Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

SAROS BELEDİYESİ KURULMALI MI?

Yaklaşan Genel seçimlerde özellikle YENİ Parti ve CHP den ortaya çıkan milletvekili aday adayları genelde bilindik yöntemlerle kendilerini anlatmaya tanıtmaya devam ediyorlar. Mahalle ve köy kahvesi demeden dolaşıp el sıkarak, taban fiyatlarını az bularak, pahalılıktan şikayet ederek, düğünlerde, cenazelerde boy göstererek öne çıkmanın çabası içerisindeler. Bir ölçüde bu yöntemlerden vaz geçmeme konusunda da haklılar. Çünkü seçmen de sonuçta kendisini en çok öpeni seçmekte çok başarılı…

***

Elbette bu üye yapısı ile önseçim bile yapılarak aday belirlense -örneğin-benim içime sinmiyor. Edirnelinin seçeceği kişi iktidarda bakanlık yapabilecek seviyede birikim ve deneyim sahibi olmalı… Sosyal Demokrat çözüm önerileri, kalkınma projeleri ve bunları yaşama geçirebilecek liyakat, deneyim ve birikime sahip olmalı. Trakya’nın sorunlarını bilmeli, yörenin kaderini değiştirebilecek önerilerle seçicilerin önüne çıkmalı… Ama bu, ne yazık ki mahalle delege ya da üyesinin tartıp ortaya koyabileceği bir beceri değil… O nedenle aday adayları el sıkmaya, öpmeye sıkı sıkıya bağımlılar.

***

İstisnaları yok mu? Zaman zaman farklılıkları görüyoruz. Örneğin Hüseyin Erkin özellikle tarım ve sulama konusunda ilginç açıklamalarla, önerilerle bu yarışta… Bir mesafe alabiliyor mu? Bilmiyorum. Nadiren Mustafa Bezbaş’ın özellikle hayvancılık ve eğitim konularında çıkışlarına da rastlanabiliyor…

***

Sahadaki en hareketli aday adaylarından Okan Gaytancıoğlu yerel basını iyi kullansa da ben kendisinden Trakya’da tarım konusundaki sorunlara nasıl bir çözüm önerisi sunduğuna hiç rastlamadım. Örneğin Sn. Gaytancıoğlu tarımda kooperatif örgütlenmenin, yararına inanıyor mu inanmıyor mu ben bilmiyorum? Örneğin Kurtbey’de, Sarıcaali’de, İpsala’da ve daha pek çok yerde çalışan ve üreten kadın kooperatiflerini hiç ziyaret etti mi? Etmeli mi? Bu konuda geliştirici, projeler üretmeli mi?

1980 yılına kadar Trakya’da bir kooperatif sistemi tüm Türkiye’ye örnekti.. Ne oldu da ne oldu? Kooperatifçilikten söz edemez olduk? Bunu sayın Gaytancıoğlu bizlere anlatmalı… O zaman mı yanlıştık, şimdi mi?

***

Bu yazıya neden olan çıkış Şadan Şimşek’ten geldi. Şadan bey Saros’un geldiği içler acısı duruma çare olarak bir öneri getiriyor. “Saros Belediyesi kurulsun” diyor. Katılırsınız ya da katılmazsınız; ama çarpıcı, iddialı bir çıkış… Evet… Saros yıllar öncesinden başlayarak yapılan yanlışlarla yerlerde sürünen, kapanın elinde kalmış bir doğa cenneti. Turizme hiçbir katkısı olmayan, aksine yerel yönetimlere yük olan bir anlayışla ikinci konut fırsatçılarının, müteahhitlerinin keyfine terk edilmiş bugün içinden çıkılmaz bir duruma gelmiş bir sorunlar yumağı… Bence Sn. Şimşek’in bu önerisi Parti Kurullarında ve özellikle bilimsel olarak, siyasi olarak yasal olarak tartışılıp gerçekçi, onarıcı düzenleyici ve sürdürülebilir bir SAROS Projesi oluşturulmalıdır. Saros’u kurtarmadan kazanmadan, yok sayarak Edirne’ye Milletvekili olunmaz…

***

Bu fırsattan istifade sık sık yaptığımız bir çağrıyı yineliyorum. Sevgili aday kardeşlerim, hepiniz çok değerlisiniz ama ne yazık ki henüz Trakya’yı da, Edirne’yi de yeterince bilmiyorsunuz. Hele Enez’i hiç bilmiyorsunuz. Enez dibe doğru hızla gidiyor. Görmüyorsunuz. Enez, imkanları ile Edirne’ye hatta Trakya’ya çok önemli fırsatlar sunabilecekken siz bu fırsatların ne olduğu konusunda yeterli bilgiye sahip değilsiniz.

Evet… Bu fırsattan istifade sizleri Kartopu ve Enez Sahil Dernekleri olarak, tek tek ya da topluca Enez’i konuşmaya Enez’e davet ediyoruz.

TÜRK MÜZİĞİ

Bizde pek bilmezler…
Ne dili’ nin ne müziğinin, ne asil tarhinin ne de coğrafyasının, doğasının tabiat varlıklarının kıymetlerini bilmezler!..
En az dört asırlık, beyin iptal yaşamın karanlığı sarmış güzellikleri!..
Atatürk’le bir silkinme olmuş ama…
Bir arkadaş anılarında anlatıyor:
“İşim dolayısıyla sık sık Avrupa kentlerine giderim. Bulunduğum Avrupa kentinde, Türk klasık müzik topluluğunun konseri olduğunu öğrenince, hemen gittim.
Türk müzisyenler sahnede yerlerini aldılar ve Türk müzik kültürüne has, UD, BAĞLAMA, SAZ, KANUN, KEMANE, NEY vb… enstrümanları konuşturmaya başladılar!..
Salondaki Avrupalı dinleyiciler, İLK KEZ duydukları bu bambaşka müzik tınılarının hücrelerine verdiği tesirle, adete hipnozlanmış gibi, şaşkınlıktan dona kalmış, nefesleri kesilmişti!..
Sonradan birinin dediği gibi:
“ Türk müziği başladıktan hemen sonra, adeta koltuk altımda yok olmuş, havada izliyor idim. Zaman, mekan kavramı ortadan kalkmış, başka bir boyuttaydım sanki” böyle bir müzik mümkün değil, harhalde rüya görüyorum!..
Dünyada, böyle şaheserler varmışta bizim neden haberimiz yok?.. dedim kendime.” diyerek, bir Avrupa’lı izleyicinin, Türk müziğinin muhteşem tınıları karşısında, hayranlık ve de şaşkınlık içinde ki duygularına tanık olmuştu!
(Avrupa’da neden Türk müziği dinlenmez acaba?..)
Biz her milletin müziğini dinleriz.
Ama dünya Türk müziğinden mahrumdur.
Neden?..
Kültürümüzün bağrından çıkmış müzik evlatlarımız, Barış Manço, Cem Karaca, Sezen Aksu, Kayahan, Emel Sayın, Aşık Veysel, Neşe Karaböcek ve daha niceleri DUYGULARIMIZA NE DE MÜTHİŞ TERCÜMAN OLMUŞLARDI, UNUTULUR MU?..
İçerisi, Türk müziğinin özgün, manâ zengini güzelliklerinin gereği gibi farkında değil , dışarısı da, şeytanın kalleş hipnozunda olursa, kim bilir KIYMETİN kıymetini?..
Bay aşkı, bayan aşkı, müziğimizn bir yanın negatif bağımlılığı!..
Ara!..
Başka aşkı zor bulursun; varsa, yoksa omuz altı heveslerine “Aşk” demeler!..
“Aşk tahrifatı”…

O alanı da sakat tarafı!..

Kuran’ı Kerim. Sure 19/Ayet 100:
Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O akıllarını kullanmayanları murdar kılar.

‘Kahveler bizden, fikirler sizlerden’

Trakya Üniversitesi Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen Proje Kafe uygulaması, yaz döneminde de yüz yüze buluşmalarla devam etti.

Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sertaç Arabacıoğlu ve Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Tarık Yerlikaya tarafından gerçekleştirilen buluşmalarda, farklı akademik birimlerdeki proje ekipleriyle bir araya gelindi.

Görüşmelerde kabul edilen Avrupa Birliği projelerinin yürütülmesi, devam eden çalışmaların değerlendirilmesi ve yeni dönemde başlayacak projelere yönelik hazırlıklar ele alındı. Proje ekiplerine faaliyet ve iş paketleri, proje takvimi, planlama ve uygulama yöntemleri, bütçe ve ödeme süreçleri ile mevzuat ve idari uygulamalar hakkında bilgi verildi.

Yeni başlayacak projeler için ekiplerin oluşturulması, görev dağılımlarının yapılması ve ilk dönem faaliyetlerine yönelik hazırlıklar da değerlendirildi.

Trakya Üniversitesi’nin proje kapasitesini geliştirmek ve proje süreçlerinin daha etkin yürütülmesini sağlamak amacıyla hayata geçirilen Proje Kafe, “Kahveler Bizden, Fikirler Sizlerden” sloganıyla yeni dönemde de devam edecek.

Her pazartesi saat 15.00’te Rektörlük Kafeteryasında gerçekleştirilecek buluşmalarda akademisyenler ve proje ekipleri, yeni proje fikirlerini ve devam eden çalışmalarını değerlendirmek, proje uygulamalarına ilişkin destek almak üzere Proje Kafe’den yararlanabilecek.

Meteoroloji’den kuvvetli yağış uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi, Salı günü sabahtan başlayarak Edirne’nin de dahil olduğu ülkenin kuzeybatı kesimlerinde iki gün süreyle beklenen kuvvetli yağışlara karşı uyarıda bulundu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün başlama-bitiş zamanı 22 Eylül 2026 saat 07:00 – 23 Eylül 2026 saat 21:00 olarak yer verdiği uyarısında şöyle denildi:

“Yapılan son değerlendirmelere göre; Kuzeybatı kesimlerde görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, yarın (Salı) sabah saatlerinden itibaren bölgenin batısından başlamak üzere Marmara (Edirne’nin güneyi, Tekirdağ, Çanakkale’nin kuzey ve doğusu, Balıkesir’in kuzeyi, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bursa, Yalova), zamanla Batı Karadeniz’in batısında (Düzce ve Zonguldak) kuvvetli (21-60 kg/m2/12 saat) olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”

Paratoner Fiyatları ve Yıldırımdan Korunma Sistemleri

Yıldırım, binalar ve elektrik altyapıları açısından ciddi risk oluşturabilen doğal bir elektrik olayıdır. Özellikle fabrikalar, depolar, iş merkezleri, yüksek yapılar ve elektronik sistemlerin yoğun olarak kullanıldığı işletmelerde yıldırımdan korunma çözümlerinin doğru şekilde planlanması büyük önem taşır. Bu noktada sistem kurmak isteyenlerin araştırdığı konuların başında paratoner fiyatları gelir.

Ancak yıldırımdan korunma sistemlerinde fiyat değerlendirmesi yapılırken yalnızca cihazın satış bedeline bakmak yeterli değildir. Yapının özellikleri, korunacak alan, montaj koşulları ve topraklama altyapısı toplam maliyet üzerinde etkili olabilir.

Paratoner Fiyatlarını Neler Belirler?

Bir yıldırımdan korunma sisteminin maliyeti her proje için aynı olmayabilir. Binanın yüksekliği, çatının büyüklüğü, korunması gereken alan, kullanılacak başlığın özellikleri ve sistemin montaj şekli fiyatlandırmada önemli rol oynar.

Bunun yanında iniş iletkenlerinin uzunluğu, bağlantı elemanları, direk ve montaj ekipmanları ile topraklama çalışmaları da hesaba katılmalıdır. Özellikle mevcut bir binaya sonradan sistem kurulacaksa uygulama koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle internet üzerinde görülen tek bir ürün fiyatını doğrudan toplam sistem maliyeti olarak değerlendirmek doğru olmayabilir.

Aktif Paratoner Seçimi Nasıl Yapılır?

Aktif sistemlerde ürün seçimi yapılırken binanın yüksekliği ve korunacak alan gibi teknik özellikler dikkate alınır. Ayrıca yıldırım risk analizi yapılarak uygun koruma seviyesinin belirlenmesi gerekir.

Yılkomer’in teknik açıklamalarında da aktif sistem seçimi öncesinde yıldırım risk analizinin yapılmasının ve buna göre uygun ürünün belirlenmesinin önemli olduğu belirtilmektedir.

Bu yaklaşım, hem gereksiz ekipman kullanımının önüne geçilmesine hem de yapıya uygun bir sistem oluşturulmasına yardımcı olabilir.

Topraklama Sistemi Büyük Önem Taşır

Yıldırımdan korunma sistemlerinde yalnızca başlık seçimiyle işlem tamamlanmaz. Yıldırım akımının kontrollü şekilde toprağa aktarılması için uygun iniş iletkenleri ve topraklama altyapısı gerekir.

Topraklama sisteminin mevcut durumu incelenmeli, gerekiyorsa yeni topraklama tesisatı oluşturulmalıdır. İniş iletkenlerinin güzergâhı da mümkün olduğunca uygun şekilde planlanmalıdır.

Özellikle yüksek yapılarda ve geniş tesislerde sistemin uzman mühendisler tarafından projelendirilmesi, uygulamanın daha sağlıklı ilerlemesini sağlar.

İşletmeler İçin Yıldırımdan Korunma

Fabrika, depo, üretim tesisi, otel, hastane ve ticari işletmelerde yıldırım kaynaklı riskler yalnızca bina ile sınırlı değildir. Elektrik panoları, otomasyon sistemleri, bilgisayarlar, güvenlik kameraları ve haberleşme ekipmanları da aşırı gerilimlerden etkilenebilir.

Bu nedenle dış yıldırımlık sisteminin yanında elektrik tesisatında kullanılacak parafudr ve diğer aşırı gerilim koruma çözümleri de değerlendirilmelidir. Yılkomer de dış yıldırımlık sistemlerinin elektronik cihazların korunması açısından tek başına yeterli olmadığını ve parafudrların ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Projenize Uygun Teklif Alın

Yıldırımdan korunma sistemi satın alırken yalnızca ürün fiyatına göre karar vermek yerine komple sistemin kapsamını incelemek gerekir. Kullanılacak ekipman, montaj, iniş iletkenleri, topraklama ve gerekli iç koruma çözümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Yapınızın özelliklerine uygun sistemin belirlenmesi için profesyonel keşif ve teknik değerlendirme talep ederek ihtiyaçlarınıza uygun bir teklif oluşturabilirsiniz.

Edirne kırmızısından ruj, biberden parlatıcı!

Olgay GÜLER

Edirne’de şef Gökhan Çekver ile turizmci eşi Meltem İzel Çekver, kentin meşhur Karaağaç acı biberinden dudak parlatıcısı, Edirne kırmızısı renginden ise ruj üretti.

Edirne’de gastronomi şefi ve girişimci Gökhan Çekver ve eşi Meltem İzel Çekver, geliştirdikleri Sağlık Bakanlığı onaylı ruj ve çeşitli hediyelik ürünleri 3’üncü Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali’nde ziyaretçilerin beğenisine sundu. Kentin yeniden kültür mirasına kazandırılan ve rubia tinctorum bitkisinden elde edilen Edirne kırmızısı renginde ruj, meşhur Karaağaç acı biberinden ise dudak parlatıcısı üreten çift, meraklılarına bu ürünleri tanıttı.

‘HEDİYELİK KONSEPT ÜRÜNLER ÇIKARTIYORUZ’

Edirne’ye özgü konsept hediyelik ürünler ürettiklerini söyleyen Gökhan Çekver, “Edirne’nin ürünlerini biraz turistik hediyelik haline çevirmeyi düşünüyorduk. Hem Edirnelilerin buradan şehir dışına çıkarken gittikleri yere götürebilecekleri hediyeler olsun hem de Edirne’ye gelen yerli ve yabancı turistlerin buradan alabileceği farklı ürünler oluşturalım istedik. O yüzden ‘Hedirne’ markasını kurduk. Zaten Trakya’da ‘H’ harfi düşüyor, biliyorsunuz. Yine Edirne oluyor. Böyle hediyelik konseptli ürünler çıkartıyoruz” dedi.

‘BAKANLIK ONAYLI BİBERLİ DUDAK PARLATICISI’

Çekver, Edirne acı biberinden üretilen dudak parlatıcısının botoks etkisi yaptığını belirterek, “İlk önce biberle başladık. İlk temamız biberdi. Biberden şu anda, burada ciğercilerde yediğiniz, masaya geldiği gibi kızarmış hali var. Kutuların içerisinde, o şekilde servis edebiliyoruz. Tuz versiyonu var. Yine biberin değirmen tuzla beraber öğütülebilen bir hali var. Hatta biberden ruj bile yaptık. Biberin zeytinyağlı bir versiyonu da var. Direkt sos gibi kullanılabilen. Ama böyle doğal botoks etkisi yaratan bir ruj var şu anda. Şimdilik böyle 3-4 kalem ürünümüz var. Sadece biber üzerine başladığımız ürünlerimiz var ama yakında ürün çeşitliliğimizi artırmış olacağız. Biz ilk ürün olarak biberi seçtik. Böyle bir çalışma yaptık ve nasıl hazırlayabileceğimizi öğrendikten sonra şu anda Sağlık Bakanlığı onaylı biberli rujumuz var” diye konuştu.

‘EDİRNE’Yİ TEMSİL EDEN BİR RENK’

Edirne Kırmızısı’ndan ürettikleri rujun Edirne’yi temsil ettiğini dile getiren Çekver, “İnsanların sevdiklerine verebileceği hediyelikler hayal ettik. Bunun gibi birkaç şey daha geliştirmeye çalışıyoruz. Umarım herkes için güzel hediyelikler oluyordur. Edirne’yi temsil eden bir renk olduğunu düşünüyorum. Edirne gerçekten canlı, yaşayan bir şehir. Kırmızısı tam bizim rengimiz aslında ve benim için biraz böyle Edirne’nin güçlü, cesur kadınını da çağrıştırıyor. Artık günlük hayatımızda bile kullanabiliyoruz kırmızıyı. Aynı zamanda Türk kırmızısı da diye geçiyor zaten. Yani bizim Avrupa’ya örnek olduğumuz bir renk aslında. Bizim burada bulunduğumuz, bizim bulduğumuz bir renk Osmanlı zamanında. O yüzden daha da hayatımıza geçmesi bizi mutlu ediyor. Umarım herkes beğenir” şeklinde konuştu.

Avukat Kassara’ya son görev

Olgay GÜLER

Edirne’de ofisinde ölü bulunan Edirne Barosu avukatlarından Zafer Arman Kassara (66), Edirne Adliyesi önündeki veda programının ardından Eski Cami’de kılınan cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Bir süredir sağlık sorunları yaşayan avukat Zafer Arman Kassara, Cumartesi akşam saatlerinde Sabuni Mahallesi, Kurt Dereli Mehmet Sokak’ta bulunan Nail Fındık İş Merkezi’ndeki avukatlık bürosunda ölü bulundu. Kassara’nın vefatı ailesi ve sevenlerini derin üzüntüye boğdu.

Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlisi İlgen Kassara’nın eşi, Cemre Kassara Aydoğmuş ve Fatih Erdoğmuş’un babası, İlknur ve Aydın Canıtez’in kardeşi Zafer Arman Kassara için ilk olarak Edirne Adliyesi önünde tören düzenlendi.

Törene Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç ve çok sayıda avukat katıldı.

Adliye önündeki törenin ardından Kassara için Eski Cami’de cenaze namazı kılındı. Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Zafer Arman Kassara’nın cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Okul kantinlerine denetim

Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Gıda Denetim Birimi ekipleri okul kantinlerinde denetimlere başladı.


Eğitim öğretim yılının başlamasının ardından öğrencilerin ağlıklı gıdaya ulaşabilmeleri amacıyla görevli ekipler de denetimlerine başladı. Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Gıda Denetim Birimi ekipleri de kantin denetimlerine start verdi.


Edirne Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Kentimizdeki okul kantinlerinde ruhsat kontrollerinin yanı sıra ürünlerin son tüketim tarihlerini, muhafaza koşullarını, temizlik ve hijyen şartlarını denetliyoruz. Öğrencilerimizin sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşması için okul kantinlerindeki kontrollerimizi eğitim öğretim yılı boyunca düzenli olarak sürdüreceğiz” denildi.

Motosiklet otomobille çarpıştı; 2 yaralı

Olgay GÜLER

Edirne’nin Keşan ilçesinde otomobille çarpışan motosiklette sürücü B.İ. ile arkasındaki Y.L. yaralandı.

Kaza, Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Rasim Ergene Caddesi’nde meydana geldi. Keşan Adalet Sarayı’ndan çarşı merkezi yönüne giden B.İ. (18) yönetimindeki 22 AFS 246 plakalı motosiklet ile aynı istikamette seyreden ve Gülbey Caddesi’ne dönüş yapmak isteyen N.A. idaresindeki 22 ADS 782 plakalı otomobil çarpıştı.

Kazada devrilen motosikletin sürücüsü B.İ. ve arkasında oturan Y.L. (18) yaralandı. İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı. Yaralıların durumlarının iyi olduğu bildirildi.

Kaza, park halindeki bir aracın kamerası tarafından görüntülendi.

Karaağaç altyapısında son 400 metrelik bölüm

Edirne Belediyesi, Karaağaç’ta kanalizasyon altyapısının önemli bir parçası olan yaklaşık 4,2 kilometrelik terfi hattında çalışmaların devam ettiğini bildirdi.


Karaağaç’ta uzun süredir çözüm bekleyen sorunda artık sona yaklaşılıyor .Edirne Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, “Kanalizasyon altyapısının önemli bir parçası olan yaklaşık 4,2 kilometrelik terfi hattımızda çalışmalarımız devam ediyor. Ekiplerimizin sahadaki çalışmasıyla son 400 metrelik bölüme ulaştık” denildi.


Açıklamada şunlara yer verildi:
Bu hattı tamamladığımızda Karaağaç’ın yıllardır bekleyen önemli bir altyapı sorununu daha geride bırakmış olacağız. Başladığımız işi tamamlayacak, Karaağaç’ın bu sorununu kalıcı olarak çözeceğiz.