Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Prof. Dr. Temel, uluslararası sergide

Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Baybora Temel, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da, Ulusal Sanat Akademisinin 130. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen “In Honorem Academıae” başlıklı uluslararası sergide eseriyle Türkiye’yi temsil etti.

Sofya Ulusal Sanat Akademisinde (National Academy of Art Sofia) gerçekleştirilen sergi, Almanya, İtalya, Macaristan, ABD, Polonya, Çin ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu farklı ülkelerden 12 sanatçı ve akademisyeni bir araya getirdi.

Sofya Ulusal Sanat Akademisinin 130 yıllık tarihine ve köklü sanatsal geleneğine saygı niteliği taşıyan sergi, farklı ülkelerden sanatçıları, sanat akademilerinin temsilcilerini ve kültür kurumlarını buluşturdu.

Prof. Dr. Baybora Temel’in sergide yer alması, Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin uluslararası sanat çevrelerindeki görünürlüğüne ve Trakya Üniversitesinin akademik ve sanatsal birikiminin uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sağladı.

Sergi, 15 Kasım 2026 tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

29 Ekim’de Fener Alayı ve konser

Edirne Belediyesi, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü “Işığımız Cumhuriyet, Yolumuz Gelecek” mottosuyla düzenleyeceği geleneksel fener alayıyla kutlayacak. 29 Ekim Perşembe günü saat 20.00’de Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayacak yürüyüş, Atatürk Anıtı’nda sona erecek. Cumhuriyet coşkusu, Merve Özbey’in sahne alacağı konserle devam edecek.

Edirne Belediyesi, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yıl dönümünü, düzenlenecek etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Cumhuriyetin kazanımlarını yaşatmak, bağımsızlık ve özgürlük değerlerine sahip çıkmak, birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilecek kutlamaların en anlamlı buluşmalarından biri olan geleneksel fener alayı, bu yıl da Edirnelileri aynı inanç ve heyecan etrafında bir araya getirecek.

“Işığımız Cumhuriyet, Yolumuz Gelecek” mottosuyla düzenlenecek fener alayı, 29 Ekim Perşembe günü saat 20.00’de Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayacak. Türk bayrakları ve fenerlerle yürüyüşe katılacak vatandaşlar, Cumhuriyet sevgisini sokaklara taşıyarak Atatürk Anıtı’na kadar yürüyecek.

Cumhuriyetimizin 103 yıllık tarihinden aldığımız güçle gerçekleştirilecek fener alayı, Atatürk’ün emanetine, bağımsızlığımıza, demokrasiye ve çağdaş Türkiye idealine sahip çıkmanın ortak ifadesi olacak. Her yaştan Edirnelinin katılımıyla gerçekleşecek yürüyüşte, Cumhuriyetin kuşaktan kuşağa aktarılan en büyük değer olduğu bir kez daha vurgulanacak.

Fener alayının ardından Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı’nda düzenlenecek Merve Özbey Cumhuriyet Konseri ile devam edecek. Vatandaşların bayram coşkusunu müzik ve eğlenceyle sürdürebilmesi amacıyla konser alanına ulaşım için saat 21.00’de ücretsiz servis hizmeti verilecek.

BAŞKAN GENCAN: “CUMHURİYETİN IŞIĞINI HİÇBİR ZAMAN SÖNDÜRMEYECEĞİZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, tüm vatandaşları geleneksel fener alayına davet ederek “Cumhuriyet, bir milletin bağımsızlık iradesinin, özgürlük mücadelesinin ve aydınlık yarınlara olan inancının adıdır. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının büyük fedakarlıklarla bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimiz, 103 yıldır yolumuzu aydınlatıyor. Bu büyük mirası korumak, değerlerini yaşatmak ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir şekilde aktarmak hepimizin sorumluluğu.

29 Ekim’de Edirne’mizde Cumhuriyetimize olan bağlılığımızı, Atatürk’ün ilke ve devrimlerine duyduğumuz inancı ve aydınlık bir geleceğe dair kararlılığımızı hep birlikte ortaya koyacağız.

‘Işığımız Cumhuriyet, Yolumuz Gelecek’ derken aslında geleceğe dair umudumuzu, çocuklarımıza ve gençlerimize duyduğumuz güveni ifade ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Cumhuriyetin ışığı; eşitliğin, özgürlüğün, adaletin ve çağdaşlığın ışığıdır. Bu ışığı büyütmek, onu her koşulda korumak ve yarınlara taşımak en önemli görevimizdir.

Ben, bu güzel kentin belediye başkanı olarak tüm hemşehrilerimi 29 Ekim akşamı Türk bayraklarımızla, fenerlerimizle ve yüreklerimizde Cumhuriyet sevgisiyle bir araya gelmeye davet ediyorum. Gelin, Edirne’nin sokaklarında omuz omuza yürüyelim; Cumhuriyetimize sahip çıktığımızı, Atatürk’ün açtığı yoldan kararlılıkla ilerlediğimizi hep birlikte gösterelim.

Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun. Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizi bizlere armağan eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Mustafa Kemal Atatürk!” ifadelerini kullandı.

Çeltik fiyatı attırılsın çağrısı!

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, KİT Komisyonu’nda Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2023 ve 2024 yılı faaliyetlerini değerlendirirken buğday ve çeltik alım fiyatları, üretim maliyetleri ve ürün tesliminde yaşanan sorunları gündeme getirdi. Akalın, çeltik alım fiyatlarının en az yüzde 20 artırılması ve randevu sistemindeki aksaklıkların giderilmesi çağrısında bulundu.

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu’nda TMO’nun faaliyetlerine ilişkin yaptığı konuşmada, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesinin gıda arz güvenliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Bir ülkenin gıda arz güvenliğinin, üretimini sürdürebilen ve emeğinin karşılığını alabilen çiftçilerle mümkün olduğunu belirten Akalın, tarım politikalarının millî güvenlik politikaları kadar önemli olduğunu ifade etti. Artan üretim maliyetleri, iklim değişikliği, kuraklık ve ürün fiyatlarındaki belirsizliklerin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Akalın, üreticinin tarımdan uzaklaşmasının ülkenin gıda arz güvenliğini doğrudan etkileyeceğini söyledi.

“BUĞDAY FİYATLARININ MALİYETLERİ NE ÖLÇÜDE KARŞILADIĞI AÇIKLANMALI”

Buğday alım fiyatlarını değerlendiren Akalın, 2023 yılında ton başına 8 bin 250 lira olan ekmeklik buğday alım fiyatının 2024 yılında 9 bin 250 liraya yükseltildiğini, artışın yaklaşık yüzde 12 seviyesinde kaldığını hatırlattı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından 2024 yılında kuru şartlarda üretilen buğdayın kilogram maliyetinin 10 lira 87 kuruş olarak hesaplandığını belirten Akalın, fark ödemesi desteğinin tamamını alan üretici açısından dahi açıklanan toplam bedel ile maliyet arasındaki farkın yalnızca 13 kuruş olduğuna dikkat çekti.

2025 yılında 13 bin 500 liraya, 2026 yılında ise 16 bin 500 liraya yükselen buğday alım fiyatlarının üreticinin artan maliyetlerini ne ölçüde karşıladığının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akalın, özellikle Trakya Bölgesi’nde çiftçinin dekar başına elde ettiği gerçek net kazancın ortaya konulmasını istedi.

“ÇELTİK FİYATLARI HASAT DÖNEMİNDEN ÖNCE AÇIKLANMALI”

Konuşmasında çeltik alımlarına da geniş yer ayıran Akalın, TMO yöneticilerinin alım fiyatlarının son sekiz yıldır hasattan önce veya hasatla birlikte açıklandığı yönündeki değerlendirmelerine karşılık, geçmiş yıllardaki uygulamaları hatırlattı.

Akalın, 2023 yılı çeltik alım fiyatlarının 27 Ekim’de açıklandığını, kurumun kendi duyurusuna göre bu tarihte hasadın yüzde 75’inin tamamlandığını belirterek, “Hasadın dörtte üçü tamamlandıktan sonra açıklanan fiyat, çiftçinin emeğini nasıl koruyacak?” diye sordu.

Benzer bir durumun 2025 yılı hasat döneminde de yaşandığını ifade eden Akalın, eylül ayında başlayıp kasım ayında tamamlanan çeltik hasadının alım fiyatlarının 23 Ocak 2026’da açıklandığına dikkat çekti.

Akalın, bu iki dönemde kaç üreticinin TMO fiyatları açıklanmadan önce ürününü sattığının, satışların hangi fiyatlardan gerçekleştiğinin ve açıklanan alım fiyatlarından kaç çiftçinin fiilen yararlanabildiğinin açıklanmasını istedi.

2026 yılı çeltik fiyatlarının 13 Ekim’de açıklanmasını olumlu bulduğunu belirten Akalın, çiftçinin ekim öncesinde ne üreteceğini, hasat öncesinde ise ürününü hangi koşullarda satabileceğini öngörebileceği kalıcı bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

“ÜRETİCİNİN MALİYETİ 47,26 LİRA, CAMEO ALIM FİYATI 43 LİRA”

Edirne’nin, özellikle İpsala’nın Türkiye çeltik üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Akalın, bölgedeki üreticilerin artan maliyetler ve ürün fiyatları arasındaki makas nedeniyle ciddi ekonomik baskı altında olduğunu ifade etti.

TÜİK verilerine göre Ağustos 2026’da tarımsal girdi fiyatlarının yıllık yüzde 30,28, aylık yüzde 3,41 arttığını; enerji ve yağlayıcılar grubundaki yıllık artışın ise yüzde 43,14’e ulaştığını hatırlatan Akalın, bu verilerin üreticinin karşı karşıya olduğu maliyet baskısını ortaya koyduğunu söyledi.

Buna karşılık 2026 yılı çeltik alım fiyatlarındaki artışın geçen yıla göre Baldo çeşidinde yüzde 12,5, Cameo çeşidinde ise yaklaşık yüzde 13,6 düzeyinde kaldığını belirten Akalın; mazot, gübre, elektrik, sulama, zirai ilaç, işçilik, hasat, nakliye ve arazi kirası gibi giderlerin üreticinin yükünü artırdığını ifade etti.

İpsala’daki üretici kuruluşlarının ortak çalışmasıyla bir kilogram çeltiğin üretim maliyetinin 47,26 lira olarak hesaplandığı yönündeki açıklamaları gündeme getiren Akalın, küçük ölçekte üretim yapan çiftçilerde maliyetin 50-52 lira seviyelerine ulaşabildiğinin ifade edildiğini söyledi.

Bu hesaplamalar doğrulandığında, Cameo çeşidi için açıklanan 43 liralık alım fiyatının maliyetleri karşılamadığının görüldüğünü belirten Akalın, TMO Genel Müdürü ve kurum yöneticilerine şu soruları yöneltti:

“TMO, alım fiyatlarını belirlerken hangi maliyet tablosunu esas almıştır? Edirne ve İpsala’nın üretim koşullarını, sulama ve enerji giderlerini, mazot maliyetini, arazi kirasını ve diğer girdileri dikkate alan; ürün çeşidine ve üretim ölçeğine göre ayrıştırılmış bir maliyet çalışması mevcut mudur?”

 “ALIM RANDEVULARINDAKİ AKSAKLIKLAR GİDERİLMELİ”

TMO’nun çeltik alım randevularında yaşanan sorunlara da değinen Akalın, sahadan gelen bilgilere göre bazı üreticilere ürün teslimi için ancak aralık ayının ortasına randevu verilebildiğini ifade etti.

Hasat döneminde borçlarını ödemek ve yeni sezonun hazırlıklarını yapmak zorunda olan çiftçinin haftalarca, hatta aylarca beklemesinin ciddi mağduriyet yarattığını belirten Akalın, randevuların neden ileri tarihlere verildiğinin açıklanmasını istedi.

Sorunun alım kapasitesinden, depolama imkânlarından veya planlamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulması gerektiğini vurgulayan Akalın, ürününü TMO’ya teslim etmek isteyen üreticiye zamanında teslim imkânı sağlanmasının önemine dikkat çekti.

 “ÇELTİK ALIM FİYATLARI EN AZ YÜZDE 20 ARTIRILMALI”

TMO’nun yalnızca alım fiyatı açıklayan bir kurum olmadığını, piyasanın üretici aleyhine geliştiği dönemlerde dengeleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Akalın, açıklanan fiyatların üretim maliyetleriyle uyumlu olması ve üreticinin ürününü bu fiyatlardan satabileceği etkin bir alım mekanizmasının kurulması gerektiğini söyledi.

Akalın, değerlendirmesinin sonunda beklentilerini şu başlıklarla ortaya koydu:

Çeltik üretim maliyetlerinin bölge ve ürün çeşidi bazında yeniden değerlendirilmesi, alım fiyatlarının gerçek üretim maliyetleri dikkate alınarak gözden geçirilmesi ve en az yüzde 20 artırılması, TMO alım randevularındaki aksaklıkların ivedilikle giderilmesi, çiftçinin ekim öncesinde üretim ve hasat öncesinde satış koşullarını öngörebileceği, planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikasının hayata geçirilmesi.

Akalın, çiftçinin yıllık maliyetlerini karşılayabilmesinin, borçlarını ödeyebilmesinin ve gelecek yıl da üretime devam edebilecek ekonomik gücünü korumasının tarım politikalarının temel hedefleri arasında yer alması gerektiğini vurguladı.

Gencan TBB Meclis toplantısında

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Encümen Toplantısı ile 2026 Yılı Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na katıldı. Toplantılarda yerel yönetimlerin ihtiyaçları, belediyeler arasındaki dayanışma ve TBB’nin 2027 yılına ilişkin çalışma ve bütçe planlaması ele alındı.

BELEDİYELERİN İHTİYAÇLARI ENCÜMEN TOPLANTISINDA ELE ALINDI

Başkan Gencan, 21 Ekim’de Türkiye Belediyeler Birliği Başkanvekili ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce başkanlığında gerçekleştirilen Encümen Toplantısı’na katıldı.

Toplantıda yerel yönetimlerin gündemindeki konular, belediyelerin ihtiyaçları ve karşılaştıkları sorunlar değerlendirildi. Belediyeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve hizmet kapasitesinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

TBB’NİN 2027 YILI BÜTÇESİ GÖRÜŞÜLDÜ

Başkan Gencan, 22 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen TBB 2026 Yılı Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na da katıldı.

TBB Başkanvekili Ayşe Ünlüce’nin divan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Birliğin 2027 Yılı Performans Programı ve 2027 Mali Yılı Bütçesi ile TBB Teşkilat, Görev, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik değişikliği ele alındı.

TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız tarafından sunulan 2027 Yılı Performans Programı ve Mali Yılı Bütçesi, meclis üyelerinin değerlendirmelerinin ardından kabul edildi.

Toplantıda paylaşılan bilgilere göre, TBB’nin 2027 yılı bütçesi yaklaşık 4 milyar 622 milyon TL olarak belirlendi. Araç ve ekipman desteği, sermaye transferleri ve çöp konteynerleri için ise toplam 2 milyar 642 milyon TL kaynak ayrıldı.

Desteklerin dağıtımında belediyelerin ihtiyaçları ile objektif kriterlerin, adaletin ve hakkaniyetin esas alınmasının önemine dikkat çekildi.

BAŞKAN GENCAN: “EŞİT VE ADİL HİZMET ANLAYIŞINI SÜRDÜRECEĞİZ”

Toplantıların ardından değerlendirmede bulunan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Belediyeler Birliğimizin Encümen ve Ekim Ayı Olağan Meclis toplantılarına katılarak belediyelerimizin ihtiyaçlarını, önümüzdeki döneme ilişkin çalışma ve bütçe planlamalarını değerlendirdik.

Birliğimizin en önemli sorumluluklarından biri, ülkemizin dört bir yanındaki belediyelerimizin ihtiyaçlarına eşit ve adil bir anlayışla yaklaşmak, imkânlarını bu doğrultuda değerlendirmektir.

Ekrem Başkanımızla başlayan, Zeydan Başkanımız ve Vahap Başkanımızın sürdürdüğü eşit hizmet anlayışını, Ayşe Başkanımızla birlikte devam ettireceğiz.

Hiçbir belediyeyi birbirinden ayırmadan, kentlerimizin ihtiyaçlarını esas alan, adil ve kapsayıcı bir hizmet anlayışını büyütmek için çalışacağız.

Belediyelerimiz arasındaki dayanışmayı güçlendirerek hemşehrilerimize daha nitelikli hizmetler sunmak için ortak akılla çalışmaya devam edeceğiz. Toplantılarımızda alınan kararların tüm belediyelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.”

Ada Derin, kontrbasıyla Almanları büyüledi

Edirneli genç kontrbas sanatçısı Ada Derin Özaydınlık, Almanya’da iki ayrı konserde sahne alarak uluslararası müzik platformunda yeteneğini sergiledi. Genç sanatçı, başarılı performansıyla Edirne’ye gurur yaşattı.

Edirneli genç kontrbas sanatçısı Ada Derin Özaydınlık, müzik yolculuğunda önemli bir başarıya daha imza attı. Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarındaki eğitim sürecinin ardından müzik eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı lise bölümünde sürdüren Özaydınlık, Almanya’da düzenlenen International Youth Symphony Orchestra bünyesinde kontrbas sanatçısı olarak sahne aldı.

Almanya’daki müzik etkinlikleri kapsamında iki ayrı konserde yer alan genç sanatçı, ilk konserini Almanya’nın Bruchhausen-Vilsen kentinde verdi. İkinci konser ise Bremen’de bulunan Die Glocke Konser Salonu’nda gerçekleştirildi.

ULUSLARARASI SAHNEDE EDİRNE’NİN GURURU OLDU

Farklı ülkelerden genç müzisyenleri bir araya getiren International Youth Symphony Orchestra bünyesinde sahne alan Ada Derin Özaydınlık, kontrbas performansıyla uluslararası müzik ortamında deneyim kazanma fırsatı buldu.

Genç yaşına rağmen uluslararası konserlerde yer almasıyla dikkat çeken Özaydınlık’ın bu başarısı, hem ailesini hem de memleketi Edirne’yi gururlandırdı.

Müzik eğitimini kararlılıkla sürdüren Ada Derin Özaydınlık’ın Almanya’da verdiği iki konser, genç sanatçının sanat yolculuğunda önemli bir deneyim olarak öne çıktı. Edirne’nin yetiştirdiği genç yeteneklerden Özaydınlık’ın gelecekteki başarıları ise merakla bekleniyor.

Çinli şirketten Uzunköprü’de lansman

Uzunköprü’de kurulum çalışmaları devam eden ve yakında faaliyete geçerek bölge istihdamına önemli katkı sağlayacak Uzunköprü Atatürk OSB’de yatırım yapan Çin menşeli TİRON A.Ş.’nin proje  lansmanı, Uzunköprü Ticaret Borsası’nda gerçekleştirildi.

Lansmana Vali Yunus Sezer, geçmiş dönem Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve bölge yatırımcılarından Hasan Büyükdede, TİRON A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yamin Zhang ve yönetim kurulu üyeleri, firmanın Türkiye ortağı Ekin Makina – Plastik Enjeksiyon Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Karabulut, firma temsilcileri ve iş insanları katıldı.

Edirne Valiliği’nin konuya ilişkin paylaşımında, “Bölgemize değer katacak, istihdama ve üretime güç verecek bu önemli yatırımın Edirne’mize, Uzunköprü’müze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Fullplise ile Modern Mekanlara Özel Perde Çözümleri

2021 yılında Emirhan Yoğurtçu tarafından kurulan Fullplise, modern yaşam alanlarının ihtiyaçlarına uygun perde sistemleri geliştirmek amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Cam balkon sistemleri ve alüminyum doğrama sektörlerinde edinilen uzun yıllara dayanan deneyimi plise perde alanına taşıyan marka, İstanbul merkezli üretim altyapısıyla Türkiye genelindeki müşterilerine hizmet veriyor.

Dekorasyonda estetik görünüm kadar kullanım kolaylığı ve fonksiyonellik de önem kazanırken, klasik perde sistemlerine alternatif arayan kullanıcıların ilgisi giderek daha fazla plise perde modellerine yöneliyor. Fullplise de farklı pencere ve cam yüzeylerine uyum sağlayabilen ürün seçenekleriyle bu ihtiyaca cevap vermeyi amaçlıyor.

Modern Pencereler İçin Plise Perde

Plise perde modelleri, minimal yapıları ve farklı kumaş seçenekleri sayesinde ev, ofis, balkon ve çeşitli yaşam alanlarında kullanılabiliyor. Pencere yüzeyine yakın şekilde konumlanan sistemler, özellikle dar alanlarda klasik perdelere kıyasla daha pratik bir kullanım sunuyor.

Fullplise koleksiyonunda farklı ışık geçirgenliğine sahip kumaş seçeneklerinin yanı sıra tül, blackout, desenli ve gece-gündüz gibi alternatifler de bulunuyor. Böylece kullanıcılar perde seçiminde yalnızca dekoratif görünümü değil, güneş kontrolü ve mahremiyet gibi ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurabiliyor.

Plise perdelerin önemli avantajlarından biri de farklı pencere tiplerine ve ölçülerine uyarlanabilmesi. Bu nedenle standart perde uygulamalarının yetersiz kaldığı alanlarda ölçüye göre hazırlanan plise sistemleri daha kullanışlı bir alternatif haline gelebiliyor.

Honeycomb Perde ile Konfor ve Yalıtım

Perde seçiminde son yıllarda yalnızca görünüm değil, ısı ve ışık kontrolü de ön plana çıkıyor. Bu noktada Fullplise’nin ürün grupları içerisinde yer alan honeycomb perde modelleri farklı bir çözüm sunuyor.

Bal peteğini andıran hücresel kumaş yapısına sahip honeycomb sistemler, kumaş içerisinde oluşturulan hava boşlukları sayesinde pencere ile yaşam alanı arasında ek bir bariyer oluşturabiliyor. Özellikle güneş alan odalarda ve geniş cam yüzeylerde tercih edilen bu sistemler, dekoratif görünümün yanı sıra konfor odaklı kullanım imkanı sağlıyor.

Blackout seçenekleri sayesinde ışığın daha fazla kontrol edilmesi mümkün olurken, gece-gündüz modelleri hem doğal ışık hem de mahremiyet konusunda daha esnek bir kullanım sunabiliyor.

Cam Balkonlarda Perde Kullanımı

Cam balkonlar, geniş cam yüzeyleri nedeniyle güneş ışığının yoğun şekilde içeri girdiği alanlardan biri. Bunun yanında balkonun gün içerisinde daha rahat kullanılabilmesi için mahremiyet de önemli bir ihtiyaç oluşturuyor.

Fullplise’nin cam balkon uygulamalarına yönelik plise sistemleri, cam yüzeylerin yapısına uyum sağlayacak şekilde uygulanabiliyor. Cam balkon perdesi seçenekleri sayesinde balkonlar yalnızca mevsimsel olarak kullanılan alanlar olmaktan çıkarılarak daha konforlu yaşam alanlarına dönüştürülebiliyor.

Plise sistemlerin kanatlara ayrı ayrı uygulanabilmesi, cam balkonlarda kullanım açısından önemli avantajlardan biri. Böylece balkonun yalnızca ihtiyaç duyulan bölümünde perde kullanılabiliyor ve camların açılıp kapanması sırasında sistemin pratik şekilde kullanılmasına imkan sağlanıyor.

Fullplise’nin Üretim Anlayışı

Fullplise, ürünlerini farklı mekanların ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirmeye ve kaliteli üretim anlayışını korumaya odaklanıyor. İstanbul merkezli çalışmalarını Türkiye geneline taşıyan marka, ilerleyen dönemde Türk plise perde üretimini Avrupa ve dünya pazarlarında da tanıtmayı hedefliyor.

Modern dekorasyon anlayışına uyum sağlayan ürünleri, farklı kumaş alternatifleri ve özel ölçüye uygun üretim yaklaşımı sayesinde Fullplise; evlerden ofislere, cam balkonlardan farklı ticari alanlara kadar geniş bir kullanım alanına hitap ediyor.

Yaşam alanlarında daha modern, düzenli ve fonksiyonel bir görünüm oluşturmak isteyenler için plise sistemler gün geçtikçe daha fazla tercih edilirken, Fullplise de bu alandaki ürün çeşitliliği ve üretim deneyimiyle müşterilerine alternatif çözümler sunmaya devam ediyor.

Hakkâri’de Yerel Haberciliğin Önemi: İlçelerden Doğru ve Güncel Bilgiye Ulaşmak

Dijital yayıncılık büyüdükçe ulusal gündeme ulaşmak kolaylaşırken, şehir ve ilçe ölçeğindeki gelişmeleri düzenli biçimde takip etmek hâlâ güçlü bir yerel habercilik ağı gerektiriyor. Hakkâri gibi geniş bir coğrafyaya yayılan ve ilçeleri kendi gündem dinamiklerine sahip olan illerde bu ihtiyaç daha belirgin hissediliyor.

Bir yol çalışması, belediye duyurusu, okul yatırımı, kamu kurumu açıklaması ya da ilçede düzenlenen sosyal bir etkinlik, ülke gündeminde sınırlı yer bulsa bile bölge sakinlerinin günlük yaşamını doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle yerel yayınların temel değeri yalnız haber sayısını artırmak değil; gelişmeyi doğru yer, doğru kurum ve doğru bağlamla okuyucuya ulaştırmak oluyor.

Hakkâri haberlerinde kaynak doğrulama

Hakkâri’de kamu kurumları, eğitim, sağlık, ulaşım, ekonomi ve sosyal yaşamla ilgili gelişmeler gün içinde farklı kanallardan duyurulabiliyor. Okuyucu açısından önemli olan, bu bilgilerin tek başına sosyal medya paylaşımı olarak kalmaması; haber diliyle açıklanması ve mümkün olduğunda birincil kaynağa dayandırılmasıdır.

Bu noktada Hakkâri haberleri için oluşturulan düzenli arşiv, şehir merkezindeki gelişmelerin konu ve tarih bağlamında takip edilmesini kolaylaştırabilir. Resmî açıklamalara dayanan haberlerde kurum adı, tarih, yer ve açıklamanın kapsamı gibi unsurların açık biçimde verilmesi güvenilirliği destekler.

İlçelerin gündemi neden ayrı takip edilmeli?

Yüksekova’nın ulaşım ve ticaret hareketliliği, Şemdinli ve Derecik’in sınır hattındaki gündemi, Çukurca’nın yerel gelişmeleri ve Hakkâri’deki kamu faaliyetleri aynı başlık altında kaybolmamalıdır. İlçe bazlı yayın yapısı, okuyucunun yaşadığı veya ilgilendiği bölgeye daha hızlı ulaşmasını sağlar.

Yerel gelişmelerin yalnız olay anında değil, sonrasındaki resmî açıklamalar ve güncellemelerle birlikte izlenmesi de önemlidir. Bir projenin duyurulmasıyla tamamlanması, bir yol çalışmasının başlamasıyla sona ermesi veya bir kamu kararının açıklanmasıyla uygulanması farklı haber aşamalarıdır.

Yerel haber arşivi şehir hafızası oluşturur

Düzenli yerel yayıncılığın uzun vadeli katkılarından biri de şehir hafızasıdır. Bugün küçük görünen bir yatırım, eğitim faaliyeti veya yerel karar, aylar sonra yeni bir gelişmenin geçmişini anlamak için önemli olabilir. Aranabilir ve kategorize edilmiş haber arşivi bu nedenle yalnız günlük trafik için değil, bölgenin dijital kaydı açısından da değerlidir.

Bu yaklaşımı benimseyen Haberler Hakkari, Hakkâri ve ilçelerindeki gelişmeleri yerel odakla bir araya getiren dijital yayın yapısı oluşturmayı amaçlıyor. Okuyucunun tek bir manşete değil, ilgili kategori ve ilçe arşivlerine ulaşabilmesi yerel haber deneyimini güçlendiriyor.

Güncellik kadar doğruluk da önemli

Yerel haberlerde hız önemlidir; ancak hız, doğrulamanın önüne geçtiğinde yanlış bilgi küçük bir çevrede dahi hızla yayılabilir. Bu nedenle belediyeler, valilik, kaymakamlıklar, eğitim ve sağlık kurumları gibi birincil kaynakların açıklamalarını kontrol etmek; iddia ile doğrulanmış bilgiyi birbirinden ayırmak gerekir.

Hakkâri’de güçlü bir yerel haber ekosistemi, bölge sakinlerinin yalnız ne olduğunu değil, gelişmenin nerede gerçekleştiğini, kimi ilgilendirdiğini ve resmî kaynağın ne söylediğini de görebilmesine yardımcı olur. Böyle bir yayın anlayışı, yerel haberciliği günlük içerik üretiminin ötesine taşıyarak güvenilir bir başvuru kaynağına dönüştürebilir.

Yayıncı İçin Bağlantı Planı

Not: Bağlantılar metin içinde doğal bağlamda yerleştirilmiştir. Yayın sırasında anchor metinlerinin ve hedef URL’lerin değiştirilmemesi önerilir.

Malkara, Gelibolu ve Eceabat, Keşan Ağır Ceza Mahkemesi’ne bağlandı

Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’ndan alınan kararla Malkara, Gelibolu ve Eceabat ilçeleri Keşan Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine bağlandı.
Resmi Gazete’nin 22 Ekim 2026 Perşembe günkü sayısında yayınlanan genel kurul kararı ile 3 ilçenin Keşan Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine bağlanmış oldu. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı tarafınan Resmi Gazete’de yayımlanan karar şöyle:
Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün, Malkara ilçesinin Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkartılarak Keşan Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine bağlanması ile Gelibolu ve Eceabat ilçelerinin Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkartılarak Keşan Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine bağlanması teklifine ilişkin 30.09.2026 tarihli ve E-43807993-601.01-446/22481 sayılı yazısı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca görüşülerek;

  • Malkara ilçesinin coğrafi durumu ile Keşan ilçesine ulaşım imkânı göz önüne alınarak Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkartılarak Keşan Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine bağlanmasına,
  • Gelibolu ve Eceabat ilçelerinin coğrafi durumu ile Keşan ilçesine ulaşım imkânı göz önüne alınarak Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkartılarak Keşan Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine bağlanmasına;
    İşbu kararın 21.10.2026 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildi.

Türkiye’nin Ambalaj Sanayisi Küresel Arenada Devleşiyor: İhracatta Yeni Rekorlar Kapıda

Dünya genelinde hızla büyüyen tüketim endüstrisi, ambalaj sektörüne olan talebi her geçen gün artırıyor. Küresel pazardaki bu büyük rekabette öne çıkan Türkiye, yenilikçi üretim altyapısı ve lojistik avantajıyla dünya devlerinin bir numaralı tedarikçisi haline geldi. Sektörün lokomotif ürün grupları arasında yer alan kozmetik ambalajı ve yüksek üretim hacmine sahip pet şişe segmenti, Türkiye’nin ihracat başarı öyküsünün merkezinde yer alıyor.

Tedarik Zincirinde Türkiye Güveni

Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu ve Amerika pazarlarındaki küresel markalar, tedarik zincirlerini güvenceye almak adına rotalarını Türkiye’ye çevirdi. Türk üreticiler; estetik tasarım, dayanıklılık ve uluslararası standartlara uygunluk kriterlerini bir arada sunarak kozmetik ambalajı ihtiyaçlarında küresel ölçekte en çok tercih edilen partnerlerden biri oldu. Özellikle premium tasarımlar ve sürdürülebilir materyaller, Türkiye’yi rakiplerinin bir adım önüne taşıyor.

Sürdürülebilirlik ve Endüstriyel Güç

Gıda, içecek ve kişisel bakım sektörlerinin vazgeçilmezi olan pet şişe üretimi ise son yıllarda büyük bir teknolojik dönüşümden geçiyor. Karbon ayak izini azaltmaya yönelik yatırımlar ve geri dönüştürülmüş (r-PET) ham madde kullanımı, Türk ambalaj sektörünün küresel rekabetçiliğini pekiştiriyor. Hem hafiflik hem de yüksek dayanıklılık sunan yeni nesil pet şişe çözümleri, uluslararası pazarlarda Türkiye’nin pazar payını hızla artırmasını sağlıyor.

2027 Hedefleri: İhracatta Zirve Yarışı

Sektör temsilcileri, Ar-Ge ve inovasyona yapılan yatırımların meyvelerini vermeye başladığını belirtiyor. Yüksek katma değerli kozmetik ambalajı üretimi ile seri ve hatasız imalat gücü gerektiren pet şişe hatları, Türkiye’nin cari dengesine devasa bir katkı sunmaya devam ediyor. Küresel pazardaki bu yoğun rekabet ikliminde, Türk ambalaj sanayisinin önümüzdeki dönemde de yeni ihracat rekorlarına imza atacağına kesin gözüyle bakılıyor.