Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

İzmir’de Haber Takibi: Son Dakika Gelişmelerinden Depreme Güvenilir Bir Pencere

İzmir, Türkiye’nin en kalabalık üçüncü kenti olmakla birlikte habercilikte kendine özgü bir yer tutuyor. Şehrin coğrafi konumu, yoğun nüfusu ve aktif sivil hayatı; buradaki gelişmeleri hem yerel hem ulusal düzeyde ilgi çekici kılıyor. Bir belediye duyurusundan liman haberlerine, kültürel etkinliklerden olası doğal afet uyarılarına kadar İzmir gündemi nadiren duraksıyor.

Bu hareketli tablo, şehirde yaşayanlar için düzenli ve güvenilir bir haber kaynağına olan ihtiyacı da belirginleştiriyor. Yalnızca büyük olaylar değil; günlük yaşamı şekillendiren küçük ama somut gelişmeler de doğru zamanda okunduğunda gerçek bir değer taşıyor.

Son Dakika İzmir Haberleri: Hızın Doğrulukla Buluştuğu Yer

Son dakika haberciliğinin en kritik özelliği hız değil, hız ile doğruluğun birlikte sağlanabilmesidir. Bir bilgiyi ilk vermek önemli; ama o bilginin sağlam temellere dayanması çok daha önemli. İzmir gibi büyük ve karmaşık bir kentte bu denge daha da belirleyici oluyor.

Ulaşım aksaklıklarından belediye açıklamalarına, sahil etkinliklerinden okul duyurularına kadar her gün onlarca farklı konuda gelişme yaşanıyor. Bu gelişmeleri zamanında görmek; sabah planını yapmaktan akşam rotasını belirlemek gibi basit günlük kararları bile kolaylaştırıyor.

İzmir haber son dakika takibini alışkanlık haline getirenler, kentin günlük ritmine çok daha hâkim hareket ediyor. Şehrin nabzını tutmak için sosyal medya akışlarında kaybolmak yerine güvenilir bir platforma yönelmek; hem zamandan kazandırıyor hem de yanlış bilgiye maruz kalma riskini azaltıyor.

İzmir’de Deprem: Gündemin Vazgeçilmez Bir Parçası

2020 yılında yaşanan yıkıcı deprem, İzmir’de sismik farkındalığı kalıcı biçimde dönüştürdü. O günden bu yana her sarsıntı, şehrin belleğinde derin bir yankı buluyor; küçük bir titreme bile sosyal medyada hızla yayılıyor, anında sorular tetikleniyor.

Bu hassasiyetin olumlu bir boyutu var: insanlar olası risklere karşı daha uyanık. Ama aynı hassasiyet, doğrulanmamış bilginin yarattığı paniği de büyütüyor. Büyüklüğü abartılmış, merkez üssü yanlış gösterilen ya da tamamen asılsız sarsıntı haberleri, gerçek bir tehlikede olduğu kadar güvenli anlarda da ciddi kargaşaya yol açabiliyor.

İzmir’de deprem haberlerini takip etmek için başvurulan kaynağın bu bağlamda özel bir önemi var. Kandilli Rasathanesi ve AFAD verilerine dayanan, büyüklük, derinlik ve etki alanı bilgisini doğru aktaran içerikler; sakin kalmayı ve doğru tepkiyi vermeyi kolaylaştırıyor.

Tek Platformda Geniş Bir Pencere

Her konuyu farklı bir platformdan takip etmek hem zaman hem dikkat gerektiriyor. Deprem için bir site, belediye haberleri için başka bir sayfa, ulusal gündem için ayrı bir kaynak… Bu dağınıklık, bilgiye erişimi kolaylaştırmak yerine çoğu zaman zorlaştırıyor.

Günün Habercisi, Türkiye’nin güncel gündemini İzmir’e özgü gelişmelerle bir arada sunan içerik yapısıyla bu dağınıklığa pratik bir çözüm sunuyor. Ulusal haberlerden yerel son dakika gelişmelerine, sismik aktiviteden kültür ve ekonomi haberlerine kadar geniş bir yelpazede takip imkânı sağlayan platform, İzmir sakinleri için işlevsel bir başvuru noktası olmayı hedefliyor.

Şehir büyüdükçe gündem de büyüyor. Doğru kaynakla bu gündeme ayak uydurmak, hem bireysel hem toplumsal düzeyde bilinçli bir adım.

Fikri Mülkiyetin Dijital Çağdaki Kalkanı: Marka, Telif ve Adil Kullanım

Günümüz dijital ekosisteminde ve ticari dünyada, bir fikri veya ürünü var etmek kadar onu yasal zeminde korumak da kritik bir önem taşıyor. İnovasyonun, yaratıcılığın ve kurumsal kimliğin sürdürülebilirliği, fikri mülkiyet haklarının ne kadar doğru yönetildiğiyle doğrudan ilişkilidir. Bu mülkiyet ağının en temel ayaklarını ise marka koruması, telif hakları ve bu hakların esnediği adil kullanım istisnaları oluşturur.

İşte modern dünyada yaratıcıların ve işletmelerin bilmesi gereken üç temel hukuki sütun:

1. Ticari Kimliğin Güvencesi: Marka Hukuku

Bir işletmenin pazardaki imzası; onun adı, logosu, sloganı ve hatta bazen özgün renk kombinasyonlarıdır. Tüketicinin zihninde güven oluşturan bu unsurlar, haksız rekabetin ve taklitçiliğin en büyük hedefi haline gelebilir.

Marka tescili ve koruma süreçleri, işletmelere sadece yasal bir tekel hakkı vermekle kalmaz, aynı zamanda markanın ticari değerini ve prestijini de güvence altına alır. Şirketlerin pazar payını kaybetmemesi ve kurumsal kimliklerini koruma altına alması için profesyonel bir yol haritası izlemesi gerekir. Bu süreçte hak kayıpları yaşamamak adına marka hukuku uzmanlığı kapsamında sunulan stratejik desteklerden ve tescil danışmanlığından yararlanmak, işletmelerin geleceğine yapılan en güvenli yatırımdır.

2. Yaratıcı Emeğin Korunması: Telif Hukuku

Sanatsal, edebi, bilimsel veya sinema eseri fark etmeksizin, bir kişinin zihinsel çabasıyla ortaya çıkan her özgün ürün telif hukukunun koruması altındadır. Telif hukuku, eser sahibine çalışması üzerinde mutlak bir kontrol yetkisi verir. Bu yetki hem maddi (ekonomik kazanç sağlama) hem de manevi (eserin değiştirilmesini önleme, adın belirtilmesi vb.) hakları kapsar.

İnternetin ve yapay zeka araçlarının yaygınlaşması, özgün içeriklerin kopyalanmasını kolaylaştırsa da yasal yaptırımların gücünü azaltmamıştır. Dijital mecralarda, yazılımlarda veya geleneksel sanatta hak ihlallerinin önüne geçmek, eserlerin lisanslama süreçlerini doğru yönetmek için telif hukuku mevzuatına ve güncel yargı kararlarına hakim olmak, hak sahiplerinin en büyük önceliği olmalıdır.

3. Haklar ve Özgürlükler Arasındaki Denge: Adil Kullanım (Fair Use)

Telif hukuku eser sahibini korurken, toplumun bilgiye erişimini, ifade özgürlüğünü ve eğitim hakkını da tamamen kısıtlamamalıdır. Hukuk sistemi, bu hassas dengeyi kurabilmek adına belirli istisnalar öngörmüştür. Bu istisnaların en popüleri, özellikle Anglo-Amerikan hukuk sisteminden doğan ve küresel dijital platformlar aracılığıyla hayatımızın merkezine yerleşen “Fair Use” kavramıdır.

Adil kullanım; telif hakkı saklı olan bir eserin, sahibinden izin alınmaksızın eleştiri, yorum, haber yapma, eğitim veya arşivleme gibi amaçlarla belirli sınırlar dahilinde kullanılabilmesine olanak tanır. Ancak bir kullanımın “adil” olup olmadığını belirleyen katı kriterler vardır:

  • Kullanımın ticari olup olmadığı ve dönüştürücü (orijinale yeni bir anlam katma) niteliği,
  • Telifli eserin doğası,
  • Kullanılan kısmın eserin bütününe oranı,
  • Bu kullanımın, orijinal eserin pazar değerine olan etkisi.

Dijital içerik üreticilerinin, akademisyenlerin ve habercilerin telif davalarıyla karşı karşıya kalmaması için telif hukukunda adil kullanım (fair use) sınırlarını çok iyi analiz etmesi ve bu esnekliği ihlal boyutuna taşımaması gerekir.

Yerli Robot Barista’nın Yerel Girişimciye Türkçe Desteği ve Sabit Maliyeti

Yerel girişimcilerin kafe ve içecek istasyonu yatırımlarında en sık gündeme gelen sorulardan biri teknolojinin nereden alındığıdır. Cihaz ithal ise, bir arıza yaşandığında yedek parça hangi tedarik zincirinden gelir, servis dili Türkçe midir ve döviz kuru bakım maliyetini ne kadar etkiler. Yerli robot barista tercihi bu üç sorunun cevabını baştan netleştirir. X Barista, Boğaziçi Teknopark’ta Thud e-Robotics ekibi tarafından geliştirilen yerli üretim robot barista markası olarak Türkiye’deki yerel girişimcilere doğrudan üretici desteği sunar.

Yerel Girişimci Neden Yerli Üretim Tercih Eder?

Yerel girişimcilerin teknoloji kararlarında pratik gözlemler ön plana çıkar. İthal cihazların satış sonrası sürecinde yaşanan gecikmeler, dil bariyeri ve döviz fatura sürprizleri bu girişimcilerin tedarik tercihini doğrudan etkiler. Yerli üretim alternatifi bu üç pratik sorunu baştan ortadan kaldırır.

X Barista Türkiye’de üretilen robot barista markası olarak yerel girişimciye dört temel güvence sunar: Türkçe mühendislik desteği, yurt içi yedek parça, Türk lirası bazlı sabit bakım faturası ve aracı katmanı olmadan doğrudan üretici iletişimi. Bu dört güvence, küçük ölçekli bir kafe sahibinin uzun vadeli planlama yapmasını kolaylaştırır.

Yerel Mühendislik Desteğinin Pratik Yansıması

Bir kafe sahibinin sabah açılış öncesi cihazda sorun fark etmesi tipik bir senaryodur. İthal cihazlarda bu senaryo bazen günlerce süren e-posta yazışması ile sürer. Yerli üretim altyapısında ise süreç hızlı işler.

Yerli mühendislik desteğinin somut kazanımları, hem uzun vadeli operasyon güvenliği hem günlük rutin akışı için önemli sonuçlar üretir. Aşağıdaki başlıklar bu kazanımları somut adımlarla özetler:

  • Aynı gün içinde Türkçe iletişim ve teşhis görüşmesi
  • Yedek parçanın yurt içi tedarik zincirinden hızlı sevkiyatı
  • X-Dashboard üzerinden uzaktan müdahale ve teşhis
  • Boğaziçi Teknopark mühendis kadrosuyla doğrudan görüşme
  • Yerel mevzuata uyumlu garanti ve servis süreci
  • Saha eğitimi ve operatör destek seminerleri
  • Yazılım güncellemelerinin Türkçe sürüm notları ile yayınlanması

Bu kazanımlar kafe sahibinin operasyonel kesinti riskini en düşük seviyede tutar.

Döviz Dalgasına Karşı Sabit Bakım Bütçesi

Yerel girişimcinin operasyon planlamasındaki en büyük belirsizliklerden biri döviz kuru hareketleridir. İthal cihaz alındığında her bakım, her yedek parça döviz bazlı fatura ile gelir ve aylık bütçe önceden öngörülemez. Yerli üretim alternatifi bu belirsizliği ortadan kaldırır.

X Barista bakım modeli Türk lirası bazlı sabit fiyatlandırma sunar. Yedek parça fiyatı yıl boyu sabit kalır, sözleşme süresince ek döviz farkı uygulanmaz. Bu yapı küçük yerel işletmenin yıllık operasyon bütçesini öngörülebilir tutar.

Girişimcinin Endişeleri ve Yerli Üretimin Karşılığı

Aşağıdaki tablo yerel girişimcinin kararı öncesinde en sık sorduğu sorulara yerli üretimin sağladığı karşılığı özetler.

Girişimcinin EndişesiYerli Üretimin Karşılığı
Bozulursa kim yardım ederAynı gün Türkçe mühendislik desteği
Yedek parça aylar sürer miYurt içi tedarik, aynı gün ulaşım
Döviz kuru bakımı pahalandırır mıTürk lirası bazlı sabit fiyat
Servis için aracıyla mı konuşacağımDoğrudan üretici iletişimi, aracı yok

Bu tablo girişimcinin satın alma öncesi karar sürecinde başucu özeti olarak kullanılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yerli robot barista satın aldığımda Türkçe destek almak için aracı gerekiyor mu?

Hayır. X Barista, Boğaziçi Teknopark’taki üretici mühendislik kadrosuyla doğrudan iletişim sağlar. Girişimci, distribütör veya ithalatçı katmanı olmadan üretici ekibe ulaşır. Talepler aynı gün içinde değerlendirilir ve gereken müdahale uzaktan ya da sahada gerçekleştirilir.

Cihazda yıllar içinde bakım fiyatı yükselir mi?

X Barista bakım sözleşmeleri Türk lirası bazlıdır ve döviz kuruna endeksli değildir. Yerli üretim tedarik zinciri sayesinde yedek parça fiyatları stabil kalır ve girişimcinin yıllık operasyon bütçesi öngörülebilir tutulur.

Yerli üretim teknolojisi uluslararası standartlara ulaşıyor mu?

X Barista, CES2026, Teknofest, SlushD, Istanbul Coffee Festival ve ITU Bigbang gibi uluslararası ve yerli teknoloji etkinliklerinde yer almıştır. Thud e-Robotics imzalı Physical AI teknolojisi dünya şampiyonu barista hareketlerini robota aktararak küresel kalite çıtasını karşılar.

Cihazımın yazılım güncellemeleri için ek ücret ödüyor muyum?

X Barista bakım sözleşmesi kapsamında yazılım güncellemeleri standart olarak iner. Yeni içecek tarifleri, kullanıcı arayüzü iyileştirmeleri ve yapay zeka modelinin yeni sürümleri ek ücretsiz olarak X-Dashboard üzerinden cihaza yüklenir.

Yerli üretim seçimi vergi avantajı veya teşvik sağlar mı?

Türkiye’de yerli üretim belgesi bazı kamu ihalelerinde ve teşvik programlarında öncelik avantajı sağlayabilir. Yatırımcı kendi sektör ve bölge şartlarına göre güncel teşvik mevzuatını incelemelidir. X Barista yerli üretim belgesi ile bu süreçlere uyum sağlar.

2025-2026 Dizi Sezonu Kapanıyor: Hangi Yapımlar Veda Ediyor, Yaz Ekranında Neler Var?

Bej Kahverengi Sade Hoş Geldin Kış Yatay Fotoğraf Kolajı – 1

2025-2026 televizyon sezonunun sonuna gelinirken, ekranlara veda edecek yapımlar, Kızılcık Şerbeti ve Taşacak Bu Deniz gibi dev yapımların geleceği ve yaz sezonunda başlayacak yeni diziler belli oldu.

2025-2026 Dizi Sezonu Kapanıyor: Hangi Yapımlar Veda Ediyor, Yaz Ekranında Neler Var?

Televizyon dünyasında bir sezonun daha sonuna gelinirken, izleyicileri hem veda hüzünleri hem de yeni başlangıçların heyecanı sarmış durumda. 2025-2026 yayın döneminde reyting listelerini altüst eden pek çok yapım için karar haftaları geldi. Sektörün nabzını tutan köklü arşivlerden biri olan 1001dizi.net verilerine göre, bu sezon bazı iddialı projeler ekran yolculuğunu tamamlarken, bazıları ise yerini yeni hikayelere bırakmaya hazırlanıyor.

Final ve Sezon Finali Yapacak Diziler

Bu sezonun en çok konuşulan vedaları: Show TV’de ekrana gelen OGM Pictures imzalı Delikanlı, NOW’ın Ay Yapım imzalı dizisi Kıskanmak, Kanal D’de iki sezondur ekranda olan Eşref Rüya ile Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman dizilerinin devamı olan Kuruluş Orhan… Bu yapımlar önümüzdeki günlerde final yaparak ekranlara veda edecek. Show TV’de dört sezondur yayınlanan Kızılcık Şerbeti ise sarsıcı bir sezon finaliyle yaz arası vermeye hazırlanıyor. Benzer şekilde, Yeraltı ve Çirkin dizileri de sezon finali yaparak yeni dönem için enerji depolayacak.

Yeni Sezonda Devam Etmesi Beklenenler

Reytinglerde istikrarını koruyan Kanal D dizisi Uzak Şehir, TRT 1’in tarihi dizisi Mehmed: Fetihler Sultanı, atv’de yayınlanan ABİ ve yine TRT 1’de ekrana gelen Teşkilat ile fenomen dizi Arka Sokaklar’ın yeni sezonda da izleyiciyle buluşması bekleniyor. Ayrıca her hafta sonu büyük ilgi gören Güller ve Günahlar ile Gönül Dağı, yeni sezonda da yerini koruyacak güçlü yapımlar arasında dikkat çekiyor.

Yaz Sezonu ve Eylül Heyecanı: Yeni Diziler Geliyor

Haziran ayı itibarıyla ekranlar daha renkli ve dinamik yapımlara ev sahipliği yapacak. Yaz sezonunda; Kanal D’de Daha 17, Star TV’de Doğanın Kanunu, atv’de Altı Üstü İstanbul ve Show TV’de Muhtemel Aşk gibi merak uyandıran projeler izleyiciyle buluşacak. Büyük bütçeli dramaların ve yeni sezonun en iddialı işlerinden biri olması beklenen Mercan Köşk ise Eylül ayında izleyici karşısına çıkacak.

Dizilerin güncel yayın takvimleri, oyuncu kadroları ve dizi reytingleri hakkında daha kapsamlı bilgiye ulaşmak isteyen dizi severler için 1001 Tv platformu, 10 yılı aşkın tecrübesiyle en güvenilir rehber olmayı sürdürüyor.

107 yıl süren coşku!

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, bugün tüm yurttu olduğu gibi Edirne’de de bir kez daha gurur ve coşkuyla kutlanacak.

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce bugün saat 10.45’te Edirne Valiliği’nden Atatürk Anıtı’na gençlik yürüyüşü düzenlenecek. Ardından Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni gerçekleştirilecek.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce bugün 11.30 – 14.00 saatleri arasında Saraçlar Caddesi’nde 19 Mayıs etkinlikleri gerçekleştirilecek. Etkinlikler şöyle sıralanıyor:

Spor branşları tanıtımı, gençlik konseri, halk oyunları gösterisi, geleneksel spor dalları, basketbol, voleybol, jimnastik, tenis, boks, güreş, taekwondo, okçuluk ve badminton, pandomim gösterisi, yüz boyama, satranç ce zeka oyunları, inovasyon atölyesi, şövalye savaşı, dev jenga, koırn hol, limbo ve halka atma oyunları, yeni model yaz kızağı, domino ve refleks geliştirme oyunu seti, puanlı top atma, kulami, pentago, reversi, pomela ve mangala oyunları.

CHP’DEN ÇELENK SUNMA TÖRENİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanlığı’nca bugün saat 12.00’de Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni gerçekleştirilecek.

FENER ALAYI

Edirne Belediyesi’nce de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bu akşam saat 20.00’de Şükrü Paşa İlkokulu önünden başlayarak Atatürk Anıtı’nda son bulacak geleneksel Fener Alayı gerçekleştirilecek.

EMRE AYDIN KONSERİ
Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen Emre Aydın konseri saat 21.00’de Şehit Astsubay Ömer Halisdemir 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı’nda gerçekleştirilecek.

22 plaka 212 bini geçti

Ülke genelinde Nisan ayında 182 bin 34 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Nisan ayı sonu itibarıyla 212 bin 10 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nisan 2026 Motorlu Kara Taşıtlarına ilişkin istatistikleri kamuoyu ile paylaştı.Buna göre, Trakya’daki 3 ilden Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Nisan ayı sonu itibarıyla 212 bin 10, Tekirdağ’da 391 bin 663 ve Kırklareli’nde 181 bin 614 olarak belirlendi.

TÜİK 2026 yılı Nisan ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerinden “Edirne ili, trafiğe kayıtlı bulunan motorlu kara taşıtları” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşım şöyle:

“Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Nisan ayı sonu itibarıyla 34 milyon 199 bin 933 oldu.

Türkiye’de Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,0’ını otomobil, %38,5’ini motosiklet, %11,6’sını kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,9’unu kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

2026 yılı Nisan ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 212 bin 010’dur.

2026 yılı Nisan ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam 212 bin 010 motorlu kara taşıtının; 88 bin 396’sı otomobil, 2 bin 201’i minibüs, 1713’ü otobüs, 26 bin 470’i kamyonet, 4 bin 969’u kamyon, 52 bin 566’sı motosiklet, 546’sı özel amaçlı taşıtlar ve 35 bin 149’u traktörlerden oluşmaktadır.

Edirne’de Nisan ayında 3 bin 954 adet taşıtın devri yapıldı

Edirne’de Nisan ayında 3 bin 954 adet taşıtın devri yapıldı. Devir, noterler aracılığı ile ikinci, üçüncü ve daha fazla el değiştiren taşıtları ifade etmektedir. Edirne’de devri yapılan toplam 3 bin 954 taşıt içinde 2 bin 385’i otomobil,14’ü minibüs,14’ü otobüs, 552’si kamyonet,79’u kamyon, 534’ü motosiklet,7’si özel amaçlı taşıt ve 369’u traktörlerden oluşmaktadır.

Ocak-Nisan döneminde kaydı yapılan otomobillerin 129 bin 484’ü gri renklidir.

Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 306 bin 534 adet otomobilin %42,2’si gri, %25,3’ü beyaz, %11,4’ü siyah, %10,0’ı mavi, %5,5’i yeşil, %3,6’sı kırmızı, %1,3’ü kahverengi, %0,3’ü turuncu, %0,3’ü sarı ve %0,1’i diğer renklidir.”

Öğrencilere ‘müze bahçesinde’ farkındalık

Olgay GÜLER

Edirne’de, 18 Mayıs Müzeler Günü kapsamında Edirne Müzesi bahçesinde öğrenciler; mozaik, çini yapımı, kum havuzu arkeolojik kazı simülasyonu ve antik sikke basımı gibi atölye çalışmalarına katılarak, el emeklerini sergiledi.

Kentte, 18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü dolayısıyla Edirne Müzesi’nde etkinlik gerçekleştirildi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, çok sayıda okul müdürü, öğretmen ve öğrencinin katıldığı etkinlikte müze bahçesi atölyeye dönüştürüldü. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında ‘Kültür Koruyucuları’ iş birliği protokolü imzalandı. Halk oyunları gösterileriyle başlayan programda, müze bahçesinde kurulan özel alanlarda öğrenciler; mozaik, çini yapımı, kilden çömlek yapımı, Edirnekari, kum havuzu arkeolojik kazı simülasyonu ve antik sikke basımı gibi geleneksel atölye çalışmalarına katılarak, el emeklerini sergiledi.

‘TOPLAM 59 OKUL DIŞI ÖĞRENME ORTAMIMIZ VAR’

İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk müzelerin, sahip oldukları kültürel miras sayesinde farklı kültürleri, insanları, kuşakları ve ortak değerleri bir araya getiren çok özel mekânlar olduğunu söyledi. İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu da Edirne’nin sunduğu eşsiz imkanlara vurgu yaparak, “Bugün 19 müzemizde çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Ancak Edirne’de, her biri adeta bir müzenin alt birimi gibi değerlendirilebilecek tarihî misyona sahip toplam 59 okul dışı öğrenme ortamımız bulunuyor. İşte biz, Kültür Müdürlüğümüzün desteğiyle ve biraz sonra imzalayacağımız protokolle birlikte bu alanları daha etkin hâle getirmek istiyoruz. Bunu yalnızca öğrencilerimiz için değil, Edirne’de yaşayan tüm anne ve babalar için de önemli bir imkân olarak görüyoruz. Çünkü çocuklarımızın yaşadığı şehri tanıması, tarihini bilmesi ve kültürel değerlerine sahip çıkması bizim için çok büyük bir kazanımdır” dedi.

KÜLTÜR KORUYUCULARI PROTOKOLÜ İMZALANDI

Konuşmaların ardından, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk ile İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, öğrencilere yönelik kent genelindeki kültür, sanat ve tarih eğitimlerini organize etmeyi amaçlayan ‘Kültür Koruyucuları Protokolü’ karşılıklı olarak imzaladı.

ANKA izleyicileri uçurdu

Gülseven OKALANER

İlkokul yıllarında başlayan Halk Oyunları sevgisi ve beraberliğini, Anadolu Folklor Vakfı çatısı altında sürdüren Ertan Güzey ve eşi Meltem Güçer Güzey’in kurdukları ‘Anka Sanat ve Turizm Derneği’ ilk gösterisini büyük bir başarı ile gerçekleştirdi. Her yaş ve meslekten 12 kadından oluşan ve Hıdırellez kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen, yetişkin kadınlardan oluşan Roman Dans Grubu’nun sahne performansı izleyiciden tam not aldı.

Sanatın ve kültürün buluşma noktası sloganıyla 2025 yılında kurulan, Anka Dans Kültür Sanat ve Turizm Derneği, büyük bir heyecanla bekledikleri ilk gösterilerini sergilerken sahne adeta renk cümbüşüne döndü. Baharın gelişini müjdeleyen Hıdırellez etkinlikleri, Anka Sanat ve Turizm Derneği’nin harika dans gösterisine sahne oldu. Gösteri için özel olarak hazırlanan rengarenk kostümler, grubun harika danslarıyla birleşince izleyicilere görsel bir şölen sunuldu. Grubun enerjisi ve zarafeti, Roman kültürünün neşesini tüm izleyenlere ulaştırdı.

Tamamı yetişkin kadınlardan oluşan dans topluluğu, sergilediği figürler ve uyumlarıyla profesyonel dansçıları aratmadı. Performans süresince tempoyu hiç düşürmeyen ekip, alanı dolduran vatandaşları da coşkuya ortak etti. İzleyicilerin alkışları eşliğinde süren gösteri, programın en çok konuşulan etkinliklerinden biri oldu.

ROMAN, ZEYBEK, BALKAN VE YUNAN DANSLARI    

Anka Dans Kültür Sanat ve Turizm Derneği Başkanı Ertan Güzey, geçen yıl kurulan derneğin ilk resmi sahne deneyimi olmasına rağmen sergilenen bu yüksek performansın, grubun ileride gerçekleştireceği projeler için de büyük umut verdiğini kaydetti. Büyük bir emek ve özveriyle Eğitmen ve Türk Halk Oyunları 2’nce Kademe Antrenörü Meltem Güzey ve sahne performansları nedeniyle tüm üye kadınları yürekten kutlayan Başkan Güzey şunları söyledi.

” Roman dansları dışında Zeybek grubu ve Yunan dansları grubu da yakında gösterilerini sunacakları için çok heyecanlıyız. Kültürel mirası modern bir disiplinle harmanlayan kadınların azmi, izleyenlerden büyük takdir topladı. Gösteri sonunda vatandaşlar, gruba ve dernek yönetimine beğeni ve tebriklerini iletti. Derneğin bu başarılı başlangıcı yerel sanat camiasında şimdiden yankı bulmaya başladı.”

Saadet’ten engellilerin sorunları raporu

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık “Sosyal Gündem Analiz Raporu”nda bu kez “Eşit Yurttaşlık İçin Engelleri Kaldırmak” konusu ele alındı.

Engelli vatandaşların erişilebilirlik, eğitim, istihdam, sağlık, afet süreçleri ve temsil alanlarında yaşadığı sorunlar ile çözüm önerilerinin kapsamlı şekilde değerlendirildiği raporda, “8 Mayıs 2026 tarihinde Saadet Partisi Genel Merkezi’nde, Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın katılımıyla ‘Engellilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri’ başlıklı çalıştay gerçekleştirilmiştir. Çalıştaya engelli sivil toplum kuruluşları temsilcileri, engelli bireyler, aileler, uzmanlar ve farklı engel gruplarından katılımcılar iştirak etmiştir.

Çalıştayda engelli bireylerin karşılaştığı temel sorunlar; erişilebilirlik eksiklikleri,eğitimde fırsat eşitsizliği, istihdam sorunları, sağlık ve bakım hizmetlerine erişim güçlükleri, afet süreçlerinde yaşanan mağduriyetler, işaret dili ve iletişim erişilebilirliği eksiklikleri ile siyasette ve karar alma mekanizmalarında temsil yetersizliği başlıklarında ele alınmıştır. Katılımcılar, engellilik meselesinin yardım veya merhamet eksenli değil; hak, adalet, eşit yurttaşlık ve tam katılım anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Çalıştay boyunca en güçlü ortak vurgu “Bizsiz asla” ilkesi olmuş; engelli bireylerin kendileriyle ilgili karar süreçlerinde doğrudan yer alması gerektiği ifade edilmiştir.

Özellikle kamu binaları, şehir altyapısı ve dijital platformlardaki erişilebilirlik eksiklikleri, kaynaştırma eğitimindeki uygulama sorunları, işaret dili bilen personel yetersizliği, engelli istihdamındaki kota ve ayrımcılık problemleri ile sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği öne çıkan başlıklar arasında yer almıştır.

Çalıştay sonucunda; Engelli bireylerin siyasette ve kamu yönetiminde daha güçlü temsil edilmesi, Erişilebilirlik standartlarının eksiksiz uygulanması, Eğitim ve istihdam politikalarının yeniden düzenlenmesi, İşaret dili ve iletişim erişilebilirliğinin yaygınlaştırılması, Bakım veren ailelerin desteklenmesi, Afet politikalarının engelli bireyleri kapsayacak şekilde yeniden planlanması gerektiği yönünde ortak görüş oluşmuştur. Çalıştay, engelli bireylerin yalnızca sosyal yardım politikalarının konusu değil; toplumun eşit ve aktif bireyleri olarak yaşamın her alanında yer alması gerektiğini güçlü şekilde ortaya koymuştur” ifadelerine yer verildi.

Rapora ilaveten, “Engellilerin Sorunları Konuşuldu, Çözüm İçin Ortak İrade Vurgusu Yapıldı” başlığı altında yapılan yazılı açıklamada ise şöyle denildi:

“Saadet Partisi Genel Merkezi’nde, 8 Mayıs 2026 tarihinde Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın katılımlarıyla ‘Engellilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri’ başlıklı geniş kapsamlı bir çalıştay gerçekleştirilmiştir. Çalıştaya engelli sivil toplum kuruluşları temsilcileri, engelli bireyler, aileler, uzmanlar, eğitimciler ve farklı engel gruplarından katılımcılar iştirak etmiştir.

Çalıştayda engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları erişilebilirlik sorunları, eğitim ve istihdam alanındaki eşitsizlikler, sağlık ve bakım hizmetlerine erişimde yaşanan problemler, afet süreçlerinde yaşanan mağduriyetler, işaret dili ve iletişim erişilebilirliği eksiklikleri ile siyasette ve karar alma mekanizmalarında temsil yetersizliği kapsamlı şekilde ele alınmıştır.

Toplantıda özellikle engellilik meselesinin bir yardım veya merhamet konusu değil; temel insan hakları, eşit yurttaşlık ve adalet meselesi olduğu vurgulanmıştır.

Katılımcılar, engelli bireylerin yalnızca sosyal politikaların konusu değil, karar süreçlerinin doğrudan paydaşı olması gerektiğini ifade etmiştir.

Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan konuşmalarında; erişilebilirlik, bağımsız yaşam ve onurlu katılım ilkelerinin esas alınması gerektiğini belirterek, engelli bireylerin hayatın her alanında eşit şartlarda yer alabilmesi için güçlü bir siyasi iradenin zorunlu olduğunu ifade etmiştir.

Çalıştay boyunca dile getirilen görüş ve öneriler raporlaştırılarak kamuoyu ile paylaşılacak, ilgili kurumlara iletilecek ve çözüm süreçlerinin takipçisi olunacaktır.

Saadet Partisi olarak; engelli bireylerin yalnızca belirli gün ve haftalarda hatırlanmadığı, hak temelli politikaların hayata geçirildiği, erişilebilir ve kapsayıcı bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyurulur.”