Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Meclisin gündemi atanamayan öğretmenler!

Olgay GÜLER
İl Genel Meclisi Kasım ayı toplantılarında, Edirne’deki öğretmen ve öğrenci sayıları görüşülürken, atanmayı bekleyen öğretmenler de unutulmadı.

Edirne İl Genel Meclisi Kasım ayı toplantılarının dördüncü birleşimi, Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Edirne İl Özel İdaresi’nin ek meclis binasında düzenlenen oturumda, Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünde kullanılmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından temin edilen 14 milyon liralık hibeye ilişkin talep yazısı görüşüldü. Talep, bakanlıktan sağlanan 14 milyon liralık hibe yardımıyla 2 adet çöp toplama aracı alınabilmesi için İl Genel Meclisi’nin onayına sunuldu.

İLÇELERDEKİ ARAÇ SIKINTISI DİLE GETİRİLDİ
Talep yazısının okunmasının ardından söz alan Meriç, Enez ve Süloğlu il genel meclis üyeleri, bölgelerinde yaşanan çöp toplama aracı eksikliğine dikkat çekti. Görüşmelerde özellikle Enez ilçesinde geçtiğimiz yaz mevcut araçların arızalanması nedeniyle yaklaşık 10 gün boyunca çöplerin toplanamadığı hatırlatıldı. Meclis üyeleri, ilçe bazındaki mağduriyetlerin önüne geçilmesi adına İl Özel İdaresi bünyesine daha fazla çöp toplama aracı kazandırılması yönünde kapsamlı bir çalışma yürütülmesini talep etti.

EDİRNE GENELİNDE 50 BİNİ AŞKIN ÖĞRENCİ VE 4 BİNİ AŞKIN ÖĞRETMEN VAR
Toplantıda Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Komisyonu tarafından hazırlanan; Edirne merkezi ve ilçelerindeki okulların öğretmen, ücretli öğretmen, derslik, öğrenci ve destek personeli sayılarını içeren rapor da meclise sunuldu. Açıklanan rapora göre, il genelinde 2 bin 622 derslikte toplam 50 bin 163 öğrenci eğitim-öğretim görüyor. İl genelinde görev yapan kadrolu öğretmen sayısı 4 bin 402 iken, ücretli öğretmen sayısı 349 olarak kayıtlara geçti. Ayrıca okullarda 119 yardımcı hizmetler personeli, 104 kadrolu (696 KHK) temizlik görevlisi, 423 TYP temizlik görevlisi ve 189 TYP bahçe görevlisi görev yapıyor.

‘ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER KANAYAN BİR YARADIR’
Komisyon raporunun sunumunun ardından söz alan YENİ Parti Enez İl Genel Meclis Üyesi Şenol Kılıç, kentteki 349 ücretli öğretmen sayısına dikkat çekerek tepkisini dile getirdi. Kılıç, “Kılıç, “On binlerce öğretmen atama beklerken neden ücretli öğretmen kullanıyoruz? Hani biz geleceğe yatırım yapıyoruz ya, ama ücretli öğretmenle idare ediyoruz. Bu kanayan bir yaradır” ifadelerini kullandı.

CHP Edirne Merkez İl Genel Meclis Üyesi Kutay Özköse de atama sayılarından ziyade kontrolsüz üniversiteleşmeye vurgu yaptı. Özköse, “Aslında yeterince atama yapılıyor ama gereğinden fazla mezun var. Amiyane tabirle merdiven altı üniversitelerden bu kadar çok mezun verirsen, mezun sayısında enflasyon olur. Ara eleman sorunu da bundan kaynaklanıyor. Bunun en büyük sebebi üniversite bolluğudur” diye konuştu.

İYİ Parti’de Edirne zirvesi

İYİ Parti Edirne İl Başkanlığına atanan Gürol Suskan, Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın ve ilçe başkanlarıyla bir araya geldi.

Gerçekleştirilen toplantıda Edirne’nin gündemindeki konular, yerel düzeyde yürütülecek çalışmalar ve parti teşkilatının önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri ele alındı.

Parti içi değerlendirmelerin de yapıldığı toplantıda, teşkilat çalışmaları ve izlenecek yol haritası üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

TÜ’den Bulgaristan’da yeni işbirliği temasları

Trakya Üniversitesi Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi, proje geliştirme ve uluslararası iş birliği alanındaki faaliyetlerini Bulgaristan’ın Varna kentinde düzenlenen uluslararası konferansta tanıttı.

Interreg NEXT Karadeniz Havzası 2021–2027 Programı kapsamında desteklenen, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası ile Trakya Kalkınma Ajansı öncülüğünde yürütülen “İnovasyon ve Daha İyi Yönetişim için Diyalog (DIALOGUE – BSB01104)” projesi çerçevesinde, Varna Yönetim Üniversitesi ve Uluslararası Yönetim Enstitüsü ev sahipliğinde bir konferans düzenlendi.

Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’dan kamu kurumları, üniversiteler, iş dünyası temsilcileri ve uluslararası kuruluşları bir araya getiren konferansta Trakya Üniversitesi’ni, Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sertaç Arabacıoğlu temsil etti.

Konferansın “Türkiye’den Başarılı İş Birliği Örnekleri” başlıklı oturumunda, Trakya Üniversitesinin proje temelli kurumsal yaklaşımı ve uluslararası iş birliklerine yönelik çalışmaları ele alındı. Üniversitenin proje geliştirme süreçlerindeki rolü, farklı kurumlarla oluşturduğu ortaklıklar ve proje çıktılarının akademik ve toplumsal faydaya dönüştürülmesine yönelik deneyimleri değerlendirildi.

Programın üçüncü platform toplantısı kapsamında Bulgaristan Bilimler Akademisi Oşinografi Enstitüsü, Varna Denizcilik Kümesi ve Avrupa İşletmeler Ağı ziyaret edildi. Ziyaretlerde araştırma altyapıları, kurumsal iş birliği imkânları ile inovasyon ve teknoloji odaklı çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

30 bin hasta organ bekliyor!

3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında, organ bağışının önemine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ tarafından basın mensuplarına yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Tıp Fakültesi Dekanlığı Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda Prof. Dr. Sedat Üstündağ, organ naklinin önemine, Türkiye’deki organ bağışı verilerine ve bağış sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Organ naklinin, organlarında geri dönüşsüz hasar oluşan hastalar için önemli tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Üstündağ, Türkiye’de yaklaşık 30 bin 645 hastanın organ nakli beklediğini söyledi. Bu hastaların 26 bin 141’inin böbrek, 2 bin 289’unun karaciğer, 1.246’sının ise kalp nakline ihtiyaç duyduğunu aktardı.

Organ bulunamadığı için her gün yaklaşık 13 hastanın yaşamını kaybettiğine dikkat çeken Üstündağ, organ bağışlarının artırılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de organ bağışının büyük ölçüde canlı bağışçılar aracılığıyla gerçekleştiğini belirten Üstündağ, pandemi sonrasında vefat eden kişilerden yapılan organ bağışlarının önemli ölçüde düştüğünü ve yeni böbrek nakillerinin yaklaşık yüzde 98’inin canlı bağışçılardan yapıldığını söyledi.

Organ bağışı sürecinin Sağlık Bakanlığı denetiminde yürütüldüğünü belirten Üstündağ, beyin ölümü kesinleşmeden organ nakli yapılamayacağını vurguladı.

Üstündağ, Organ Bağışı Haftası’nın toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağlamasını temenni etti.

TÜ’de 89 üniversiteden 211 bilim insanı

Trakya Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nun organizasyonuyla akademik camianın ve bilim dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren 13. Örgütsel Davranış Kongresi, Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen açılış programıyla başladı.

Kongrenin açılışında, Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Doç. Musa Eren İşkodralı yönetiminde müzik dinletisi gerçekleştirildi.

Trakya Üniversitesi Rektörü ve Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Mustafa Hatipler, programda yaptığı konuşmada, gelenekselleşen kongreye ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Kongrenin ana temasının “İnsan ve Algoritma: Yabancılaşma” olduğunu belirten Rektör Hatipler, yapay zekâ, dijitalleşme ve algoritmik karar sistemlerinin çalışma hayatını köklü biçimde değiştirdiğini vurguladı. Hatipler, bu dönüşüm sürecinde güven, motivasyon, liderlik, aidiyet, adalet ve çalışanların iyi oluş hâli gibi kavramların önemine dikkat çekti.

Kongre Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Deniz Elber Börü ise kongrenin bilimsel gelişimini değerlendirerek örgütsel davranış alanında geçmişten günümüze değişen araştırma konularına değindi. Börü, son yıllarda yapay zekâ, teknostres ve algoritmik adalet gibi konuların öne çıktığını belirtti.

Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü ve Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. İlknur Kumkale de kongreye 39 şehirden ve 89 üniversiteden 211 bilim insanının katıldığını belirterek hazırlık sürecinde 430 bireysel değerlendirmenin dijital altyapı üzerinden yürütüldüğünü ifade etti.

Açılış konuşmalarının ardından kongrenin düzenlenmesine destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür belgeleri sunuldu.

Programa Edirne Vali Yardımcısı Önder Coşğun, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ünal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, dekanlar, müdürler, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Açılış programının ardından “2035’te İnsan mı Algoritma mı?” başlıklı panel gerçekleştirildi. Akademi ve iş dünyasının temsilcilerini bir araya getiren panelin moderatörlüğünü Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Deniz Elber Börü ile İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mahmut Paksoy üstlendi. Panelde, yapay zekâ ve algoritmaların çalışma hayatına etkileri ile geleceğe yönelik öngörüler ele alındı.

Farklı konu başlıklarında gerçekleştirilecek oturumlarla devam edecek olan kongre, bugün saat 17.30’a kadar sürecek.

Belediye’den baca yangını uyarısı

Edirne Belediyesi temizliği ihmal edilen bacaların ciddi yangın riski oluşturduğuna dikkat çekerek, vatandaşlara önlem alınması konusunda uyarıda bulundu.

Edirne Belediyesi’nden yapılan “Baca yangınlarına karşı önlemimizi alalım!” başlıklı paylaşımda şunlara yer verildi:

“Havaların soğumasıyla birlikte soba ve kalorifer kullanımı artarken, temizliği ihmal edilen bacalar ciddi yangın riski oluşturuyor.

İtfaiye Müdürlüğü ekiplerimiz, baca yangınlarının önlenmesi için dikkat edilmesi gerekenler konusunda hemşehrilerimizi bilgilendiriyor.

Bacalarımızı düzenli olarak temizletelim, can ve mal güvenliğimiz için gerekli tedbirleri ihmal etmeyelim.”

Paylaşılamayan proje: 25 Kasım!

Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir ile AK Partili Koray Uymaz arasındaki yıkım çalışmasına başlanan 25 Kasım Şehir Stadı’nın yerine yapılması düşünülen yeşil alan konusundaki tartışmaya Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük de katıldı. Karakütük, stadın bulunduğu alanın şehir parkına dönüştürülmesi projesinin, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin tarafından 2014 yerel seçimlerinde kamuoyuna sunulduğunu belirterek, 12 yıl öncesine ait seçim proje kitapçığını paylaştı.

Karakütük, yaptığı açıklamada, söz konusu projenin yeni bir fikir olmadığını, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Saadet Partisi Edirne Belediye Başkan Adayı olan Av. Sinan Tekin tarafından seçim vaadi olarak kamuoyuna sunulduğunu hatırlattı.

“12 YIL ÖNCE SEÇİM PROJELERİMİZ ARASINDA YER ALIYORDU”

Karakütük, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Son günlerde 25 Kasım Şehir Stadı’nın yerine yapılacak şehir parkının kimin sayesinde hayata geçirildiğine ilişkin bir tartışma yaşanıyor. Herkes projeyi sahiplenirken biz de kamuoyuna önemli bir gerçeği hatırlatmak istiyoruz.

Bugün Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcımız olarak görev yapan Av. Sinan Tekin, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Edirne Belediye Başkan Adayımızdı. O dönemde hazırlanan seçim proje kitapçığımızda, 25 Kasım Stadı’nın bulunduğu alanın şehir parkına dönüştürülmesi açıkça yer alıyordu.

Üstelik bu proje genel bir yeşil alan vaadi de değildi. Doğrudan 25 Kasım Stadyumu’nun adı belirtilerek hazırlanmış somut bir projeydi.”

“İŞTE 2014 YILINA AİT BELGE”

Karakütük, 2014 yılına ait seçim proje kitapçığının 13. sayfasında yer alan ifadeleri de kamuoyuyla paylaştı.

Kitapçıkta, “Şehir Parkı” başlığı altında şu ifadeler bulunuyor:

“25 Kasım Stadyumu merkezli şehir parkı yapacağız. 7’den 70’e herkes faydalanabilecek. İnsanımızın huzur bulacağı bir mesire alanı olacak.”

Karakütük, bu ifadelerin projenin geçmişini açıkça ortaya koyduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Ortada 12 yıl öncesine ait yazılı ve somut bir belge var. Genel Başkan Yardımcımız Sayın Sinan Tekin, Edirne’nin merkezinde bulunan bu kıymetli alanın bütün vatandaşlarımızın yararlanabileceği bir şehir parkına dönüştürülmesini daha 2014 yılında önermişti.

Bugün tartışılan projenin 12 yıl önce Saadet Partimizin seçim kitapçığında yer alması, şehircilik anlayışımızın ve Edirne için ortaya koyduğumuz projelerin önemli bir göstergesidir.”

“ÖNEMLİ OLAN KİMİN YAPTIĞI DEĞİL, EDİRNE’NİN NE KAZANDIĞIDIR”

Saadet Partisi olarak projenin hayata geçirilmesinden memnuniyet duyacaklarını ifade eden Karakütük, siyasi tartışmaların Edirne’nin menfaatlerinin önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı.

“Biz bu projeyi 2014 yılında ortaya koyarken siyasi bir tartışma oluşturmak için değil, Edirne’nin ihtiyacına çözüm üretmek için hazırlamıştık.

Bugün de aynı noktadayız. Edirne’nin merkezinde, çocuklarımızın oynayabileceği, gençlerimizin vakit geçirebileceği, yaşlılarımızın dinlenebileceği, ailelerimizin huzur bulabileceği büyük bir şehir parkı yapılmasını istiyoruz.

Elbette geçmişte ortaya konulan fikirlerin ve emeğin bilinmesi gerekir. Ancak bizim için asıl önemli olan, Edirne’nin bu projeye kavuşmasıdır.

Biz 12 yıl önce bu projeyi seçim kitapçığımıza koyduk. Bugün ise projenin kimin sayesinde gerçekleştiğini tartışmak yerine, Edirne’ye yakışır şekilde hayata geçirilmesini istiyoruz.”

“EDİRNE’NİN GELECEĞİ ORTAK AKILLA ŞEKİLLENMELİ”

Karakütük, açıklamasının sonunda stadın bulunduğu alanın ticari yapılaşmaya açılmadan, yeşil alan olarak korunması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“25 Kasım Stadı’nın bulunduğu alan, Edirne’nin en kıymetli noktalarından biridir. Bu alanın betonlaşmadan korunması ve gerçek anlamda bir şehir parkına dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır.

Saadet Partisi olarak 2014 yılında savunduğumuz bu projenin bugün de arkasındayız. Bizim için önemli olan, birilerinin ‘Bizim sayemizde oldu’ demesi değil, Edirnelilerin ‘İyi ki yapılmış’ diyebilmesidir.”

EDİRNE KENT KONSEYİ

Edirne Kent Konseyi, “1 Temmuz 2013 te Edirne Kent Konseyi olarak yaptığımız açıklamada 25 Kasım Stadının TOKİ eliyle AVM-Rezidans olması yönünde Edirne Belediyesi ve İki Bakanlık arasında yapılan protokole karşı tutum almıştık. Ardından kentimizdeki hemen hemen tüm kurumlarla birlikte   bu alanın “Çok Amaçlı Yeşil Alan” olması için mücadele ettik ve hedefimize ulaştık.    Kentlilerin mücadelesiyle şekillenen bu alanın projesi için şeffaf ve katılımcı bir süreç yürütülmeli” ifadelerini paylaştı.

Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, stadyum yerinin yeşil alan olarak kalması için mücadele verdiklerini ve hedeflerine ulaştıklarını açıklarken, AK Parti Edirne eski Belediye Başkan Adayı Avukat Koray Uymaz ise stadyum yerine yeşil alanın kendi seçim projesi olduğunu belirterek, Edirne’de olumlu hiçbir şeye Edirne Kent Konseyi’nin zerre faydası olmadığını ileri sürdü.

Meskende köpeklere izin belgesi şartı

Evcil hayvan üretim çiftliklerinden hayvan sahiplenmek isteyenler yaşadıkları bina yönetimlerinden Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında izin belgesi alacak. Meskende köpek beslemesi uygunluk belgesi alamayanlara hayvan satışı yapılmayacak.

Edirne İl Hayvanları Koruma Kurulu, evcil hayvan üretim çiftliklerinden satış işlemi öncesi alıcıdan Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında yönetim planında meskende köpek beslemesi uygun olup olmadığı hakkında izin belgesinin istenmesi kararı aldı. İzin belgesi olmaması durumunda hayvan satışı yapılmayacak.

Vali Yunus Sezer başkanlığında gerçekleştirilen Edirne İl Hayvanları Koruma Kurulu 2026 yılı 3. toplantısında  aldığı kararlar açıklandı. Buna göre, DKMP Genel Müdürlüğü’nün 24.08.2026 tarihli ve 26353583 sayılı yazısına istinaden; Evcil hayvan üretim çiftliklerinden satış işlemi öncesi alıcıdan Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında yönetim planında meskende köpek beslemesi uygun olup olmadığı hakkında izin belgesinin satış şartı olarak istenmesi, aksi hallerde hayvan satışının yapılmaması ve işletmelerin ilgili kurumlarca kontrolünün sağlanması kararlaştırıldı.

Toplantıda alınan diğer kararlar ise şöyle:

“Sahipsiz hayvanlarla ilgili yürütülen iş ve işlemlerin takibi için, Genel Müdürlüğümüzce güncellenen ‘Sahipsiz Hayvan Cetveli’nin yerel yönetimlerce doldurularak Edirne DKMP Müdürlüğüne resmi yazı ile ayın 4’üne kadar bildirilmesi, (Bakımevi bulunmayan belde belediyeler dahil, varsa toplama sayısı ve belediye mücavir alanındaki tahmini sahipsiz hayvan sayısını resmi yazı ile bildirmelidir.)

İl genelinde hayvanlara karşı işlenen kötü muamele gibi durumlarda 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu yetki devri kapsamında ilçelerde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince kolluk kuvvetlerine eşlik edilmesi, olaya ilişkin tutulan tutanakların kısıtlama, idari yaptırım ve HAYBİS sistem girişlerinin sağlanması için Edirne Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne resmi yazı ile bildirilmesi,

Toplanan hayvanların öncelikle bakımevlerine girişinin yapılması, küpeleme ve mikroçiple HAYBİS sistemine kaydedilmesine müteakiben rehabilitasyonlarının sağlanmasının (tedavi, aşılama, parazit uygulaması ve kısırlaştırma) ardından doğal yaşam alanlarına aktarılması,

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında genelgeleri doğrultusunda Bakanlığımızca sağlanan mali destekler ve başvuru usulleri hakkında bilgilendirme yapılmış olup,

Önümüzdeki kış döneminin yaklaşması sebebiyle bakımevi ve doğal yaşam alanlarında hayvanların soğuk, rüzgar, yağmur suları gibi mevsim koşullarından olumsuz etkilenmemesi için gerekli önlemlerin alınmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”

Eğribük Tepesi’nden ilk süzülüş

Nadir ALP

Edirne’de doğa tutkunu iki kafadarın gökyüzü sevdası, bugün belki de kentin ilk yamaç paraşütü sporcuları olarak tarihe geçmelerini sağladı.

Yıl 1994-95… Edirne’nin iki spor sevdalısı Alp Tekin Ozan ve Deniz Ünal, sırtlarına yamaç paraşütlerini vurup, doğa harikası Avarız Köyü yakınlarındaki Eğribük Tepesi’nin yolunu tuttu.

Uygun rüzgarı beklediler ve sonra kendilerini o tepeden boşluğa bıraktılar. Gökyüzünde bir süre süzüldükten sonra yaptıkları sert inişle ilk atlayışlarını başarıyla tamamladı.

O gün başlayan tutku, uzun yıllar sürdü. Ozan ve Ünal, yaptıkları sayısız atlayışla ustalarına taş çıkartacak bir tecrübe kazandı. Yurt genelindeki tüm etkinlikleri de yakından takip etti

Bu tutkuyu bir adım daha ileri taşıyan isim Deniz Ünal oldu. Yurt dışındaki bir arkadaşının vasıtasıyla ikinci bir yamaç paraşütü getirten Ünal, gökyüzündeki serüvenine 15 yıl daha devam etti.

Gökyüzü sevdası

Yamaç paraşütüne olan ilgisinin 1981-82 yıllarında başladığını anlatan Deniz Ünal, Türk Hava Kurumu uçaklarının Edirne Koşu Meydanı’na kamp kurduğu dönemde, pilotlara soğuk su temin ederek uçaklara ücretsiz bindiğini, bu ilginin zamanla yamaç paraşütüne dönüştüğünü söyledi.

Ünal, “Yaşım ilerledikçe bu sevda daha da büyüdü. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ sözü beni yamaç paraşütüne daha da yakınlaştırdı. 15 yıl paraşütle atlama yaptım, üniversite öğrencilerine eğitim verdim. Malzemelerimi halen muhafaza ediyorum” dedi.

Edirne’de doğa tutkunu iki kafadarın gökyüzü sevdası, bugün belki de kentin ilk yamaç paraşütü sporcuları olarak tarihe geçmelerini sağladı.

Becan’dan ‘ret’ oyuna DSİ örnekli savunma

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Özlem Becan, Edirne Belediye Meclisi’nin Kasım ayı toplantısında alınan kararlar üzerinden CHP Meclis Grubu’na yönelik yürütülen siyasi algı operasyonunu dikkatle takip ettiklerini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimin yanında durduğunu merak edenler, Edirne’nin sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşlarının itiraz ettiği DSİ imar değişikliğinde kimin hangi oyu kullandığına baksın!” diyerek tepki gösterdi.

Becan yaptığı açıklamada, “Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ni AKP ile yan yana göstermeye çalışanlara, henüz hafızalardan silinmemiş bir meclis kararını hatırlatmak istiyoruz. Daha birkaç ay önce, DSİ’ye ait taşınmazın “Özel Sosyal Tesis Alanı”na dönüştürülmesini öngören imar planı değişikliği belediye meclisine geldiğinde Cumhuriyet Halk Partisi olarak karşı durduk. Üstelik bu itiraz yalnızca siyasi bir itiraz değildi!” dedi. Becan açıklamasında şunlara yer verdi:

“Edirne’nin kamu yararını, kent hakkını ve ortak geleceğini savunan önde gelen sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve bireysel olarak itirazlarını ortaya koyan çok sayıda yurttaşımız bu karara karşı açıkça tavır aldı.

Kamuya ait bir alanın özel kullanıma açılmasına yönelik kaygılar dile getirildi. Şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı üzerinden ciddi itirazlar yükseltildi. Demokratik kitle örgütleri hukuki süreçleri işletti, yurttaşlar itirazlarını ortaya koydu, kararın geri alınması talep edildi.

O gün Edirne’de yalnızca siyasi bir itiraz değil, kamu vicdanının yükselen sesi vardı! Peki, bütün bu itirazlara rağmen ne oldu?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin ret oyuna, Edirne’nin sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşlarının yükselen itirazlarına rağmen YENİ Parti ve AKP aynı yönde oy kullandı. Tartışmalı imar değişikliği bu oylarla kabul edildi.

Şimdi soruyoruz: Edirne’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve yurttaşlarının itiraz ettiği bir kararda AKP ile aynı yönde oy kullanmak “ortak akıl” oluyor da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir başka meclis kararında AKP ile aynı yönde oy kullanması nasıl “siyasi ittifak” oluyor?

O gün AKP ile aynı yönde oy kullananlar hangi siyasi iradeyi temsil ediyordu? O gün sivil toplumun ve Edirne halkının itirazları neden dikkate alınmadı? O gün kamu vicdanının karşısında oluşan oy birlikteliğine neden aynı siyasi tanımlar yapılmadı?

Siyasi ittifakın ölçüsü aynı yönde kullanılan oylarsa, bu hesabı önce kendi meclis kararlarınız üzerinden vermelisiniz!

Bugün ise belediye bünyesinde yeni bir iktisadi işletme kurulmasına ilişkin teklifin yeterince incelenmesini, mali ve idari sonuçlarının değerlendirilmesini ve konunun komisyon çalışmasıyla ele alınmasını savunuyoruz.

Belediye meclisinin görevi, önüne getirilen her teklife koşulsuz onay vermek değildir. Meclis, belediye yönetiminin kararlarını yalnızca tasdik eden bir makam da değildir.

Denetlemek, sorgulamak, gerektiğinde reddetmek; seçilmiş meclis üyelerinin Edirne halkına karşı sorumluluğudur.

Komisyon incelemesi istemek ne zamandan beri siyasi suç olmuştur? Şeffaflık talep etmek ne zamandan beri ittifak sayılmaktadır?

Asıl sorgulanması gereken, bir teklifin neden reddedildiği kadar, o teklifin neden yeterli inceleme yapılmadan kabul edilmesinin beklendiğidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kararlarını başka partilerin oyları üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışanlara açıkça söylüyoruz:

Bizim siyasi duruşumuzu AKP’nin hangi yönde oy kullandığı belirlemez. Bizim ölçümüz Edirne’nin çıkarlarıdır.

Dün sivil toplum kuruluşlarının ve Edirne halkının itirazlarının yanında dururken de aynı yerdeydik. Bugün kamu kaynaklarının denetlenmesini savunurken de aynı yerdeyiz. Değişen bizim duruşumuz değil, belli ki bazı çevrelerin siyasi ittifak tanımıdır.

Kendi kullandıkları oyları ‘ortak akıl’, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kullandığı oyları “siyasi iş birliği” olarak pazarlayanların bu çifte standardını kabul etmiyoruz. Siyaseti algı yönetimine, belediye meclisini de siyasi sadakat testine dönüştürmeye kimsenin hakkı yoktur.

Cumhuriyet Halk Partisi, Edirne halkının çıkarlarını savunmak için kimseden izin almaz. Hiçbir siyasi partinin yanında konumlanmak zorunda değildir. Hiçbir siyasi hesabın da parçası olmayacaktır.

Bugün bize siyasi duruş dersi vermeye kalkışanlara son bir hatırlatmamız var: Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimin yanında durduğunu merak edenler, Edirne’nin sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşlarının itiraz ettiği DSİ imar değişikliğinde kimin hangi oyu kullandığına baksın!

Bizim nerede durduğumuz belli. Asıl mesele, sizin dün nerede durduğunuz ve bugün bunu neden unutturmaya çalıştığınızdır!”