Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Giresun Şehrin Nabzını Tutan Güvenilir Haber Platformu

Giresun’da yaşanan gelişmeleri yakından takip etmek isteyenler için Giresun Haber, şehrin gündemini hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularla buluşturuyor. Giresun’un ilçelerinden merkeze kadar uzanan geniş haber ağıyla yerel gelişmeler anında takip edilebiliyor.

Gündem, siyaset, ekonomi, eğitim, sağlık, spor, kültür-sanat ve yaşam haberlerinin yanı sıra; bölgedeki etkinlikler, duyurular ve önemli açıklamalar da okuyuculara sunuluyor. Giresun’un sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına katkı sağlayan haber platformu, güncel içerikleriyle kentte olup bitenleri yakından izleme fırsatı veriyor.

Yerel haberlerin yanı sıra Bulancak, Espiye, Tirebolu, Görele, Şebinkarahisar, Keşap, Dereli, Yağlıdere ve diğer ilçelerden gelişmelere de yer veren Giresun Haber, bölge halkının doğru bilgiye kolayca ulaşmasını amaçlıyor.

Giresun’un gündemini kaçırmamak, şehirdeki gelişmelerden anında haberdar olmak ve yerel yaşamı yakından takip etmek isteyen herkes için Giresun Haber önemli bir bilgi kaynağı olmayı sürdürüyor. Giresun’dan en güncel haberler, güvenilir içerik ve hızlı haber takibi için Giresun Haber’i takip edebilirsiniz.

Hüseyin Ali Yücel Kimdir? Yönetim Danışmanlığı ve Stratejik Güç Yaklaşımı

Hüseyin Ali Yücel, Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı kurucusu, yönetim danışmanı, yönetici koçu ve Stratejik Güç ve Kurumsal Sistem Mimarıdır. İşletmelerin büyüme hedeflerini daha güçlü, ölçülebilir ve sürdürülebilir kurumsal yapılara dönüştürmeleri için strateji, organizasyon, insan, süreç, performans ve finans alanlarında çalışmalar yürütmektedir.

Hüseyin Ali Yücel, danışmanlık yaklaşımında işletmelerin yalnızca kısa vadeli sorunlarına değil, uzun vadeli yönetim kapasitesine de odaklanmaktadır. Şirketlerin kişilere bağımlı yapılardan uzaklaşarak görevlerin, yetkilerin, süreçlerin ve performans kriterlerinin açık biçimde tanımlandığı kurumsal sistemlere kavuşmasını hedeflemektedir.

Bu doğrultuda şirketlerin mevcut yapısını analiz eden Hüseyin Ali Yücel, büyümenin önünde engel oluşturan yönetimsel ve organizasyonel darboğazları tespit ederek kuruma özel çözüm modelleri geliştirmektedir.

Hüseyin Ali Yücel ve Yücel Strateji

Hüseyin Ali Yücel, profesyonel kariyerinde edindiği farklı sektör deneyimlerini yönetim danışmanlığı alanındaki çalışmalarıyla bir araya getirerek 2020 yılının sonunda Y&G Yönetim ve Proje Danışmanlığını kurdu.

2024 yılında şirketin marka yapılanmasının yenilenmesiyle faaliyetler Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı adı altında devam etmeye başladı.

Bugün Yücel Strateji, işletmelerin stratejik planlamadan kurumsallaşmaya, insan yönetiminden finansal yapılanmaya kadar birçok farklı ihtiyacına yönelik profesyonel danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.

Şirketin danışmanlık yaklaşımı, standart ve her işletmeye aynı şekilde uygulanan çözümler yerine, işletmenin sektörü, büyüklüğü, hedefleri, mevcut kapasitesi ve organizasyon yapısı dikkate alınarak oluşturulan özel yol haritalarına dayanmaktadır.

Hüseyin Ali Yücel’in Yönetim Danışmanlığı Yaklaşımı

Hüseyin Ali Yücel, bir işletmenin başarısını yalnızca satış, ciro veya kârlılık üzerinden değerlendirmemektedir. Ona göre sürdürülebilir büyüme için işletmenin yönetim kapasitesinin de aynı ölçüde gelişmesi gerekmektedir.

Bu nedenle yönetim danışmanlığı çalışmalarında bir şirketin;

  • organizasyon yapısı,
  • insan kaynağı,
  • kurum kültürü,
  • finansal yapısı,
  • süreçleri,
  • yönetim modeli,
  • raporlama sistemi,
  • performans göstergeleri

birbirleriyle bağlantılı şekilde değerlendirilmektedir.

Hüseyin Ali Yücel’in danışmanlık yaklaşımı, işletmede sadece sorunu tanımlamak yerine, sorunun neden ortaya çıktığını belirlemek ve tekrarlanmasını engelleyecek bir kurumsal sistem oluşturmak üzerine kuruludur.

Stratejik Güç ve Kurumsal Sistem Mimarı Ne Demek?

Hüseyin Ali Yücel, mesleki yaklaşımını “Stratejik Güç ve Kurumsal Sistem Mimarı” ifadesiyle tanımlamaktadır.

Bu yaklaşım, şirketlerin yalnızca stratejik hedefler oluşturmasını değil, bu hedefleri gerçekleştirecek yönetim altyapısını da kurmasını esas almaktadır.

Bir şirketin büyüme hedefi bulunması tek başına yeterli değildir. Organizasyon yapısının belirsiz olması, kararların yalnızca birkaç kişiye bağlı kalması, performansın ölçülememesi veya süreçlerin standart hâle getirilmemesi, hedeflere ulaşmayı zorlaştırabilmektedir.

Bu nedenle Hüseyin Ali Yücel, stratejik planlama ile kurumsal sistem tasarımını birlikte ele almaktadır.

Çalışmalarda özellikle;

  • stratejik planlama,
  • organizasyonel yapılanma,
  • görev ve yetki tanımları,
  • süreç yönetimi,
  • performans sistemi,
  • raporlama düzeni,
  • karar alma mekanizmaları,
  • kurum kültürü,
  • finansal kontrol

gibi alanların birbiriyle uyumlu şekilde geliştirilmesine odaklanılmaktadır.

Yücel Strateji Hangi Hizmetleri Sunuyor?

Hüseyin Ali Yücel liderliğindeki Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı, işletmelerin farklı gelişim alanlarına yönelik kapsamlı danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.

Başlıca hizmet alanları şunlardır:

  • İşletme analizleri
  • Strateji danışmanlığı
  • Stratejik planlama
  • Kurumsal yönetim danışmanlığı
  • Kurumsallaşma danışmanlığı
  • Organizasyonel gelişim
  • İnsan ve kültür yönetimi
  • Performans yönetimi
  • Süreç ve verimlilik yönetimi
  • Satış ve iş geliştirme danışmanlığı
  • Yatırım ve finans danışmanlığı
  • Yatırım analizi
  • Fizibilite çalışmaları
  • Teşvik danışmanlığı
  • Devlet destekleri danışmanlığı
  • Dış ticaret danışmanlığı
  • Kurumsal eğitim
  • Yönetici koçluğu
  • Mentorluk

Bu hizmetlerin ortak amacı, işletmelerin yönetim yapısını daha sistemli, ölçülebilir, sürdürülebilir ve devredilebilir hâle getirmektir.

Hüseyin Ali Yücel’in Eğitim Hayatı

Hüseyin Ali Yücel, ilk öğrenimini Bursa’nın Osmangazi ilçesinde tamamladı. Ortaöğrenimini İnegöl Zeki Konukoğlu Anadolu Öğretmen Lisesinde sürdürdü.

2014 yılında Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu.

Üniversite yıllarında çeşitli şehirlerde düzenlenen uluslararası ilişkiler öğrenci kongrelerine katılarak akademik bildiriler sundu. Aynı zamanda geniş katılımlı bir öğrenci kongresinin organizasyon sürecinde liderlik üstlendi.

Lisans eğitiminin ardından TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde mini MBA programını tamamlayan Hüseyin Ali Yücel, mesleki gelişimini farklı eğitim ve sertifika programlarıyla sürdürdü.

Katıldığı eğitimler arasında;

  • insan kaynakları yönetimi,
  • proje döngüsü yönetimi,
  • satış ve pazarlama stratejileri,
  • etkili sunum teknikleri,
  • ikna,
  • beden dili,
  • hitabet,
  • kişisel koçluk,
  • mentorluk

gibi başlıklar yer almaktadır.

Ayrıca ISO 20700:2017 Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Rehberi kapsamında sertifika alan Hüseyin Ali Yücel, danışmanlık süreçlerinde sistematik analiz, etik çalışma, ölçülebilir hedefler ve kuruma özel çözüm geliştirme yaklaşımını benimsemektedir.

Hüseyin Ali Yücel’in İş Hayatı ve Sektörel Deneyimi

Hüseyin Ali Yücel, profesyonel çalışma hayatı boyunca farklı sektörlerde görev alarak geniş bir işletme deneyimi kazandı.

Kariyerinde yer aldığı sektörlerden bazıları şunlardır:

  • elektronik güvenlik,
  • gıda,
  • inşaat,
  • medya,
  • turizm ve otelcilik,
  • danışmanlık,
  • sağlık,
  • ilaç.

Bu sektörlerde satış, pazarlama, halkla ilişkiler, insan kaynakları ve iş geliştirme alanlarında farklı kademelerde çalışmalar gerçekleştirdi.

Farklı sektörlerde edinilen bu deneyim, Hüseyin Ali Yücel’in yönetim danışmanlığı yaklaşımının yalnızca teorik değil, işletmelerin günlük operasyonlarını ve gerçek yönetim problemlerini dikkate alan bir yapıda gelişmesine katkı sağladı.

Şirketlerde Kurumsallaşma ve Sistem Kurulması

Hüseyin Ali Yücel, özellikle büyüyen şirketlerde ortaya çıkan en önemli sorunlardan birinin kişilere bağımlı yönetim yapıları olduğunu vurgulamaktadır.

İşletmeler belirli bir büyüklüğe ulaştığında patronun veya birkaç yöneticinin tüm kararları verdiği sistemlerin yönetilmesi zorlaşabilmektedir.

Bu tür şirketlerde;

  • karar alma süreleri uzayabilir,
  • görevler birbiriyle çakışabilir,
  • çalışanların sorumlulukları belirsizleşebilir,
  • performans objektif biçimde ölçülemeyebilir,
  • kurum içerisindeki bilgi kişilere bağımlı kalabilir,
  • üst yönetim operasyonel süreçlere gereğinden fazla zaman ayırabilir.

Hüseyin Ali Yücel, bu sorunların çözümünde kurumsallaşma, süreç yönetimi, organizasyon tasarımı ve performans yönetimi çalışmalarını birlikte ele almaktadır.

Amaç, işletmenin belirli kişiler olmadan da çalışabilmesini sağlayacak bir yönetim altyapısı oluşturmaktır.

Hüseyin Ali Yücel’in Yönetici Koçluğu Çalışmaları

Hüseyin Ali Yücel, yönetim danışmanlığının yanı sıra şirket sahipleri, girişimciler ve profesyonel yöneticilere yönelik yönetici koçluğu ve mentorluk çalışmaları gerçekleştirmektedir.

Bu çalışmaların merkezinde yöneticinin hem bireysel liderlik kapasitesinin hem de kurum içerisindeki yönetim etkinliğinin geliştirilmesi bulunmaktadır.

Hüseyin Ali Yücel’in yönetici koçluğu çalışmalarında öne çıkan konular arasında;

  • liderlik gelişimi,
  • rol ve sorumlulukların netleştirilmesi,
  • karar alma becerileri,
  • delegasyon,
  • ekip yönetimi,
  • zaman yönetimi,
  • önceliklendirme,
  • kurumsal iletişim,
  • performans geliştirme

yer almaktadır.

Yönetici koçluğu süreci yalnızca motivasyon görüşmelerinden oluşmamaktadır. Mevcut durum analizi yapılmakta, somut hedefler belirlenmekte, kişiye özel gelişim planları hazırlanmakta ve uygulama sonuçları takip edilmektedir.

Akademik ve Toplumsal Çalışmaları

Hüseyin Ali Yücel, profesyonel danışmanlık faaliyetlerinin yanında akademik araştırma ve yazı çalışmalarını da sürdürmektedir.

İlgi alanları arasında yönetişim, çalışan odaklı işletme yapıları, gelecek araştırmaları, tarih ve toplumsal gelişim bulunmaktadır.

Bunun yanında çeşitli dönemlerde çevre, afetlerle mücadele ve toplumsal dayanışma alanlarında gönüllü çalışmalara katılmıştır.

Kriz dönemlerinde organizasyon, koordinasyon ve sürdürülebilir yaşam başlıklarında yürütülen çeşitli çalışmalarda görev alan ve liderlik üstlenen Hüseyin Ali Yücel, profesyonel faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal projelere de katkı sağlamaktadır.

Hüseyin Ali Yücel Nerede Çalışıyor?

Hüseyin Ali Yücel, çalışmalarını Ankara merkezli olarak sürdürmektedir. Evli ve üç çocuk babası olan Yücel, yönetim danışmanlığı ve yönetici koçluğu faaliyetlerine Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı çatısı altında devam etmektedir.

Hüseyin Ali Yücel’in temel yaklaşımı, işletmelerin yalnızca bugünkü sorunlarını çözmesinin yeterli olmadığı; gelecekte karşılaşacakları rekabet, büyüme ve yönetim ihtiyaçlarına karşı kurumsal güçlerini bugünden oluşturmaları gerektiği düşüncesine dayanmaktadır.

Bu doğrultuda strateji danışmanlığı, kurumsal yönetim danışmanlığı, kurumsallaşma, yatırım ve finans danışmanlığı, insan ve kültür yönetimi, teşvik danışmanlığı ve yönetici koçluğu gibi alanlarda çalışmalarını sürdüren Hüseyin Ali Yücel, işletmeler için daha güçlü ve sürdürülebilir yönetim sistemleri oluşturmayı hedeflemektedir.

Hüseyin Ali Yücel ve Yücel Strateji ve Yönetim Danışmanlığı hakkında ayrıntılı bilgiye yucelstrateji.com üzerinden ulaşılabilir.

Aramızdan ayrılanlar

HAKAN ÖZER VEFAT ETTİ
Recep ve Sübyan Özer’in oğulları, Süheyla Özer’in eşi, Burçin Özer’in babası, Reyhan Gürakın’ın ağabeyi Hakan Özer vefat etti. Merhum 5 Eylül Cumartesi günü Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

HİLMİ TUNA VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet ve Feride Tuna’nın oğulları, merhum Hafize Tuna’nın eşi, Gürkan ve Serkan Tuna’nın babaları Hilmi Tuna vefat etti. Merhum Cumartesi günü Kıyık semti Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

‘Türk milletinin umudu oldun’

Olgay GÜLER

Edirne sanayisinin 90 yaşındaki emektar ustalarından Ahmet Uyguner, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’le buluşmasında duygu dolu anlar yaşadı.

Edirne’de siyaset ile kentin emek ve esnaf kültürünü aynı karede buluşturan dikkat çekici bir buluşma yaşandı. Edirne Sanayi Sitesi’nin yaşayan en eski ustalarından 90 yaşındaki Ahmet Uyguner, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Ömrünün büyük bölümünü çalışarak geçiren, Edirne sanayi esnafının yıllara meydan okuyan isimlerinden Ahmet Uyguner’in Özel’le buluşması, duygusal görüntülere sahne oldu. 18 yaşından bu yana CHP üyesi olan Uyguner, uzun yıllar mensubu olduğu partisinden istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye katılma kararı aldı. Uyguner’in parti rozetini Genel Başkan Özgür Özel bizzat taktı.

“ALNINDAN ÖPÜYORUM SENİ”

Buluşmanın en çarpıcı anı ise rozet töreninin ardından yaşandı. 90 yaşındaki Ahmet Uyguner, karşısında bulunan Özgür Özel’e bakarak duygularını; “Türk milletinin umudu oldun. Alnından öpüyorum seni” sözleriyle dile getirdi. Ardından Özel’e sarılan Uyguner, Genel Başkan’ı alnından öptü. Yılların ustasının bu sözleri ve ardından yaşanan samimi an, buluşmaya tanıklık edenlerin de dikkatini çekti.

72 YILLIK SİYASİ BAĞIN ARDINDAN YENİ BİR KARAR

Ahmet Uyguner’in Yeni Parti’ye geçişini dikkat çekici kılan en önemli ayrıntılardan biri ise siyasi geçmişi. Bugün 90 yaşında olan Uyguner, 18 yaşından bu yana CHP üyesiydi. Başka bir ifadeyle yaklaşık 72 yıllık siyasi aidiyetinin ardından partisinden ayrılma kararı aldı. Uyguner, CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılırken, yeni partisindeki ilk rozetini de Özgür Özel’in elinden aldı. Bu nedenle buluşmada takılan rozet, Uyguner açısından yalnızca yeni bir parti üyeliğinin değil, onlarca yıllık siyasi geçmişin ardından verilen yeni bir kararın da simgesi oldu.

BABA-OĞUL AYNI SİYASİ YOLDA

Ahmet Uyguner aynı zamanda Edirne siyasetinin tanınan isimlerinden Asım Uyguner’in babası. Edirne Belediye Meclisi Üyesi Asım Uyguner de CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılan isimler arasında yer aldı. Edirne Belediyesi’nin Ağustos ayı meclis toplantısında Asım Uyguner’in de aralarında bulunduğu Babürhan Feyzullah Güldiken, İsmail Bilgi, Yusuf Kereci, Cenk Ergüden, Serhad Ceylan, Mehmet Muranlı, Gökçe Onur Öktem, Bedrettin Kapu, Engin Çoğal, Ömer Kutlu ve Sergen Kuru’nun CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katıldıkları meclisin bilgisine sunulmuştu.

Böylece Uyguner ailesinde oğul Asım Uyguner’in ardından baba Ahmet Uyguner de siyasi tercihini Yeni Parti’den yana kullanmış oldu.

‘Öğretmen ne giyeceğini bilir!’

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, önlük dayatmasını kabul etmediklerini, yargıya taşıyacaklarını belirterek, “Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz. MEB’in görevi öğretmenin kıyafetini standartlaştırmak, beden ölçüsünü belirlemek ve ne giydiğini takip etmek değildir” dedi.

Eğitim-İş Şube Başkanı Zobar, tarafından paylaşılan sendikanın açıklamasında “Millî Eğitim Bakanlığı, eğitim sisteminin ağır sorunlarının ortasında öğretmenin ne giyeceğini belirlemekle meşgul” denilerek şunlara yer verildi:

“2023 yılında ‘tercih’ ve ‘teşvik’ söylemiyle başlatılan öğretmen önlüğü uygulaması, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımlanan genelgeyle artık açıkça bir zorunluluğa dönüştürülmüştür. O dönem öğretmenlerin önlük giymeyi ‘tercih etmelerinin teşvik edilmesi’ istenirken bugün öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken önlük ‘giyecekleri’ belirtilmekte; uygulamanın millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesi istenmektedir.

Şimdi de ‘Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu’ yayımlanmış; öğretmenin giyeceği önlüğün renginden kumaşına, boyundan cep sayısına, yaka biçiminden nakış ölçüsüne kadar her ayrıntı Bakanlık tarafından belirlenmiştir. İlkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenler için beyaz, yüzde 75 polyester ve yüzde 25 viskondan oluşan önlükler tasarlanmış; beden ölçülerinden kol ve yırtmaç boylarına kadar ayrıntılı standartlar getirilmiştir.

‘MEB’İN ÖNLÜKTEKİ ÖZENİ İBRETLİK’

Türkiye’de eğitimin ve eğitim emekçilerinin bunca yakıcı sorunu varken Bakanlığın önlüğün santimetresine kadar gösterdiği bu ‘özen’ ibretliktir.

Keşke aynı titizlik öğretmen açığının kapatılmasında, kalabalık sınıfların azaltılmasında, okulların temizlik ve güvenlik sorunlarının çözülmesinde gösterilseydi. Keşke öğretmenlerin geçim sıkıntısı, barınma ve ulaşım sorunları, norm kadro mağduriyetleri, resen atamalar ve yıllardır çözülemeyen yer değiştirme sorunları için bu kadar mesai harcansaydı. Keşke öğretmenin okulda uğradığı şiddeti önlemek için önlüğün cebinin santimetresi kadar ayrıntılı bir çalışma yapılsaydı.

Bakanlık ise öğretmenlik mesleğinin saygınlığını kıyafet üzerinden tarif etmeye çalışıyor. Kılavuzun sonunda öğretmen önlüklerinin “mesleğin saygınlığını, eğitimin niteliğini ve kurumsal hafızamızı” temsil edeceği dahi ileri sürülüyor.

Öğretmenin itibarı üzerine giydirilecek bir kumaş parçasıyla sağlanmaz. Öğretmenin itibarı; emeğine verilen değerle, ekonomik ve özlük haklarıyla, mesleki özerkliğiyle, güvenli çalışma koşullarıyla ve mesleğine gösterilen saygıyla sağlanır. Öğretmeni yıllardır itibarsızlaştıran politikalar uygulayıp ardından beyaz önlük giydirerek mesleğin saygınlığını geri getiremezsiniz.

Kılavuzun ve Bakanlık yazısının dili başka bir kaygıyı da beraberinde getirmektedir. Bütün öğretmenleri aynı görüntü içinde standartlaştıran bu yaklaşım, kadınların ne giyeceğinin yıllardır siyasi ve ideolojik müdahalelerin konusu yapıldığı bir ülkede ayrıca değerlendirilmelidir. Bakanlığın öğretmenlerin kılık ve kıyafetini ‘mesleğin vakarı’ ve ‘toplumsal hassasiyetler’ gibi sınırları belirsiz kavramlarla birlikte ele alması kaygımızı artırmaktadır.

Özellikle kadın öğretmenlerin kendi kıyafetlerini uzun bir önlüğün altında görünmez hâle getiren bir modelin yalnızca ‘mesleki aidiyet’ gerekçesiyle açıklanmasını inandırıcı bulmuyoruz. Kadınların kıyafetinin, yaşam biçiminin ve kamusal alandaki görünürlüğünün sürekli tartışmaya açıldığı bir siyasi iklimde, ‘toplumsal hassasiyet’ gerekçesiyle öğretmenin kıyafetine müdahale edilmesine sessiz kalmayacağız. Bugün önlüğün boyunu, yakasını ve ölçüsünü belirleyenlerin yarın hangi kıyafeti ‘mesleğin vakarına uygun’, hangisini ‘uygunsuz’ sayacağının güvencesi yoktur.

‘ÖĞRETMEN NE GİYECEĞİNİ BİLİR’

Dahası, ‘tercih’ denilerek başlayan bir uygulamanın birkaç yıl içinde zorunluluğa çevrilmesi, Bakanlığın öğretmene bakışını da ortaya koymaktadır. Öğretmen, kendi kararlarını verebilen bir eğitim emekçisi olarak değil; kıyafetinden sınıf içindeki tutumuna kadar sürekli talimat verilmesi ve denetlenmesi gereken biri olarak görülmektedir.

Öğretmen ne giyeceğini bilir; siz önce ne söylediğinizi, ne yaptığınızı bilin. Anayasa’ya, hukuka ve eğitim bilimine uyun. Önlüğün boyunu santim santim hesaplayacağınıza, elli kişilik sınıfta bir çocuğa kaç santimetrekare düştüğünü hesaplayın. ‘Toplumsal hassasiyet’ diyerek başta kadın öğretmenlerin kıyafetini ölçmeye kalkmayın. Öğretmenin itibarı önlükle sağlanmaz; sizin eğitime verdiğiniz zarar da önlükle örtülmez.

Üstelik Bakanlık, öğretmenlerin kılık ve kıyafetine ilişkin mevcut hukuki düzenlemelerin üzerine genelge ve kılavuzla yeni bir zorunluluk inşa etmeye çalışmaktadır. Bir idari düzenlemeyle öğretmenin tercih alanının daraltılmasını, bunun il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri eliyle takip edilmesini ve giderek bir denetim mekanizmasına dönüştürülmesini kabul etmiyoruz.

Eğitim-İş olarak bu hukuksuz dayatmayı yargıya taşıyacağız. Öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getiren düzenlemeye karşı gerekli hukuki süreci başlatacağız.

Öğretmenlerimizin de açıkça bilmesini isteriz: Önümüzdeki süreçte bu uygulamanın baskıya, tutanağa, soruşturmaya ya da herhangi bir yaptırıma dönüştürülmesi hâlinde üyelerimizin yanında olacak, hukuki haklarını sonuna kadar savunacağız.

BAKAN TEKİN’E SORULAR

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz:

Öğretmenin önlüğünün cebini, yakasını, kumaşını ve boyunu belirlemeye ayırdığınız zamanı öğretmenin ve öğrencinin gerçek sorunlarına ne zaman ayıracaksınız?

Öğretmenler sizden kıyafet standardı beklemiyor. Atama bekliyor, emeğinin karşılığını alacağı bir ücret bekliyor, güvenli okul bekliyor, mesleğine saygı bekliyor. Asli görevi olan eğitim öğretime yoğunlaşabileceği çalışma koşulları bekliyor.

Öğretmen devletin kendisine biçtiği tek tip görüntünün taşıyıcısı değildir. Mesleki bilgi ve birikimi olan, sınıfında pedagojik sorumluluk taşıyan bir eğitim emekçisidir. Ne giyeceğine karar verecek iradeye de sahiptir.

Eğitim-İş olarak bir kez daha söylüyoruz: Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz.

MEB’in görevi öğretmenin kıyafetini standartlaştırmak, beden ölçüsünü belirlemek ve ne giydiğini takip etmek değildir. Bakanlığın görevi öğretmenin özgürce ve güven içinde mesleğini yapabileceği, çocukların nitelikli, bilimsel, laik ve kamusal eğitime ulaşabileceği koşulları sağlamaktır.”

Köşençiftliği UNESCO mirasını yaşattı

Gülay DARCANLI

UNESCO tarafından 2011 yılında ‘Tören Keşkeği’’ adı ile ‘Somut Olmayan Kültürel Miras’ listesine alınan ‘Keşkek Kültürü’ Edirne kent merkezine 15 km uzaklıktaki Köşen Çiftliği Köyü’nde yaşatılıyor. Köşençiftliği Köyü Sosyal, Kültür ve Doğa Derneği tarafından dün 6 Eylül tarihinde altıncısı düzenlenen şenlikte tükenmeye yüz tutan ‘keşkek’ kültürünün yöremizde yaşatılması amaçlanıyor. Bazı kent ve ilçelerde geleneksel olarak sürdürülen etkinliklerin, Köşençiftliği’nde de gelenekselleşmesi için bu şenliğin her yıl düzenli olarak yapılacağı duyuruldu.

Birincisi 17 Eylül 2022 Cumartesi günü gerçekleştirilen Keşkek Şenliği  o yıl nüfusu 250 olan köye büyük bir coşku ve hareketlenme getirmiş ve köy muhtarlığı ile köy kadınları büyük bir dayanışma ve yardımlaşmaya imza atmıştı. Gastronomi Uzmanı, Edirne’de yiyecek kültürü üzerine araştırmalar yapıp, kitaplar yayınlayan Yazar Müşerref Gizerler; UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine alınan etkinliğin önemine vurgu yaparak, “Bu ritüel ‘Kadın Erkek Eşitliğini’ simgeleyen bir gelenek.Zira keşkek; kadın erkek iş paylaşımı ile aynı sahada birlikte pişirilir birlikte yenir. Daha çok Anadolu’da yapılsa da Trakya’da da özellikle düğünlerde yapılır. Balkanlar’da seyahat eden Alevi Bektaşi şeyhi Türkmen Sarı Saltuk’a dayandırılan ve daha çok Anadolu’da yapıldığı algısı ve bilgisi olması nedeniyle Köşençiftliği Köyü’nde 6’ncı kez  düzenlenmesi farkındalık yaratan bir etkinliktir” dedi.

Edirne merkez ve civar il ve yerleşimlerden çok sayıda davetlinin katıldığı Keşkek Şenliği sabah gün aydınlanırken keşkek yapma hazırlıkları ile başladı.  Kadın, erkek öy sakinleri büyük kazanlarda hazırladıkları keşkekleri. selamlama konuşmalarının ardından birlikte davul zurna eşliğinde dibekte dövmeye başladı.  Bu sırada köye gelmeye başlayan konuklara keşkek yanı sıra lokma, tatlı ve ayran ikramında da bulunuldu. Konuklar ekiplerin, saz ve ses sanatçılarının müzik, halk oyunları gösterileriyle eğlenmeyi sürdürdü.

Şenliğe katılan ETSO Başkanı Sezai Irmak da etkinlikle ilgili olarak şöyle dedi:

“Köşençiftliği Köyü Sosyal, Kültür ve Doğa Derneği tarafından düzenlenen “Geleneksel Keşkek Şenliği”ne katılarak, geleneksel lezzetimiz keşkeğin etrafında buluşan hemşehrilerimizle bir araya geldik.

Köşençiftliği Köyü Okul Bahçesi’nde gerçekleştirilen şenlikte; birlik, beraberlik ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birine hep birlikte tanıklık ettik. Geleneklerimizi yaşatan, kültürel değerlerimizi gelecek nesillere aktaran bu güzel organizasyonda emeği geçen Köşençiftliği Köyü Sosyal, Kültür ve Doğa Derneği başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.”

Belediye Meclisi bugün!

Edirne Belediye Meclisi’nin Eylül ayı olağan toplantısı bugün saat 14.00’da, belediyenin Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yanındaki hizmet binasının meclis toplantı salonunda gerçekleştirilecek.

Belediye Meclisi Eylül ayı olağan toplantısı, bugün Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek. Belediye’nin AKM yanındaki hizmet binasında gerçekleştirilecek toplantı saat 14.00’da başlayacak ve Edirne Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından da canlı yayınlanacak.

Çok sayıda maddenin görüşüleceği mecliste, taksimetre ücretlerine zam talebi de görüşülecek. Edirne Şoförler ve Otomobilciler Odası’nca, artan akaryakıt fiyatları gerekçesiyle belediyeye gönderilen dilekçe meclis gündemine sunulacak. Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından görüşülecek zam talebi, kabul edilmesi halinde, kentteki taksi tarifelerine artış yapılacak.

‘Yüzde 40 yağlı ayçiçeği 40 TL olmalı’

25., 26. ve 27. Dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, ayçiçeğinde dışa bağımlılığın azaltılması için üreticinin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirterek, yüzde 40 yağlı ayçiçeği için 40 liralık fiyatın yeterli olmadığını söyledi. Gaytancıoğlu, 2026 yılının ilk 6 ayında ayçiçeği ve ham yağ ithalatına yaklaşık 2 milyar dolar ödendiğini ifade etti.

tarimpusulasi.com/haber’e göre Gaytancıoğlu,  ayçiçeği tarlasında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ayçiçeği üretimindeki durumunu ve üreticilerin beklentilerini değerlendirdi.

Gaytancıoğlu, 2026’nın ocak-haziran dönemindeki ithalat verilerine ilişkin değerlendirmesinde, “Ayçiçeğine tam 756 milyon dolar ödemişiz. Bunun ham yağına da 1 milyar 100 milyon dolar ödemişiz.” dedi.

Bu iki tutarın toplamının yaklaşık 1 milyar 856 milyon dolar olduğuna işaret eden Gaytancıoğlu, konuşmasında bu miktarı yaklaşık 2 milyar dolar olarak ifade etti.

Ayçiçeğinin Türkiye’de rahatlıkla yetiştirilebilen bir ürün olduğunu belirten Gaytancıoğlu, üretime daha fazla destek verilmesi gerektiğini savundu.

“40 lira fiyat çok değildir”

Ayçiçeği üreticisinin fiyat beklentisine de değinen Gaytancıoğlu, üreticilerin yüksek maliyetlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Gaytancıoğlu, “Ayçiçeğindeki dışa bağımlılığı azaltmak için buna, yüzde 40 yağlı ayçiçeğine 40 lira fiyat çok değildir. Az bile söyledim, daha fazla olması gerek ama ülkenin durumu ortada, üreticinin durumu ortada” ifadelerini kullandı.

Üreticinin gübre ve akaryakıt maliyetlerine dikkat çeken Gaytancıoğlu, “Üretici gübreye çok yüksek bedeller ödedi, akaryakıt fiyatları her geçen gün artıyor.” dedi.

Gaytancıoğlu, dışa bağımlılığın azaltılması için çiftçinin desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Çiftçiye destek verelim, yeter” çağrısında bulundu.