Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Hurdacıda korkutan yangın!

Olgay GÜLER

Edirne’de Güney Çevre Yolu üzerinde bir hurdacıda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü.

Yangın, saat 18.00 sıralarında Güney Çevreyolu Nilüfer Caddesi üzerinde bulunan bir hurdacı dükkanında meydana geldi. İşletmenin yol kenarında bulunan atık malzeme bölümünde, henüz belirlenemeyen bir nedenle alevler yükselmeye başladı.

Yangını fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen polis, cadde üzerinde önlem aldı, itfaiye ekipleri alevlere müdahale etti. İtfaiyenin müdahalesi sonucu alevler diğer iş yerlerine sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.

Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

Lalapaşa’da Büyüköğünlü sevinci

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Lalapaşa ilçesinde 2 yıl önce tamamlanmasına rağmen kuraklık nedeniyle dolmayan Büyüköğünlü Göleti’nin büyük oranda suyla dolmasının bölge için çok önemli bir eşiğin aşıldığını söyledi.

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Lalapaşa İlçesi’nde bulunan Büyüköğünlü Göleti’nde incelemelerde bulundu.

2 yıl önce yapımını tamamladıkları ancak kuraklık nedeniyle dolmayan Büyüköğünlü Göleti’nin dolduğunu gördüklerini söyleyen İba, üreticilerle birlikte hem baharın gelişi, hem de suya kavuşma olmak üzere çifte mutluluk yaşadıklarını aktardı.

“Bu proje toprağımıza can suyu olacak”

Göletin dolmasıyla birlikte köy için çok önemli bir eşiğin daha aşıldığını vurgulayan İba, “İlmek ilmek dokuduğumuz bu proje, topraklarımıza can suyu, üreticimizin emeğine güç olacak. Bu yatırım sadece aslında bir su kaynağı değil; hem ilk mahsul, hem de ikinci mahsul olarak üreticimizin güvencesi, köyümüzün geleceği için atılmış güçlü bir adımdır.” dedi.

“Teşekkür ve bereket temennisi”

İba, projenin uzun vadede bölgenin tarımsal üretim kapasitesini artıracağını ve ekonomik katkı sağlayacağını ifade etti.

Bu projenin hayata geçmesinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sunan İba, “Sezonumuzun tüm üreticilerimiz için bol kazançlı ve bereketli geçmesini diliyorum” ifadelerine yer verdi.

Saha programına Büyünlü Köyü ziyaretiyle devam eden Belgin İba, Köy Muhtarı Selçuk Ceylan ve köy sakinleriyle bir araya geldi. Köy kahvesindeki çay sohbetinde vatandaşların sıcak ilgisiyle karşılaşan İba, köy sakinlerinin yapılan hizmetlerden duyduğu memnuniyeti bizzat dinledi.

Vatandaşlar, gölet projesi ve köylerine yapılan ziyaretler için İba’ya teşekkür ederek, bu tür yatırımların bölge ekonomisine can kattığını ifade ettiler.

Hedef Nakliyat, 28 Yıllık Tecrübesini Dijital Altyapı ve Asansör Sistemleriyle Geleceğe Taşıyor

Türkiye lojistik sektörü, modern şehirleşme ve dikey mimari trendleriyle birlikte köklü bir değişim sürecinden geçmektedir. İstanbul gibi karmaşık ekosistemlerde operasyonel verimlilik, stratejik konumlanma ve teknolojik altyapı ile doğrudan ilintili hale gelmektedir. Tüketicilerin güven transferi beklentisi, sektördeki kurumsallaşma ve şeffaflık standartlarını her geçen gün yukarı çekmektedir. Dijitalleşme süreçleri ise randevu planlamasından araç takibine kadar taşımacılık disiplinini yeniden tanımlamaktadır. Hedef Nakliyat Kurumsal Temsilcisi Tarık Oğuz, markanın empatiyi teknolojiyle buluşturan yeni dönem stratejilerini değerlendirdi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) analizlerine göre, İstanbul’un lojistik köylerine ve Pendik gibi stratejik merkezlere yakınlığı, operasyonel maliyetleri yüzde 15 ile 20 oranında optimize etmektedir. Pendik bölgesi, hem Sabiha Gökçen Havalimanı’na hem de ana ulaşım arterlerine olan yakınlığı sayesinde İstanbul lojistik haritasının kalbi olarak nitelendirilmektedir. Bu stratejik hub noktası, şehir içi zaman yönetiminde avantaj sağlarken şehirler arası rotalarda da operasyonel hızı doğrudan artırmaktadır. Lojistik merkezlerin verimliliği, hizmet kalitesini standardize ederek nihai tüketiciye yansıyan hizmet maliyetlerini dengelemektedir. Stratejik konumlanmanın getirdiği bu tasarruf potansiyeli, sektörün küresel standartlara ulaşmasında kritik bir rol oynamaktadır.

Sektördeki bu verimlilik odaklı gelişmeler üzerine Hedef Nakliyat Kurumsal Temsilcisi Tarık Oğuz şu önemli değerlendirmelerde bulundu: “Stratejik konum avantajını yüksek teknolojiyle birleştirerek taşınma süreçlerini bir güven transferine dönüştürüyoruz. Pendik merkezli operasyonel hızımız, ücretsiz ekspertiz hizmetimizle birleştiğinde evden eve nakliyat fiyatları konusunda şeffaf ve değişmez bir standart belirlememizi sağlıyor. Amacımız, 28 yıllık sektörel birikimimizi dijital kaslarımızla destekleyerek müşterilerimize kusursuz bir deneyim sunmaktır.”

“Dijital altyapı ve asansörlü sistemler taşımacılıkta güven endeksini yükseltiyor”

Ticaret Bakanlığı’nın 2024 yılı verilerine göre, Türkiye’nin gerçekleştirdiği 89 milyar dolarlık hizmet ihracatının yüzde 39,6’sı, yani 35,3 milyar dolarlık kısmı lojistik ve taşımacılık sektörü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu hacim, lojistik sektörünün turizmle birlikte hizmetler alanındaki en güçlü lokomotif olduğunu somut bir şekilde ortaya koymaktadır. Büyüyen pazarda kurumsal güvence ihtiyacı artarken, K3 yetki belgeli ve sigortalı taşımacılık modelleri tüketicilerin ilk tercihi haline gelmiştir. Dijital altyapı yatırımları ise operasyonel şeffaflığı artırarak kayıt dışı faaliyetlerle mücadelede kritik bir savunma hattı oluşturmaktadır. Profesyonel standartların yükselmesi, Türkiye’nin bölgesel bir lojistik üs olma vizyonunu her geçen gün pekiştirmektedir.

Kurumsal Temsilci Tarık Oğuz, bu devasa ticaret hacminin bireysel taşımacılıkta da profesyonel ev taşıma standartlarını zorunlu kıldığını ifade etti: “Hizmet ihracatındaki lojistik ağırlığı, yerel pazardaki kalite beklentisini de küresel seviyeye çıkarmıştır. Bu noktada güvenilir nakliye şirketi bulmak tüketiciler için en kritik öncelik haline gelmiştir. Dijitalleşme vizyonumuz kapsamında WhatsApp üzerinden hızlı teklif ve online randevu sistemlerini süreçlerimize entegre ederek bu büyük hacimde güven inşa ediyoruz. Hedef Nakliyat olarak sunduğumuz modüler çözümlerle sektörün etik standartlarını korumaya devam ediyoruz.”

Asansörlü taşımacılık teknolojisi dikey şehirleşmede operasyonel devrim yaratıyor

Modern metropollerde konut tipolojisinin müstakil yapılardan çok katlı bloklara evrilmesi, nakliye sektöründe asansörlü sistemleri bir lüks olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getirmiştir. 25. kata kadar erişim sağlayabilen dış cephe asansörleri, eşyaların dar merdiven boşluklarından taşınması sırasında oluşabilecek hasar riskini yüzde 90 oranında bertaraf etmektedir. Bu teknoloji, operasyon süresini 10 saatten 3-5 saat bandına indirerek hem müşteri memnuniyetini artırmakta hem de iş gücü verimliliğini optimize etmektedir. Hızlı kurulum ve söküm özellikleri, yoğun şehir trafiğinde trafiği ve mahalle düzenini minimum düzeyde etkileyerek sosyal bir sorumluluk işlevi görmektedir. Piyano, para kasası veya antika eşyalar gibi yüksek hassasiyet gerektiren objelerin transferinde asansörlü sistemler tek güvenli seçenek olarak öne çıkmaktadır. Şehir hayatının temposunda asansörlü nakliye, taşınma eylemini fiziksel bir yük olmaktan çıkarıp modern bir mühendislik operasyonuna dönüştürmektedir.

‘Güven transferi ve yaşam alanı optimizasyonu ile büyümemizi sürdüreceğiz’

Hedef Nakliyat, 1995 yılından bu yana 28 yıllık köklü geçmişiyle lojistik sektöründe bir okul niteliği taşıyarak 5.000’den fazla mutlu müşteri referansına ulaşmıştır. Şirket, sigortalı taşımacılık ve hukuki güvence protokolleriyle kayıt dışı ekonomiyle mücadele ederek etik ticaretin öncülüğünü üstlenmiştir. Hedef Nakliyat Kurumsal Temsilcisi Tarık Oğuz markanın gelecek vizyonuna dair şunları söyledi:

Hedef Nakliyat olarak evden eve nakliyattan kurumsal şirket taşımacılığı hizmetine, modern eşya depolamadan uluslararası evden eve nakliyat çözümlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyoruz. 2025 yılı hedeflerimiz doğrultusunda GPS takip sistemli araç filomuzu ve iklimlendirme özellikli yeni nesil depo alanlarımızı büyüterek teknolojik liderliğimizi sürdüreceğiz. ‘Eşya değil, hayat taşıyoruz’ felsefemizle müşterilerimizin yaşam alanlarını optimize ederken güven endeksini her zaman en zirvede tutmaya kararlıyız.”

Google Reklam Ücretleri Nasıl Belirlenir?

Dijital dünyada görünür olmak isteyen işletmeler için Google Reklam Ücretleri kavramı artık sadece bir maliyet kalemi değil, aynı zamanda büyümenin anahtarı olarak görülür. Bu ücretler, sabit bir tarifeye bağlı olmayan, tamamen dinamik bir sistem üzerine kuruludur. Reklam verenlerin belirlediği bütçe, hedef kitlenin rekabet düzeyi ve anahtar kelimelerin popülerliği gibi unsurlar, bu ücretlerin şekillenmesinde doğrudan rol oynar. Özellikle rekabetin yüksek olduğu sektörlerde, tıklama başına maliyetler yükselirken daha niş alanlarda bu rakamlar daha dengeli ilerleyebilir. Bu yapı sayesinde küçük işletmelerden büyük markalara kadar herkes kendi bütçesine uygun bir reklam stratejisi geliştirebilir.

Google Reklam Ücretleri Üzerinde Etkili Faktörler

Her işletmenin merak ettiği Google Reklam Ücretleri, aslında birçok farklı değişkenin bir araya gelmesiyle oluşur. Öncelikle hedeflenen anahtar kelimenin aranma hacmi, maliyet üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Çok aranan ve rekabeti yüksek kelimelerde maliyet artarken, daha özgün ve uzun kuyruklu anahtar kelimelerde maliyet avantajı sağlanabilir. Bunun yanı sıra hedeflenen coğrafi konum, reklamın yayınlanacağı saatler ve hedef kitlenin demografik özellikleri de fiyatlandırmayı doğrudan etkiler.

Bir diğer önemli faktör ise reklamın kalite puanıdır. Google, kullanıcı deneyimini ön planda tuttuğu için yalnızca teklif edilen bütçeye değil, aynı zamanda reklam metninin kalitesine, tıklanma oranına ve açılış sayfasının performansına da dikkat eder. Bu nedenle iyi optimize edilmiş bir kampanya, daha düşük maliyetle daha yüksek performans sağlayabilir. Bu yaklaşım, bütçeyi verimli kullanmak isteyen işletmeler için büyük bir fırsat sunar.

Google Reklam Ücretleri ile Bütçe Yönetimi Nasıl Yapılır

Etkili bir reklam kampanyasının temelinde doğru bütçe planlaması yer alır ve bu noktada Google Reklam Ücretleri dikkatli analiz edilmelidir. Günlük veya aylık bütçe belirlerken yalnızca harcama limitine odaklanmak yerine, elde edilecek dönüşüm oranları da göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü düşük maliyetli ama dönüşüm sağlamayan reklamlar, uzun vadede daha büyük kayıplara yol açabilir.

Bütçe yönetiminde stratejik yaklaşım oldukça önemlidir. Reklamların performansını düzenli olarak analiz etmek, gereksiz harcamaları ortadan kaldırmak ve başarılı kampanyalara daha fazla bütçe ayırmak gerekir. Bu süreçte profesyonel destek almak, sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar. Merich, bu noktada işletmelere veri odaklı analizler sunarak daha doğru bütçe kararları alınmasına yardımcı olur. Böylece reklam harcamaları bir gider değil, ölçülebilir bir yatırım haline gelir.

Kaynak: https://www.merich.com.tr/google-reklam-ucretleri-2025/

Kapıkule yolunda kaza; 1 ölü 1 yaralı!

Olgay GÜLER
Edirne’de Kapıkule Sınır Kapısı yolunda meydana gelen kazada; kırmızı ışıkta bekleyen TIR’a arkadan çarpan kapalı kasa minibüste sürücü Muhammet Şen(46) öldü, 1 kişi yaralandı.


Kaza, saat 01.00 sıralarında Edirne-Kapıkule Sınır Kapısı kara yolunda meydana geldi. Muhammet Şen’in kullandığı 41 AIM 905 plakalı kapalı kasa minibüs, kırmızı ışıktı bekleyen K.İ. idaresindeki CE 5542 XF Ukrayna plakalı TIR’a arkadan çarptı. Şiddetli çarpma nedeniyle minibüste sürücü Şen ve yanında bulunan P.O.A., araçta sıkıştı. İhbarla kaza yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin çalışmasıyla minibüsten çıkarılan 2 yaralı Trakya Üniversitesi TIP Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılardan durumu ağır olan Muhammet Şen, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.


Polisin kazayla ilgili soruşturması sürüyor.

KAZA ANI KAMERADA
Edirne’de, Kapıkule Sınır Kapısı’na açılan D100 karayolu üzerinde, 1 kişinin öldüğü, 1 kişinin de yaralandığı kaza anı, güvenlik kamerasına yansıdı. Çevredeki bir iş yerinin kamerasına yansıyan kazada, kırmızı ışıkta bekleyen K.İ. idaresindeki CE 5452 XF plakalı TIR’a, Muhammet Şen idaresindeki kapalı kasa minibüsün hızla arkadan çarptığı görüldü.
Jandarmanın kazayla ilgili incelemesi sürüyor.

Soydaş sandık başında!

Olgay GÜLER
Bulgaristan’da gerçekleştirilen erken genel seçim kapsamında, Trakya’da yaşayan çifte vatandaşlar, son 5 yılda 8’inci kez sandık başına gitti.


Bulgaristan’da, Başbakan Rosen Jelyazkov liderliğindeki koalisyon hükümetinin istifa etmesi üzerine, Cumhurbaşkanı Rumen Radev erken seçim kararı aldı. Son 5 yılda 8’inci kez sandık başına gidilen ülkede bugün gerçekleştirilen erken seçim kapsamında, Türkiye’de yaşayan çifte vatandaşlar için 5’i Trakya’da olmak üzere toplam 27 sandık kuruldu. Trakya genelinde; Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu’nda, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde Vali Şenol Engin İlkokulu ve Vehbi Günaştı İlkokulu, Ergene’de Ergene Belediyesi Kültür Merkezi, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde de 8 Kasım Ortaokulu’nda sandık kuruldu. Çifte vatandaşlar, saat 07.00’de başlayan oy kullanma işlemi için sandık başına gitti.


‘SANDIK SAYISI AZLIĞI SEÇİME YANSIYACAKTIR’
Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş, alınan karar gereği, sandık sayılarının azaltılmasının, seçimlere olan ilgiyi azalttığını belirterek, “Bugün Bulgaristan’da 8’incisini yaptığımız bir erken genel seçimimiz var. Yaptığımız diğer seçimlerden farklı olarak bu seçimde konsolosluğun dışında bir sandığımız yok. Seçim sakin devam ediyor ama konsolosluk dışında sandığın olmaması vatandaşın ilgisini biraz azalttı. Tabii bu, daha yoğun olmasını beklediğimiz seçim olmasına rağmen maalesef sandık sayılarının azlığı seçime de yansıyacaktır” dedi.


‘SANDIKLARDA CİDDİ AZALMA VAR’
Trakya Balkan STK Platformu Başkanı Güner Çetin de son 5 yılda 8’inci kez seçim yapıldığını belirtip, Bulgaristan’da siyasi istikrar kurulamadığını söyledi. Çetin, “Bu seçimler diğer seçimlerden biraz farklı; sandık sayısını azalttılar. Türkiye Cumhuriyeti’nde, Türkiye genelinde 20 konsolosluk dahilinde 27 sandığımız var. Daha önce 162 sandığımız vardı, yani ciddi bir azalma var. Ona rağmen ben soydaşlarımızdan şunu görüyorum; sabah 07.00’den itibaren kuyruklar oluşturuldu, herkes oy hakkını kullanmak istiyor ve gördüğüm kadarıyla kalabalığı görüyorsunuz, dönmüyor geriye. Bu bizim için güzel bir işaret” diye konuştu.

Bel Fıtığından Boyun Fıtığına: Omurga Cerrahisinde Sık Sorulan Sorular

Omurga sorunları, toplumun geniş bir kesimini etkileyen ve yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebilen sağlık problemleridir. Bel fıtığı, boyun fıtığı, omurga kanalı darlığı gibi tanılar alan hastalar çoğunlukla benzer soruları farklı doktorlara yöneltir. Bu içerikte en sık sorulan soruları yanıtlamaya çalışıyoruz.

Fıtık Her Zaman Ameliyatla mı Tedavi Edilir?

Hayır. Disk fıtıklarının büyük çoğunluğu konservatif yöntemlerle, yani ağrı kesiciler, fizik tedavi ve egzersizle altı ila on iki hafta içinde kendiliğinden düzelir. Ameliyat, sinir basısına bağlı güçsüzlük veya mesane sorunları gibi alarm bulguları yoksa ve tutucu tedavi başarısız olmuşsa gündeme gelir.

Omurga Kanalı Darlığı Neden Önemli?

Spinal stenoz olarak da bilinen omurga kanalı darlığı, özellikle yaşlı hastalarda yürüme mesafesini kısıtlayan ve bacaklarda ağrı, uyuşma ya da güçsüzlüğe yol açan bir tablodur. Hafif vakalarda ağrı yönetimi ve fizik tedavi yeterli olabilirken, ilerlemiş darlıklarda dekompresyon ameliyatı gerekebilir.

Omurga kanalı darlığı ve diğer omurga hastalıklarının cerrahi tedavisi konusunda omurga cerrahisi süreçleri hakkında uzman bilgisine bu kaynaktan ulaşabilirsiniz.

İkinci Görüş Ne Zaman Alınmalı?

Ameliyat önerildiğinde, tanının doğruluğunu teyit etmek ve farklı cerrahi yaklaşımları değerlendirmek amacıyla başka bir uzman görüşü almak her hasta için mantıklı bir adımdır. Özellikle füzyon ameliyatı gibi daha kapsamlı prosedürler önerildiğinde bu adım özellikle önem kazanır.

Omurga sağlığı konusunda erken değerlendirme, gereksiz ameliyatların önüne geçebileceği gibi gerçekten gerekli olan tedavinin zamanında yapılmasını da sağlar. Kronikleşmiş ağrıların ve nörolojik bulguların mutlaka bir uzmana gösterilmesi önerilir.

Trakya’nın kalbi Vize’de atacak!

Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği’nce Istrancalar başta olmak üzere tüm Trakya bölgesinin doğal varlıklarını, canlı yaşamını tehdit edecek Kırklareli’in Vize ilçesinde İğneada ile Kıyıköy arasında planlanan nükleer santral projesine karşı programlanan panel bugün gerçekleştirilecek. Vize Belediye Kapalı Düğün Salonu’nda saat 13.00’de düzenlenecek panelde, Trakya Nükleer Santral projesinin bilimsel, çevresel ve toplumsal etkileri kapsamlı şekilde ele alınacak.

Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği’nce söz konusu panele ilişkin paylaşımda, “Kırklareli Vize ilçesinde İğneada ile Kıyıköy arasında çalışmaları kamuoyundan gizlice sürdürülen nükleer santral projesi, Istrancalar başta olmak üzere tüm Trakya bölgesinin doğal varlıklarını, canlı yaşamını tehdit etmektedir” denilerek şöyle denildi:

“Nükleer santral projesi aynı zamanda tüm Marmara bölgesi, Balkanlar, Karadeniz ve İstanbul içinde bir yıkım ve ölüm projesidir. Nükleer santral inşası sırasında yapılacak hafriyat, kazı, orman kesimleri, kıyı tahribatları, dolgu, yol ve iletim hattı çalışmaları ile ekolojik yıkım ve habitat parçalanması da başlayacaktır.

Bu projenin inşaat ve işletme aşamasında vereceği çeşitli zararlar, Trakya, Balkanlar, Marmara ve Karadeniz bölgesinde yüzyıllarca devam edecektir. Sadece iktidarın ısrar ettiği bu hukuksuz ve halka rağmen yürütülen proje, ormanlara, denizlere, tarıma, turizme, sağlığa ve canlıların yaşamlarına ve ortak geleceğimize olumsuz ve geri dönüşü olanaksız büyük zararlar verecektir.

Trakya’nın doğasını, bereketli tarım alanlarını ve canlı yaşamını nükleer bir riske teslim etmek, tüm canlıların en temel hakkı olan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını ellerinden almaktır. Doğanın dengesini bozarak bölgeyi bir yıkım sahasına çevirecek bu projeye karşı, yaşamı savunarak sesimizi hep birlikte yükseltmeli; Trakya’mızım tüm doğal, tarihi ve kültürel varlıklarını kararlılıkla birlikte savunmalıyız.

Trakya yaşam savunucuları ve Trakya halkının yerel kurumları ile hep birlikte Nükleer Santral projesine karşı duracağız. Halka sorulmadan, halka ve yerel yönetimlere rağmen iktidarca halka bilgi dahi verilmeden sürdürülen bu projenin iptal edilmesi için bilim ve hukukun rehberliğinde toplumsal olarak mücadele vereceğiz.

Bu amaçla Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde 18 Nisan 2026 tarihinde saat 13.00’te Vize Belediye Kapalı Düğün Salonu’nda düzenlenecek panelde, Trakya Nükleer Santral projesinin bilimsel, çevresel ve toplumsal etkileri kapsamlı şekilde ele alınacaktır.”

PROGRAM

13.00 – Açılış, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı

13.00 – 13.30: Açılış konuşmaları

Prof. Dr. Osman İnci (Trakya Platformu)

Özer Demir (Edirne Kent Konseyi Başkanı)

Av. Gökhan Karakoç (Edirne Baro Başkanrı)

Ercan Özalp (Vize Belediye Başkanı)

 Candan Yüceer (Trakya Belediyeler Birliği Başkanı)

Kıyıköy Belediye Başkanı

Coşkun Molla (Trakya Baroları adına)

13.30 – 16.00- Panel

Av. Bülent Kaçar (Moderatör)

Özgür Gürbüz (Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi)

Prof. Dr. Faruk Yorulmaz (Halk Sağlığı Uzmanı)

Prof. Dr. Doğanay Tolunay (İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi)

Dr. Öğr. Gör. Pınar Demircan (Sosyolog – Nükleersiz.org Koordinatörü)

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu (Avukat – İstanbul Barosu Başkanı)

16.00 – 16.45- Forum-Soru Yanıt

Edirne’de tek sandık konsoloslukta

Komşu ülke Bulgaristan’da halk yarın 5 yılda 8. kez sandık başına giderken, Türkiye’de Ankara, İstanbul, Edirne ve Bursa’daki Bulgaristan diplomatik temsilciliklerinde 7, bunların dışında ise 20 sandıkta oy kullanılabilecek.

Bulgaristan Merkez Seçim Komisyonu’nun kararına göre, 19 Nisan’da yapılacak erken parlamento seçimlerinde, yurtdışındaki ülke vatandaşları 55 ülkede açılan 493 sandıkta oy kullanabilecek. Bulgaristan’da bir önceki seçimlerde 168 seçim sandığının bulunduğu Türkiye’de 19 Nisan’da yapılacak erken parlamento seçimlerinde Ankara, İstanbul, Edirne ve Bursa’daki Bulgaristan diplomatik temsilciliklerinde 7, bunların dışında ise 20 sandık açılacak.

Bulgaristan Ulusal Radyosu’na göre, Edirne ve İzmir’de seçimlere katılım oranının düşük olması bekleniyor. 19 Nisan’da Bulgaristan’da düzenlenen erken genel seçimlerde Türkiye’de yapılacak oy verme işlemine sandık sayısındaki düşüş damga vuracak. 2024 yılının Ekim ayındaki önceki Halk Meclisi seçimlerinde 168 olan Türkiye’deki sandık sayısı, Seçim Kanunu’na getirilen değişikliklerden dolayı bu kez 27 olacak.

BNR’nin Türkiye seçim muhabiri Mariya Petrova’nın aktardığı üzere Bulgaristan’ın Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska, seçim gününün sakin geçmesini beklerken Edirne ve İzmir’deki Bulgaristan göçmenlerinin temsilcileri, seçmenler arasında olumsuz tutumların olduğunu öne sürerek seçimlere katılım oranının düşük olacağını tahmin ediyor.

Başkonsolos Kafedzhiyska, yapılan hazırlıkları anlatırken şöyle konuştu:

“Edirne Başkonsolosluğu’nun sorumluluk alanında Edirne, Lüleburgaz, Çorlu Şeyhsinan, Çorlu Havuzlar ve Ergene’de olmak üzere sadece 5 yerde seçim sandıklarının kurulması dolayısıyla bu sefer seçim hazırlıkları biraz farklıdır. Önceki seçimlerde konsolosluğumuza bağlı yerlerde oy veren vatandaşların sayısının 11000 olduğu göz önüne alındığında, sandık sayısı küçük görünüyor. Yine de seçim günü her şeyin sakin olmasını bekliyoruz.”

Seçim evrakları ve makineli oylamanın yapılacağı sandık yerleri için makinelerin gelmesi beklenirken oy verme işleminin yapılacağı hazır hale getirilmiş durumda. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ valilikleri ve belediye başkanları olmak üzere yerel yönetimler tarafından her zaman olduğu gibi destek verildiğini belirten Bulgaristan’ın Edirne Başkonsolosu, göçmen derneklerinden ve Bulgaristan vatandaşları topluluğu ile irtibatlarından alınan bilgilere göre seçimlere katılım oranının çok büyük olmayacağı izlenimini edindiğini paylaştı:

“Tabii, Türkiye’nin Trakya bölgesindeki Bulgaristan vatandaşları topluluğunun yoğun olarak yaşadığı Çorlu ve Ergene’de seçim günü sandıkların önünde daha büyük sayıda insanın yığılması beklenebilir. Üstelik bu seçimlerde orada Çorlu’da 2 ve Ergene’de 1 olmak üzere sadece 3 yerde oy verilebilecek. Gerekli organizasyon sağlandığı için ciddi zorlukların yaşanmayacağına inanıyorum”.

Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş ise radyomuza konuşurken sandık sayısının kısıtlanmasından dolayı seçmenlerde negatif tutumların oluştuğunu öne sürdü.

“İnsanların tutumları farklı olacak, çünkü çoğu oy veremeyecek. Fiziki şartlar oy vermeye elverişli değildir. Türkiye’de oturan ve Bulgaristan’da düzenlenen genel seçimlerde oy verme hakkı bulunan 100 binden çok vatandaşın olduğu düşünüldüğünde muhtemelen üçte biri oy hakkını kullanabilecek. Diğer üçte ikilik bölümü, sandıklara temas imkanından yoksun olacak. Bir sandıkta 3 binden çok oyun verilmesi imkansızdır. Bu yıl büyük ihtimalle büyük düşüş olacak. Türkiye genelinde oy verenlerin sayısının 30 bini geçmeyecek”.

Türkiye’de oturan ve Bulgaristan vatandaşlığı bulunan çoğu insanların 19 Nisan’da seçimlerin yapılacağından haberdar olmalarını belirten Cevat Güneş, şöyle konuştu:

“Bazı kişiler seçimlerle ilgilenmiyor. 5 veya 6 yıl içinde 8 seçim düzenlendiği için seçimlerden umudu kalmayan insanlar var. Fakat haklarını kullanmak ve manfaatlerini isteyenler endişelidir. Oy hakkını kullanmaları imkansız olduğu için kaygılıdırlar.”

İzmir’den olan Kenan Özgür de Türkiye’nin 3. en büyük şehrinde oturan Bulgaristan göçmenleri arasındaki seçim tutumlarının daha çok negatif olduğunu söyledi. Hayatında ilk kez yurt dışında oy kullanma başvurusu vermediğini ve ilk kez sandık kurulunda üye olarak yer almayacağını paylaşan Kenan Özgür, seçimlere katılım oranının büyük olmayacağı tahmininde bulundu.

“Türkiye genelinde kaç kişinin seçimlerde oy kullanacağını bilmiyorum, fakat katılım oranı en düşük olanlardan biri olacak. Katılım oranı, düşündüğüm kadar düşük olursa, Bulgaristan’ın siyasi hayatında büyük bir değişikliğin olması da beklenemez” diyen Kenan Özgür, Türkiye’deki sandık sayısının kısıtlanmasına ilişkin görüşünü paylaştı:

“Maalesef Bulgar siyasetçilerinin büyük bir bölümü, nedense bizim ülkenin siyasi hayatına katılmamızı istemiyorlar. Hatta bazıları, Bulgaristan doğumlu ve kökenli olmamıza rağmen Bulgaristan vatandaşlığımızın olmasını da istemezler. Bu hoş bir şey değil. Nefret veya ayrımcılık hiçkimse için güzel bir şey olamaz.”

Diğer yandan Bulgaristan’ın Edirne Başkonsolosu Kafedzhiyska, sandık sayısının azaltılmasının mantıklı olduğunu öne sürdü:

Başkonsolos Kafedzhiyska, “Önceki yıllara ilişkin seçim istatistiklerine bakacak olursak sandık sayısı daha az olsa da organizasyon iyi olunca aynı sonucun sağlandığı görülmektedir. Bizde önceki seçimde 31 yerde sandık vardı. Bazı sandıklarda hiç yoğunluk yokken seçmen sayısının gelenek üzerine büyük olduğu diğer sandıklar çok yoğun oldu. Tabii bir sandıkta seçmen sayısı 1000 veya 1500 değil, 400 veya 500 olunca oy verme işlemi çok daha rahat olur. Fakat sonuçta bence seçimlere katılım oranını belirleyen şey, sandık sayısı değil, partilerin seçim kampanyası sırasında gösterdikleri performanstır” dedi.

TRAKYA’DAKİ SANDIKLAR

Bulgaristan’ın Edirne Başkonsolosluğunun görev alanındaki sandıklar

Bulgaristan Cumhuriyeti Başkonsolosluğu, Sarıca Pasa Mahallesi, Atatürk Bulvarı No 294, Merkez/Edirne

8 Kasım Ortaokulu, Yıldız Mahallesi, General Ferhat Akad Caddesi No: 12, Lüleburgaz/Kırklareli

Ergene Belediyesi Kültür Merkezi, Sağlık Mahallesi, Edirne Caddesi No:9, 59870 Ergene, Tekirdağ

Vali Şenol Engin İlkokulu, Havuzlar Mahallesi, Yüksel Sokak No:5/1, Çorlu/Tekirdağ

Vehbi Günaştı İlköğretim Okulu, Şeyh Sinan Mahallesi, Güney Caddesi 50, 59850 Çorlu/Tekirdağ