Olgay GÜLER
Edirne Emek Platformu temsilcisi oda ve meslek örgütü üyeleri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıları protesto etti.
ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik başlattığı saldırılara karşı Edirne’de düzenlenen basın açıklaması gerçekleştirildi. Edirne Emek Platformu tarafından, trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasına, oda ve meslek örgüt temsilcileri destek verdi.
Platform adına basın açıklamasını okuyan Metin Özaydınlık, savaş ve işgal politikalarını reddettiklerini söyledi.
‘AMAÇ BÖLGEYİ YENİDEN DİZAYN ETMEK’
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarının, Ortadoğu’yu yeni bir bölgesel savaşın içine sürüklediğini belirten Özaydınlık, “Bu saldırılar, zaten ağır bir siyasal ve toplumsal kriz yaşayan İran’da yıkımı derinleştirmekte, sivillerin yaşamını, güvenliğini ve geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Savaşın genişlemesi, yalnızca askeri bir çatışma değil aynı zamanda insani bir felaket, kitlesel yerinden edilme ve derin bir toplumsal travma riskini beraberinde getirmektedir. Irak’ta “kitle imha silahı” yalanıyla yürütülen işgal, Afganistan’da “terörle mücadele” söylemi, Libya’da “insani müdahale” maskesi, Venezüella ve Küba’ya dönük ekonomik ve siyasal kuşatma. Hepsinde aynı senaryo, aynı sonuç: işgal, talan, yıkım ve emekçilerin, halkların yoksullaştırılması. Bugün İran’a dönük saldırı bu zincirin bir halkasıdır. Amaç; bölgeyi yeniden dizayn etmek, enerji kaynaklarını ve jeopolitik alanı kontrol altına almak, halkların iradesini bastırmaktır” dedi.
‘ÇOCUKLARIN HEDEFE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HİÇBİR GEREKÇEYLE AÇIKLANAMAZ’
Saldırıların en ağır bedelini çocuklar ve kadınların ödediğini dil getiren Özaydınlık, “Bir okulun bombalanması sonucu 100’den fazla çocuğun yaşamını yitirmesi ve yüzlerce çocuğun yaralanması, savaşın ulaştığı vahim boyutu gözler önüne sermektedir. Okulların, çocukların hedef haline getirilmesi yaşam hakkına, eğitim hakkına ve toplumların geleceğine yönelmiş açık bir saldırıdır. Çocukların bulunduğu eğitim kurumlarının askeri hedefe dönüştürülmesi hiçbir gerekçeyle açıklanamaz. Emperyalist güçler tarafından başlatılan bu savaşla, önceki deneyimlerin de gösterdiği gibi bir dış müdahale ne özgürlük getirilmiştir ne de demokrasi. Tersine, savaş politikaları otoriter yönetimlerin baskı mekanizmalarını güçlendiren, halkın meşru taleplerini güvenlik gerekçesiyle bastırmasına zemin hazırlayan sonuçlar doğurur. İran halkları ne dış saldırılarla ne de içeride baskıcı molla yönetim anlayışıyla kuşatılmayı hak etmektedir” diye konuştu.
‘SAVAŞ VE İŞGAL POLİTİKALARINI REDDEDİYORUZ’
Savaşın büyümesinin başta çocuklar, kadınlar olmak üzere sivillerin yaşamını tehdit ettiğini kaydeden Özaydınlık, “Sağlık ve eğitim altyapısını tahrip etmekte, göç ve yerinden edilme riskini artırmaktadır. Yeni bir bölgesel çatışma dalgası, milyonlarca insan için derin bir insani kriz anlamına gelecektir. Bunun bedelini yine kadınlar, yoksullar, emekçiler ve en savunmasız kesimler ödeyecektir. İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı ve antidemokratik uygulamaları, kadınlara ve emekçilere dönük hak ihlalleri emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz. Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır. Edirne Emek Platformu olarak; savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz. Savaşa karşı barışı, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
