Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Uzunköprü OSB’ye ilk kazma!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, 2 bin 500 kişiye istihdam sağlaması hedeflenen, Uzunköprü Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (OSB) için, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da katıldığı törenle temel atıldı.

Uzunköprü’de, tartışmalara konu olan yeri mahkeme kararıyla değişen, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (OSB) için ilk kazma vurularak temel atıldı. OSB’nin temel atma törenine katılmak üzere, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da Edirne’ye geldi. Törenine Bakan Kacır’ın yanı sıra Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, ilçe belediye başkanları, kurum, kuruluş ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

‘TÜRKİYE’Yİ ÖNDE GELEN ÜRETİM ÜSLERİ ARASINA TAŞIDIK’

Programda konuşan Bakan Kacır, dünyada siyasi ve ekonomik dengelerin derinden sarsıldığı, yerleşik düzenin kabuk değiştirdiği bir sürecin yaşandığını söyledi. Kacır, “Liberal ticaret yerini öz yeterliliğe, dost ve müttefiklerden tedarik yaklaşımına bırakıyor. Böylesine çalkantılı bir dönemde güçlü, rekabetçi ve sürdürülebilir sanayi altyapısına sahip, Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapan ülkeler küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara tırmanıyor ve yeni dönemin kazananları arasında yerini alıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, son 23 yılda gerçekleştirdiğimiz asra bedel atılımlarla, ülkemizi küresel fırtınalara karşı korunaklı, üretim altyapısı sağlam bir liman haline getirdik. Türkiye’yi dünyanın önde gelen üretim üsleri arasına taşıdık. Ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri ve çelik üretiminde Avrupa’da birinciyiz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbini üretiminde ise Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız” dedi.

‘SANAYİ KATMA DEĞERİNİ 246 MİLYAR DOLARA YÜKSELTTİK’

Türkiye’nin küresel pazarlarda önemli bir rekabet avantajı elde ettiğini anlatan Bakan Kacır, “Bakınız 2002’de ülkemizden bir yılda gerçekleştirilen ürün ihracatı 36 milyar dolardı ve bunun yalnızca 10 milyar dolarlık bölümü orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden oluşuyordu. Geçtiğimiz yıl ise 273,4 milyar dolarlık ürün ihracatı gerçekleştirerek yeni bir rekora imza attık. Bunun 112 milyar dolarlık diliminin orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere ait olması Türkiye’nin yalnızca daha fazla üreten değil; daha nitelikli, daha katma değerli ve daha ileri teknolojiye dayalı üretim yapan bir ülke haline geldiğini açıkça gösteriyor. Bu dönemde elde ettiğimiz ihracat başarısının arkasında katma değerli üretim gücümüz var. 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini 246 milyar dolara yükselttik. Tüm bu başarıları, küresel ekonominin koronavirüs salgınıyla sarsıldığı, enerji ve ham madde krizlerinin derinleştiği, Avrupa sanayisinin kan kaybettiği ve yakın coğrafyalarımızda silahların susmadığı bir tabloda gerçekleştirmiş olmamız, Türkiye’nin üretim gücünün, dayanıklılığının ve stratejik kapasitesinin tescilidir” diye konuştu.

‘OSB’SİZ İL BIRAKMADIK’

Son 23 yılda OSB’lerin sayısını 191’den 373’e çıkardıklarını dile getiren Kacır, “Sanayileşmeyi disiplinli bir zemine oturtan; altyapısı, lojistiği, kümelenme imkanları ve nitelikli istihdam kapasitesiyle ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu perçinleyen OSB modelimizi yurdumuzun dört bir köşesine yaymayı, Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına taşımak için öncelikli görüyoruz. Nitekim son 23 yılda bu vizyonu eyleme dönüştürmek üzere OSB’lerimizin sayısını 191’den 373’e, OSB’lerimizin toplam büyüklüğünü 48 bin hektardan yaklaşık 133 bin hektara çıkardık. OSB’siz il bırakmadık. 2002’de OSB’lerimizde 11 bin olan üretimdeki tesis sayısını bugün 61 bine çıkardık, istihdamı 415 binden 2,7 milyona yükselttik. Bugün Anadolu’nun dört bir yanında yükselen fabrikalar umudun, özgüvenin müreffeh bir Türkiye’nin müjdecisidir. Anadolu şehirlerimiz savunma sanayinden otomotive, biyoteknolojiden yenilenebilir enerjiye farklı alanlarda oluşturdukları üretim kabiliyetiyle ihracatımızın çeşitlenmesine ve teknolojik bağımsızlığımızın tahkimine önemli katkılar sunuyor” ifadelerini kullandı.

‘EDİRNE’DE OSB’LERİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ 4,5 MİLYON METREKAREYE ÇIKARDIK’

Edirne’nin de şehirlerin potansiyelini harekete geçiren kalkınma seferberliğinden payını aldığını belirten Kacır, “Nitekim son 23 yılda şehrimizde üretimi büyütmek üzere 4 yeni organize sanayi bölgesi kurduk. Organize sanayi bölgelerimizin toplam büyüklüğünü 1 milyon metrekareden 4,5 milyon metrekareye çıkardık. OSB’lerimiz bünyesinde bin 255 vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlayarak Edirne’mizin üretim, kalkınma ve refahına önemli katkılar sundu. Edirne’mizin büyüme ve kalkınmasında önemli pay sahibi KOBİ’lerimize KOSGEB eliyle 1,2 milyar liralık destek sağladık. Yatırım teşviklerimizle ilimizde hayata geçecek yaklaşık 60 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 351 projenin önünü açtık. Yeni teşvik sistemimizle ilimizde yapılacak yatırımlarda istihdam edilecek çalışanların SGK işveren payının yarısını; yatırımın Organize Sanayi Bölgelerimizde gerçekleşmesi durumunda 2 yıl boyunca bakanlığımız karşılıyor. Şehrimizde yapılacak yatırımlarda kullanılacak krediler için finansman desteğini 30,1 milyon liraya çıkardık. 9,25 puan finansman desteği sunuyoruz. Yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırıma katkı oranı ile vergi indirimi sağlıyoruz. Yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti veriyoruz” dedi.

‘EDİRNE’NİN KALKINMA HİKAYESİNE YENİ SAYFALAR EKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Bakan Kacır, ‘Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’ ile atıl potansiyeli üretime dönüştüren, yerelin ihtiyaçlarına cevap veren ve şehirlerin yetkinliğini teknolojiyle geliştiren bir kalkınma seferberliği yürüttüklerini kaydederek, “Programın ilk çağrısında; çeltik kabuğu ve sapından biyoçar ve katma değerli ürünler üretimi, hassas tarım ekipmanları ve tarım makineleri üretimi tesisleri için 615 milyon liralık yatırım başvurusu aldık. Destek başlıklarını güncellediğimiz program kapsamında bu yıl; asgari 500 büyükbaş entegre et ve/veya süt hayvancılığı yatırımı, akıllı tarım teknolojileri, makineleri, ekipmanları ve aksamları üretimi, ses ve ısı izolasyonu sağlayan katma değerli malzemelerin üretimi ve tahıl ürünlerinden yüksek katma değerli ürün üretimi yatırımlarını şehrimize kazandırmayı hedefliyoruz. Bu projeler için 301 milyon liraya kadar finansman desteği ve yatırımın yüzde 50’si oranında vergi indirimi sağlayacağız. Bizler, ecdat yadigarı şehrimizin kalkınma hikayesine yeni sayfalar eklemeye devam edeceğiz” dedi.

‘EDİRNE’DE KURULACAK TESİSLER İHRACAT MENZİLİMİZİ GENİŞLETECEK’

Uzunköprü Atatürk OSB’yi çevre dostu ve modern bir üretim altyapısına kavuşturacaklarını söyleyen Kacır, “Tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde 2 bin 500 vatandaşımıza istihdam sağlayacak OSB’yi üretime hazır hale getirecek 400 milyon lira büyüklüğünde bu yatırımla yatırımcılarımız için cazip bir üretim zemini oluşturacak ve Edirne’mizin kalkınma hamlesine yeni bir ivme kazandıracağız. Burada kurulacak tesisler, Avrupa’nın hemen yanı başında olmanın verdiği lojistik avantajla ihracat menzilimizi genişletecek, Edirne’mizin üretim kapasitesini tahkim edecek, şehrimizi ve Trakya’yı yatırım, istihdam ve üretimde daha ileri bir konuma taşıyacak. Önümüzdeki dönemde Edirne’ye Edirnelilere yaraşır projeleri hayata geçirmeye, şehrimizin sanayi haritasını genişletmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

‘BU ÜLKE İÇİN TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYANIN YANINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ’

Kacır, Türkiye’nin sanayisini, rekabetçi ve sürdürülebilir bir temelde büyütürken, sanayicinin uygun koşullarda finansmana erişimi için yeni destek mekanizmalarını devreye aldıklarını söyledi. Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımız ilan ettiği ve 100 milyar liralık bir finansman paketini içeren ‘İmalat Sanayi Finansman ve İstihdamı Koruma Programı’ üretim kapasitemizi muhafaza etmek ve sanayimizi yeni yatırımlarla buluşturmak üzere attığımız bir adımdır. Program kapsamında; tekstil, giyim, deri ve mobilya sektörlerindeki işletmelerimize sunduğumuz çalışan başına destek tutarını 3 bin 500 liraya çıkardık ve programımıza büyük ölçekli firmaları dahil ettik. Diğer yandan 30 Nisan’a kadar sanayicilerimizin başvurabileceği destek paketimizle KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun koşullarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz. Emek yoğun dört sektör dışındaki imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin de 2025 yılı Kasım-Aralık dönemindeki ortalama istihdam seviyelerini muhafaza etmeleri şartıyla, kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB eliyle karşılıyoruz. Böylelikle yıllık finansman maliyetini KOBİ’lerimiz için yüzde 23’e kadar indirmiş olduğumuzu ayrıca belirtmek isterim. Üretenin, bu ülke için alın teri, akıl teri dökenin, taş üstüne taş koyanın yanında olmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

‘EDİRNE’DE SANAYİLEŞME HAMLESİ BÜYÜK BİR HIZLA SÜRÜYOR’

Edirne Valisi Yunus Sezer de kentteki sanayileşme hamlesinin büyük bir hızla sürdüğünü belirterek, “Bugün temel attığımız Uzunköprü Atatürk OSB, bu zincirin en kritik halkalarından bir tanesi. Edirne sadece tarımıyla değil, yüksek katma değerli sanayisiyle de inşallah önümüzdeki dönemlerde, iller içerisinde önemli bir yerini alacaktır. Bu organize sanayi bölgelerini inşa ederken, buraya firmaları davet ederken ve tahsis yaparken ‘Üç Y’ kuralına uyuyoruz; yenilikçi, yeşil ve yenilenebilir OSB konseptini burada da hayata geçiriyoruz. Bu yatırım bölgemizin üretim kapasitesini artırırken, inşallah ‘Türkiye Yüzyılı’na da önemli katkılar sunacağına canı gönülden inanıyoruz” dedi.

Bakan Kacır, temel atma töreninin ardından kent merkezine geçerek Selimiye Camisi’nde cuma namazı kıldı. Cuma namazının ardından Kacır, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) kentteki sanayici iş insanlarıyla bir araya geldi.

Prof. Dr. Baş’tan patent başarısı

Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Didem Baş’ın buluşçuları arasında yer aldığı “Katmanlı Yapım Sistemi ile Üretilmiş Sökülüp-Takılabilen Afet Sonrası Geçici Barınma Kapsülü” başlıklı çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek patent almaya hak kazandı.

İstanbul Arel Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Şamil Can Güder ile birlikte geliştirilen buluşun patent sahipliği, Trakya Üniversitesi Rektörlüğü ile T.C. İstanbul Arel Üniversitesi arasında eşit oranla (%50–%50) paylaşıldı.

Üniversiteler arası iş birliğinin somut bir çıktısı olan bu çalışma, farklı disiplinlerin katkısıyla geliştirilen yenilikçi bir çözüm sunuyor.

Afet sonrası süreçlerde en kritik ihtiyaçlardan biri olan geçici barınma sorununa odaklanan sistem; hızlı kurulabiliyor, sökülüp yeniden kullanılabiliyor ve farklı mekânsal ihtiyaçlara uyarlanabiliyor. Katmanlı yapım tekniği sayesinde üretim ve montaj süreçlerinin pratikleşmesi, maliyetlerin düşürülmesi ve lojistik açıdan kolaylık sağlanması hedefleniyor.
Yüksek toplumsal fayda potansiyeline sahip buluş, afet yönetimi ve acil müdahale süreçlerine katkı sunuyor. Sürdürülebilir ve ekonomik yapısıyla geniş kullanım alanı bulması bekleniyor. Ayrıca söz konusu sistemin ticarileşme potansiyelinin de yüksek olduğu ve ilgili sektörlerde önemli bir değer oluşturması öngörülüyor.

Süloğlu’nda dolu sürprizi!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Süloğlu ilçesinde öğle saatlerinde başlayan ve yaklaşık 20 dakika süren dolu etkili oldu.

İlçede öğleden sonra 14.00 sıralarında sıcaklıkların mevsim normallerinin altına düşmesiyle birlikte dolu yağışı etkili oldu. Aniden bastıran doluyla birlikte, ilçede bazı cadde ve sokaklar beyaz örtüyle kaplandı. Doluya vatandaşlar da hazırlıksız yakalandı. Yaklaşık 20 dakika süren yağışın ardından ilçede yaşam normale döndü.

Meteoroloji’den alınan verilere göre, gün içerisinde bölgede aralıklarla sağanak beklendiği belirtildi.

Yapılan ilk incelemelerde ekili alanlarda herhangi bir sıkıntının bulunmadığının gözlendiği öğrenildi. 

Emniyet Müdürü’ne simülasyon deneyimi!

Olgay GÜLER

Edirne’de, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yıldönümü kutlamaları kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından teşkilatın geçmişten bugüne kullandığı ekipmanlar ve işleyişinin anlatıldığı stant açıldı.

Türkiye genelinde 4-10 Nisan tarihleri arasında kutlanan Trafik Haftası nedeniyle Edirne’nin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde stant açıldı. Edirne Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin açtığı stantta trafikte uyulması gereken kurallar broşürlerle anlatılıp, teşkilatın geçmişten bugüne kullandığı ekipmanlar sergilendi.

VATANDAŞLAR ALKOL SİMÜLASYON GÖZLÜĞÜNÜ DENEDİ

Etkinlikte alkollü araç kullanmanın tehlikesine dikkat çekmek ama amacıyla vatandaşlara alkol simülasyon gözlüğü kullandırıldı. Vatandaşlar gözlük takarak alanda konulan dubaların arasından geçmeye çalıştı. İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da gözlüğü takarak yürümeye çalıştı.

Etkinlikle ilgili konuşan Müdür Ayhan, teşkilatın yaptığı işler ve uygulamalarla ilgili stantlar açıp vatandaşı bilgilendirdiklerini söyleyerek, “Özellikle yaptığımız işler, uygulamalarımızla ilgili, vatandaşlarımızı bilgilendirmek için küçük bir standart açtık. Eski polis teşkilatlarının üniformaları ve kıyafetleri de vatandaşlarımıza göstererek tekrar hatırlatmak istedik. Tüm polis teşkilatının 10 Nisan’ını kutluyorum. Vatandaşlarımızın huzuru, Edirne özelinde, Edirne’nin huzuru için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz” diye konuştu.

Sultan 1. Murat’a ek bina

Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nde yaşanan otopark ve kapasite yetersizliği sorununun çözümüne yönelik olarak hastane yanında otopark ihtiyacını da karşılayacak şekilde yeni bir ek bina yapılmasının planlandığı bildirildi.

Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nde yaşanan otopark ve kapasite yetersizliği sorununa yönelik yeni bir adım atılıyor. Genç Sağlık Sendikası Edirne İl Başkanlığı, konuyu yalnızca gündeme taşımakla kalmayarak çözüm için ilgili kurumlarla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Sendika tarafından yapılan açıklamaya göre, İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yönetimi ve ilgili yetkililerle yapılan görüşmeler sonucunda, hastane yanında otopark ihtiyacını da karşılayacak şekilde yeni bir ek bina yapılmasının planlandığı bildirildi. Projenin Bakanlık planlaması kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.

Ayrıca hastane başhekiminin de mevcut otopark ve hastane kapasite yetersizliğini göz önünde bulundurarak ek bina yapılması gerektiğini sorumlu mercilere ilettiği öğrenildi. Bu doğrultuda, hem otopark sorununun hem de artan hasta yoğunluğuna bağlı kapasite ihtiyacının çözümü için ek bina projesinin gündeme alındığı belirtildi.

Öte yandan sendika tarafından geçici çözüm olarak önerilen cami yanındaki alanın otopark olarak kullanılması talebi ise, alanın özel mülkiyete ait olması nedeniyle uygun bulunmadı.

Genç Sağlık Sendikası Edirne yetkilileri, sürecin yakından takip edildiğini vurgulayarak, kalıcı ve etkin çözümün bir an önce hayata geçirilmesini beklediklerini ifade etti.

Sumud filosuna ‘tam destek’

Olgay GÜLER

Edirne Filistin’e Destek Platformu tarafından, Cuma namazı sonrası Eski Cami önünde gerçekleştirilen açıklamayla, 12 Nisan’da İspanya’dan Gazze’ye doğru ikinci kez yola çıkacak Sumud filosuna destek mesajı verildi.

Edirne Filistin’e Destek Platformu tarafından, Eski Cami önünde Cuma namazı çıkışı basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya platform üyeleri ve çok sayıda cemaat destek verdi.

Platform adına basın açıklamasını, Eyüp Açıkgöz okudu. Açıklamada, 12 Nisan’da İspanya’dan Gazze’ye doğru, ikinci kez yola çıkacak Sumud filosuna destek mesajı verildi.

‘İDAM KARARININ NAZİ ZULMÜNDEN HİÇBİR FARKI YOKTUR’

Açıkgöz, Gazze’de ve bölgede tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçildiğini belirterek, “İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz.  Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul şıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması, bizleri derinden sarssa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir. Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki, Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır” dedi.

‘GÜN GELECEK, HAK ETTİKLERİ MUAMELEYE MARUZ BIRAKILACAKLAR’

Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasının İslam’ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırı olduğunu söyleyen Açıkgöz, “Ortaya konulan bu cürümlere karşı mücadelemiz kıyamete kadar devam edecektir. Filistin mücadelemizde önden gidenlere selam olsun. Şeyh Ahmet Yasin’e, Haniye’ye, Ebu Daif’e, son şanlı şehit Yahya Sivar’a selam olsun. Bir Yahya’nın şehit oluşu binlerce genci hay kılacak diri kılacaktır. Her doğan Yahya sancağı daha ileri taşıyacaktır. Gözü dönmüş Netanyahu’nun yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her gözyaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Ve zalimler için cehennem daima yaşayacaktır” diye konuştu.

SUMUD FİLOSUNA TAM DESTEK

Filistin’e Destek Platformu olarak, ikinci kez yola çıkacak Sumud filosuna tam destek verdiklerinin de altını çizen Açıkgöz, “Bizler Filistin’e Destek Platformu olarak; meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her husus da zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola iki yüzü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filo’suna tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz. Bugün 81 ilimizde yaptığımız basın açıklamasıyla bunu bir kez daha teyit ediyor katılımlarınızdan dolayı Filistin’e Destek Platformu adına sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz” şeklinde konuştu.

SUMUD FİLOSU

Gazze’deki Filistinlilerin çağrısına yanıt olarak, filo 12 Nisan 2026’da İspanya’nın Barselona kentinden yola çıkacak ve Gazze’ye giderken İtalya’nın Siraküza ve Yunanistan’ın Lerapetra kentlerinde mola verecek. Filo, İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden yardım ablukasına doğrudan karşı çıkmayı amaçlayan yetmişten fazla gemi ve binden fazla katılımcıdan oluşacak. 11 Nisan Cumartesi günü Barselona’da halka açık bir dayanışma mitingi düzenlenecek. Sumud Filosu en son Eylül 2025’te 42 tekne ve 462 kişiyle denize açılmıştı. İsrail güçleri filoyu yasadışı bir şekilde durdurup zorla gemilere çıkmış, gemide bulunanları gözaltına alıp İsrail’e götürmüştü.

Birleşik Kamu-İş’te 18 yaş gururu

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Ankara’da yapılan 18. kuruluş yıldönümü programına Eğitim-İş Edirne Şubesi’ni temsilen Başkan Nedim Zobar, Şube Sekreteri Olcay Dal, Eğitim-İş Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Murat Akçay katıldı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nca 18. kuruluş yıldönümü dolaysıyla yapılan “18 yıl önce dikilen o fidan, bugün Cumhuriyet’in ve emeğin sarsılmaz çınarıdır!” başlıklı açıklamasında, “Bundan tam 18 yıl önce; karanlığın koyulaştığı, rüzgârın tersine estiği ve ‘suskunluğun konforuna’ sığınanların çoğaldığı bir dönemde, bu toprakların devrimci damarından beslenen bir umut yeşerdi. Kamu emekçilerinin emeğini onuruyla, Cumhuriyet’in kazanımlarını devrimci bir ruhla savunmak için yola çıkan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak bugün 18. yaşımızı kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz” denilerek şunlara yer verildi:

“18 yıl önce bir ‘demokrasi çatısı’ kurmak için yola çıktığımızda dudak bükenler, bugün karşısında yüz binlerin sarsılmaz iradesini ve kamu emekçisinin güvenli limanını görmektedir. Birleşik Kamu-İş, sadece bir sendikal üst kuruluş değil; Türkiye’nin vicdanı, emeğin barikatı ve aydınlanmanın kalesidir.

Sendikacılığı sadece dört duvar arasına sıkıştırılmaya, hak mücadelesinin yalnızca maaş pazarlığından ibaret kılınmaya çalışıldığı bir dönemde Birleşik Kamu-İş olarak biz, emek ve demokrasi kavgasını aynı potada eriterek ilerlemenin gururunu yaşıyoruz.

Çünkü biz biliyoruz ki: Öğretmenin hakkı laik eğitimden, sağlıkçının hakkı kamucu bir dünyadan, kamu emekçisinin huzuru ise liyakatin esas alındığı bir devlet yönetiminden ayrı değildir.

Sarı sendikacılığın iktidar tarafından sırtının sıvazlandığı bir dönemde, hiçbir yere yaslanmayıp sadece kamu emekçisinin emeğinden aldığımız güçle yürüttüğümüz 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecindeki faaliyetlerimiz, sendikal vizyonumuzun en güncel yansıması olmuştur.

‘Emeği satmayız, sattırmayız’ dedik. ‘Müzakere yerine müsamere yapılırsa ifşa ederiz’ dedik. ‘Oldu bittiye getirtmeyiz, sonrasında da mücadele ederiz’ dedik ve öyle de yaptık.

TİS masasındaki ortaoyununu kamuoyuna duyurmaktan geri kalmadığımız gibi, kamu emekçisi ve emeklisinin gasp edilen hakları için kanun tasarıları hazırlayıp Meclis’e sunduk; gerçekleri kamuoyuna raporlarla izah ettik.

Bugün, çatısı altında toplanan her biri birer emek kalesi olan sendikaları ve neferleşmiş üyeleriyle Birleşik Kamu-İş, artık bir fidan değil; kökleri toprağın en derinlerine salınmış koca bir çınardır.

Ülkemizin varlıkları yağmalanırken, yargı siyasallaşırken ve Cumhuriyet’in taşıyıcı kolonları hedef alınırken tarafsızlık maskesinin arkasına gizlenmedik. Her kırılma noktasında, her zorlu dönemeçte sesimizi en gür şekilde çıkardık.

Çünkü bizim kavgamız; toprağımıza, suyumuza, hürriyetimize ve onurumuza sahip çıkma kavgasıdır.

Selam olsun bu kavgaya omuz vermiş herkese!

Yaşasın Birleşik Kamu-İş! Yaşasın örgütlü mücadelemiz.”

Hms Otel Programı ile Misafir Deneyimini Geliştirme

Konaklama sektöründe başarı, büyük ölçüde misafir memnuniyetine bağlıdır. Bu nedenle hms otel programı, yalnızca operasyonel süreçleri değil, aynı zamanda müşteri deneyimini de iyileştirmeyi hedefler. Misafir bilgilerini detaylı şekilde saklayan ve analiz eden sistemler, kişiselleştirilmiş hizmet sunma imkânı yaratır. Örneğin, daha önce konaklayan bir misafirin tercihleri kayıt altına alınarak sonraki ziyaretinde özel bir deneyim sunulabilir. Bu tür küçük ama etkili dokunuşlar, müşteri sadakatini artırır ve işletmenin marka değerini güçlendirir.

HMS Otel ile Hms Otel Programı Seçiminde Doğru Adres

Piyasada pek çok yazılım çözümü bulunmasına rağmen, doğru sistemi seçmek işletmenin geleceği açısından kritik bir rol oynar. hms otel programı, kullanıcı dostu arayüzü ve kapsamlı özellikleriyle öne çıkan çözümler arasında yer alır. Bu alanda dikkat çeken HMS Otel, sektörel ihtiyaçları analiz ederek geliştirdiği yazılım ile otel yönetimini daha kolay ve etkili hale getirir. Esnek yapısı sayesinde farklı büyüklükteki işletmelere uyum sağlayabilen sistem, hem küçük butik oteller hem de büyük zincirler için ideal bir çözüm sunar. Kullanıcıların ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen modüller, işletmelere maksimum verimlilik sağlar.

Hms Otel Programı ile Dijital Dönüşümün Gücü

Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, otel işletmelerinin teknolojik altyapıya yatırım yapması kaçınılmaz hale gelmiştir. hms otel programı, bu dönüşüm sürecinde işletmelere rehberlik eden bir araç olarak dikkat çeker. Online rezervasyon kanalları ile entegre çalışabilen sistemler, oda satışlarını artırırken aynı zamanda çifte rezervasyon gibi sorunların önüne geçer. Ayrıca mobil uyumlu yapısı sayesinde yöneticiler, işletmelerini bulundukları yerden bağımsız olarak kontrol edebilir. Bu esneklik, özellikle birden fazla tesisi olan işletmeler için büyük bir avantaj sunar.

Kaynak: https://www.hmsotel.com/otel-yazilimi/

Fenerbahçeliler Derneği’nden 10 Nisan kutlaması

Edirne Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Nedim Mercan, Edirne Emniyet Müdürlüğü Spor Şube ve Çevik Kuvvet Başkomiseri Murat Cahan’ı ziyaret ederek Polis Haftası’nı kutladı.

Edirne Fenerbahçeliler Derneği’nden yapılan ziyarete ilişkin açıklamada şunlara yer verildi:

“Edirne Fenerbahçeliler Derneği olarak, Polis Haftası kapsamında Dernek Başkanımız Sayın Nedim Mercan, Edirne Emniyet Müdürlüğü Spor Şube ve Çevik Kuvvet Başkomiseri Sayın Murat Cahan’ı makamında ziyaret etmiştir.

Nazik kabulleri dolayısıyla kendilerine teşekkür eder, şahsında tüm emniyet teşkilatımızın Polis Haftası’nı en içten dileklerimizle kutlarız.

Kamu düzeninin sağlanması ile vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin temini için fedakârca görev yapan tüm emniyet mensuplarımıza şükranlarımızı sunar, görevlerinde başarılar dileriz.”

‘Hekimler arasındaki ayrımcılık bitirilmeli’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, özel sektörde 15 yıl çalışan hekimler ve diş hekimlerine yeşil pasaport hakkı verilmesi için hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilirse, özel sektörde 15 yıl görev yapan hekimler ve diş hekimleri yeşil pasaport hakkına kavuşacak.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, sunduğu kanun teklifinde, hekimlik ve diş hekimliği mesleklerinin icra edildikleri kurumun mülkiyet yapısından bağımsız olarak özü itibarıyla doğrudan kamu hizmeti niteliği taşıyan ve toplum sağlığını korumayı amaçlayan kutsal görevler olduğuna dikkat çekti. Kanun teklifinin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı:

“Anayasamızın sosyal devlet ilkesi gereği, vatandaşlarımızın sağlık hakkına erişimini sağlayan her bir sağlık çalışanı, devletin sağlık sisteminin temel taşıyıcısı konumundadır. Ancak mevcut yasal düzenlemelerde, kamu sektöründe çalışan hekimlerimiz belirli bir kıdeme ulaştıklarında hususi damgalı pasaport hakkından yararlanabilirken, meslek hayatının tamamını veya büyük bir kısmını özel sağlık kuruluşlarında geçiren hekim ve diş hekimlerimizin bu haktan mahrum bırakılması ciddi bir eşitsizlik yaratmaktadır.

Bir hekimin özel hastanede, tıp merkezinde veya muayenehanesinde şifa dağıtıyor olması, onun topluma sunduğu katkının değerini eksiltmediği gibi devletin bu emeğe olan vefa borcunu da ortadan kaldırmaz.

Tıp biliminin dinamik yapısı, hekimlerimizin dünyadaki teknolojik gelişmeleri ve yeni tedavi yöntemlerini yerinde takip etmelerini, uluslararası kongre ve sempozyumlara katılarak ülkemizi temsil etmelerini zorunlu kılmaktadır. Hususi damgalı pasaport, bu bilimsel köprülerin kurulması noktasında karşılaşılan bürokratik engellerin ve vize süreçlerinin aşılması için lüks değil, mesleki bir ihtiyaçtır.

Özellikle sağlıkta şiddetin tırmandığı ve yetişmiş insan kaynağımızın yurtdışına yöneldiği bu kritik dönemde, devletin tecrübeli hekimlerine sahip çıktığını hissettirmesi, mesleki motivasyonu ve aidiyet duygusunu güçlendirecektir.

Bu kanun teklifi ile 15 yılını insan sağlığına adamış, belirli disiplin şartlarını taşıyan tüm hekim ve diş hekimlerimizin uğradığı hak kaybının giderilmesi, seyahat özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılması ve ‘sağlıkta ayrımcılık olmaz’ ilkesinin hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

Sağlık hizmeti bir bütündür ve bu hizmeti onuruyla yürüten her bir nefer, devletin sunduğu imkânlardan adil bir şekilde yararlanmayı hak etmektedir.”