angela Tompkins 12, Melisa Şıkbilge, Güngör Peker, Gamze Güzel, Şükran Şule Ak, Pelinsu Alıcı 6

PERİYOTLAR:

1Çeyrek: 26-18 (26-18)

2Çeyrek:25-9 (51-27)

3Çeyrek: 21-23 (72-50)

4Çeyrek: 23-22 (95-72)

Serhad Birlik’ten geçici uygulama!

Edirne Orduevi’nde yıkım çalışmaları nedeniyle Serhad Birlik minibüsleri yıkım bitene kadar yolcularını Orduevi durağında değil eski Cami karşısında indirecek.

S.S. 19 Serhad Birlik Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Aytaç Dilci yaptığı duyuruda şunlara yer verdi.

Kamuoyuna ve Değerli Yolcularımıza Duyurulur

Eski Orduevi binasının yıkım çalışmaları nedeniyle, yolcu güvenliği ve trafik akışının sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi amacıyla geçici bir düzenlemeye gidilmiştir.

Bu kapsamda Orduevi durağında inecek olan yolcularımız, yıkım çalışmaları süresince Eski Camii karşısında bulunan Turizm Otobüsleri İndirme Durağı’nda indirilecektir.

Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına gerekli yönlendirmeler yapılacak olup, çalışmaların tamamlanmasının ardından güzergâh normal seyrine dönecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Avrupa Rüyası İle Konforlu Bir Avrupa Turu Planlaması Yapın

Seyahat etmenin en heyecan verici yanı, daha önce ayak basılmamış toprakların kokusunu içine çekmek ve farklı dillerin tınısını duymaktır. Özellikle birden fazla ülkeyi kapsayan bir avrupa turu, lojistik açıdan zorlayıcı görünse de profesyonel bir bakış açısıyla kurgulandığında tam bir keşif şölenine dönüşebilir. Paris’in ışıklarından Roma’nın antik meydanlarına, Amsterdam’ın kanallarından Prag’ın masalsı kulelerine uzanan bu yolculukta her durak, bir önceki günden daha farklı bir hikaye anlatır. Katılımcılar, valiz toplama stresinden uzak kalarak sadece vizörlerine takılan manzaraların ve tadacakları yerel lezzetlerin hayalini kurarlar.

Unutulmaz Anılar Biriktirmek İçin Avrupa Turu Fırsatları

Hayatın monotonluğundan kaçıp kendinizi ödüllendirmek istediğinizde, ufukta beliren yeni bir ufuk çizgisi her zaman umut vericidir. Özellikle sınırların kalktığı ve farklı kültürlerin bir potada eridiği bir avrupa turu, kişisel gelişim için de büyük bir basamak teşkil eder. Kuzeyin serin rüzgarlarından güneyin sıcak sahillerine kadar uzanan bu rota, doğa tutkunları için Alplerin görkemini, deniz sevdalıları için ise Adriyatik’in masmavi sularını bir arada sunar. Seyahat boyunca edinilen bilgiler ve görgüler, bireyin dünyaya olan bakış açısını esneterek daha hoşgörülü ve vizyoner bir yapıya bürünmesini sağlar.

Modern Şehir Yaşamı ve Avrupa Turu İçindeki Saklı Cennetler

Metropollerin devasa gökdelenleri ile köylerin huzurlu sessizliği arasındaki tezat, bir seyahati zenginleştiren en temel unsurdur. Gezginlerin favorisi olan avrupa turu konsepti, Berlin gibi modernizmin zirvesindeki şehirlerle İsviçre’nin sakin dağ köylerini aynı potada eriterek benzersiz bir denge sunar. Alışveriş caddelerinde modanın nabzını tutarken, hemen birkaç kilometre ötede yer alan tarihi bir kalede sessizliğin sesini dinleyebilirsiniz. Bu çeşitlilik, seyahatseverlerin sıkılmadan ve her an yeni bir şeye tanıklık ederek yollarına devam etmelerini sağlar. Avrupa Rüyası, rotalarını oluştururken bu dengeyi gözeterek her yaştan ve her zevkten insana hitap eden bir kurgu hazırlar.

Kaynak:https://www.avruparuyasi.com.tr

Promosyon Anahtarlık Nedir? Temel Tanım ve Önemi

Promosyon anahtarlık, üzerinde firmanın logo, marka adı veya slogan gibi tanıtım öğelerinin bulunduğu, günlük hayatta kullanılan anahtarlık türüdür. Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olan anahtarlıklar, bu özelliği sayesinde markaların iletişim ve tanıtım stratejilerinde sıkça tercih edilen etkili bir promosyon ürünüdür.

Promosyon anahtarlıklar genellikle küçük, hafif ve ucuz olmalarına rağmen, markaların uzun süre hatırlanmasını sağlamada güçlü bir rol oynar. Bu ürünler sadece bir aksesuar olmanın ötesinde, firmanın sürekli görünür olmasını sağlar; çünkü anahtarlıklar her gün kullanılır ve çevredeki diğer insanlar tarafından da fark edilir.

Bu tür ürünler, kurumsal hediye, müşteri teşvik programı, fuar-gösteri etkinlikleri veya sadakat kampanyaları gibi pek çok farklı alanda kullanılabilir. Her yaş ve demografiden kullanıcıya hitap edebilmesi, promosyon anahtarlıkları bütçe dostu ancak etkili pazarlama araçları haline getirir.

Promosyon Anahtarlıkların Avantajları

1 Marka Bilinirliğini Artırır

Promosyon anahtarlıklar, marka logosunun sık sık göz önüne gelmesini sağlar. Kullanıcılar her anahtar çıkardığında, marka isim ve logosu ile tekrar tekrar karşılaşır; bu da marka farkındalığını güçlendirir ve hafızada kalıcılığı artırır.

Ayrıca anahtarlığın taşıdığı marka, sadece sahibine değil çevresindekilere de görünür olduğu için sürekli bir reklam aracı gibi çalışır. Bu küçük ürünler, özellikle açık alanlarda veya iş yerinde asılı kaldığında başka potansiyel müşterilerin dikkatini çeker.

2 Maliyet-Etkin Bir Pazarlama Aracıdır

Diğer birçok tanıtım aracıyla kıyaslandığında promosyon anahtarlıklar oldukça ekonomik bir çözümdür. Üretim maliyetleri düşük olduğundan, firmalar geniş miktarda üretim yaparak güçlü bir impression-to-cost oranı elde edebilir.

Ayrıca küçük ve hafif oldukları için dağıtımı kolaydır; posta yoluyla gönderilebilir veya etkinliklerde ücretsiz olarak kişilere sunulabilir. Bu özelliği, promosyon anahtarlıkları işletmeler için düşük bütçeli ancak geniş kitlelere ulaşabilen bir tercih haline getirir.

3 Günlük ve Uzun Süreli Kullanım

Anahtarlıklar yıl boyunca her gün kullanılan ürünlerdir. Bu nedenle promosyon anahtarlıklar, diğer promosyon malzemelerine göre daha uzun süreli reklam etkisi sunar. Kaliteli malzemeden üretilmiş anahtarlıklar, yıllarca kullanılabilir; bu da firmanın her gün görünür olmasına katkı sağlar.

Ayrıca kullanıcılar bu ürünleri yanlarında taşırken markanızın adını başka insanlara da gösterir, yani promosyon anahtarlıklar ağızdan ağıza reklam etkisi de yaratabilir.

 Nerelerde Kullanılır? Uygulama Alanları

1 Fuarlar, Etkinlikler ve Tanıtımlar

Promosyon anahtarlıklar, en çok fuar veya açık etkinliklerde dağıtılır. Bu tür etkinliklerde katılımcılara ücretsiz verildiğinde, fuar standına ilgi çekmek ve ziyaretçi etkileşimini artırmak için mükemmel bir araçtır.

Logolu anahtarlıklar, fuar ziyaretçileri tarafından taşındıkça markanız daha geniş bir kitleye tanıtılmış olur. Özellikle görsel çekiciliği yüksek tasarımlarla, potansiyel müşterilerin dikkatini çekmek ve akılda kalmak mümkün olur.

2 Müşteri ve Çalışan Hediyeleri

Promosyon anahtarlıklar, hem müşterilere hem de çalışanlara hediye olarak verilebilir. Müşteri memnuniyetini artırmak için siparişlerle birlikte ücretsiz verildiğinde, marka sadakatini güçlendirme fırsatı doğar.

Aynı şekilde çalışanlara özel olarak verilen anahtarlıklar, kurumsal kültürü pekiştirir ve çalışanların aidiyet duygusunu artırır. Bu uygulamalar, marka içi bağlılığı artırırken dışarıya da profesyonel bir imaj sunar.

3 Sadakat Programları ve Kampanyalar

Promosyon anahtarlıklar, sadakat programı üyelerine küçük ödüller olarak verilebilir. Ürün veya hizmet alan kişilere teşekkür amacıyla sunulan bu küçük ama değerli hediyeler, müşterilerin tekrar alışveriş yapma motivasyonunu artırır.

Bu yöntem, özellikle küçük işletmeler için müşteri ilişkilerini güçlendiren uygun maliyetli bir stratejidir.

 Tasarım, Malzeme ve Fiyatlandırma

1 Tasarım ve Özelleştirme

Promosyon anahtarlıklar çok çeşitli malzeme ve tasarım seçenekleriyle üretilir. Metal, plastik, deri, kauçuk, ahşap veya akrilik gibi farklı materyaller kullanılabilir.

Logo baskısı, UV baskı, lazer kazıma, kabartma gibi farklı baskı teknikleriyle marka mesajını etkili şekilde iletmek mümkündür. Özelleştirme, sadece renk ve logo ile sınırlı kalmayıp; şekil, boyut ve ek fonksiyonlarla genişletilebilir. Örneğin; ışıklı, açacaklı veya USB özellikli anahtarlıklar gibi fonksiyonel modeller yaratmak mümkündür.

2 Fiyatlandırma ve Sipariş Miktarı

Promosyon anahtarlık modellerinin fiyatları, tasarım, malzeme ve adet sayısına göre değişiklik gösterir. Genel olarak daha ekonomik modeller için minimum sipariş adetleri yükselebilirken, premium metal veya deri modellerde daha düşük adette sipariş verilebilir.

Türkiye’de anahtarlık fiyatları model bazında genelde uygun bütçelidir ve toplu siparişlerde maliyet daha da düşer. Bu durum, küçük işletmelerden büyük firmalara kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etmeyi mümkün kılar.

https://www.promoaksesuar.com/kategori/promosyon-anahtarlik

Çiftçinin destek sancısı!

CHP Edirne Milletvekili Aday Adayı, İş İnsanı, Üretici Namık Kemal Oğuz, kâğıt üzerinde artan desteklerin tarlada karşılık bulmadığına dikkat çekerek, “Tarlaya girecek çiftçinin cebi boş, iktidar hala seyrediyor! Üreticiye desteği bugün vermezsen, ne zaman vereceksin?” diye sordu.

Oğuz yaptığı açıklamada, “Sözü eğip bükmeye gerek yok; Şubat ayındayız ve Edirne’de çiftçinin cebi tamtakır, ambarı boştur! Üreticimiz geçen sezondan elinde avucunda ne varsa sattı, borcuna harcına yatırdı, bitirdi. Şimdi önünde koca bir yeni sezon var, traktörü tarlaya sokacak ama mazot koyacak gücü kalmamış” diyerek şunları söyledi:

“Tam da bu günlerde, çiftçi tarlaya girmek için hazırlık yaparken sen devlet olarak yanında olmayacaksın da ne zaman olacaksın? Çiftçi battıktan, tarlayı terk ettikten sonra mı destek vereceksin? Üreticinin can suyu beklediği, paraya en çok ihtiyaç duyduğu bu aylarda onu yapayalnız bırakmak, tarıma ihanettir!

TARIMI ASKIYA ALMADILAR, ÇİFTÇİNİN İDAM FERMANINI İMZALADILAR!

2024 yılında açıklanan 2025 yılı tarımsal desteklerinin, 2026 yılı Şubat ayı itibariyle ancak askıya çıkarılması; tarım politikalarının ne kadar plansız ve üreticiden kopuk yürütüldüğünün açık ispatıdır. Bugün üreticimiz 2025 sezonunu tamamlamış, 2026 yılı ürünlerini ekmeye başlamış durumdadır. Buna rağmen 2025 yılına ait temel destekler hâlâ bürokrasinin tozlu raflarında bekletilmektedir. Tarım, bu ciddiyetsizlikle yönetilemez!

KURAKLIK KADER, İKTİDAR KEDER OLDU!

İki yıl üst üste yaşanan kuraklık, üreticimizi zaten perişan etmiştir. Özellikle ayçiçeği üreticisi son iki yıldır zarar etmekte, bazı bölgelerde buğday verimi 150 kilograma kadar düşerek çiftçiyi maliyetini dahi çıkaramaz hale getirmiştir. Desteklerin zamanında ödenmemesi nedeniyle çiftçi tohumu, gübreyi, mazotu faizle, veresiyeyle almak zorunda bırakılmıştır. Tarla, borca teslim edilmiştir.

VERDİKLERİ DESTEK ERİDİ GİTTİ!

2025 yılı için açıklanan desteklerin toplamı 634 TL’dir. Ancak bu rakam, açıklanır açıklanmaz enflasyon karşısında erimiştir.

2024 yılının Kasım ayında bu parayla 14,5 litre mazot ve 51 kilo gübre alınabilirken, bugün aynı parayla yalnızca 10,8 litre mazot ve 27 kilo gübre alınabilmektedir.

Çiftçinin cebinden çalınan, buharlaşan kayıp yüzde 45’in üzerindedir. Kâğıt üzerinde artan destekler, tarlada karşılık bulmamaktadır.

“ÇİFT LİSTE” BELİRSİZLİĞİ VE KREDİ ÇIKMAZI

Bu yıl ilk kez uygulanan çift liste sistemi ise tam bir karmaşadır. Desteğin tek seferde mi yoksa bölünerek mi ödeneceği belirsizdir. Bu belirsizlik üretim planlamasını imkânsız kılmaktadır. Öte yandan Ziraat Bankası üzerinden kullanılan sübvansiyonlu kredilerde limit artışına gidilmemesi, borçlu üreticinin finansmana erişimini kesmiş, çiftçiyi tefecinin kucağına itmiştir.

BURADAN İKTİDARI UYARIYORUM:

 Çiftçinin takvimine göre hareket etmeyen, hasat zamanı değil “seçim zamanı”nı kollayan hiçbir destek modeli başarılı olamaz!

2025 yılına ait tarımsal destekler, askı süresi sona erer ermez tek seferde ve derhal ödenmelidir. 2026 yılına ait destekler ise en geç buğday ekim dönemine kadar üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır.

Edirne’nin toprağını bilen, üreticinin derdini tarlada yaşayan bir anlayışı Meclis’e taşımak, bu bozuk düzene “dur” demek için yola çıktım. Desteklerin lütuf gibi değil, hak olarak verildiği; üreticinin borçla değil emeğiyle ayakta kaldığı bir Türkiye’yi biz kuracağız.

Söz veriyoruz: Üreticinin borçla değil, emeğiyle ve onuruyla kazandığı bir Türkiye’yi biz inşa edeceğiz. Çiftçiyi ezdirmeyeceğiz, tarlayı terk etmeyeceğiz! Edirne’de üretici borçla değil, alın teriyle kazansın diye buradayız.”

‘Çiftçinin desteğini hemen ödeyin’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Tarım ve Orman Bakanlığı’na tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için çiftçilere yönelik desteklerin bir an önce ödenmesi çağrısında bulundu.

Son üç yıldır çiftçilerin hem iklim koşullarından kaynaklanan sorunlarla hem de ekonomik krizle mücadele ettiğini belirten Ün, “Ülkemiz çiftçisi son üç yıldır iklim felaketleri ve ekonomik kriz altında adeta eziliyor. Her geçen gün borcuna borç ekleniyor, binlerce çiftçi borçları nedeniyle takibe düşüyor. Tam da bu noktada, destek ödemelerinin bugünlerde yapılması çiftçiye nefes aldıracaktır. Çiftçinin üretimde maliyetlerinin düşmesi ve faiz yükü altında ezilmemesi için bu zor günlerde yanında olmalıyız” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) açıkladığı verilere dikkat çeken Ün, girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Ün, “TZOB’un açıkladığı rakamlara göre son bir yılda gübre fiyatları yüzde 26 ila 40, mazot fiyatları yüzde 22, yem fiyatları yüzde 30 ila 33, zirai ilaç maliyetleri ise yüzde 36 arttı. Bu tablo karşısında çiftçiyi maliyet artışlarına karşı korumanın yolu, eski adıyla mazot ve gübre desteği, yeni adıyla temel desteklerin bir an önce ödenmesidir” diye konuştu.

Tarımsal desteklerin iki parça hâlinde ödeneceği bilgisini de paylaşan Ün, bu uygulamayı eleştirerek şunları söyledi:

“Biz desteklerin bir an önce ödenmesi çağrısını yaparken, AKP çiftçinin hakkı olan destekleri ikiye bölerek ödemeyi planlıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sesleniyorum: Gıda fiyatlarının düşmesini istiyorsanız, sudan sebeplerle bahane üretmek yerine çiftçinin desteğini derhâl ödeyin ki hem çiftçi hem de vatandaş rahat bir nefes alsın.”

Desteklerin üretim sezonu öncesinde ödenmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Ün, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu destekleme politikasıyla bir yere varamayız. Destekler üretim sezonu öncesinde ödenirse çiftçi borçlanmadan, zam artışlarına maruz kalmadan girdilerini temin edebilir. Bu da üretim maliyetlerinin düşmesi ve vatandaşın daha ucuz gıdaya ulaşması anlamına gelir. Buradan bir kez daha AKP’ye sesleniyorum: Çiftçiyi desteklerseniz 86 milyonu desteklemiş olursunuz. Çiftçinin desteğini hemen ödeyin.”

Ramazan pidesi fiyatı netleşiyor!

Olgay GÜLER

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (EDESOB) Başkanı Sezai Irmak, yaklaşan Ramazan ayıyla birlikte Edirne’de 350 gram pidenin 35 TL’den satılmasının planlandığını açıkladı.

İslam dünyasının en kutsal ayı olarak değerlendirilen Ramazan’a sayılı günler kala, Edirne’de pide fiyatı da netleşmeye başladı. Ülke genelinde uygulanan ‘ortak fiyat’ politikası kapsamında, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) tarafından, pidenin kilosunun 100 lira olması belirlenmesi beklenirken, buna göre 350 gram pidenin de 35 lira olacağı ifade edildi. 

Konuyla ilgili konuşan ETSO Başkanı Sezai Irmak, fiyat çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Şunu özellikle belirtmek isterim ki, Türkiye genelinde ortak bir fiyat politikası uygulanıyor. Ramazan pidesinde kilogram fiyatı ülke genelinde 100 TL olarak belirlendi. İstanbul’da da, Mardin’de de, Malatya’da da, Edirne’de de kilogram fiyatı aynı. Yani şehirler arasında herhangi bir fiyat farkı söz konusu değil. Bizim Edirne’de uyguladığımız model ise 350 gram Ramazan pidesinin 35 TL’den satılması yönünde. Bu şekilde hesaplandığında yine bir kilogram pidenin fiyatı 100 TL’ye denk geliyor. Bazı illerde ya da bazı fırınlarda 200–250 gram pidelerin 25 TL’ye satıldığı uygulamalar da var. Ancak biz gramajı biraz daha yükseltmeyi tercih ettik” dedi.

‘GRAMAJ TERCİHİ KALİTE İÇİN YAPILDI’

350 gramlık pide tercihinin kalite ve lezzet açısından önemli olduğunu söyleyen Irmak, “Ramazan pidesinin sağlıklı ve lezzetli bir şekilde pişmesi açısından 250 gramlık pide oldukça küçük kalıyor. İnce yapıldığında hamur tam anlamıyla pişmiyor, içini tutmuyor, adeta haşlanmış gibi oluyor. Vatandaşlarımızın önemli bir kısmı ise içi dolgun, yumuşak ve lezzetli pideyi tercih ediyor. Bu nedenle fırıncı esnafımız ve meslek komitemiz bir araya gelerek değerlendirme yaptı ve 350 gramda karar kıldık. 350 gramlık Ramazan pidesi hem daha içli oluyor hem de üzeri bol susamlı, daha doyurucu ve kaliteli bir ürün ortaya çıkıyor. Bu pidenin fiyatı da 35 TL olarak belirlendi. Ramazan ayı boyunca Edirne’de Ramazan pideleri bu şekilde satılacak” diye konuştu.

Fiyatın önümüzdeki günlerde netleşeceğini dile getiren Irmak, “Şu an için resmi tarife henüz yayımlanmadı. Ancak fiyat meslek komitesinden geçti. Önümüzdeki günlerde yönetim kuruluna, ardından da meclise gelecek. İnşallah haftaya yapılması planlanan Şubat ayı meclis toplantısında, tarife resmen çıkmış olacak. Allah nasip ederse, Ramazan ayında hem esnafımızı hem de vatandaşlarımızı mağdur etmeyecek, dengeli bir fiyatla Ramazan pidemizi Edirnelilerle buluşturmuş olacağız” şeklinde konuştu.

Meriç’e can simidi: ‘Kanal Edirne’

Olgay GÜLER

Edirne’de 2015 yılındaki taşkınların ardından inşa edilen ‘Kanal Edirne’, debisi artıp ‘turuncu alarm’ verilen Meriç Nehri’nin büyük ölçüde taşmasını önledi.

Son yağışlar ve karların erimesiyle Bulgaristan’da barajlardan su bırakılmasıyla birlikte Edirne’deki nehirlerde su seviyesi hızla arttı. 7 Şubat’ta, son yılların en yüksek debisi olan 1257 metreküp saniyeye yükselen Meriç Nehri, için Devlet Su İşleri (DSİ) ‘turuncu alarm’ uyarısında bulundu. Tunca Nehri’nin debisi 15 metreküp/saniye olarak ölçülürken, Arda Nehri’nin Bulgaristan’ın Ivaylovgrad kesiminde ise kırmızı seviye olan 778 metreküp/saniyeye yükseldi. Meriç Nehri, Edirne’de NATO Köprüsü mevkisi olarak adlandırılan bölgede yatağından taştı. Taşkın üzerine bölgedeki çiftlikler ile tarım alanları su altında kaldı. Çiftliklerde hayvanları bulunanlar, traktörlerle hayvanları alıp, başka yere götürdü.

‘KANAL EDİRNE’ 2019’DA TAMAMLANDI

Aşırı yağış sonrası debisi artıp ‘turuncu alarm’ verilen Meriç Nehri’ndeki taşkını, DSİ tarafından yapılan Kanal Edirne önledi. Edirne’de Yunanistan ile sınırı oluşturan ve her yıl taşkınlarla gündeme gelen Meriç Nehri’nde DSİ Edirne Bölge Müdürlüğü tarafından 2015 yılının Kasım ayında 45 milyon lira bütçe ile başlatılan ‘Kanal Edirne’ projesi, 2019’da tamamlandı. Meriç Nehri’nde baypas edilerek 7 bin 800 metrelik kanal oluşturuldu. Kentte bazı kesimler arasında Meriç, Tunca ve Arda nehirlerinin ardından 4’üncü nehir olarak adlandırılan Kanal Edirne’nin yapımından önce Meriç’in taşması sonucu çevresindeki iş yerleri ve sosyal tesisler ile yaklaşık 5 bin kişinin yaşadığı Karaağaç Mahallesi ve mahalledeki tarım alanları sular altında kalıyordu.

‘3’TE 1’LİK YÜKÜ KANAL EDİRNE ALIYOR’

Edirne Valisi Yunus Sezer, bölgede ‘Kanal Edirne’ dahil, 2015 yılından sonra taşkına karşı birçok önlem alındığını belirterek, “Birincisi Meriç Nehri’nin tabanında kum adacıkları daha önce varmış. Bunların tamamı temizlenmiş durumda. Edirne’nin yerleşim yerinin çıkışına kadar orada büyük bir temizleme yapılmış durumda. Aynı zamanda Meriç Nehri’nin her iki tarafında da biliyorsunuz bu sene yazlık ve kışlık seddeleri tahkim amacıyla yapılan bir koruma bandı oluşturuldu, beton duvarlarla beraber onlar da tamamlandı. Bir diğer konu da Kanal Edirne diye adlandırılan tahliye kanalı çalışması söz konusu. Bu da Meriç Nehri’ndeki su seviyesinin 400 metreküpleri bulduğu takdirde fazla kısım Kanal Edirne’den, tahliye kanalından da gitmeye başlıyor. Böylece Meriç Nehri’nin debisi teknik olarak ikiye bölünüyor, en azından 3’te 1’lik yükü Kanal Edirne tarafı alıyor” diye konuştu.

‘NE KADAR FONKSİYONEL OLDUĞUNU GÖRDÜK’

Kentte 2015 yılından bu yana ciddi taşkın tehdidi olmadığı için Kanal Edirne’nin fonksiyonunu görme imkanı bulamadıklarını belirten Vali Sezer, “Bu sayede Kanal Edirne’nin çalışıp çalışmadığı, ne kadar fonksiyonel olduğunu da görme imkanımız oldu. Buradaki taşkın riskini azaltma, oradaki debinin yükünü bölme adına önemli bir fonksiyon arz ettiğini belirtiyorlar DSİ’deki arkadaşlarımız. İnşallah taşkın olmaz. Taşkın için alınan her türlü önlem önemli. Hem dere yatağında, nehir yatağında yapılan çalışmalar, hem de kanal Edirne bu manada çok önem arz ediyor. Böylece 1500 metreküplerden, 2 binlere kadar suyu taşkın olmadan havzasında götürme imkanımız, nehir tabanında götürme imkanını elde ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TAŞKIN RİSKİNİ TAKİP ETTİĞİMİZ SİSTEM VAR’

Taşkın riskine karşı Bulgaristan’daki baraj seviyelerinin de anlık izlendiğini dile getiren Vali Sezer, şöyle konuştu:

“Edirne’de birçok taşkın söz konusu daha önceki yıllarda meydana gelen. Bununla ilgili olarak öncelikle Bulgaristan tarafındaki barajların tabii kapasitesinin dolması ve o suyun artan kısmının Edirne’ye gelmesi 2-3 gün sürüyor. Dolayısıyla Bulgaristan makamlarıyla da online olarak DSİ’nin bir görüşmesi ve takip sistemi var. Burada da gelen suyun miktarına göre burada taşkın riski olup olmayacağını AFAD’la çalışıyoruz ve ona göre de tedbirlerimizi planlıyoruz. Yüksek debilerdeki sularda öncelikle taşkın olması ihtimaline karşı, özellikle taşkın sahası olan Karaağaç bölgesinde tahliye çalışmaları, ilave tahkimat çalışmalarını hızlı bir şekilde yapacağımız hazırlıklarımız söz konusu. Buna göre araç ve gereç takviyelerimizi öncesinden konuşuyoruz. Buraya da hafta sonu AFAD’a destek amacıyla çevre illerden gelen ekiplerimiz oldu. Yine DSİ geçen hafta itibarıyla araç desteğini artırdı. Buraya iş makinesi desteği geldi.”

‘1500 METREKÜPE KADAR TAŞKIN RİSKİ YOK’

Vali Sezer, Meriç Nehri’nin yükselmesiyle taşkın olan bölgelerin seddelerin arasında yapılan yerler olduğunu söyledi. Sezer, “Oradaki tiny house ve bağ evi tarzında yapılan evler biliyorsunuz taşkın sahasının içerisinde, kışlık sedde ve yazlık seddelerin arasına yapılan yerler. Dolayısıyla buralarda her türlü su baskını söz konusu olabilir. Buradan daha önce de uyardık vatandaşlarımızı. Hem jandarmamız kanalıyla. Fakat kışlık seddelerin dışına çıkması şu ana kadar söz konusu olmadı. Alt kısımda yani Üyüklütatar tarafında bir yazlık seddede yırtılma oldu. Bu da öngörülebiliyor. Şu anda 10 tane ekibimiz var, sahada çalışmaları yapıyorlar. Savaklarda da bıraktıkları menfezlerden de araziye de su salımı yapılıyor. Bunu da bilinçli olarak yaptığımız, suyun debisini yayma ve o hızı düşürme adına yapılan DSİ’nin teknik bir çalışması. Ama şehir merkezimiz açısından hülasa söyleyeceğimiz; inşallah olmaz ama 1500 metreküplere kadar bizim şu andaki Meriç havzası taşkın riski oluşturmuyor” dedi.

EDESOB’da Cingöz’e rakip çıktı!

Olgay GÜLER

Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’nde (EDESOB) Mayıs ayında gerçekleştirilecek genel kurulda mevcut başkan Kemal Cingöz’e karşı, Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen’in adaylık için hazırlandığı öğrenildi.

Kentte esnaf odalarının, 13 Ocak’ta Uzunköprü Berberler ve Kuaförler Esnaf Odası’yla başlayan genel kurul takvimi, 30 Mart’ta sona erecek. Kent merkezi ve ilçelerle birlikte toplam 34 odanın kayıtlı olduğu EDESOB ise olağan genel kurulunu Mayıs ayında gerçekleştirecek. Odanın yeni dönemi için mevcut başkanı Kemal Cingöz, aday olacağını daha önce açıklarken, kendisine rakip olacak isim de belli olmaya başladı.

ÖZEN ADAYLIĞA HAZIRLANIYOR

Kentte, iki dönemdir Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası başkanlığını yürüten Harun Özen’in, birliğin genel kurulunda Cingöz’e rakip olacağı ve bu yönde çalışmaları başladığı öğrenildi. Özen’in, hem kent merkezindeki hem de ilçelerdeki seçimleri dikkatle takip ederek, genel kurul için çalışmalarını sürdürdüğü ifade edilirken, Mart ayından sonra adaylık için resmi açıklamayı yapması bekleniyor.

EDESOB’un Mayıs ayında gerçekleştireceği genel kurulda, iki aday arasındaki yarışın çekişmeli geçmesi bekleniyor.