Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Balıkpazarı’nın simgesi artık yok!

Olgay GÜLER

Edirne’de, Balıkpazarı Caddesi’nin simgelerinden balık heykeli, belediye ekiplerince hasar görmesi ve bakımsız olduğu gerekçesiyle kaldırıldı.

Kentin, balıkçı esnafının yoğunlukta olduğu, Balıkpazarı Caddesi’nde, esnaf sabah saatlerinde güne şaşkınlıkla başladı. Caddenin simgelerinden balık heykelinin yerinde olmadığı görülürken, akıbeti merak edildi. İşin aslıysa, daha sonra ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre heykelin, hasar görmesi ve bakımsız olduğu gerekçesiyle Edirne Belediyesi ekipleri tarafından kaldırıldığı öğrenildi.

Belediye kaynakları, bölgede devam eden altyapı çalışmalarının bitiminden sonra heykelin onarılarak geri konulup konulmayacağı konusunda karar vereceğini aktardı. Öte yandan heykelin, cadde üzerinde mal taşıyan araçların geçişine engel olduğu ve bu nedenle bazı esnafın istemediği belirtildi.

Vaysal’da bahara ‘renkli’ merhaba

Olgay GÜLER

Edirne Vaysal köyünde, baharın gelişinin kutlandığı, bu yıl 7’ncisi düzenlenen Geleneksel Hıdrellez Şenliği, bilinen adıyla ‘dallık’ şenliği, renkli görüntülere ev sahipliği yaptı.

Vaysal Köyü Muhtarlığı ve Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi iş birliğiyle düzenlenen şenlik, bu yıl 7’nci kez kapılarını açtı. Baharın gelişi nedeniyle kutlanan etkinlik, çevre halkından yoğun katılımıyla Vaysal Köyü Mesire Alanı’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe Edirne Belediye Başkan Vekili Onur Öktem, Edirne İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Edirne İl Genel Meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Organizasyon kapsamında bir araya gelen vatandaşlar, yeşillikler içinde hem mangal yakıp piknik yaptı hem de çalan yöresel müzikler eşliğinde doyasıya eğlendi. Halayların çekildiği, oyun havalarının oynandığı 7’nci Hıdırellez Şenlikleri, renkli görüntülere sahne oldu.

‘ATMOSFER ÇOK GÜZEL’

Etkinliğin düzenleyicilerinden Bahadır Kapu, şenliğin ortaya çıkış hikâyesini anlatarak, organizasyonun 2018 yılında Vaysal gençlerinin girişimiyle başladığını söyledi. Kapu, “2018 yılında dedik ki bizim köyümüzün aşağı kalır ne yanı var? Herkes taşın altına elini koysun dedik. Vaysal gençleri olarak bu işe başladık. Arkadaşlar bana öncülük yapmamı istediler. Ben de her zaman yanlarında olduğumu söyledim. Köyümüz Bulgaristan sınırına yakın olabilir ama çok güzel bir köy. Şu doğaya, gölete ve ormanlara bakın. İnsanların bir gün de olsa eğlenmeye ihtiyacı var. Bugün burada oluşan atmosfer gerçekten çok güzel. Bu yıl şenliğimizin 7’ncisini düzenliyoruz ve her geçen yıl daha da büyüyor” dedi.

“AKRABALAR YILLAR SONRA BURADA BULUŞUYOR”

Vaysal Köyü Muhtarı Mustafa Kutlu da, şenliğin köylüler arasındaki bağları güçlendirdiğini belirterek, “İnsanlar gerçekten çok mutlu. İstanbul’dan, Tekirdağ’dan, Bursa’dan ve daha birçok yerden gelenler burada buluşuyor. Yıllardır birbirini göremeyen akrabalar bir araya geliyor. Köylerinden ayrılan insanlar yeniden doğdukları topraklara dönerek eski dostlarıyla hasret gideriyor. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor” diye konuştu.

‘DOĞAMIZI KORUYALIM’

Vaysal Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Erkan Dumancı da organizasyona katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Muhtarımızın ve köylülerimizin talepleri doğrultusunda bu tip etkinliklere katkıda bulunuyoruz. Buraya gelen tüm misafirlerimize ve basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Ancak katılımcılardan tek bir isteğim var. Bu güzel bölgeyi temiz tutalım. Doğamızı koruyalım. Buradan ayrılırken bulunduğumuz alanları temiz bırakalım. Bu güzellikleri gelecek nesillere aktarabilmek için hepimizin sorumluluğu var” ifadelerini kullandı.

“HER YIL DAHA DA KALABALIK OLUYOR”

Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi de şenliğin her geçen yıl büyüyerek devam ettiğini söyledi. Geldi, “Vaysal Köyü Muhtarlığı ve Kalkınma Kooperatifi tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen şenliğe Trakya’nın birçok noktasından katılım oldu. Misafirlerimizi burada ağırlamaktan onur duyuyoruz. Edirne Belediyesi’nin de destekleriyle organizasyona katkı sunduk. Güzel bir etkinlik oldu. Her yıl katılımın arttığını görüyoruz. Bu tür yöresel etkinlikleri çok önemsiyoruz. İnşallah gelecek yıl daha da kalabalık bir organizasyon gerçekleştirilecek” dedi.

CHP de 9 delegeye imza daveti!

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Olağanüstü Kurultay toplanması için imza kampanyası başlattıklarını duyurdu. Balkanlı, Edirne’deki 38.Kurultay delegeleri olan kendisi ile birlikte Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Geçmiş Dönem İl Başkanı Samet Kahraman, Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Havsa ilçe Başkanı Memduh Doğramacıoğlu, Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç, Geçmiş Dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Geçmiş Dönem Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan ve Geçmiş Dönem İpsala İlçe Başkanı Mıstık Ak’ın imzaya davet edildiğini açıkladı.

Balkanlı yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi, kurucu değerlerinden aldığı güçle, ikinci yüzyılında da demokrasi, hukuk ve halk egemenliği mücadelesinin öncüsü olmaya devam etmektedir” dedi.
Başkan Balkanlı, “Bugün ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz, adalet sorunu ve demokratik gerileme karşısında halkımızın umudu Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu umudu büyüten, partimizi Türkiye’nin birinci partisi konumuna taşıyan ve milyonlarca yurttaşın değişim talebine öncülük eden Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliği, örgütümüz tarafından güçlü bir şekilde sahiplenilmektedir” şeklinde konuştu.

CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:
Son dönemde kamuoyunda “mutlak butlan” adı altında yürütülen tartışmalar ise yalnızca hukuki bir değerlendirme olarak görülemez. Delegelerin özgür iradesiyle gerçekleşen kurultayın sonuçlarını tartışmaya açan bu girişimler, partimizin demokratik işleyişine ve örgüt iradesine yönelik siyasi bir müdahale niteliği taşımaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanını da, yöneticilerini de, siyasi yönelimini de belirleyecek olan tek irade; üyelerimizin ve delegelerimizin iradesidir. Bu irade, 38. Olağan Kurultay’da ortaya çıkmış ve Sayın Özgür Özel’i Genel Başkan olarak görevlendirmiştir. Bu iradeye saygı göstermek, demokrasiye saygı göstermektir.
Ancak aynı zamanda inanıyoruz ki, böylesi olağanüstü tartışmaların yaşandığı dönemlerde partimizin yol haritasını yeniden ve tartışmasız biçimde belirleyecek olan en güçlü mekanizma yine kurultaydır. Bu nedenle Edirne’mizin 38. Olağan Kurultay Delegeleri olarak, partimizin tüzüğünün bizlere verdiği hak doğrultusunda Olağanüstü Kurultay’ın toplanması amacıyla noter kanalıyla imza sürecini başlatmış bulunuyoruz.
Toplanacak imzalar, yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından Genel Merkezimize teslim edilecektir.
İmzaya davet edilen Edirne 38.Kurultay delegelerimiz şunlardır.
Bu demokratik girişimde yer alan delegelerimiz;
* İl Başkanı Yücel Balkanlı
* Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan
* Geçmiş Dönem İl Başkanı Samet Kahraman
* Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır
* Havsa ilçe Başkanı Memduh Doğramacıoğlu
* Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç
* Geçmiş Dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan
* Geçmiş Dönem Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan
* Geçmiş Dönem İpsala İlçe Başkanı Mıstık AK
olarak bu sürecin içinde yer almaktayız.
Bu girişim; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde yürüyen değişim ve iktidar mücadelesine güç katmak, parti iradesini daha da sağlamlaştırmak ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin önündeki tüm tartışmaları örgüt iradesiyle ortadan kaldırmak ve partimizi iktidar yapmak amacı taşımaktadır.
Bizler biliyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği mahkeme salonlarında değil, kurultay salonlarında; siyasi mühendislik hesaplarında değil, delegelerin özgür iradesindedir.
Ne mutlak butlan tartışmaları ne de siyasi müdahale girişimleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü durduramayacaktır.

Yaşasın örgüt iradesi.
Yaşasın demokrasi.
Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi.

Endüstriyel Çalışma Tezgahı Nedir?

Endüstriyel çalışma tezgahı; ağır sanayi işletmelerinden küçük ölçekli atölyelere, AR-GE merkezlerinden bakım-onarım istasyonlarına kadar yoğun üretim yapılan alanlarda kullanılan, mukavemeti yüksek özel çalışma platformlarıdır. Standart masalardan farklı olarak, tonlarca ağırlıktaki makine parçalarına, sert darbelere, yağlara ve kimyasal aşınmalara karşı dirençli yapı çeliği ve özel yüzey kaplamalarıyla üretilirler. Bu tezgahlar, yalnızca üzerinde işlem yapılan sabit bir zemin sunmakla kalmaz; aynı zamanda fabrikalardaki iş akışını ve operasyonel hızı düzenleyen en kritik donanımlar arasında yer alır.

Modern bir endüstriyel tezgah, modüler çekmece sistemleri, avadanlık panoları, aydınlatma üniteleri ve elektrik-pnömatik hat bağlantılarıyla entegre bir üretim istasyonu formundadır. Koçel Çelik EşyaKoçel Çelik Eşya olarak tasarladığımız çalışma tezgahları, operatörlerin ergonomik ihtiyaçları ve iş güvenliği kriterleri gözetilerek şekillendirilir. Üretimde düzeni sağlarken arama zamanlarını minimuma indiren ve süreç optimizasyonunu en üst seviyeye taşıyan bu yapılar, fabrikaların kurumsal profesyonelliğini sahada doğrudan yansıtan yegane unsurlardır.

Endüstriyel Çalışma Tezgahları Nerede Kullanılır?

Bu özel donanımlar, ağır mekanik yüklerin, yoğun sirkülasyonun ve kesintisiz operasyonların mevcut olduğu tüm üretim, montaj ve bakım hatlarında kendilerine yer bulurlar. Başta otomotiv ana ve yan sanayi, savunma sanayisi, havacılık sektörü ve beyaz eşya fabrikaları olmak üzere, hassas mühendislik çözümleri gerektiren her tesiste temel bir ihtiyaçtır. Kalıphaneler, talaşlı imalat atölyeleri ve CNC işleme merkezlerinin hemen yanı başında, ağır iş parçalarının montajı, ayarı, testi ve kalite kontrolü amacıyla yaygın şekilde konumlandırılırlar.

Kullanım alanları büyük ölçekli sanayi tesisleriyle sınırlı kalmayan bu tezgahlar; teknik liselerin eğitim atölyelerinde, üniversitelerin laboratuvarlarında, lojistik merkezlerin paketleme istasyonlarında ve kurumsal firmaların teknik servis departmanlarında da aktif olarak görev yapar. Koçel’in esnek tasarım mimarisi sayesinde, elektronik montaj hatlarında statik elektriği önleyen antistatik (ESD) özellikli tezgahlar tercih edilirken, ağır makine bakım hatlarında ise üzeri kalın kauçuk veya çelik sac kaplı, darbe sönümleme gücü yüksek modeller devreye girmektedir.

Endüstriyel Çalışma Tezgahları Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Endüstriyel bir tezgah yatırımı yaparken dikkat edilmesi gereken en birincil kriter, işletmenin süreçlerinde ihtiyaç duyduğu taşıma kapasitesi ve tezgahın üst yüzey (tabla) seçimidir. Üzerinde yapılacak işin niteliğine göre pres bantlı masif ahşap, paslanmaz çelik, galvaniz sac veya yağ geçirmez özel kauçuk kaplamalar arasından en doğru olanı seçilmelidir. Yanlış tabla seçimi, kısa sürede yüzey deformasyonuna yol açarak iş güvenliğini tehlikeye atabilir ve dolaylı olarak üretim kalitesini düşürebilir.

İkinci önemli husus ise ergonomi, fonksiyonellik ve modülerliktir; tezgahın yüksekliği, çekmece taşıma kapasiteleri, merkezi kilit sistemleri ve genişletilebilir aksesuar opsiyonları uzun vadeli kullanım konforu için hayati önem taşır. Koçel Çelik Eşya olarak her zaman vurguladığımız gibi, yalın üretim (5S) felsefesine uyumlu, avadanlık kutulu ve takım asma kancalarına sahip panolu modeller seçilmelidir. Satın alınacak ürünlerin mutlaka uluslararası kalite standartlarına uygun testlerden geçtiğinden ve üretici firmanın güçlü bir satış sonrası yedek parça desteği sunduğundan emin olunmalıdır.

Endüstriyel Çalışma Tezgahları Kaç Yıl Dayanıklıdır?

Doğru mühendislikle projelendirilmiş, kaliteli ham maddeye ve kusursuz elektrostatik toz boya işçiliğine sahip bir endüstriyel çalışma tezgahıendüstriyel çalışma tezgahının ömrü, minimum 15 ila 20 yıl arasında değişmektedir. Ağır endüstri şartlarında, vardiyalı ve kesintisiz çalışma temposunda bile bu tezgahlar, yapısal formlarını ve kaynak bütünlüklerini korumak üzere tasarlanırlar. Mukavemeti artırılmış çelik gövde yapısı, bükülme ve esnemelere karşı maksimum direnç göstererek nesiller boyu kullanılacak kalıcı bir yatırım enstrümanına dönüşür.

Tezgahın ömrünü belirleyen en önemli faktörlerden biri de Koçel kalitesiyle uygulanan yüzey koruma teknolojileridir; paslanmaya, çizilmeye ve endüstriyel kimyasallara karşı dirençli boyama sistemleri ürün ömrünü katlamaktadır. Kullanım talimatlarına uyulması ve kapasite sınırlarının üzerinde aşırı tonaj yüklemelerinden kaçınılması durumunda, çelik gövdeli bu endüstriyel mobilyalar fabrikaların demirbaşları arasında en az yıpranan ve amortisman süresini en hızlı tamamlayan yatırımlar olarak öne çıkar.

Özel Eğitimde Sessiz Kalan Çocuklar Aslında Ne Anlatıyor?

Özel eğitim uzman öğreticisi Dilara BALCI, özel gereksinimli çocuklarla çalışan öğretmenlere ve ailelere önemli uyarılarda bulundu. Özellikle iletişim kurmakta zorlanan çocukların davranışlarının doğru okunması gerektiğini belirten Balcı, birçok çocuğun anlaşılmak yerine değiştirilmeye çalışıldığını söyledi.

“Sessizlik Her Zaman İletişimsizlik Değildir”

Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin konuşmayan veya az konuşan çocukların çevreleriyle ilgilenmediğinin düşünülmesi olduğunu ifade eden Balcı, bunun her zaman doğru olmadığını vurguladı.

“Bir çocuk göz teması kurmuyorsa, sorulara yanıt vermiyorsa ya da yalnız kalmayı tercih ediyorsa bu onun iletişim kurmak istemediği anlamına gelmez. Çoğu zaman çocukların kendilerini ifade etme yolları yetişkinlerden farklıdır. Sessizlik de bir iletişim biçimi olabilir.” dedi.

Öğretmenlere: “Davranışı Değil, İhtiyacı Gön”

Özellikle okul ortamında karşılaşılan zorlayıcı davranışların altında çoğu zaman karşılanmamış ihtiyaçların bulunduğunu belirten Balcı, öğretmenlerin yalnızca görünen davranışa odaklanmaması gerektiğini söyledi.

“Sınıfta amaçsızca hareket eden, sürekli hareket eden ya da derse katılmayan bir çocuk bazen kendini regüle edemiyor olabilir. Önce davranışın nedenini anlamaya çalışmalıyız. Çocuk bize bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir.” ifadelerini kullandı.

Velilere Karşılaştırma Uyarısı

Ailelerin çocuklarını kardeşleriyle veya akranlarıyla kıyaslamasının ciddi sorunlara yol açabileceğini söyleyen Balcı, her çocuğun kendi gelişim yolculuğuna sahip olduğunu belirtti.

“Aileler bazen iyi niyetle ‘Bak arkadaşın yapıyor’ diyebiliyor. Ancak bu yaklaşım çocuğun motivasyonunu artırmak yerine yetersizlik hissini güçlendirebiliyor. Çocukları başkalarıyla değil, kendi gelişimleriyle değerlendirmeliyiz.” dedi.

“Gelişim Bir Yarış Değil”

Sosyal medyada paylaşılan başarı hikâyelerinin aileler üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çeken Balcı, gelişim sürecinin bireysel olduğunu vurguladı.

“Her çocuğun ilerleme hızı farklıdır. Önemli olan diğer çocuklardan önce bir beceriyi kazanmak değil, çocuğun kendi potansiyelini destekleyebilmektir.” şeklinde konuştu.

Teknoloji Kullanımına Dikkat Çekti

Uzun süreli ekran maruziyetinin özellikle erken çocukluk döneminde sosyal etkileşim fırsatlarını azaltabileceğini belirten Balcı, ailelerin teknoloji kullanımında dengeyi koruması gerektiğini ifade etti.

“Çocukların gelişimi için en güçlü araçlardan biri insan ilişkileridir. Oyun, sohbet, ortak etkinlikler ve karşılıklı etkileşim hiçbir ekranın yerini tutamaz.” dedi.

Çocukları Değiştirmeye Değil, Anlamaya Çalışalım”

Özel eğitim alanındaki en büyük dönüşümün bakış açısında yaşanması gerektiğini belirten Balcı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Çocukları sürekli değiştirmeye çalıştığımızda onların güçlü yönlerini kaçırabiliyoruz. Önce anlamaya, sonra desteklemeye odaklanmalıyız. Her çocuk doğru destekle gelişebilir ve öğrenebilir.”

Balcı, özel eğitimde başarının temelinde sabır, kabul, doğru gözlem ve aile–öğretmen iş birliğinin bulunduğunu vurgulayarak, çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımların yaygınlaşması gerektiğini söyledi.

Dilara Balcı Kimdir?

Dilara Balcı, okul öncesi öğretmeni ve özel eğitim uzman öğretici olarak erken çocukluk dönemindeki gelişimsel farklılık gösteren çocuklarla çalışmalarını sürdürmektedir. Özellikle otizm spektrum bozukluğu ile dil ve iletişim alanında desteğe ihtiyaç duyan çocuklara yönelik gelişimsel ve ilişki temelli müdahale programları uygulamaktadır.

Floortime yaklaşımını temel alan Balcı, yaratıcı drama ve işaret dili alanlarındaki deneyimini çocukların iletişim, sosyal etkileşim ve kendini ifade etme becerilerini destekleyen çalışmalarla birleştirmektedir. Özel eğitim ve rehabilitasyon alanındaki saha deneyiminin yanı sıra eğitim koordinatörlüğü ve kurum yöneticiliği görevlerinde bulunmuş, eğitim programlarının planlanması ve yürütülmesinde aktif rol almıştır.

Bilimsel temelli yaklaşımları uygulamaya aktarmayı hedefleyen Dilara Balcı, aynı zamanda öğretmenlere ve eğitimcilere yönelik eğitimler, seminerler ve atölye çalışmaları düzenlemektedir.

Japonya Turları: Uzak Doğu’nun Büyüleyici Dünyasında Unutulmaz Bir Keşif

Uzak Doğu denince akla gelen ilk destinasyonlardan biri olan Japonya, yüzyılları kucaklayan eşsiz kültürü, teknoloji harikası şehirleri ve doğayla iç içe mistik atmosferiyle her yıl binlerce gezgini kendine hayran bırakıyor. Türkiye’den Japonya’ya seyahat etmek, bir zamanlar yalnızca hayal gücünün sınırlarında kalan bir deneyimken, bugün artık daha erişilebilir ve planlanabilir hale geldi. İster geleneksel çay seremonilerine katılmak, ister Tokyo’nun neon ışıkları altında kaybolmak isteyin, bu topraklar her zevke hitap eden bir tatil vaat ediyor. Ancak böylesine kapsamlı bir seyahati planlamak, dil engeli, vize süreçleri ve kültürel farklılıklar nedeniyle zaman zaman karmaşık olabiliyor. İşte tam da bu noktada, profesyonel bir rehberlik ve organizasyon desteği, seyahatinizin keyfini katbekat artırabiliyor.

Eğer siz de hayalinizdeki Japonya seyahatini gerçeğe dönüştürmek istiyorsanız, doğru rotayı ve güvenilir bir tur operatörünü seçmek kritik önem taşıyor. Japonya’nın her köşesi başka bir hikâye anlatır: Kyoto’nun altın tapınakları, Osaka’nın hareketli sokak yemekleri, Fuji Dağı’nın karlı zirvesi ve Hiroşima’nın huzur dolu anıtları… Listeyi uzatmak mümkün. Fakat tüm bu güzellikleri keşfederken konaklama, ulaşım ve rehberlik gibi detayları tek tek halletmek yerine, kapsamlı bir paketle seyahat etmek hem zamandan hem de bütçeden tasarruf sağlar. Özellikle pandemi sonrası dönemde değişen seyahat koşulları, güvenilir bir acente ile çalışmayı daha da önemli hale getirdi. Artık birçok gezgin, japonya turları kapsamında sunulan planlı programlara yönelerek hem güvenli hem de sorunsuz bir deneyim yaşamayı tercih ediyor.

Japonya Turları ile Kaçırılmaması Gereken Deneyimler

Bu turların en büyük avantajı, size yerel bir perspektiften Japonya’yı tanıtmasıdır. Standart bir tatilin ötesine geçerek, ülkenin ruhunu hissetmenizi sağlayacak aktiviteler programlanır. Örneğin, geleneksel bir ryokan’da (Japon tarzı han) gecelemek, sabah seremonisi eşliğinde matcha çayı içmek veya Akihabara’nın elektronik caddelerinde kaybolmak gibi deneyimler, japonya turları sayesinde rahatça organize edilebilir. Ayrıca ulaşımın en karmaşık olduğu ülkelerden biri olan Japonya’da, Shinkansen yani hızlı tren biletlerinin önceden ayarlanması, zamanınızı verimli kullanmanızı sağlar. Türkiye’deki birçok seyahat sever, bu turlar sayesinde vize başvurusundan dil sorununa kadar pek çok zorluğu aşarken, aynı zamanda rehberlerden Japon kültürü hakkında paha biçilmez bilgiler ediniyor.

Günümüzde artan talep sayesinde, japonya turları fiyatları da her bütçeye uygun seçenekler sunmaya başladı. Erken rezervasyon kampanyaları ve grup indirimleri ile bu uzun soluklu seyahati daha ekonomik hale getirmek mümkün. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, hizmet alacağınız kurumun güvenilirliği ve sektördeki deneyimidir. Her kriz döneminde müşterisini mağdur etmeyen, kalite standartlarından ödün vermeyen bir tur operatörü tercih etmek, tatilinizin huzur içinde geçmesini garantiler.

Bu noktada, A Grubu seyahat acentesi olarak tur operatörlüğü alanında faaliyet gösteren Malitur, sektördeki vizyoner bakış açısını en son teknolojik gelişmelerle birleştirerek misafirlerine en hızlı, güvenli ve kolay ödeme seçeneklerini sunmayı amaçlamaktadır. Alanında uzman profesyonel ekibiyle, en kaliteli hizmeti en ekonomik şekilde sunarak müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutan Malitur, her zaman değişime ve yeniliğe açık yapısıyla misafirlerine rezervasyon öncesi ve sonrası tüm süreçlerde beklentilerinin üzerinde bir hizmet sunmayı ilke edinmiştir. Siz de hayalinizdeki Uzak Doğu macerasına ilk adımı atmak için japonya turları sayfasını ziyaret ederek, detaylı programları inceleyebilir ve unutulmaz bir yolculuğun parçası olabilirsiniz.

Vitamin: Vücudunuz İçin Eşsiz Bir Destek Kaynağı

Günümüzün hızlı tempolu yaşamında, sağlıklı kalmak her zamankinden daha önemli hale geldi. Yoğun iş temposu, dengesiz beslenme alışkanlıkları ve çevresel faktörler, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu temel besin ögelerini yeterince alamamasına yol açabiliyor. İşte tam bu noktada, vücudumuzun düzgün çalışması için hayati öneme sahip olan vitaminler devreye giriyor. Peki, vitaminler gerçekten ne işe yarar ve hangi durumlarda takviye almak gerekir? Bu soruların yanıtlarını bilmek, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için atacağınız en önemli adımlardan biri olacaktır.

Vücudumuz, enerji üretiminden bağışıklık sisteminin güçlenmesine, cilt sağlığından kemik gelişimine kadar pek çok temel fonksiyonu yerine getirebilmek için vitaminlere ihtiyaç duyar. Ancak her vitaminin farklı bir görevi ve vücutta farklı bir etki mekanizması bulunur. Örneğin, D vitamini kalsiyum emilimini artırarak kemik sağlığını desteklerken, C vitamini güçlü bir antioksidan olarak bağışıklık sistemini korur. B kompleks vitaminleri ise sinir sistemi sağlığı ve enerji metabolizmasında kritik rol oynar. Türkiye’de yapılan araştırmalar, özellikle kış aylarında D vitamini eksikliğinin yaygın olduğunu ve bu durumun bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.

Doğru Vitamin Takviyesi Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Piyasada onlarca farklı marka ve çeşitte vitamin takviyesi bulmak mümkün. Ancak her ürün aynı kalite ve saflıkta değildir. Doğru vitamin takviyesini seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli faktörlerin başında ürünün içeriği ve üretim süreci gelir. Doğal içeriklerden elde edilen, katkı maddesi içermeyen ve etik üretim standartlarına uygun olarak hazırlanmış takviyeler, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu desteği en saf haliyle almanızı sağlar. Ayrıca, ihtiyacınız olan vitamin türünü belirlemek için bir sağlık uzmanına danışmanız da oldukça önemlidir. Her bireyin yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve sağlık durumu farklı olduğu için vitamin ihtiyaçları da kişiye özeldir.

Türkiye’de online alışverişin yaygınlaşmasıyla birlikte, güvenilir bir adresten kaliteli vitamin takviyeleri satın almak artık çok daha kolay hale geldi. Doğal ve organik yaşamı destekleyen ürünleriyle öne çıkan Holistik Market, sağlıklı yaşam anlayışını benimseyen yenilikçi bir markadır. Doğanın gücünü modern bilimle bir araya getiren marka; gıda takviyeleri, aromaterapi ürünleri ve kişisel bakım çözümleriyle kullanıcılarına güvenilir ve kaliteli ürünler sunmaktadır. Ürün seçiminde kalite, saflık ve etik üretim değerlerini ön planda tutan Holistik Market, müşteri memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Doğal içeriklere ve sürdürülebilir üretim süreçlerine önem veren Holistik Market, sağlıklı yaşamı herkes için erişilebilir hale getirmeyi hedeflemektedir. Geniş ürün yelpazesi, güvenli alışveriş altyapısı ve profesyonel destek hizmetleriyle marka; kalite, güven ve bilinçli yaşam anlayışını bir araya getirerek sektöründe güçlü bir konuma ulaşmıştır. Özellikle vitamin kategorisinde sunduğu çeşitli ürünler sayesinde, her bütçeye ve ihtiyaca uygun seçeneklerle sağlıklı yaşam yolculuğunuzda size eşlik etmektedir.

Terzilerde ‘Şalvar Gecesi’ hareketliliği!

Olgay GÜLER

Trakya’da kadınlar arasında son dönemde popülerleşerek tüm köylere yayılan ‘şalvar gecesi’ kültürü, hem yerel ekonomiyi hem de terzi esnafını hareketlendirdi.

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde son yıllarda ortaya çıkan ve popülerliği artan şalvar gecesi kültürü, Trakya’da da yaygınlaştı. Özellikle ilçe ve köylerde toplanan kadınlar, özel dikim pullu, payetli ve rengarenk şalvarlarla müzik ve dans eşliğinde stres atmaya başladı. Aynı zamanda birlik ve beraberliğin de pekiştirildiği geceler, bölgedeki terzi esnafının da işlerini hareketlendirdi.

‘İŞİMİZE ÇOK GÜZEL YANSIDI’

Edirne’de şalvar gecelerine özel dikimler yapan dikimevi sahibi Şennur Kuru, taleplere yetişmekte yoğunluk yaşadıklarını belirtti. Kuru, “Anne-baba şalvarları değişti. Şu an değişik pullu, payetli, simli, çok değişik şalvarlar elimizde var. Bizim işimize de çok güzel yansıdı bu durum. Eskiye bakarak çok farklı bir ilerleme oldu, bize çok güzel bir şekilde yansıyor. Elimden geldiği kadar herkese yardımcısı olmaya çalışıyorum. Burada dikip, kumaşını alıp, hazır bir şekilde teslim ediyorum. Kadınlar grup olarak geliyor ve bir renk seçiyorlar, ona göre gidiyorlar. Değişik bir furya oldu, çok farklı noktaya gitti bu şalvar gecesi” dedi.

FİYATLAR MODELE GÖRE DEĞİŞİYOR

Kuru, kumaşa ve işlemeye göre fiyatların değiştiğini belirterek, “Bana dikim için kumaş alıp gelenlere 250- 300 lira arasında değişiyor. Ama kumaşı benden olduktan sonra 700 ila 900 lira arasında değişiyor. Süslemesi, farklı modele olunca kumaşa bağlı fiyatlar artabiliyor. Hatta seneye daha da farklı şeyler ortaya çıkacak gibi gözüküyor. Şimdi farklılıklar isteniyor. Bu sene tüm civarda kadınlar etkinlikleri düzenlemeye başladı. Kadınların eğlenmesi için çok güzel oldu” diye konuştu.

‘GELENEKSEL HALE GETİRMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ’

Edirne’nin Demirhanlı köyünde kadınların isteği üzerine şalvar gecesi etkinliği düzenleyen Muhtar Ahmet Tuna da organizasyonu geleneksel hale getirmek istediklerini söyledi. Tuna, “Daha önce, çok eski tarihlerde olan, yörelerimize uygun bir şekilde bu geceyi de tertipledik. Sağ olsun köyümüzün kadınları buna çok özen gösterdiler. Bizler de kadınlarımızın böyle bir organizasyon yapıp, eğlenmelerini sağladık. İnşallah bundan sonraki yıllarda geleneksel hale getirmeyi düşünüyoruz” dedi.

‘HER YIL DÜZENLENSİN’

Etkinliğin düzenlenmesi için muhtardan ricada bulunduklarını belirten Nisa Gür (16) ise “Uzun yıllardır böyle şeyler varmış. Biz de muhtarımıza çok meşhur olduğundan dolayı yapmak için rica ettik. Muhtarımız da bizi kırmadı, böyle bir şey yaptı. Her yıl düzenlenmesini istiyoruz” diye konuştu.

‘YENİDEN MODA OLMAYA BAŞLADI’

İstanbul’dan kayınvalidesinin yanına gelerek geceye katılan Nihal Uzun (70), “Önceden annelerimizin, büyüklerimizin şalvarları vardı. Ama şu anda şalvarları kaldırdılar. Ama yeniden moda olmaya başladı. Çok güzel bir şey, bütün köylerde olmasını istiyoruz. Şalvarlarımızı süsledik, oynuyoruz. Köylerimizde her sene düzenlenmesini istiyoruz. Bizden sonra bizim çocuklarımızın, torunlarımızın da devam ettirmesini istiyoruz” dedi.

Komşuda HOTEAD rüzgarı

Edirne HOTEAD Spor Kulübü Halk Oyunları Topluluğu, Bulgaristan’ın Sliven kentinde düzenlenen 27. Uluslararası Çocuk Halk Dansları Festivali’nde sahne alarak Türkiye’yi temsil etti.

“Sınır Tanımayan Dostluk” temasıyla gerçekleştirilen festivale Türkiye’nin yanı sıra Sırbistan, Hırvatistan, Romanya, Slovakya, Çekya ve Bulgaristan’dan halk oyunları ekipleri katıldı. Festival kapsamında düzenlenen kortej yürüyüşü ve açılış töreninde ülkelerin halk dansları toplulukları renkli görüntüler oluşturdu.

Sliven kent merkezindeki ana caddede gerçekleştirilen festival korteji, Hacı Dimitır Meydanı’nda düzenlenen resmi açılış töreniyle sona erdi. Açılışın ardından katılımcı ekipler açık hava sahnesinde gösterilerini sundu.

Sliven Belediye Başkanı Stefan Radev, festivalin açılışında yaptığı konuşmada halk kültürünün farklı milletleri ve kuşakları bir araya getiren önemli bir köprü olduğunu belirterek, “Sınır Tanımayan Dostluk” festivalinin yeni dostlukların kurulmasına katkı sağlamasını diledi.

Bu yıl 27’ncisi düzenlenen festivalin sembolik ev sahipliğini Sliven Askeri Kulübü bünyesindeki “Biserçe” Çocuk ve Gençlik Halk Dansları Topluluğu üstlendi. Festival boyunca halk oyunları gösterilerinin yanı sıra kültürel etkinlikler ve atölye çalışmaları gerçekleştirildi.

Edirne HOTEAD Spor Kulübü Halk Oyunları Topluluğu da festival kapsamında sergilediği gösterilerle Türk halk kültürünü ve Trakya folklorunu uluslararası platformda tanıtma fırsatı buldu. Farklı ülkelerden yüzlerce çocuğun bir araya geldiği organizasyon, kültürel paylaşım ve dostluk mesajlarıyla dikkat çekti.

Sliven Belediyesi tarafından düzenlenen festival, kentin geleneksel “Mayıs Kültür Günleri” etkinlikleri kapsamında gerçekleştirildi. Organizasyonda bugüne kadar 30’dan fazla ülkeden 15 bini aşkın çocuk yer aldı.