Edirne Belediyesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı anmak ve afet bilincini diri tutmak amacıyla 17 Ağustos Pazartesi Saraçlar Caddesi’nde anma programı düzenleyecek. “En Uzun 45 Saniye” vurgusuyla gerçekleştirilecek program kapsamında, afetlerle mücadelede hayati önem taşıyan arama kurtarma araç gereçleri sergilenecek.
Etkinlik alanı boyunca arama kurtarma araç ve gereçleri vatandaşların incelemesi için gün boyu sergilenirken, saat 10.30’da İtfaiye Müdürlüğü, EDAK ve MAG-AMEDER’in deprem bölgelerindeki özverili çalışmalarını konu alan fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleştirilecek.
Ardından Polis Bahçesi’ne toplanma alanı tabelası çakılacak.
Edirne Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü tarafından düzenlenen anma etkinlikleri, saat 11.30’da depremde yitirdiğimiz canların ruhuna ithafen düzenlenecek olan lokma dağıtımı ile sona erecek.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Marmara Depremi’nin acısını ilk günkü gibi yüreklerinde taşıdıklarını belirterek mesajında şu ifadelere yer verdi:
“17 Ağustos 1999’da yaşadığımız ‘En Uzun 45 Saniye’, hafızalarımızdan ve yüreklerimizden asla silinmedi. Marmara Depremi’nde yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anarken, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmanın hayati önemini bir kez daha hatırlıyoruz. Edirne Belediyesi olarak düzenlediğimiz anma programında hem kaybettiğimiz vatandaşlarımızı yad edecek hem de sahada özveriyle çalışan kahraman ekiplerimizin emeklerine tanıklık edeceğiz. Tüm hemşehrilerimizi 17 Ağustos Pazartesi günü Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştireceğimiz anma programımıza davet ediyorum.”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi, Marmara ve Kuzey Ege’de beklenin fırtına konusunda uyarıda bulundu.
Edirne Valiliği’nce paylaşılan merkezin uyarısında şunlara yer verildi:
Marmara’da rüzgarın, bugün (14.8.2026 Cuma) öğle ilk saatlerinden itibaren itibaren kuzey ve kuzeydoğu (Poyraz) yönlerinden 6 ila 8 kuvvetinde (50-75 km/saat) fırtına şeklinde eseceği tahmin edilmektedir.
Kuzey Ege’de rüzgarın, yarın (15.8.2026 Cumartesi) günün ilk saatlerinden itibaren itibaren kuzey ve kuzeydoğu (Poyraz) yönlerinden 6 ila 8 kuvvetinde (50-75 km/saat) fırtına şeklinde eseceği tahmin edilmektedir.Fırtınanın 15 Ağustos Cumartesi akşam saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi tahmin ediliyor.
Oluşabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları önemle rica olunur.”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Bulgaristan Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Georgi Peev ile komşu ülkeye gerçekleştirdiği ziyarette Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nın genişletilmesi, bunun yanı sıra Lesovo–Edirne güzergâhında yeni bir sınır bağlantısının geliştirilmesi için de çalışıldığı bildirildi.
Bulgaristan ve Türkiye, ulaştırma altyapısının geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki bağlantıyı iyileştirecek stratejik projelerin hayata geçirilmesi konusunda daha yakın koordinasyon içinde çalışacak. Kırcaali Haber Gazetesi’ne göre, bu konu, Sofya’da Bulgaristan Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Georgi Peev ile Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu arasında gerçekleştirilen görüşmede gündeme geldi.
Bakan Peev, “Türkiye, Bulgaristan’ın önemli bir ortağıdır ve bu ilişkiyi geliştirmek bizim için büyük önem taşıyor. Önceliklerimiz arasında Orta Koridor ve iki ülke arasındaki bağlantının iyileştirilmesi bulunuyor. Bulgaristan hükümeti altyapının geliştirilmesine bağlıdır ve bugünkü görüşmenin daha yakın iş birliği için iyi bir temel oluşturduğuna inanıyorum” dedi.
Abdulkadir Uraloğlu ise Karadeniz’e kıyısı bulunan ve ortak ulaşım koridorlarının parçası olan iki ülke arasındaki bağlantıların önemine dikkat çekti. Türk Bakan, “Bulgaristan ile ulaştırma bağlantımız bizim için çok önemli. Doğu-Batı önemli koridorlardan biri, ancak Güney-Kuzey yönü olmadan kapsamlı bir bağlantıya sahip olmamız mümkün değil. Bu, birlikte çalışarak hayata geçirebileceğimiz ve başarabileceğimiz bir konu” ifadelerini kullandı.
Görüşmede, iki ülke arasındaki geçiş kapasitesinin artırılması gerekliliği üzerinde de duruldu. Georgi Peev, “Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nın genişletilmesi yoluyla bağlantımızı iyileştirmek için önemli bir fırsata sahibiz. Bunun yanı sıra Lesovo–Edirne güzergâhında yeni bir sınır bağlantısının geliştirilmesi için de çalışıyoruz. Bu projeler için Avrupa Birliği finansmanı sağlamak adına elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.
Karayolu taşımacılığı, iki ülke arasındaki ulaştırma alışverişinin temel unsurlarından biri olarak değerlendirildi. Bu kapsamda iki ülke, uluslararası taşımacılık alanındaki ortak komisyonun bir toplantısının düzenlenmesi ve karayolu taşımacılığı sektörünü ilgilendiren güncel konuların uzmanlar düzeyinde ele alınması konusunda mutabık kaldı.
Georgi Peev, “Demiryolu ve karayolu taşımacılığı bizim için kilit öneme sahip. Hükümetin öncelikli projelerinin tamamlanmasının önünde çeşitli idari ve yasal engeller bulunuyor. Bizim görevimiz bu engelleri ortadan kaldırmak ve süreçleri hızlandırarak projeleri gerçeğe dönüştürmek. Bunların hayata geçirilmesi için kamu-özel sektör ortaklığı imkânlarından da yararlanmalı, özel yatırımların çekilmesi için gerekli koşulları oluşturmalıyız. Bu nedenle yasama süreçlerini de hızlandırmamız önemli” diye konuştu.
İki bakan ayrıca hava taşımacılığının geliştirilmesini de görüştü. Bakan Peev, havacılık alanındaki iyi iş birliğinin, diğer ulaştırma sektörlerinde ilişkilerin geliştirilmesi açısından da örnek teşkil edebileceğini belirtti.
URALOĞLU, BAŞBAKAN RADEV İLE DE GÖRÜŞTÜ
Başbakan Rumen Radev, Sofya’da Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ile yaptığı görüşmede “Bölgemizin geleceği, Güneydoğu Avrupa’nın kalkınmasında bir faktör olarak Bulgaristan ve Türkiye arasındaki bağlantıya giderek daha fazla bağlı olacak ve Avrupa ile Asya arasında yeni alışveriş fırsatları yaratacaktır” açıklamasında bulundu. BNR’nin haberine göre Radev ayrıca, çok yoğun olan “Kapitan Andreevo – Kapikule” Sınır Kapısı’ndan geçen demiryolu hattına alternatif bir güzergah olarak inşa edilecek olan Edirne – Lesovo – Elhovo – Yambol demiryolu hattının önemine de dikkat çekti.
Toplantıda, yeşil enerji iletim koridorları ve Avrupa’ya doğal gaz transit güzergahları konusunda ortak çalışmaların önemi vurgulandı. Başbakan Rumen Radev ayrıca, Bulgaristan ve Türkiye arasındaki sınır ötesi enerji bağlantısının bölge için büyük önem taşıdığını ve “Bulgargaz” ile “Botaş” arasındaki sözleşmenin mevcut piyasa koşullarına uyarlanması için yaratılan şartların, bu güzergah üzerindeki komşularımızdan doğal gaz tedarikine olan ilgiyi yeniden canlandırdığını belirtti.
İnşaat sektöründe güven, kalite ve mühendislik disiplinini temel alan Memcan İnşaat, farklı ölçek ve nitelikteki projeleriyle yapı sektöründe faaliyet göstermektedir. Konut ve kamu yapılarından eğitim tesislerine, spor komplekslerinden güçlendirme ve bakım-onarım çalışmalarına kadar geniş bir alanda hizmet veren firma, projelerinde uzun ömürlü ve sürdürülebilir yapılar ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Memcan İnşaat, bir projeyi yalnızca yapım sürecinden ibaret görmeyerek planlama, mühendislik, uygulama ve kalite kontrol aşamalarını bir bütün olarak ele almaktadır. Modern mühendislik yöntemlerinin kullanılması, uygulama kalitesinin korunması ve projelerin kullanım amaçlarına uygun şekilde tamamlanması firmanın çalışma anlayışının temelini oluşturmaktadır.
Kamu Yapıları ve Eğitim Projelerinde Memcan İnşaat
Memcan, özellikle kamu yapıları ve eğitim tesisleri alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla geniş bir proje deneyimine sahiptir. Kütahya, Konya, Karaman, İstanbul ve farklı şehirlerde hayata geçirilen projeler, firmanın farklı yapı türlerinde çalışma kabiliyetini ortaya koymaktadır.
Altıntaş İlçe Emniyet Amirliği Binası, Karapınar Şehit Oğuzhan Aydınbelge Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi atölyeleri ve Ahmet Perihan Demirok İlkokulu gibi projeler, Memcan İnşaat tarafından gerçekleştirilen çalışmalar arasında yer almaktadır.
Eğitim yapılarında güvenli ve işlevsel kullanım alanlarının oluşturulmasına önem veren firma, mevcut yapıların yenilenmesi ve güçlendirilmesi konusunda da çalışmalar gerçekleştirmektedir. Bu yaklaşım sayesinde yalnızca yeni yapılar üretmekle kalmayıp mevcut yapıların daha güvenli ve uzun ömürlü hale getirilmesine de katkı sağlamaktadır.
Güçlendirme, Bakım ve Onarım Çalışmaları
Mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesi, özellikle kamu ve eğitim yapılarında büyük önem taşımaktadır. Memcan İnşaat, güçlendirme, bakım ve onarım projelerinde mevcut yapının ihtiyaçlarını değerlendirerek mühendislik esaslarına uygun uygulamalar gerçekleştirmektedir.
Kütahya Merkez Kız İmam Hatip Lisesi, Gediz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Domaniç Çukurca İlkokulu ve İstanbul’da gerçekleştirilen çeşitli okul güçlendirme projeleri firmanın bu alandaki çalışmalarına örnek gösterilebilir.
Bakım ve güçlendirme süreçlerinde yapının yalnızca mevcut sorunlarının giderilmesi değil, kullanım ömrünün artırılması ve güncel ihtiyaçlara daha iyi cevap verebilmesi de hedeflenmektedir.
Spor Tesisleri ve Büyük Ölçekli Yapılar
Memcan tarafından gerçekleştirilen projeler arasında spor tesisleri de önemli bir yer tutmaktadır. Farklı kapasitelere ve kullanım amaçlarına sahip spor yapılarında mühendislik, işlevsellik ve uzun süreli kullanım gereksinimleri birlikte değerlendirilmektedir.
TOKİ 1000 Kişilik Spor Salonu, TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu, TOKİ Okçuluk Salonu ve Emet Spor Salonu gibi çalışmalar, Memcan İnşaat‘ın spor yapıları alanındaki proje deneyimini göstermektedir. Geniş kullanım alanlarına sahip bu tür yapılarda taşıyıcı sistemlerden uygulama detaylarına kadar birçok farklı unsurun koordineli biçimde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.
Mühendislik Disipliniyle Güvenli Yapılar
Bir yapının kalitesi yalnızca kullanılan malzemelerle değil; doğru planlama, mühendislik bilgisi, uygulama kalitesi ve etkin kontrol süreçleriyle belirlenmektedir. Memcan İnşaat, projelerinde bu unsurları bir araya getirerek güvenli ve işlevsel yapılar ortaya koymayı hedeflemektedir.
Proje süreçlerinde şeffaf iletişim, zamanında teslim, iş güvenliği ve kalite kontrol ilkelerine önem veren Memcan, işverenler ve çözüm ortaklarıyla uzun vadeli güven ilişkileri kurmayı amaçlamaktadır.
Geleceğe Değer Katan Projeler
İnşaat sektörünün değişen ihtiyaçlarını modern mühendislik çözümleriyle karşılamayı hedefleyen Memcan İnşaat, gerçekleştirdiği her projeyi bulunduğu bölgeye ve kullanıcılarına değer katacak kalıcı bir eser olarak değerlendirmektedir.
Yeni yapı projelerinin yanı sıra güçlendirme, bakım-onarım ve mühendislik çalışmalarındaki deneyimiyle faaliyetlerini sürdüren Memcan, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken geleceğin yapı standartlarını da göz önünde bulundurmaktadır.
Güven, kalite, sorumluluk ve sürdürülebilirlik anlayışını çalışmalarının merkezinde tutan Memcan İnşaat, mühendislik bilgisini saha deneyimiyle birleştirerek farklı şehirlerde nitelikli ve uzun ömürlü projeler hayata geçirmeye devam etmektedir.
YAHYA SÜRDÜL VEFAT ETTİ Gönül Kütük’ün kardeşi, Halenur Balcı ve Nurgün Selamet’in babaları, Fatih Kütük’ün dayısı, Oğuz Balcı ve Nuri Selamet’in Kayınpederi Yahya Sürdül 68 yaşında vefat etti. Merhum dün Yavuz Sultan Selim Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
TAYFUN BUNARBAŞI Merhum Bayram ve merhume Yaşariye Bunarbaşı’nın oğulları, Recep, Vedat ve Hülya’nın ağabeyleri, Rıdvan, Şafak ve Tarkan’ın amcaları Tayfun Bunarbaşı vefat etti, Merhum dün Şah Melek Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği’nin ilçeye güzellik katan, olumlu katkılar yapan, başarılı hizmetler verenlere her yıl geleneksel olarak sunduğu bu yılki ödülleri sahiplerini buldu. TÜİK’in yanlış hesaplamaları nedeniyle emeklilerin uğradığı maddi kayıplar konusunda ülke çapında hukuk mücadelesini başlatan ve sürdürmekte olan Enez eski savcısı ve Onursal Yargıtay Üyesi. Seyfettin Çilesiz Enez Kartopu Derneği’nin onur konuğu oldu.
Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği’nin sahilde Yakamoz Restoran’ta önceki akşam gerçekleştirilen “Günbatımı Gecesi”nde yemek sonrası saat 21.00’de ödül törenine geçildi. Dernek Başkanı Hasan Akkuş plaket sunumu öncesinde yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“18 yıldır sürdürülen bu geleneğin özellikle sahil sakinlerimizle, yerli Enez halkın kaynaşması açısından yararlı olduğu düşünülmekte hem de tüzüğümüze uygun olarak derneğimize gelir temin edilmiş olmaktadır. Gecede Enez’de bu yılın başarılı isimlerine plaketlerini de sunacağız. Prodüktör müzisyen sanatçı Ayhan Ak ve diğer sürpriz sanatçılarımızla keyifli saatleri yaşamayı istiyoruz”
HUDUT’A ÖDÜL
Ödül töreninde ilk ödül Bilim ve matematik dalında özellikle yurt dışında düzenlenen yarışma ve olimpiyatlardaki üstün başarıları nedeniyle Demir Kuşku’ya verildi.
İkinci olarak Enez sahilinde gerçekleştirdiği örnek bir yatırımla Enez’e ve Enez turizmine yaptığı katkı nedeniyle Rahim Erkenler’e sunuldu.
Enez’de Trakya Zirve Turizm adı ile kurdukları seyahat şirketi ile Enez turizmine verdikleri katkı nedeniyle Aydoğan Akar’a verildi.
Örnek esnaflığın yanında; hayvancılık alanında, özellikle yörenin değerlisi Bozırk cinsi yerli sığırların korunması ve sürdürülebilirliği için yaptığı çalışmalar nedeniyle Hisarlı Kasabı Günay Aydoğdu’ya ödülü takdim edildi.
Yılın en başarılı muhtarı seçilen Ruşen Yazıcıoğlu da ödülünü aldı.
Son ödül de Enez’in sorunlarına gösterdiği ilgi ve hassasiyet nedeniyle Edirne’nin en köklü Gazetelerinden Hudut Gazetesi’ne verildi.
Ödül töreninden sonra piyango çekilişi yapıldı. Ardından başlayan müzikli eğlence gece boyunca sürdü ve etkinlik için bir araya gelen Kartopu Gönüllüleri doyasıya eğlendi.
ÇİLESİZ’E PLAKET
TÜİK’in yanlış hesaplamaları nedeniyle emeklilerin uğradığı maddi kayıplar konusunda ülke çapında hukuk mücadelesini başlatan ve sürdürmekte olan Enez eski savcısı ve Onursal Yargıtay Üyesi. Seyfettin Çilesiz Enez Kartopu Derneği’nin onur konuğu oldu.
Gecede bundan dolayı kendine plaket de sunulan Çilesiz, şunları söyledi:
“Enez benim Cumhuriyet Savcısı olarak ilk göreve başladığım yerdir. 1978-1982 yılları arasında görev yaptım. Edirne’nin hatta Trakya’nın en şirin ilçesidir. Meriç’in denize döküldüğü yerde tarihi çok eskilere dayanan Saros Körfezi’nin pırıl pırıl olan sularının kenarında kurulmuş turistik bir ilçedir. Gece Dedeağaç’ın ışıkları Enez’den çok rahat görünür. Mutlaka herkes tarafından bir kez görülmesi gerektiğine inanıyorum.
Böyle bir etkinliğe davet edildiğim için çok mutlu oldum, onur duydum. Dernek yetkililerine çok teşekkür ediyorum.
Derneğin kurucu başkanı olan ve benim davet edilmeme vesile olduğunu bildiğim 1978 yılından beri dostluğum devan Emekli Yüzbaşı ve sosyal sorumluluk projeleri aktivisti Ulaş Demiray’a da ayrıca teşekkür ediyorum.
Derneğin bu etkinliğinde mazereti nedeniyle katılamayan Enez Belediye Başkanı Sayın Özkan Günenç temsilcisi aracılığıyla ilçeye ziyaretim nedeniyle tarafıma ‘Enez Kitabı’ isimli bir kitap ve bir anı plaketi takdim etti, kendileri çok teşekkür ediyorum. Dernek yöneticileri de Enez’de yaptığım görev ve emeklilerin hakları konusunda verdiğim mücadele nedeniyle şahsıma anı plaketi verdi. Değerli dernek yöneticilerine de teşekkür ediyorum.
Bu plaketler beni çok onurlandırdı, gururlandırdı ve mutlu ettiğı gibi emekli hakları için mücadele konusunda daha çok sorumluluk yükledi ve cesaretlendirdi.
Çok güzel bir etkinlik idi. Katılım yüksek idi. Denizin üzerinden ufukta güneş batarken oluşan olağanüstü manzara hayranlık içerisinde izlendi. Sonra yemeğe geçildi. Çok sayıda katılımcı müzik eşliğinde halaylar çekti, eğlendi. Şarköy’e dönüş yapacağım için gece bitmeden ayrılmak zorunda kalacağım.
Sonuç olarak çok iyi organize edilmiş başarılı bir etkinlik idi. İmkan bulursam gelecek sene yapılacak etkinliğe tekrar katılmak istiyorum.”
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayıp, yaz tatillerini Türkiye’de tamamlayan gurbetçi vatandaşların, dönüş yolculuğunda Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’ndaki yoğunluğu sürüyor.
Gurbetçiler, Türkiye’de geçirdikleri yaklaşık 4 haftalık tatillerinin ardından dönüş yolculuğuna devam ediyor. Türk vatandaşlarının, yurtdışında çıkışta en sık kullandığı sınır kapılarından, Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda dönüş yoğunluğu artarak sürüyor.
Gurbetçilerin, gelişlerinin başladığı 22 Haziran ile 3 Ağustos tarihleri arasında yaklaşık 2 milyon 508 bin gurbetçi 5 Edirne’deki sınır kapılarından giriş ve çıkış yaptı. Aynı tarihlerde 1 milyon 331 bin gurbetçi Kapıkule Sınır Kapısı’nı kullandı. Alınan ek önlemlerle birlikte gurbetçilerin, gümrük sahasındaki bekleme süreleriyse 29 dakikaya düşürüldü.
‘BU DUYGU ANLATILMAZ’
Adana’dan gelip Fransa’ya giden Mustafa Saçar, tatilde ailesiyle özlem giderdiklerini söyledi. Saçar, “Tatilde ailelerimizle beraberdik. Özlem giderdik. Şimdi yine gurbete çalışmaya gidiyoruz. Orada fabrikada çalışıyorum. Şu bayrağı gördükten sonra çıkarken, bir hüzün, bir burukluk oluyor. Mesela buraya gelirken şu bayrak görülüyor, ayrı bir gurur, bu duygu anlatılmaz bir şey” dedi.
‘ÖZLEM GİDERDİK’
Tatilini, memleketi Kars’ta geçirip, Fransa’ya dönüş yolculuğuna geçen Zekeriya Alamış da, dönüş yolculuğunda hissettiklerini, kelimelerle anlatamadığını belirtti. Alamış, “Tatilimiz mükemmel geçti. 35-40 güne yakın kaldık. Özlem giderdik. Duygular hüzünlü, memleketi geride bırakıyoruz. Her sene olmasa da iki sene de mutlaka geliyoruz. Geldiğimizde sevinç, gittiğimizde hüzün. Kelimelere sığacak şey değil ama yapacak bir şey yok” diye konuştu.
‘VATAN HASRETİ BİTMİYOR’
Ordu’dan gelip Almanya’ya giden Sezer Kılıç, vatan hasretinin hiçbir zaman bitmediğini söyledi. Kılıç, “Eşim Kayserili, ben Ordu’luyum. İki yeri de gezdik. 4 haftayı buldu tatilimiz. Ordu’yu gezdik, Kayseri’yi gezdik, tatil yerlerini gezdik. Değişik bir duygu. Vatan hasreti bitmiyor, özlemi de bitmiyor. Bir yere doyamadık, sığamadık, şimdi dönüyoruz” şeklinde konuştu.
Türkiye’deki tatilinin ardından ailesiyle Belçika’ya dönen Muhammet Özdemir de, “Yaklaşık 3.5 hafta kaldık. Gidişte Bursa’da kaldık. Memleket benim Kırşehir, hanımım Aksaray. İstanbul turu yaptık, daha sonra Bolu’ya gittik. Ondan sonra da Aksaray’a geçtik. Yaklaşık 18 gün orada kaldık. Önümüzde uzun bir yol var. Yeni başlamış sayılırız. Dolayısıyla bizim için biraz meşakkatli görülüyor. Biraz hüzünlüyüz tabii ki ama döndüğümüz için de biraz mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Edirne merkez Eskikadın Köyü hafta başından bu yana 2’nci Uluslararası Felsefe, Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Günlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. “Felsefe Günleri” kısa adıyla da anılan kamp, akademisyenler, sanat insanları, çeşitli kent ve farklı disiplinlerden katılımcıları aynı ortamda buluşturuyor.
Düşünce, sanat ve sosyal bilimler ekseninde paylaşım kültürünü geliştirmeyi amaçlayan “Çadırını kap gel” sloganıyla düzenlenen organizasyon 10 Ağustos tarihinde başladı ve 15 Ağustos Cumartesi gününe kadar devam edecek. Edirne Tuna Art Academy Kurucusu ve Eğitimci Hakan Coşkuntuna, bu yıl 2’rcisi gerçekleştirilmekte olan etkinliğe , Edirne Belediyesi ve Belediye Başkanı Filiz Gencan, Tuna Art Academy Uygulamalı Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Derneği, Eskikadın Köy Muhtarlığı, Muhtar Şefket Akkurt ve köy halkı, Uygulamalı Felsefe Derneği, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başknı Sezai Irmak’ın katkı ve desteklerinin çok değerli olduğunu belirterek tümüne teşekkür ettiklerini kaydetti.
Kamp boyunca atölyeler dışında ‘çadır kampı’ konseptiyle doğayla iç içe bir ortamda bulunan katılımcılar atölye çalışmalarının yararlı ve eğlenceli geçtiğini belirtti. Kampın geride bırakılan 12 Ağustos 2026 Çarşamba günü de sabah kahvaltı hazırlığı, sabah sporu ve yürüyüş, Kahvaltı sıralamışının ardından şu program uygulandı.
Çarşamba günü Elife Kılıç; “Yaşamdan, Yaşama Felsefesine Yolculuk”, Mert Urdal; “Joko’ nun Doğumgünü” Tiyatro Oyununun İncelenmesi: Özgürlük, Toplum, İtaat”, Rasim Aşın, “İbrahimoğlu Yuğ Tiyatro Anlayışı: Psikosof Tiyatro Poetikası” Zekeriya Hocalar; Tiyatro Atölyesi, Ali Emre Kurulu; Solo Konseri”
Perşembe günü de Saadet Yediç; “Kendi Evinde Efendi Olamayan Ben: Freud’dan Sonra Özne”, Mertol Akansu; “Markopaşa Dergisinin Serüveni” (Türkiye’nin İlk Siyasi Mizah Dergisinin Öyküsü”, Mertol Akansu; “Komedyenler Diktatörlere Karşı”, Salih Hakan Coşkuntuna; Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Birlikteliğinin İzdüşümlerinde; “Ontolojik Kırılmadan Estetik Otantisite İnşaasına,” Mert Urdal; “Sahnede Ben ve Biz Algısı”, Zekeriya Hocalar Solo Konser” programda öne çıktı.