İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı. Emeklilerin yalnızca maaşlarının yetersizliğiyle değil, aynı zamanda sosyal adalet ve insan onurunu ilgilendiren ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Akalın, adil bir intibak düzenlemesi çağrısında bulundu.
Türkiye’de bugün 16 milyonun üzerinde emekli bulunduğunu hatırlatan Akalın, milyonlarca vatandaşın hayatının en huzurlu olması gereken döneminde geçim kaygısıyla yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Emeklilerin aldığı maaşlarla kira, fatura ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Akalın, birçok emeklinin pazara çıkarken dahi hesabını defalarca yapmak zorunda kaldığını ifade etti.
Konuşmasında emekli maaşlarının sadece rakamsal bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akalın, “Mesele yalnızca maaşın miktarı değildir. Mesele, insanların yıllarca çalıştıktan sonra insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olup olmadıklarıdır.” dedi.
Emeklilerin yaşadığı sıkıntıların sosyal devlet anlayışı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akalın, bir ülkenin vicdanının yaşlılarına gösterdiği saygıyla ölçüldüğünü söyledi. Emeklilerin karşı karşıya kaldığı tablonun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını ifade eden Akalın, bunun aynı zamanda sosyal adalet ve insan onuru meselesi olduğunu kaydetti.
Türkiye’de bugün 2 milyondan fazla emeklinin yeniden çalışmak zorunda kaldığına dikkat çeken Akalın, “Kırk yıl çalışmış bir insanın emeklilik döneminde yeniden iş araması, emekliliğin dinlenme dönemi olmaktan çıkıp bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz günlerde Uzunköprü’de maden işçileriyle bir araya geldiğini de hatırlatan Akalın, çalışma hayatındaki vatandaşların geleceğe dair kaygılarının arttığını belirterek şunları söyledi:
“İki gün önce Uzunköprü’de maden işçilerimizin yanındaydım. Onların gözlerinde yalnızca bugünün geçim sıkıntısını değil, yarının emeklilik kaygısını da gördüm. İnsanlarımızın en büyük korkusu yaşlanmak değil, yaşlandığında yoksullaşmaktır.”
Emekliler arasındaki maaş farklılıklarının adalet duygusunu zedelediğini vurgulayan Akalın, benzer süre çalışan ve benzer miktarda prim ödeyen vatandaşlar arasında oluşan maaş farklarının sosyal güvenlik sistemine olan güveni sarstığını ifade etti.
Emeklilerin yaşadığı sorunların çözümü için intibak konusunun yeniden ele alınması gerektiğini belirten Akalın, adil bir intibak yasasının gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Edirne’de ahşabı işleyerek eski ulaşım araçlarının minyatürlerini yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatçısı Özcan Abacı, UNESCO Genel Merkezi’nde düzenlenen UNESCO 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesine Taraf Devletler Genel Kurulu’nun oturumuna katıldı.
Anadolu El Sanatlarını Yaşatma ve Geliştirme Derneği (ANELSANDER) üyesi olan Ab.acı, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:
“UNESCO akrediteli STK’lar arasında yer alan ANELSANDER olarak, UNESCO Paris Genel Merkezi’nde düzenlenen UNESCO 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesine Taraf Devletler Genel Kurulu’nun Onbirinci Oturumu 17-18 Haziran 2026 tarihleri arasında Paris’teki UNESCO Genel Merkezi’nde gerçekleşiyor.
Toplantıya ANELSANDER Temsilcisi olarak Başkan Uğur Türker, Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Abacı, UNESCO Çalışma Kurulu Üyeleri Meltem Alkur ve Deniz Can Saltık katılım sağladık.
Toplantı süresince, taraf devletler, uluslararası işbirliğini güçlendirmek ve dünya çapındaki devletleri ve toplulukları yaşayan miraslarını koruma ve gelecek nesillere aktarma konusunda desteklemek amacıyla, sözleşmenin gelecekteki uygulanmasına ilişkin temel öncelikleri görüşmek üzere bir araya geliniyor.”
Trakya Üniversitesi Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nun Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen mezuniyet töreninde, eğitimlerini başarıyla tamamlayan 350 öğrenci mezuniyet sevinci yaşadı.
Tören, Devlet Konservatuvarı öğrencileri Dilara Evren ve Osman Berkem Coşkun’un keman ve çello dinletisiyle başladı.
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, törende yaptığı konuşmada, mezuniyetin bir veda olmadığını belirterek mezunların hayatları boyunca Trakya Üniversitesi mensubu olma kimliğini taşıyacaklarını ifade etti. Öğrencilere doğruluktan, çalışmaktan ve vicdanlarının sesini dinlemekten ayrılmamaları tavsiyesinde bulunan Hatipler, yaşam yolculuklarında başarılar diledi.
Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Barış Özkapı ise meslek yüksekokullarının eğitim ile sektörü buluşturan önemli kurumlar olduğunu belirterek, mezunların kendilerini geliştirmeye devam etmelerinin önemine dikkat çekti ve tüm öğrencilere meslek hayatlarında başarılar diledi.
Yüksekokul birincileri Seyit Ahmet Selçuk ve Hilal Cemre Arslan oldu. Mezunlar adına konuşan Hilal Cemre Arslan, eğitim hayatları boyunca kendilerine destek veren ailelerine ve akademisyenlere teşekkür etti.
Program kapsamında, Uçak Teknolojisi Programı öğrencilerine ve danışmanları Dr. Öğr. Üyesi Mukadder İğdi Şen’e, Dünya Havacı Kadınlar Enstitüsü tarafından düzenlenen uluslararası yarışmada “En Yaratıcı Eser” kategorisinde elde ettikleri birincilik dolayısıyla plaket takdim edildi.
Konuşmaların ardından dereceye giren öğrencilere başarı belgeleri ve ödülleri verildi. Tören, mezun öğrencilerin meslek andını okuması ve kep atmasıyla sona erdi.
Törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ve Prof. Dr. Mustafa Tan’ın yanı sıra okul müdürleri, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Trakya Üniversitesi Zeynep-Mustafa Taş Uygulama Anaokulu tarafından Babalar Günü kapsamında düzenlenen “Sahanın Yıldızı: Babam” temalı futbol maçı, çocuklar ve babalarını aynı sahada buluşturdu.
Ayşekadın Yerleşkesi’ndeki sahada gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar ve babaları keyifli anlar yaşarken, aile katılımını merkeze alan organizasyon sayesinde takım ruhu, iş birliği ve birlikte başarma duygusu pekiştirildi.
Etkinliğin başlama vuruşu, Trakya Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın tarafından yapıldı. Karşılaşmanın hakemliğini ise Bilim Uzmanı Sena Kedersiz üstlendi.
Sahada babalar centilmence mücadele ederken, tribünlerde yer alan çocuklar kendi hazırladıkları pankartlarla babalarına destek verdi. Etkinliğin sonunda çocuklar, kendi emekleriyle hazırladıkları “En Büyük Şampiyon Babam” kupalarını babalarına takdim ederek duygu dolu anlar yaşattı.
Babalar Günü etkinliği, sportif bir organizasyonun ötesinde sevgi, paylaşım, dayanışma ve aile bağlarını güçlendiren anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Çocukların babalarını gururla desteklediği etkinlik, katılımcılara unutulmaz anılar kazandırdı.
Trakya Üniversitesi Zeynep-Mustafa Taş Uygulama Anaokulu, üniversitenin bilimsel birikimini okul öncesi eğitime yansıtan uygulama modeliyle çocukların bilişsel gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyen çalışmalarını sürdürüyor. Üniversite-toplum iş birliğini güçlendiren bu tür etkinliklerle çocukların aileleriyle nitelikli zaman geçirmelerine katkı sunulurken, güçlü aile bağlarının erken çocukluk dönemindeki önemine de dikkat çekiliyor.
Etkinliğin sonunda Anaokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Günşen ve Eğitim Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Özlem Dönmez, organizasyonda emeği geçen öğretmenlere, çocuklara, ailelere, akademik ve idari personele teşekkür etti. Babalar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlik, Trakya Üniversitesinin aile odaklı ve bütüncül eğitim anlayışının güzel bir örneği olarak hafızalarda yer aldı.
Edirne’de mezuniyetinden 1 hafta önce hastalığının nüksettiği haberini alan, lösemi hastası Elvin Göker’in annesi Anne Ayşe Göker, “Allah’ın insanlara nasip ettiği, lütfettiği küçük bir kan damlası istiyoruz; Türkkök’e giderek bütün hastalara umut olmak için ilik bağışında, kök hücre bağışında bulunmalarını istiyoruz. Başka hiçbir isteğimiz yok ve bolca da dua” dedi.
Edirne’de Vali Fahri Yücel İlkokulu 4’üncü sınıf öğrencisi Elvin Göker’e, 2024 yılının Eylül ayında lösemi teşhisi konuldu. Tedavisine İstanbul’da başlanan Göker, kök hücre nakli için yüzde 50 uyumlu olan babasından nakil aldı. Naklin başarıyla tamamlanması ile Elvin Göker, 4’üncü sınıf eğitimine devam etmek için Edirne’ye döndü. Eğitimine evden devam eden Göker’in, mezuniyetine 1 hafta kala rutin kontrolleri sırasında kanında uyuyan kanserli hücre tespit edildi. Hastalığın yeniden nüksettiğini öğrenen ailesi, yeniden İstanbul’a giderek kızlarının tedavisine başladı. Elvin Göker, çok istemesine rağmen gidemediği mezuniyet törenine, öğretmeninin cep telefonundan hastanedeki odasından görüntülü olarak bağlandı.
‘DÜNYAMIZ BAŞIMIZA YIKILDI’
Kök hücre bağışı için destek bekleyen anne Ayşe Göker, “Kızım Elvin Göker adına insanlardan kök hücre bağışçısı olabilmek, kök hücre talebinde bulunmak için aslında sesleniyoruz. 30 Eylül 2024 tarihinde kızım Elvin Göker, kas ağrısıyla, kolları sonrasında ayak bileğindeki ağrıyla önce Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’ne gittik. Çok sevdiğimiz bir çocuk doktorumuz, bizi apar topar fakülteye sevk etti. Biliyordu aslında sadece beni daha çok korkutmamak için ‘Asla eve gitmiyorsun. Taksiye biniyorsun hemen hastaneye, fakülteye gidiyorsun’ dedi. Orada bütün tetkikler yapıldı. Bütün kan sonuçları, her şey yapıldı. Bütün değerleri çok kötüydü. Aslında ben her yıl gerekirse 6 ayda 1 çocuğumun bütün kontrollerini yaptıran bir anneyim, sorumsuz bir anne de değilim. Lösemi olduğunu öğrendik. Bizi acilden hematoloji servisine yatırdılar. Doktorumuz, ‘Çocuğunuz lösemi’ dediği an zaten dünyamız başımıza yıkıldı. Hiç bilmediğimiz bir şey. Ailemizde hiç rastlanılmayan bir hastalık ama duyuyorduk” diye konuştu.
‘BABADAN YARI UYUMLU OLARAK NAKİL OLDU’
Anne Göker, “Her şey çok güzel ilerledi. Kendi yönlendirdiği doktorlarımızla nakilimizi, tedavimizi tekrardan gördük. Kök hücre arayışına girdik, bulunamadı. Önce aile, sonra abla, hiçbirimizde ne benim, ne eşimin, ne ablasının, diğer aile üyelerinin de iliği maalesef uyum sağlamadı. Sonrasında Türkkök’e başvuruldu. Türkiye’de de bulunamadı. Yurt dışına başvuruldu. Yurt dışında bir tane vericimiz vardı, yüzde 90 uyumlu ama ne zaman vereceği belli değildi. Elvin’in durumu daha da ağırlaştığı için bakanlıktan onay alınarak babadan yarı uyumlu olarak nakil oldu. Her şey çok güzel, yolunda ilerledi. Tedavinin dışına çıkılmadı. Doktorlarımız neyi yapması gerekiyorsa, fazlasıyla elinden gelenlerin her şeyini yaptılar. Sonra biz taburcu olduk. Evimize kavuştuk. Online eğitimlere başladık. Çünkü bütün aşıları sıfırlandığı için okula gidemezdi. Nakilden 1 yıl sonra en fazla gidebilirdi. Rutin kontroller sırasında biz tekrardan nüksettiğini öğrendik. Bir kez daha dünyamız başımıza yıkıldı. Ben o an aklımı kaybettim zannettim. Beynim uyuştu. Ne yapacağımı bilemedim. Nakil düştü. Bu, şu demek aslında en başa dönüyoruz. Tepeden tırnağa tekrardan kemoterapiler, hepsi beynimde uçuşuyor. Kemoterapiler, geçirilmiş olduğu yoğun bakım süreci nasıl olur? Tekrardan ilik bulunamazsa nasıl olur?” dedi.
‘BİZİ YALNIZ BIRAKMADILAR’
Ayşe Göker, “Geçen salı mezuniyetimiz vardı. Hayalleri vardı. Hastalığı yendiği için biz o mezuniyette kep ile birlikte balon uçuracaktık. 4’üncü sınıftan mezun olacaktı. Kısmet olmadı. Öğretmenimiz, okulumuz, arkadaşlarımız bizi yalnız bırakmadı. Arkadaşları oradan mezun oldu. Elvin’imiz de burada canlı bağlantıyla bağlandı. Bizi yalnız bırakmadılar. ‘Çok duygulandım anne’ dedi. Ağlamaklı oldu. Hastaneden canlı bağlantıyla biz mezuniyet törenimize katıldık. Sesimizi oradan da duyurmaya çalıştık. Konuşamadı. Sadece selam verdi. Sesi titredi. Konuşamadığı için ben devraldım. Çocuğumun adına ben konuştum. Yanımızda oldukları için herkese teşekkür ettim” diye konuştu.
‘SESİMİZİ DUYURMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Ayşe Göker, “Mezuniyetinde, online görüşmeden sonra göz göze geldik. ‘Anneciğim, ağlasam mı bilemedim, çok duygulandım. Çok kötüyüm anne. Ben tekrardan arkadaşlarımı görebilecek miyim?’ dedi. Hep bunu söylüyor. Mezuniyetinde elbisesini, ayakkabısını her şeyini hazırlamıştık. Geçtiğimiz pazar fotoğraf çekimi vardı. Ne fotoğraf çekimine katılabildik ne de mezuniyetine. Kök hücre bağışında bulunulmasını, herkesin paylaşmasını ama paylaşmanın yeterli olmayacağını, harekete geçmek gerektiğini dile getirdik. Öğretmenimiz de aynı şekilde. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bütün lösemi hastalarına, Elvin’in ve nakil olmayı bekleyen, kök hücre bekleyen bütün hastalara umut olmak adına sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
‘PARA TALEP ETMİYORUZ’
İstanbul’a geleli bir hafta olduğunu söyleyen anne Göker, “Yaşayamam dediğim şehirde 5 aydır yaşıyorum. Hiç sevmiyorum dediğim İstanbul’u, hiç sevmiyorum, beni korkutuyor dediğim şehirde bizim aylarımız geçti. Sanırım birkaç ayımız daha geçecek. Daha önce nakil için tekrardan buraya geldik. Lütfen herkes duyarlı olsun; bugün bana, yarın sana, kimse başıma gelmez demesin, bilsinler ki bizim de bir hayatımız var. İnsanın hayatı saniyeler içinde tepe taklak olabiliyor. Allah rızası için biz hiç kimseden para talep etmiyoruz asla öyle bir niyetimiz yok. Allah’ın onu insanlara nasip ettiği, lütfettiği küçük bir kan damlası istiyoruz. Türkkök’e giderek bütün hastalara umut olmak için ilik bağışında, kök hücre bağışında bulunmalarını istiyoruz. Başka hiçbir isteğimiz yok ve bolca da dua” diye konuştu.
‘ÇOK ÜZÜLDÜK’
Vali Fahri Yücel İlkokulu Müdürü Selim Doğan, Elvin’in sağlığına kavuşması için kök hücre bağışı çağrısında bulunarak, “Normal eğitimine devam ederken çok üzücü bir şekilde rahatsızlığının haberini aldık. Uzun bir süredir okulumuzda eğitime devam edemedi. Evde eğitim görüyordu, öğretmenlerimiz evlerine gidiyorlardı. Tam iyileşti, mezuniyet töreninde balon uçuracağız, bunların hazırlıklarını yaparken tekrar nüksettiğini öğrendik. Çok üzüldük. Biz buradan 18-35 yaş arası bütün gönüllü bağış severleri, kök hücre yardımı için kan merkezlerine davet ediyoruz. Öğrencimiz hayat bulsun, tekrar arkadaşlarının arasına dönsün, eğitimine devam etsin diye” dedi.
‘BELKİ ARAMIZDAN BİRİSİ ONA İLAÇ’
Elvin Göker’in sınıf öğretmeni Aydoğan Mutlu da “Öğrencimiz Elvin Göker, üçüncü sınıfın başında kasım gibi bu hastalığı başladı. Anne ve babayla beraber tedavisi başlandı ama tabii ki ilk olarak lösemi olarak düşünmemişti. Daha sonra lösemi olduğu belli olduktan sonra Edirne’de, daha sonra da İstanbul’da tedaviler yapıldı. Ancak iyileşti derken, kızımızın tüm tahlilleri iyi çıkarken, son yapılan ilik tahlilinde uyuyan hücrelere rastlanmış, kanser hücrelerine ve tam mezuniyete gelecek diye beklerken maalesef kızımızın tekrar hasta olduğunu öğrendik. Şimdi yine çok ağır bir tedavi süreci geçiriyor kızımız. Bu tedavi karşılık verse bile yine kök hücreye ihtiyacı var. O yüzden 18-35 yaş arası herkesi kök hücre bağışçısı olmaya çağırıyoruz. Bu çok önemli. Belki de aramızdan birisi ilaç ve geziniyor. Belki de ona ve onun gibilere can olacak. Elvin’lerin yüzü solmasın, Elvinler yaşasın” diye konuştu.
Edirne Belediyesi, sanatın birleştirici gücünü daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı’nda “Müzik ve Tiyatro Yaz Okulu” programını hayata geçiriyor.
Edirne Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen yaz okulu, çocuklardan yetişkinlere kadar sanatla ilgilenen herkesi bir araya getirecek. Program kapsamında herhangi bir yetenek sınavı, seçme veya kontenjan uygulaması bulunmamakta olup, 7 yaş ve üzerindeki tüm vatandaşlar ücretsiz olarak eğitimlere katılabilecek.
Dört hafta sürecek eğitim programında katılımcılar, haftada iki gün ve üçer saat olmak üzere toplam altı saatlik eğitim alacak. Programın içeriğinde; koro, temel müzik eğitimi ve müzik kültürü derslerinin yanı sıra drama, doğaçlama ve oyunculuk eğitimleri de yer alacak. Böylece katılımcılar hem müzik hem de tiyatro alanında çok yönlü bir sanat eğitimi alma fırsatı yakalayacak.
Müzik ve Tiyatro Yaz Okulu’na katılmak isteyen vatandaşların, 22 Haziran – 28 Haziran 2026 tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuarı’nı ziyaret ederek başvurularını tamamlamaları gerekmektedir. Eğitimler ise 06 Temmuz – 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecektir.
Tüm hemşehrilerini yaz okuluna davet eden Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, sanatın bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal dayanışmayı da güçlendiren önemli bir unsur olduğuna dikkat çekerek “Sanatın dönüştürücü ve birleştirici gücüne inanıyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Müzik ve Tiyatro Yaz Okulu ile çocuklarımızın, gençlerimizin ve yetişkinlerimizin sanatla daha güçlü bağlar kurmasını hedefliyoruz. Her yaştan hemşehrimizi müziğin ve tiyatronun büyülü dünyasıyla buluşturacak bu özel programa katılmaya davet ediyor, sanat dolu bir yaz geçirmelerini diliyorum.” İfadelerini kullandı.
Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda bir TIR’da yapılan aramada, 3 milyar 25 milyon değerinde, 4 ton 321 kilo pregabalin cinsi uyuşturucu ele geçirildi.
Gümrükler Muhafaza ekiplerince, narkotik suçlarla mücadele çalışmaları kapsamında, Türkiye’ye giriş yapmak üzere İpsala Sınır Kapısı’na gelen TIR, detaylı arama için hangara alındı. Ekiplerin aramasında, 3 milyar 25 milyon TL değerinde, 4 ton 321 kilo pregabalin cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi.
İpsala Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Edirne’de bu yıl 665’incisi düzenlenecek Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olan güreşçiye 1 milyon 655 bin TL para ödülü verilecek.
Edirne Belediyesi, 665’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin başpehlivanlık kategorisinde birinci olan güreşçiye bu yıl 1 milyon 655 bin TL’lik para ödülü verecek. Başpehlivan ikincisine 750 bin TL, başpehlivan üçüncüsü olacak 2 güreşçiye de 380’er bin TL para ödülü verilecek. Başpehlivanlık kategorisine yükselmek için güreşecek Başaltı kategorisindeyse birinci olacak pehlivana 225 bin TL, ikinci pehlivana 175 bin TL, üçüncü olacak iki güreşçiye de 125 biner TL ödül verilecek. Tüm boylarda dereceye girecek olan başpehlivanlara verilecek olan para ödülü toplam 5 milyon TL’ye ulaşacak.
40 BAŞPEHLİVAN ALTIN KEMER İÇİN MÜCADELE EDECEK
Güreş severlerin büyük merakla beklediği heyecan, 4 Temmuz Cumartesi günü saat 09.00’dan itibaren Er Meydanı’nda kıran kırana devam edecek müsabakalarla sürecek. Türkiye’nin en iyi 40 başpehlivanının şampiyonluk unvanı ve altın kemer için ter dökeceği organizasyonda Türkiye’nin başpehlivanı 5 Temmuz Cuma günü saat 17.30’da yapılacak final müsabakasıyla belirlenecek. Türkiye’nin en büyüğünün belirlenmesinin ardından, saat 18.30’da düzenlenecek ödül töreniyle altın kemer ve ödüller sahiplerine takdim edilecek ve asırlık festival sona erecek.
Edirne Valiliği ev sahipliğinde, Trakya Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı (TRAKSEV) tarafından Halkbank’ın katkılarıyla düzenlenen 2. Uluslararası Trakya Caz Festivali, 19-21 Haziran 2026 tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilecek.
Asırlardır farklı kültürlerin, seslerin ve hikâyelerin buluşma noktası olan Edirne, bu kez caz müziğinin evrensel diliyle sanatseverleri bir araya getirecek. Festival kapsamında birbirinden değerli sanatçılar, Osmanlı döneminin önemli ticaret ve konaklama yapılarından biri olan Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nın tarihi atmosferinde sahne alacak.
Yüzyıllar boyunca tüccarların, seyyahların ve farklı kültürlerin buluşma noktası olan Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı, bugün de sanatın farklı dallarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Festival konserlerinin gerçekleştirileceği tarihi mekân, aynı zamanda Edirne Bienali kapsamında düzenlenen sergilere de ev sahipliği yapıyor. Böylece caz müziği ile çağdaş sanat, tarihin tanıklığında aynı mekânda sanatseverlerle buluşuyor.
Festival programı kapsamında;
19 Haziran 2026 tarihinde Anıl Şallıel 166 Days,
20 Haziran 2026 tarihinde Sibel Köse Quartet,
21 Haziran 2026 tarihinde Homeland müzikseverlerle saat 20.30’da Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı buluşacak.
Uluslararası Trakya Caz Festivali, Edirne’nin kültür ve sanat hayatına katkı sunmanın yanı sıra kentin tarihi ve kültürel mirasını sanat aracılığıyla görünür kılmayı, farklı kuşakları ve kültürleri ortak bir sanat paydasında buluşturmayı amaçlıyor.
Festival tarihlerinde devam eden Edirne Bienali ile birlikte kent, müzikten görsel sanatlara uzanan geniş bir kültür-sanat yelpazesine ev sahipliği yapacak. Tarihi mekânlarda gerçekleşen etkinlikler, Edirne’nin kültürel zenginliğini ve sanatla kurduğu güçlü bağı bir kez daha ortaya koyacak.
Tarihin, sanatın ve müziğin buluştuğu bu özel atmosferde gerçekleştirilecek festivalin tüm konserleri halka açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek.
Edirne Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 2. Uluslararası Trakya Caz Festivali’ne tüm sanatseverlerin davetli olduğu belirtildi.
Sünnet organizasyonu, aile ve topluluğun birlikte katıldığı, kültürel ve dini değerin yanında pratik detaylarla yönetilmesi gereken bir etkinliktir. Başarılı bir sünnet töreninin düzenlenmesi, detaylı planlama, bütçe denetimi, tıbbi koordinasyon ve misafir memnuniyetini bir arada gerektirir.
Aileler için bu özel gün, çocuğun hayatındaki önemli bir dönüm noktasını kutlamak ve sevdikleriyle bir araya gelmek amacıyla özenle organize edilir.
Bu sürecin karmaşıklığı, mekan seçiminden davetiye yönetimine, ikramlardan eğlence akışına kadar pek çok detayın eşzamanlı olarak düşünülmesini zorunlu kılar.
Etkinliğin kusursuz geçmesi için organizatörlerin veya ebeveynlerin aylar öncesinden bir takvim oluşturması büyük önem taşır. Doğru adımlar atıldığında, hem çocuklar hem de misafirler için unutulmaz ve stressiz bir kutlama ortamı sağlanmış olur.
Tüm bu detayların profesyonel bir bakış açısıyla yönetilmesi, ailelerin üzerindeki yükü hafifleterek sadece bu mutlu güne odaklanmalarını sağlar. Mekan düzenlemesinden zaman yönetimine kadar her aşamanın eksiksiz ilerlemesi, kaliteli bir hizmet anlayışıyla mümkündür.
Bu noktada, yılların getirdiği tecrübesi ve titiz planlama yeteneğiyle öne çıkan Adil Organizasyon, hayalinizdeki kusursuz etkinliği gerçeğe dönüştürmek için en güvenilir çözüm ortağınızdır.
Sünnet Organizasyonu Nedir?
Sünnet organizasyonu, bir çocuğun sünnet edilme sürecini kutlamak amacıyla aile, akraba ve dostların katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir etkinliktir.
Bu törenler, geleneksel ritüelleri modern kutlama anlayışıyla harmanlayarak misafirlere keyifli bir deneyim sunmayı amaçlar. Temel odak noktası, çocuğun bu özel gününde kendini değerli hissetmesi ve ailenin mutluluğunu çevresiyle paylaşmasıdır.
Bir organizasyonun başarılı sayılabilmesi için sadece eğlence değil, arka plandaki lojistik ve planlama süreçlerinin de kusursuz işlemesi gerekir.
Yemek servisinden mekan süslemesine, fotoğraf çekiminden konukların ağırlanmasına kadar her detay önceden belirlenen bir konsepte göre şekillenir. İyi planlanmış bir etkinlik, olası aksiliklerin önüne geçerek günün sorunsuz tamamlanmasını ve geriye güzel anılar kalmasını sağlar.
Etkinlik Tarihi ve Mekan Seçimi
Tarih ve mekan seçimi, organizasyonun genel hatlarını belirleyen ve diğer tüm adımları doğrudan etkileyen en temel aşamadır.
Etkinliğin yapılacağı mevsim, katılımcı sayısını ve mekanın fiziksel özelliklerini şekillendirirken, konukların katılım durumunu da doğrudan etkiler. Bu nedenle planlamaya aylar öncesinden başlamak, istenilen mekanın rahatça rezerve edilebilmesi için büyük avantaj sağlar.
Uygun Tarihin Belirlenmesi
Tarih belirlerken, çocuğun tıbbi iyileşme süreci ve okul takvimi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Genellikle okulların kapalı olduğu yaz ayları veya hafta sonları, misafirlerin katılımını kolaylaştırdığı için en çok tercih edilen zaman dilimleridir. Ayrıca, yakın akrabaların tatil veya iş planlarının da önceden öğrenilmesi, törendeki katılım oranını artırmak açısından oldukça faydalıdır.
Mekan Seçim Kriterleri
Mekan seçimi yapılırken beklenen davetli sayısı, ayrılan bütçe ve belirlenen organizasyon teması ana kriterler olmalıdır.
Açık hava kır bahçeleri, şık otel salonları veya geleneksel tarihi mekanlar gibi seçenekler değerlendirilirken misafirlerin ulaşım kolaylığı da mutlaka düşünülmelidir.
Otopark kapasitesi, çocuk oyun alanlarının varlığı ve mekanın sunduğu teknik altyapı karar verme sürecini etkileyen en önemli faktörlerdir.
Misafir Listesi ve Davetiye Yönetimi
Misafir listesinin doğru hazırlanması, mekan kapasitesinden bütçe planlamasına kadar tüm organizasyonu etkileyen kritik bir adımdır.
Aile büyükleri, yakın akrabalar, dostlar ve komşular öncelik sırasına göre listeye eklenerek net bir sayı çıkarılmalıdır. Katılımcı sayısının netleşmesi, ikramlık ve oturma düzeni gibi operasyonel süreçlerin aksamadan yürütülmesini sağlar.
Davetiyelerin tasarımı ve dağıtımı da organizasyon konseptiyle uyumlu olmalı ve zamanında yapılmalıdır. Etkinlik tarihinden en az üç ila dört hafta önce davetiyelerin misafirlere ulaştırılması, konukların kendi planlarını yapabilmeleri için gereklidir.
Günümüzde basılı davetiyelerin yanı sıra hızlı katılım onayı alabilmek için dijital davetiyeler de sıkça tercih edilmektedir.
Bütçe Planlama ve Maliyet Hesaplaması
Kusursuz bir organizasyonun temelinde gerçekçi ve disiplinli bir bütçe planlaması yatar. Aileler, etkinlik için ayırabilecekleri maksimum tutarı sürecin en başında net bir şekilde belirlemelidir.
Doğru bir finansal planlama, gereksiz harcamaların önüne geçerek bu mutlu günün maddi bir strese dönüşmesini engeller.
Başlıca Gider Kalemlerinin Belirlenmesi
Bütçeyi oluştururken en büyük payı genellikle mekan kiralama ve yemek servisi alır. Bunun ardından mekan süslemesi, fotoğraf ve video çekimi, eğlence ekibi ve davetiye masrafları gibi diğer temel giderler sıralanır.
Her bir kalem için ayrı bütçe limitleri koymak ve fiyat tekliflerini karşılaştırmak, harcamaları kontrol altında tutmanın en güvenilir yoludur.
Bütçe Denetimi ve Beklenmedik Harcamalar
Ne kadar detaylı planlanırsa planlansın, büyük etkinlik süreçlerinde hesapta olmayan ekstra maliyetler ortaya çıkabilir. Bu nedenle toplam bütçenin yaklaşık yüzde onluk veya on beşlik bir kısmını “beklenmedik giderler” fonu olarak ayırmak son derece mantıklıdır.
Bu strateji, son dakika katılan ek misafirler veya ani teknik ihtiyaçlar karşısında bütçe dengenizin sarsılmasını önler.
Catering ve Yemek Servisi Düzenlemesi
Misafirlerin memnuniyetini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri, sunulan yemeklerin kalitesi ve servis düzenidir.
Menü seçimi yapılırken misafir profilinin genel damak zevkine, mevsim şartlarına ve organizasyon konseptine uygun alternatifler değerlendirilmelidir. Geleneksel etli pilav menüleri, açık büfe seçenekleri veya daha modern kokteyl tarzı sunumlar tercih edilebilir.
Ayrıca, etkinliğe katılacak çocuk misafirler için özel atıştırmalıklar veya ilgilerini çekecek menüler hazırlamak organizasyona büyük bir artı katar.
Vejetaryen veya özel alerjik durumu olan konuklar için yedek alternatif tabaklar bulundurmak da profesyonel bir yaklaşımdır. Yemeklerin sıcak, taze ve tam zamanında servis edilmesi için tecrübeli bir catering firmasıyla çalışmak operasyonel başarıyı garantiler.
Dekorasyon ve Mekan Düzeni
Dekorasyon, etkinliğin genel atmosferini belirleyen ve misafirlerin ilk izlenimini oluşturan en önemli görsel unsurdur. Mekanın girişinden masa düzenine, sahne tasarımından fotoğraf çekim alanlarına kadar her detay birbiriyle uyumlu olmalıdır.
Göze hitap eden zarif bir düzenleme, törenin anlam ve önemini görsel olarak en iyi şekilde yansıtır.
Tema ve Renk Seçimi
Sünnet organizasyonlarında genellikle beyaz, mavi ve altın sarısı gibi geleneksel ve asil renkler ön plana çıkar. Ancak son yıllarda doğa temalı rustik konseptler veya çocuğun ilgi alanlarına yönelik özel tasarımlar da sıklıkla tercih edilmektedir.
Seçilen temanın davetiyelerden masa örtülerine kadar bütünlük içinde uygulanması profesyonel bir görünüm sağlar.
Oturma Düzeni ve Akış Planlama
Misafirlerin konforu için masalar arası mesafelerin geniş tutulduğu, sahneyi rahatça gören ferah bir oturma planı hazırlanmalıdır.
Aile büyükleri ve yakın akrabalar için özel ön alanların ayrılması, organizasyonun nezaket kuralları açısından önemlidir. Ayrıca garsonların servis yollarının ve çocukların oyun alanlarının, genel akışı engellemeyecek şekilde kurgulanması operasyonu hızlandırır.
Eğlence ve Program Aktiviteleri
Kusursuz bir organizasyonun en akılda kalıcı bölümü, misafirlere sunulan eğlence ve müzik kalitesidir. Hem yetişkinlerin keyif alacağı profesyonel bir müzik grubu hem de çocukların sıkılmadan vakit geçireceği animasyon ekipleri etkinliğe mutlaka dahil edilmelidir.
Geleneksel mehter takımı gösterilerinden modern illüzyon şovlarına kadar uzanan yelpaze, bütçenize ve temanıza göre şekillenir.
Eğlence akışının belirli bir saat planına sadık kalınarak yönetilmesi, etkinliğin karmaşaya dönüşmesini kesinlikle engeller.
Karşılama müziğiyle başlayan süreç, yemek arası hafif dinletiler ve ardından ritmin yükseldiği gösterilerle uyumlu şekilde devam etmelidir. Çocuklar için yüz boyama, palyaço veya özel oyun atölyeleri de arka planda kesintisiz sürdürülmelidir.
Hukuki ve İdari İşlemler
Büyük çaplı kutlama etkinlikleri, misafir güvenliğini ve çevre huzurunu sağlamak adına belirli yasal prosedürlere tabidir.
Özellikle açık hava mekanlarında, kır bahçelerinde veya sokak aralarında yapılacak kalabalık organizasyonlar için yerel yönetimlerin belirlediği kurallara uymak zorunludur.
Bu resmi adımların atlanması, eğlencenin yarıda kesilmesine veya can sıkıcı idari cezalarla karşılaşılmasına neden olabilir.
Gerekli Belgeler ve İzinler
Sokak veya mahalle aralarında kurulacak çadırlar ve kapatılacak yollar için ilgili belediyelerden ve emniyet birimlerinden önceden yazılı izin alınması şarttır.
Ayrıca gece geç saatlere kadar sürecek canlı müzik ve havai fişek gösterileri için gürültü yönetmeliğine uygunluk izinleri gerekebilir. Profesyonel bir organizasyon firmasıyla çalışıldığında, tüm bu hukuki izin süreçleri genellikle sözleşme kapsamında sorunsuzca yönetilir.
Sünnet Organizasyonu Sırasında Zaman Yönetimi
Etkinlik günü zamanın doğru yönetilmesi, hem ev sahiplerinin stresini azaltır hem de misafirlerin sıkılmadan keyifli vakit geçirmesini sağlar.
Her aşamanın önceden belirlenmiş bir saat çizelgesine göre ilerlemesi, olası bir karmaşayı anında önler. Profesyonel bir akış planına sadık kalmak, organizasyonun kalitesini dışarıya doğrudan yansıtır.
Sabah Hazırlıkları ve Misafir Karşılamayı
Etkinlik günü sabah erken saatlerde başlayan hazırlıklar; kuaför, giyim ve fotoğraf çekimi gibi temel adımları içerir. Bu süreçlerin zamanında bitirilmesi, mekana vaktinde ulaşmak ve programı aksatmamak için kritik öneme sahiptir.
Ailelerin kapıda misafirleri karşılarken telaşsız ve güler yüzlü olabilmesi, tamamen bu sabah planlamasına bağlıdır.
Tören Süresi ve Sonrasındaki Program
Yemek servisi, pasta kesimi ve takı merasimi gibi ana etkinliklerin süreleri misafirleri sıkmayacak şekilde dengeli tutulmalıdır. Akışın hızlı ve dinamik olması, davetlilerin enerjisinin düşmesini ve etkinlikten erken ayrılmalarını engeller.
Resmi merasim kısımları tamamlandıktan sonra ise konuklar tamamen eğlence, sohbet ve müzik programına yönlendirilmelidir.
Olası Sorunlar ve Çözüm Stratejileri
Ne kadar kusursuz planlanırsa planlansın, kalabalık insan gruplarının katıldığı etkinliklerde beklenmedik krizler yaşanma ihtimali her zaman vardır. Bu tür durumlara karşı önceden bir “B planı” hazırlamak, krizlerin büyümeden sessizce çözülmesini sağlar.
Profesyonel organizatörler bu tür riskleri deneyimleriyle her zaman önceden hesaplayarak tedbirlerini alır.
Sağlık Acil Durumları Hazırlığı
Özellikle çocuk misafirlerin yoğun olarak katıldığı ve hareketli geçen etkinliklerde ufak tefek düşmeler veya alerjik reaksiyonlar yaşanabilir. Mekanda mutlaka temel malzemelerin bulunduğu tam donanımlı bir ilk yardım çantası hazır bulundurulmalıdır.
Ayrıca en yakın sağlık kuruluşunun iletişim bilgileri önceden not edilmeli ve acil çıkış yolları açık tutulmalıdır.
Hava Durumu ve İç Mekan Alternatifleri
Açık hava konseptli kır düğünlerinde veya havuz başı organizasyonlarında ani bastıran yağmur veya aşırı rüzgar riski mutlaka hesaba katılmalıdır.
Mekanın anında kurabileceği portatif şemsiye/çadır sistemleri veya misafirleri alabileceği kapalı bir yedek salonu olup olmadığı teyit edilmelidir. Bu hayati tedbir, haftalarca planlanan eğlencenin hava muhalefeti nedeniyle iptal olmasını kesin olarak önler.
Misafirler için İpuçları ve Rehber Bilgiler
Misafirlerin mekana giriş yaptıkları andan itibaren kendilerini rahat ve değerli hissetmeleri, akılda kalıcı bir organizasyonun en temel kuralıdır.
Konukların nereye oturacaklarını veya ihtiyaç duydukları alanları nasıl bulacaklarını kolayca anlamaları sağlanmalıdır. Bu küçük ama etkili yönlendirmeler, etkinliğin genel konforunu ve prestijini büyük ölçüde artırır.
Resmi Olmayan Rehberlik
Mekan girişinde konukları karşılayarak önceden belirlenmiş masalarına kadar eşlik edecek tecrübeli hosteslerin bulunması büyük bir operasyonel kolaylıktır.
Ayrıca mekanın belirli noktalarına yerleştirilen şık yönlendirme tabelaları, lavabo veya çocuk oyun alanı gibi alanların kimseye sorulmadan bulunmasını sağlar.
Gecenin sunucusu tarafından yapılacak nazik anonslar da program akışı hakkında konukları net bir şekilde bilgilendirir.
Teşekkür ve Hediye Dağıtımı
Etkinlik sonunda, misafirlere bu anlamlı günü hatırlatacak küçük ve özenli hediyelikler dağıtılması zarif bir gelenektir. Aile büyüklerinin çıkış kapısında misafirleri bizzat uğurlayarak katılımları için samimiyetle teşekkür etmesi, günün anlamını pekiştirir.
Bu son dokunuş, tüm misafirlerin mekandan tebessümle ve mutlu anılarla ayrılmasını sağlar.
Sonuç
Sünnet organizasyonu, çocukların hayatındaki bu anlamlı dönüm noktasını sevdiklerinizle birlikte neşe içinde kutlamanızı sağlayan oldukça özel bir etkinliktir.
Etkinliğin başından sonuna kadar her detayın kusursuz işlemesi, disiplinli bir planlama ve profesyonel bir destekle mümkündür. Bütçe kontrolünden doğru mekan seçimine, zaman yönetiminden misafir ağırlamaya kadar atılan her adım, günün stresini kalıcı bir mutluluğa dönüştürür.
Beklenmedik krizlere karşı önceden hazırlıklı olmak ve güvenilir çözüm ortaklarıyla çalışmak, ailelere sadece anın tadını çıkarma fırsatı sunar. Kusursuz bir hizmet anlayışıyla yola çıkıldığında, tören boyunca yaşanan hiçbir detay şansa bırakılmış olmaz.
Unutulmaz anılar biriktirmek için sürecin her aşamasını titizlikle planlayarak, çocuğunuz ve kıymetli konuklarınız için yıllarca konuşulacak kusursuz bir tören gerçekleştirebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Sünnet organizasyonu için kaç ay öncesinden planlama yapılmalı?
Sünnet organizasyonu için ideal planlama süresi 2-3 aydır. Büyük misafir listesi veya mevsimsel yüksek talep döneminde 4-5 ay öncesinden başlamak daha güvenlidir.
Sünnet töreninin kendisi ne kadar sürer?
Sünnet tören ve işlemi ortalama 30-45 dakika arasında tamamlanır. Doktor ile yapılan ön görüşmede işlem süresi konusunda kesin bilgi alınabilir. Tıbbi prosedürden sonra misafirlerle birlikte geçirilecek kutlama programı 2-4 saat devam eder.
Sünnet organizasyonunda ortalama kaç kişiyi davet etmek normal?
Sünnet organizasyonlarında davet edilen misafir sayısı 50-150 kişi arasında değişir; bu, aile büyüklüğü ve sosyal çevre genişliğine bağlıdır. Yakın aile ve arkadaşlar için 30-50 kişilik daha samimi etkinlikler, geniş sosyal çevre için 100+ kişilik davetler yaygındır.
Sünnet organizasyonunda catering maliyeti genel bütçenin kaç yüzdesini oluşturur?
Sünnet organizasyonlarında catering ve yemek servisi toplam bütçenin %35-50’sini oluşturur. Kişi sayısına, menü çeşitliliğine ve servis stiline göre bu oran değişebilir. Dekorasyon, mekan kirası ve program giderleri geri kalan bütçeyi paylaşır.
Sünnet organizasyonu için yazlık mı yoksa kışlık dönem daha uygun?
Sünnet organizasyonları yazlık dönem için daha avantajlı; hava durumu güvenilir, açık hava seçenekleri mevcuttur. Kışlık dönemde kapalı mekan zorunluluğu artar, ısıtma maliyeti yüksek olur. Ancak dinî dönemler ve aile takvimi tercih sırası belirleyebilir.