Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Bir Küpenin Eşini Bulmak Neden Zorlaşıyor? Bijuterilerde Küçük Ürünlerin Stok Sorunu

Müşterinin beğendiği küpe vitrinde duruyor, ancak aynı modelin başka rengi çekmecede bulunamıyor. Bir kolyenin zinciri yanındaki ürüne dolanmış, yeni gelen tokalar ise henüz paketlerinden çıkarılmamış. Küçük bir bijuteri mağazasında bu sahneler, ürün sayısı arttıkça günlük işin parçası hâline gelebilir.

Takılar az yer kapladığı için stoklarının kolay yönetileceği düşünülür. Oysa aynı modelin farklı renkleri, benzer görünen ürünler ve birbirinden ayrılan küçük parçalar, düzeni kısa sürede karmaşıklaştırabilir. Sorun bazen yer yetersizliğinden, bazen de ürünün mağazaya girişinden satışına kadar hangi noktada tutulacağının belli olmamasından kaynaklanır.

Aynı model, farklı renk: Karışıklık nerede başlıyor?

Bijuteride ürün çeşitliliği yalnızca küpe, kolye veya bileklik ayrımından ibaret değildir. Aynı küpenin altın ve gümüş tonları, farklı taş renkleri ya da birkaç boyu bulunabilir. Uzaktan birbirine benzeyen iki ürünün kapama biçimi veya uzunluğu farklı olabilir.

Bu parçalar aynı kutuya bırakıldığında çalışan, müşterinin istediği modeli bulmak için ürünleri tek tek incelemek zorunda kalır. Etiketleri ayrılan takılarda fiyat ve stok kaydını eşleştirmek de güçleşir. Bir ürünün mağazada bulunduğunun bilinmesi, nerede olduğunun bilindiği anlamına gelmez.

Küpe çiftlerinin mümkün olduğunca aynı kart üzerinde tutulması, kolyelerin birbirine dolanmayacak biçimde ayrılması ve renk seçeneklerinin belirli bölümlere yerleştirilmesi bu karışıklığı azaltabilir. Böylece düzen, yalnızca çalışanların ürünleri hatırlamasına bağlı kalmaz.

Teşhir alanı ile yedek stok aynı işi yapmıyor

Müşterinin gördüğü bölümde ürünün biçimi, rengi ve ayrıntıları seçilebilmelidir. Arka stokta ise aynı üründen kaç adet bulunduğu ve ihtiyaç olduğunda nereden alınacağı önemlidir. Bu iki alanı aynı mantıkla düzenlemek, mağazada gereksiz bir kalabalık oluşturabilir.

Örneğin bir modelin bütün renklerini ve yedeklerini dar bir teşhir bölümüne sıkıştırmak, ürünlerin birbirini örtmesine neden olabilir. Buna karşılık yalnızca bir örneği sergileyip diğer seçenekleri tamamen görünmez bırakmak da müşterinin farklı renklerden haberdar olmasını zorlaştırabilir. Teşhir ile yedek stok arasındaki bağlantının kurulması gerekir.

Bu nedenle bijuteri raf sistemleri değerlendirilirken yalnızca kaç ürünün sığacağına bakılmamalıdır. Küpelerin kartlarıyla asılabilmesi, kolyelerin uzunluklarına uygun biçimde ayrılması ve bilekliklerin rahatça incelenebilmesi de yerleşimi belirler. Raf, askı ve bölmeli çekmeceler farklı ürünlerin ihtiyaçlarına göre birlikte kullanılabilir.

Yeni gelen ürünler için bir kabul alanı gerekiyor

Tedarikçiden gelen paketlerin doğrudan boş bulunan raflara bırakılması, mevcut düzeni bozabilir. Özellikle yoğun saatlerde ürünlerin sayımı ve etiketlenmesi ertelendiğinde, yeni stokla daha önce satışa hazırlanmış ürünler birbirine karışır.

Küçük bir mağazada bunun için ayrı bir oda ayırmak şart değildir. Sayım, etiketleme ve kontrol işlemlerinin yapılacağı belirli bir masa veya dolap bölümü yeterli olabilir. Ürün bu aşamadan geçtikten sonra teşhire ya da yedek stok alanına taşınır.

Kontrol bekleyen parçaların satışa hazır ürünlerden ayrılması da önemlidir. Kopuk zincir, gevşek bağlantı veya eksik parça görülen takılar aynı bölüme geri bırakılırsa, bir sonraki çalışan ürünü yeniden incelemek zorunda kalır. Belirlenmiş bir kontrol alanı, bu tekrarları azaltmaya yardımcı olur.

Küçük parçalar için büyük raflar yeterli olmayabilir

Geniş bir raf, çok sayıda kutuyu taşıyabilir; ancak kutunun içindeki küçük takıların bulunmasını tek başına kolaylaştırmaz. Küpe, yüzük ve toka gibi ürünlerde bölme ölçüsü, askı aralığı ve çekmece içi düzen de önem taşır.

Mağaza ekipmanları ve raf sistemleri seçimi bu yüzden yalnızca duvar boyunca raf yerleştirmek olarak düşünülmemelidir. Teşhir panoları, ürün kartları, bölmeli kutular, çekmeceler ve çalışma yüzeyleri günlük işleyişe göre planlanmalıdır. Müşteriye açık bölümde görünürlük, stok bölümünde ise ürünün korunması ve bulunabilirliği öne çıkar.

Her boşluğu ürünle doldurmak da her zaman çözüm değildir. Çalışanın kutuyu çıkarabilmesi, ürünleri yeniden yerleştirebilmesi ve eksilen stoğu fark edebilmesi için kullanılabilir alan bırakılmalıdır. Düzenli görünen fakat günlük kullanımda zor erişilen bir bölüm, kısa sürede tekrar dağılabilir.

Ürün kodu, raftaki yerle eşleşmeli

Bir mağazanın düzeni yalnızca onu kuran kişinin hafızasında kalıyorsa, farklı çalışanların aynı ürünü bulması zorlaşır. Basit ve tutarlı bir kodlama, ürün çeşitliliği arttığında bu bağımlılığı azaltabilir.

Modelin ürün kodu, teşhirdeki örnekle yedek stokta da aynı olmalıdır. Renk veya boy farkları ayrı belirtilmeli; bölüm ve çekmece adları çalışanların anlayacağı şekilde kullanılmalıdır. Barkod sistemi bulunan mağazalarda da fiziksel yerleşimin güncel tutulması gerekir. Ekranda ürünün mevcut görünmesi, doğru çekmecede bulunduğunu garanti etmez.

Bu düzen, stok sayımında da işe yarar. Ürünler rastgele kutulara dağıldığında hangi modelin azaldığını görmek güçleşir. Belirli yerlere yerleştirilen ürünlerde ise eksik çiftler, azalan renkler ve uzun süredir bekleyen modeller daha kolay fark edilir.

Günün sonunda yerine dönmeyen ürünler

Bir müşteriye göstermek için çıkarılan takı, satış gerçekleşmediğinde kasanın yanına bırakılabilir. Gün içinde birkaç kez tekrarlanan bu durum, akşam olduğunda farklı modellere ait küçük bir yığın oluşturur.

Ürünlerin gün içinde kısa aralıklarla yerlerine alınması, düzenin korunmasını kolaylaştırabilir. Kasada geçici olarak tutulan parçalar için sınırlı bir alan belirlenmesi ve bu alanın düzenli boşaltılması da faydalıdır. Böylece ertesi gün, satışa hazır ürünleri yeniden ayırmakla başlamaz.

Bir küpenin eşini bulmak için bütün çekmeceleri açmak gerekiyorsa, mesele tek bir kayıp parçadan daha geniştir. Ürünün hangi kartta, hangi bölümde ve hangi stok kaydıyla tutulduğu belli olduğunda, müşterinin beğendiği takıyı hazırlamak da mağazadaki eksikleri görmek de kolaylaşır.

Kamu emeklileri de yararlanabilecek: Ekspertiz 5.000 TL

İkinci el araç alacak kamu emeklileri, alım öncesi ekspertizde çalışan kamu personeliyle aynı indirimli tarifeden yararlanabilecek. Yavuzlar Oto Ekspertiz, 17.000 TL’ye kadar fiyatlanan Full Ekspertiz kapsamını yıl sonuna kadar kamu emeklilerine de KDV dahil 5.000 TL’den uyguluyor.

Emekli kartı yeterli

Kamu emeklilerinin indirimden yararlanmak için ekspertiz sırasında emekli kartlarını göstermesi yeterli oluyor. Uygulama SGK ve Bağ-Kur’lu kamu emeklilerinin yanı sıra asgari ücretle çalışanları da kapsıyor.

Emeklilikte araç alımı çoğu zaman ikramiye ya da uzun süreli birikimle yapılıyor. Yanlış bir alımın maliyeti ise bütçeye doğrudan yansıyor. Yavuzlar Oto Ekspertiz kurucusu Yavuzhan Kaygusuz, “Emeklilerimiz aracı genellikle ikramiyeleriyle alıyor. O parayı hasarlı bir araca vermemeleri için kontrolü ucuzlattık” dedi.

Neler kontrol ediliyor?

Full Ekspertiz kapsamında motor, kaporta ve boya, alt takım ve elektronik tarama kontrolleri yapılıyor, hava yastıkları fiziki olarak inceleniyor. Kontroller TSE belgeli istasyonlarda yapılıyor ve rapor noterde, alım-satım sözleşmesinde geçerli oluyor. Ekspertiz yaptıranlara Yavuzlar Detailing’in 4’lü araç bakım seti de veriliyor.

Uygulama yıl sonuna kadar sürecek.

Aramızdan ayrılanlar

NAYİME AKMANLAR VEFAT ETTİ
Merhum Şakir Akmanlar’ın eşi, Berkan, Erkan, Gürkan ve Nuriye Akmanlar’ın anneleri Nayime Akmanlar 73 yaşında vefat etti. Merhume dün Yıldırım Beyazıt Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.

CELALİ TANTİN VEFAT ETTİ
Karaağaç Pazarcı esnaflarından Cumali ve Emine Tantin’in oğlu, Öznur Tantin’in eşi, Büşra, Naime, Emine, Reyhan, Yakup ve Sümeyy’nin babaları Celali Tantin 53 yaşında vefat etti. Merhum dün Karaağaç Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.

ÖMÜR TOPÇU VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Topçu ve Fatma Topçu’nun oğulları Otogar Taksi’de çalışan Ömür Topçu 58 yaşında vefat etti. Onur Topçu ve Tuğçe Tayfun’un babaları, Adile Açar, Yasemin Yılmaz, Ümit Turgut ve Yasemin Topçu’nun kardeşleri olan merhum dün Kirişhane semtindeki Yeşilce Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Büyük Gerdelli Köyü Mezarlığında toprağa verildi.

Ayçiçeğinde yüksek fiyat algısı!

Önceki Dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Trakya’nın birçok yerinde ayçiçeğinde yağ oranının yüzde 39-41 aralığında olmasına rağmen  yüzde 44’lük fiyat açıklanarak sanki çok yüksek bir fiyat veriliyormuş gibi yapıp çiftçinin düşük fiyatlara mahkum edildiğini söyledi.

Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından “Çiftçinin psikolojisi ile oynamayın” başlığı altında gerçekleştirdiği paylaşımında, “Son yıllarda ayçiçeğinde yağ verimlerine göre prim verilerek fiyat açıklanması iyi de, neden %44 yağ fiyatına göre fiyat açıklıyorsunuz. Her sene her zaman bu yağ verimlerine ulaşılamıyor Araştırdım, sordum Trakya’nın birçok yerinde yağ verimleri 39-41 aralığında. Siz %44’lük fiyatı açıklayarak sanki çiftçiye çok yüksek bir fiyat veriyormuş gibi yapıp düşük fiyatlara mahkum ediyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Gaytancıoğlu, söz konusu paylaşımına eklediği ayçiçeği hasadı yapılmış bir tarladaki video da şunları aktardı:

“Ayçiçeği biçildi, sapları kaldı. Sapları ‘Ciguli’ denilen aletle, sanatçı ‘Ciguli’yi de rahmetle analım. Biçildi bakın. Burada anlatmak istediğim bu konu değil. Bu tarlada sordum yüzde 40 yağ varmış ayçiçeği. Peki neden yağ fiyatı 44 lira olarak açıklıyorlar da 40 yağ, 38 yağ kimse söylemiyor. Diyor ki Trakya Birlik 44 yağ 37 lira. Peki 40 yağ? Temam onu açıklıyorlar da diyorlar da, Eskiden böyle değildi. Eskiden 38 ya, 40 yağ açıklanırdı, Onun üzerine yağ primleri konulurdu. Çiftçi ile lütfen dalga geçmeyelim.  Çiftçimiz gerçekten zor durumda. Yağlı çeşitleri tabi ki ekmeye çalışıyor ama ülkemizde her değerde her zaman yüksek yağ verimli çeşitler alınmıyor. Trakya ortalaması belki 40’lara yaklaşmış olabilir.  Temmuz yağışı alınırsa yağ erimi artıyor genelde Temmuz’da her yer yağış almadı ki! Her yerde aynı oran olmadı ki! Biz fiyatı açıklarken 40 yağ diyelim. Mümkünse 40 yağ 40 lira diyelim. O da mümkünse. Yani çiftçimiz gerçekten zor durumda. Bunu dikkate alalım.”

Yaşlılar 1 Ekim’de 81 ilde yürüyecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nde 81 ilde eş zamanlı gerçekleştireceğimiz yürüyüşlerle kuşaklararası dayanışmanın önemine dikkat çekeceğiz” dedi.

Bakan Göktaş, “1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü”nde 81 ilde saat 11.00’de eş zamanlı yürüyüşler gerçekleştirileceğini belirterek, yürüyüşlerle, sağlıklı ve aktif yaşlanma anlayışının güçlendirilmesinin amaçlandığını bildirdi.

Bakan Göktaş, yaptığı açıklamada, 2026 yılı Dünya Yaşlılar Günü temasının Birleşmiş Milletler tarafından “Uzun Ömür Çağı: Daha Uzun Yaşamlar İçin Sistemleri Yeniden Düşünmek” olarak belirlendiğini hatırlatarak artan yaşam süresinin toplumun bütün alanlarında yeni yaklaşımları gerekli kıldığını ifade etti.

“1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü” kapsamında her yıl yaşlı bireylerin toplumsal hayata katılımını destekleyen çeşitli etkinlikler düzenlediklerini anımsatan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılını “Yaşlılar Yılı” ilan etmesinin ardından I. Yaşlılık Şûrası’nın gerçekleştirildiğini, devam eden süreçte ise “Emekliler Yılı”, “Aile Yılı” ve “Aile ve Nüfus 10 Yılı” kapsamında yaşlılık konusunun aile yapısı ve demografik değişimle birlikte ele alındığını kaydetti.

Göktaş, 2025 yılında Yaşlılık Saha Araştırması kapsamında 81 ilde çalıştaylar düzenlendiğine dikkati çekerek Nisan 2026’da ise II. Yaşlılık Şûrası’nın gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Yaşlılara yönelik bakım ve destek hizmetleri çeşitlendirilerek yaygınlaştırılıyor

Yaşlı bireylerin ailelerinin ve sosyal çevrelerinin yanında desteklenmesi amacıyla farklı hizmet modellerini hayata geçirdiklerini belirten Göktaş şunları kaydetti:

“Evde Bakım Yardımı ile 107 bin 731 yaşlımızı ailelerinin yanında destekliyor, Ulusal Vefa Programımız ile 132 bin 880 yaşlı vatandaşımızın kişisel bakım ihtiyaçlarının karşılıyoruz. Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında 173 bin 103 yaşlı vatandaşımıza ulaştık. 34 Tazelenme Üniversitesinde büyüklerimizin hayat boyu öğrenme imkânlarına erişimini artırıyor, 43 Gündüzlü Aktif Yaşam Merkezinde ise yaşlı bireylerimizin hayatla bağlarını güçlü tutmaya yönelik hizmetler sunuyoruz. Bakanlığımıza bağlı 179 huzurevinde 14 bin 621, diğer kamu kuruluşlarına ait 18 huzurevinde bin 204, özel kuruluşlara ait 296 huzurevinde ise 14 bin 214 yaşlımız bakım hizmetlerinden yararlanıyor. Bu yıl içerisinde 8 yeni huzurevinin daha hizmete açılması için çalışmalar sürüyor. Ayrıca huzurevlerinde kalan yaşlı bireylerin sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmelerini desteklemek amacıyla tüm huzurevlerimizde Bocce etkinlikleri düzenlenmekte olup, huzurevleri arasında bugüne kadar 8 Bocce Turnuvası düzenlendi.”

Yaşlı bireylerin teknolojiye erişiminin önemine de dikkati çeken Göktaş, bu kapsamda bin 923 yaşlı bireye dijital ve finansal okuryazarlık eğitimi verildiğini ve 31 Dijital Bahar Odası oluşturulduğunu bildirdi.

“81 ilimizde eş zamanlı yürüyüşler gerçekleştireceğiz”

Bakan Göktaş, “1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü”nde 81 ilde saat 11:00’de eş zamanlı gerçekleştirilecek yürüyüşlerin İl Müdürlüklerinin koordinasyonunda; valilikler, yerel yönetimler, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirileceğini bildirdi.

Ülke genelinde gerçekleştirilecek yürüyüş güzergâhlarının yaşlı bireylerin katılımını kolaylaştıracak şekilde erişilebilir, güvenli ve dinlenme imkanlarına sahip alanlardan seçileceğine dikkati çeken Göktaş şunları kaydetti:

“1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nde 81 ilde eş zamanlı gerçekleştireceğimiz yürüyüşlerle kuşaklararası dayanışmanın önemine dikkat çekeceğiz. Geçmişimiz ile geleceğimiz arasında köprü olan yaşlılarımızın toplumsal hayata katılımlarını destekliyor, sağlıklı ve aktif yaşlanma anlayışını güçlendirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Bakan Göktaş, 81 ilde gerçekleştirilecek yürüyüşlerin yanı sıra İl Müdürlükleri tarafından yaşlı bireylerin bilgi, tecrübe ve üretimlerini görünür kılacak kuşaklararası buluşmalar ile kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerinde düzenleneceğini bildirdi.

Belediyelerin çocuk odaklı projeleri Bel-Sey’de yarışacak

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), belediyelerin çocuk hakları ve çocuk refahına yönelik çalışmalarını stratejik plan, bütçe ve performans süreçleriyle ilişkilendirmelerini teşvik etmek amacı ile “Belediyelerde Stratejiden Eyleme (BEL-SEY)-Çocuk Yarışması” düzenliyor.

“Çocuklar Planların Neresinde?” temasıyla düzenlenen BEL-SEY Çocuk Proje Yarışması ile belediyelerin stratejik planlarında yer alan çocuk odaklı amaç ve hedeflerini somut uygulamalara dönüştürme kapasitelerinin güçlendirilmesi, sahada ölçülebilir etki yaratan çalışmaların görünür kılınması ve başarılı uygulamaların diğer belediyelere örnek olması hedefleniyor.

Belediyeler İki Kategoride Başvuru Yapabilecek

Yarışma, belediyelerin tamamlanmış çocuk odaklı çalışmalarının değerlendirileceği Kategori A – İyi Uygulama Ödülü ile 2027 yılı Performans Programı’na alınması planlanan proje önerilerinin değerlendirileceği Kategori B – Geleceğe Yönelik Proje Ödülü olmak üzere iki kategoride gerçekleştirilecek.

Başvurular; stratejik planla uyum, ölçülebilir etki, çocukların katılımı ile çocuk hakları yaklaşımı, sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilecek.

Çocuk temasının alan uzmanlığı gerektirmesi nedeniyle kriterlerin oluşturulması ve jüri sürecinde UNICEF Türkiye ile iş birliği yapılacak.

Başvurular 16 Ekim’de Sona Erecek

Yarışmanın başvuru rehberleri ve formları 24 Eylül itibarıyla belediyelerin erişimine açıldı. Belediyelere yönelik çevrim içi bilgilendirme webinarı ise 2 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.

Başvurular 16 Ekim tarihine kadar sistem üzerinden alınacak. Başvuruların idari ve usul incelemesinin ardından jüri tarafından teknik yeterlilik değerlendirmesi yapılacak. Teknik değerlendirmede 70 puanın üzerinde sonuç alarak kısa listeye kalan finalistler 5 Kasım 2026 tarihinde ilan edilecek.

Kategori A kapsamında finale kalan belediyelerden, projelerini daha ayrıntılı anlatan fotoğraf ve videoların da yer aldığı ek dosyalar istenecek. Nihai değerlendirme sonucunda kazananlar 26 Kasım 2026 tarihinde belirlenecek.

BEL-SEY Çocuk Ödül Töreni ise 2 Aralık tarihinde gerçekleştirilecek. Yarışma sürecinin çıktılarını içeren BEL-SEY Çocuk Değerlendirme Raporu ve İyi Uygulamalar Rehberinin de 18 Aralık tarihinde yayımlanması planlanıyor.

Yarışma ile çocuk odaklı başarılı belediye uygulamalarının görünür kılınmasının yanı sıra belediyeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, çocuk hakları ve çocukların karar alma süreçlerine katılımı konusunda yerel yönetimlerin motivasyonunun güçlendirilmesi ve gelecekte hazırlanacak stratejik planlara katkı sağlayacak bir uygulama çerçevesinin oluşturulması hedefleniyor.

İnternet dolandırıcı dolu

Edirne merkezde bir kişi telefonuna gelen bir uygulamaya ilişkin hesaba giriş yapması üzerine yaklaşık 47 bin lira, bir kişi internet üzerinden araç muayene randevusu almak isterken yaklaşık 45 bin lira, Keşan ilçesinde de bir kişi internet üzerinden alışveriş yapmak isterken 3 bin lira dolandırıldı.

Edinilen bilgilere göre, E.D. isimli kişi polis merkezinde verdiği ifadede  telefonuna gelen mesajda bir uygulama tarafından gelen doğrulama kodları içeren 4 adet SMS’i gördükten sonra şüphelenmesi üzerine daha önce açmış olduğu hesabına giriş yaptığında bilgisi ve rızası dışından hesabından 4 farklı işlem yapılarak toplamda  46.837,61 TL’nin bulunmadığını fark ettiğini belirterek şikayetçi olduğunu bildirdi. Olayla ilgili Bilişim yolu ile hırsızlık((TCK md. 142/2e) bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık) suçlarından yasal işlemlere başlandı.

S.A. isimli kişi de araç muayene randevusu almak için girdiği sahte sitenin müştekinin kart bilgilerini ele geçirmeleri üzerine kartından bilgisi olmadan 45.160,99 TL harcama yapıldığını belirterek  şikayetçi olduğunu söyledi. Nitelikli dolandırıcılık suçundan yasal işlem başlatıldı.

Keşan Polis Merkezi Amirliği’ne başvuran  A.E. isimli kişi sosyal medya üzerinden hırdavat takımı gördüğünü GSM numarası ile iletişime geçtiğinde kendisine verilen ıban numarasına 3000 TL attığını sonrasında paranın yanlış hesaba atıldığının kendisine söylendiğini tekrardan para göndermesi gerektiği söylenince  bunun üzerine dolandırıldığını anladığını ve bu olaydan dolayı 3000 TL toplam zararının olduğunu belirterek şikayetçi olduğunu bildirdi.

Bu arada Keşan ilçesinde N.A. isimli kişi çağrı merkezi iş başvurusuna başvurduğunu, kendisine şahıslar tarafından bir telefon numarası verildiğini ve bu onun iş numarası olacağını, bu numara ile banka hesabı açması gerektiğini beyan ettiklerini, bu numara ile banka hesabı açtığını ve daha sonra baktığında kendi bilgisi haricinde bu hesaptan 37 defa fast işlem yapıldığını farketmesi üzerine şahıslardan davacı ve şikayetçi olduğunu söyledi. Keşan ilçesindeki her iki olayla ilgili soruşturma sürüyor.

.          

Dedeağaçlılar’a Enez’de kermes

Dedeağaç AINOU (Enez) Derneği Başkanı Stella Kladara, Dedeağaç ve çevresinden 4 Ekim Pazar günü Enez’e pek çoğu Enez’in eski ailelerinin torunlarından oluşan yaklaşık 150 kişinin ziyarette bulunacağını söyledi.

Dedeağaç’tan Enez’e turistik bir gezi için geleceği öğrenilen yaklaşık 150 Yunanistan vatandaşı için bir kermes hazırlanıyor. Enez Belediyesi’nin katkılarıyla Kartopu Enez Gönüllüleri ve Enez Sahil Sakinleri ile Dayanışma Derneği’nin birlikte düzenleyecekleri ve Enez Emek ve Lezzetleri adı verilen kermes yöresel ve ev yapımı yemeklerden ve el emeği el işlerinden oluşacak.

Kale Caddesi üzerinde kurulacak stantlar ve sunumlar için gerekli hazırlıkların yapılmakta olduğunu belirten Kartopu Derneği Başkanı Hasan Akkuş “Önceden Derneğe bilgi vererek bu kermese yiyecekleri ile, kendi ürettikleri elişleri ile herkes katılabilir. Kermeste satış Yunan misafirlerimizin gelmesi ile başlayacaktır. Alışveriş herkese açıktır. Satış gelirleri tümüyle üretenlerin olacaktır” dedi

Bu arada kermese yiyecek satarak katılacak olanların masalarının örtülü, kendilerinin boneli, önlüklü ve eldivenli olması, yanlarında bir kişinin yardımcı olarak bulunması isteniyor. Satışlarda TL ya da avro kullanılması da söz konusu olabileceği için hazırlıklı olunması gerekiyor. Yiyeceklerin mümkün olduğunca plastik paket ambalajlı olması ve hem TL hem de avro olarak etiketlenmesi isteniyor.

Belirtilen günde özellikle Kale Caddesi üzerindeki iş yerlerinin açık bulundurulmasının da gelen konukların seçeneklerinin artırılması açısından iyi olacağı hatırlatılıyor.

Kartopu ve Enez Sahil Sakinleri Derneği yetkilileri ayrıca,“Pazar günü olmasına rağmen esnafın iş yerlerini açık bulundurmaları önerilir. En önemlisi güler yüz, yardım severlik ve temizlik… Belediye ekiplerinin bu konuda daha titiz davranarak şehir merkezi, Kale içi, Gençlik Parkı’nın daha temiz olması sağlanabilir. Genel tuvaletler çok temiz ve açık olmalıdır. Mümkünse o gün Kale caddesinde park yasağı uygulanması doğru olur” dedi.