Olgay GÜLER
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Ankara’da gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları buluşmasında konuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında, CHP’li belediyelere yönelik yapılan operasyonlara karşı yol haritası belirlenmek üzere, parti genel merkezinde belediye başkanları buluşması gerçekleştirildi. Toplantıya, partinin büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanları katıldı. Toplantıda söz alan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, belediyeler üzerinde uygulanan baskılara ve buna karşı beraber hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.
‘BİZİ GÜÇLÜ KILAN AYNI MÜCADELEDE BULUŞABİLME İRADEMİZDİR’
Birlik ve beraberliğin zor zamanların en büyük sınavı olduğunu söyleyen Gencan, “Birlik ve beraberlik kolay zamanların değil, zor zamanların, en büyük sınavıdır. Ama bizim için birlik ve beraberlik sadece bir söylem değildir. Bizim için birlik ve beraberlik ortak bir hedefte buluşmak ve o hedefe birlikte yürüyebilmektir. Farklı değerlendirmelerimiz olabilir. Ama söz konusu memleket, demokrasi ve millet iradesi olduğunda aynı kararlılıkla hareket ederiz. Biz belediye başkanları olarak bu yolu tek başına yürümediğimizi biliyoruz. Bu yolun içinde örgütümüzün emeği var, seçmenimizin güveni var, yol arkadaşlarımızın alın teri var, şehirlerimizin bizden beklediği sorumluluklar var. Bu süreçte zorlandığımız anlar oldu ama her seferinde daha güçlü durduk. Her baskıda daha kararlı olduk. Her zorlukta daha sıkı kenetlendik ve yolumuza devam ettik. Çünkü bizi güçlü kılan aynı mücadelede buluşabilme irademizdir” dedi.
‘HİZMET ÜRETMEKLE DEĞİL, ÖNÜNE KONULAN ENGELLERLE MÜCADELE EDİYORUZ’
Belediye başkanları olarak oluşan son tabloyu normal bulmadıklarını, bunun karşısında geri çekilmeyeceklerini dile getiren Gencan, “Son dönemlerde yaşananları tek tek anlatmaya gerek yok. Hepimiz aynı tabloya bakıyoruz, hepimiz aynı soruyu kendimize soruyoruz. Böyle mi devam edecek? Biz belediye başkanları olarak bu soruya kendi adımıza cevap veriyoruz. Bu tabloyu normal bulmuyoruz ama bu tablo karşısında geri çekilmeyeceğimizi de açıkça söylüyoruz. Çünkü biz bu görevlere bize verdiği sorumluluğu taşımak için geldik. Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi temsil ediyoruz. Şehirlerimizi ayağa kaldırmak için çalışıyoruz. Ama artık yalnızca hizmet üretmekle değil o hizmetin önüne konulan engellerle de mücadele ediyoruz. Her sabah yeni bir operasyon haberiyle uyanan bir düzende hiç kimse kendisini güvende hissedemez. Sadece biz değil, belediyelerde görev yapan mesai arkadaşlarımız da aynı tedirginliği yaşıyor. CHP’li belediyelere reva görülen tutum karşısında karar yavaşlıyor, süreç uzuyor, hizmet aksıyor. Peki bunun bedelini kim ödüyor? Vatandaş ödüyor. Bizim itirazımız tam da burada. Açık konuşalım. Biz yargılanmaktan kaçmıyoruz. Ama yargının bir baskı aracına dönüşmesine razı olmuyoruz. Biz dokunulmazlık istemiyoruz, eşit hukuk istiyoruz. Suç varsa hukuk içinde gereği yapılır. Ama daha baştan insanları suçlu ilan eden, yargılamayı değil cezalandırmayı öne koyan bir anlayış ne hukuka ne de vicdana sığar” diye konuştu.
‘HUKUK KORKU ÜRETEREK İŞLEMEZ’
Ülkede adalet duygusunun zedelendiğini belirten Gencan, “Bugün geldiğimiz noktada sadece kişiler değil usuller tartışılıyor. Aylarca iddianame bekleyen belediye başkanlarımız varsa, neyle suçlandığını bilmeden özgürlüğünden mahrum bırakılan bürokratlarımız varsa, ortada sadece dosya değil, adalet duygusu zedelenmiştir. Bir hukukçu olarak söylüyorum, hukuk belirsizlikle işlemez. Hukuk korku üreterek işlemez. Hukuk güven vererek işler. Bugün ise tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız. Ve biz buna sessiz kalmayacağız. Buradan cumhurbaşkanı adayımız sayın Ekrem İmamoğlu’na, bu süreçte dimdik duran tüm belediye başkanlarımıza, yol arkadaşlarımıza ve bürokratlarımıza selam gönderiyorum. Tutuklanan belediye başkanlarımız, bürokratlarımız, yalnızca birer isim değiller. Onların geride bıraktıkları aileleri, çocukları, yarım kalan hayatları var. Bu süreç sadece onları değil; evlerini, düzenlerini, sevdiklerini etkiliyor. Bir çocuğun bekleyişi, bir eşin sabrı var. Bir ailenin dimdik ayakta dayanma mücadelesi var. Ve o aileler bugün en az onlar kadar bu yükü taşıyor, en az onlar kadar bu mücadelenin parçası oluyor. Onların gösterdiği duruş, bu mücadelenin ne kadar haklı olduğunu zaten ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.
‘BİRLİKTE HAREKET ETMEK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR’
Sürecin, birlikte hareket edilme zorunluluğunu ortaya koyduğunu dile getiren Gencan, “Bu süreç bize şunu bir kez daha göstermiştir; artık birlikte hareket etmek, bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bizim birlik çağrımız bir savunma değil, bir iddiadır. Bu ülkeyi birlikte yönetme iddiasıdır. Çünkü biz bu ülkenin dört bir yanında başka bir yerel yönetim anlayışının mümkün olduğunu gösterdik. Şimdi aynı kararlılıkla şunu söylüyoruz; Biz buradayız, geri adım atmıyoruz ve bu mücadeleyi büyütüyoruz. Hemşerilerimiz, milletimiz bizden susmamızı değil, dik durmamızı bekliyor. Dağılmamızı değil, birlik olmamızı bekliyor. Biz de bunu yapacağız. Hizmet etmeye devam edeceğiz, hukuku savunacağız, birbirimize sahip çıkacağız. Bu ülkeyi yeniden adaleti, yeniden güveni, yeniden umudu getireceğiz. Bu topraklar kararlılıkla yola çıkanların tarih yazdığı topraklardır. Sayın genel başkanım sıklıkla sizlerin de ifade ettiği üzere; Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapmış Edirne’den yola çıkan Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a yürüyerek tarihin akışını değiştirmiştir. O gün; ‘Beni seven arkamdan gelsin’ diyerek bir devri kapatıp yeni bir devri başlatmıştır. Bugün biz de aynı kararlılıkla büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadroları olarak sizin, genel başkanımızın liderliğinde yürütülen mücadelede aynı kararlılıkla, aynı inançla yol yürümeye devam edeceğiz. Çünkü bir başka yol yok. Ve son söz; kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ifadelerini kullandı.
