İpsala’da çeltik üreticileriyle biraraya gelen Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, “Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. Ak Parti iktidarı çiftçiyi değil ithalatı büyütüyor” dedi.
Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, İpsala İlçe Başkanı İsmail Göksu ve yönetimimizle birlikte Paşaköy’de sezon açılışında çeltik üreticileriyle buluştu.
‘Tarlada gördüğümüz gerçek çok açık’ diyen başkan Balkanlı, “Çiftçinin geliri giderini karşılamıyor. Borç büyüyor, maliyet artıyor, alın terinin karşılığı küçülüyor. Tam 23 yıllık AK Parti iktidarının sonunda çiftçimizin geldiği nokta budur” dedi.
Çiftçinin sıkıntılarını dinleyen Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı,şunları söyledi:
Mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçilik maliyetleri artarken üreticinin kazancı neden aynı oranda artmıyor?
Çiftçimize “üret” deniliyor, üretiyor; ama hasat zamanı geldiğinde yalnız bırakılıyor.
Artık bu düzen değişmelidir!
Yeni Parti olarak sorunları biliyoruz, çözümünü de biliyoruz. Çiftçimizi ithalata ve borca mahkûm etmeyen; üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, planlı ve güçlü bir tarım politikası için mücadele edeceğiz.
Çünkü çiftçi kazanırsa Edirne kazanır, çiftçi kazanırsa Türkiye kazanır.
Çeltik üreticilerimize hayırlı, bereketli ve kazançlı bir sezon diliyoruz.
YENİ PARTİ alın terinin hakkını alacağı bir Türkiye’yi birlikte kuracağız!
Lalapaşa Belediyesi’nce ilçede ilkokul 1. sınıfa başlayan minik öğrencilerin okul çantaları, beslenme çantaları ve kırtasiye setlerinin tamamı ücretsiz olarak temin edilerek kendilerine ulaştırıldı.
Lalapaşa Belediyesi’nden yapılan “Destek Bizden, Başarı Sizden!”başlıklı açıklamada şöyle denildi:
“Belediye Başkanımız Zafer Sezgin Geldi, her yıl olduğu gibi 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı’nda da öğrencilerimizin yanında.
İlkokul 1. sınıfa başlayan minik öğrencilerimizin okul çantaları, beslenme çantaları ve kırtasiye setlerinin tamamını ücretsiz olarak temin ederek kendilerine ulaştırdık.
Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okullarımızın genel temizlik çalışmalarını gerçekleştirdik. Daha önce okullarımıza kazandırdığımız su sebillerinin bakım ve filtre değişimlerini de tamamlayarak öğrencilerimizin kullanımına hazır hale getirdik.
Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın daha sağlıklı ve güzel şartlarda eğitim görmeleri için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.
Destek bizden, başarı sizden çocuklar! İşimiz gücümüz Lalapaşa.”
Edirne’nin Keşan ilçesinde motor kısmından alev alan otomobil, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.
Keşan ilçesine bağlı Mecidiye köyü sahilinde tatil yapan N.K. (48), sabah saatlerinde park halindeki 18 AG 337 plakalı otomobili çalıştırdı. Bu sırada otomobil, motor kısmından alev alarak yanmaya başladı. Alevler kısa sürede tüm otomobili sararken, ihbar üzerine olay yerine jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Yangın, itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü. Demir yığınına dönen otomobil, kullanılamaz hale geldi.
Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.
Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Genel Başkanı Selçuk Mızraklı, 7 yılın ardından tahliye edildi.
Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, milletvekilliği ve belediye başkanlığı döneminde katıldığı eylem ve etkinlikler ile hakkında yürütülen soruşturmalar gerekçe gösterilerek “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla 22 Ekim 2019 tarihinde tutuklandı. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Mızraklı, 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Şubat 2022’de kendi talebi doğrultusunda Kayseri Bünyan Cezaevi’nden Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne sevk edilen Mızraklı, burada eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı koğuşu paylaştı.
TAHLİYE EDİLDİ Yaklaşık 7 yıl boyunca cezaevinde kalan Mızraklı, cezasının infazını tamamlamasının ardından şartlı tahliye hakkıyla Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edildi. Mızraklı’yı cezaevi çıkışında eşi Zeynep Mızraklı, DEM Parti yöneticileri ve milletvekilleri karşıladı. ‘SİZLERLE BERABER GÜÇ BULDUK’ Mızraklı, herkesin yüreğinde kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam duygusu bulunduğunu söyleyerek, “Öncelikle buraya gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalar, kardeşlerim yani hep bir yürek olmuş, kocaman bir kütle görüyorum burada. Birbirimizden ayrı simalarımız olabilir ama yüreğimizde tek bir duygu var; daha iyi bir gelecek, daha özgür bir yaşam, daha eşit, kardeşçe ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu. Usuldendir arkadaşlar, ben es geçmeyeceğim. Ben, bizler şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız, sizlerle beraber yürek bulduk, güç bulduk, o enerji bize direncimizi katlattıran bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik. Ben değil, benim gibi duran gencecik, 17-18 yaşındaki çocuklardan 80 yaşındaki arkadaşlarımıza, büyüklerimize kadar ben bütün arkadaşlarımızla bu iradeyi, bu duruşu gördük. Kendimden önceki kuşaklardan aldığım terbiye de buydu” dedi.
‘DEMOKRASİNİN İLMEK İLMEK ÖRÜLME SÜRECİNE GİRDİK’ Barış sürecinin özenle ve hızlı yürütülmesi gerektiğini söyleyen Mızraklı, “Evet birçok hukuksuzla karşılaştık ama bugün Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var, bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor. Birinci gözlemimi bu şekilde ifade etmiş olayım. İkincisi kaybettiğiniz şeyi, kaybettiğiniz yerde ararsınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015 sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır, hukukun dışına çıkmaktır. Bunu rahmetli Demirel, sanırım 95 veya 96 yılındaydı, yaşı uygun olanlar hatırlarlar. O dönemde hatırlarsınız faili meçhuller yaşanıyordu, köy baskınları, sokak ortasında cinayetler, işkencelerde insanların katli söz konusuydu. O vakit Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı olarak şunu demişti; ‘Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz’ demişti. Bunu tarihin belgelerinde bulabilirsiniz. Bu dönem, 2015 ve sonrası hukuk dışılığın artık zirve yaptığı, şahikasına vardığı bir dönem oldu. Şimdi kaybettiğimiz şey; bir hukuksuzluktur, ikincisi demokrasi. Zaten cılız olan demokrasinin bütün değer ve kurumlarını aşındıran bir süreç yaşadık. Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara’ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar, demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır” diye konuştu.
‘SÜRECİN ŞEFFAFLAŞMASI GEREKİYOR’ Barışın kalıcı olması için, samimi olunması gerektiğini dile getiren Mızraklı, “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir. Hafızası olan, geçmişi olan, telafi edilmesi gereken başlıkları olan bir süreçten ediyoruz. Dolayısıyla barışın kalıcı olabilmesi için yüreklerde, zihinlerde, hafızalarda karşılık bulabilmesi için, olması gereken şey bunu hakikaten samimi hale getirmektir. Bu anlamda hukuka dönüşün, demokratikleşme adımlarının, toplumun o kaygı ve korku koridorlarının giderek telafi edilebileceği, güven katsayısının, destek katsayısının arttırılacağı adımlara ihtiyaç var. Bunun da en önemli faslı şeffaflaşmadır. Yani bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor, ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar, ya yavaşlatacaklardır. Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, enformatiğin çoğaltılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kendisinin yerine, dışarıda olması gerekenin eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş olması gerektiğini belirten Mızraklı, “Ben şu arkadaki Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman onunla adeta bütünleşmiş diyeyim, ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem asıl burada olması gereken benden önce, bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş’tır. Ve eğer ben bugün bu kapının önündeysem, ben çok kısa zamanda bu kapının önüne tekrar geri dönmek istiyorum. İçeriye girmekten korkum yok. İçeriye girmek için değil, oradaki yoldaşlarımızı, oradaki Selahattin başkanımızı almak için buraya gelmek istiyorum. Hakikaten bundan sonrasında sık sık buluşmaya, sık sık söyleşmeye imkanımız olacak, daha çok konuşacağız. Arkadaşlarımız zaten bu görevi fazlasıyla yetenekli bir şekilde yerine getiriyorlar. Ama hani içeriden çıkmış birisi olarak dünyayı daha sen berrak görüyordun, orada senin kulağını çok fazla tırmalayan şeyler olmadan yüreğin ne hissediyordu? Zihninde neler oluşuyordu? Soruları için de ileride buluşuruz. İleride haberleşiriz, ileride konuşuruz. Ve oturup söyleşiler yaparız” ifadelerini kullandı.
Şehir hayatında adres değiştirmek, çoğu zaman bir lojistik operasyon kadar ciddiyet ister. Eşyaların güvenliği, zamanında teslimat, paketleme kalitesi ve ekip disiplini bir araya geldiğinde taşınma süreci kontrol altına alınır. Aksi halde küçük bir ihmal, hem maddi kayba hem de büyük bir strese yol açabilir. Bu nedenle İstanbul’da yaşayan aileler, evden eve nakliyat hizmetini seçerken her zamankinden daha dikkatli davranıyor.
Metropolün hızı, taşınma planlarını da etkiler. Sabah trafiği, site giriş kuralları, asansör randevuları ve dar sokaklar gibi değişkenler, operasyonun başarısını belirler. Bu koşullarda deneyimli bir firma ile çalışmak yalnızca konfor değil, aynı zamanda güvenlik anlamına gelir. Sektörde ismi bilinen Hedef Nakliyat, bu ihtiyaca planlı ve müşteri odaklı bir yaklaşımla yanıt vermeyi hedefliyor.
İstanbul Evden Eve Nakliyatta Planlama Neden Kritik?
İstanbul evden eve nakliyat sürecinde en büyük fark, hazırlık kalitesinden doğar. Taşınma gününden önce yapılan keşif, eşya hacmini, kat durumunu, asansör imkânını ve araç yaklaşım mesafesini netleştirir. Bu bilgiler olmadan verilen teklifler çoğu zaman eksik kalır. Planlı firmalar ise keşif sonrasında ekip sayısı, araç tipi ve tahmini süreyi gerçekçi biçimde belirler.
Ayrıca eşya envanteri çıkarmak, sürecin görünmeyen kahramanıdır. Hangi odada ne kadar eşya olduğu bilinirse hem paketleme hem de yerleştirme daha hızlı ilerler. Özellikle cam ürünler, elektronik cihazlar ve antika parçalar için özel koruma planı yapılması, hasar riskini düşürür. İstanbul’un yoğun temposunda bu tür hazırlıklar, taşınma gününü kaos olmaktan çıkarır.
Kartal Evden Eve Nakliyat Talebi Neden Yükseliyor?
Anadolu yakasının öne çıkan merkezlerinden Kartal, ulaşım avantajı ve gelişen yaşam alanlarıyla dikkat çekiyor. Yeni konut projeleri, sahile yakın yaşam tercihi ve iş yerlerine erişim kolaylığı, bölgeye olan ilgiyi artırıyor. Bu hareketlilik doğal olarak Kartal evden eve nakliyat talebini de yükseltiyor.
Kartal’da taşınmalarda sık görülen ihtiyaçlar arasında site içi taşıma koordinasyonu, yüksek katlı binalarda asansör kullanımı ve eşyaların katlara güvenli şekilde çıkarılması yer alıyor. Profesyonel ekipler, taşınma öncesi site yönetimiyle gerekli izinleri planlayarak günün aksamasını engelliyor. Trafik yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde alternatif güzergâh kullanımı da önemli bir operasyonel avantaj sağlıyor.
Hedef Nakliyat’ın Hizmet Anlayışı
Hedef Nakliyat, evden eve nakliyatı bir “yük taşıma” işinden öte, uçtan uca bir geçiş yönetimi olarak ele alıyor. Sürecin başında müşteri ihtiyaçları dinleniyor, ardından keşif ve teklif aşamasına geçiliyor. Kabul edilen planda paketleme, sökme-takma, yükleme, taşıma ve yerleştirme adımları sırayla uygulanıyor. Bu yapı, müşterinin belirsizlik yaşamasını azaltmayı amaçlıyor.
Firmanın öne çıkan yönlerinden biri de şeffaf iletişim. Taşınma günü boyunca ekip ile müşteri arasında bilgi akışının korunması, olası değişikliklerin hızlı yönetilmesini sağlıyor. Özellikle beklenmeyen durumlar karşısında alternatif çözüm üretebilmek, profesyonelliğin somut göstergesi olarak kabul ediliyor.
Paketleme Kalitesi Eşya Güvenliğini Belirler
Taşınmada en kritik aşamalardan biri paketlemedir. Yanlış istiflenen kutular, yetersiz koruma malzemesi veya dengesiz yükleme, yolda hasar riskini yükseltir. Evden eve nakliyat ekipleri, eşya türüne göre farklı yöntemler kullanır. Kitaplar küçük kutularda, kırılgan ürünler baloncuklu koruma ile, mobilyalar ise özel örtülerle taşınır.
Hedef Nakliyat ekipleri, etiketleme sistemini de sürecin parçası haline getirir. Kutuların odalara göre işaretlenmesi, yeni evde yerleşimi hızlandırır. Bu sayede taşınma sonrası “hangi kutu neredeydi?” karmaşası azalır. Özellikle aileler için bu düzen, ilk günlerin daha sakin geçmesine yardımcı olur.
Sigorta, Güvence ve Sorumluluk
Güvenilir hizmetin ayrılmaz parçası, sorumluluk bilincidir. İstanbul evden eve nakliyat sürecinde eşya değeri yüksek olabildiği için güvence koşullarının netleştirilmesi gerekir. Müşteri, hangi durumların kapsamda olduğunu ve sürecin nasıl işlediğini önceden bilmelidir. Açık bilgilendirme, güven ilişkisini güçlendirir.
Ayrıca değerli evrak, mücevher ve kişisel belgeler gibi özel eşyaların aile tarafından ayrı taşınması önerilir. Bu pratik, hem güvenlik hem de kontrol açısından fayda sağlar. Profesyonel firmalar bu konuda müşteriyi yönlendirerek riskleri minimize eder.
Taşınma Gününde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Taşınma sabahı, evdeki son kontroller büyük önem taşır. Dolapların boş olduğunun teyit edilmesi, prizlerin kontrolü, su ve doğalgaz vanalarının kapatılması, anahtar teslimi ve site çıkış işlemleri bu kontrol listesinde yer alır. Kartal evden eve nakliyat planlayanlar için site otoparkının araçlara uygunluğu da önceden teyit edilmelidir.
Yeni adreste ise öncelikli odaların belirlenmesi işleri hızlandırır. Yatak odası ve mutfağın önce kurulması, ailenin ilk gecesini daha konforlu hale getirir. Çocuklu ailelerde çocuk odasının erken düzenlenmesi, alışma sürecini olumlu etkiler. Evcil hayvanı olan hanelerde ise taşınma günü için ayrı bir güvenlik planı oluşturmak gerekir.
Neden Profesyonel Destek Tercih Edilmeli?
Kendi imkânlarıyla taşınmak isteyenler olsa da İstanbul koşullarında bu tercih çoğu zaman beklenenden daha zorlu sonuçlar doğurur. Araç bulma, işçi temini, paketleme malzemesi ve olası hasar maliyetleri birleştiğinde toplam yük artabilir. Profesyonel hizmette ise tüm bu kalemler tek bir plan içinde yönetilir.
Evden eve nakliyatta deneyimli ekip, yalnızca kas gücü değil; aynı zamanda saha bilgisi demektir. Dar merdivenlerde mobilya çevirme teknikleri, asansörsüz binalarda güvenli taşıma yöntemleri ve doğru istifleme bilgisi, yılların birikimiyle oluşur. Hedef Nakliyat’ın saha yaklaşımı da bu deneyim birikimini merkeze alır.
Bütçede Şeffaflık Neden Önemli?
Taşınma kararında fiyat doğal olarak belirleyicidir. Ancak en ucuz teklif her zaman en avantajlı seçenek olmayabilir. Keşif yapılmadan verilen düşük fiyatlar, taşınma günü ek maliyetlerle değişebilir. Bu nedenle şeffaf fiyatlandırma yapan firmalar daha sağlıklı tercih olarak görülür.
Hedef Nakliyat, keşif sonrası netleştirilen tekliflerle müşterinin bütçe planını kolaylaştırmayı hedefler. Hizmet kapsamının açık olması, “sürpriz ücret” tartışmalarını azaltır. Aileler açısından öngörülebilir maliyet, taşınma stresini düşüren önemli bir etkendir.
Yeni Yaşam Alanına Geçişte Psikolojik Konfor
Taşınma yalnızca fiziksel bir hareket değildir; aynı zamanda duygusal bir geçiştir. Alışılan düzenin bozulması, özellikle çocuklar ve yaşlı aile üyeleri için yorucu olabilir. Bu nedenle sürecin mümkün olduğunca düzenli ve hızlı tamamlanması, herkes için psikolojik konfor sağlar.
İstanbul evden eve nakliyat hizmetinde profesyonel destek almak, ailenin enerjisini “taşıma telaşı” yerine “yeni evi kurma” sürecine yöneltmesine imkân tanır. Düzenli ilerleyen bir operasyon, yeni başlangıcın daha olumlu hatırlanmasını sağlar.
Mevsimsel Yoğunluk ve Erken Rezervasyonun Önemi
Taşınma talebi yıl boyunca sabit kalmaz. Özellikle yaz ayları, okul tatilleri ve ay sonları sektörde en yoğun dönemler olarak öne çıkar. Bu dönemlerde ekip ve araç planlaması daha erken yapılmalıdır. Son güne bırakılan rezervasyonlar, istenen tarihin dolmasına veya aceleyle ilerleyen bir operasyona yol açabilir.
Kartal gibi hareketli semtlerde erken planlama daha da kritik hale gelir. Site asansör randevuları sınırlı olabilir, uygun araç tipi her gün aynı kolaylıkla bulunmayabilir. Bu nedenle taşınma tarihi netleşir netleşmez profesyonel destekle iletişime geçmek, sürecin kalitesini yükseltir. Hedef Nakliyat ile çalışan müşteriler, tarih ve kapsamı önceden netleştirerek daha sakin bir hazırlık dönemi geçirebilir.
Sonuç: Doğru İş Ortaklığıyla Taşınma Kolaylaşır
Büyükşehirde taşınmak kaçınılmaz bir gerçek olabilir; ancak zor olmak zorunda değildir. Doğru planlama, doğru ekip ve doğru iletişim bir araya geldiğinde süreç kontrol altına alınır. Evden eve nakliyat ihtiyacı olanlar için Hedef Nakliyat, deneyimli kadrosu ve planlı çalışma anlayışıyla güven veren bir alternatif sunar.
Kartal evden eve nakliyat talebi yükselen bölgelerde de aynı disiplinle ilerleyen operasyonlar, eşya güvenliğini ve zaman yönetimini ön plana çıkarır. Yeni bir adrese geçmek, hayatın yeni bir bölümünü açmak demektir. Bu bölümün ilk satırlarının düzenli ve sorunsuz yazılması için profesyonel destek almak, alınabilecek en isabetli kararlardan biridir.
Edirne’nin Süloğlu ilçesinde yeni eğitim öğretim yılı öncesi Süloğlu Belediyesi ekiplerince okullarda hummalı bir çalışma yürütülüyor.
Süloğlu Belediyesi’ne bağlı 10 kişilik temizlik ve teknik ekip, ilçe genelindeki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde bakım, onarım ve temizlik seferberliği başlattı.
Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran yaptığı açıklamada; “Geleceğimiz teminatı olan evlatlarımızın eğitim ve öğretim yılında sağlıklı ve temiz bir şekilde bulunmaları için 13 yıldır yapmış olduğumuz çalışmalarımıza devam ediyoruz. Okullarımızdaki öğrencilerimiz de öğretmenlerimizle velilerimiz de sizler için çok kıymetli özellikle evlatlarımızın en iyi şekilde eğitim ve öğretim alabilmesi için yıl boyunca belediyemizin tüm imkanları ile onların yanındayız. 2026-2027 eğitim öğretim yılının öğrencilerimiz öğretmenlerimiz ve velilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi 2026-2027 Akademik Yılı Beyaz Önlük Giyme Töreni, Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Törende ilk dersi veren Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, insana hizmet etme sanatı olduğunu vurguladı.
Hekimliğin vicdani ve felsefi sorumluluklarına dikkat çeken Rektör Hatipler, “Tıp fakültesine başlayan her öğrencimiz insanın hayatına, şerefine ve onuruna başka bir gözle bakmayı öğreniyor. Gün gelecek tahlillere, MR raporlarına bakıp teşhis koyacaksınız. Ancak hastanın gözlerine baktığınızda karşınızda sadece bir hastalık değil; ailesi, hayalleri ve korkuları olan bir hayat göreceksiniz. Bizler sizlere insanın anatomisinden önce ‘insan olmanın anatomisini’ anlatmakla mükellefiz. İyi hekimlik burada başlar.” dedi.
Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise 1974 yılında kurulan fakültenin bugün 885 kişilik eğitim kadrosuna ulaştığını belirtti. Tıp Fakültesinin 5 yıllık tam akreditasyona sahip olduğunu vurgulayan Üstündağ, öğrenci ailelerine “Evlatlarınız bizlere emanettir; gözünüz hiç arkada kalmasın.” diye seslenerek dürüst, vicdanlı ve bilimsel doğrularla hareket eden hekimler yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Op. Dr. Ali Kaya da hekimliğin fedakârlık ve sorumluluk gerektirdiğini belirterek öğrencilere başarı diledi. Fakülteye birincilikle yerleşen Pelin Kaya ise Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinin bir parçası olmaktan duyduğu gururu dile getirdi.
Tören, öğrencilere beyaz önlüklerinin giydirilmesi ve Beyaz Önlük Andı’nı okunmasıyla sona erdi.
Törene Edirne Vali Vekili Şevket Atlı, Edirne Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Metin Kahraman, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır, il protokolü üyeleri, daire başkanları, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, “Belediye Meclisi şiddetin değil, halka hizmetin yeridir!” diyerek, Belediye Meclis Toplantısı’nda yaşanan şiddet olayını kınadığını bildirdi.
İYİ Parti İl Başkanı Şahin, yaptığı açıklamada son dönemde AKP’li siyasetçilerin artan tahammülsüzlüğünü, fevri davranışlarını, kirli siyasi dilini ve hakaret içeren söylemlerini kaygıyla izlediklerini belirterek şunları söyledi:
“Belediye meclis üyelerinin görevi, kavga etmek değil yaşadıkları kenti daha güzel, daha çağdaş ve daha yaşanabilir hale getirecek projeler üretmek, fikirlerini ortaya koymak ve Edirne’nin sorunlarına çözüm aramaktır. Fikirlerin çarpışması gereken yerde hakaret, tehdit ve darp olmamalıdır.
Edirne için üretecek fikriniz, ortaya koyacak projeniz ve savunacak bir hizmet anlayışınız yoksa, hiçbiriniz o koltuklarda oturmamalısınız. O koltuklar kişisel egoları tatmin etme yeri değil, millete hizmet etme makamıdır.
Son dönemde AKP’li siyasetçilerin artan tahammülsüzlüğünü, fevri davranışlarını, kirli siyasi dilini ve hakaret içeren söylemlerini de kaygıyla izliyoruz. Bu saldırgan siyasi dilin altında vatandaşın sorunlarına çözüm üretememenin, ekonomik krizin, halkın karşısına çıkamamanın ve kamuoyunda tartışılan af ve terör politikalarının yarattığı siyasi sıkışmışlığın olduğunu görüyoruz.
Ülke adeta yangın yerine dönmüşken emekli, çiftçi, işçi, esnaf hatta sanayici geçim mücadelesi verirken hiçbir siyasetçinin kendi şahsi egolarını tatmin etmek uğruna şiddete, hakarete ve tehdit diline başvurmaya hakkı yoktur.
Siyaset kavga etme değil, çözüm üretme sanatıdır. Meclisler yumrukların değil, fikirlerin konuştuğu yerlerdir.
Edirne halkı sizden kavga değil, hizmet ve çözüm bekliyor.”
Edirne Ticaret Borsası’nda (ETB) 3 dönemdir başkanlık görevini yürüten Özay Öztürk, 12 Ekim’deki seçimlerde aday olmayacağını duyurdu.
ETB Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, düzenlediği basın toplantısıyla 2026 yılı harman dönemi değerlendirme raporunu ve kurumsal faaliyetlerini kamuoyuna sundu. Açıklanan verilerde buğday, kanola ve ayçiçeğinde rekolte, kalite ve fiyat değişimlerine değinen Öztürk; borsanın dijital dönüşüm, yenilenebilir enerji ve hayvancılık alanındaki projelerini de anlattı.
‘ÜRETİCİ TMO’YU TERCİH ETTİ’
Sezon boyunca etkili olan yağışların verimi arttırdığını söyleyen Öztürk, “”Sezon boyunca etkili olan yağışlar verimi artırırken, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2. sınıf ekmeklik buğday için ton başına 16.500 TL fiyat açıklaması piyasa dinamiklerini doğrudan etkiledi. Sanayicinin stoklu çalışmaması sebebiyle borsadaki talep alt seviyede kalırken, üreticiler ürünlerini TMO’ya teslim etmeyi tercih etti. Küresel gelişmeler ve bölgesel savaşların etkisiyle borsa fiyatları yükselerek ortalama 18.600 TL/Ton seviyelerine ulaştı. Fiyat Değişimi: 2025 yılında ortalama 12.671 TL/Ton olan buğday fiyatı, 2026’da 15.073 TL/Ton’a yükseldi. Taban fiyat 10.199 TL/Ton’dan 11.771 TL/Ton’a, tavan fiyat ise 14.090 TL/Ton’dan 19.680 TL/Ton seviyesine ulaştı. Üreticilerin TMO’yu tercih etmesiyle borsadaki işlem miktarı 21.660 tondan 20.217 tona geriledi. Ürünün ortalama protein oranı ise %15,23’ten %13,42’ye düştü” dedi.
‘KANOLADA İŞLEM MİKTARI 2 KATINA ÇIKTI’
Ekim alanlarının genişlemesi ve olumlu iklim koşullarının kanolada verimi artırdığını dile getiren Öztürk, “Sanayicinin hammaddeye ihtiyaç duyduğu dönemde gerçekleşen harman sayesinde borsadaki işlem hacminde rekor artış kaydedildi. Kanolanın ortalama fiyatı 2025’teki 22.919 TL/Ton seviyesinden 2026’da 26.440 TL/Ton’a yükseldi. En düşük işlem 23.000 TL/Ton, en yüksek işlem ise 31.620 TL/Ton üzerinden yapıldı. Geçtiğimiz yıl 4.916 ton olan borsa işlem miktarı 10.829 tona çıkarak iki katından fazla artış gösterdi. Kalitede de yükseliş yaşanarak ortalama yağ oranı %42,02’den %43,07’ye ulaştı” diye konuştu.
‘ORTALAMA YAĞ ORANI YÜZDE 39’DAN 45’E YÜKSELDİ
Ayçiçeğinde, borsaya giren ürün miktarının düşmesine rağmen, kalitenin belirgin şekilde arttığına dikkat çeken Öztürk, “Yağışların etkisiyle verim beklentisi yüksek olsa da hasat dönemi takvimi ileriye kaydı. İthalattaki gözetim uygulamaları, vergi indirimlerinin Kasım ayı başına çekilmesi ve TMO’nun 12.000 ton ham ayçiçek yağı ithalatı ihalesi fiyatları bir miktar geriletti. Mevcut durumda %40 yağlı ayçiçeği piyasada 36.000 TL/Ton seviyesinde işlem görüyor. Fiyat Değişimi: 2025’te 30.252 TL/Ton olan ortalama fiyat, 2026’da 39.962 TL/Ton’a fırladı. En düşük fiyat 30.610 TL/Ton, en yüksek fiyat ise 43.020 TL/Ton oldu. Miktar ve Yağ Oranı: Borsaya giren işlem miktarı 14.368 tondan 4.980 tona gerilemesine rağmen, ürün kalitesi belirgin şekilde arttı. Ortalama yağ oranı %39,79 seviyesinden %45,59’a yükseldi” şeklinde konuştu.
‘BORSA’NIN TÜM ELEKTRİK İHTİYACI YENİLENEBİLİR ENERJİDEN’
ETB’nin dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla hizmet kalitesini arttırdığını kaydeden Öztürk, “ETB, merkez tesislerinde önemli altyapı yeniliklerine imza attı. Güneş Enerjisi Tesisleri (GES) kurulumu tamamlanarak borsanın tüm elektrik ihtiyacı yenilenebilir enerjiden karşılanmaya başlandı ve karbon ayak izi düşürüldü. Ürün laboratuvarındaki NIT analiz cihazları yenilenirken, yakın zamanda yapay zekâ destekli yeni numune alma sondasının faaliyete geçeceği açıklandı. Satış salonunda web tabanlı sisteme geçildi, VideoWall ekranları yeni nesil LED teknolojisiyle yenilendi ve iklimlendirme sistemleri modernize edildi. Tüm borsa işlemlerinin web ortamına taşınması amacıyla mevcut yazılımlar baştan sona yenileniyor. Yeni sistem sayesinde üyeler ve üreticiler; tescil işlemleri, analiz sonuçları, kantar makbuzları ve evrak doğrulama gibi tüm verilere anlık ulaşabilecek. Ayrıca e-imza altyapısı ve muhasebe programlarıyla tam entegrasyon sağlanacak” ifadelerini kullandı.
Yoğun taleple, lisanslı depoculukta kapasiteyi 100 bin tona çıkarmaya karar verdiklerini belirten Öztürk, “Mevcut 62.450 ton kapasiteli lisanslı depolarda 2026 harman dönemi başlangıcında 62.360 ton ürün bulunarak %99,85 doluluk oranına ulaşıldı. Yoğun talep üzerine depo kapasitesinin 100.000 tona çıkarılması için resmi kapasite artış başvurusu yapıldı. Canlı hayvan tesislerinde açık padoklarda yapılan küçükbaş hayvan satışları kapalı salona taşındı. Salona ısıtıcılı hava perdeleri ve son teknoloji iklimlendirme/ses sistemleri entegre edildi. HACCP ve Helal Belgelendirme süreçleri tamamlanan mezbaha ise ulusal zincir mağazaların denetimlerinden başarıyla geçti. Karkas et süreçlerinde barkod sistemine geçilirken, GES yatırımı ve etkin yönetimle kârlı bir yapıya kavuşturulan tesisin arıtma sisteminin son teknolojiyle yenileneceği duyuruldu” dedi.
‘ADAY OLMAYACAĞIM’
ETB’nin 12 Ekim 2026 tarihinde seçimlerinin gerçekleştirileceğini açıklayan, kurumda 3 dönemdir başkanlık görevini yürüten Öztürk, aday olmayacağını söyledi. Öztürk, “Ben bu dönem aday olmuyorum. Kendi işlerimin yoğunlaşmasından dolayı böyle bir karar aldım. İzmir’de bir yatırım yaptık. Oradaki projemiz de büyük bir proje. Ciddi anlamda İzmir’e gidip gelmem gerekecek. Bundan dolayı bu dönem aday olmayacağım” diye konuştu.
OĞUZ KURBAN ADAYLIK İÇİN HAZIRLANIYOR
Öte yandan, Öztürk’ten boşalan koltuğa, ETB’nin yönetim kurulu üyelerinden Oğuz Kurban talip olmaya hazırlanıyor. Henüz başka bir ismin adaylığını açıklamadığı borsada, 12 Ekim’deki seçimlerde 252 üye sandık başına gidecek. Çarşaf liste yöntemiyle yapılacak seçimde üyeler; yeni borsa başkanıyla birlikte 5 yönetim kurulu üyesini ve 14 meclis üyesini belirleyecek.
İş stratejisi ve pazarlama alanında çalışan Mehmet Aydın, KAGAPSO Business Growth Framework adlı bir işletme büyüme metodolojisi geliştirdiğini belirtiyor. Metodoloji; iş modeli, pazarlama, satış, müşteri ilişkileri yönetimi ve operasyon gibi başlıkları birlikte ele alıyor.
Aydın’ın açıklamalarına göre KAGAPSO, işletmelerin büyüme süreçlerini tek bir sistem içinde değerlendirmeyi amaçlıyor. Metodolojinin kapsamı ve uygulama sonuçlarına ilişkin bilgiler ise Aydın’ın paylaşımlarına dayanıyor.
2026 yılında Hermes Creative Awards kapsamında “AI-Driven Revenue Architecture & Integrated Marketing Campaign” kategorisinde KAGAPSO adına Gold Winner ödülü alındığı belirtiliyor. Ödüle ilişkin kategori ve sonuç bilgilerinin Hermes Creative Awards’ın resmi kayıtları üzerinden doğrulanması gerekiyor.
Mehmet Aydın Kimdir?
Mehmet Aydın, iş stratejisi, pazarlama, satış sistemleri ve işletme büyümesi alanlarında çalışmalar yürüttüğünü belirten bir danışman ve pazarlama uzmanıdır.
Aydın, farklı sektörlerdeki çalışmalarından elde ettiği deneyimleri KAGAPSO Business Growth Framework adı altında sistematik bir yapıya dönüştürdüğünü ifade ediyor.
Pazarlama alanında The Chartered Institute of Marketing (CIM) tarafından verilen FCIM (Fellow) unvanına sahip olduğu bilgisi de Aydın’ın mesleki tanıtımında yer alıyor. Bu unvanın güncel üyelik veya doğrulama bilgilerinin CIM kayıtlarından kontrol edilmesi gerekiyor.
KAGAPSO Business Growth Framework Nedir?
KAGAPSO Business Growth Framework, Aydın’ın işletmelerin büyüme süreçlerini değerlendirmek için geliştirdiğini belirttiği bir metodolojidir.
Metodoloji kapsamında iş modeli, gelir modeli, pazarlama, müşteri edinme, satış, CRM, yapay zekâ destekli otomasyon, müşteri yönetimi ve operasyon gibi alanlar birlikte ele alınıyor.
Aydın’ın yaklaşımına göre işletmelerin büyüme performansı yalnızca reklam veya satış sonuçlarıyla değil, bu süreçlerin birbiriyle nasıl çalıştığıyla da değerlendirilmeli. Bu görüş, KAGAPSO’nun temel yaklaşımı olarak aktarılıyor.
300’den Fazla İşletmeyle Çalışıldığı Belirtiliyor
Aydın, KAGAPSO metodolojisinin geliştirilme sürecinde 300’den fazla işletme, danışman ve markayla çalışıldığını belirtiyor.
Bu sayı ve çalışmaların kapsamına ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmadığı için bilgi, Aydın’ın açıklaması olarak değerlendirilmelidir.
Metodolojinin farklı sektörlerde uygulandığı ifade edilse de hangi işletmelerle, hangi tarihlerde ve hangi ölçülebilir sonuçlarla çalışıldığına ilişkin ayrıntılı bir liste paylaşılmıyor.
Metodolojide Hangi Konular Ele Alınıyor?
KAGAPSO kapsamında ele alındığı belirtilen başlıklar şunlar:
İş modeli
Gelir modeli
Pazarlama stratejisi
Müşteri edinme
Satış süreçleri
CRM
Yapay zekâ ve otomasyon
Müşteri yönetimi
Operasyon
Ölçeklenebilirlik
Bu başlıkların işletmelerde nasıl uygulandığı, kullanılan ölçüm kriterleri ve elde edilen sonuçlar, işletmeye ve uygulama sürecine göre değişebilir.
Yapay Zekâ ve Otomasyon Kullanımı
KAGAPSO metodolojisinde yapay zekâ destekli otomasyonların pazarlama, satış, müşteri yönetimi ve operasyon süreçlerinde kullanılabileceği belirtiliyor.
Bu tür araçlar; veri analizi, müşteri iletişimi, iş akışlarının otomatikleştirilmesi ve raporlama gibi alanlarda kullanılabiliyor. Ancak yapay zekâ uygulamalarının işletmelere sağlayacağı fayda, kullanılan araçlara, veri kalitesine ve uygulama biçimine bağlıdır.
Bu nedenle metodolojinin yapay zekâ kullanımına ilişkin sonuçları, somut vaka ve performans verileriyle birlikte değerlendirilmelidir.
“Daha Az Çalış, Daha Çok Kazan” Kitabı
“Daha Az Çalış, Daha Çok Kazan” adlı kitabın Mehmet Aydın tarafından yazıldığı ve Ceres Yayınları tarafından yayımlandığı belirtiliyor.
Kitapta iş modeli, gelir modeli, pazarlama, satış, CRM, yapay zekâ, otomasyon, müşteri yönetimi ve operasyon gibi konuların ele alındığı aktarılıyor.
Kitabın yayımlanma tarihi, ISBN bilgisi, baskı sayısı ve satış kanallarına ilişkin bilgilerin yayınevinin resmi kaynaklarından doğrulanması gerekiyor.
Hermes Creative Awards Ödülü
KAGAPSO Business Growth Framework için 2026 Hermes Creative Awards kapsamında “AI-Driven Revenue Architecture & Integrated Marketing Campaign” kategorisinde Gold Winner ödülü alındığı ifade ediliyor.
Bu bilgi, ödül programının resmi kazanan listesi veya sonuç duyurusu üzerinden doğrulanabilir. Ödülün kapsamı, başvuru sahibi, proje adı ve değerlendirme kriterleri gibi ayrıntılar resmi kayıtlarda yer alıyorsa haber metnine eklenebilir.
KAGAPSO Hakkındaki Değerlendirme
KAGAPSO Business Growth Framework, işletmelerin büyüme süreçlerini pazarlama, satış, müşteri yönetimi ve operasyon başlıklarıyla birlikte ele alan bir danışmanlık metodolojisi olarak tanımlanıyor.
Metodolojinin işletmeler üzerindeki etkisini değerlendirmek için bağımsız vaka analizleri, ölçülebilir performans verileri ve doğrulanabilir müşteri geri bildirimleri gerekiyor. Mevcut bilgiler, ağırlıklı olarak Mehmet Aydın’ın açıklamaları ve metodolojinin tanıtım materyallerine dayanıyor.
“Daha Az Çalış, Daha Çok Kazan” kitabı ise KAGAPSO yaklaşımında yer alan iş geliştirme başlıklarını okuyuculara aktarmayı amaçlayan bir yayın olarak sunuluyor.