Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

İstanbul’da Ceza Yargılaması ve Uzlaşma: Haklarınızı Biliyor Musunuz?

Günümüzün hızla dijitalleşen dünyasında ve karmaşıklaşan ticari ekosisteminde, ceza hukuku artık sadece geleneksel suç tipleriyle sınırlı kalmıyor. Özellikle İstanbul gibi ticaretin ve teknolojinin merkezi olan metropollerde; beyaz yaka suçları, fikri mülkiyet ihlalleri ve bilişim suçları yargı gündeminin en üst sıralarına yerleşmiş durumda.

1. Beyaz Yaka Suçları ve Şirket İçi Suistimaller

Geleneksel suçlardan farklı olarak, genellikle profesyonel bir meslek icrası sırasında, finansal kazanç amacıyla işlenen suçlar “beyaz yaka suçları” kategorisinde değerlendirilir.

  • Güveni Kötüye Kullanma: Şirket varlıklarının kişisel menfaat için kullanılması.
  • Nitelikli Dolandırıcılık: Ticari faaliyetler veya bilişim sistemleri araç kılınarak gerçekleştirilen hileli davranışlar.
  • İhaleye Fesat Karıştırma ve Rüşvet: Kamuyla veya özel sektörle yürütülen iş süreçlerindeki usulsüzlükler. Bu dosyalarda sadece kanun maddeleri değil, şirketin iç işleyişi ve ticari defterlerin teknik analizi savunmanın temelini oluşturur.

2. Dijital Dünyanın Suç Atlası: Bilişim Suçları

Türk Ceza Kanunu’nun 243. ve devamı maddelerinde düzenlenen bilişim suçları, günümüzde en teknik savunma gerektiren alanlardan biridir.

  • Sisteme İzinsiz Girme ve Engelleme: Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek.
  • Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması: Dijital ödeme araçları üzerinden gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemler. Bilişim suçlarında en kritik nokta, “dijital delillerin” hukuka uygun elde edilip edilmediğidir. IP adresleri, log kayıtları ve imaj alma süreçlerindeki usuli hatalar davanın seyrini tamamen değiştirebilir.

3. Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklara Karşı Suçlar

Marka, patent veya telif haklarının ihlali sadece tazminat davalarına değil, aynı zamanda hapis veya adli para cezası içeren ceza davalarına da konu olmaktadır.

  • Marka Hakkına Tecavüz: Taklit ürün üretimi, satışı veya ithalatı.
  • Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) İhlalleri: Yazılım, müzik veya edebi eserlerin izinsiz çoğaltılması ve yayılması. Bu alandaki yargılamalar, hem ceza hukukuna hem de özel ihtisas gerektiren Fikri ve Sınai Haklar mevzuatına aynı anda hakim olmayı gerektirir.

Hukuki Not: Ceza yargılamasında “uzlaşma” kurumu (CMK 253), yukarıda belirtilen suçların bir kısmı için (örneğin basit dolandırıcılık veya bazı fikri hak ihlalleri) mahkeme aşamasına geçilmeden dosyanın kapatılmasını sağlayabilir. Detaylı teknik analiz için CMK 253 Uzlaştırmaya Tabi Suçlar içeriği incelenebilir.

Savunmada Teknik Uzmanlık ve Akademik Bakış

İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonu gibi platformlarda aktif görev alan ve bilişim hukuku ile fikri mülkiyet üzerine uluslararası (LL.M.) akademik çalışmaları bulunan Avukat Muhammed Ali Yiğit, ceza hukukunun bu teknik branşlarında savunma stratejilerinin önemine dikkat çekiyor. Yiğit Legal bünyesinde yürütülen çalışmalarda, dijital delillerin analizi ve beyaz yaka suçlarındaki karmaşık finansal süreçlerin hukuki denetimi ön plana çıkmaktadır.

Sonuç olarak; modern suç tiplerinde iddia ve savunma makamlarının teknik bilgi birikimi, adil bir yargılama sürecinin en temel güvencesidir. Hak kayıplarının önüne geçmek için soruşturmanın en başından itibaren usul kurallarına tam uyum sağlanması şarttır.

Kadir Berke Öz iyi başladı

Balıkesir’de düzenlenen 17 ilden toplam 139 sporcunun mücadele ettiği Türkiye Boccia Şampiyonası’nda

Balıkesir’de düzenlenen Türkiye Boccia Şampiyonası’nda Edirne’yi temsil eden genç sporcu Kadir Berke Öz, ilk maçında galibiyetle başladı.

23-29 Mart tarihleri arasında Balıkesir’de gerçekleştirilen Türkiye Boccia Şampiyonası’nda Edirne’yi, Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu Kadir Berke Öz ferdi olarak temsil ediyor.

BC3 kategorisinde mücadele eden Öz, turnuvadaki ilk karşılaşmasını İzmir ekibine karşı oynadı.

Zorlu geçen mücadelede rakibini 5-4’lük skorla mağlup eden genç sporcu, şampiyonaya moralli bir başlangıç yaptı. Müsabakaların hafta boyunca devam edeceği şampiyonada, Türkiye genelinden 17 ilden toplam 139 sporcu mücadele ediyor.

Kadir Berke Öz’ün antrenörlüğünü ise Trakya Üniversitesi’nden Serra Kızıl ve Metin Gül üstleniyor. Edirne’de Boccia branşında önemli bir adım atan Öz, özellikle BC3 kategorisinde ilin tek sporcusu olarak dikkat çekiyor.

EDİRNE’YE YENİ BİR BRANŞ KAZANDIRDI

Boccia sporunda elde ettiği başarıyla Kadir Berke Öz, Edirne’de bu branşın gelişimine öncülük ederken, aynı zamanda genç sporcular için de ilham kaynağı oluyor. Öz’ün performansı, kentte engelli sporlarına olan ilgiyi artırması açısından da büyük önem taşıyor.

BOCCIA BC3 NEDİR?

Boccia, özellikle serebral palsili ve ağır fiziksel engelli bireyler için tasarlanmış, paralimpik bir spor dalıdır. Strateji ve hassasiyet gerektiren bu sporda amaç, atılan topları hedef topa (jack) en yakın konuma yerleştirmektir.

BC3 kategorisi ise Boccia’nın en özel sınıflarından biridir:

Sporcular topları elleriyle değil, özel bir rampa (yardımcı aparat) aracılığıyla kullanır.

Sporcuya, rampayı ayarlayan bir yardımcı (asistan) eşlik eder ancak oyun kararlarını yalnızca sporcu verir.

Yüksek düzeyde strateji, odak ve iletişim gerektirir.

Bu yönüyle BC3 kategorisi, fiziksel sınırlara rağmen sporcuların zihinsel becerilerini en üst düzeyde sergilediği branşlardan biri olarak öne çıkar.

Gencan: Edirne’nin direniş ruhu geleceğimizin teminatı

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, 113 yıl önce Balkan Harbi’nin en zorlu günlerinde sergilenen direniş ruhunun, bugün modern Edirne’yi inşa ederken en büyük rehberleri olduğunu ifade etti.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Edirne Müdafii Şükrü Paşa ve kahraman askerlerin gösterdiği destansı direnişin Türk tarihinin en onurlu sayfalarından biri olduğunu vurguladı. Başkan Gencan, 113 yıl önce Balkan Harbi’nin en zorlu günlerinde sergilenen direniş ruhunun, bugün modern Edirne’yi inşa ederken en büyük rehberleri olduğunu ifade etti.

Belediye Başkanı Filiz Gencan mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Tarihin en hüzünlü ama bir o kadar da kahramanca mücadelelerinden biri olan 26 Mart, Edirne’nin vatan toprağına duyduğu sarsılmaz sadakatin en büyük kanıtıdır. Şükrü Paşa komutasındaki ordumuzun ve Edirne halkının; açlığa, hastalığa ve ağır kış şartlarına rağmen gösterdiği o direnç, bizlerin bugün bu topraklarda özgürce yaşamasının temelidir. Şehitlerimizin kanıyla sulanan bu kadim şehri, onların mirasına layık bir şekilde geleceğe hazırlamak en büyük sorumluluğumuzdur.”

Balkan Harbi sırasında yaşanan büyük göç dalgalarının ve toplumsal trajedilerin hafızalardaki yerini koruduğunu belirten Başkan Filiz Gencan, o dönemde çekilen acıların bugün barışın ve bir arada yaşama kültürünün ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlattığını ifade etti. Gencan, geçmişin derin izlerini yüreklerinde taşıyarak milli birliği her daim diri tutacaklarını ve Edirne’yi Cumhuriyetin ışığında huzur dolu bir geleceğe taşıma kararlılığında olduklarını kaydetti.

Mesajını tüm şehitler için rahmet dileyerek noktalayan Filiz Gencan: “Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Edirne’yi müdafaa eden Şükrü Paşa’yı ve vatan toprağı için canını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

Bulgaristan’ın barajlarında yine risk!

Bulgaristan’da büyük ve önemli barajlardaki toplam su miktarı toplam kapasitenin %74,14’üne karşılık gelen 4 milyar 845,6 milyon metreküpe ulaşırken, bazı barajlar taşma noktasında olduğu bildirildi.           

Tam doluluk seviyesine ulaşan Asenovets Barajı dikkat çekerken, Srеçenska Bara, Kamçiya, Yasna Polyana, Borovitsa, Studena, Domlyan, Pçelina ve Kriçim barajlarında doluluk oranı %90’ın üzerine çıktı. Asenovets, Pçelina ve Pançarevo barajlarında ise taşma (savaklama) yaşanıyor.

Kırcaali Haber Gazetesi’ndeki “Bulgaristan’da Baraj Doluluk Oranı %74’ü Aştı: Bazı Barajlar Taşma Noktasında” başlıklı haberde şunlara yer verildi:

“Yetkililer, olası riskleri önlemek amacıyla Studena, Trakiets ve Aheloy barajlarında kontrollü su tahliyesi yapıldığını açıkladı.

Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsü’nün (NİMH) verilerine göre haftanın ilk yarısında bazı bölgelerde yağmur, yüksek kesimlerde ise kar yağışı bekleniyor. 24 Mart için Haskovo ve Kırcaali bölgelerinde kuvvetli yağış nedeniyle “sarı kod” uyarısı yapıldı. Hafta ortasında yağışların azalması beklenirken, hafta sonuna doğru sıcaklıkların düşeceği ve yağışların yeniden etkili olacağı tahmin ediliyor.

Önümüzdeki üç gün boyunca nehir seviyelerinde önemli bir değişiklik beklenmezken, özellikle Karadeniz ve Doğu Ege havzalarında kısa süreli yükselmeler öngörülüyor. Ancak su seviyelerinin kritik eşiklerin altında kalacağı belirtiliyor.

Çevre ve Su Bakanlığı, yerel yönetimlere taşkın risk yönetim planlarını uygulamaları ve güncel meteorolojik uyarıları yakından takip etmeleri çağrısında bulundu. Bakanlık, ülke genelinde 52 önemli barajın su yönetimini sürdürüyor.”

Aramızdan ayrılanlar

FATMA IŞIK VEFAT ETTİ

Merhum Mehmet Işık’ın eşi, Ali, Hatice, Mustafa, Fatma ve Orhan Işık’ın anneleri Fatma Işık 90 yaşında vefat etti. Merhume, dün Fatih Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

FİLİZ BAŞOL VEFAT ETTİ

Hatice Bekler ve merhum Hayri Bekler’in kızları, Saadettin Başol’un eşi, Levent Başol’un annesi, Derya Başol’un kayınvalidesi, Arif Bekler ve Kenan Bekler’in ablaları, Saadettin Alp’in babaannesi Filiz Başol 64 yaşında vefat etti. Merhume; dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

MUSTAFA ÖZDEMİR VEFAT ETTİ

Merhume Perihan Özdemir’in eşi, Yılmaz Özdemir, Güven Özdemir ve merhume Yıldız Altın’ın babaları, Ali Altın’ın dedesi Mustafa Özdemir 86 yaşında vefat etti. Merhum; dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

Türk Ocakları 114 yaşında

25 Mart 1912 kurulan Türk Ocakları’nın 114.Yılı dolayısıyla Türk Ocakları Edirne Şubesi Başkanı Yakup Öz kutlama mesajı yayımladı.

Başkan Öz yayımladığı mesajda, Türk Ocakları Milli Kültürün, Ahlak ve Fikir hayatının geliştirilmesi, Milli Birliğin kuvvetlendirilmesi, toplum yapısının sağlamlaştırılması ve Türklüğün yüceltilmesi amacıyla kurulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Amacına uygun olarak sohbetler, seminerler, konferanslar ve çeşitli toplantılar düzenleyerek milli ülkünün kuvvetlenmesine ve yayılmasına gayret etmiş, üyelerini milli fikir ve ülküler konusunda yetiştirmiş ve yetiştirmeye de devam edeceğini söyledi.Millî ve manevi değerler ile ilgili olarak toplumun bilinçlendirilmesi ile birlik ve bütünlüğün pekiştirilmesi sağlanacaktır.

Kuruluş çalışmaları 1911 yılında başlamakla birlikte resmen 25 Mart 1912’de kurulan Türk Ocakları, bugün 86 şube ve 63 temsilcilik ile yurt içinde; 2 şube ve 2 temsilcilik ile de yurt dışında faaliyet gösteren, bir “kamu yararına çalışan dernek” durumundadır.”

 “TBMM’NİN KURULUŞU TÜRK OCAKLARININ ESERİDİR”

 Türk Ocakları Başkanı Öz, Müdafaa-i Hukuk Hareketi’nin kurulması, Kuva-yi Milliye girişimleri, Milli Mücadelenin başlaması ve en nihayet Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun Türk Ocakları’nın eseri olduğunu belirttiği açıklamasına şöyle devam etti:.

 “Türk Milliyetçiliği fikrinin yakın tarihteki en büyük başarısı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşudur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk yeni Türk devletinin kuruluşunda en çok Türk Ocaklarına güvendiğini sık sık ifade etmiştir. Türk Ocaklarının kuruluşundan bugüne kadar hiç değişmeyen gayesi; Türk milletinin varlığı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin milli ve üniter yapısını sonsuza kadar devam ettirmektir. Temel misyonu; milli kültürümüzü, milli kimliğimizi, milli tarihimizi ve ayrıca milletimize ait bütün değerlerimizi ve kutsallarımızı savunmak olan Türk Ocaklarına bugün dünden daha çok ihtiyaç bulunuyor.  Türk Ocağı,  Kurulduğu günden bu yana Milliyetçi ve Türkçü çizgisinden zerre taviz vermemiş ve bu görüşü destekleyen yayınları, programları, konferansları mütemadiyen sürdürmüştür. Adeta bu tür programları düzenlemeyi kendisine bir görev addetmiştir.  Edirne’de ise Türk Ocakları Yunan işgalinin sona ermesinden bir gün önce yani 24 Kasım 1922’de Türk aydınlarını örnek alan Edirneli gençler tarafından  “Edirne Türk Ocağı Derneği“  kurulmuş, Şehrimizin tarihi dokusu olan, Tarihi Türk Ocakları binasında faaliyetlerini sürdürmüştür.  Bugün ise Vakıflar 2. İş Hanı’nda bulunan Ocak Binamızda faaliyetlerimiz devam etmektedir.”

Komşuya tatlı para!

Bulgaristan’da Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda görevli gümrük memurları, ülkeden çıkış yapmak üzere olan bir TIR’da yaptıkları kontrolde beyan edilmemiş 220 bin euro ele geçirdi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı’ndan yapılan açıklamaya göre, Romanya’dan Türkiye’ye yük almadan seyir halinde olan çekici ve yarı römork, risk analizi sonucunda detaylı gümrük kontrolüne alındı.

Türk vatandaşı sürücü, gümrük görevlilerine beyan edilecek herhangi bir eşya taşımadığını ifade etti. Ancak araçta yapılan incelemede, sürücü kabinindeki üst yatakta bulunan bir seyahat çantası dikkat çekti. Çantanın içinde çeşitli çikolata ürünleri bulunduğu görülürken, ürünlerin altına gizlenmiş şekilde 50 ve 100 euroluk banknotlar halinde toplam 220 bin euro tespit edildi.

Olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldığı, işlemlerin Haskovo Bölge Savcılığı Svilengrad birimi gözetiminde sürdürüldüğü bildirildi.

Kabirden toprak hırsızlığı iddiası!

Edirne merkez Yeniimaret Mahallesi’ndeki mezarlıkta bir kabrin üzerindeki toprakların kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce alınarak başka bir mezarda kullanıldığı iddia edildi.

Edilen bilgiye göre, fırsat buldukça ve özellikle de geride kalan Ramazan Bayramı nedeniyle bir vatandaş, ailesi fertlerinin gömülü olduğu Yeniimaret Mezarlığı’na gitti. Eşi ve oğluyla mezarın başına gelen vatandaş, boydan boya kabrin üzerindeki toprakların 20-25 santimetre çukur oluşacak şekilde alındığını gördü.

Olayın şokunu yaşayan vatandaş, mezarlıkta bekçilerinin bulunduğu, fakat giren çıkanın, ne kadar denetlendiğinin mezarın üzerinden alınan topraktan çok iyi anlaşıldığını belirterek şunları söyledi:

“Şu anda halen görevde olan belediye başkanı, yakınının kabrinin üzerinden toprak alındığını görse acaba ne hisseder ve ne yapar? Bunu kamuoyunun takdirine ve gereğini de Allaha bırakıyorum. Ramazan ayında bu yapılır mı? Sizin Allah’tan korkunuz da mı yok? Bu olay Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine göre suç sayılmakta. Söz konusu olayla ilgili gerekli girişimlerde bulunacağım. Nedir bu rezillik?”