Edirne’nin İpsala Sınır Kapısı’nda düzenlenen operasyonda, Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen karavan cinsi araçta 387 kilo 348 gram skunk ele geçirildi.
Ticaret Bakanlığı, Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda 387 kilo 348 kilo skunk ele geçirildiğini açıkladı. Türkiye’ye giriş yapmak üzere İpsala Sınır Kapısı’na gelen karavan cinsi bir araç, şüpheli değerlendirilerek X-Ray tarama sistemine sevk edildi.
Detaylı aramada narkotik dedektör köpekler ‘Beta’ ve ‘Axel’in tepki verdiği bölgeye yoğunlaşıldı. Yapılan kontrollerde, aracın doğal boşluğuna gizlenmiş halde 173 şeffaf poşet içerisinde 387 kilo 348 gram skunk ele geçirildi.
Edirne’de bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilecek Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali, 18 Eylül’de Söğütlük Millet Bahçesi’nde ‘Edirne Beyaz Peyniri’ temasıyla başlıyor.
Kentin yerel lezzetlerinin, bölgede ve ulusal düzeyde tanıtılmasının hedeflendiği ‘Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali, bu yıl 18 – 20 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Edirne Valiliği tarafından düzenlenen festivalde bu yılın temasını Edirne Beyaz Peyniri oluşturacak. Edirne’nin asırlık lezzetinin konu alınarak, sofralara taşınacağı festivale gastronomi dünyasından şefler ve üreticiler katılacak.
Festivalde yerel lezzetler, söyleşiler, atölyeler, gösteriler ve birbirinden özel etkinlikler üç gün boyunca Söğütlük Millet Bahçesi’nde ziyaretçileri ağırlayacak. Edirne Valiliği’nin sosyal medyada yaptığı paylaşımda, vatandaşlar festivale davet edilerek, “Peynirin başkenti Edirne’de, sütten peynire uzanan eşsiz bir lezzet hikâyesine davetlisiniz” denildi.
Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci, minibüs ve taksilere yönelik zam taleplerinin, ABD-İran arasındaki savaş kaynaklı küresel piyasada yaşanan akaryakıt kriziyle alakalı olduğunu belirterek, vatandaşlardan anlayış beklediklerini söyledi.
Ortadoğu’da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasında Hürmüz Boğazı krizinin sürmesi, küresel piyasalarda akaryakıt fiyatlarına yansımaya devam ediyor. Günden güne artan fiyatların en çok etkilediği sektörlerin başında ulaşım geliyor. Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası da, artan amortisman ve yakıt fiyatlarını gerekçe göstererek Edirne Belediyesi’ne minibüs ve taksilerde tarife artışı talebinde bulundu. Talep, Eylül ayı Belediye Meclisi’nde, görüşülmek üzere Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edildi. Oda’nın yılbaşından bu yana minibüslerde üçüncü, taksilerde ikinci kez zam talebinde bulunması, vatandaşın tepkisine neden oldu.
‘ZAM İSTEDİĞİMİZ EN SON ŞEY’
Oda Başkanı Aytaç Dilci, basın toplantısı düzenleyerek zam talebinin gerekçelerini anlattı. Sosyal medyada kendilerine hakarete varan eleştiriler olduğunu söyleyen Dilci, “Malum dünyadaki savaş dolayısıyla akaryakıt fiyatları çok artıyor. Biz de geçen ay belediye başkanlığımızdan bir zam talebinde bulunduk. Bugünkü basın açıklamasını yapma amacımız da bundan kaynaklanıyor. Sosyal medyada bize çok büyük hakaretler ediyorlar. Sanki ülkede zammı sadece biz yapıyormuşuz gibi, biz zam istiyormuşuz gibi. Zam bizim taksici olsun, minibüsçü olsun en son istediği şey. Çünkü her zamda bizim yolcu sayımız düşer, sıkıntı yaşarız ama biz bunu yapmak zorunda kalıyoruz” dedi.
‘YILBAŞINDAN BU YANA AKARYAKITA YÜZDE 62 ZAM GELDİ’
Yılbaşından bu yana akaryakıta yüzde 62 oranında zam geldiğine dikkat çeken Dilci, “Biz bu yıl iki defa zam aldık. Ama bu zamları mecburen istemek zorunda kaldık. Çünkü nedeni şu: bugün ben verileri çıkarttım. Yılbaşından bugüne kadar akaryakıta 22 defa zam gelmiş, biz iki defa zam almışız. Bunu orana vurduğumuzda yılbaşından bugüne kadar akaryakıta yüzde 62 zam gelmiş, biz iki defa zam yapmışız, yüzde 39 fiyat artışımız olmuş. Sosyal medyadaki arkadaşlara bireysel cevap vermeye bağlamında değil ama genel olarak söylüyorum; bize hakaretlerde bulunuyorlar. Ben diyorum ki arkadaşlar akaryakıt artmadığı sürece biz zam talebinde bulunmuyoruz. Yazın temmuz ayında servisçi arkadaşlar zam isteğinde, belediye başkanımız; ‘Siz de zam alacak mısınız?’ diye sorduğunda ‘Akaryakıt fiyatında düşme var, biz zam istemiyoruz’ diyerek reddettik. Ama baktık ki tekrar hızlı bir şekilde zam gelmeye başladı, biz de tekrar zam talebinde bulunmak zorunda kaldık” diye konuştu.
‘YILBAŞINDA MOTORİN 105-106 LİRA OLACAK’
Dilci, 13 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda motorine getirilen kademeli Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışına da değinerek, “Her ay yani eylül, ekim, kasım aralık ve ocak olmak üzere 14-15 lira bandında akaryakıta ÖTV zammı gelecek. Yılbaşında bugünden itibaren başka zam yapılmazsa mazot 105-106 lira olacak. Bu hesapla bir yıl içinde yüzde 91 zam yapılmış olacak. Eğer Ekim meclisinde zam alırsak üçüncüye zam almış olacağız ama geçen yıla göre yüzde 50 zararla çalışıyor olacağız. Bunlar bu ülkenin sorunları. Tabii ki bunu ne belediye yapıyor ne biz yapıyoruz. Dünyada petrolle ilgili sıkıntılar var savaş dolayısıyla. Bunu da anlayışla karşılamaya çalışıyoruz ama halkımızın da bizi anlayışla karşılamasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
‘ANLAYIŞ BEKLİYORUZ’
Motorindeki artışı halkın da hissetmeye başlayacağını dile getiren Dilci, “Şimdi herkes şunu diyor; ‘Kimse zam yapmadan siz niye zam yapıyorsunuz?’ Ya zammı ilk gören, ilk hisseden bizim sektörümüz, ulaşım sektörü. Çünkü hemen pompaya, bize yansıyor. Bunu halkımız da hissedecek. Nasıl hissedecek? Şu an işte Edirne’de bağdan, bahçeden çıkan domates, biber, karpuz, bunların hepsinin fiyatları düşük. Ama yarın öbür gün bunlar seralardan gelmeye başlayınca, bunların üzerine bir de taşıma maliyetleri binince bu zamların yansıması hepimizi etkileyecek ve hepimiz bunu cebimizde daha fazla hissetmeye başlayacağız. Biz sektör olarak bu işi en çabuk hisseden, en önce hisseden sektörüz. Halkımızdan anlayış bekliyoruz. Tabii ki istemesek de belli bir zam almak zorundayız. Çünkü şu an araçlarımız para kazanmıyor. Şunu da söylüyorlar; ‘Para kazanmıyorsanız niye yapıyorsunuz?’ Bunu yapmak zorundayız. Bir anlamda biz kamu hizmeti de yapıyoruz. Yani gece gündüz sabah araçların hepsini sahaya eksisiz bir şekilde sürüyoruz. Yaz da olsa araçlarınız çalıştı. Geçen yıldan bugüne kadar araç sayısını 60’a yakın arttırdık 230 araçla halkımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Yani bunu ben yapmazsam, siz yapmazsanız burada sıkıntı olur” ifadelerini kullandı.
‘ARAÇ FİLOMUZU YENİLEMEK İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATTIK’
Serhad Birlik’te araç filosunu yenilemeyle ilgili de çalışma başlattıklarını belirten Dilci, “İki firmayla görüştük. Bunlardan bize birer tane tanıtım aracı göndermelerini, test aracı göndermelerini istedik. Sanırım önümüzdeki hafta bir tanesi gelecek. Ondan sonraki hafta da diğeri gelecek. Ama biz şehir içinde otobüs segmentinde arabalarla çalışıyoruz ve bunlar giderleri çok yüksek araçlar. Araç filomuzun içinde eski araçlar var, doğru tabir bu. Araçlarımızın birçoğunun durumu iyi, bakımları yapılıyor. Herhangi bir sıkıntı yok. Bu eski araçları özellikle değiştirmeleri yönünde arkadaşlara uyarılar yapıyoruz. Ama filomuzu yenileme konusunda da çalışmalarımız devam ediyor” dedi.
‘BİZ DE ESKİ ARAÇLA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ’
Konuyla ilgili önümüzdeki ay genel kurul yapılacağını söyleyen Dilci, “Bu konuda da arkadaşlarımızla sanıyorum önümüzdeki ay genel kurul yapacağız, orada da filoyu yenileme kararı alabiliriz. O konuda da çalışıyoruz. Çünkü halkımız bu konuda haklı. Biz de asla eski araçla çalışmak istemeyiz. Eski aracın akaryakıt gideri olsun, amortisman gideri olsun çok yüksektir, kar bırakmaz. Biz aracımızı yenileyip oradaki o farkla aracımızı öderiz, yenileriz, öyle bir çalışma yapıyoruz. İnşallah önümüzdeki sezona yetiştiririz” diye konuştu.
Ankara tel örgü, başkent genelinde arsa, tarla, şantiye, özel mülk, sanayi tesisi ve spor alanlarının sınır güvenliğini sağlamak amacıyla en çok tercih edilen ekonomik, dayanıklı ve estetik çevre çiti sistemidir. Ankara’nın geniş coğrafi yapısı, hızla gelişen sanayi bölgeleri, hobi bahçeleri ve müstakil yerleşim alanları, alan koruma ve sınır belirleme ihtiyacını her geçen gün artırmaktadır. İklim şartlarının yazın sıcak, kışın ise kar yağışlı ve don olaylarına açık olması sebebiyle kentte kullanılacak tel örgü malzemelerinin yüksek kalite standartlarında ve korozyona dayanıklı olması büyük önem taşır.
Güvenlik ihtiyacına pratik çözümler sunan tel çit sistemleri; sadece izinsiz girişleri engellemekle kalmaz, aynı zamanda mülk sınırlarını netleştirerek estetik bir düzen sağlar. Bu yazımızda Ankara ve çevresindeki tel örgü uygulamalarını, çeşitlerini, seçim kriterlerini ve merak edilen detayları inceleyeceğiz.
Tel Örgü Çeşitleri ve Kullanım Alanları
Kullanım amacına ve alanın güvenlik ihtiyacına göre farklı tel örgü ve çit çözümleri bulunmaktadır:
Galvaniz Kaplı Tel Örgü: Sıcak daldırma galvaniz kaplama teknolojisiyle üretilen bu teller, paslanmaya ve çürümeye karşı üstün direnç gösterir. Tarla, arsa ve hobi bahçelerinde en ekonomik çözüm olarak sıklıkla tercih edilir.
PVC Kaplı Tel Örgü: Galvanizli telin üzerine UV korumalı PVC katman kaplanmasıyla elde edilir. Genellikle yeşil renkte üretilen bu sistemler, doğayla uyumlu estetik bir görünüm sunarken zorlu hava koşullarına karşı ekstra koruma sağlar.
Panel Çit Sistemleri: Dekoratif görünümü ve yüksek rijitliği ile öne çıkan panel çitler; villa bahçeleri, okul çevreleri, site ve fabrika alanlarında güvenlik ile şıklığı bir arada sunar.
Jiletli ve Dikenli Tel Sistemleri: Yüksek güvenlik gerektiren askeri alanlar, sanayi bölgeleri, depo ve özel mülk sınırlarında mevcut tel örgünün üst kısmına entegre edilerek tırmanmayı önleyici caydırıcı bir bariyer oluşturur.
Ankara İkliminde Tel Örgü Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Ankara’nın sert karasal iklimi, dış mekanda kullanılacak metal yapıların ömrünü doğrudan etkiler. Bu nedenle tel örgü uygulaması yaptırmadan önce şu hususlara dikkat edilmelidir:
Göz Aralığı ve Tel Kalınlığı: Güvenlik ihtiyacına göre telin kalınlığı (mm) ve göz aralığı (cm) doğru belirlenmelidir. Tel kalınlığı arttıkça ve göz aralığı daraldıkça çitin darbelere karşı direnci yükselir.
Korozyon ve Pas Direnci: Don olaylarının ve kar yağışının yoğun olduğu bölgelerde standart kaplamasız teller kısa sürede paslanır. Bu nedenle mutlaka galvaniz kaplı veya PVC kaplamalı teller tercih edilmelidir.
Direk ve Montaj Kalitesi: Tel örgünün dik durması ve zamanla sarkma yapmaması için kullanılan beton veya demir direklerin derinliğine uygun şekilde toprağa sabitlenmesi, destek (payanda) direklerinin doğru açıyla yerleştirilmesi gerekir.
Ankara’da Tel Örgü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Tel örgü ve çit sistemleri yaptırmayı planlayan mülk sahiplerinin en çok merak ettiği soruları ve yanıtlarını derledik.
1. Tel örgü fiyatları neye göre belirlenir?
Fiyatlar; kullanılacak telin türüne (galvaniz, PVC, panel), tel kalınlığına, göz aralığına, çitin yüksekliğine, kullanılacak direk tipine (beton direk, boru direk) ve montaj yapılacak arazinin engebeli olup olmamasına göre değişiklik gösterir.
2. Beton direkli mi yoksa boru (demir) direkli tel örgü mü tercih edilmelidir?
Arsa, tarla ve geniş arazi sınırlarında daha uzun ömürlü ve ağır şartlara dayanıklı olması nedeniyle beton direkli tel örgü tercih edilir. Bahçe, site ve daha estetik görünüm istenen alanlarda ise montajı pratik ve renklendirilebilir olan boru direkli veya profil direkli sistemler kullanılır.
3. Tel örgüler zamanla sarkma yapar mı?
Doğru ara mesafelerle dikilmiş direkler, köşe payandaları ve kaliteli gergi teli kullanılarak yapılan profesyonel montajlarda tel örgü zamanla sarkma yapmaz. İşçilik ve kaliteli malzeme kullanımı bu noktada kilit rol oynar.
4. Tarla veya bahçeye tel örgü çekmek için ruhsat gerekir mi?
Genel olarak kendi mülkünüzün sınırları içerisine, imar mevzuatına ve komşu parsel sınırlarına uymak kaydıyla tel örgü çekmek ruhsata tabi değildir. Ancak sit alanları veya özel koruma bölgelerinde ilgili belediye veya idareden bilgi almak faydalı olacaktır.
Arazi ve Mülk Güvenliğiniz İçin Profesyonel Çözüm
Arsanızı, bahçenizi veya işletmenizi koruma altına almak, sınırlarınızı belirlemek ve uzun yıllar paslanmadan duracak kaliteli bir çit sistemine sahip olmak için doğru malzeme ve uzman işçilik ile hareket etmek gerekir.
Ankara’da tel örgü, panel çit, jiletli tel ve bahçe çiti uygulamaları konusunda detaylı bilgi almak, ücretsiz keşif talep etmek ve projenize özel teklifler oluşturmak için Koru tel firması ile iletişime geçin.
Metal hurda piyasasında fiyatlar günlük koşullara göre değişebiliyor. Bu durum, hem bireysel kullanıcılar hem de işletmeler için doğru hurdacı seçimini daha kritik hale getiriyor. Çünkü aynı malzeme, yanlış sınıflandırma veya belirsiz tartım nedeniyle farklı bedellerle sonuçlanabiliyor. Özellikle demir, bakır, alüminyum ve kablo gibi gruplarda tür ayrımı yapılmadan verilen teklifler, malzeme sahibinin zararına işleyebiliyor.
İstanbul’un yoğun semtlerinde hurda çıkışı yalnızca büyük fabrikalara özgü değil. Ev tadilatı, iş yeri sökümü, depo temizliği ve şantiye fireleri de düzenli metal birikimi oluşturuyor. Bu noktada ihtiyaç duyulan şey; hızlı gelen, açık tartım yapan ve güncel hurda fiyatları üzerinden net ödeme sunan bir hizmet modeli. Şeffaf çalışan firmalar, sürecin her adımını müşteriyle paylaşarak güven oluşturuyor.
Hadımköy Hurdacı İhtiyacı Sanayi Temposuyla Büyüyor
Hadımköy, üretim ve lojistik faaliyetleriyle metal hurdanın sürekli çıktığı bölgelerden biri. Atölye fireleri, makine parçaları, profil ve sac artıkları ile kablo demetleri, alan yönetimini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle Hadımköy hurdacı hizmeti, birçok işletme için düzenli operasyon kalemi haline geliyor. Alanın zamanında boşaltılması, hem güvenlik hem verimlilik açısından önem taşıyor.
Hadımköy’de çalışan firmalar genellikle aynı gün tahliye ve öngörülebilir fiyat bekliyor. Yüksek tonajlı alımlarda küçük birim farkları toplam tutarı ciddi biçimde değiştirebildiği için yerinde sınıflandırma şart. Profesyonel ekipler, malzemeyi türüne göre ayırıp dijital tartımla ölçerek teklifi netleştiriyor. Bu yaklaşım, piyasa dalgalanmalarının olduğu dönemlerde daha sağlıklı sonuç veriyor.
Şirinevler Hurdacı Talebinde Yerel Dinamik
Şirinevler ve çevresi, konut yoğunluğu ile ticari hareketliliğin bir arada olduğu bir hat. Tadilat sonrası biriken demir parçalar, eski metal eşyalar, iş yeri yenilemeleri ve küçük ölçekli sökümler nedeniyle Şirinevler hurdacı arayışı sıklaşıyor. Bu bölgede hizmet alanlar için hızlı dönüş, dar sokaklarda dikkatli yükleme ve net iletişim öne çıkıyor.
Şirinevler’de bireysel kullanıcılar çoğu zaman “ne kadar eder?” sorusuyla sürece başlıyor. Doğru yanıt için malzeme türü, miktar ve temizlik durumu birlikte değerlendirilmeli. Karışık hurdayı tek fiyat üzerinden almak, özellikle değerli metallerin bulunduğu yığınlarda kayba yol açabiliyor. Bu yüzden tür bazlı değerlendirme yapan hurdacı ekipleri tercih ediliyor.
Hurda Fiyatları Nasıl Okunmalı?
Hurda fiyatları, tek bir rakamdan ibaret değil. Piyasa koşulları, malzeme kalitesi, miktar, ayrıştırma durumu ve lojistik şartlar fiyatı doğrudan etkiliyor. Temiz demir ile paslı karışım, bakır kablo ile zayıf kablo, alüminyum profil ile boyalı parça aynı kategoride ele alınamaz. Bu nedenle güncel listeye bakmak kadar yerinde inceleme yaptırmak da gerekli.
Şeffaf firmalar, teklifi oluştururken hangi unsurların etkili olduğunu müşteriye anlatıyor. Tartımın önünde yapılması, hesabın açık paylaşılması ve ödemenin geciktirilmeden tamamlanması güveni güçlendiriyor. Özellikle düzenli satış yapan işletmeler için bu disiplin, uzun vadeli iş birliğinin temelini oluşturuyor.
Hurdacı Seçiminde Sık Yapılan Hatalar
Birçok kişi yalnızca en yüksek duyulan fiyata odaklanıyor. Ancak süreç tamamlandığında eksik tartım, belirsiz kesinti veya geciken ödeme gibi sorunlarla karşılaşılabiliyor. Bir diğer hata, malzemeyi hiç ayırmadan satmak. Kabaca da olsa demir, bakır, alüminyum ve kablo ayrımı yapmak toplam bedeli koruyabiliyor.
Zaman planlamasını ihmal etmek de sık görülen bir sorun. Randevu gününde yetkili kişinin adreste bulunmaması, süreci uzatıyor. Fotoğraf veya kısa malzeme bilgisi paylaşmamak ise ekibin yanlış araçla gelmesine neden olabiliyor. Doğru hurdacı ile çalışırken ön bilgilendirme, hem hız hem doğruluk sağlıyor.
Tek Hurda Metal ile Açık ve Kontrollü Alım
Tek Hurda Metal A.Ş, hurdacı hizmetini keşiften ödemeye kadar kontrollü bir sistemle yürütüyor. Firma; demir, bakır, alüminyum, kablo, sarı metal, paslanmaz, akü ve elektronik hurda gruplarında adresten alım yapıyor. Yerinde keşif ücretsiz; onay sonrası yükleme, tartım ve ödeme aynı gün tamamlanabiliyor.
Firmanın modeli, Hadımköy hurdacı ihtiyacı olan sanayi işletmeleri ile Şirinevler hurdacı arayan bireysel kullanıcılar için aynı ciddiyetle işliyor. Merkez ofisi Avcılar’da bulunan yapı, mobil ekipleriyle planlı rota üzerinden yönlendirme yapıyor. Güncel hurda fiyatları dikkate alınarak oluşturulan teklifler, müşterinin malzemesini daha adil değerlendirmesine yardımcı oluyor.
Yerinde Tartım Neden Güven Veriyor?
Hurdacı sürecinde en kritik güven unsurlarından biri tartımın şeffaf yapılması. Müşteri önünde gerçekleşen dijital ölçüm, hesabın netleşmesini sağlıyor. Böylece “ne kadar çıktı?” sorusu belirsiz kalmıyor. Özellikle yüksek tonajlı Hadımköy operasyonlarında bu açıklık, toplam bedelin doğru oluşması açısından hayati.
Tartım sonrası ödeme adımının hızlı tamamlanması da memnuniyeti artırıyor. Aynı gün nakit veya anlaşılan yöntemle ödeme, hem bireysel hem kurumsal tarafta süreci kapatıyor. Tek Hurda Metal, bu akışı standart hale getirerek sürprizleri azaltmayı hedefliyor.
Şirinevler’de Pratik Hizmet Akışı
Şirinevler hurdacı taleplerinde süreç genellikle kısa ve net ilerliyor. İletişimde adres, hurda türü ve tahmini miktar paylaşılması yeterli oluyor. Ekip adrese geldiğinde sınıflandırma yapıyor, tartıyor ve teklifi netleştiriyor. Onay sonrası yükleme tamamlanıp alan boşaltılıyor.
Dar sokaklar ve site girişleri gibi yerel koşullarda deneyimli ekip çalışması önem kazanıyor. Dikkatli yükleme, çevredeki alanın zarar görmesini engellerken komşuluk ilişkilerini de koruyor. Profesyonel yaklaşım, yalnızca hız değil; düzen ve güvenlik de sağlıyor.
Kurumsal Müşteriler İçin Düzenli Randevu Avantajı
Hadımköy’deki üretim tesisleri için hurda çıkışı çoğu zaman periyodik. Düzenli randevu sistemi sayesinde alan birikmeden temizleniyor, depo kapasitesi korunuyor. Araç kapasitesinin doğru planlanması, tek seferde tahliye oranını yükseltiyor. Bu da iş günü kaybını azaltıyor.
Kurumsal tarafta iletişim sürekliliği de kritik. Saha ekibiyle hızlı koordinasyon, beklenmeyen durumların kısa sürede çözülmesini sağlıyor. Tek Hurda Metal, yüksek tonajlı alımlarda da bireysel işlemlerde de aynı disiplinle ilerleyerek bu beklentiye yanıt veriyor.
Hurdacı ile Uzun Vadeli İş Birliği Neden Avantajlı?
Özellikle Hadımköy’deki üretim tesisleri için tek seferlik işlem yerine düzenli iş birliği daha verimli sonuç verir. Aynı ekibin saha koşullarını tanıması, her randevuda keşif süresini kısaltır. Malzeme profili bilindiğinde araç planlaması daha isabetli olur, tahliye daha hızlı tamamlanır. Bu düzen, hurda fiyatları dalgalansa bile sürecin öngörülebilir kalmasını sağlar.
Şirinevler tarafında da benzer bir avantaj görülür. Tekrarlayan tadilat veya iş yeri yenilemelerinde tanıdık bir hurdacı ile çalışmak, iletişim yükünü azaltır. Kısa bilgilendirme ile randevu oluşturulabilir, gereksiz pazarlık ve belirsizlik ortadan kalkar. Güven bir kez oluşunca hem zaman hem enerji korunur.
Sonuç: Fiyat Tek Başına Yetmez, Süreç Şeffaf Olmalı
Metal hurda satışı, doğru yönetildiğinde hem çevresel hem ekonomik katkı üretir. Ancak bu katkının gerçekleşmesi için hurdacı seçiminin bilinçli yapılması gerekir. Hadımköy hurdacı arayan işletmeler ile Şirinevler hurdacı ihtiyacı olan kullanıcılar için kritik nokta; güncel hurda fiyatları kadar adil tartım, net sınıflandırma ve zamanında ödemedir.
Tek Hurda Metal A.Ş, yerinde keşif, tür bazlı değerlendirme ve aynı gün ödeme modeliyle bu ihtiyacı karşılıyor. Piyasa koşullarının değişken olduğu dönemlerde şeffaf süreç sunan firmalar, müşteri güvenini koruyor. Doğru ekiple çalışmak, hurda satışını karmaşık bir işten çıkarıp kısa ve öngörülebilir bir işleme dönüştürüyor.
İstanbul’un farklı semtlerinde metal yönetimi artık daha bilinçli yapılıyor. Açık fiyat, doğru tartım ve planlı hizmet bir araya geldiğinde hem alan temizleniyor hem değer korunuyor. Bu dengeyi sağlayan hurdacı modeli, uzun vadede en sağlıklı tercih olarak öne çıkıyor.
Sınır ötesi taşınmalarda ailelerin en büyük kaygısı eşyaların sağlam ve zamanında ulaşması. Bu kaygı haklı; çünkü uluslararası nakliyat, uzun mesafe, farklı taşıma modları ve resmi prosedürleri aynı anda içeren karmaşık bir süreç. Doğru kurgulanmayan bir operasyon; gecikme, hasar veya ek maliyet riskini artırır. Bu nedenle uluslararası evden eve nakliyat hizmeti alırken güven unsurları baştan netleştirilmeli.
Güven yalnızca “dikkatli taşıyoruz” söylemiyle oluşmaz. Keşif kalitesi, ambalaj standardı, envanter takibi, sigorta kapsamı, güzergâh planı ve müşteri iletişimi birlikte çalışmalıdır. Profesyonel firmalar, bu başlıkları tek bir operasyon disiplinine bağlayarak süreci yönetir. Amaç, taşınmayı stresli bir belirsizlikten çıkarıp kontrollü bir plana dönüştürmektir.
Uluslararası Evden Eve Nakliyatta İlk Adım: Doğru Keşif
Uluslararası evden eve nakliyatın başarısı keşifle başlar. Eşya hacmi yanlış hesaplanırsa hem maliyet sapar hem de araç veya konteyner planı bozulur. Kırılgan ürünler, demonte edilecek mobilyalar, asansör kısıtları ve çıkış-varış adres koşulları önceden görülmelidir. İyi bir keşif, teklifin gerçekçi olmasını sağlar.
Aileler keşif öncesinde kullanılmayacak eşyaları ayırırsa süreç hızlanır. Hedef ülkedeki yaşam alanına sığmayacak büyük parçaların taşınması çoğu zaman gereksiz maliyet yaratır. Envanter çıkarımı, hem paketleme hem de olası depolama kararını kolaylaştırır.
Sigorta ve Sorumluluk Sınırları Neden Konuşulmalı?
Uluslararası nakliyatta sigorta, sonradan düşünülecek bir ayrıntı değil; planın merkezinde yer alması gereken bir güvencedir. Hangi risklerin kapsandığı, muafiyetler, beyan edilen değer ve hasar durumunda izlenecek yol peşinen netleşmeli. Şeffaf firmalar, bu konuları müşteriye açık dilde anlatır.
Sigorta tek başına yeterli değildir. Doğru paketleme yapılmadan yola çıkan eşyada risk yükselir. Bu yüzden güvence ile saha uygulaması birlikte ele alınmalıdır. Atlas Movers gibi deneyimli yapılar, sözleşmeli güvence yaklaşımıyla süreci daha öngörülebilir hale getirmeyi hedefler.
Eşya Depolama Güvenliğin Bir Parçası Olabilir
Her taşınma aynı gün teslimatla bitmez. Yeni ev hazır değilse, vize süreci uzuyorsa veya kademeli yerleşim planlanıyorsa eşya depolama devreye girer. Bu hizmet, eşyaların açıkta veya uygunsuz alanlarda bekletilmesini engeller. Güvenli depolama; kamera sistemleri, kontrollü erişim ve düzenli envanter ile desteklenmelidir.
Kısa süreli muhafaza, takvim boşluklarını kapatır. Uzun süreli ihtiyaçlarda ise iklim koşulları, yangın güvenliği ve takip sistemi daha kritik hale gelir. Depolama seçilirken “yer var mı?” sorusu kadar “nasıl korunuyor?” sorusu da sorulmalıdır.
İstanbul Eşya Depolama ile Operasyonel Esneklik
İstanbul eşya depolama, uluslararası çıkış öncesi veya geçici bekleme dönemlerinde stratejik avantaj sağlar. Eşyalar profesyonelce paketlenip güvenli alana alındığında, sevkiyat tarihi daha esnek planlanabilir. Özellikle liman ve ana lojistik hatlara yakın konumlar, çıkış operasyonunu hızlandırır.
İstanbul eşya depolama kullananlar için etiketleme ve kategori düzeni büyük fark yaratır. Salon, mutfak, yatak odası gibi gruplar net tutulursa teslimat günü karışıklık azalır. Bu düzen, özellikle ailelerin ilk haftasını kolaylaştırır. Atlas Movers’ın Tuzla merkezli operasyon yapısı, şehir içi toplama ile uluslararası sevkiyatın aynı plan içinde yürütülmesine imkân tanır.
Paketleme Standartları Hasarı Nasıl Azaltır?
Cam, ayna, elektronik ve antika ürünlerde özel ambalaj şarttır. Ağır eşyalar küçük kutularda, hafif eşyalar daha geniş kutularda taşınmalı; aksi halde deformasyon riski artar. Uluslararası evden eve nakliyatta istifleme de en az ambalaj kadar önemlidir. Konteyner içinde kaymayı önleyen dengeleme, yoldaki sarsıntıya karşı koruma sağlar.
Profesyonel ekipler, paketleme sırasında öncelikli kutuları ayrı işaretler. İlk gece ihtiyaçları, temel mutfak gereçleri ve kişisel bakım ürünleri bu grupta yer alır. Böylece yeni adrese varışta her kutuyu açmak zorunda kalmadan günlük hayat hızlı kurulur.
Uluslararası Nakliyatta İletişim Neden Kritik?
Uzun mesafeli süreçlerde belirsizlik en büyük stres kaynağıdır. Müşteri, eşyasının hangi aşamada olduğunu bilmek ister. Düzenli bilgilendirme; gümrük, sevkiyat ve teslimat adımlarında güven duygusunu güçlendirir. Atlas Movers, müşteri iletişimini sürecin merkezinde tutarak beklenmeyen durumların daha hızlı yönetilmesini hedefler.
İletişim eksikliği, küçük bir gecikmeyi büyük bir krize dönüştürebilir. Bu nedenle teklif aşamasında iletişim kanallarının ve bilgilendirme sıklığının netleştirilmesi önerilir. Profesyonel uluslararası nakliyat, yalnızca taşımak değil; süreci görünür kılmak demektir.
Bireysel ve Kurumsal Taşınmalarda Ortak Payda
Aile taşınmalarında duygusal yük yüksektir; çocukların eşyalarının öncelikli yerleşmesi, tanıdık bir ortamın hızlı kurulması önemlidir. Kurumsal taşınmalarda ise iş sürekliliği öne çıkar. Ofis ekipmanları, arşivler ve teknik cihazlar için ayrı güvenlik planı gerekir. Her iki senaryoda da disiplinli saha yönetimi ve doğru zamanlama ortak ihtiyaçtır.
Eşya depolama seçeneği, kurumsal tarafta da sık kullanılır. Yeni ofis hazır değilse ekipmanlar güvenli alanda bekletilebilir. Bu esneklik, taşınma gününü daha kontrollü hale getirir.
Taşınma Öncesi Pratik Öneriler
Belgeleri tek dosyada toplayın, değerli evrakları kişisel bagajda taşıyın. Eşya listesini çıkarın ve fotoğraflayın. Hedef ülkedeki konut ölçüsünü kontrol edin. Depolama ihtimali varsa bunu baştan firmanıza bildirin. Sigorta kapsamını yazılı netleştirin.
Ayrıca “her şeyi götürelim” yaklaşımını gözden geçirin. Kullanılmayan eşyaların ayrılması, hem uluslararası evden eve nakliyat maliyetini düşürür hem de yeni evde düzen kurmayı kolaylaştırır. İstanbul eşya depolama seçeneği, karar vermek için ekstra zaman tanıyan pratik bir çözümdür.
Hasar Riskini Azaltan Saha Disiplini
Uluslararası nakliyatta hasarın önemli kısmı yanlış istifleme ve zayıf ambalajdan kaynaklanır. Profesyonel ekipler, ağır ve hafif ürünleri dengeli yerleştirir; kırılgan parçaları ayrı korur. Konteyner içinde boşluk bırakmamak, yoldaki sarsıntıya karşı ek güvencedir. Teslimat gününde kutu kontrolü yapmak da olası sorunların erken tespitini sağlar.
Atlas Movers, saha disiplinini sürecin ayrılmaz parçası olarak ele alır. Eşya depolama gereken senaryolarda da aynı koruma standardının sürdürülmesi, uzun beklemelerde dahi riskin kontrol edilmesine yardımcı olur. Güven; tek bir adıma değil, tüm zincire yayılan dikkatle oluşur.
Farklı Destinasyonlarda Ortak Standart
Avrupa, Amerika veya Ortadoğu yönlü taşımalarda yerel kurallar değişse de güvenlik beklentisi aynıdır. Uluslararası nakliyatta standart paketleme, net envanter ve düzenli bilgilendirme her destinasyon için geçerlidir. Aileler ülke fark etmeksizin eşyalarının izlenebilir olmasını ister.
Atlas Movers, destinasyon çeşitliliğinde bile aynı operasyon disiplinini korumayı hedefler. Eşya depolama gereken senaryolarda muhafaza standardının düşmemesi, uzun beklemelerde güveni sürdürür. İstanbul eşya depolama seçeneği, çıkış öncesi bu standardın korunmasına katkı sağlar.
Müşterilerin süreç boyunca yazılı teyit alması da önerilir. Teklif kapsamı, sigorta şartları ve teslimat tarihi netleştikçe uluslararası nakliyat daha az stresli hale gelir. Uluslararası evden eve nakliyatta belirsizlik azaldıkça güven artar. Eşya depolama ve İstanbul eşya depolama seçenekleri konuşulurken süre, erişim ve ücret modelinin peşinen netleştirilmesi, ileride doğabilecek anlaşmazlıkları önler.
Sonuç: Güven, Tek Bir Adımda Değil Tüm Süreçte Kurulur
Uluslararası taşınma, doğru yönetildiğinde yeni bir yaşamın sağlam başlangıcı olur. Güven; paketleme, sigorta, takip ve gerektiğinde depolama ile birlikte inşa edilir. Uluslararası nakliyat tercihinde kapsamı net, iletişimi açık ve operasyonu disiplinli firmalar öne çıkar.
Atlas Movers, uluslararası evden eve nakliyat sürecinde bu başlıkları bütüncül ele alarak ailelere ve kurumlara daha kontrollü bir geçiş sunmayı amaçlar. İstanbul eşya depolama imkânı ise takvim boşluklarını güvenli biçimde yönetmeye yardımcı olur. Planlı ilerleyen bir taşınma, stresi azaltır ve sonucu daha öngörülebilir kılar.
Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında öğrenci alımı için Özel Yetenek Sınavları gerçekleştirildi.
7-8 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen ve 462 adayın başvurduğu sınavlar, iki aşamalı olarak düzenlendi. İlk aşamada adayların genel yetenekleri değerlendirildi. Bu aşamada başarılı olan adaylar, ertesi gün gerçekleştirilen bölüm sınavlarına katılmaya hak kazandı.
İkinci aşamada Grafik Tasarımı, Heykel ve Resim bölümleri için alanlara yönelik hazırlanan sorular üzerinden adayların yetenekleri değerlendirildi. Sınavlar sonucunda Grafik Tasarımı Bölümü’ne 40, Resim Bölümü’ne 35, Heykel Bölümü’ne ise 15 olmak üzere toplam 90 öğrenci kabul edilecek.
Sınavlarda başarılı olan adaylar, 15-18 Eylül 2026 tarihleri arasında kayıtlarını gerçekleştirecek.
İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın gecikmeleri ‘teknik zorunluluk’ diyerek çiftçiden sabır istediği Çakmak Barajı’nın iktidarın Edirne’ye bakışının adeta bir fotoğrafı olduğunu belirterek, “Çiftçiyi kaderine terk edip sonra da geleceğe yatırım masalları anlatmayın. Çünkü sizin geleceğinizde çiftçiye yer yok” dedi.
İYİ Parti İl Başkanı Şahin, “9 yılda barajı bitiremediniz, çiftçiyi bitirdiniz!” başlığı altında yaptığı yazılı açıklamasında, “”
Terör suçlularına yönelik düzenlemelere jet hızıyla evet demeyi bilen AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal, sıra Edirne’nin çiftçisine ve yıllardır bekleyen Çakmak Barajı’na gelince sabır demiş” diyerek şunları kaydetti:
“AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Çakmak Barajı’ndaki gecikmeleri ‘teknik zorunluluk’ diyerek açıklıyor ve çiftçiden sabır istiyor. Oysa ortada sabırla açıklanabilecek bir tablo yok. 2017 yılının Şubat ayında ihalesi yapılan ve 2020 yılında tamamlanması öngörülen Çakmak Barajı 1. Kısım Sulama Hattı, 164 bin 535 dekar tarım arazisini suya kavuşturacaktı. Bugün 2026 yılındayız! Yani proje, öngörülen bitiş tarihinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala tamamlanmış değil. Üstelik 2. Kısım Sulama Hattı’nın ihalesi dahi henüz yapılmış değil.
Bir de tabela hikayesi var. Tabeladaki iş bitirme tarihini defalarca değiştirdiler. Hükümet temsilcileri geldiğinde sürekli tabela yenilendi, tarih değiştirildi. En sonunda ondan da vazgeçtiler. Değişen tarih oldu, değişmeyen tek şey ise bitmeyen Çakmak Barajı! Bitirdikleri tek şey ihale bitiş tarihleri oldu, sonuca da bir türlü varamadılar. Yazık ki ne yazık!
Geçtiğimiz yıldan bu zamana yaklaşık 10 ay boyunca tek bir iş makinesi çalışmadı. Son iki aydır çalışma başlayınca “gece gündüz çalışıyoruz” demek gerçeği değiştirmiyor.
‘Ürün kalitesi artacak, verimlilik yükselecek, geleceğe yatırım yapıyoruz’ diyorsunuz. Peki bugün üreticinin hali ne? Buğday 12 liraya satılırken neredeydiniz? Ayçiçeği 36 liraya satılırken ne yaptınız? Hakkınızı yemeyelim, gümrük vergilerini sıfırlayıp yurtdışındaki çiftçilere para kazandırdınız!
Mazot, gübre, ilaç ve diğer girdi maliyetleri bu kadar yükselmişken borcunu ödeyemeyen çiftçiye hangi geleceği anlatıyorsunuz? Çiftçinin bugününü kurtaramayanların geleceği anlatması artık inandırıcı değildir. Sadece masaldır.
Üstelik eleştirileri “karamsarlık yaratıyor” diyerek susturamazsınız. Çiftçinin yaşadığı gerçekleri dile getirmek karamsarlık değil, halkın sesidir. Gerçi siz halkın sesini de duymazsınız ya, neyse.
Dokuz yıldır bekleyen Çakmak Barajı bu iktidarın Edirne’ye bakışının adeta bir fotoğrafıdır. Çiftçiyi kaderine terk edip sonra da geleceğe yatırım masalları anlatmayın. Çünkü sizin geleceğinizde çiftçiye yer yok.
Sizin hükümetinizin bu ülkeye verebileceği artık yeni bir umut yok. Daha fazla yoksulluk, daha fazla hayal kırıklığından başka bir şey veremezsiniz.
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük, Edirne’de toplu ulaşımda yaşanan sorunların vatandaşların günlük hayatını giderek zorlaştırdığını belirterek, okulların açılmasıyla birlikte mevcut sıkıntıların daha da büyüyeceği uyarısında bulundu.
Karakütük; seferlerin yetersizliği, araçların aşırı kalabalık olması, yol çalışmaları nedeniyle sık sık değişen güzergâhlar ile araçların eski ve bakımsız durumda bulunmasının vatandaşların en fazla şikâyet ettiği konular arasında yer aldığını ifade etti.
“OKULLARIN AÇILMASIYLA YOĞUNLUK DAHA DA ARTACAK”
Yeni eğitim döneminin başlamasıyla öğrenci ve veli hareketliliğinin artacağına dikkat çeken Karakütük, gerekli tedbirlerin bugünden alınması gerektiğini söyledi:
İl Başkanı Karakütük, “Bugün bile vatandaşlarımız duraklarda uzun süre araç bekliyor. Gelen araçların önemli bir bölümü ise özellikle yoğun saatlerde oldukça kalabalık oluyor. Okulların açılmasıyla birlikte öğrencilerimizin de aynı saatlerde toplu ulaşımı yoğun şekilde kullanacağını biliyoruz. Mevcut sorunların daha da büyümesi kaçınılmazdır. Sorun büyüdükten sonra çözüm aramak yerine bugünden tedbir alınmalıdır” dedi.
“ARAÇLARIN FİZİKİ DURUMU GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”
Toplu taşıma araçlarının fiziki şartlarının da ciddi biçimde ele alınması gerektiğini belirten Karakütük, şöyle devam etti:
“Vatandaşlarımız eski ve bakımsız araçlardan, kırık koltuklardan ve kırık tutunma yerlerinden şikâyet ediyor. Toplu ulaşım yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek değildir. Vatandaşımızın güvenli ve insana yakışır şartlarda seyahat edebilmesi gerekir. Özellikle çocuklarımızın ve öğrencilerimizin yoğun olarak kullanacağı araçların bakım ve kontrolleri vakit kaybetmeden yapılmalıdır.”
Şehir genelinde devam eden yol çalışmaları nedeniyle toplu taşıma güzergâhlarında sık sık değişiklik yaşandığını belirten Karakütük, bu durumun vatandaşlarda ciddi bir belirsizlik oluşturduğunu ifade etti. Karakütük şunları söyledi :
“Yol çalışmaları nedeniyle güzergâh değişiklikleri elbette olabilir. Ancak vatandaşımız hangi aracın nereden geçeceğini, hangi durağın kullanılacağını önceden bilmelidir. Değişikliklerin zamanında ve etkili şekilde duyurulması, alternatif güzergâhların açıkça belirtilmesi gerekiyor.”
“EDİRNE’DE TOPLU ULAŞIM İÇİN ACİL EYLEM PLANI ŞART”
Yetkililere çağrıda bulunarak okulların açılmasıyla yaşanacak yoğunluk için vakit kaybetmeden önlem alınmasını isteyen Karakütük, açıklamasını şöyle sonlandırdı:
“Yoğun saatlerde sefer sayıları artırılmalı, öğrenci yoğunluğunun bulunduğu hatlara ilave araçlar konulmalı, eski ve bakımsız araçlar yenilenmeli, mevcut araçların bakım ve güvenlik kontrolleri yapılmalı, güzergâh değişiklikleri vatandaşımıza zamanında duyurulmalıdır.
Okulların açılmasıyla yaşanacak yoğunluk sürpriz değildir. Bugünden öngörülebilen bir sorun için bugünden hazırlık yapılmalıdır. Öğrencilerimizi, çalışanlarımızı ve yaşlılarımızı duraklarda uzun süre beklemeye, tıklım tıklım araçlarda yolculuk etmeye mecbur bırakamayız.
Edirne’nin daha düzenli, güvenli ve konforlu bir toplu ulaşım sistemine ihtiyacı var. Yetkilileri vatandaşlarımızın şikâyetlerini dikkate almaya ve eğitim dönemi başlamadan acil tedbirleri hayata geçirmeye davet ediyoruz.”
Olgay GÜLER Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kuruluşunun 103’üncü yıldönümü dolayısıyla, il başkanlığı tarafından Atatürk Anıtı’nda çelenk sunuldu.
CHP’nin kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törende anıta çelenk bırakıldı. Törene; CHP Edirne Milletvekili Ediz Ün, CHP İl Başkanvekili Savaş Üner, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Öyküm Engin, İl Genel Meclisi ve İl Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, belediye ve il genel meclis üyeleri, geçmiş dönem il başkanları, parti yöneticileri ve partililer katıldı. CHP İl Başkanlığı çelenginin anıta sunulmasıyla başlayan tören; saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.
‘103 YILLIK MÜCADELEYİ ANIYORUZ’ Törende konuşan CHP İl Başkanvekili Savaş Üner, partinin 103 yıllık tarihi ve ilkelerine vurgu yaparak, “Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda; yalnızca bir siyasi partinin kuruluşunu değil, millet egemenliğine, bağımsızlığa ve Cumhuriyet değerlerine adanmış 103 yıllık bir mücadeleyi anmak için buradayız. 9 Eylül, bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir. 9 Eylül; işgale karşı bağımsızlığın, saltanata karşı millet egemenliğinin, teslimiyete karşı özgüvenin ve umutsuzluğa karşı örgütlü mücadelenin tarihidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bağımsızlığı ve millet iradesini esas alan bir anlayışla kurulmuştur. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103 yıllık tarihi, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve demokrasi mücadelesinin tarihidir” dedi.
‘BU EMANETE SAHİP ÇIKMAK HERKESİN TARİHSEL SORUMLULUĞUDUR’ CHP’nin, Atatürk’ün bıraktığı en büyük miras olduğunu söyleyen Üner, “Bugün burada, Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük mirasın yalnızca bir parti adı olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz. Bizlere bırakılan miras; akıl ve bilimin rehberliğinde çağdaş bir Türkiye, hukuk devleti, demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık ve millet egemenliğidir. Bu emanete sahip çıkmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde görev yapan herkesin tarihsel sorumluluğudur. Biz biliyoruz ki bir siyasi partiyi ayakta tutan yalnızca örgütleri, kadroları veya seçim başarıları değildir. Bir siyasi partiyi güçlü kılan, sahip olduğu değerlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi için bu değerlerin başında ahlak, adalet, erdem, liyakat ve kamu yararı gelir” diye konuştu. ‘SİYASETİ YENİDEN HALKIN UMUDU ÜZERİNE KURMAK ZORUNDAYIZ’ Temiz siyaset, temiz toplum ve temiz bir devlet düzeni vurgusu yapan Üner, “Bu nedenle siyaseti kişisel çıkarların, makam hesaplarının ve dar grup menfaatlerinin alanı olmaktan çıkarmak; siyaseti yeniden halkın umudu, devlet yönetimini ise yeniden adalet ve liyakat üzerine kurmak zorundayız. Temiz siyaset, temiz toplum ve temiz bir devlet düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı; ayrışmayı değil dayanışmayı, kutuplaşmayı değil ortak aklı, kişisel çıkarı değil kamu yararını esas alan bir siyaset anlayışıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin bütün yurttaşlarını eşit gören; hiç kimseyi kökeni, inancı, yaşam biçimi, düşüncesi veya siyasi tercihi nedeniyle ötekileştirmeyen bir anlayışın temsilcisidir. Bizim mücadelemiz, millet egemenliğini yeniden ve eksiksiz biçimde hâkim kılma mücadelesidir” şeklinde konuştu. ‘DEMOKRASİDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’ Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki hedeflerine değinen Üner, “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz açıktır: Demokrasinin güçlendiği, adaletin herkes için işlediği, liyakatin esas alındığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların eşit yurttaşlar olarak yaşamın her alanında güçlü olduğu, emeğin değer gördüğü ve hiçbir yurttaşımızın kendisini yalnız hissetmediği bir Türkiye. Bu hedefe ulaşacağımıza olan inancımız tamdır. Çünkü biz gücümüzü makamdan değil, milletimizden ve 103 yıllık tarihimizden alıyoruz. Bugün burada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda bir kez daha söz veriyoruz: Cumhuriyet’in değerlerinden vazgeçmeyeceğiz. Demokrasiden vazgeçmeyeceğiz. Adaletten vazgeçmeyeceğiz. Millet egemenliğinden vazgeçmeyeceğiz. Temiz siyasetten ve Türkiye’yi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarma hedefinden vazgeçmeyeceğiz. 103 yıl önce yakılan bağımsızlık ateşini, bugün aynı kararlılıkla geleceğe taşıyacağız” ifadelerini kullandı.
Konuşmanın kutlama etkinlikleri parti il başkanlığı binasında pasta kesimiyle devam etti.