Edirnespor’un Keşanspor ve Uzunköprüspor 5. Grup’ta mücadele edeceği 2026-2027 Sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) Fikstürü çekildi. Edirnespor, Bölgesel Amatör Lig (BAL) yerine yeni oluşturulan Profesyonelliğe Geçiş Ligi’ndeki ilk maçında Göktürk Sarayspor’u konuk edecek.
Türkiye Futbol Federasyonu Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde çevrim içi olarak gerçekleştirilen fikstür çekimine; TFF Başdanışmanı Yusuf Yerkel, TFF Amatör İşler Kurulu Başkanı Selçuk Azeri, TFF Amatör İşler Kurulu Koordinatörü Ahmet Kurşun, TFF Amatör İşler Kurulu Koordinatör Yardımcısı Murat Kandazoğlu, TFF Amatör İşler Kurulu Üyesi Fatih Gülgönül, AFDK Başkanı Tacar Çağlar, Protokol ve Konaklama Direktörü Mustafa Baltacı, Amatör Futbol Direktörü Zafer Şen, Amatör Futbol Ankara Müdürü Mustafa Burak Gülpınar ve TFF İstanbul Futbol İl Temsilcisi Av. Ferhat Hasan Karagöz katıldı.
2026-2027 Sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde takımlar 12 grupta mücadele edecek. PGL, 17-18 Ekim tarihlerinde oynanacak karşılaşmalarla başlayacak.
PGL 5. Grup’ta Edirne’den 3, Kırklareli’nden 1, Tekirdağ’dan 3 ve İstanbul’dan 4 takım bulunuyor.
Edirnespor ligin 7. haftasında Keşanspor’u konuk ederken, 9 . hafta da ise Uzunköprüsqor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek.
Trakya Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Türkiye Atletizm Federasyonu tarafından ilk kez düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Yarı Maratonu’nda yer aldı.
Ankara’da gerçekleştirilen organizasyonda 21 kilometrelik Uluslararası Yarı Maraton, 10 kilometrelik Gelişim Koşusu ve 4,4 kilometrelik Halk Koşusu olmak üzere üç farklı kategoride yarışlar düzenlendi. Etkinliğe, 52 ülkeden 192 yabancı atletin de aralarında bulunduğu toplam 4.105 sporcu katıldı.
Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi ve Trakya Koşu Topluluğu Başkanı Hilal Nur Dağlı, 4,4 kilometrelik Halk Koşusu’nda yarışarak kadınlar genel kategorisinde 12. oldu.
Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Aykut Aksu da organizasyonda Trakya Koşu Topluluğu danışmanı olarak yer aldı.
YENİ Parti Edirne Kurucu İl Başkanı ve İl Başkanı adayı Yücel Balkanlı, Havsa’da partililerle biraraya geldi. Balkanlı, ”Edirne’de birliğimizi büyüterek, her ilçemizde daha güçlü bir örgütlenmeyle ilk genel seçimde iktidar hedefimize kararlılıkla yürüyeceğiz” dedi.
Balkanlı ekibiyle birlikte, YENİ Parti Edirne İl Başkanlığına adaylığı kapsamında Havsa’da üyelerle bir araya geldi. Balkanlı burada yaptığı konuşmada,” Büyük bir samimiyetle gerçekleşen buluşmamızda partimizin hedeflerini, Edirne’miz için yapacaklarımızı ve önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalarımızı değerlendirdik. Üyelerimizin görüşlerini dinledik, önerilerini aldık; ortak hedeflerimiz doğrultusunda dayanışmamızı ve mücadele kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyduk” dedi.
İl Başkan Adayı Balkanlı şunları söyledi: Bizim siyaset anlayışımızın temelinde üyelerin söz sahibi olduğu, emeğin değer gördüğü, liyakatin esas alındığı ve kararların demokratik katılımla alındığı bir örgüt yapısı vardır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde, Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden aldığımız güçle; gençlerimiz, emekçilerimiz, emeklilerimiz ve çiftçilerimiz için daha adil, daha demokratik ve daha umutlu bir Türkiye hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. Bu süreçte en büyük gücümüz üyelerimizin inancı, dayanışması ve halkımızın değişim talebidir. Edirne’de birliğimizi büyüterek, her ilçemizde daha güçlü bir örgütlenmeyle ilk genel seçimde iktidar hedefimize kararlılıkla yürüyeceğiz. Biz inanıyoruz ki başarı; birlikte düşünmekten, birlikte üretmekten ve birlikte mücadele etmekten geçer. Havsa’daki buluşmamıza katılan, düşüncelerini ve desteğini bizimle paylaşan tüm üyelerimize yürekten teşekkür ediyorum. Söz, yetki, karar üyelerimizin!
İstanbul merkezli aralarında Edirne’nin de olduğu 13 ilde düzenlenen operasyonlarda 42 şüpheli yakalandı, 7 milyar 657 milyon TL değerinde mal varlığına el konuldu. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince uluslararası uyuşturucu şebekesine yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.
İstanbul merkezli Antalya, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Hakkari, Hatay, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Sakarya, Samsun ve Van’da 2 bin personelin katılımıyla gerçekleştirilen operasyonlarda 42 şüpheli yakalandı.
Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; uluslararası düzeyde farklı ülke ve illerde uyuşturucu madde imalatı, sevkiyatı ve dağıtımını organize ettikleri, kimyasal maddelerin temini ile uluslararası sevkiyatların nakliye ve lojistik süreçlerini yönettikleri tespit edildi. Ayrıca şifreli haberleşme verilerinin incelenmesiyle, örgütün uluslararası tedarik faaliyetleri ile ülke içi dağıtım ağı arasındaki bağlantılar ortaya çıkarılarak toplam 10 ton 100 kilogram uyuşturucu maddeyle (eroin, esrar ve kokain) bağlantılı oldukları belirlendi.
Çalışmalar sonucunda suçtan elde edildiği ve aklama faaliyetlerine konu olduğu tespit edilen; 163 gerçek kişiye ait banka hesapları ile kripto varlıklara, 556 taşınmaza, 155 motorlu taşıta ve 71 şirketteki ortaklık paylarına olmak üzere toplam 7 milyar 657 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. İçişleri Bakanlığı açıklamasında, “Kahraman Polislerimizi, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığımızı, Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, MASAK’ımızı, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz” denildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Okulların giriş-çıkış saatlerinde, okulların etrafında, metruk yapılarda, servislerde, çocukların gittiği yerlerde mutlaka denetimlerimizi artırmalıyız. Üzerimize düşen, kendi almamız gereken tedbirleri almamız gerekiyor” dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Bakanlık GAMER Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen Asayiş Konulu Toplantı’da okul güvenliğine ilişkin Emniyet ve Jandarma birimlerine yeni talimatlar verdi. Toplantıya İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan ile İller İdaresi Genel Müdürü Mehmet Emin Bilmez katıldı.
“OKUL GÜVENLİĞİ RUTİN BİR ASAYİŞ BAŞLIĞI OLMAKTAN ÇIKTI”
Okul güvenliğinin toplumun gündemindeki öncelikli konular arasında yer aldığını vurgulayan Bakan Çiftçi, “Günümüzün en önemli konularından birisi artık okul güvenliği hâline dönüştü. Artık okul güvenliği bizim için rutin bir asayiş başlığı olmaktan çıktı. En önemli konulardan biri hâline dönüştü. Okul güvenliği konusunun, kişilere karşı işlenen suçlar başlığı altında daha titizlikle, daha hassasiyetle takip edilmesi gerekiyor.” dedi.
OKUL ÇEVRELERİNDE DENETİMLER ARTIRILACAK
Okul çevrelerinde alınacak tedbirlere ilişkin Bakan Çiftçi, “Okulların giriş-çıkış saatlerinde, okulların etrafında, metruk yapılarda, servislerde, çocukların gittiği yerlerde mutlaka denetimlerimizi artırmalıyız. Üzerimize düşen, kendi almamız gereken tedbirleri almamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“GÖREVLİLER ÇOCUKLAR OKULA GELMEDEN YARIM SAAT ÖNCE GÖREVLERİNİN BAŞINDA OLSUNLAR”
İhtiyaç duyulan okullarda güvenlik tedbirlerinin güçlendirilmesini isteyen Bakan Çiftçi, “Şimdi yine ihtiyacı olan yerlerde jandarma kanalıyla güvenlik korucularını, geçici güvenlik korucularını; emniyet kanalıyla da bekçileri okullarda görevlendirelim. Daha fazla tedbir almamız gereken yerlerde mutlak surette çocuklar okula gelmeden yarım saat önce görevlerinin başında olsunlar ki en azından çocuklar okula geldiğinde orada güvenlik temin edilmiş olsun.” dedi.
GİRİŞ-ÇIKIŞ SAATLERİNDE UYGULAMALAR ARTIRILACAK
Asayiş, narkotik, çocuk şube, toplum destekli polis ve trafik ekiplerinin uygulamalarına ağırlık verilmesini isteyen Bakan Çiftçi, “Giriş-çıkış saatlerinde, öğle vakitlerinde okulların etrafında mutlak surette daha fazla uygulama yapalım. Bu tedbirleri mutlak surette artırmamız, bu şekilde daha görünür hâle getirmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, barındıkları Edirne İlk Kabul Arda Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’ne geri dönmeyen 13 çocuğun bulunması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Bakanlığın açıklamasında kayıp olan 13 çocuğun düzensiz göç kapsamında tespit edilen refakatsiz yabancı uyruklu çocuklar olduğu kaydedildi.
Bakanlğın yazılı açıklamasında “Bazı basın yayın organlarında “Edirne’de devlet korumasındaki çocuklar kayıp: İnceleme başlatıldı” başlığıyla yer alan haberlere ilişkin açıklama yapılması gereği duyulmuştur” denilerek şunlara yer verildi:
Haberlerde bahsi geçen çocuklar, devlet koruması altındaki çocuklar değil; düzensiz göç kapsamında tespit edilen refakatsiz yabancı uyruklu çocuklardır. Bu nedenle haberlerde kullanılan “devlet korumasındaki çocuklar” ifadesi, söz konusu çocukların statüsünü doğru yansıtmamaktadır.
Bakanlığımıza bağlı Edirne İlk Kabul Arda Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğüne teslim edilen 14 çocuk, 11 Ekim 2026 tarihinde kendilerine verilen market izninin ardından kuruluşa geri dönmemiştir.
Durum derhal kolluk kuvvetlerine bildirilmiş ve çocukların bulunması için çalışma başlatılmıştır. Çocuklardan biri kuruluşa geri dönmüş olup diğer 13 çocuğun bulunmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Çocukların güvenliği ve üstün yararı önceliğimizdir. İlgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yürütülen süreç Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir.
Türkiye’de şirket kurmak; iş modeline uygun şirket türünün belirlenmesi ve yasal, finansal süreçlerin doğru şekilde yürütülmesiyle gerçekleşir. Şahıs şirketi hızlı ve düşük maliyetli yapısıyla özellikle yeni girişimciler için öne çıkarken limited ve anonim şirketler farklı sermaye ve ortaklık ihtiyaçlarına hitap eder.
Özet
Türkiye’de şirket kurmak; sermaye tutarı, ortaklık yapısı, sorumluluk sınırları ve büyüme hedefleri doğrultusunda uygun şirket türünün seçilmesiyle başlar.
Şahıs şirketi; düşük kuruluş maliyetleri, hızlı işlemleri ve esnek yönetim yapısıyla iş fikrini hayata geçirmek isteyen girişimcilere pratik bir başlangıç sunar.
Yasal süreçler, ticaret sicili kayıtları, ana sözleşme ve vergi dairesi işlemleri gibi şirket kuruluşunun temel aşamalarını kapsar.
Finansal planlama, sermaye yönetiminden banka hesabı açılışına ve beyanname takibine kadar şirketin mali yapısını şekillendiren işlemleri içerir.
Doğru Şirket Yapısını Belirlemenin Temel Dinamikleri
Türkiye’de yeni bir işe adım atarken doğru şirket yapısını belirlemenin temel dinamikleri, girişiminizin geleceğini doğrudan şekillendirir. Türkiye’de şirket kurmak isteyen bir girişimcinin; sermaye tutarını, ortaklık yapısını, sorumluluk sınırlarını ve vergi avantajlarını dikkate alarak şahıs, limited veya anonim şirket türleri arasından doğru tercihi yapması gerekir.
Sermayenin korunması, finansal risklerin yönetilmesi ve operasyonel esnekliğin sağlanması tamamen seçilen yasal statüye bağlıdır. İş modelinize, büyüme hedeflerinize ve sektör gereksinimlerinize uyan doğru şirket türünü belirlemek; uzun vadede verimliliğinizi artırır, bürokratik engelleri aşmanıza yardımcı olur ve yatırım süreçlerinde hedeflerinize emin adımlarla ulaşmanızı sağlar.
Girişimciler için Şahıs Şirketinin Avantajları
Girişimcilik dünyasına hızlı ve düşük maliyetli bir başlangıç yapmak isteyenler için şahıs şirketi en pratik çözümlerden birini sunar. Yeni bir iş fikrini hayata geçirirken karmaşık bürokratik süreçlerle zaman kaybetmek istemeyen girişimciler sıklıkla bu modele yönelir.
Günümüzün dijital imkânları sayesinde şahıs şirketi kurmak, sermaye gereksinimini minimuma indirerek işinizi hızla resmî boyuta taşımanızı sağlar. Girişimciler için şahıs şirketinin avantajları şöyle sıralanabilir:
Hızlı ve Kolay Kuruluş: Günler süren ağır bürokratik işlemler yerine sadece birkaç saat içinde resmî kuruluş sürecini tamamlayabilirsiniz.
Düşük Başlangıç ve İşletme Maliyetleri: Sermaye şartı aranmaz; defter tutma, noter ve muhasebe giderleri diğer şirket türlerine kıyasla oldukça düşüktür.
Kademeli Vergilendirme Sistemi: Gelir vergisi artan oranlı tarifeye tabi olduğu için işin ilk aşamalarında düşük kazanç elde ederken daha az vergi ödersiniz.
Şahıs şirketi yapısı, özellikle ilk kez girişimde bulunacak kişilere esneklik ve mali kontrol kazandırır.
Şirket Kuruluşunda Yasal ve Finansal Süreçlerin Yönetimi
Şirket kuruluşunda yasal ve finansal süreçlerin yönetimi, girişimlerin sürdürülebilirliği için hayati önem taşır. Ticaret sicili kayıtları, ana sözleşme hazırlanması ve vergi dairesi tescilleri gibi yasal adımların eksiksiz tamamlanması hukuki riskleri önler. Finansal tarafta ise sermaye planlaması, banka hesabı açılışı ve beyanname takibi gibi operasyonlar titizlikle yürütülmelidir. Bütçe yönetimi ile yasal yükümlülüklerin uyum içinde sürdürülmesi, operasyonel verimliliği artırır. Şeffaf ve düzenli yönetilen bu süreçler, şirketinizin geleceğe güvenle ilerlemesine katkı sağlar.
Jestiyon ile Şirket Kuruluşunda Yeni Nesil Çözümler
Şirket kuruluş sürecini doğru yönetmek, girişimcilerin zamandan tasarruf etmesine ve yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine yardımcı olur. Jestiyon, dijital çözümleriyle kuruluş işlemlerinden finansal süreçlere kadar farklı ihtiyaçların daha pratik şekilde yönetilmesini sağlar. ÖzellikleJestyline, girişimcilerin muhasebe alanında ihtiyaç duydukları profesyonel desteğe kolayca ulaşmalarına imkân tanır. Böylece karmaşık süreçler daha anlaşılır hâle gelirken girişimciler asıl hedefleri olan işlerini geliştirmeye odaklanabilir. Jestiyon’un yeni nesil hizmetlerinden yararlanarak şirketleşme yolculuğunuzu daha planlı, verimli ve güvenli biçimde sürdürebilirsiniz.
İzmir’in Aliağa ilçesinde, eğitim alanındaki mesleki gelişimi desteklemek amacıyla önemli bir akademik buluşma gerçekleştirilecek. Aliağa İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliği ve Aliağa Kaymakamlığı onayıyla, İzmir Aliağa Rehberlik ve Araştırma Merkezi koordinasyonunda düzenlenecek “Kuşaklar Arası Psikoloji: Neden Anlaşamıyoruz?” başlıklı seminer, psikoloji ile biyoloji ve genetik disiplinlerini ortak bir bilimsel çerçevede buluşturacak.
Aliağa ve Foça’daki kamu ve özel eğitim kurumlarında görev yapan PDR öğretmenlerinin katılımına yönelik hazırlanan etkinlikte, kuşaklar arasındaki iletişim farklılıklarının çocuk ve ergen davranışlarına olası yansımaları değerlendirilecek.
Kuşaklar Arası Psikoloji Semineri Ne Zaman ve Nerede Düzenlenecek?
İzmir Aliağa RAM koordinasyonunda gerçekleştirilecek seminerin program bilgileri şöyle:
Etkinlik: Kuşaklar Arası Psikoloji: Neden Anlaşamıyoruz?
Tarih: 4 Kasım 2026 Çarşamba
Saat: 10.00–12.00
Yer: Şehit Oğuz Özgür Çevik Anadolu Lisesi Konferans Salonu
İlçe: Aliağa / İzmir
Katılımcılar: Aliağa ve Foça’da görev yapan PDR öğretmenleri
Katılım ücreti: Ücretsiz
Koordinasyon: İzmir Aliağa Rehberlik ve Araştırma Merkezi
Mesleki gelişim odaklı programda, akademik bilgi birikiminin okul ortamında karşılaşılan psikolojik ve sosyal süreçlerle ilişkilendirilmesi hedefleniyor.
Psikoloji, Biyoloji ve Genetik Disiplinleri Bir Araya Geliyor
Seminerin konuşmacıları, Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER ve Dr. Gülçin Itırlı ASLAN olacak.
15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER; psikoloji, klinik psikoloji, sosyal psikoloji ve aile danışmanlığı alanlarındaki akademik çalışmaları doğrultusunda kuşaklar arası ilişkileri değerlendirecek.
YILDIRIMER’in ele alacağı başlıklar arasında farklı kuşakların iletişim biçimleri, aile içi etkileşimler, çocuk ve ergenlerin psikososyal gelişimi ve insan davranışlarını etkileyen psikolojik süreçler bulunuyor.
Ege Üniversitesi EBİLTEM’den Dr. Gülçin Itırlı ASLAN ise biyoloji ve genetik alanlarındaki bilimsel birikimiyle programa katkı sunacak.
Böylece insan davranışları yalnızca psikolojik ve sosyal yönleriyle değil, biyolojik süreçlerle ilişkileri bakımından da ele alınacak.
Bu disiplinler arası yaklaşım, özellikle okul ortamında çocuk ve ergen davranışlarını değerlendiren PDR öğretmenleri açısından farklı bilimsel perspektiflerin birlikte tartışılmasına olanak sağlayacak.
Kuşaklar Arası Psikoloji Nedir, Çocuk ve Ergenleri Nasıl Etkiler?
Kuşaklar arası psikoloji; farklı dönemlerde yetişen bireylerin değerlerini, iletişim alışkanlıklarını, duygusal tepkilerini ve ilişki kurma biçimlerini psikolojik ve toplumsal koşullarla birlikte değerlendiren bir çalışma alanıdır.
Aile içinde aktarılan davranış kalıpları, ebeveyn tutumları, öğrenilmiş iletişim biçimleri ve geçmiş yaşantılar, çocukların ve gençlerin psikososyal gelişiminde etkili olabilmektedir.
Özellikle önceki kuşakların yaşadığı olumsuz deneyimlerin ve travmaların sonraki kuşaklar üzerindeki olası etkileri, psikoloji alanında üzerinde çalışılan önemli konular arasındadır. Bununla birlikte, bu etkilerin her bireyde aynı biçimde ortaya çıktığı veya belirli davranışları kaçınılmaz olarak oluşturduğu söylenemez.
Seminerde kuşaklar arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkların nedenleri, çocuk ve ergenlerin duygusal ihtiyaçları ve etkili iletişim yöntemleri üzerinde durulacak.
Çocukların ve gençlerin psikolojik ihtiyaçlarının değerlendirilmesinde okul rehberlik hizmetlerinin yanı sıra, gerekli durumlarda uzman desteğine erişim de önem taşıyor. Bu konuda bilgi edinmek isteyen aileler,İzmir psikolog önerileri üzerine hazırlanan rehber içeriklerden de yararlanabilir.
Beden Dili ve Sözel Olmayan Davranışlar Nasıl Değerlendirilmeli?
Seminerin dikkat çeken başlıklarından biri de çocuk ve ergenlerde sözel olmayan iletişim biçimlerinin değerlendirilmesi olacak.
Beden dili, yüz ifadeleri, ses tonu, konuşma hızı ve fiziksel mesafe gibi unsurlar, kişiler arası iletişimin önemli parçalarını oluşturuyor. Ancak bu göstergelerin tek başına belirli bir psikolojik durumu, kişilik özelliğini veya saldırganlık eğilimini ortaya koyduğu düşünülmemeli.
Bilimsel açıdan güvenilir bir davranış değerlendirmesi; kişinin gelişimsel özelliklerini, yaşadığı koşulları, davranışın sıklığını, süresini ve eşlik eden diğer belirtileri birlikte ele almayı gerektirir.
Bu doğrultuda seminerde şu konular değerlendirilecek:
Kuşaklar arası psikoloji ve iletişim farklılıkları
Çocuk ve ergen psikolojisinde sözel olmayan davranışlar
Beden dili ve konuşma biçimlerinin bağlam içinde yorumlanması
Saldırganlık ve şiddet riskinde erken uyarı işaretleri
Okul ortamında psikolojik farkındalığın güçlendirilmesi
Okullarda Erken Psikolojik Farkındalık Neden Önemli?
Okul ortamında çocukların ve ergenlerin davranışsal, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarının zamanında fark edilmesi, koruyucu ve önleyici rehberlik çalışmalarının temel bileşenlerinden biridir.
PDR öğretmenleri, öğrencilerin gelişimsel süreçlerinin izlenmesinde, ailelerle iletişim kurulmasında ve ihtiyaç duyulduğunda uygun uzmanlara yönlendirme yapılmasında önemli görevler üstleniyor.
Özellikle davranış değişiklikleri, sosyal ilişkilerde güçlükler, duygusal zorlanmalar ve okul uyum sorunları değerlendirilirken tek bir belirtiye dayanarak sonuca ulaşılmaması gerekiyor.
Gerekli görülen durumlarda psikolojik danışmanlık veya ruh sağlığı hizmetlerinden yararlanılması, çocuğun ya da ergenin ihtiyaçlarına uygun destek süreçlerinin planlanmasına katkı sağlayabilir.
Bu noktada ailelerin uzman seçimi kadar psikolojik destek süreçlerinin erişilebilirliği hakkında da doğru bilgiye ulaşması önemlidir. Profesyonel destek seçeneklerini araştıran kişiler içinİzmir psikolog fiyatları hakkında hazırlanan bilgilendirici içerikler, hizmet ücretlerini etkileyen unsurları anlamaya yardımcı olabilir.
Akademik Bilgi, PDR Öğretmenlerinin Saha Deneyimiyle Buluşacak
Aliağa RAM tarafından koordine edilen seminer, yalnızca teorik bilgilerin aktarılmasını değil, akademik yaklaşımların eğitim ortamındaki uygulamalarla ilişkilendirilmesini de amaçlıyor.
Aliağa ve Foça’da görev yapan PDR öğretmenlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek buluşmada; kuşaklar arası iletişim sorunları, çocuk ve ergenlerin davranış örüntüleri ve olası psikososyal risklerin fark edilmesine yönelik bilimsel yaklaşımlar değerlendirilecek.
Psikoloji ile biyoloji ve genetik alanlarının bir arada ele alınması, insan davranışlarının çok boyutlu niteliğinin anlaşılmasına katkı sunacak.
Programın, öğretmenlerin mesleki farkındalıklarını geliştirmesine ve ailelerle yürüttükleri rehberlik çalışmalarında farklı değerlendirme yaklaşımlarından yararlanmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Çocuk ve Ergen Psikolojisinde Bilimsel Yaklaşımın Önemi
Çocuk ve ergen ruh sağlığının korunmasında eğitim kurumları, aileler ve ruh sağlığı profesyonelleri arasındaki iş birliği önemli bir yere sahip.
Kuşaklar arasındaki farklılıkları anlamak, davranışları yalnızca görünen yönleriyle değerlendirmemek ve bireysel gelişim özelliklerini dikkate almak, sağlıklı iletişimin temel unsurları arasında bulunuyor.
Psikolojik destek konusunda araştırma yapan ailelerin de uzmanların eğitimlerini, çalışma alanlarını ve mesleki yetkinliklerini değerlendirmeleri önem taşıyor. Bu çerçevedeİzmir terapist arayışına yönelik bilgilere ulaşırken başvurulan kaynakların güvenilirliğine dikkat edilmesi gerekiyor.
4 Kasım 2026 tarihinde düzenlenecek Kuşaklar Arası Psikoloji: Neden Anlaşamıyoruz? semineri, akademisyenlerin bilimsel bilgi birikimiyle PDR öğretmenlerinin saha deneyimlerini aynı platformda buluşturacak.
Aliağa RAM koordinasyonundaki programın, kuşaklar arası iletişimi anlamaya, çocuk ve ergen davranışlarını bütüncül biçimde değerlendirmeye ve eğitim ortamlarında erken psikolojik farkındalığı güçlendirmeye katkı sunması bekleniyor.