MÜHENDİS SEZENLER TOPRAĞA VERİLDİ Önceki gün ani vefatıyla herkesi yasa boğan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Mühendislerinden Dr. Tamer Sezenler dün doğduğu Uzunköprü’nün Bayramlı Köyünde toprağa verildi. Merhum Hüseyin ve Meliha Sezenler’in oğulları, Meral Sezenler’in kardeşi, Çiğdem Sezenler’in eşi, Zeynep Sezenler’in babası olan merhum dün Bayramlı Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
MÜZEYYEN UĞUZHAN VEFAT ETTİ Eski PTT Emeklisi Şerif Uğuzhan’ın eşi, Ercan Uğuzhan ve Ezel Bilgi’nin anneleri, Belediye Meclis Üyesi İsmail Bilgi’nin kayınvalidesi Müzeyyen Uğuzhan vefat etti. Merhume dün Çömlekakpınar Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
MUZAFFER YAZICI VEFAT ETTİ Ayşe Yazıcı’nın eşi, Pınar, Caner, Kerem Yazıcı’nın babaları Muzaffer Yazıcı vefat etti. Merhum dün Eski TOKİ Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
MUHTAR NECATİ ÖZBOSTAN VEFAT ETTİ Meydan Mahallesi önceki Muhtarlarından Necati Özbostan vefat etti. Merhume Türkan Özbostan’ın eşi, Alipaşa Çarşısı esnaflarından Emin Özbostan, Trakya Birlik’ten emekli Emel Özbostan, Arasta Çarşısı esnaflarındanYavuz Özbostan ve Margi Outlet Müdürü Nejat Özbostan’ın babaları olan merhum dün Küçükpazar Sarı Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
Edirne’de gurbetçi sezonunun sona ermesinin ardından esnafın beklediği Bulgar turistler yeniden kente gelmeye başladı.
Avrupa’da yaşayıp, 22 Haziran’dan itibaren yaz tatillerini geçirmek üzere Türkiye’ye gelen gurbetçilerin ülkelerine dönüşleri sona erdi. Edirne Valisi Yunus Sezer, gurbetçilerle yoğunluk oluşturduğu kentteki sınır kapılarından, 3 aylık süreçte 3 milyon 700 bin yolcunun giriş ve çıkış yaptığını söyledi. Sınır kapılarında gurbetçi hareketliliğinin sona ermesiyle kentte bu kez Bulgar turistler yoğunluk oluşturmaya başladı. Söz konusu yoğunluğun hissedildiği noktalardan, başta Balkan Pazarı olmak üzere kentin tarihi çarşıları ve alışveriş merkezlerinde Bulgar ziyaretçiler yeniden alışverişlerine başladı.
‘SEZONU OTURTUYORUZ’
Balkan Pazarı’nda esnaflık yapan Mehmet Demir, yaz döneminin durgun geçmesinin ardından hareketliliğin başladığını söyleyerek, “Yavaş yavaş sezonu oturtuyoruz. Kışlık sezon da başladı. Bulgaristan Leva’dan Euro’ya geçtiği için biraz zorlanıyorlar ama yine de geliyorlar. Yaz dönemi sıkıntılı geçti. Gurbetçilerin geçiş dönemiydi, temmuz, ağustos çok sıkıntılı geçti. Şimdi iyi, yavaş yavaş gelmeye başladılar. Bizi bir tek giderler zorluyor. İstanbul’da geliyoruz, mazot çok pahalı. Eleman çalıştırıyoruz. Ona rağmen bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bulgar müşteri gelirse bizim de memnuniyetimiz artıyor. Yerli piyasaya bir şey satamıyoruz. Ürünler pahalı geliyor” diye konuştu.
‘İŞLERİMİZ YAZA GÖRE İYİ’
Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinden gelerek pazarda tezgah açan Ahmet Süzen de, Bulgar turistlerin gelmeye başlamasıyla sezonun yeni yeni canlandığını kaydetti. Süzen, “Yazın biraz sakin geçiyor. İnsanlar sıcakta çok gelmiyorlar. Öğrenciler memleketlerine geri dönüyorlar. Bulgarlar biraz sıcak olduğu için gelmiyorlar. Sonbaharın başında Eylül’den itibaren yoğunluk başlıyor burada. Önceki döneme göre oturması biraz zaman alıyor ama oturur zamanla. Yani yaza göre işlerimiz iyi diyebiliriz. Satış yaptığımız sürece memnunuz. Bu birbiriyle bağlantılı bir şey. Fiyatlar aslında uygun. Bulgaristan’da ikinci el ürünler satışı var. Biz ikinci el satışı kadar ürün satıyoruz ve bizim sattıklarımız sıfır ürün. Onlara da uygun geliyor, tercih ediyorlar” dedi.
‘KIŞLIK ALIŞVERİŞİ YAPIYORUZ’
Eşiyle birlikte gezi ve alışveriş için Bulgaristan’dan gelen Mehmet Salih, kışlık alışverişlerini Edirne’den yaptıklarını belirtti. Salih, “Hem gezmeye hem de alışverişe geldik. Arabamızı doldurduk. Burası Bulgaristan’a göre ucuz. Senede 3-4 kez gelip, toplu alışveriş yapıyoruz. Yiyecek, içecek, giyecek alıyoruz. Çoğunlukla kışlık alışverişi yapıyoruz. Yazın işler daha yoğun oluyor o nedenle pek gelemiyoruz. Bu aylar bizim için daha uygun” şeklinde konuştu.
‘TÜM İHTİYAÇLARIMIZI ALDIK’
Bulgaristan’dan gelen Ünzile Salih de, ev ihtiyaçlarını Edirne’den karşıladıklarını dile getirerek, “Alışveriş için geldik. Tüm ev ihtiyaçlarımızı, erzaklarımızı aldık. Turizm sektöründe çalıştığım için orada yazın pek gelemiyorum. Şimdi turizm sezonu kapandığı için bugün hem gezmeye hem de alışverişe geldik. Daha çok kışın gelmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Geçmişte Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüs’üne ait alanlarda ve Güllapoğlu Deresi’nin geçtiği güzergahta kısa bir süre önce başlayan yapılaşma tüm hızıyla devam ediyor. Şevki Arman Caddesi’nin Edirne Sultan Birinci Murat Devlet Hastanesi istikametindeki inşaatlardan birinde bir okurumuzun çekip paylaştığı fotoğraf ise hayli ilginç.!
İnşaatın altıncı katında çalışan bir işçi el arabasında topladığı tahta parçaları ve inşaat atıklarını aşağıya döküyor. İnşaat işçisi kendi yaşamını da hiçe sayarak beton bloklar arasında son derece korkusuzca hareket ediyor. Çevre konutlarda yaşayanlar ise bu durumdan şikayette bulunarak tepkilerini şöyle dile getiriyor.
“Olin Yağ Sanayi’nin karşı çaprazında bulunan bir inşaatın en üst katında son derece özensizce yapılan çalışmalar çevrede yaşayanların şikayetine neden oluyor. Bu bölgede trafik yoğunluğu çok fazla. Buna karşın inşaat çalışanları büyük bir umursamazlıkla kalıntıları, beton parçaları, tahta kalıp parçaları toz toprağı el arabalarıyla taşıyıp yüksek katlardan aşağıya döküyor. Atıkların döküldüğü yerde ise durak var, insanlar minibüs otobüs bekliyor, hayvanlar geçiyor, araç trafiği hızla akıyor. Her an cana veya mala bir zarar gelebilir. Sadece bu kadar da değil, çevre apartmanlarda oturanlar cam kapı açamamaktan yakınıyor.”
Edirne Barosu’nda 3 adaylı 51’inci olağan genel kurul 3-4 Ekim tarihlerinde, çoğunluk sağlanamadığı takdirde 10-11 Ekim’de gerçekleştirilecek.
Edirne Barosu’nun 51’inci olağan kurulu, 3 adayın yarışına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 3-4 Ekim tarihlerinde, Baro’nun Avukat Hayrettin Belli konferans salonunda yapılması planlanan genel kurulun, çoğunluk sağlanamadığı takdirde, 10-11 Ekim’de yapılması planlanıyor.
3 ADAYLI GENEL KURUL
Edirne Barosu’nda yeni dönem için 3 aday başkanlığa talip oldu. Adaylığını açıklayan isimlerden birisi, baronun mevcut başkanı Gökhan Karakoç oldu. Karakoç, 3’üncü dönem için yeniden meslektaşlarının onayını bekleyecek.
Bir diğer aday ise Edirne Barosu’nda 2012-2018 yılları arasında 3 dönem başkanlık yapan Özgür Yıldırım. Yıldırım, kurduğu yeni kadrosuyla genel kurulda boy gösterecek.
Üçüncü aday ise Ulaş Çam. Daha önce Edirne Barosu’nda komisyonlarda görev alan Çam, bağımsız adaylık tercihiyle yeni dönem başkanlığı için adaylığını açıkladı.
Genel Sağlık-İş Sendikası Edirne Şubesi, Keşan Devlet Hastanesi’nde yönetim sorunu bulunduğuna dikkat çekerek, sağlık emekçilerinin tükendiğini, yurttaşların sağlığının riske atıldığını bildirdi.
Genel Sağlık-İş Örgütlenme Sekreteri Özcan Arslan, yaptığı açıklamada, sağlık hizmeti sunan kamu kurumlarında personel yetersizliği ve sağlık emekçilerinin ağır çalışma koşulları altında ezilmesini yıllardır sendika olarak dile getirildiğini ancak Sağlık Bakanlığı’nın sağlık sisteminin temel sorunlarına çözüm üretmek yerine yaşananları görmezden gelmeye devam ettiğini söyledi.
Edirne Keşan Devlet Hastanesi’nde yaşananların bu yönetim anlayışının somut bir örneği olduğunu belirten Arslan, şunları kaydetti:
“Hastanede personel yetersizliği nedeniyle sağlık emekçilerinden insanüstü bir çalışma temposu beklenmekte, çalışanlar aylık ortalama 80 saati aşan fazla mesailerle görev yapmak zorunda bırakılmaktadır. Sağlık hizmeti fedakârlıkla yürütülür; ancak hiçbir fedakârlık, kamu idaresinin personel eksikliğini çalışanların omuzlarına yüklemesinin gerekçesi olamaz!
OECD verileri de ülkemizdeki sağlık personeli yetersizliğinin boyutunu ortaya koymaktadır. OECD ülkelerinde bin kişiye düşen hemşire sayısı ortalama 9,2 iken Türkiye’de bu sayı 2,4’tür. Bu tablo, sağlık emekçilerinin neden ağır iş yükü altında çalıştırıldığının açık göstergelerinden biridir.
Keşan Devlet Hastanesi’nde sorun yalnızca personel eksikliğiyle de sınırlı değildir! Sağlık emekçilerinin eğitimleri, uzmanlıkları ve mesleki birikimleri göz ardı edilmekte; çalışanlar eğitim aldıkları alanlar dışında görevlendirilmektedir. Liyakat ve objektif ölçütler yerine sendikal yakınlık ve siyasi aidiyet temelinde görevlendirmeler yapıldığı yönündeki ciddi iddialar, çalışma barışını zedelemekte ve çalışanların kuruma olan güvenini sarsmaktadır. Kamu kurumları hiçbir sendikanın, siyasi yapının veya kişisel tercihlerin arka bahçesi değildir! Kamu hizmetinde esas olan liyakat, eşitlik ve kamu yararıdır.
ÇOCUK HASTALARIN SAĞLIĞI BEKLETİLEMEZ!
Keşan Devlet Hastanesi’nde çocuk hastalıklar ve bebek hastalar açısından ciddi bir sağlık hizmeti sorunu yaratmaktadır. Başvuran çocuk hastaların başka sağlık kuruluşlarına sevkinde yaşanan aksaklıklar ve sevk sürelerinin zaman zaman 20 saate kadar ulaşması kabul edilebilir değildir.
Çocukların sağlık hizmetine erişimi idari eksikliklerin, personel planlamasındaki yetersizliklerin veya koordinasyon sorunlarının insafına bırakılamaz.
Çocuk hastaların, sevk süreçleri etkin biçimde düzenlenmeli ve yurttaşların sağlık hizmetine zamanında erişimi güvence altına alınmalıdır.
Genel Sağlık-İş olarak açıkça ifade ediyoruz: Sağlık emekçilerinin çalışma koşulları ile yurttaşların sağlık hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Tükenmiş sağlık çalışanlarıyla nitelikli sağlık hizmeti sunulamaz!
MALZEME ALIMLARI
Hastanemizde gerçekleştirilen ortopedi malzemeleri alımlarında, bazı malzemelerin alım sürecinin başhekimlik tarafından yalnızca tek bir firmaya yönlendirildiği yönünde iddialar tarafımıza ulaşmıştır. Umarız bu iddialar doğru değildir. Ancak; Bu malzemelerin temininde hangi usul yürütülmüştür? Tek firmadan alım yapıldı ise gerekçesi nedir? Bu firmanın belirlenmesinde hangi kriterlerin esas alınmıştır? Başka firmaların teklif vermesinin veya sürece katılmasının neden mümkün olmamıştır? Sorularımızın cevaplanmasını ve iddiaların yetkili birimlerce incelenmesini talep ediyoruz.
Amacımız; sağlık hizmetlerinin sunumunda kamu kaynaklarının doğru kullanıldığını görmek ve bilmektir. Bu nedenle söz konusu iddiaların araştırılarak sonucunun kamuoyuna açık, anlaşılır ve belgeli şekilde bildirilmesini talep ediyoruz.
Sendikamız Genel Sağlık-İş Edirne Şubesi, hastanede yaşanan sorunları çözmek ve çalışanların taleplerini yönetime iletmek amacıyla defalarca görüşme talebinde bulunmuştur. Ancak bu taleplerin karşılıksız bırakılması, sorunların çözümüne yönelik irade ortaya konulmaması nedeniyle yaşananları kamuoyuyla paylaşmak zorunlu hale gelmiştir.
Buradan hastane yönetimine ve Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz: Yöneticilik makamları kişisel otorite alanı değil, kamuya hizmet sorumluluğudur! O koltukların geçici, sağlık emekçilerinin emeğinin ve yurttaşların sağlık hakkının kalıcı olduğunu unutmayın!
Çalışanların sesine kulak tıkayarak, sorunları görmezden gelerek, liyakat yerine farklı ölçütleri esas alarak sağlık hizmeti yönetilemez. Genel Sağlık-İş Edirne Şubesi olarak taleplerimizi bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz:
Hastanedeki personel eksikliği derhal giderilmelidir. Sağlık emekçilerini tükenme noktasına getiren aşırı fazla mesai uygulamalarına son verilmelidir. Görevlendirmeler liyakat, eğitim ve mesleki yeterlilik esaslarına göre yapılmalıdır. Sevk süreçlerindeki aksaklıklar giderilerek çocuk ve bebek hastaların sağlık hizmetine zamanında erişimi sağlanmalıdır. Hastane yönetimi, çalışanların temsilcileriyle gerçek ve çözüm odaklı bir diyalog kurmalıdır.
Sağlık emekçisinin sesini duymayan yönetim, sağlık hizmetinin sorunlarını çözemez! İnsanca çalışma koşulları, liyakatli yönetim ve herkes için eşit, nitelikli, ulaşılabilir sağlık hizmeti sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”
Uzunköprü ilçesinde bir kişi kendisiyle GSM hattıyla iletişime geçen kişi tarafından kandırılarak 312 bin lira, merkezde ise iki kişi internet ortamından alışveriş yapmak isterken toplam 6 bin 199 lira dolandırıldı.
Edinilen bilgilere göre, Uzunköprü ilçesinde Atatürk Mahallesi’nde ikamet eden M.A. isimli kişi Polis Merkezi Amirliği’ne başvurarak kendisine ait GSM numarasına rehberinde kayıtlı olmayan GSM numarasından mesaj geldiğini, mesajda yazan sabit telefon numarasını aradığını, telefondaki şahsın kendisine kaçak yayın sitelerine girmesiyle alakalı hakkında dosya olduğunu, dosyanın kapanması için sırasıyla 52.000 TL ve 260.000 TL göndermesi gerektiğini, dosyaların kapanmasıyla gönderdiği ücretin %75’inin kendisine iade edileceğini söylediğini, akabinde kendisine ait banka hesabından iki farklı hesaba toplamda 312.000 TL gönderdiğini, daha sonra kendisine para iadesi olmayınca dolandırıldığını anladığını belirterek şikayetçi olduğunu bildirdi.
Edirne merkezde ise Y.Y. isimli kişi internet sitesi üzerinden ürün satışı için kendisiyle iletişime geçen şahsın hesabına 5000 TL gönderdiğini, daha sonra bu şahsa ulaşamadığını belirterek şukayetçi olduğunu söyledi.
Bu arada, yine Edirne merkezde A.M. isimli kişi de polis merkezine başvurarak arkadaşına çiçek göndermek için internetten bir site bulduğunu ve bu site ile iletişime geçerek 1199 TL para gönderdiğini ancak herhangi bir çiçek gönderimi olmadığını ve dolandırıldığını anladığını belirterek şikayetçi olduğunu belirtti. Üç olayla ilgili olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan yasal işlemlere başlandı.
Gelişim Ligleri’nde U16 ve U17 takımları ligin 2. haftası için bugün sahaya çıkarken, U14 ve, U15 takımları da sezonun 3. hafta programında yarın karşı karşıya gelecek.
U14 GELİŞİM LİGİ 3.HAFTA PROGRAMI
4 Ekim 2026 Pazar
Edirne Birlik Spor – Bigaspor
Yıldırım İbrahim Acar – 11.00
Uzunköprü Veteranları – Fevzipaşaspor
Oğuz Arda Sel Sentetik Futbol Sahası – 11.00
Çorlu Belediye Futbol Kulübü – Tekirdağspor
Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş. – Çorlu Spor 1947
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü – Büyükçekmece Belediye Spor
Lüleburgaz Atletik Spor – Silivrispor
Çanakkale Gençlerbirliği Spor – Edirne Şükrüpaşa Spor
18 Mart Sentetik Çim Saha – 13.00
Kırklarelispor – Kepezspor
U15 GELİŞİM LİGİ 3.HAFTA PROGRAMI
4 Ekim 2026 Pazar
Edirne Birlik Spor – Bigaspor
Yıldırım İbrahim Acar – 13.00
Uzunköprü Veteranları – Fevzipaşaspor
Oğuz Arda Sel Sentetik Futbol Sahası – 13.00
Çorlu Belediye Futbol Kulübü – Tekirdağspor
Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş. – Çorlu Spor 1947
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü -Büyükçekmece Belediye Spor
04. Lüleburgaz Atletik Spor – Silivrispor
Çanakkale Gençlerbirliği Spor – Edirne Şükrüpaşa Spor
18 Mart Sentetik Çim Saha – 15.00
Kırklarelispor – Kepezspor
U16 GELİŞİM LİGİ 2.HAFTA PROGRAMI
3 Ekim 2026 Cumartesi
Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk – Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş.
İstanbul Beylikdüzüspor – Lüleburgaz Atletik Spor
Silivrispor – Çerkezgücü Spor
Bigaspor – Başakşehirspor
Edirne Şükrüpaşa Spor – Büyükçekmece Belediye Spor
Saraçhane 1 Nolu Sentetik Saha – 11.00
Merkez Kayaşehir Spor Kulübü – Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Büyükçekmece Gençordu Spor – Tekirdağspor
Çanakkale Gençlerbirliği Spor – Kırklarelispor
U17 GELİŞİM LİGİ 2.HAFTA PROGRAMI
3 Ekim 2026 Cumartesi
Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk – Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş.
İstanbul Beylikdüzüspor – Lüleburgaz Atletik Spor
Silivrispor – Çerkezgücü Spor
Bigaspor – Başakşehirspor
Edirne Şükrüpaşa Spor – Büyükçekmece Belediye Spor
Saraçhane 1 Nolu Sentetik Saha 13.00
Merkez Kayaşehir Spor Kulübü – Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Büyükçekmece Gençordu Spor – Tekirdağspor
Çanakkale Gençlerbirliği Spor – Kırklarelispor
U14 GELİŞİM LİGİ 2.HAFTA SONUÇLAR
Bigaspor 0-3 Büyükçekmece Belediye Spor
Fevzipaşaspor 3-2 Çerkezköy 1923 Spor Kulübü
Tekirdağspor 2-3 Edirne Birlik Spor
Çanakkale Gençlerbirliği Spor 6-4 Bey Büyükçekmece Gücü.
Çorlu Spor 1947 3-0 Kırklarelispor
Silivrispor 1-6 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Edirne Şükrüpaşa Spor 4-0 Uzunköprü Veteranları Yaşatma Ve Koruma Spor
Kepezspor 0-2 Lüleburgaz Atletik Spor
U15 GELİŞİM LİGİ 2. HAFTA SONUÇLAR
Çanakkale Gençlerbirliği Spor 3-0 Büyükçekmece Gücü.
Bigaspor 1-2 Büyükçekmece Belediye Spor
Silivrispor 1-1 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Tekirdağspor 2-0 Edirne Birlik Spor
Çorlu Spor 1947 2-2 Kırklarelispor
Fevzipaşaspor 7-1 Çerkezköy 1923 Spor Kulübü
Kepezspor 3-0 Lüleburgaz Atletik Spor
U16 – 1. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Tekirdağspor 3-1 Bigaspor
Kırklarelispor 1-0 Merkez Kayaşehir Spor Kulübü 2
Çerkezgücü Spor 0-5 İstanbul Beylikdüzüspor
Başakşehirspor 0- 1Büyükçekmece Gençordu Spor
Lüleburgaz Atletik Spor 6-0 Edirne Şükrüpaşa Spor
Büyükçekmece Belediye Spor 0-5 Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk
B.çekmece Gücü 1 -0 Silivrispor
Çorlu Belediye Futbol Kulübü 1-0 Çanakkale Gençlerbirliği Spor
U17 – 1. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Tekirdağspor 1-4 Bigaspor
Kırklarelispor – Merkez Kayaşehir Spor Kulübü 2
Çerkezgücü Spor – İstanbul Beylikdüzüspor
Başakşehirspor 1-4 Büyükçekmece Gençordu Spor
Lüleburgaz Atletik Spor 0-1 Edirne Şükrüpaşa Spor
Büyükçekmece Belediye Spor 0-3 Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk
B.çekmece Gücü 0-4 Silivrispor
Çorlu Belediye Futbol Kulübü 0-2 Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Şeker tatlı lezzette bir gıda maddesi. Soğuk iklimlerin olduğu yerlerde şeker pancarından, sıcak iklimlerin olduğu yerlerde de şeker kamışından elde edilir. Bundan başka sütten, üzüm suyundan tatlandırıcı adı altında şeker elde edilir. Türkiye’de şekerin tarihçesi; ilk şeker fabrikası 1924 yılında Kütahya’da kurulur. 1926 yılında da Alpullu şeker fabrikası kurulur. Daha sonra Turhal, Eskişehir fabrikaları, bu böylece devam eder. Peki bunlar yokken Türkiye şeker ihtiyacını nasıl karşılıyordu? Rusya’dan kelle şekeri ismiyle şeker gelir, halk bunu moloz taşı gibi alır, evinde keserle, havan eli ile kırarak ufaklar tatlılarda, kahve, çay pişirmede tatlı yapmakta kullanılırdı. Bugünkü toz şeker, küp şeker yoktu. Bunlar Türkiye’de şeker fabrikaları kurulduktan sonra meydana çıktı. Konumuz Alpullu Şeker fabrikası idi, derinlere daldık. Şeker, tatlı yapımında en birinci malzeme. Gerçi balda tatlı ama ben duymadım balla baklava yapılsın. Şekerin yeri başka. Alpullu Şeker Fabrikasını kuranlar Almanlar. Bizim arkadaşın babası kuruluşunda bulunmuş. Baba oğul muhabbetinde oğul babasına sorarmış, ‘baba işler nasıl yürüyordu’, babası da ‘Almanlar fabrikanın orta yerine büyük masalar kurdular, fabrikanın planlarını masaların üzerine serdiler, planlara göre aralarında tartışırlardı. Macarlar montaj işlerini yürütürdü. Bulgar işçiler duvar örerdi. Peki biz Türkler ne yapardık, bizde onlara harç taşırdık.’ Ve fabrika kurulur üretim başlar. Fabrika çelik karkas üzerine kurulmuştur, buhar türbinli güç santralli 80 metre yüksekliğinde tuğladan yapılmış bacası, lojmanları, bir de pancar tohumu üretecek SARIMSAKLI isimli çiftliği vardır. Peki şeker nasıl oluyor? Topraktan çıkarılan pancarlar öküz arabaları ile, daha sonraları kamyon, traktörlerle tren istasyonlarındaki pancar vagonlarına taşınır, oradan da şeker fabrikasına. Pancarlar basınçlı suyla vagondan boşaltılır, kanal akıntısı ile fabrika içine girer, melaz kısmında melaza dönüştürülür, kaynatılır. Artık şeker oluşmuştur. Açık kahve renklidir. Kireçli suyla ağartılır toz şeker. Küp şeker haline getirilir, satışa hazırdır. Trakyalı olup da Alpullu Şeker Fabrikasında hatırası olmayan yok gibidir. Peki bu fabrika yok gibidir, peki ne olmuştur? Fabrikanın çok eski olduğu, verimsiz olduğu düşüncesi ile satışa sunulmuş ve 150 Milyon Liraya bir özel sektör firmasına satılmıştır. Tabi Sarımsaklı çiftliği ile. Peki ne olmuş satılmışsa, o gün bu gün fabrika çalışmamaktadır, yani Trakya’da pancarcılık ÖLMÜŞTÜR. Trakya tarla tarımında yalnız buğdaya ve gündöndüye kalmıştır, meyvecilik zaten yok, sebzecilik dersan oda kendinw kadar, sormak gerekmez mi ‘BU YANLIŞ POLİTİKALARLA NEREYE GİDİYORUZ ?’ Ve ALPULLU ŞEKER FAFRİKASI . . .
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen foruma; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM İstanbul Milletvekili ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Nilhan Ayan, UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Bektaş Erhürman ile kamu kurumları, akademi, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Kadınların iklim ve çevre dönüşümündeki liderliğinin ele alındığı forumda konuşan Başkan Filiz Gencan, Edirne’nin iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarını, sürdürülebilir kent vizyonunu ve kadın odaklı yerel yönetim anlayışını katılımcılarla paylaştı.
Konuşmasında Edirne’nin yalnızca tarihi ve kültürel mirasıyla değil, doğal değerleriyle de korunması gereken bir emanet olduğunu vurgulayan Başkan Gencan, iklim krizinin artık geleceğe ait bir tehdit değil, bugün yaşanan somut bir gerçek olduğunu ifade etti.
2025 yılında yaşanan kuraklığın Edirne’deki etkilerine değinen Gencan, su kaynaklarının korunması amacıyla gerçekleştirilen altyapı yatırımlarını anlatarak, Kaleiçi bölgesinde yürütülen içme suyu hattı yenileme çalışmaları sayesinde su kayıp ve kaçak oranlarında önemli düşüş sağlandığını belirtti.
Başkan Gencan, Edirne Belediyesi’nin yalnızca mevcut sorunları çözmeye değil, geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek akıllı su yönetim sistemleri oluşturmaya odaklandığını ifade ederek, suyun veriye dayalı yönetilmesi, kaçakların erken tespiti ve sürdürülebilir kaynak kullanımının öncelikli hedefler arasında yer aldığını söyledi.
Enerji alanında yürütülen projeler hakkında da bilgi veren Gencan, İçme Suyu Arıtma Tesisi için planlanan Güneş Enerjisi Santrali projesinin onay sürecinde olduğunu belirterek, temiz enerji yatırımlarıyla karbon emisyonlarının azaltılmasının hedeflendiğini kaydetti. Atıksu Arıtma Tesisi için de benzer bir enerji dönüşümü planladıklarını ifade eden Gencan, arıtılmış suyun yeniden kullanılması amacıyla “mor su sistemi” üzerine çalışmalar yürüttüklerini açıkladı.
Konuşmasında COP31 hazırlıklarına da değinen Başkan Gencan, yerel yönetimlerin iklim hedeflerini somut projeler ve ölçülebilir sonuçlarla desteklemesi gerektiğini belirterek, Edirne Belediyesi’nin bu sürece yalnızca hedeflerle değil, hayata geçirdiği uygulamalarla katkı sunmayı amaçladığını söyledi.
Bu kapsamda Edirne Belediyesi tarafından hayata geçirilen Sıfır Atık Market projesine dikkat çeken Gencan, vatandaşların geri dönüştürülebilir atıkları karşılığında puan kazanarak ihtiyaçlarını karşılayabildiği sistem sayesinde yaklaşık 179 ton atığın yeniden ekonomiye kazandırıldığını belirtti. Projenin 5. Boğaziçi Çevre Ödülleri’nde “Yılın Geri Dönüşüm Projesi” ödülüne layık görüldüğünü hatırlatan Gencan, uygulamanın COP31’de iyi örnek olarak paylaşılması amacıyla resmi başvurunun da yapıldığını ifade etti.
Forumun ana temasını oluşturan iklim, çevre ve kadın başlıklarının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Başkan Gencan, iklim direncinin yalnızca teknik yatırımlarla değil, güçlü sosyal politikalarla da mümkün olduğunu söyledi.
Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı olarak kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çeken Gencan, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalar, kadın merkezleri, danışmanlık hizmetleri, anne ve çocuk merkezleri ile istihdama yönelik projeler hakkında bilgi verdi.
Konuşmasının sonunda Edirne’nin iklim, çevre ve sosyal adalet hedeflerini birlikte ele alan bir kent vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Başkan Gencan, “İklim eyleminin başarısı yalnızca kaç ton karbon azalttığımızla değil, nasıl bir hayatı koruduğumuzla da ölçülmelidir. Suyunu koruyan, temiz enerjisini üreten, atığını kaynağa dönüştüren ve kadınların eşit söz sahibi olduğu şehirler mümkündür. Biz Edirne’de bunun için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.