Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde barınan vatandaşlara yönelik ikramda bulunuldu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından sürdürülen 1001 Hayır Hizmeti Projesinde sıra çörek ve poğaça ikramındaydı. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen ve 110 yıl önce Bursa İnegöl’de kurulan Safvet Bey Bin Mehmed Efendi Vakfı ile 166 yıl önce İstanbul’da kurulan Şerife Hatice Hanım Vakfı’na ait hayır şartları yerine getirilmiş oldu.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, yerine getirilen hayır şartına ilişkin bilgi verdi. Safvet Bey Bin Mehmed Efendi Vakfının kadın sığınma evi vakfı, Şerife Hatice Hanım Vakfının ise kadınlara çörek, poğaça ikram eden vakıf olarak adlandırılabileceğini kaydeden Saraç, “Bu iki vakfımızın banileri tarafından yapılması istenen bu hayır işini mutlulukla yerine getirdik. Ürünlerimizi Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerine, Müdürlük bünyesinde barınan vatandaşlarımıza ikramı için bıraktık.” dedi.
Saraç, “Vakıf sadece çarşı, ibadethane, çeşme yapan bir kurum değil, iyilik ve yardımlaşmayı teşvik ederek insanlar arasındaki mesafeleri kaldıran birer sivil toplum örgütü. Yüzyıllar öncesinden kalan bu iyilik duygusunu sürdüre geldiğimiz için mutluyuz.” diye konuştu.
Edirne Valiliği, 1150 kişilik okuma alanları, 200 bine yakın kitap, çocuk ve engelli bireylere özel alanlar, kent kitaplığı, 7/24 çalışma alanları, kafeteryası, cep sinemaları, konferans salonları ve atölyelerin yer aldığı İl Halk Kütüphanesi’nde sona gelindiği duyurdu.
Edirne Valiliği’nin sosyal medya hesabından “Edirne’mize yeni bir kültür kapısı açılıyor!” başlığı altında gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:
“Edirne’miz, bilgiyle, kitapla ve kültürle dolu yepyeni bir buluşma noktasına kavuşuyor!
Açılışı için gün saydığımız İl Halk Kütüphane’mizin hazırlıklarında sona geliniyor. 1150 kişinin aynı anda faydalanabileceği okuma alanları, 200 bine yakın kitabı, çocuklarımıza ve engelli bireylerimize özel alanları, kent kitaplığı, 7/24 çalışma alanları, kafeteryası, cep sinemaları, konferans salonları ve atölyeleriyle her yaştan hemşehrimize hitap edecek bu güzel eser, şehrimizin kültür ve eğitim hayatına değer katacak.
Her yaştan vatandaşımızı bilgiyle, kitapla ve kültürle buluşturacak bu kıymetli eser, Edirne’mizin kültür hayatına yeni bir soluk getirecek.
Bu önemli yatırımı şehrimize kazandırmamızda desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz.”
Trakya Kalkınma Ajansı’nın 2026 yılı Teknik Destek Programı kapsamında, Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından hazırlanan ve hibe almaya hak kazanan “Dijitalleşme Eğitim Programı” isimli projenin sözleşmesi imzalandı.
Trakya Kalkınma Ajansı Yatırım Destek Ofisinde gerçekleşen imza töreninde imzaları Trakya Kalkınma Ajansı adına Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği adına Başkan Harun Özen attılar.
Eğitim kapsamında Edirne ESOB’a bağlı esnaf odaları genel sekreterleri ve oda yöneticilerine dijitalleşme, online ticaret ve online sistemler hakkında eğitim düzenlenecek.
Edirne ESOB Başkanı Harun Özen Edirne ESOB’a Edirne Merkez İlçede 7000’e yakın esnaf ve sanatkarın kayıtlı olduğunu söyledi.
Başkan Özen “Edirne Merkez İlçede yaklaşık 7000 esnaf ve sanatkarımız Birliğimiz siciline kayıtlı faaliyet göstermekte. Bu kadar yüksek bir sayıya ulaşmak için bağlı oldukları oda genel sekreterlerimize ve yöneticilerimize eğitim vererek ihtiyaç duyan üyelerimizin dijitalleşme konusunda odalarından destek almalarını hedeflemekteyiz. Bu kapsamda hazırladığımız projeyi Trakya Kalkınma Ajansımıza sunduk, Ajansımız destekleme kararı aldı. Yapılacak eğitimlerin ve çalışmaların tüm esnaf ve sanatkarlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Bir camide sesin güçlü duyulması, her noktada anlaşılır olduğu anlamına gelmez. Yüksek ses seviyesi yankıyı artırabilir; yanlış konumlandırılmış hoparlörler ise bazı bölgelerde sesin üst üste binmesine, başka noktalarda zayıf kalmasına yol açabilir. Bu nedenle ses sistemi planlanırken caminin mimarisi, kullanım biçimi ve dinleyici alanları birlikte değerlendirilmelidir.
Kubbe ve sert yüzeylerin ses üzerindeki etkisi
Kubbe, mermer ve geniş cam yüzeyler sesi yansıtabilir. Bu yansımalar konuşmanın doğrudan sesiyle birleştiğinde kelimelerin seçilmesi zorlaşır. Özellikle yüksek kubbeli ve geniş hacimli camilerde yankının süresi, hutbe ve vaaz sırasında anlaşılırlığı etkileyebilir.
Sorunu yalnızca amplifikatörün sesini yükselterek çözmeye çalışmak çoğu zaman yeterli olmaz. Ses seviyesi arttıkça yansımalar da daha belirgin hale gelebilir. Öncelikle sesin hangi alanlarda geciktiği, nerede zayıfladığı ve hangi yüzeylerden yansıdığı belirlenmelidir.
Hoparlör yerleşimi neden önem taşıyor?
Hoparlörlerin sayısı kadar yönü, kapsama açısı ve yerden yüksekliği de önemlidir. Amaç sesi tek bir noktadan çok yüksek vermek değil, cemaatin bulunduğu alanlara dengeli biçimde ulaştırmaktır. Yanlış açıyla yerleştirilen hoparlörler duvarlara veya kubbeye ses göndererek yankıyı artırabilir.
Geniş camilerde iç mekân, avlu ve minare gibi farklı kullanım alanları ayrı ayrı ele alınabilir. Bu bölgelerin her birinde ihtiyaç duyulan ses seviyesi ve hoparlör tipi değişebilir. Gerekli durumlarda bölgesel ses kontrolü ve gecikme ayarları kullanılarak sesin farklı noktalara daha uyumlu ulaşması sağlanabilir. Cami ses sistemi seçimi ve yerleşimi, bu nedenle yalnızca cihaz özelliklerine bakılarak değil, mekânın akustiği ve kullanım planı dikkate alınarak yapılmalıdır.
Mikrofon ve amplifikatör ayarları da sistemin parçası
Mikrofonun hassasiyeti ile amplifikatör kazancı birbiriyle uyumlu olmalıdır. Yanlış ayarlar uğultu ve geri besleme sorunlarına neden olabilir. Mikrofonun konuşmacıya uzaklığı, kullanım biçimi ve sistemdeki diğer ses kaynakları da sonucu etkiler.
Kurulumdan sonra yapılan deneme ve ayarlar bu açıdan önemlidir. Sesin farklı noktalardan dinlenmesi, yalnızca kürsü ya da kontrol masasındaki deneyime göre karar verilmesini önler. Hutbe, vaaz ve ezan gibi farklı kullanım senaryoları ayrı ayrı test edilerek gerekli seviyeler belirlenebilir.
Hoparlör fiyatı değerlendirilirken hangi kalemlere bakılmalı?
Ürün fiyatını tek başına karşılaştırmak, toplam kurulum maliyetini anlamak için yeterli değildir. Hoparlörün türü ve gücünün yanı sıra gerekli adet, montaj ekipmanları, kablolama, mikser, amplifikatör ve mevcut tesisatın durumu da maliyeti etkileyebilir. Büyük veya birden fazla ses bölgesi bulunan yapılarda proje ve işçilik kapsamı da değişebilir.
Bu nedenle cami hoparlör fiyatları araştırılırken teklifin hangi ürünleri ve hizmetleri kapsadığı kontrol edilmelidir. Yalnızca hoparlör bedelini içeren bir fiyat ile keşif, montaj ve sistem ayarlarını da kapsayan bir teklif aynı kapsamda olmayabilir. Caminin ölçülerine ve ihtiyaçlarına uygun olmayan standart bir paket, başlangıçta daha düşük maliyetli görünse de istenen ses kalitesini sağlamayabilir.
Yenileme öncesinde keşif yapılması
Mevcut sistem yenilenecekse önce hangi ekipmanların çalışır durumda olduğu, kabloların ve bağlantı noktalarının uygunluğu değerlendirilmelidir. Ardından iç mekân ve dış alanlar için ihtiyaçlar belirlenerek hoparlör yerleşimi planlanabilir. Bu hazırlık, gereksiz ekipman alımını ve kurulum sonrasında tekrarlanabilecek işleri azaltmaya yardımcı olur.
Cami seslendirmesinde anlaşılabilirlik; akustik koşulların, hoparlör yerleşiminin ve sistem ayarlarının birlikte ele alınmasına bağlıdır. İhtiyaca göre hazırlanmış bir plan, sesin yalnızca yüksek değil, caminin farklı bölümlerinde dengeli ve anlaşılır olmasını hedefler.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, şehrin değişik bölgelerinde peyzaj ve ağaçlandırma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Başkan Gencan, yeşil bir Edirne yaratmak için çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Gencan, “Edirne’nin muhtelif yerlerinde son zamanardahem yeni peyzaj düzenlemeleri yapıyoruz hem de ağaçlandırma çalışmaları yapıyoruz” dedi.
Belediye Başkanı Filiz Gencan şunları söyledi:
Gördüğünüz gibi Ziraat bankası kavşağı bölgesinde çalışmalarımız devam ettiriyoruz. Çok yakında Atatürk anıtımızın bulunduğu pek kıymetli alanda çok güzel bir çalışmayı gerçekleştireceğiz. Tabii ki önemsiyoruz, öncelikliyoruz.
Diğer taraftan şehrimiz su krizi yaşıyor. Ben her konuşmamda hatırlatmaya devam edeceğim. Su krizi Edirne için halen devam ediyor. Bu tabii ki bir taraftan altyapı yatırım çalışmalarıyla bunu bertaraf edeceğiz. Ama diğer taraftan diğer bir önceliğimiz de daha yeşil bir Edirne’ye, daha ağacın yoğun olduğu bir şehre sahip olmak. O yüzden hızla Park Bahçeler Müdürlüğümüz çalışmalarını devam ettiriyor.
BALKAN PARKI PROJESİ
Önümüzdeki günlerde yine projesini tamamladığımız ancak hemşehrilerimiz de sunarak önerilerini alaağımız Balkan Parkı projemiz ile ilgili çalışmalarımız olacak. Burda da hem şehrimizin iklimine ve doğasına uygun hem de su krizini dikakte alarak burada büyük bir ağaçlandırma çalışması yapacağız. Sosyal tesisi, oyun ve spor alanları ile yepyeni bir alan yaratmış olacağız. Hemşehrilerimize de sorarak yapacağız. Edirne’nin daha yeşil görünmesi için çalışıyoruz.
Hız kesmeden şehrin her noktasında hem yeni yerleşimde hem eski yerleşimde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Biz bu arada Cumhuriyet Parkımızın sonuna geldik. Diğer taraftan Yıldırım, Yıldırım Hacısarraf’ta çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmalarımız bittikten sonra da Ayşekadın Yıldız Parkı’mıza geçeceğiz. Şehrimizin her noktasında, ulaşabildiğimiz her yerinde ağaçlandırma ve kıymetli çocuklarımız için de farklı çalışmalarımızı devam ettireceğiz
Eski Cami kavşağındaki göbeğin alçaltma işlemi başlatıldı
AĞAÇLANDIRMA SÜRÜYOR
Edirne Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından yürüytülen çalışmalarla Kuvayi Milliye caddesinde orta refüje 188 adet tijli alev ağacı, kaldırımlara 149 adet akasya, 25 süs elması, 40 oya ağacı, Hilly otel Lalapaşa yolu orta refüje 100 adet tijli zakkum ağacı, Erasta kavşağı Tuğra market arası orta refüje 1000 kartopu, 100 çalı oya, 60 tijli alev ağacı, 4 vazo oya, Tümen önünde kaldırım kenarlerına 2500 çalı zakkum dikilirken Kıyık’ta da 45 tijli zakkum ağacı dikimi gerçekleştirildi.
Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenin tüm yaşamını kuşatan sorunlarına çözüm üretmek yerine, öğretmenin mesleki özerkliğini yok sayan, eğitim ve ölçme-değerlendirme sürecini merkezileştiren antidemokratik uygulamalarına devam ettiğini bildirdi.
Zobar yaptığı yazılı açıklamada, bakanlığın ‘yaptım oldu’ anlayışıyla hayata geçirdiği uygulamalarla önce karar vermeyi, sonra duyurmayı, en son da sahadaki öğretmenden itaat beklemeyi alışkanlık haline getirdiğini belirterek, “Ölçme-değerlendirme öğretmenin işidir, merkezden dayatılamaz” dedi. Zobar açıklamasında şunlara yer verdi:
“MEB, birinci dönem yazılı sınavlarına günler kala ‘Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ uygulamasını duyurdu. Yapılan duyuruya göre ortaokul ve liselerde 16 branşı kapsayan sistem, sınavsorularını merkezi bir soru havuzuna bağlayacak. Bir kez daha eğitim sürecinin asıl öznesi olan öğretmenler, kendilerine doğrudan ilgilendiren bir değişikliği haberlerden öğrenmiştir.
Ölçme-değerlendirme sürecini standartlaştırmak ve öğrencilerin eksikliklerini tespit etmekgibi gerekçelerle duyurulan ve tepeden inme biçimde yürürlüğe konan sistem; öğretmenin ölçme-değerlendirme sürecindeki yetkisini kısıtlayan, eğitimdeki mevcut eşitsizlikleri göz ardı ederek derinleştiren ve öğretmenin iş yükünü artıran yeni bir dayatmadır.
Yeni sistemde yazılı sınavın yalnızca iki sorusu zümre öğretmenlerince hazırlanacak, geri kalan sorular Bakanlığın dijital soru havuzundan otomatik olarak seçilecektir. Öğretmenin anlattığı dersin sınav sorusunu Bakanlık soracaktır.
Öğretmen, Bakanlığın ideolojik ve merkezi talimatlarını sınıfa taşıyan bir aracı değildir. Öğretmen, öğrencisini tanıyan, öğrenme süreçlerini gözlemleyen ve planlayan, ölçme-değerlendirme araçlarını öğrencilerinin ihtiyaçlarına göre hazırlayan kişidir. Ölçme-değerlendirme süreci eğitimin olmazsa olmazıdır ve öğretme sürecinden koparılamaz. Müfredattan ders kitaplarına kadar her alanda söz hakkı kısılan öğretmenin elinden şimdi de öğrencisine soracağı soruyu hazırlama yetkisi alınmaktadır. Öğretme ve ölçme süreci teknik bir işleme indirgenemez.
Okulların fiziki koşulları, sınıf mevcutları, öğretmen kadrosu ve öğrencilerin sosyoekonomik olanakları birbirinden farklıdır. Özel okulla devlet okulu, büyükşehirdeki bir okulla taşımalı eğitime mahkûm edilen ilçe okulu; kadrolu öğretmeni bulunan sınıfla yıl boyu ücretliöğretmenle idare etmeye çalışan sınıf aynı imkânlara sahip değildir. Öğretmenler sınav sorularını hazırlarken tüm bu koşulları göz önünde bulundurmaktadır. Bu süreci merkezi denetim altına almak, var olan eşitsizlikleri derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.
Bakanlık, uygulamanın öğrencilerin eksikliklerini tespit edeceğini ileri sürmektedir. Oysa okullarda görev yapan öğretmenler öğrencilerinin durumunu zaten bilmektedir. Sorun, öğretmenin öğrencisi hakkında bilgi sahibi olmaması değil; okulların bu eksiklikleri ve eşitsizlikleri giderecek mekanizmalardan bilinçli olarak mahrum bırakılmasıdır.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin tanıtım programında Bakan Yardımcısı, eğitim sisteminin en büyük sorunlarından birinin ‘sınav odaklı sistem’ olduğunu dile getirmiştir. Bakanlığın bu soruna çözümü ise dönem içi yazılıları merkezi sınava dönüştürmek olmuştur. Merkezi sınav dayatması, devlet okullarındaki nitelik kaybını artırırken, velileri ve öğrencileri özel etüt merkezlerine, merdiven altı kurslara ve piyasalaşmış eğitim sektörüne mahkûm etmektedir.
Öte yandan sistem, öğretmenin iş yükünü ciddi biçimde artırmaktadır. Ortalama 9 şubede derse giren bir branş öğretmeni, 300’ü aşkın öğrencinin cevaplarını tek tek puanlayıp sisteme girmekle yükümlü kılınmaktadır.
Soru yazımında ve açık uçlu cevapların puanlanmasında yapay zekâ ve algoritmaların kullanılacak olması da ciddi riskleri beraberinde getirmektedir.
Sorular hangi bilimsel ve pedagojik denetimden geçecektir? Yapay zekâ destekli soru yazımı ve puanlama sistemi nasıl denetlenecektir? Öğrenci, sınıf ve şube bazında oluşturulacak veri havuzu nasıl korunacaktır? Bu verilerin ileride öğretmenler üzerinde bir baskı ve denetim mekanizması olarak çalışmayacağının güvencesi var mıdır?
Eğitim-İş olarak, öğretmeni dışlayan, eşitsizliği derinleştiren ve eğitimi merkezi bir denetim mekanizmasına dönüştüren her uygulamanın karşısında olmaya; her bir çocuğumuzun laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız, karma ve nitelikli eğitim hakkı için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”
Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Başkanlığı, engelli vatandaşlarla dernek binasında düzenlenen programda bir araya geldi.
Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Başkanlığı Engelliler Birimi tarafından organize edilen programda, engelli vatandaşlarla sohbet edilerek talep ve beklentileri dinlendi. Samimi bir ortamda gerçekleştirilen buluşmada, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımının önemi ve karşılaştıkları sorunlar ele alındı.
Programda konuşan Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, engelli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizler, insanı merkeze alan, gönüllere dokunmayı ve ihtiyaç sahiplerinin yanında olmayı kendisine görev edinen bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Engelli kardeşlerimiz bizim için yalnızca belirli günlerde hatırlanacak insanlar değil, hayatın her alanında yanlarında olmamız gereken kıymetli bireylerdir.
Engelli vatandaşlarımızın sosyal hayatta daha aktif yer alabilmeleri, eğitimden istihdama kadar her alanda eşit fırsatlara sahip olmaları hepimizin ortak sorumluluğudur. Asıl önemli olan, engelli kardeşlerimizin önündeki engelleri kaldırmak, onların hayatını kolaylaştırmak ve toplumda hak ettikleri yeri almalarına katkı sağlamaktır.
Yesevi Hareketi Derneği olarak gönüllülük, dayanışma ve kardeşlik anlayışıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bizim anlayışımızda insanlara dokunmak, gönüller kazanmak ve hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmamak esastır. Çünkü inanıyoruz ki engelleri aşmanın yolu sevgiden, anlayıştan ve dayanışmadan geçer.”
“ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZIN HER ZAMAN YANINDAYIZ”
Yesevi Hareketi Derneği Edirne Engelliler Birim Başkanı Kadir Varol ise yaptığı konuşmada, engelli bireylerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.
Varol, engelli vatandaşların günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukların azaltılması, sosyal faaliyetlere daha fazla katılmalarının sağlanması ve toplumun her kesiminde engellilik konusunda duyarlılığın artırılmasının önemine değindi.
Engelli bireylerin ihtiyaç ve taleplerini dinlemenin, onların yaşamlarını kolaylaştıracak çalışmalar yürütmenin büyük önem taşıdığını belirten Varol, Engelliler Birimi olarak engelli vatandaşlarla bir araya gelmeye ve onların yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti.
Karşılıklı sohbet ve görüş alışverişiyle devam eden program, birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.
Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Başkanlığı, toplumun her kesimine ulaşmayı ve sosyal dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.
Milliyetçi Hareket Partisi Edirne İl Başkanı Ahmet Biçer, İl Yönetim Kurulu üyeleri ve ilçe başkanları ile birlikte Lalapaşa ilçesinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.
MHP İl başkanı Ahmet Biçer ve yöneticiler vatandaşlarla biraraya gelmek için gezilerini sürdürüyor. Bu kapsamında Lalapaşa ilçesini ziyaret eden Başkan Biçer ve il-ilçe yöneticileri esnaf ve vatandaşın sorunlarını ve isteklerini dinledi.
MHP İl Başkanlığından Lalapaşa ziyareti ile ilgili şu değerlendirmeler yapıldı: Ziyaretlerimiz sırasında vatandaşlarımızın talep, beklenti ve sıkıntılarını dinleyerek samimi sohbetlerde bulunduk. Bizler için her bir vatandaşımızın derdiyle dertlenmek, sesine kulak vermek ve gönlüne dokunmak büyük bir sorumluluk ve kıymetli bir görevdir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak, milletimizin her zaman yanında olmaya, hemşehrilerimizin sesini dinlemeye ve Edirne’mizin her köşesinde gönül köprüleri kurmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki millete hizmet, gönüllere dokunmakla başlar.
Edirne’miz için, hemşehrilerimiz için, büyük Türk milleti için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.
Olgay GÜLER Edirne’de, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi meydanına gelen başı boş 3 at, renkli görüntüler oluşturdu. Edirne’nin simgesi, Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ diye adlandırdığı Selimiye Camisi meydanında, sabah saatlerinde gelen 3 at, şaşkın yarattı. Atlar, kente ziyaret için gelen turistler ve yerel halkın ilgisini çekti, o anları fotoğrafladı. Bazı vatandaşlar da, tarihi mekanda oluşan görüntünün kente yakışmadığı gerekçesiyle tepki gösterdi.
‘GÖRÜNTÜ YAKIŞMIYOR’ Türkiye’de tatili geçirdikten sonra Almanya’ya dönüşte ailesiyle Edirne’ye uğrayan Rıdvan Yücel, görüntünün Edirne’ye yakışmadığını söyledi. Yücel, “Söylenecek bir kelime bulamıyorum. Şu güzel ortama yakışmayan bir görüntü. Her sene buraya gelirim. Meydan çok güzel, her şey dört dörtlük ama bu görüntü yakışmıyor” dedi.
Edirne’de yaşayan Celalettin Uslu da, “Bu manzaranın olmaması gerekiyor ama yapacak bir şey yok. Muhtemelen sahiplidir bu atlar. Doğru bir görüntü değil” diye konuştu. İl dışından gezi için Edirne’ye gelen Mustafa Can da, manzarayı ilginç bulduğunu söyledi. Can, “Ben il dışından gezmek için geldim. Atları görünce hoşuma gitti. Fotoğraflarını çekeceğim. İlginç bir görsel oluşturmuş” şeklinde konuştu.
Dakikalarca bölgede vakit geçiren atlar, ihbarı üzerine bölgeye gelen Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü personeli tarafından uzaklaştırıldı.
Olgay GÜLER Edirne’de 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla kortej yürüyüşü yapıldı ardından Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi. Edirne’de 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Federasyonu, Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği ve Edirne Merkez Mahalle Muhtarları Derneği işbirliğinde tören düzenlendi.
Atatürk Anıtı’nda düzenlenen tören öncesi Edirne Muhtarlar Konağı önünde muhtarlardan oluşan kortej, yürüyüş yaptı.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Yeni Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, yürüyüş öncesi Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Federasyonu Başkanı Fatih Kıyga’yı ziyaret ederek Muhtarlar Günü’nü kutladı.
ATATÜRK ANITINDA TÖREN
Yürüyüşün ardından Atatürk anıtındaki törene Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Edirne İl Başkanı Özlem Becan, Yeni Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Öyküm Engin, Edirne Muhtarlar Federasyonu Başkanı Fatih Kıyga, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle çok sayıda muhtar katıldı.
Anıta çelenk sunulan törende, saygı duruşunda bulunulup istiklal marşı okundu.
‘YASALAR GÜNÜMÜZ ŞARTLARINA UYGUN HALE GETİRİLMELİ’ Törende konuşan Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği Başkanvekili Zeki Yaşagör, yerel yönetim desteğine ve mevzuat ihtiyacına dikkat çekerek, “Muhtarlarımız, 1925 yılında çıkarılan Köy Kanunu ve 1941 yılında çıkarılan Şehir ve Kasabalar Kanunu ile görevlerini yerine getirmeye çalışıyor. Gerçekten çok eskimiş yasalarla hâlâ görev yapmaya çalışıyoruz. Bu konuda büyüklerimizden ve burada bulunan Federasyon Başkanımız Sayın Fatih Kıyga’dan beklentilerimiz var. Konfederasyonun kurulmasıyla birlikte büyük umutlar içerisindeyiz. Bu yasaların bir an önce yenilenmesini ve günümüz şartlarına uygun hâle getirilmesini istiyoruz” dedi.
“MUHTARLIK; FEDAKÂRLIK, SABIR VE SORUMLULUK İSTEYEN ONURLU BİR GÖREVDİR” Edirne Merkez Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Aykut Yaman da muhtarlık müessesesinin mahallelerdeki önemine vurgu yaptı. Yaman, “Bugün mahallelerimizin sesi, vatandaşlarımızın temsilcisi ve demokrasimizin yereldeki en önemli yapı taşları olan muhtarlarımızın gününü kutlamak için bir aradayız. Muhtarlarımız, halkımız ile devletimiz arasında güçlü bir köprü kuran, vatandaşlarımızın talep ve sorunlarını ilgili kurumlara ulaştıran önemli görevlilerdir. Muhtarlarımız, mahallelerimizin ihtiyaçlarını en iyi bilen, mahalle sakinlerimizin sevinçlerinde ve sıkıntılarında her zaman yanlarında olan değerli hizmet insanlarıdır. Merkez mahallelerimizin gelişimi, huzuru ve refahı için gece gündüz demeden çalışan tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyorum. Muhtarlık görevi; fedakârlık, sabır ve sorumluluk isteyen onurlu bir görevdir. Bu görevi layıkıyla yerine getiren tüm muhtarlarımızın emeklerini takdir ediyor, çalışmalarınızda her zaman yanınızda olduğumu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
‘MUHTARLIK BÜYÜK BİR SORUMLULUK VE GÖNÜL İŞİDİR’ Edirne Muhtarlar Federasyonu Başkanı Fatih Kıyga da, muhtarların üstlendiği toplumsal sorumluluğa dikkat çekti. Kıyga, “Muhtarlık, devletimizin yereldeki en önemli yapı taşlarından biridir. Muhtarlarımız; mahallelerinde ve köylerinde vatandaşlarımızın sevinçlerine, üzüntülerine, dertlerine ve umutlarına ortak olan, devletimiz ile milletimiz arasında güçlü bir köprü görevi üstlenen fedakâr insanlardır. Bizler, gece gündüz demeden, hiçbir ayrım gözetmeksizin vatandaşlarımıza hizmet etmeyi kendimize görev biliyoruz. Bazen bir yaşlının kapısını çalıyor, bazen ihtiyaç sahibi bir ailemizin yardımına koşuyor, bazen de köyümüzün ve mahallemizin sorunlarına çözüm bulmak için mücadele ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki muhtarlık yalnızca bir görev değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve gönül işidir” şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından, tören Atatürk Anıtı önünde çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.