Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Kamyonet sürücüsü kazada öldü

Olgay GÜLER

Edirne’nin Keşan ilçesinde kamyona arkadan çarpan kamyonetin sürücüsü Olcay Şener hayatını kaybetti.

Kaza, akşam saatlerinde Keşan-Uzunköprü kara yolu üzerindeki Maltepe köyü yakınlarında meydana geldi. Keşan’dan Uzunköprü yönüne giden Olcay Şener yönetimindeki 22 ACM 649 plakalı kamyonet, Maltepe köyü yakınlarındaki rampada aynı yönde giden R.S. idaresindeki 22 DR 218 plakalı kamyona arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonet sürücüsü Şener, araçta sıkışarak ağır yaralandı.

İhbar üzerine kaza yerine jandarma, polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden çıkartılan sürücü Şener, ambulansla Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olcay Şener, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şener’in cansız bedeni otopsi için morga konuldu. Kamyonet sürücüsü R.S. ise ifadesi alınmak üzere jandarma komutanlığına götürüldü.

Kazayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.

 ‘Dönüp dolaştığımız yer Edirne’

Olgay GÜLER

AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen toplantıya, partinin yönetim kuruluyla birlikte katılan Edirne’nin 22 ve 23’üncü dönem milletvekili Necdet Budak, katılımının davet üzerine olduğunu, siyasi bir amaç taşımadığını söyledi.

Uzun süredir Edirne’de bulunmayan AK Parti eski milletvekili Budak, partinin 25’inci kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen basın toplantısında, il yönetimiyle birlikte kameraların karşısına geçti. Budak’ın birden ortaya çıkışı, ‘acaba tekrar siyasete mi dönüyor?’ sorularını akıllara getirdi. Partideki toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Budak, ziyaret amacını anlattı.

‘DAVETE İCABET ETTİK’

Budak, aynı zamanda Ziraat Bankası’nın yönetim kurulunda görev yaptığını, Edirne’deki ziyaretin bir nedeninin bununla alakalı olduğunu söyledi. Budak, “Ziraat Bankası üst yönetim kurulu toplantısını Edirne’de yapacağız. Aslında temel anlamda bunun için geldik ama bu arada da il başkanımızın davetine icabet ettik. AK Parti’de kişisel siyaset beklentilerinden ziyade, cumhurbaşkanımızın liderliğinde, parti teşkilatlarımızın bürokrasiyle, siyasetle, bütün organlarıyla verilen görevleri yapıyoruz. O bakımdan açık söylemek gerekirse Edirne’de iki dönem milletvekilliği yaptık ve cumhurbaşkanımız sayesinde Edirne’ye çok büyük hizmetler yaptık. Daha sonra ben akademiye döndüm. Uzun yıllar, 8 yılı aşkın bir süre rektörlük yaptım. Şu anda da Ziraat Bankası yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyorum” dedi.

‘GÖREVE HAZIRIM’ MESAJI

Devletin ihtiyaç duyduğu noktada göreve her zaman hazır olduğu mesajını veren Budak, “Burada devletin ihtiyaç duyduğu noktada, bilgi birikimimizle, akademik birikimimizle, yurtdışı deneyimimizle tabii ki dönüp dolaştığımız yer Edirne, çünkü Edirne bizim kökümüz, mayamız. Ailemiz, akrabalarımız Edirne’de. Köyüme gidip geliyorum. Bunlar doğal. Buraya gelince illa bir siyasi amaç yok ama il başkanımız her gelişimizde davet ediyor, davet ettiğinde de uygun olduğumuzda icabet etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

İba: Asıl gücümüz milletle olan sarsılmaz bağımız

Olgay GÜLER

AK Parti İl Başkanı Belgin İba, partisinin 14 Ağustos’ta gerçekleştirilecek 25’inci kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, “AK Parti’nin asıl gücü binalardan, makamlardan veya unvanlardan değil, milletimizle kurduğu sarsılmaz gönül bağından gelmektedir. 25 yıllık hikâyemizde elde ettiğimiz bütün başarıların gerçek sahibi aziz milletimizdir” dedi.

AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıldönümü dolayısıyla il binasındaki basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya; AK Parti İl Başkanı Belgin İba, 22. ve 23. dönem Edirne Milletvekili ve Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Necdet Budak, eski Belediye Başkan Adayı Av. Koray Uymaz, İl Kadın Kolları Başkanı Yıldız Yeşilkurt, İl Gençlik Kolları Başkanı Barış Gündoğdu ile partili belediye başkanları ve çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. Toplantıda konuşan İl Başkanı Belgin İba, 14 Ağustos 2001’den bu yana geçen 25 yıllık süreci ve partinin hayata geçirdiği yatırımları anlattı.

‘MİLLETİN EMANETİNİ TAŞIDIK, ÜLKENİN YÜKÜNÜ OMUZLADIK’

AK Parti’nin bundan 25 yıl önce, 14 Ağustos’ta siyaset sahnesine ilk adımını attığını belirten İba, “Bundan tam 25 yıl önce, 14 Ağustos 2001’de, bir millet hareketi olan AK Parti, ‘Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.’ diyerek Türkiye’nin yarınlarına açılan yeni bir yolun ilk adımını attı. Siyasi istikrarsızlığın, ekonomik krizlerin, vesayetin ve yasakların ülkemizin üzerine ağır bir gölge gibi çöktüğü bir dönemde kurulan AK Parti, yalnızca yeni bir siyasi parti değil, aziz milletimizin değişim iradesinin, demokrasi talebinin ve güçlü Türkiye idealinin adı oldu. Milletimiz, kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra AK Parti’yi tek başına iktidara taşıyarak ülkemizin kaderini değiştirecek büyük yürüyüşün önünü açtı. 3 Kasım 2002’den itibaren Türkiye, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarihinin en kapsamlı kalkınma, demokratikleşme ve atılım dönemlerinden birine girdi. AK Parti olarak 25 yıldır yalnızca iktidarda bulunmadık. Milletimizin emanetini taşıdık, ülkemizin yükünü omuzladık, Türkiye’yi her alanda büyütmenin ve güçlendirmenin mücadelesini verdik” dedi.

‘ENGELLER KARŞISINDA GERİ ADIM ATMADIK’

AK Parti olarak, süreç içerisinde çeşitli engellerle karşılaştıklarını anlatan İba, “Bu yolculuk boyunca kapatma davalarından 27 Nisan e-muhtırasına, Gezi olaylarından 17-25 Aralık kumpasına, terör saldırılarından 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar demokrasimizi, millî iradeyi ve Türkiye’nin istiklalini hedef alan sayısız saldırıyla karşılaştık. Küresel ekonomik krizlerle, salgınlarla, savaşlarla ve asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı büyük yıkımla mücadele ettik. Her defasında milletimize güvendik. Milletimizle omuz omuza verdik. Önümüze çıkarılan engeller karşısında geri adım atmadık, Türkiye’nin istikametinin değiştirilmesine müsaade etmedik” diye konuştu.

‘KİMSENİN BU ÜLKENİN ÜVEY EVLADI OLMADIĞINI GÖSTERDİK’

Terörsüz Türkiye idealine değinen İba, “Terörsüz Türkiye idealimiz doğrultusunda devletimizin kararlı iradesi, kahraman güvenlik güçlerimizin fedakâr mücadelesi ve milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliği sayesinde ülkemizi 40 yıldır canımızdan, kaynağımızdan ve geleceğimizden çalan terör belasından kurtardık. Bu tarihî kazanımı, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkarak birlik, kardeşlik ve huzur içinde geleceğe taşıyacağız. Vesayetin siyaset üzerindeki gölgesini kaldırdık, millî iradeyi devlet yönetiminin gerçek merkezi hâline getirdik. Demokrasimizin standartlarını yükselttik, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. İnancı, düşüncesi, kökeni veya hayat tarzı nedeniyle vatandaşlarımızın ötekileştirildiği dönemlere son verdik. Başörtülü kadınlarımızın eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına neden olan yasakları ortadan kaldırdık. Gençlerimizin geleceğinin önüne konulan katsayı adaletsizliğini giderdik. Devlet ile millet arasındaki mesafeyi kapattık. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiç kimsenin bu ülkenin misafiri, kiracısı veya üvey evladı olmadığını gösterdik” şeklinde konuştu.

‘DAHA DİRENÇLİ VE GÜVENLİ GELECEĞİN TEMELLERİNİ ATTIK’

Sağlık, eğitim ve konut sektörlerindeki büyük yatırımları anlatan İl Başkanı Belgin İba, “’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla sosyal devletin imkânlarını toplumun bütün kesimleriyle buluşturduk. Sağlıkta gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümle hastaneleri, şehir hastanelerini ve modern sağlık merkezlerini milletimizin hizmetine sunduk. Eğitimde dersliklerden üniversitelere, yurtlardan teknoloji altyapısına kadar büyük bir seferberlik başlattık. 81 ilimizin tamamını üniversiteyle buluşturduk. TOKİ eliyle milyonlarca vatandaşımızı güvenli ve modern konutlara kavuşturduk. Yaşlılarımızdan engelli vatandaşlarımıza, ihtiyaç sahibi ailelerimizden şehit yakınları ve gazilerimize kadar toplumun her kesimini kuşatan sosyal destek mekanizmaları kurduk. 6 Şubat depremlerinin ardından şehirlerimizi yalnızca yeniden inşa etmekle kalmadık, daha dirençli ve daha güvenli bir geleceğin temellerini attık. Türkiye’yi ulaşım ve altyapıda çağ atlattık. Bölünmüş yollarla şehirlerimizi birbirine bağladık, yüksek hızlı tren ağlarını ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve daha nice eserle milletimizin yıllarca hayalini kurduğu projeleri gerçeğe dönüştürdük” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK PARTİSİ’

Yerli ve milli üretim hamlelerinin savunma sanayii başta olmak üzere tüm alanlarda Türkiye’ye lig atlattığını vurgulayan İba, enerji arama hamleleri ve ihracat rakamlarındaki büyük sıçrama yaşandığını söyledi. Türkiye’nin dış politikada edilgen bir konumdan küresel bir aktör haline geldiğini belirten İba, partinin üye sayısı bakımından ulaştığı büyüklüğe dikkat çekti. İba, “Bugün AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıkladığı resmî verilere göre 11 milyon 709 bin 913 üyesiyle Türkiye’nin açık ara en büyük siyasi partisidir. Bu sayı, milletimizin hareketimize duyduğu güvenin, teşkilatlarımızın fedakâr çalışmasının ve Türkiye sevdamızın en somut göstergelerinden biridir. Ancak bizim için her üyemiz yalnızca bir rakam değil, aynı ideale inanmış bir yol ve dava arkadaşıdır. AK Parti’nin asıl gücü binalardan, makamlardan veya unvanlardan değil, milletimizle kurduğu sarsılmaz gönül bağından gelmektedir. 25 yıllık hikâyemizde elde ettiğimiz bütün başarıların gerçek sahibi aziz milletimizdir. Sandıklara sahip çıkan teşkilat mensuplarımızdan mahalle mahalle, sokak sokak çalışan kadın ve gençlik kollarımıza, kuruluşumuzdan bugüne kadar farklı kademelerde sorumluluk üstlenen bütün yol arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Bu kutlu davaya ömrünü adamış ve bugün aramızda bulunmayan kardeşlerimizi rahmetle, minnetle ve dualarla yâd ediyoruz” dedi.

BAŞKENTTEKİ KUTLAMALARA DAVET

İba, konuşmasının sonunda 25. yıl kutlama programının detaylarını detaylarıyla ilgili de bilgi vererek, “25. kuruluş yıl dönümümüzün coşkusunu 81 ilimizde düzenleyeceğimiz çeşitli programlarla yaşayacağız. Kutlamalarımızı, 14 Ağustos 2026 Cuma günü Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştireceğimiz büyük ve coşkulu buluşmayla taçlandıracağız. Aziz milletimizi, 25 yıllık eser, hizmet ve mücadele yolculuğumuzun gururunu paylaşmaya, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzde saflarımızı daha da sıklaştırmaya davet ediyoruz. İlk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır” diye konuştu.

Edirne Belediyesi’nden ‘Dijital Asistan’

Edirne Belediyesi, vatandaşların belediye hizmetlerine ilişkin bilgiye daha hızlı ve kolay ulaşabilmesi amacıyla yapay zeka teknolojisinden yararlanılarak geliştirilen “Edirne Dijital Asistan”ı kullanıma sundu.

Edirne Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı Bilgi İşlem Birimi tarafından geliştirilen Dijital Asistan, belediyenin resmi internet sitesi üzerinden vatandaşlara hizmet vermeye başladı.

BELEDİYENİN KENDİ İMKANLARIYLA GELİŞTİRİLDİ

Edirne Belediyesi’nin dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında hayata geçirilen yazılım, herhangi bir dış kaynak kullanılmadan ve ek proje maliyeti oluşturulmadan belediyenin kendi teknik altyapısı ve personel kaynağıyla geliştirildi.

Bilgi İşlem Birimi tarafından yürütülen çalışmalarla hazırlanan sistem sayesinde, teknolojik çözümlerin belediye hizmetlerine entegrasyonu konusunda kurumun kendi insan kaynağı ve teknik kapasitesinden yararlanıldı.

BELEDİYE HİZMETLERİNE İLİŞKİN BİLGİYE DAHA KOLAY ERİŞİM

Edirne Belediyesi’nin resmi internet sitesinde hizmet veren Edirne Dijital Asistan sayesinde vatandaşlar, belediye hizmetleri ve işlemlerine ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı ve kolay şekilde ulaşabilecek.

Yapay zeka teknolojisinden yararlanılarak geliştirilen sistemle, vatandaşların belediyeye ilişkin bilgiye erişiminin kolaylaştırılması ve dijital belediyecilik hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor.

Edirne Belediyesi, teknolojinin sunduğu imkânları vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla buluşturarak dijital belediyecilik uygulamalarını geliştirmeye devam edecek.

Keleiçi’nde içme suyu derdine son!

Edirne Belediyesi, Kaleiçi Bölgesi’nde Mithatpaşa ve Dilaverbey mahallelerini kapsayan içme suyu altyapı çalışmalarını tamamlayarak yeni hatları devreye aldı. Bölgede ev ve iş yerlerinin yeni hatlara abone bağlantıları da tamamlanarak vatandaşların kullanımına sunuldu.

Yeni sistemin devreye alınmasıyla birlikte bölgede uzun yıllardır yaşanan düşük su basıncı ve yetersiz su temini sorunu çözüme kavuşturuldu. İçme suyunun daha sağlıklı ve düzenli şekilde ulaştırılmasını sağlayan yeni altyapıyla Kaleiçi’nin uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap verecek önemli bir yatırım hayata geçirilmiş oldu.

BİNA İÇİ TESİSATLAR İÇİN ÖNEMLİ UYARI

Yeni altyapının devreye alınmasıyla şebeke suyu basıncının normal işletme seviyelerine ulaşması, ekonomik ömrünü tamamlamış veya zaman içerisinde yıpranmış bazı bina içi tesisatlarda kaçak ve arızaların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle özellikle eski yapılarda yaşayan vatandaşların bina içi su tesisatlarını kontrol ettirmeleri, eski ve yıpranmış boru hatlarını gerekli durumlarda yenilemeleri önem taşıyor.

Belediye şebekesi ile bina içi tesisatın birbirini tamamlayan bir bütün olduğuna dikkat çekilirken, yeni altyapının sağlıklı ve güvenli şekilde kullanılabilmesi için bina içi tesisatların da uygun durumda olması gerektiği belirtildi.

“KALEİÇİ’NİN ALTYAPISINI GELECEĞE HAZIRLIYORUZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, çalışmaların tamamlanmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Edirne’mizin en köklü yerleşim alanlarından Kaleiçi’nde uzun yıllardır çözüm bekleyen altyapı sorunlarını kalıcı şekilde ele alıyoruz. Mithatpaşa ve Dilaverbey mahallelerimizde yeni içme suyu hatlarımızı devreye aldık, ev ve iş yerlerimizin abone bağlantılarını tamamladık. Böylece bölgede yaşanan düşük su basıncı ve yetersiz su temini sorununu da çözüme kavuşturduk.

Yeni sistemle birlikte su basıncının normal seviyelere ulaşması, özellikle eski yapılardaki ekonomik ömrünü tamamlamış bina içi tesisatlarda bazı sorunları görünür hale getirebiliyor. Bu nedenle hemşehrilerimizin kendi sorumluluklarında bulunan bina içi tesisatlarını kontrol ettirmelerini ve gerekli durumlarda yenilemelerini özellikle rica ediyoruz.

Kaleiçi’nin tarihi dokusunu korurken altyapısını da geleceğe hazırlıyoruz. Kentimizin ihtiyaçlarını günü kurtaran müdahalelerle değil, kalıcı ve uzun vadeli çözümlerle karşılamaya devam edeceğiz.”

Edirne Belediyesi, Kaleiçi Bölgesi’nde yeni içme suyu altyapısının güvenli ve sürdürülebilir şekilde kullanılabilmesi için vatandaşların özellikle eski ve yıpranmış bina içi tesisatlarını kontrol ettirmelerinin önemini bir kez daha hatırlattı.

Kadıköy’de Klinik ve Ajans Ofisi Taşımak | Kozcuoğlu Nakliyat

Kadıköy’de muayenehane, danışmanlık ve ajans ofisleri sık yer değiştirir. Ekipman ev eşyası gibi değildir: hassas cihaz, dosya arşivi, stüdyo ışığı. “Ev streçi yeter” yaklaşımı hem hasar hem dosya güvenliği riski üretir. Bu yazı, Kadıköy ofis taşımalarında sokak + süreklilik dengesini anlatıyor.

Sokak Hâlâ Belirleyici

Merkezde dar sokak ve yükleme yasağı olabilir. Plaza bile olsa asansör saati sınırlıdır. İzinsiz başlamak beklemeli faturadır.

İstanbul Evden Eve Nakliyat tecrübesi demontajı getirir; ofiste etiket ve zamanlama ayrıca gerekir. Cuma–Pazar modeli iş kaybını azaltır.

Kadıköy Evden Eve Nakliyat ekiplerinin bildiği yanaşma noktaları ofiste de işe yarar; ama başarı “Pazartesi hasta veya müşteri kabul” ile ölçülür.

Hane ile Karıştırma

Evden Eve Nakliyat ev dosyasıdır. Ofis aynı güne sıkışırsa Kadıköy trafiğinde ikisi de yarım kalır.

Ofis Taşıma sürecinde arşiv kutuları kilitli ve etiketli gider. Cihazlar özel korumalıdır. Sigorta gerçekçidir. Fazla mesai ve güvenlik eşliği yazılıdır. “İlk gün” kutusu (modem, kritik cihaz) ayrıdır.

Dosya Güvenliği Notu

Hasta veya müşteri dosyaları açık koliyle taşınmamalı, görünür etiketle isim yazılmamalıdır. Taşıma ekibine “arşiv – açma” talimatı net verilmelidir.

Ajans Stüdyosu Ekstra

Işık standları, backdrop, lens çantaları ayrı envanter ister. “Hepsi depo gibi” basmak, kayıp riskini artırır. Yerleştirmede stüdyo köşesi önce kurulursa ekip aynı gün işe dönebilir.

Klinik Ekstra

Sterilizasyon cihazı ve hassas elektronik için darbeye özel kutu şarttır. Priz ve su bağlantısı yeni adreste önceden kontrol edilmezse cihazlar boşa iner.

Pratik kontrol: İzin? Asansör? Etiket? Cihaz koruması? Yedek? Sigorta?

Kapanış

Kadıköy ofisi, ev gibi paketlenmez. Sokak + süreklilik + dosya güvenliği birlikte planlanmalıdır. Kozcuoğlu Nakliyat için doğru bitiş, eşyanın inmesi değil hizmetin açılmasıdır.

Parke Taşı Zeminler Neden Çöker Ve Taştan Önce Nelere Bakılmalı

Site içi yollarda, avlularda ve işletme girişlerinde birkaç yıl içinde ortaya çıkan çukurlaşma, taş oynaması ve yüzey dalgalanması, kullanıcıların çoğu zaman doğrudan taşa bağladığı bir sorun olarak görülüyor. Oysa saha uygulamalarında bu bozulmaların büyük bölümü, taş döşenmeden önce yapılan işlerden kaynaklanıyor. Zeminin taşıma kapasitesi, katmanların sıkıştırılması ve suyun nereye gideceği, kaplamanın kaç yıl düzgün kalacağını belirleyen asıl değişkenler arasında sayılıyor.

Sonbaharla birlikte bölgede çevre düzenleme ve zemin yenileme işleri yoğunlaşıyor. Bu dönemde verilen kararların bir bölümü yalnızca hangi taşın alınacağına odaklanırken, zemin hazırlığı ikinci planda kalabiliyor. Uygulamacılar, sıralamanın tersine çevrilmesi gerektiğini, çünkü en kaliteli taşın bile hatalı bir zemin üzerinde beklenen ömrü vermediğini aktarıyor.

Konu bu yönüyle bir malzeme sorusu olmaktan çıkıp bir sistem sorusuna dönüşüyor. Parke taşı, tek başına çalışan bir yüzey değil, altındaki dolgu, kenarındaki sınırlama ve çevresindeki su tahliyesiyle birlikte iş gören bir bütünün görünen katmanı olarak değerlendiriliyor. Bu bütünün herhangi bir halkası eksik kaldığında sorun, en görünür yer olan taş yüzeyinde ortaya çıkıyor.

Çökmenin Kaynağı Çoğu Zaman Zeminin Altında

Parke taşı döşemesinde taşlar, üzerlerine gelen yükü tek başına taşımıyor, altlarındaki hazırlanmış zemine aktarıyor. Bu zemin yeterince sıkıştırılmadığında, zamanla trafik ve su etkisiyle oturuyor ve yüzeyde çukurlaşma olarak beliriyor. Oturma bölgesel olduğunda taşlar arasında kot farkı oluşuyor, bu da hem görüntü bozukluğuna hem de su birikmesine yol açıyor.

Sıkıştırma kadar, kullanılan dolgu malzemesinin cinsi de belirleyici oluyor. İçinde ince toprak ve organik madde bulunan dolgular su aldığında hacim değiştirdiği için zemin dengesiz davranıyor. Drenajı iyi, taneli malzemeyle hazırlanan zeminler ise su altında bile daha kararlı kalıyor. Bu nedenle uygulamadan önce zemin etüdünün yapılması ve dolgu malzemesinin projeye göre seçilmesi öneriliyor.

Zeminin altında kalan bu hazırlık, tamamlandıktan sonra görünmediği için çoğu zaman gözden kaçıyor. Yüzey döşendikten sonra alttaki bir eksikliği düzeltmenin tek yolu ise kaplamayı baştan sökmek oluyor. Bu yüzden hazırlık aşamasına ayrılan zaman ve özen, ileride yapılacak onarımların önüne geçen en etkili adım olarak öne çıkıyor.

Sıkıştırma işleminin kendisi de tek seferde bitirilen bir işlem olmuyor. Dolgu, kalın tek bir tabaka halinde değil, ince kademeler halinde serilip her kademede ayrı ayrı sıkıştırıldığında gereken yoğunluğa ulaşıyor. Kalın serilip tek seferde sıkıştırılan dolguların alt kısmı yeterince yoğunlaşmadığı için, yüzey sağlam görünse de zemin içten zayıf kalıyor. Bu ayrıntı, uygulamanın görünmeyen ama sonucu doğrudan belirleyen adımlarından biri olarak aktarılıyor.

Sağlam Bir Zemin Kaç Katmandan Oluşuyor

Dayanıklı bir parke taşı zemini, tek bir tabaka değil, üst üste gelen ve her biri ayrı işlev gören katmanlardan meydana geliyor. Bu katmanların sırası ve kalınlığı doğru kurulmadığında, en üstteki taş ne olursa olsun zemin beklenen performansı vermiyor. Her katmanın kendine ait bir görevi bulunuyor ve bir katmandaki eksiklik, üstündeki katmanların işlevini de zayıflatıyor.

Katmanlı yapının mantığı, yükün kademeli olarak dağıtılması üzerine kuruluyor. Taş yüzeyine gelen nokta yükü, aşağı doğru indikçe daha geniş bir alana yayılıyor ve en alttaki doğal zemine ulaştığında birim alana düşen basınç azalmış oluyor. Bu dağıtma zinciri düzgün kurulduğunda, zemin ağır yük altında bile oturmadan çalışıyor.

Katmanların Sırası Ve İşlevi

Zeminin nasıl kurulduğunu anlamak için katmanları alttan üste doğru izlemek gerekiyor. Aşağıdaki sıralama, sağlam bir parke taşı zemininin bileşenlerini işlevleriyle birlikte veriyor.

  1. Doğal zemin, yani üzerine inşa edilen mevcut toprak, gerektiğinde iyileştirilerek taşıma kapasitesi artırılıyor.
  2. Alt temel tabakası, yükü geniş bir alana dağıtan taneli malzemeden oluşuyor ve sıkıştırılarak seriliyor.
  3. Yataklama tabakası, taşların üzerine oturduğu ince taneli ve düzgün serilmiş kum katmanı oluyor.
  4. Parke taşı katmanı, kullanım amacına uygun kalınlıkta seçilerek yataklama üzerine döşeniyor.
  5. Derz dolgusu, taşlar arasına serilen ve yükü komşu taşlara aktaran kilitleme malzemesi olarak iş görüyor.

Bu katmanlar arasında en çok ihmal edileni yataklama ve derz dolgusu oluyor. Yataklama tabakasının eşit kalınlıkta serilmemesi, taşların farklı seviyelerde oturmasına ve zamanla dalgalanmasına yol açıyor. Derz dolgusu tamamlanmadığında ise taşlar birbirine kenetlenemediği için tekil olarak oynamaya başlıyor. Katmanların bütünlüğü, taşın kalitesi kadar belirleyici bir başlık olarak kabul ediliyor.

Kenar Sınırlaması Olmadan Taşlar Yerinden Kayıyor

Parke taşı zemininin en sık atlanan bileşeni, kaplamanın kenarını tutan sınırlama oluyor. Taşlar yatay yükü birbirine aktararak taşıdığı için, en dıştaki sıranın sabitlenmesi gerekiyor. Kenar boşta bırakıldığında dış sıradaki taşlar yana doğru açılıyor, bu açılma içeri doğru ilerledikçe derzler genişliyor ve yüzeyin tamamı gevşiyor. Bordür ya da beton sınırlama elemanı, bu yanal hareketi durduran unsur olarak işlev görüyor.

Kenar sınırlamasının işlevi yalnızca estetik bir çerçeve değil, taşıyıcı sistemin bir parçası olarak tanımlanıyor. Özellikle araç trafiği alan alanlarda, dönüş ve frenleme sırasında oluşan yatay kuvvetler kenardan başlayan bozulmaları hızlandırıyor. Bu nedenle bordürün de en az taş kadar sağlam ve doğru gömülmüş olması gerekiyor. Sınırlama elemanının zemine yeterince ankastre edilmemesi, kenarın zamanla dışa devrilmesine yol açıyor.

Bu noktada zeminin bir ürün değil, birbirini tamamlayan ürünler bütünü olduğu görülüyor. Bölgede parke, bordür ve altyapı elemanlarını birlikte üreten Hastaş Beton’un ürün grubunda bu bileşenlerin bir arada bulunması, aynı projede uyumlu parçalarla çalışılmasını sağlıyor. Farklı üreticilerden gelen ve boyut toleransları tutmayan parçaların bir araya getirilmesi, derz ve kenar uyumunu zorlaştıran etkenler arasında gösteriliyor.

Su Yönetimi Zeminin Ömrünü Belirliyor

Parke taşı zeminlerde bozulmanın bir diğer büyük nedeni, suyun doğru yönetilmemesi oluyor. Yüzeyde biriken ya da zemin altına sızan su, dolgu malzemesini yumuşatarak taşıma kapasitesini düşürüyor. Eğim verilmemiş bir yüzeyde su göllenerek derzlerden aşağı iniyor ve alttaki yataklamayı aşındırıyor. Bu süreç yavaş ilerlediği için, sorun genellikle çukurlaşma belirgin hale geldiğinde fark ediliyor.

Suyun kontrollü biçimde uzaklaştırılması için yüzeye eğim verilmesi ve gerektiğinde altyapı hatlarının kurulması gerekiyor. Yağmursuyu borusu ve ızgara gibi tahliye elemanları, suyun zemin altında birikmesini önleyen çözümler arasında sayılıyor. Bölgede altyapı için beton boru ve yağmur suyu borularını da üreten üreticinin çeşitli parke taşı modelleri ile birlikte tahliye elemanlarını da sunması, zeminin hem yüzeyinin hem de su yönetiminin tek elden planlanmasına imkan tanıyor.

Geçirimli döşeme çözümleri de son yıllarda öne çıkan bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Bu yöntemde derzler ve bazı taş tipleri suyun bir bölümünü kontrollü biçimde zemine geçirecek şekilde tasarlanıyor. Ancak bu çözümün de ancak uygun bir drenaj tabakasıyla birlikte işlediği, tek başına taş seçimiyle sağlanamayacağı belirtiliyor.

Su yönetiminin bir başka boyutu, sistemin zaman içindeki bakımı oluyor. Yağmursuyu ızgaralarının ve derzlerin yaprak, toprak ve benzeri malzemeyle tıkanması, tasarımda öngörülen tahliyeyi zamanla azaltıyor. Tahliye noktaları tıkandığında su yüzeyde kalıyor ve zemin altına sızmaya başlıyor. Bu nedenle drenaj elemanlarının belirli aralıklarla temizlenmesi, ilk kurulum kadar zeminin ömrü açısından belirleyici sayılıyor. Bakımı ihmal edilen bir tahliye sistemi, doğru kurulmuş olsa bile zamanla işlevini yitiriyor.

Taş Seçilirken Hangi Başlıklara Bakılmalı

Zemin hazırlığı doğru yapıldıktan sonra sıra, kullanım amacına uygun taşın seçilmesine geliyor. Taşın kendisi çökmenin ana nedeni olmasa da, yanlış seçilen bir ürün zemini zayıf halka haline getiriyor. Seçim aşamasında değerlendirilebilecek başlıklar şöyle sıralanıyor.

  1. Ürünün TS 2824 EN 1338 kapsamında, yani beton kaplama bloklarına ilişkin standarda göre belgeli üretilmiş olması.
  2. Taş kalınlığının kullanım alanına, yani yaya ya da araç trafiğine göre seçilmesi.
  3. Taşların boyut toleranslarının dar olması, çünkü ölçü farkları derz düzenini ve kilitlenmeyi bozuyor.
  4. Yüzey dokusunun kullanım yerine uygun, ıslakken kaymayı azaltan bir yapıda olması.
  5. Renk pigmentinin ürün kütlesine karışmış olması, böylece aşınmayla birlikte renk kaybının sınırlı kalması.

Bu başlıklar arasında boyut toleransı, çoğu alıcının gözden kaçırdığı teknik bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Ölçüleri birbirini tutmayan taşlar döşendiğinde derz genişlikleri düzensizleşiyor ve yük komşu taşlara düzgün aktarılamıyor. Belgelendirilmiş ve denetimli üretilen ürünlerde bu toleransların dar tutulması, zemindeki kilitlenmenin sağlıklı kurulmasına katkı sağlıyor. Doğru taş, doğru hazırlanmış bir zeminle birleştiğinde kaplamanın ömrü uzuyor.

Sonuçta parke taşı zeminde uzun ömür, tek bir doğru karara değil, birbirini tamamlayan birkaç kararın üst üste gelmesine bağlı kalıyor. Zeminin sıkıştırılması, katmanların doğru kurulması, kenarın sınırlanması, suyun yönetilmesi ve amaca uygun taşın seçilmesi, bu zincirin halkaları olarak sıralanıyor. Bir halka eksik kaldığında sorun taş yüzeyinde görünse de, çözümün taştan önceki aşamalarda aranması gerektiği vurgulanıyor.

Aramızdan ayrılanlar

BAŞKOMİSER İBRAHİM İPEK VEFAT ETTİ
Mukaddes İpek’in eşi, Ender ve Serap İpek’in babaları, Hülya İpek’in kayınpederi Emekli Başkomiser İbrahim İpek 72 yaşında vefat etti. Uzun yıllar Edirne Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yaptıktan sonra emekli olan Başkomiser İpek yaşamını Edirne’de sürdürüyordu. Merhum dün Lala Şahin Paşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

GÜLSEREN KÖSELERDEN VEFAT ETTİ
Çavuşbey Mahallesi sakinlerinden merhum Mehmet Efe Köselerden’in eşi, Yiğit Köselerden ve Yasemin Ihlamur’un anneleri, Cem Ihlamur’un kayınvalidesi Gülseren Köselerden 73 yaşında vefat etti. Merhume dün Yıldırım Beyazıt Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.

RECEBİYE YÜRÜKÇÜOĞULLARI VEFAT ETTİ
Merhum Hasan Yürükçüoğulları’nın eşi, Meral, Ayşe ve merhume Hamdiye’inin anneleri, Kader, Hüsmen ve Celalettin’in kayınvalideleri, Şener, Şermin, Burcu, Gülçin ve Burçin’in anneanneleri Recebiye Yürükçüoğulları 90 yaşında vefat etti. Merhume dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.