Olgay GÜLER Edirne’de, borç para karşılığında yüksek miktarda senet imzalatarak haksız kazanç elde eden şüphelilere yönelik ‘tefecilik’ operasyonunda, 1 kişi tutuklandı.
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kentte paraya ihtiyacı olan kişilere yüksek faiz karşılığında borç para verip, yüksek miktarlarda senet imzalatarak haksız kazanç sağlayan kişiler tespit edildi. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışması sonucu ‘tefecilik’ suçunu işleyen şüphelilere yönelik operasyonda; R.A., M.K., G.A. ve A.A. yakalanarak gözaltına alındı.
Operasyonda, çok sayıda senet, nakit paralar ve dijital materyaller ele geçirildi. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden, 1’i çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
Edirne Belediyesi, A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu’nda Paraguay ile oynayacağı karşılaşmayı izlemek isteyen vatandaşlar için Sarayiçi’nde LED ekran kuracak.
20 Haziran Cumartesi günü saat 06.00’da başlayacak mücadele, aynı gün gerçekleştirilecek üniversite sınavları nedeniyle Sarayiçi’nde kurulacak LED ekranda canlı olarak yayınlanacak. Böylece hem sınav sürecine uygun bir düzen sağlanacak hem de vatandaşlar milli heyecanı güvenli ve uygun bir alanda birlikte takip edebilecek.
Karşılaşmaya katılmak isteyen vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Edirne Belediyesi tarafından ücretsiz servis hizmeti de sunulacak. Saat 05.00’te kaldırılacak servisler, Barış Parkı Suni Gölet ile Şehit Astsubay Ömer Halisdemir 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı önünden hareket edecek.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, A Milli Takım’a başarılar dileyerek tüm hemşehrilerini bu heyecana ortak olmaya davet etti. Başkan Gencan, “Ülkemizi gururla temsil eden A Milli Takımımıza Paraguay karşısında başarılar diliyorum. Ay-Yıldızlılarımızın Dünya Kupası yolculuğunda yanlarında olduğumuzu göstermek ve bu heyecanı birlikte yaşamak için tüm hemşehrilerimizi Sarayiçi’ne davet ediyorum. Edirne’den yükselecek desteğin milli takımımıza güç vereceğine inanıyorum.” dedi.
Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Saraçlar ve Çilingirler Çarşısı esnafını, asırlık gelenek kırmızı dipli mum ile 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’ne davet etti.
Edirne Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 665. randevusu gerçekleştirilecek olan ve UNESCO Somut Olmayan Dünya Mirası listesinde yer alan geleneksel Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali için geri sayım sürüyor. Büyük buluşma kapsamında, ev sahibi Edirne Belediyesinin hazırlıkları sürerken, ‘kırmızı dipli mumla davet’ geleneği de yaşatılmaya devam ediyor. Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, dev organizasyon öncesinde kentin kalbinin attığı en kalabalık noktalardan Saraçlar ve Çilingirler Caddesi’nde esnafı tek tek ziyaret edip, ‘kırmızı dipli mum’ hediye ederek, Kırkpınar’a davet ediyor.
KIRKPINAR COŞKUSU TÜM KENTİ SARACAK
29 Haziran – 5 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan asırlık organizasyon, bu yıl “Geçmişten Geleceğe Miras, Mücadele, Onur, Gelenek” mottosuyla gerçekleştirilecek. Edirne’yi bir kez daha kültürün, sanatın ve sporun merkezi haline getirecek festival kapsamında, Sarayiçi konser alanı ünlü sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapacak. Tarihi Er Meydanı ise Türkiye’nin dört bir yanından gelen yiğit pehlivanların kıran kırana mücadelesine sahne olacak.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, işletmesini belediyenin yapacağı, eski meydan kafe olarak bilinen alanda çalışmaların hızla sürdüğünü, Halk Kafe olarak Kırkpınar’a hazır hale getirmek istediklerini söyledi.
Geçtiğimiz aylarda tahliye edilen, Atatürk Bulvarı üzerindeki ‘Meydan Kafe’ olarak bilinen alanda, ‘Halk Kafe’ açılması için Edirne Belediyesi tarafından yenileme çalışmalarına başlandı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, çalışmaları inceleyerek, görevlilerden bilgi aldı. Gencan, çalışmaları Kırkpınar’a kadar bitirip, Halk Kafe’yi vatandaşların ve ziyaretçilerin hizmetine sunmayı hedeflediklerini söyledi.
‘KIRKPINAR’DA HİZMETE AÇMAYI PLANLIYORUZ’
Kırkpınar yaklaştıkça heyecanlarının arttığını kaydeden Gencan, “Kırkpınar yaklaşıyor. Biz de tabii çok heyecanlıyız. Şehrin farklı noktalarında arkadaşlarımız çalışıyorlar. Az önce Kaleiçi’ndeydik. Oradaki üst yapı çalışmalarıyla, önümüzdeki günlerde orada tamamen tamamlanmış bir alanda tüm basın emekçilerimizi davet edeceğiz. Ondan sonra hem planlamamızı anlatacağız. Burayı da Kırkpınar’a yetiştirmeye çalışıyoruz. Bir taraftan Park ve Bahçeler ekiplerimiz çalışıyor. Bir taraftan yapıdaki çalışmalar devam ediyor. İnşallah Kırkpınar’da Edirneli hemşerilerimizin, hem de gelen turistlerimizin hizmetine açmayı planlıyoruz. Burayı çok önemsiyoruz. Tarihi yarımada içerisinde Edirne Belediyesi’nin burada varlık göstermesi, Edirneli hemşerilerimize ve gelen turistlerimize hizmet etmesi bizim için çok kıymetli. Tabii Eski Cami’nin orada yapmış olduğumuz düzenleme, burası çok yakın zamanda tamamlanıyor. Çok yakın zamanda anıtta yapacağımız çalışmalarla Edirne’nin tarihi dokusuna, yapısına, kültürel miraslarına uygun alanlar yaratmış olacağız. O yüzden çok mutluyuz” dedi.
‘KIRKPINAR’DA EN İYİSİ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM EDİYORUZ’
Kuvayi Milliye Caddesi de dahil, kentin birçok noktasında çalışmalar yürütüldüğünü dile getiren Gencan, “Kırkpınar’la beraber şehrimizde yapılan bu çalışmaları da biz de yerinde inceliyoruz. Hatasız olmasına özen gösteriyoruz. Zor zamanlardan geçiyoruz ama hız kesmeden de şehrimiz için çalışmaya devam ediyoruz. O yüzden mutluyuz. İnşallah Kırkpınar’ı da güzel bir şekilde atlatacağız. Çok fazla talep var bu sene. Onu özellikle ifade etmek istiyorum. Özellikle şehir dışından ve yurt dışından gelecek misafirlerimiz çok heyecanla bize ulaşıyorlar. Biz de onlar için çok güzel hazırlıklar yapıyoruz. Sabah da ben Kırkpınar alanındaydım, Sarayiçi’ndeydim. Her sene biliyorsunuz daha iyisini yapma gayretindeyiz. Bu yıl da en iyisini yapmak için bütün ekiplerimizle çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. İnşallah güzel bir organizasyona ev sahipliği yapacağız” diye konuştu.
Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (EDESOB) ile Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TREPAŞ) arasında Oda üyelerine yönelik indirim protokolü imzalandı. Protokole TREPAŞ Satış Şefi Hüseyin Baloğulları ve Satış Kıdemli Uzmanı Mahmut Pehlivan imza attı. EDESOB Başkanı Harun Özen yaptığı açıklamada, “Birliğimiz ile TREPAŞ arasında gerçekleştirilen protokol kapsamında, karşılıklı iş birliğinin geliştirilmesi ve serbest tüketici statüsündeki üyelerimize avantaj sağlanmasını hedefliyoruz. İmzaladığımız protokol Lalapaşa ilçemizden Enez İlçemize tüm ilimizde Birliğimiz bağlı 34 odamızın, sicilimize kayıtlı yaklaşık 20 Bin üyeyi kapsamaktadır. Şartları sağlayan tüm üyelerimiz indirimden yararlanacaktır” dedi.
Protokol doğrultusunda, EPDK’nın 2026 yılı için yayımladığı yıllık 15.000 kWh üzeri tüketim şartını sağlayan ticarethane ve sanayi abonelerine yönelik Yüksek Tüketimli Son Kaynak Tedarik Tarifesi (YT SKTT) kapsamında EdESOB üyelerine indirim uygulanacak. Belirlenen KBK oranının ise 12 ay boyunca geçerli olacağı ifade edildi. Oda Başkanı Harun Özen, gerçekleştirilen protokolün tüm üyelerimize hayırlı olmasını diledi.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı. Emeklilerin yalnızca maaşlarının yetersizliğiyle değil, aynı zamanda sosyal adalet ve insan onurunu ilgilendiren ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Akalın, adil bir intibak düzenlemesi çağrısında bulundu.
Türkiye’de bugün 16 milyonun üzerinde emekli bulunduğunu hatırlatan Akalın, milyonlarca vatandaşın hayatının en huzurlu olması gereken döneminde geçim kaygısıyla yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Emeklilerin aldığı maaşlarla kira, fatura ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Akalın, birçok emeklinin pazara çıkarken dahi hesabını defalarca yapmak zorunda kaldığını ifade etti.
Konuşmasında emekli maaşlarının sadece rakamsal bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akalın, “Mesele yalnızca maaşın miktarı değildir. Mesele, insanların yıllarca çalıştıktan sonra insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olup olmadıklarıdır.” dedi.
Emeklilerin yaşadığı sıkıntıların sosyal devlet anlayışı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akalın, bir ülkenin vicdanının yaşlılarına gösterdiği saygıyla ölçüldüğünü söyledi. Emeklilerin karşı karşıya kaldığı tablonun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını ifade eden Akalın, bunun aynı zamanda sosyal adalet ve insan onuru meselesi olduğunu kaydetti.
Türkiye’de bugün 2 milyondan fazla emeklinin yeniden çalışmak zorunda kaldığına dikkat çeken Akalın, “Kırk yıl çalışmış bir insanın emeklilik döneminde yeniden iş araması, emekliliğin dinlenme dönemi olmaktan çıkıp bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz günlerde Uzunköprü’de maden işçileriyle bir araya geldiğini de hatırlatan Akalın, çalışma hayatındaki vatandaşların geleceğe dair kaygılarının arttığını belirterek şunları söyledi:
“İki gün önce Uzunköprü’de maden işçilerimizin yanındaydım. Onların gözlerinde yalnızca bugünün geçim sıkıntısını değil, yarının emeklilik kaygısını da gördüm. İnsanlarımızın en büyük korkusu yaşlanmak değil, yaşlandığında yoksullaşmaktır.”
Emekliler arasındaki maaş farklılıklarının adalet duygusunu zedelediğini vurgulayan Akalın, benzer süre çalışan ve benzer miktarda prim ödeyen vatandaşlar arasında oluşan maaş farklarının sosyal güvenlik sistemine olan güveni sarstığını ifade etti.
Emeklilerin yaşadığı sorunların çözümü için intibak konusunun yeniden ele alınması gerektiğini belirten Akalın, adil bir intibak yasasının gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Edirne’de ahşabı işleyerek eski ulaşım araçlarının minyatürlerini yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatçısı Özcan Abacı, UNESCO Genel Merkezi’nde düzenlenen UNESCO 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesine Taraf Devletler Genel Kurulu’nun oturumuna katıldı.
Anadolu El Sanatlarını Yaşatma ve Geliştirme Derneği (ANELSANDER) üyesi olan Ab.acı, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:
“UNESCO akrediteli STK’lar arasında yer alan ANELSANDER olarak, UNESCO Paris Genel Merkezi’nde düzenlenen UNESCO 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesine Taraf Devletler Genel Kurulu’nun Onbirinci Oturumu 17-18 Haziran 2026 tarihleri arasında Paris’teki UNESCO Genel Merkezi’nde gerçekleşiyor.
Toplantıya ANELSANDER Temsilcisi olarak Başkan Uğur Türker, Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Abacı, UNESCO Çalışma Kurulu Üyeleri Meltem Alkur ve Deniz Can Saltık katılım sağladık.
Toplantı süresince, taraf devletler, uluslararası işbirliğini güçlendirmek ve dünya çapındaki devletleri ve toplulukları yaşayan miraslarını koruma ve gelecek nesillere aktarma konusunda desteklemek amacıyla, sözleşmenin gelecekteki uygulanmasına ilişkin temel öncelikleri görüşmek üzere bir araya geliniyor.”
Trakya Üniversitesi Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nun Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen mezuniyet töreninde, eğitimlerini başarıyla tamamlayan 350 öğrenci mezuniyet sevinci yaşadı.
Tören, Devlet Konservatuvarı öğrencileri Dilara Evren ve Osman Berkem Coşkun’un keman ve çello dinletisiyle başladı.
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, törende yaptığı konuşmada, mezuniyetin bir veda olmadığını belirterek mezunların hayatları boyunca Trakya Üniversitesi mensubu olma kimliğini taşıyacaklarını ifade etti. Öğrencilere doğruluktan, çalışmaktan ve vicdanlarının sesini dinlemekten ayrılmamaları tavsiyesinde bulunan Hatipler, yaşam yolculuklarında başarılar diledi.
Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Barış Özkapı ise meslek yüksekokullarının eğitim ile sektörü buluşturan önemli kurumlar olduğunu belirterek, mezunların kendilerini geliştirmeye devam etmelerinin önemine dikkat çekti ve tüm öğrencilere meslek hayatlarında başarılar diledi.
Yüksekokul birincileri Seyit Ahmet Selçuk ve Hilal Cemre Arslan oldu. Mezunlar adına konuşan Hilal Cemre Arslan, eğitim hayatları boyunca kendilerine destek veren ailelerine ve akademisyenlere teşekkür etti.
Program kapsamında, Uçak Teknolojisi Programı öğrencilerine ve danışmanları Dr. Öğr. Üyesi Mukadder İğdi Şen’e, Dünya Havacı Kadınlar Enstitüsü tarafından düzenlenen uluslararası yarışmada “En Yaratıcı Eser” kategorisinde elde ettikleri birincilik dolayısıyla plaket takdim edildi.
Konuşmaların ardından dereceye giren öğrencilere başarı belgeleri ve ödülleri verildi. Tören, mezun öğrencilerin meslek andını okuması ve kep atmasıyla sona erdi.
Törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ve Prof. Dr. Mustafa Tan’ın yanı sıra okul müdürleri, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Trakya Üniversitesi Zeynep-Mustafa Taş Uygulama Anaokulu tarafından Babalar Günü kapsamında düzenlenen “Sahanın Yıldızı: Babam” temalı futbol maçı, çocuklar ve babalarını aynı sahada buluşturdu.
Ayşekadın Yerleşkesi’ndeki sahada gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar ve babaları keyifli anlar yaşarken, aile katılımını merkeze alan organizasyon sayesinde takım ruhu, iş birliği ve birlikte başarma duygusu pekiştirildi.
Etkinliğin başlama vuruşu, Trakya Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın tarafından yapıldı. Karşılaşmanın hakemliğini ise Bilim Uzmanı Sena Kedersiz üstlendi.
Sahada babalar centilmence mücadele ederken, tribünlerde yer alan çocuklar kendi hazırladıkları pankartlarla babalarına destek verdi. Etkinliğin sonunda çocuklar, kendi emekleriyle hazırladıkları “En Büyük Şampiyon Babam” kupalarını babalarına takdim ederek duygu dolu anlar yaşattı.
Babalar Günü etkinliği, sportif bir organizasyonun ötesinde sevgi, paylaşım, dayanışma ve aile bağlarını güçlendiren anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Çocukların babalarını gururla desteklediği etkinlik, katılımcılara unutulmaz anılar kazandırdı.
Trakya Üniversitesi Zeynep-Mustafa Taş Uygulama Anaokulu, üniversitenin bilimsel birikimini okul öncesi eğitime yansıtan uygulama modeliyle çocukların bilişsel gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyen çalışmalarını sürdürüyor. Üniversite-toplum iş birliğini güçlendiren bu tür etkinliklerle çocukların aileleriyle nitelikli zaman geçirmelerine katkı sunulurken, güçlü aile bağlarının erken çocukluk dönemindeki önemine de dikkat çekiliyor.
Etkinliğin sonunda Anaokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Günşen ve Eğitim Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Özlem Dönmez, organizasyonda emeği geçen öğretmenlere, çocuklara, ailelere, akademik ve idari personele teşekkür etti. Babalar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlik, Trakya Üniversitesinin aile odaklı ve bütüncül eğitim anlayışının güzel bir örneği olarak hafızalarda yer aldı.
Edirne’de mezuniyetinden 1 hafta önce hastalığının nüksettiği haberini alan, lösemi hastası Elvin Göker’in annesi Anne Ayşe Göker, “Allah’ın insanlara nasip ettiği, lütfettiği küçük bir kan damlası istiyoruz; Türkkök’e giderek bütün hastalara umut olmak için ilik bağışında, kök hücre bağışında bulunmalarını istiyoruz. Başka hiçbir isteğimiz yok ve bolca da dua” dedi.
Edirne’de Vali Fahri Yücel İlkokulu 4’üncü sınıf öğrencisi Elvin Göker’e, 2024 yılının Eylül ayında lösemi teşhisi konuldu. Tedavisine İstanbul’da başlanan Göker, kök hücre nakli için yüzde 50 uyumlu olan babasından nakil aldı. Naklin başarıyla tamamlanması ile Elvin Göker, 4’üncü sınıf eğitimine devam etmek için Edirne’ye döndü. Eğitimine evden devam eden Göker’in, mezuniyetine 1 hafta kala rutin kontrolleri sırasında kanında uyuyan kanserli hücre tespit edildi. Hastalığın yeniden nüksettiğini öğrenen ailesi, yeniden İstanbul’a giderek kızlarının tedavisine başladı. Elvin Göker, çok istemesine rağmen gidemediği mezuniyet törenine, öğretmeninin cep telefonundan hastanedeki odasından görüntülü olarak bağlandı.
‘DÜNYAMIZ BAŞIMIZA YIKILDI’
Kök hücre bağışı için destek bekleyen anne Ayşe Göker, “Kızım Elvin Göker adına insanlardan kök hücre bağışçısı olabilmek, kök hücre talebinde bulunmak için aslında sesleniyoruz. 30 Eylül 2024 tarihinde kızım Elvin Göker, kas ağrısıyla, kolları sonrasında ayak bileğindeki ağrıyla önce Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’ne gittik. Çok sevdiğimiz bir çocuk doktorumuz, bizi apar topar fakülteye sevk etti. Biliyordu aslında sadece beni daha çok korkutmamak için ‘Asla eve gitmiyorsun. Taksiye biniyorsun hemen hastaneye, fakülteye gidiyorsun’ dedi. Orada bütün tetkikler yapıldı. Bütün kan sonuçları, her şey yapıldı. Bütün değerleri çok kötüydü. Aslında ben her yıl gerekirse 6 ayda 1 çocuğumun bütün kontrollerini yaptıran bir anneyim, sorumsuz bir anne de değilim. Lösemi olduğunu öğrendik. Bizi acilden hematoloji servisine yatırdılar. Doktorumuz, ‘Çocuğunuz lösemi’ dediği an zaten dünyamız başımıza yıkıldı. Hiç bilmediğimiz bir şey. Ailemizde hiç rastlanılmayan bir hastalık ama duyuyorduk” diye konuştu.
‘BABADAN YARI UYUMLU OLARAK NAKİL OLDU’
Anne Göker, “Her şey çok güzel ilerledi. Kendi yönlendirdiği doktorlarımızla nakilimizi, tedavimizi tekrardan gördük. Kök hücre arayışına girdik, bulunamadı. Önce aile, sonra abla, hiçbirimizde ne benim, ne eşimin, ne ablasının, diğer aile üyelerinin de iliği maalesef uyum sağlamadı. Sonrasında Türkkök’e başvuruldu. Türkiye’de de bulunamadı. Yurt dışına başvuruldu. Yurt dışında bir tane vericimiz vardı, yüzde 90 uyumlu ama ne zaman vereceği belli değildi. Elvin’in durumu daha da ağırlaştığı için bakanlıktan onay alınarak babadan yarı uyumlu olarak nakil oldu. Her şey çok güzel, yolunda ilerledi. Tedavinin dışına çıkılmadı. Doktorlarımız neyi yapması gerekiyorsa, fazlasıyla elinden gelenlerin her şeyini yaptılar. Sonra biz taburcu olduk. Evimize kavuştuk. Online eğitimlere başladık. Çünkü bütün aşıları sıfırlandığı için okula gidemezdi. Nakilden 1 yıl sonra en fazla gidebilirdi. Rutin kontroller sırasında biz tekrardan nüksettiğini öğrendik. Bir kez daha dünyamız başımıza yıkıldı. Ben o an aklımı kaybettim zannettim. Beynim uyuştu. Ne yapacağımı bilemedim. Nakil düştü. Bu, şu demek aslında en başa dönüyoruz. Tepeden tırnağa tekrardan kemoterapiler, hepsi beynimde uçuşuyor. Kemoterapiler, geçirilmiş olduğu yoğun bakım süreci nasıl olur? Tekrardan ilik bulunamazsa nasıl olur?” dedi.
‘BİZİ YALNIZ BIRAKMADILAR’
Ayşe Göker, “Geçen salı mezuniyetimiz vardı. Hayalleri vardı. Hastalığı yendiği için biz o mezuniyette kep ile birlikte balon uçuracaktık. 4’üncü sınıftan mezun olacaktı. Kısmet olmadı. Öğretmenimiz, okulumuz, arkadaşlarımız bizi yalnız bırakmadı. Arkadaşları oradan mezun oldu. Elvin’imiz de burada canlı bağlantıyla bağlandı. Bizi yalnız bırakmadılar. ‘Çok duygulandım anne’ dedi. Ağlamaklı oldu. Hastaneden canlı bağlantıyla biz mezuniyet törenimize katıldık. Sesimizi oradan da duyurmaya çalıştık. Konuşamadı. Sadece selam verdi. Sesi titredi. Konuşamadığı için ben devraldım. Çocuğumun adına ben konuştum. Yanımızda oldukları için herkese teşekkür ettim” diye konuştu.
‘SESİMİZİ DUYURMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Ayşe Göker, “Mezuniyetinde, online görüşmeden sonra göz göze geldik. ‘Anneciğim, ağlasam mı bilemedim, çok duygulandım. Çok kötüyüm anne. Ben tekrardan arkadaşlarımı görebilecek miyim?’ dedi. Hep bunu söylüyor. Mezuniyetinde elbisesini, ayakkabısını her şeyini hazırlamıştık. Geçtiğimiz pazar fotoğraf çekimi vardı. Ne fotoğraf çekimine katılabildik ne de mezuniyetine. Kök hücre bağışında bulunulmasını, herkesin paylaşmasını ama paylaşmanın yeterli olmayacağını, harekete geçmek gerektiğini dile getirdik. Öğretmenimiz de aynı şekilde. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bütün lösemi hastalarına, Elvin’in ve nakil olmayı bekleyen, kök hücre bekleyen bütün hastalara umut olmak adına sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
‘PARA TALEP ETMİYORUZ’
İstanbul’a geleli bir hafta olduğunu söyleyen anne Göker, “Yaşayamam dediğim şehirde 5 aydır yaşıyorum. Hiç sevmiyorum dediğim İstanbul’u, hiç sevmiyorum, beni korkutuyor dediğim şehirde bizim aylarımız geçti. Sanırım birkaç ayımız daha geçecek. Daha önce nakil için tekrardan buraya geldik. Lütfen herkes duyarlı olsun; bugün bana, yarın sana, kimse başıma gelmez demesin, bilsinler ki bizim de bir hayatımız var. İnsanın hayatı saniyeler içinde tepe taklak olabiliyor. Allah rızası için biz hiç kimseden para talep etmiyoruz asla öyle bir niyetimiz yok. Allah’ın onu insanlara nasip ettiği, lütfettiği küçük bir kan damlası istiyoruz. Türkkök’e giderek bütün hastalara umut olmak için ilik bağışında, kök hücre bağışında bulunmalarını istiyoruz. Başka hiçbir isteğimiz yok ve bolca da dua” diye konuştu.
‘ÇOK ÜZÜLDÜK’
Vali Fahri Yücel İlkokulu Müdürü Selim Doğan, Elvin’in sağlığına kavuşması için kök hücre bağışı çağrısında bulunarak, “Normal eğitimine devam ederken çok üzücü bir şekilde rahatsızlığının haberini aldık. Uzun bir süredir okulumuzda eğitime devam edemedi. Evde eğitim görüyordu, öğretmenlerimiz evlerine gidiyorlardı. Tam iyileşti, mezuniyet töreninde balon uçuracağız, bunların hazırlıklarını yaparken tekrar nüksettiğini öğrendik. Çok üzüldük. Biz buradan 18-35 yaş arası bütün gönüllü bağış severleri, kök hücre yardımı için kan merkezlerine davet ediyoruz. Öğrencimiz hayat bulsun, tekrar arkadaşlarının arasına dönsün, eğitimine devam etsin diye” dedi.
‘BELKİ ARAMIZDAN BİRİSİ ONA İLAÇ’
Elvin Göker’in sınıf öğretmeni Aydoğan Mutlu da “Öğrencimiz Elvin Göker, üçüncü sınıfın başında kasım gibi bu hastalığı başladı. Anne ve babayla beraber tedavisi başlandı ama tabii ki ilk olarak lösemi olarak düşünmemişti. Daha sonra lösemi olduğu belli olduktan sonra Edirne’de, daha sonra da İstanbul’da tedaviler yapıldı. Ancak iyileşti derken, kızımızın tüm tahlilleri iyi çıkarken, son yapılan ilik tahlilinde uyuyan hücrelere rastlanmış, kanser hücrelerine ve tam mezuniyete gelecek diye beklerken maalesef kızımızın tekrar hasta olduğunu öğrendik. Şimdi yine çok ağır bir tedavi süreci geçiriyor kızımız. Bu tedavi karşılık verse bile yine kök hücreye ihtiyacı var. O yüzden 18-35 yaş arası herkesi kök hücre bağışçısı olmaya çağırıyoruz. Bu çok önemli. Belki de aramızdan birisi ilaç ve geziniyor. Belki de ona ve onun gibilere can olacak. Elvin’lerin yüzü solmasın, Elvinler yaşasın” diye konuştu.