Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Taksici esnafı kazan kaldırdı!

Olgay GÜLER

Edirne’de geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Ekim ayı belediye meclisinde, taksimetre tarifelerine verilen yüzde 15’lik artışı yeterli bulmayan taksici esnafı, Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci’yle görüşüp yeni zam talebine bulunma kararı aldı.

Edirne Belediyesi’nde 7 Ekim’de gerçekleştirilen Ekim ayı olağan meclis toplantısında, kentteki minibüs ve taksici esnaflarının zam talepleri görüşüldü. Plan ve Bütçe Komisyonu’nun konuyla ilgili yüzde 15’lik zam teklifi, meclis toplantısında kabul edildi. Kararın ardından, kentteki taksici esnafı, verilen zammı yetersiz bularak Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda başkan Aytaç Dilci’nin kapısını çaldı. Kentteki taksi durağı başkanları ve taksicilerden oluşan yaklaşık 20 kişilik grup, başkan Dilci’yle görüşmek istediklerini belirtti. Oda Başkanı Dilci, bir süre sonra odada kendisini bekleyen taksicilerle görüştü. Taksiciler, başkan Dilci’ye zammın yetersiz olduğunu iletip yeni zam talebi ileteceklerini aktardı. 

‘TALEPLERİNİ BELEDİYE BAŞKANINA İLETECEĞİM’

Görüşmenin ardından açıklama yapan oda başkanı Dilci, yapılan zammın esnafın giderlerini karşılamadığını söyledi. Dilci, “Son belediye meclis toplantımızda bildiğiniz gibi taksici esnafımıza ve minibüs esnafımıza yüzde 15 oranında bir zam yapıldı. Ancak taksici arkadaşlarımız bu zammın yetersiz olduğunu zaten taksimetre ayarlamak için bile 5 bin lira para gerektiğini, bu zammın yılbaşından bu yana yapılan ki en son yılbaşında zam almışlardı, o günden bugüne yapılan zamları bile karşılamadığını, akaryakıt zamlarını karşılayamadığını belirttiler. Bu yüzden zam oranının biraz daha yüksek tutulması gerektiğini belirterek gelip, Edirne Belediye Başkanımız Filiz Gencan’la tekrar görüşmemi talep ettiler. Ben de kendisiyle buraya gelmezden önce görüştüm. Bugün müsait olursa başkanımızla gene görüşeceğim. Özellikle taksici esnafımızın bu talebini kendisine ileteceğiz” dedi.

‘NE TALEP ETSELER EKSİK KALIR’

Esnafın, yüzde 30 oranında zam talep ettiğini ifade eden Dilci, “Yüzde 30 talepleri var ama başkanımız bunu ne oranda uygular, ne oranda uygulaması bilmiyorum. Ben dilekçeyi aldım arkadaşlardan, kendisine ileteceğim. Yılbaşından bu yana akaryakıta gelen zam oranı yüzde 100’e yakın. Şimdi bizim esnafımız ne talep etse eksik kalır. Bunu göz ardı etmememiz lazım. Çünkü akaryakıt en son taksici esnafımız zam aldığında 53 liraymış. Bugün akaryakıt 97 lira. Varın siz karar verin” diye konuştu.

‘ZAM VERİLMEZSE EYLEM YAPMAK ZORUNDA KALACAKLAR’

Taksi esnafının evine ekmek götüremez durumda olduğunu da dile getiren Dilci, “Şu an taksici esnafı evine ekmek götüremez durumda. Başkanımızın bize yardımcı olacağını düşünüyorlar. Kendilerine yardımcı olacağını düşünüyor esnaf arkadaşlar. Ama çıkmazsa da mecburen ‘Eylem yapmak zorunda kalacağız’ diyorlar. Kendilerini; ‘Bir başkanla görüşelim, ondan sonra karar verin’ diye ikna ettik” şeklinde konuştu.

Gencan: Üreten kadının emeği geleceğimizin güvencesi

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımlayarak toprağa emek veren, alın teriyle üreten ve tarımsal üretimin her aşamasında büyük sorumluluk üstlenen kadın çiftçilerin gününü kutladı.

Kadınların tarımsal üretimdeki emeğinin toplumsal yaşamın ve kırsal kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Toprağa emek veren, alın teriyle üretimi büyüten, bereketi sofralarımıza taşıyan tüm kadın çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü yürekten kutluyorum.

Kadınlarımız, tarlada, bahçede, üretimin her aşamasında ortaya koydukları emekle yalnızca bugünümüzü değil, yarınlarımızı da şekillendiriyor. Bir tohumun toprağa düşmesinden hasada, üretimden sofralarımıza uzanan yolculukta kadınların emeği, bilgisi ve sabrı çok büyük bir değer taşıyor.

Toprağa emek veren kadınlarımız, geleceğimizi de yeşertiyor. Bu emeğin görünür olması, hak ettiği değeri görmesi ve kadın çiftçilerimizin üretimde daha güçlü yer alması hepimizin ortak sorumluluğudur. Kadınların ekonomik olarak güçlendiği, sosyal güvencelerinin desteklendiği, bilgiye ve teknolojiye eşit biçimde erişebildiği bir üretim anlayışını büyütmeliyiz.

Tarımın geleceği; emeğin değer gördüğü, gençlerin üretime katıldığı ve kadınların karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olduğu bir anlayışla güçlenecektir. Çünkü kadın emeğini güçlendirmek, aileleri, kentleri ve ülkemizin geleceğini güçlendirmektir.

Edirne’miz, bereketli toprakları ve köklü tarım kültürüyle üretimin önemli merkezlerinden biridir. Bu anlayışla, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında düzenleyeceğimiz özel programda, Türkiye’nin ilk akıllı köyünü kuran Tülin Akın’ı kadın çiftçilerimizle buluşturacağız. Tarımda dijitalleşme, teknoloji ve yenilikçi uygulamalar üzerine gerçekleştireceğimiz bu buluşmanın yeni fikirlerin gelişmesine ve dayanışmamızın güçlenmesine katkı sunmasını diliyorum.

Emeğiyle toprağa hayat veren, üretimiyle geleceğimizi yeşerten tüm kadın çiftçilerimize şükranlarımı sunuyor; sağlık, bereket ve başarı dolu bir üretim sezonu diliyorum. Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlu olsun.”

TÜ’de 100 ilik nakli gururu!

Olgay GÜLER
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Erişkin Kök Hücre Nakil Merkezi’nde, 2022’den bu yana yapılan 100’üncü başarılı nakil nedeniyle tören düzenlendi.


TÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 2022 yılında faaliyetlerine başlayan Erişkin Kök Hücre Nakil Merkezi’nde, aradan geçen süreçte 100 nakil sınırı aşıldı. Toplamda 97’si hastaların kendi hücresi ve 5’i kardeşten alınan hücreolmak üzere 102 kök hücre nakline imza atıldı. Nakil uygulanan hastaların büyük bir çoğunluğunu kan kanseri hastaları oluşturdu. Merkezde gerçekleştirilen 100’üncü başarılı nakil dolayısıyla tören düzenlendi. Törene TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ve Prof. Dr. Mustafa Tan, Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


‘DAHA ÇOK İNSANA UMUT OLMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ’
Burada konuşan TÜ Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakkı Onur Kırkızlar, merkezin kat ettiği mesafeye dikkat çekerek, “2022 yılında başladığımız bu yolculukta bugün 100’üncü nakil hastamızı inşallah şifayla taburcu edeceğiz. Bu merkezde kan kanserleri, miyelom ve lösemi gibi hastalıkları olan hastalarımıza şifa dağıttık. Bu sayılar bizim için önemli ancak aslında bunlar tek başına birer sayıdan ibaret değil. Her bir sayı; bir insanı, bir aileyi, bir emeği ve bir tedavi yolculuğunu temsil ediyor. O yüzden bu insanlara şifa dağıtmak bizim için çok önemli bir görev ve sorumluluk. Ne mutlu ki yaptığımız tedavilerin klinik başarısı açısından değerlendirdiğimizde, ilk 100 gün içerisinde hiçbir hastamızı kaybetmedik. 100’üncü nakil bizim için önemli bir dönüm noktası ancak burada durmayacağız. Daha birçok insana umut olmak, şifa vermek için elimizden geleni yapacağız” dedi.


‘100 NAKİL DEMEK 100 DÜNYA, 100 HAYAT DEMEK’
TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler de merkezin hastane birimleriyle olan uyumuna ve başarının insani boyutuna dikkat çekti. Hatipler, “Trakya Üniversitemizin bir medarıiftiharı olarak bugün, Erişkin Kök Hücre Nakil Merkezimizde gerçekleştirilen 100’üncü nakli kutlamak üzere bir aradayız. Elbette 100’ü de geçtik. 102 nakil gerçekleştirdik, önümüzdeki günlerde 103’üncüsü de gerçekleştirilecek. Ancak 100 önemli bir rakam. Sağlık hizmetinin, tıp mesleğinin ve tıp sanatının özelliği gereği şunu da söyleyelim: Aslında biz her şeyi rakamlarla ifade ediyoruz. Fakat omzuna dokunduğumuz, şifa elinin değdiği her insanın bir sayıdan ibaret olmadığını, aslında bir dünyadan ibaret olduğunu da affınıza sığınarak sizlerle paylaşmak istiyorum. Yani 100 kemik iliği nakli, evet, sayıca 100. Ama aslında bakarsanız 100 dünya, 100 hayat, 100 yaşam, 100 insan demek” diye konuştu.


‘YEDİDEN YETMİŞE MÜKEMMEL BİR HİZMET SUNULUYOR’
100’üncü nakil hastası Nuri Tabak’ın (65) eşi Fethiye Tabak (59) da, “Yaklaşık bir yıldan beri burada tedavi görmekteyiz. Saygıdeğer hocamızın gözetiminde yaklaşık bir yıldır tedavi sürecindeyiz. Hocamıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Yediden yetmişe, hemşiresiyle, çalışanıyla, doktorlarıyla ilgi, sevgi ve saygı çerçevesinde mükemmel bir hizmet sunuluyor. Tüm hastalara olduğu gibi, hiçbir ayrım gözetmeksizin yaklaşan saygıdeğer hocama çok teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olsun. İyi ki onun hastası olduk, iyi ki onunla tanıştık. Ekibine de ayrı ayrı, hepsine çok teşekkür ediyorum.”


PASTA KESİMİ VE HASTA ZİYARETİ YAPILDI
Programda, ayrıca Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ve Prof. Dr. Mustafa Tan ile Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak da birer konuşma gerçekleştirerek emeği geçenlere teşekkür ettiler. Tören, konuşmaların tamamlanmasının ardından günün anısına pasta kesilmesi ve protokol üyelerinin ilik nakli tedavisi gören hastaları ziyaret etmesiyle sona erdi.

Özen’den esnafa gramaj uyarısı

Edirne Tatlıcı, Büfeci, Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, internet üzerinden satışı yapılan döner, hamburger, İskender ve köfte gibi et ürünlerinde gramaj bilgilerinin doğru ve eksiksiz şekilde belirtilmesi gerektiği bildirdi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) tarafından yayımlanan genelgede, tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin içeriği, miktarı ve temel özellikleri hakkında açık ve doğru şekilde bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekildi.

Edirne Tatlıcı, Büfeci, Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan bilgilendirme doğrultusunda, internet üzerinden satışı yapılan döner, hamburger, İskender ve köfte gibi et ürünlerinde gramaj bilgilerinin doğru ve eksiksiz şekilde belirtilmesi gerektiğini vurguladı. Özen, hem esnafın mağduriyet yaşamaması hem de tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi için işletmelerin gerekli düzenlemelere dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Özellikle internet ve yemek sipariş platformları üzerinden satış yapan işletmelerin ürün açıklamalarını kontrol etmeleri gerektiğini vurgulayan Özen, satışa sunulan ürünlerde kullanılan kırmızı ve beyaz etin gramaj bilgilerinin açık, anlaşılır ve eksiksiz şekilde belirtilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Tüketicilerin satın alacakları ürünlerin temel özellikleri hakkında bilgilendirilmesinin yasal bir gereklilik olduğunu hatırlatan Başkan Özen, tüm esnaf ve sanatkârları konuya gerekli hassasiyeti göstermeleri konusunda bilgilendirdi.

Gülden’in katilinin ailesine 5’er ay

E.A.’nın babası D.A., annesi B.A. ve teyzesi S.S., 5’er ay hapis cezasına çarptırıldı

Olgay GÜLER

Edirne’de geçen yıl 5 Nisan’da Gülden Coni’yi (16), 30 bıçak darbesiyle öldüren ve 19 yıl hapisle cezalandırılan E.A.’nın (15); ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme’ suçlarından yargılanan babası D.A., annesi B.A. ve teyzesi S.S., 5’er ay hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, 5 Nisan 2025’te Çavuşbey Mahallesi Horozlu Bayır Sokak’taki Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bahçesinde meydana geldi. Okul bahçesinde hareketsiz yatan kişiyi görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık ekibinin kontrolünde, Gülden Coni olduğu tespit edilen çocuğun bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Olaya ilişkin soruşturmada cinayet şüphelisi E.A. yakalanıp gözaltına alındı. E.A. işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı.

20 YIL HAPİS VERİLDİ

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, E.A. hakkında, ‘Tasarlayarak, canavarca hisle, eziyet çektirerek, çocuğa beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı kadını kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Edirne 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 26 Eylül 2025’de görülen ikinci duruşmasında sanık E.A. ‘Çocuğa ve kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ardından heyet 15 yaşında olması nedeniyle E.A.’nın cezasını 20 yıla indirdi. E.A. hakkında haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmadı.

CEZA 19 YILA DÜŞÜRÜLDÜ

Karar, taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın avukatı tarafından Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde istinafa taşındı. Tarafların taleplerini değerlendiren mahkeme, E.A. hakkında verilen hükmün bozulmasına karar verdi. Kararda, olayın tasarlanması için makul süre geçmediği belirtildi. Kararın ardından geçen 12 Şubat’ta E.A.’nın yeniden yargılanmasına başlandı. Duruşmada mahkeme; E.A. hakkında daha önce verilen ‘tasarlama’ hükmünü kaldırarak, ‘Çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Yaşı küçük olduğu için E.A.’nın cezası 19 yıla düşürüldü.

ANNE, BABA VE TEYZE HAKİM KARŞISINDA

Olayla ilgili E.A.’nın babası D.A., annesi B.A. ve teyzesi S.S. hakkında ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme’ suçlarından ayrı dava açıldı. Savcılık, sanıkların el birliğiyle ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme’ suçunu işlediklerini değerlendirerek her birinin 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Davanın 3’üncü duruşması bugün Edirne Adliyesi 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek ve yakınları ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar D.A., B.A. ve S.S. duruşmaya katılmadı.

3 SANIĞA 5’ER AY HAPİS

Duruşmada karar arası veren mahkeme üç sanık hakkında ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme’ suçundan 6’şar ay hapis cezası verdi. İyi hal indirimi uygulanan sanıklar 5’er ay hapis cezasına çarptırıldı, hükmün açıklanması geri bırakıldı.

‘KARDEŞİMİ ÖLÜME TERK ETTİLER’

Duruşma sonrası konuşan Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek, karara tepki göstererek, “Kardeşimi 30 bıçak darbesiyle öldüren katilin annesi, babası, teyzesi kardeşim ölüme sürüklediler. Cinayetten 10 dakika sonra haberleri olmalarına rağmen hiçbir şekilde ambulans çağırmadılar, polis çağırmadılar. Kardeşimi 8 saat boyunca ölüme terk ettiler, o soğuk betonda bıraktılar. Delilleri gizlediler, bıçağı attılar, kanlı montları yıkadılar. Tüm delilleri kararttılar ve hiçbir ceza almadan hükmün geri bırakılmasıyla serbest bırakıldı, ceza almadı. Adalete olan şu kadarcık inancımız kalmıştı, o da sona erdi. İlahi adaleti bekliyoruz. Hepsini Allah’a havale ediyorum” diye konuştu.

Balkanlı: Basın özgürlüğüne KAYYUM gölgesi düşürülemez


Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Halk TV’ye kayyum atanmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “Halk TV’ye kayyum atanması ve bu süreçte uygulanan kısıtlamalar, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi kaygılar doğurmaktadır” dedi.
“Demokrasilerde basın, iktidarların ya da herhangi bir siyasi gücün hoşuna gidenleri söylemekle sınırlı değildir” diyen bakanlı açıklamasında şunlara yer verdi:

 Basının görevi; gerçeği araştırmak, soruları sormak, halkın sesini duyurmak ve kamu adına denetim yapmaktır.
Unutulmamalıdır ki özgür basın demokrasinin güvencesi, halkın haber alma hakkı ise vazgeçilmez bir demokratik haktır.
Halk TV’ye kayyum atanması ve yayın faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar, toplumda basının bağımsızlığına ilişkin kaygıları artırmaktadır. Gazetecilerin baskı altında çalıştığı, yayın kuruluşlarının özgürce yayın yapma imkânlarının sınırlandığı bir ortamda yalnızca basın değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkı da zarar görür.
Basın kuruluşlarının mülkiyetine ve yönetimine ilişkin her türlü işlem; hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı, şeffaflık ve basın özgürlüğü ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hiçbir güç, basını susturmanın ya da farklı sesleri etkisizleştirmenin aracı hâline getirilmemelidir.
Bizler, YENİ Parti olarak düşünce ve ifade özgürlüğünü, bağımsız gazeteciliği ve demokratik hukuk devletini savunuyoruz. Hiçbir kurumun, hiçbir siyasi görüşün ve hiçbir yurttaşın hukukun üzerinde olmadığı gibi, basının da siyasi baskılarla karşı karşıya bırakılmasını kabul etmiyoruz.
Bugün Halk TV için yükselen kaygı, yarın başka bir basın kuruluşunun, başka bir gazetecinin ya da farklı düşünen bir yurttaşın meselesi olabilir. Bu nedenle mesele yalnızca bir televizyon kanalı değil; Türkiye’de demokrasinin, özgür düşüncenin ve ortak geleceğimizin meselesidir.
Baskının değil özgürlüğün, susturmanın değil konuşmanın, korkunun değil demokrasinin yanında olacağız.
Çünkü biliyoruz ki özgür basının sustuğu yerde toplumun sesi kısılır; toplumun sesinin kısıldığı yerde ise demokrasi yara alır.
Basın özgür olmalı, gazeteciler korkmadan yazmalı, halk gerçeklere özgürce ulaşabilmelidir!

Edirne Kitap Günleri’nin programı açıklandı

Edirne Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Geleneksel Edirne Kitap Günleri’nin programı açıklandı. 16-25 Ekim tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek etkinlik, çok sayıda yayınevini, yazarı ve kitapseveri bir araya getirecek. On gün boyunca düzenlenecek imza günleri, söyleşiler ve atölyelerle Edirne, kitap ve edebiyatın buluşma noktası olacak.

  1. Geleneksel Edirne Kitap Günleri’nin açılışı, 16 Ekim Cuma günü saat 17.00’de Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak program, protokol konuşmaları ve etkinliğin onur konuğu Osman Balcıgil’in konuşmasıyla devam edecek. Açılışın ardından kitap fuarı gezilecek, yazarlar okurları için kitaplarını imzalayacak. Günün programı, Osman Balcıgil’in saat 18.00’de gerçekleştireceği “Devrimciler ve Süs Bebekleri” başlıklı söyleşiyle devam edecek.

İlk gün Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar ve Turan Şallı da imza etkinliklerinde okurlarıyla buluşacak.

17 Ekim Cumartesi günü Yaşar Gürsoy, saat 16.00’da “Atatürk’ün Katilleri ve O Doktor” başlıklı söyleşisiyle kitapseverlerle bir araya gelecek. Gün boyunca Mitat Zorlu, Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Ayşe Yılmaz Saç, Osman Coşkun, Nizamettin Biber, Turan Şallı, Gülsel Kaya, Yaşar Gürsoy ve Umut Çalışan imza etkinliklerinde yer alacak.

18 Ekim Pazar günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Çiğdem Dönertaş, Sinan Solakoğlu, Sinan Akyüz, Sakine Esen Eruz, Gülsel Kaya, Osman İnci, Nergis Özdinç, Mecit Ömür Öztürk ve Altay Onur okurlarıyla buluşacak.

Günün söyleşi programında Osman İnci’nin “Gençler Neden Gidiyor? Beyin Göçü”, Sinan Akyüz’ün “Bir Yazar Nasıl Yazar?”, Sakine Esen Eruz’un “Atatürk, Çok Kültürlülük ve Mübadele”, Nergis Özdinç’in “İlişkilerde Konuşulmayanlar” ve Mecit Ömür Öztürk’ün “Dervişin Teselli Koleksiyonu” başlıklı etkinlikleri yer alacak.

19 Ekim Pazartesi günü Altay Onur, Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Orhan Kalyoncu, Özcan Aygün, Elif Beren Ersüren ve Alper Taş imza etkinliklerinde okurlarıyla bir araya gelecek. Günün söyleşi programında Alper Taş, saat 18.00-19.00 arasında “Bizum Rize” başlıklı söyleşisini gerçekleştirecek.

20 Ekim Salı günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Sevdiye Yeşil Dezcan, Mehmet Ali Güner, Ata Şenol Bozkurt ve Barış Sezgin okurlarıyla buluşacak. Aynı gün saat 13.00’te Sevdiye Yeşil Dezcan’ın “Yazarlık Atölyesi” gerçekleştirilecek.

21 Ekim Çarşamba günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Mehmet Ali Güner, Murat Küp, Umut Çalışan ve Mehmet Berk Yaltırık imza etkinliklerinde yer alacak. Saat 18.00-19.00 arasında Mehmet Berk Yaltırık, “Efsanelerimizi ve Tarihimizi Nasıl Popüler Kültüre Uyarlarız?” başlıklı söyleşisiyle kitapseverlerle buluşacak.

22 Ekim Perşembe günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Ayşe Yılmaz Saç ve Umut Çalışan okurlarıyla bir araya gelecek. Haldun Açıksözlü ise saat 12.00-14.00 arasında “Efsanelerden Tiyatroya Şahmeran” başlıklı etkinliğini gerçekleştirecek.

23 Ekim Cuma günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Osman İnci, Rakip Ertuğrul Eriz, Hamdiye Özer Okudan, Tuncay Dağlı ve Buket Uzuner imza etkinliklerinde yer alacak. Günün söyleşi programında Buket Uzuner, saat 18.00-20.00 arasında “Ağaç Yoksa Hayat da Yok” başlıklı söyleşisiyle okurlarla buluşacak.

24 Ekim Cumartesi günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Aydemir Ay, Özdemir Ay, Birce Ay, Olcay Dal, Bülent Dilaver, Okan Çaçan, Hamza Yardımcıoğlu, Gülsel Kaya, Ayşe Kulin, Işık Kızıltuğ, Armağan Altay, Caner Karakış ve M. Umut Doğan okurlarıyla buluşacak. Günün söyleşilerinde Bülent Dilaver, saat 12.00-14.00 arasında “Yoksa Cehennemde Miyiz?”, Hamza Yardımcıoğlu ise saat 14.00-16.00 arasında “Yeni Dünya Krallığı” başlıklı söyleşilerini gerçekleştirecek.

25 Ekim Pazar günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Yasemin Yurtseven, İdris Ay, Yeliz Deniz Boguçanin, Gülcan Yenici, Muhsin Topçu, Mehmet Berk Yaltırık, Gülsel Kaya, Fatma Şamata, Rukiye İdeli, Sinem Amaş ve Okan Çaçan okurlarıyla bir araya gelecek. Günün etkinlikleri kapsamında Sinem Amaş, saat 14.00-15.00 arasında “Doğa ve Hayvan Sevgisi” başlıklı söyleşisini gerçekleştirecek. Funda Bayrak ise saat 16.00-17.00 arasında “Yazarlık Eğitimi-Roman Yazma Teknikleri” atölyesiyle katılımcılarla buluşacak.

  1. Geleneksel Edirne Kitap Günleri, 16-25 Ekim 2026 tarihleri arasında her gün 10.00-20.00 saatlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.

Edirne’nin kültür ve sanat yaşamına katkı sunan Geleneksel Edirne Kitap Günleri, okuma kültürünü yaygınlaştırmayı, yazarlarla okurlar arasındaki bağı güçlendirmeyi ve her yaştan vatandaşın kitaplarla buluşturacak.

Akustik Panel | Sınır Kentinden Ofise Yüzey ve Kabin – Echopan


Sınır kentlerinden büyük şehir ofislerine kadar aynı cümle duyuluyor: sünger yaptık, ses durmadı. Sorun çoğu zaman malzemesizlik değil, kaynağın karıştırılması. Yankı, mahremiyet ve komşu sesi farklı sistem ister. Echopan bu ayrımı sesbariyerleri.com.tr üzerindeki panel, kabin ve bariyerli sünger gamında net tutmaya çalışıyor.

Kalın duvar dış gürültüyü keser ama odanın içindeki konuşmayı yumuşatmaz. Yüksek yutum değerine sahip yüzeyler ses enerjisini emer; konuşma netleşir. Keşifte hangi sesin nereden geldiği sorusu ilk adımdır. Teşhis net değilse sonuç değişmez.

Duvar ve tavan uygulamalarında temel ürün Akustik Panel. Toplantı odası ve çağrı merkezinde ilk tercihlerden biridir. Doğru yerleştirildiğinde çalışanlar birbirini daha az bağırarak duyar. Cam bölmeli odalarda arka duvar ve tavan kritiktir; cam sesi geri yansıtır. Metraj oturum düzenine göre planlanmalıdır.

Hibrit ekipler masada toplantı yapınca yankı mikrofon kalitesini düşürür. Panel salonun genel iklimini yumuşatır; mahremiyet gerektiren cümleler için ayrı hacim gerekir. Numune mekânda durunca renk ve doku netleşir.

Kısa görüşmeleri kontrollü alana taşıyan Akustik Kabin, açık ofiste tadilat izni olmadan sessiz bir köşe kurmayı hedefler. Sızdırmaz kapı ve çok katmanlı gövde, içerideki diyalogun dışarıda cümleleşmesini azaltmaya çalışır. Entegre havalandırma uzun oturumda konforu korur. Ofis değişince ünite varlık olarak yeni adrese gider.

Yangın kaçışı yer seçiminde atlanmamalıdır. Kabin, yutucu yüzeyin yerine geçmez. Biri mahremiyet, diğeri salon iklimi içindir.

Yönetim katı ve müşteri kabulünde görünüm de performans kadar belirleyicidir. Kumaş Kaplı Akustik Panel, kurumsal palete çekilebilen kumaşıyla odayı laboratuvar estetiğine çevirmeden yutum sağlar. Sünger görünümü bu katlarda kabul görmez.

Özel kesimler priz ve cam kenarına göre yapılabilir. Yangın sınıfı plaza şartnamelerinde alım kararını etkiler.

Komşu duvar işlerinde Bariyerli Bondex Sünger yutum ile geçişi aynı hatta toplamaya çalışır. Boşluksuz kapama ve kenar sızdırmazlığı malzeme kadar belirleyicidir. Ürün çeşitleri sesbariyerleri.com.tr adresinden incelenebiliyor.

5 yıldır bitmeyen ‘huzurevi’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne Huzurevi’nin 5 yıldır tamamlanamamasını Meclis gündemine taşıdı. Edirne nüfusunun yaşlandığına dikkat çeken Yazgan, “Türkiye’nin en yaşlı 7. ili ve tek kişilik yaşlı hane oranında ülke ortalamasını neredeyse ikiye katlayan Edirne’de, 5 yılda bir huzurevi bitirilemedi. İktidar yaşlılarımızı sahipsizliğe terk etti” dedi.

Milletvekili Yazgan, Edirne nüfusunun hızla yaşlandığına dikkat çekerek veriler paylaştı. Yazgan, “Türkiye’de tek kişilik yaşlı hane halkının toplam hane halkı içindeki oranı %6,8 iken, bu oran Edirne’de %10,2’dir. Kentimiz, %18’lik yaşlı nüfus oranıyla 81 il arasında 7. sıradadır. Aynı zamanda Trakya’nın da en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip il konumundayız. Öte yandan kentimiz, çocuk nüfusunun en düşük olduğu 2. ildir. Bu da Edirne’nin yaşlandığının başka bir göstergesidir” dedi. 2021’de temeli atılan 200 kişilik Edirne Huzurevi projesine işaret eden Yazgan, ilk sözleşmesi tasfiye edilen huzurevi için 2022’de ikinci kez ihaleye çıkıldığını anımsattı. Yazgan, “Yer teslimi, 52,3 milyon liralık ihale sonucu Dünya Yaşlılar Günü’nde, 1 Ekim 2021 tarihinde gerçekleştirildi. İlk ihale tasfiye edilince 26 Aralık 2022’de 154,6 milyon liralık ikinci ihale yapıldı. 700 günlük yasal süre belirlenmesine rağmen huzurevi halen hizmete girmedi. ‘2024’ün ilk çeyreğinde bitecek’, ‘2025’in sonunda bitecek’ denilen proje için şimdi de bu yılın sonu hedef gösteriliyor. Bu proje, 3 Vali ve 2 Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü gördü” ifadelerini kullandı.

‘Açıkça vefasızlık’

Yazgan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sosyal devletin ilk sınavı, ömrünü bu memlekete adamış yaşlısına onurlu ve güvenli bir yaşam sunabilmektir. Ancak iktidar, Türkiye’nin en hızlı yaşlanan kentlerinden biri olan Edirne’mizde beş yıldır bir çatıyı dahi büyüklerimizin başına kuramamıştır. Rakamlar büyüyor, ihaleler katlanıyor, bürokratlar değişiyor ama Edirne halkı ve bakıma muhtaç ulu çınarlarımız kaderine terk ediliyor. İktidarın bu plansızlığı ve vurdumduymazlığı, sadece bir yönetim zafiyeti değil; yaşlılarımızın hakkına, Edirne’nin geleceğine açık bir vefasızlıktır.”

Ne zaman bitecek?

Konuyu TBMM gündemine taşıyan Yazgan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Yazgan, soru önergesinde şu soruları yöneltti:

“İlk sözleşmenin tasfiye edilmesinin gerekçesi nedir? İlk ihale ile ikinci ihale bedelinin arasındaki yüksek farkın gerekçesi nedir? Bugüne kadar kaç kez süre uzatımı verilmiştir? Bir türlü bitirilemeyen Edirne Huzurevi nedeniyle ilimizde sırada bekleyen kaç yaşlı ve bakıma muhtaç yurttaşımız bulunmaktadır? Kaç yurttaşımız çevre illere sevk edilmek zorunda kalmıştır? 200 kişilik Edirne Huzurevi projesinin eksiksiz biçimde tamamlanarak hizmete açılacağı nihai tarih nedir?”

YENİ Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, HALK TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Akgüngör, “Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin gelişmeler, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi kaygılar doğurmaktadır” dedi.

HALK TV’ye bugün sabah saatlerinde kayyum atanmasına tepkiler sürüyor. YENİ Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör de yazılı bir açıklama ile tepkisini dile getirdi. Akgüngör, “Demokrasinin temel taşlarından biri olan özgür basın; halkın doğru bilgiye ulaşmasının, farklı seslerin duyulmasının ve demokratik toplumun güçlenmesinin güvencesidir. Bağımsız haberciliği baskı altına almak ve susturmaya çalışmak yalnızca gazetecilere değil, toplumun haber alma hakkına da müdahaledir” şeklindeki görüşüne yer verdiği açıklamasında şöyle dedi:

Unutulmamalıdır ki basın, demokrasinin sesidir. Eleştirel düşüncenin, özgür haberciliğin ve halkın gerçekleri öğrenme hakkının önüne hiçbir engel konulmamalıdır. Basın kuruluşlarının bağımsızlığına gölge düşüren her türlü müdahale, demokratik toplum anlayışına zarar verir.

Bizler, basın özgürlüğünün demokratik bir ülkenin vazgeçilmez unsuru olduğuna inanıyoruz. Farklı seslerin susturulmadığı, gazetecilerin özgürce görev yapabildiği ve halkın haber alma hakkının güvence altında olduğu bir Türkiye istiyoruz.

Basın susturulamaz! Gerçekler karartılamaz! Halkın haber alma hakkı engellenemez!