Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

‘Açlık riski büyüyor’

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İl Başkanı Nedim Zobar, gıda fiyatlarındaki yükselişin hızlandığını belirterek, halkın en fazla tükettiği gıda maddelerinden oluşan bir sepet esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, gıda fiyatlarının Ekim’de önceki aya göre yüzde 4,7 oranında arttığını söyledi. Gıda fiyatlarının Ekim 2026 itibariyle son bir yılda ise yüzde 53,8 oranında artış gösterdiğini kaydeden Zobar, “Eylül 2021’de 100 liraya dolan bir gıda sepeti için bu yıl Ekim ayında 2 bin 453 lira ödemek gerekti” dedi..

Zobar yaptı yazılı açıklamada, “Yaz aylarında nispeten yavaşlayan gıdadaki fiyat artışı ekim aylarıyla birlikte yeniden hızlandı. Hazirandan başlayarak yaz aylarında sırasıyla yüzde 1,9, yüzde 1,6 ve yüzde 0,5 oranında artan gıda fiyatlarında eylül ayında yüzde 2,7 olan artış hızı ekimde yüzde 4,7’ye kadar yükseldi. Yılın ilk on aylık döneminde yüzde 48,1 ve son bir yıllık dönemde ise yüzde 53,8 oranında artış yaşanan gıda fiyatlarında aralıksız artış süresi de 77 aya çıktı^dedi.

“Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Türkiye’nin büyük bir bölümünde yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak her ay hesapladığı gıda fiyatları endeksinin Ekim 2026 sonuçları açıklandı” diyen Zobar, şunları aktardı:

AÇLIK RİSKİ BÜYÜYOR

“Türkiye’nin içerisinde bulunduğu yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatlarında yol açtığı 77 aydır süren aralıksız artış trendi, en çok gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda bulunan işsizleri, emeklileri, ücretlileri ve dar gelirlileri olumsuz etkiliyor.

Türkiye’nin yıllardır aşamadığı bu enflasyon süreci, Eylül 2021’de Merkez Bankasının faiz indirimleriyle başlamıştı. Bu dönemde gıdada yıllık artış Eylül 2022’de yüzde 179’a kadar çıkmıştı. Sonraki dönemde yıllık artış hızı düşse de gıda fiyatları artmaya devam etti.

Eylül 2021’den başlayarak Ekim 2026’ya kadar geçen beş yıllık sürede gıda fiyatları toplam yüzde 2.353 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl ekim ayında 2 bin 453 lira ödemek gerekti.

Gıda fiyatlarının yüzde 2.353 oranında arttığı Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yaşanan artış ise yüzde 1.292’de kaldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanının ücreti 1.392 liraya çıktı. Gıda fiyatı ise 2.453 lira oldu. Gıda fiyatları artmaya devam ederken maaş ve ücretler bu yıl sonuna kadar değişmeyecek. Gelirlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı reel olarak yüzde 43,3 oranında eridi.  Buna göre bir kamu çalışanının 2021 yılında bir maaşıyla aldığı gıda sepetinin şimdi en fazla yüzde 56,7’sini alabiliyor.

Açlık ve yoksulluk riski, önümüzdeki aylarda da büyümeye devam edecek. Zira hem genel ekonomik sorunlar büyüyor hem tarım sektörünün sorunları hem de girdi fiyatları artıyor.

Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana, yani 77 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor.

AYLIK FİYAT ARTIŞI

Ekimde gıda fiyatlarındaki artışta yağ hariç tüm gıda harcama grupları belirleyici oldu. Yağ dışındaki tüm harcama gruplarında fiyatlar önceki aya göre arttı.

Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları ekimde önceki aya göre yüzde 0,4 oranında artarken, et ve balık grubu harcamalarında ise yüzde 1,6 oranında artış yaşandı. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar yüzde 3,6 arttı. Margarin ve sıvıyağ harcamaları ise değişmedi.

Meyve fiyatlarının yüzde 5,5 oranında arttığı eylülde taze sebze fiyatlarında ise ortalama yüzde 23,7 oranında yükseliş kaydedildi.

Bakliyat fiyatlarının yüzde 7,2 gibi oldukça yüksek oranda arttığı ekim ayında salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan işlenmiş gıdada fiyatlar yüzde 1,5 oranında yükseldi.

Vatandaşların mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 temel gıda maddesinden oluşturulan sepeti satın alabilmek için ekimde bir önceki aya göre yüzde 4,7 oranında daha fazla para ödemek gerekti.

ON AYLIK ARTIŞ YÜZDE 48,1

Ocak-ekim döneminde ise ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 36,1, et-balık fiyatları yüzde 36,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 34,3 artış kaydetti. Bu dönemde yağ fiyatları yüzde 15,7, meyve fiyatları yüzde 62,6, sebze fiyatları ise yüzde 147,5 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları dokuz ayda yüzde 49,3, diğer gıda fiyatları ise yüzde 25 oranında arttı.

Gıdada yılın ilk dokuz aylık dönemindeki toplam artış yüzde 48,1 olarak hesaplandı.

YILLIK ARTIŞ YÜZDE 53,8

Gıda fiyatlarında ekim ayı sonu itibariyle son bir yıllık artış oranı ise yüzde 53,8’e yükseldi.

Son bir yıllık dönemde ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 36,2, et-balık fiyatları yüzde 52,8, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 30,4, yağ fiyatları yüzde 17,3 oranında arttı. Meyve fiyatlarında yıllık olarak yüzde 65,7, sebze fiyatlarında ise yüzde 159,1 oranında artış yaşandı. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 66,3, diğer gıda fiyatları ise yüzde 29,1 oranında artış gösterdi.

12 AYLIK ORTALAMALARA GÖRE ARTIŞ YÜZDE 55,2

Kasım 2025 – Ekim 2026 aylarına kapsayan son 12 aylık dönemin ortalama gıda fiyatları, Kasım 2024 – Ekim 2025 aylarını kapsayan bir önceki 12 aylık dönemdeki ortalama gıda fiyatlarına göre yüzde 55,2 oranında yükseldi.

On iki aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 38,8, et-balık fiyatlarında 59,1, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 34,9 oldu. Yağ fiyatları yüzde 33,7, meyve fiyatları yüzde 79,4, sebze fiyatları ise yüzde 109,6 oranında arttı. Bakliyatta ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık ortalamaya göre yüzde 44,1, diğer gıda fiyatları ise yüzde 32,9 oranında artış kaydetti.”

E-Fatura Nedir?

E-fatura, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) belirlediği standartlara uygun olarak elektronik ortamda düzenlenen, alıcıya iletilen ve saklanan faturadır. Kâğıt faturayla aynı hukuki geçerliliğe sahip olan e-fatura, e-Fatura uygulamasına dahil olan mükellefler arasındaki mal ve hizmet satışlarında kullanılır. Belge; satıcı ve alıcı bilgileri, ürün veya hizmet kalemleri ve vergi tutarları gibi unsurları standart bir elektronik formatta taşır ve dijital olarak onaylanır.

E-fatura sisteminin temelinde faturanın basılması, imzalanması ve postalanması gibi fiziksel adımların dijital karşılıklarıyla yer değiştirmesi yatar. Satıcı faturayı elektronik ortamda oluşturur, belge GİB’in belirlediği altyapı üzerinden alıcıya ulaşır ve her iki taraf da faturanın bir kopyasını dijital arşivinde saklar. Zorunluluk kapsamına girecek işletmeler belirli kriterlere göre belirlendiğinden, işletmenizin kapsamda olup olmadığını güncel mevzuat ve GİB duyurularından kontrol etmeniz önemlidir.

E-Fatura Ne İşe Yarar?

E-fatura, işletmelerin faturalama sürecini baştan sona sadeleştirir. Fatura oluşturulduğunda alıcıya saniyeler içinde ulaşır; böylece postada kaybolma, geç teslim veya yanlış adrese gitme gibi sorunlar yaşanmaz. Alıcı da gelen faturayı kendi sisteminde hızla görüntüleyebilir ve kabul ya da ret süreçlerini dijital ortamda yürütebilir. Bu hız, özellikle yoğun fatura trafiği olan işletmelerde günlük iş akışını belirgin biçimde rahatlatır.

Fatura düzenlemenin yanında e-fatura, kayıt ve arşiv düzeni açısından da önemli bir işlev görür. Belgeler dijital ortamda saklandığı için tarih, müşteri veya tutar gibi ölçütlerle kolayca aranabilir; denetim ya da mutabakat gerektiğinde ilgili faturaya dakikalar içinde ulaşılır. Muhasebe yazılımlarıyla entegre çalışan çözümlerde fatura verileri doğrudan kayıtlara aktarılabildiği için tekrarlı veri girişi ve buna bağlı hatalar da azalır.

Neden E-Fatura Kullanmalısınız?

E-fatura kullanmanın ilk nedeni yasal uyumdur. Kapsama giren işletmeler için e-fatura bir seçenek değil yükümlülüktür; bu nedenle sürecin güvenilir ve kesintisiz çalışması gerekir. Zorunlu olmayan işletmeler ise gönüllü geçişle hem rekabet avantajı hem de dijital dönüşüm adımı elde eder. Çünkü e-fatura kullanan firmalar ticari ortaklarıyla daha hızlı ve standart biçimde belge alışverişi yapabilir.

Maliyet ve verimlilik de güçlü bir gerekçedir. Kâğıt, baskı, zarf, kargo ve fiziksel arşiv giderleri ortadan kalkar; personelin faturayı hazırlama, gönderme ve dosyalama için harcadığı zaman azalır. Hata ve kayıp belge riskinin düşmesi, tahsilat süreçlerinin hızlanması ve muhasebe kapanışlarının kolaylaşması da toplam faydayı artırır. Kısacası e-fatura hem yasal gereklilikleri karşılayan hem de işletmeye ölçülebilir kazanç sağlayan bir çözümdür.

İl Halk Kütüphanesi açıldı

Olgay GÜLER
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Edirne’de yapımı tamamlanan İl Halk Kütüphanesi’nin açılışına katıldı, Temmuz ayında ziyarete açılan Makedonya Kule Müzesi’ni ziyaret etti.


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yapımı tamamlanan Edirne İl Halk Kütüphanesi ve Edirne Mevlevihanesi açılışını yapmak üzere kente geldi. Bakan Ersoy, kentte ilk olarak Edirne Valisi Yunus Sezer’i ziyaret ederken, daha sonra Temmuz ayında ziyarete açılan Edirne Makedonya Kule Müzesi’ni gezdi.

Burada yetkililerden bilgi alan Bakan Ersoy, daha sonra 1’inci Murat Mahallesi’nde, yapımı tamamlanan yeni İl Halk Kütüphanesi’nin açılışına katıldı. Açılışa Bakan Ersoy’un yanı sıra, Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, kurum ve kuruluş ile siyasi parti temsilcileri katıldı.

Açılışta konuşan Bakan Ersoy, “Açılan kütüphanenin zengin kitap koleksiyonları ve bilgi kaynakları, çocuklarımızın neşesi, gençlerimizin enerjisi, okuyucularımızın merakı ve Edirnelilerin hayatına kattığı değerli anılar, önemli bir kültür ve yaşam merkezi olacak” dedi.


‘AYNI ANDA BİNDEN FAZLA KİŞİ YARARLANABİLECEK’
Bakanlık olarak kütüphaneleri toplumun değişen ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediklerini belirten Ersoy, “Kütüphanelerimizi toplumun değişen ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yeniliyor, hizmetlerimizi çağın gerekliliklerine göre geliştiriyoruz. Edirne’de mevcutta bakanlığımıza bağlı bir il halk, 8 ilçe halk ve bir semt kütüphanesi olmak üzere toplam 10 halk kütüphanesiyle hizmet vermekteyiz. Bugün Edirne merkez ilçemizde hizmete açtığımız yeni il halk kütüphanemiz eğitim, kültür ve bilgiye erişimi önceleyen, hizmet anlayışımızın en somut örneklerinden bir tanesi. Bakanlığımıza ait 3530 metrekarelik arsa üzerinde inşa edilen kütüphanemizin yapım ve tefrişat çalışmalarını sağlayarak bu kıymetli eseri bugün vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş oluyoruz. Toplam beş kattan oluşan kütüphanemiz, 8812 metrekarelik kapalı alanıyla ilimizin önemli bir bilgi ve öğrenme merkezi olacak. Kütüphanemiz 160 bin kitap kapasitesiyle de çocuklarımızı, gençlerimizi ve tüm vatandaşlarımızı zengin bir bilgi dünyasıyla buluşturacak. Aynı anda binden fazla kişinin yararlanabileceği oturma kapasitesiyle de öğrencilerimizin ders çalışabileceği, gençlerimizin araştırma yapabileceği, vatandaşlarımızın kitap okuyup kendilerini geliştirebileceği nitelikli bir ortam sunacak” diye konuştu.


‘GENİŞ HİZMET ANLAYIŞINI BÜNYESİNDE BARINDIRIYOR’
Yeni kütüphaneyi her yaştan vatandaşın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarladıklarını dile getiren Bakan Ersoy, “Bebek ve çocuk bölümlerinden, yedi yirmi dört çalışma salonuna, yetişkin okuma alanlarından çalışma odalarına kadar farklı farklı imkanlar oluşturduk. Atölyeler, konferans salonu, cep sineması ve engelli bireylerimize yönelik geliştirilebilir alanlarla kütüphanemizi çok yönlü bir yaşam alanına dönüştürdük. Çünkü burası yalnızca kitapların bulunduğu bir yer değil, her yaştan insanımızın öğreneceği, üreteceği ve geleceğe hazırlanacağı bir buluşma noktası olacak. Yeni nesil halk kütüphanelerimiz zengin bilgi kaynaklarının yanı sıra teknoloji ve dijital kaynaklardan eğitim programlarına atölyelerden kültür sanat etkinliklerine kadar uzanan geniş bir hizmet anlayışını da bünyesinde barındırmaktadır” şeklinde konuştu.


‘SELİMİYE YAZMA ESERLER KÜTÜPHANESİ İÇİN ALAN OLUŞTURULDU’
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Edirne İl Halk Kütüphanesi bünyesinde Selimiye Yazma Eserler Kütüphanesi için de hizmet alanının oluşturulduğunu söyledi. Ersoy, “Edirne İl Halk Kütüphanemiz bünyemizde Selimiye Yazma Eserler Kütüphanesi için de bir hizmet alanı oluşturuldu. Türkiye Yazma Eserler Kurulu Başkanlığı’na Selimiye Yazma Eser Kütüphanesi’nin mevcut koleksiyonunda 3500’ü aşkın yazma eser ve 9 binden fazla nadir basım eser bulunmakta. Edirne İl Halk Kütüphanesi’nin yeni hizmet binasında 6 sergileme ünitesiyle 30 bin eser kapasiteli yenilenmiş bir kitap deposu oluşturuldu. Yeni hizmet alanında araştırmacıların tıpkıbasım ve çeviri yayınlarından yararlanabilmesi, yazma eserlerin tabanlarına erişebilmesi ve yüksek çözümlü dijital kopyalar temin edilmesi mümkün olacak. Bu mekan ayrıca akademik toplantılar, yazma eser seminerleri, tematik atölyeler, paneller ve öğrencilere yönelik tanıtım programlarına ev sahipliği yapmanın yanı sıra bilimsel araştırmaları destekleyen, yazma eserlerin daha görünür hale gelmesini sağlayan ve kültürel birikimin paylaşımına katkı sunan çok önemli bir merkez olacaktır” ifadelerini kullandı.


‘HER YENİ KÜTÜPHANE KÜLTÜREL KALKINMAYA YATIRIM’
Her yeni kütüphaneyi, ülkenin kültürel kalkınmasına yapılan önemli bir yatırım olarak gördüklerini belirten Bakan Ersoy, “Biz her yeni kütüphaneyi ülkemizin kültürel kalkınmasına yapılan önemli bir yatırım olarak görüyoruz. Çünkü bir kütüphane açmak geleceğe yatırım yapmak, bir evladımızı kitapla buluşturmak onun dünyasını büyütmektir. Bir gencimize bilgiye erişim imkanı sunmak, hayallerine ulaşacağı yolda ona destek olmaktır. Kütüphaneleri çoğaltmak ise toplumumuzun düşünce, kültür ve üretim dünyasını zenginleştirmektir. Kütüphaneler aynı zamanda çağımızın sorunu olan ekran bağımlılığına da bir çözüm olacaktır. Buradan özellikle sevgili çocuklarımıza ve gençlerimize seslenmek istiyorum. Bu kütüphaneye ders çalışmak, kitap okumak, merak etmek, araştırmak, keşfetmek, üretmek ve hayal kurmak için gelin. Çünkü büyük değişimler çoğu zaman küçük bir merakla başlar. Bu kütüphanenin rafından alacak belki de bir evladımızı hayatında yepyeni bir sayfa açacak. Gönülden inanıyorum ki Edirne’nin halk istikbalimizin çatısı altında binlerce kitap okunacak, öğrenme ve keşfetme merakıyla dolu yüz binlerce gencimiz ve vatandaşımız bu imkanlardan yararlanacak” dedi.


‘YAŞAYAN BİR BİNA OLACAK’
Edirne Valisi Yunus Sezer de, yeni kütüphanenin, şehrin heyecanla beklediği bir eser olduğunu belirterek, “Bu eser şehrin heyecanla beklediği bir eserdi. Her ziyaret ettiğimde onlarca, yüzlerce, telefonla ne zaman açılacak sorusu soruluyordu. Sadece bir kütüphane değil aynı zamanda yaşayan bir bina olacak. Kütüphanenin ötesinde kursların açıldığı, cep sinemaların olduğu, programların düzenlendiği, yazma eserlerinin olduğu, çocuklarımıza, gençlerimize, yaşlılarımıza hitap edecek ve Edirne’mizin gerçekten de yüz akı olacak bir eser. Edirne’nin açık hava müzesi gibi. Bir taraftan tarihini yaşıyoruz ve onları, sizlerin, cumhurbaşkanımızın destekleriyle, bakanlarımızın destekleriyle ihya etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, il halk kütüphanesinin Edirne’de, Cumhuriyet döneminin en güzel eserlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, “Edirne bir tarih kenti, Osmanlı’ya yaklaşık bir asır başkentlik yapmış. Yani her karışı tarihi kokan bir şehir. Selimiye Camisi’yle, köprüleriyle, tüm eserleriyle muhteşem bir şehir. Bugün de burada yaptığımız bu açılış, Edirne’nin kültürüne, tarihine, turizmine çok önemli bir katkı sağlayacaktır. Bugün kütüphanenin açılışıyla burada okunacak her kitap, yapılacak her araştırma kurulacak, hem ülkemizin hem Edirne’mizin tarihine, geleceğine ışık tutacaktır” şeklinde konuştu.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, Edirne’nin yalnızca tarihi eserleri olan bir şehir değil, tarihi yaşayan ve yaşatan bir şehir olduğunun altını çizdi. Gencan, “Edirne’ye kültür alanında kazandırılan her eseri ayrıca çok önemsiyoruz. Yeni İl Halk Kütüphanemiz de Edirne’miz için gerçekten çok değerli bir kazanım. 8800 metrekarenin üzeri kapalı alanı, 150 bini aşan kitap raf kapasitesi ve 1000 aşkın kullanıcı kapasitesiyle çok kapsamlı bir yapı şehrimize kazandırıldı. Çocuklarımız için ayrılan bölümlerden yedi gün yirmi dört saat kullanılabilecek çalışma salonlarına, kent kitaplığından atölyelere, erişilebilir alanlardan, konferans salonuna kadar çok farklı ihtiyaçların düşünülmüş olması bu yapıyı ayrıca çok kıymetli kılıyor. Edirne Belediyesi olarak şehrimizin kültür ve sanat hayatını güçlendiren, tarihi mirasını koruyan ve turizm potansiyelini geliştiren her çalışmaya katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından Edirne İl Halk Kütüphanesi’nin açılışı gerçekleştirildi. Bakan Ersoy ve beraberindekiler kütüphaneyi gezerek öğrenciler ve vatandaşlarla buluştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Selimiye Camisi’nde Cuma namazını kılmak üzere ayrıldı.

Çocuklarla Cumhuriyet coşkusu

Edirne Belediyesi, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünü Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde düzenleyeceği birbirinden renkli etkinliklerle kutlayacak. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da çocuklarla bir araya geleceği 29 Ekim programında sahne gösterilerinden atölyelere, sokak oyunlarından fidan dikimine kadar pek çok etkinlik gerçekleştirilecek.

Edirne Belediyesi, Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümünde çocukları Cumhuriyet’in aydınlık değerleri etrafında buluşturmak için özel bir program hazırladı. Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde, “Cumhuriyet Coşkusunu Çocuklarımızla Yaşayalım” sloganıyla gerçekleştirilecek etkinlik, 29 Ekim Perşembe günü saat 13.00-16.00 arasında çocuklar ve aileleri bayram sevincini birlikte yaşayacak.

Saat 13.00’te İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başlayacak program, Edirne Belediyesi Dans Ekibi’nin vals gösterisinin ardından illüzyon gösterisi, Kuromi Çocuk Tiyatrosu ve Bubble Show çocuklarla buluşacak.

Saat 14.30’da kolektif resim sergisinin açılışı gerçekleştirilecek, rölyef kursu öğrencilerine sertifikaları takdim edilecek. Çocukların sanatsal üretimlerini ve yaratıcılıklarını öne çıkaran çalışmalar, Cumhuriyet Bayramı’nın kültür ve sanatla iç içe yaşanmasına katkı sağlayacak.

Atölye çalışmalarında çocuklar müzik-orff atölyesine katılabilecek, “Atatürk’ün İzinde” temalı tişört el baskısı yapabilecek, Cumhuriyet bilekliği hazırlayabilecek ve geleneksel sokak oyunlarıyla keyifli vakit geçirebilecek. TEMA Vakfı tarafından gerçekleştirilecek fidan dikimi etkinliğiyle de çocuklarda doğa sevgisinin ve çevre bilincinin güçlendirilecek.

Müzenin dış alanında ise Türk bayrağı ve balon dağıtımı, sokak oyunları, patlamış mısır ikramı ve şişme oyun parkı çocuklara bayram coşkusunu doyasıya yaşatacak.

BAŞKAN GENCAN’DAN CUMHURİYET BAYRAMI’NA DAVET

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, tüm çocukları ve ailelerini Cumhuriyet Bayramı coşkusunu birlikte yaşamaya davet ederek  “Cumhuriyetimizin 103. yılını çocuklarımızla birlikte kutlamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet, çocuklarımızın özgürce hayal kurabildiği, eşit fırsatlara sahip olduğu ve umutla geleceğe yürüyebildiği bir ülkenin temelidir.

Bizim en büyük sorumluluklarımızdan biri, Cumhuriyet’in değerlerini çocuklarımıza aktarmak ve onların bu değerlerle büyümesine katkı sunmaktır. Hasan Ali Yücel Çocuk Müzemizde hazırladığımız programla çocuklarımızın bayram sevincini sanatla, oyunla, doğayla ve dayanışmayla yaşamalarını istiyoruz.

29 Ekim’de ben de çocuklarımızla bir arada olacak, onların heyecanına ve mutluluğuna ortak olacağım. Çünkü biliyoruz ki Cumhuriyetimizin en büyük güvencesi, aydınlık yarınlarımızın sahibi çocuklarımızdır. Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet’in ışığında yetişen her çocuğumuz geleceğe dair umudumuzu büyütüyor.

Tüm velilerimizi ve çocuklarımızı 29 Ekim Perşembe günü Hasan Ali Yücel Çocuk Müzemize davet ediyorum. Gelin, Cumhuriyet coşkusunu hep birlikte yaşayalım; bu anlamlı günü çocuklarımızın neşesiyle, umutlarıyla ve bayram sevinciyle taçlandıralım. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!” ifadelerini kullandı.

İstanbul Evden Eve Nakliyat | 444 65 02 – ÇOLAKOĞULLARI NAKLİYAT

EDİRNE – Tayin çıktığında ev, tek bir günde tek bir şehre inmek zorunda değildir. Görev başlar, çocuğun okulu dönem bitene kadar İstanbul’da kalır, lojmanın anahtarı ise Edirne’de başka bir güne yazılır. İki tarih birbirine yapışık değilse eşya, lojman kapısında kasada bekletilemez. Çolakoğulları Nakliyat, 1956’dan beri İstanbul merkezli yürüttüğü işte bu ayrımı görmeden Trakya yoluna gün yazmadığını belirtiyor. Gidecek sandık ile İstanbul’da kalacak sandık, daha çıkışta iki sayfaya bölünür. Sayfalar karışırsa çocuk, yataksız kalır. Lojmanda da kullanılmayacak bir sıra yer kaplar.

Trakya yolu, haritada kısa görünür. Sis, şerit kapanması ve lojman teslim saati aynı kâğıda yazılmadan araç çıkmaz. Çolakoğulları Nakliyat, varışı tek bir dakikaya sıkıştırmadığını, görülen mesafeye göre bir aralık bıraktığını söylüyor. Aralık, tembellik değildir. Anahtar öğleden sonraya kayarsa kasa, bir otoparkta açık beklememelidir. Mühür, o gece bozulmaz. Boşaltma, ertesi sabaha sözleşmeyle kalır. Aile, aracı kilometre kilometre izlemek zorunda kalmadan çıkış saatini, ara durağı ve varış aralığını bilir.

Evden Eve Nakliyat kaydı, Edirne dosyasında çocuğun İstanbul’da kalacağı sandığı ayrı sayfaya alır. Forma, ilaç, yatak ve birkaç gün yetecek mutfak, gidecek kasanın dibine gömülmez. Ya İstanbul’daki odada kalır ya da ilk inecek çanta olarak işaretlenir. İşaret yoksa şoför, hangi kutunun ilaç olduğunu bilemez. Bilemediği kutuyu molada da aramaz. Çünkü kasa, mola için açılmaz. Mola, yakıt ve dinlenme içindir. Çolakoğulları Nakliyat, bu kuralı yol uzadı diye gevşetmediğini belirtiyor.

444 65 02 hattında iki adres birden sorulur. İstanbul’daki çıkışın katı, merdiveni ve sokağı yetmez. Edirne’deki lojmanın ya da dairenin teslim saati, site izni ve aracın yanaşacağı kapı da alınır. Usta çıkışı yerinde görür. Varış ölçüsü taze değilse eski bir notla yola çıkılmaz. Tadilat kapıyı daraltmış olabilir. Daralan kapı, kasadan inen geniş konsolu durdurur. Çolakoğulları Nakliyat, ölçüyü teslim haftasında tazelediğini söylüyor. Keşif ücretsizdir. İmza atılmadan ekip çıkmaz. Görülmeyen bir balkon dolabı, sabah başka bir hesap açar.

Çolakoğulları Evden Eve Nakliyat, lojmanın teslim saatini görmeden Trakya yoluna gün yazmıyor. Paketleme, söküm, yükleme ve Edirne’deki kurulum ayrı yerlere bölünmüyor. Aile, varışta bir marangoz aramıyor. Gardırop yerinde sökülüyor, vidalar poşetleniyor, aynı takım yeni odada kuruluyor. İstanbul’da kalacak dolap sökülmüyor. Yerinde bırakılıyor, fotoğrafı çocukla kalan listenin yanına giriyor. Beyaz eşyanın gidecek olanı boşaltılıyor, suyu alınıyor, kapağı sabitleniyor. Kalacak makine, belirsiz bir prize terk edilmiyor. Bu sınır, sözleşmede çiziliyor.

Ambalaj, sisli ve yağışlı bir günde ayrıca sıkı tutuluyor. İnce karton yolda ıslanırsa köşesinden açılır. Kırılacaklar ayrı kolide, kitaplar küçük kutularda duruyor. Tek dev koli hem ağırlaşıyor hem indirilirken dikişinden patlıyor. Perde, halı ve nevresim ayrı torbalanıyor ki Edirne’de ilk gece aranacak parça kasanın dibinde kalmasın. Mutfak ayrı başlık. Açık yağ, baharat ve makine içindeki su, bütün takımı lekeliyor. Çolakoğulları Nakliyat, bu kaçakları çıkışta kapattığını söylüyor. Kaşık ile bıçak ayrı torbada, torba kolinin en üstünde bağlanıyor.

İşin planını tutan Evden Eve Nakliyat Şirketi, sisli sabahı da varış aralığının içine koyuyor. Aralık dar yazılırsa araç, lojman kapısında anahtardan önce varır ve bekler. Bekleme, baştan konuşulmuşsa sürpriz olmaz. Konuşulmamışsa gün, kapıda geçer. Site ya da lojman yönetimi yükleme saatini sınırlıyorsa bu saat, İstanbul’daki çıkışla birlikte kurulur. İki izin çakışırsa eşya Maltepe’deki yerleşkede ya da İkitelli’deki depoda kısa süre durur. Süre, günlük sürprizle değil, sözleşmedeki maddeyle işler. Renkli etiket, depoda da aynı odayı gösterir. Başka bir ailenin kolisi aynı kilide girmez.

Kasa, yolda bir depoda bölünüp yeniden doldurulmuyor. Sayfa numarası, depoda da kasadakiyle aynı kalıyor. Çolakoğulları Nakliyat, “yolda ayırırız” cümlesini kullanmadığını söylüyor. Ayrım, çıkış kapısında bellidir. Çocuğun dönem sonuna kadar İstanbul’da kalacağı sandık, Edirne listesinden düşülmüştür. Düşülmemişse araç eksik kalkmaz. Çünkü eksik, varışta aranır. Aranan sandık aslında hiç binmemişse tartışma, yolun ortasında doğar. Fotoğraf, bu tartışmayı kapatır. Yüklemeden önceki karede sandık yoksa kasa suçlanmaz.

Sigorta, kısa bir şehir içi poliçesinin kopyası gibi konuşulmuyor. Yolun süresi, mühür ve kapsam, imzadan önce anlatılıyor. Nakit, takı ve evrak kasaya binmiyor. Aile bunları yanında tutuyor. Ahşaptaki eski iz, yüklemeden önceki fotoğrafta duruyor. Edirne’de yeni bir iz varsa satır, o parçanın yanında açılıyor. Çolakoğulları Nakliyat, karşılaştırmayı hafızaya bırakmadığını ifade ediyor. Uzun gün, hafızayı dağıtır. Fotoğraf dağılmaz. Teslim, lojmanda oda oda yapılıyor. İstanbul’da kalan odanın anahtarı da aynı dosyada, ayrı bir imzayla kapanıyor. Bir imza, iki adresin yerine geçmiyor.

Evden Eve Nakliyat Firması arayan ailenin soracağı madde, iki adresin anahtarının aynı güne denk gelip gelmediğidir. Denk gelmiyorsa bedel, tek yönlü bir boşaltma gibi konuşulamaz. Depo, ikinci anahtar ve çocuğun kalacağı oda baştan yazılır. Düşük sözlü fiyat, kapıda kat, asansör, paketleme ve gece diye bölünüyorsa ilk teklif, varıştaki hesabın altında kalır. Çolakoğulları Nakliyat, kalemleri bölmediğini, cevabın imzada durduğunu belirtiyor. Sözleşme istemeyen düzen, iki adresli işte daha çabuk dağılır. Çünkü hangi sandığın hangi şehirde kaldığı, kâğıt yoksa kimsenin hafızasında durmaz.

Lojmanın elektriği henüz açılmamışsa beyaz eşya bir gün daha depoda kalabilir. Diğer sandıklar o gün iner. Firma, bütün yükü tek bir eksik prize bağlamadığını söylüyor. Bekleyen satır, ertesi gün kendi saatiyle kapanır. Böylece daire, elektrik gelene kadar boş bir salon olarak kalmaz. Bağlantı, evin kendi tesisatçısına bırakılacaksa kablo uçları etiketlenir. Avize, ailenin gösterdiği noktaya bırakılır. Rastgele bir tavana asılmaz. Yemek masasının yönü, krokinin üzerinde işaretlidir. Ekip, masayı ilk boş duvara dayamaz.

İstanbul’da kalan oda, terk edilmiş bir depo gibi kapanmaz. Çocuğun yatağı, çalışma masası ve bir haftalık mutfak yerinde durur. Giden parçaların boşluğu battaniye ile örtülmez. Hangi mobilyanın gittiği, kapıda kalan listeyle belli olur. Çolakoğulları Nakliyat, bu odayı Edirne kasasıyla aynı tempoda boşaltmadığını söylüyor. Dönem bitince ikinci bir gün açılır. İkinci gün, birinci günün artığı değildir. Kendi keşfi, kendi saati ve kendi listesi vardır. Liste, aylar önce çekilmiş bir fotoğrafa körü körüne güvenmez. Oda arada değişmiş olabilir.

Bitki ve evcil hayvan kasaya yazılmıyor. Toprak, su ve cam, sisli bir yolun sarsıntısına gelmiyor. Hayvan, eşyadan ayrı bir saatte geçer. Çocuk İstanbul’da kalıyorsa hayvanın da nerede duracağı keşifte sorulur. Sorulmazsa varışta “kova neredeydi” tartışması, kasada olmayan bir şey için açılır. Çolakoğulları Nakliyat, binenler ile binmeyenleri listenin iki yanında tuttuğunu belirtiyor. Bahçe hortumu gidecekse ayrı torbadadır. Kalacaksa İstanbul sütununa düşer. İki sütun aynı köşeye konursa akşam her iki adreste de eksik görünür.

Yönetim yazışması, lojmanda da apartmanda da kapıdan önce biter. Kimlik, araç plakası, çalışma saati ve sorumlu adı birçok yerde istenir. Evrak eksikse kapı açılmaz. Açılmayan kapı, hazır ekibin beklemesine yol açar. Çolakoğulları Nakliyat, hangi evrakın istendiğini keşif notuna yazdığını söylüyor. Yük asansörü varsa yolcu asansörü kullanılmaz. Kabin, verilen dilimde örtülür, dilim bitince süpürülür. Film ve battaniye sayılarak geri alınır. Eksik örtü, ertesi gün başka bir katın köşesini açıkta bırakır. Sayım tutmazsa dosya kapanmaz.

Gün bitince mühür kâğıdı, iki sayfa ve fotoğraf zarfı kapanır. Edirne’de eksik parça varsa imza bekler. İstanbul’da kalan odanın anahtarı, çocuğun listesi tamamlanmadan teslim edilmez. Sayaç fotoğrafı, boşaltılan dairede anahtardan önce çekilir. Duvardaki çivi aynı turda toplanır. Bu tur, temizlik vaadi değil, dosyanın kapanışıdır. Çolakoğulları Nakliyat, listeler kapanmadan işi bitmiş saymadığını söylüyor.

Yazışma bilgi@colakogullari.com.tr üzerinden yürüyor. Hat ve bekletme başlıkları colakogullarinakliyat.com adresinde duruyor. Telefon 444 65 02. Arayana önce iki adresin anahtar günü sorulur. Edirne’ye gidecek, bir odası İstanbul’da kalacak bir ev için ilk hazırlık, aracı gece yola çıkarmak değil, hangi sandığın hangi şehirde kalacağını kâğıda geçirmektir.

Bitkisel üretimde artış

Türkiye’de bitkisel üretimin bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi. TÜİK verilerine göre buğday üretiminin %37,9, ayçiçeği üretiminin ise %21,8 oranında aratacağı öngörülürken en yüksek artış %66,7 ile arpa üretiminde bekleniyor.
Üretim miktarlarının, 2026 yılı ikinci tahmininde bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) %17,3, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde %60,8 oranında artacağı, sebzelerin ise %0,8 oranında azalacağı tahmin edildi. Buna göre, yaklaşık üretim miktarlarının tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 78,6 milyon ton, sebzelerde 33 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 31,5 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörüldü.
Tahıl üretiminin 2026 yılında bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi
Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2026 yılında bir önceki yıla göre %30,9 oranında artarak yaklaşık 44,8 milyon ton olacağı tahmin edildi.
Bir önceki yıla göre, buğday üretiminin %37,9 oranında artarak yaklaşık 24,8 milyon ton, arpa üretiminin %66,7 oranında artarak 10 milyon ton, çavdar üretiminin %21,5 oranında artarak 247 bin ton, yulaf üretiminin %3,9 oranında artarak 298,7 bin ton, mısır üretiminin ise %4,7 azalarak 8,1 milyon ton olacağı öngörüldü.
Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretiminin sırasıyla 525 bin ton, 204,3 bin ton ve 368,6 bin ton olacağı tahmin edildi. Yumru bitkilerden patatesin ise bir önceki yıla göre %3,1 oranında azalarak 6,2 milyon ton üretileceği tahmin edildi.
AYÇİÇEĞİNDE 2.4 MİLYON TON ÜRETİM BEKLENİYOR
Yağlı tohumlardan soya üretiminin %14,3 oranında azalarak 127,6 bin ton, ayçiçeği üretiminin ise %21,8 oranında artışla 2,4 milyon ton olacağı öngörüldü.
Şeker pancarı üretiminin %5,8 oranında artarak 22 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi.
Sebze üretiminin 2026 yılında bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi
Sebze ürünleri üretim miktarının 2026 yılında 33 milyon ton olacağı tahmin edildi.
Sebzeler grubu ürünlerinden hıyarda %10,2, havuçta %7,5, beyaz lahanada %9,1, karnabaharda %13,7 oranında üretim artışı; kuru soğanda %30,8, sakız kabakta %5,2, kıvırcık marulda %13,0, taze soğanda %12,6 oranında üretim azalışı olacağı tahmin edildi.
Meyve üretiminin 2026 yılında bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi
Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarının 2026 yılında bir önceki yıla göre %60,8 oranında artarak yaklaşık 31,5 milyon ton olacağı tahmin edildi.
Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada %97,4, şeftalide %109,2, nektarinde %114,9, kirazda %289,7, üzümde %60,5 üretim artışı öngörüldü.
Turunçgil meyvelerinden mandalinada %36,0, portakalda %76,4, limonda %65,0 oranında üretim artışı öngörüldü. Sert kabuklu meyvelerden fındıkta %62,6, cevizde %86,8, Antep fıstığında %42,6 oranında üretim artışı olacağı tahmin edildi.
Muz üretiminin geçen yıla göre %2,4 oranında azalacağı, zeytin üretiminin ise %75,5 oranında artacağı öngörüldü.

Aramızdan ayrılanlar

İSMAİL EREN VEFAT ETTİ
Muhsine Eren’in eşi, Derin Eren Sönmez ve Tuğçe Eren Demir ile Ayaz Hakkı Eren’in babaları İsmail Eren 69 yaşında vefat etti. Merhum dün Fatih Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

AYTUN KORGÜN VEFAT ETTİ
PTT çalışanlarından Aytun Korgün 61 yaşında vefat etti. Asuman Korgün’ün eşi, Doğan ve merhume Sevim Korgün’ün oğulları, Ayfer Kanberiz’in kardeşi, Atahan ve Ataberk Korgün’ün babaları olan merhum dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

SIDDIKA SABANER VEFAT ETTİ
Trakya Üniversitesi’nden emekli Doç. Dr. Mehmet Akif Sabaner’in annesi, İmren Sabaner’in kayınvalidesi Sıddıka Sabaner 91 yaşında vefat etti. Merhume dün Lala Şahin Paşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

AYŞE MUSTAFAOĞLU VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden Ayşe Mustafaoğlu 60 yaşında vefat etti. Merhume dün Ak Mescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

SERVET KIRMIZ VEFAT ETTİ
Yeniimaret semti sakinlerinden merhum Mehmet Kırmız’ın eşi, Remziye, Özgür ve Eren’in anneleri, İsmail Tekbıyık’ın ablası, Servet Kırmız 70 yaşında vefat etti. Merhume 21 Ekim Çarşamba günü Alaca Camide kılınan öğle namazının takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.

REMZİYE ULUSOY VEFAT ETTİ
Ayşekadın semti sakinlerinden Süpürgeci merhum İlhami Ulusoy’un eşi, eski Sanayi Sitesi Esnaflarından Tornacı Ayhan Ulusoy, Sermin Ulusoy ve Ersan Ulusoy ile Sevim Kader’in anneleri, Çisem, Pınar ve Sude’nin babaanneleri, Serdar, Özgür ve Kader’in anneanneleri, Remziye Ulusoy 91 yaşında vefat etti. Merhume 21 Ekim Çarşamba günü Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

Meriç’te 7 kaçak göçmen yakalandı

Olgay GÜLER

Edirne’nin Meriç ilçesinde yasa dışı yollarla Avrupa ülkelerine gitmek isteyen 7 kaçak göçmen yakalandı, gözaltına alınan 2 organizatör tutuklandı.

Meriç İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, yol kontrolü sırasında şüphelendikleri aracı durdurdu. Araçta yapılan aramada, yasa dışı yollarla Avrupa ülkelerine gitmek isteyen 7 kaçak göçmen yakalandı. Araçta bulunan organizatörler M.Y. ve C.İ. gözaltına alındı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Edirne İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderildi.

Adliyeye sevk edilen M.Y. ve C.İ. ise çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.