Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Sarayiçi’nde sabaha kadar eğlence!

Baharın habercisi, kardeşliğin ve bolluğun simgesi Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, Edirne Belediyesi’nin organizasyonuyla bu yıl da on binlerce misafiri ağırlayarak muazzam bir coşkuya sahne oldu. Dev Kakava ateşinin görkemli bir şekilde yakılmasının ardından devam eden kutlamalarda, misafirler sabaha kadar süren etkinliklerle doyasıya eğlendi.

Sarayiçi, müzik ile dansın hiç dinmeyen ritmiyle yankılanırken; Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen on binlerce turist, baharın gelişini 9/8’lik ezgiler eşliğinde karşıladı.

Edirne Belediye Bandosu ve Edirne Belediyesi Roman Dans Topluluğu’nun yanı sıra Turkish Romani by Burcu Koçyiğit ve Dans Ekibi, Kuşadası Atlas Folk Kültür Sanat Ekibi’nin gösterileri katılımcılara görsel bir şölen sundu. Göksel Demlendirici Blues Show ve Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası’nın ezgileriyle renklenen kutlamalarda; Çengel Kardeşler, Hayrettin Zurnacı, Mücahid ve Orkestrası ile DJ Can Sarvan’ın enerjik performansları coşkuyu diri tuttu.

Gecenin yıldızı ünlü sanatçı Tarık Mengüç, sevilen şarkılarıyla on binlerce kişiyi coştururken, sanatçıya performansının ardından Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan tarafından çiçek takdim edildi.

Sahneye çıkarak misafirlere hitap eden Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Güzel şehrimizde bugün Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen çok kıymetli misafirlerimiz var. Hepimiz burada birlikte eğlenmek, kardeşçe bir arada durmak ve iyi niyetli dileklerimizi tutmak için buluştuk. Tutmuş olduğunuz tüm dileklerin kabul olmasını diliyorum. Önce ülkem ve şehrim, sonra bütün dünya için barış, huzur ve adalet diliyoruz. İyi ki geldiniz, seneye de sizleri yine büyük bir memnuniyetle bekliyoruz. Her daim neşeniz bol olsun; bu şehir mutlulukla dolsun taşsın. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürüyenler, hepinizi çok seviyorum” ifadelerini kullandı.

Şenliğin sürprizi ise gençlerin yoğun ilgi gösterdiği popüler sanatçı Şenol Evgi’nin sahne alması oldu; başarılı sanatçı sevilen şarkılarıyla alanı dolduran binlerce gence unutulmaz bir gece yaşattı.

Vatandaşlar, geleneksel Kakava ateşinden atlayarak ve dileklerini dilek ağacına asarak kadim gelenekleri yaşatmanın mutluluğunu paylaştı.

Kutlamalar kapsamında kurulan stantlar da ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, standları gezerek esnaflara hayırlı işler diledi. Özellikle Edirne Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan Emek Pazarı ve diğer stantlar, kadınların el emeği göz nuru ürünlerini misafirlerle buluşturdu. Şenlik alanını gezen vatandaşlar, Edirne’ye özgü yöresel ürünlerin, geleneksel el sanatlarının ve şehre has lezzetlerin yer aldığı bu noktalardan bol bol alışveriş yaptı.

Edirne’nin kültürel mirasının en renkli haliyle yaşatıldığı Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’nde, 9/8’lik ritimler eşliğindeki eğlence tüm gece boyunca kesintisiz devam etti.

Kuru Meyve Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Doğru Ürün Seçim Rehberi

Kuru meyveler, sağlıklı atıştırmalıklar arasında en çok tercih edilen doğal gıda gruplarından biridir. Taze meyvelerin kurutulmasıyla elde edilen bu ürünler, hem uzun raf ömrü hem de yoğun besin içeriği sayesinde günlük beslenmede önemli bir yer tutar.

Kurutma işlemi sırasında meyvelerin su oranı azaldığı için besin değerleri daha konsantre hale gelir. Bu da küçük porsiyonlarda bile yüksek enerji ve besin alımını mümkün kılar. Özellikle yoğun tempoda çalışan, spor yapan veya gün içinde pratik bir atıştırmalık arayan kişiler için kuru meyveler oldukça ideal bir seçenektir.

Ancak kuru meyve seçimi, dışarıdan bakıldığında basit görünse de aslında dikkat edilmesi gereken birçok detayı içerir. Kurutma yöntemi, şeker oranı, katkı durumu ve saklama koşulları gibi faktörler ürün kalitesini doğrudan etkiler. Yanlış seçilen ürünler hem besin değerini düşürebilir hem de beklenen sağlık faydalarını azaltabilir.


Kuru Meyve Neden Bu Kadar Tercih Ediliyor?

Kuru meyveler, doğal şeker içeriği sayesinde hızlı enerji sağlar. Bu özellikleri özellikle gün içinde ani enerji düşüşü yaşayan kişiler için önemli bir avantajdır. Aynı zamanda lif açısından zengin oldukları için sindirim sistemini destekler ve uzun süre tokluk hissi oluşturur.

Pratik tüketim imkânı sunmaları da önemli bir avantajdır. Soğuk zincir gerektirmezler ve kolayca taşınabilirler. Bu nedenle hem evde hem işte hem de dışarıda ideal bir atıştırmalık olarak öne çıkarlar. Ayrıca çantada taşınabilmeleri, seyahatlerde de sıkça tercih edilmelerini sağlar.

Bunun yanında rafine şeker içeren ürünlere göre çok daha doğal bir tat sunmaları, onları sağlıklı yaşam tercih eden bireyler için daha cazip hale getirir. Tatlı ihtiyacını doğal yoldan karşılamaları da önemli bir artıdır.


Kuru Meyve Seçiminde En Önemli Noktalar

Kuru meyve satın alırken en önemli kriterlerden biri kurutma yöntemidir. Doğal yöntemlerle kurutulmuş ürünler genellikle daha yoğun aroma ve daha dengeli besin profili sunar. Güneşte kurutma gibi geleneksel yöntemler, meyvenin doğal yapısını daha iyi koruyabilir.

Bunun yanında ürünün renginin aşırı parlak olmaması, yapay katkı veya şekerleme işlemi görüp görmediğini anlamak açısından önemli bir ipucudur. Doğal kuru meyveler genellikle daha mat ve doğal tonlardadır. Aşırı parlak görünüm çoğu zaman işlem görmüş ürünlere işaret edebilir.

Ayrıca ambalajlama ve saklama koşulları da tazelik üzerinde doğrudan etkilidir. Hava almayan ambalajlar, ürünün nem dengesini koruyarak daha uzun süre taze kalmasını sağlar. Açıkta satılan ürünlerde ise bu denge daha kolay bozulabilir.

Bununla birlikte ürünün menşei ve üretim standardı da dikkate alınmalıdır. Güvenilir üreticilerden gelen ürünler genellikle daha tutarlı kalite sunar.


Kuru Meyveler Günlük Hayatta Nasıl Kullanılır?

Kuru meyveler yalnızca tek başına tüketilmez; aynı zamanda birçok farklı tarifte de kullanılır. Kahvaltılarda yoğurt ve yulaf ile birlikte, tatlılarda doğal tatlandırıcı olarak veya salatalarda lezzet artırıcı olarak tercih edilir.

Özellikle granola karışımlarında ve ev yapımı enerji barlarında kuru meyveler sıkça kullanılır. Bu tür tarifler hem besleyici hem de pratik alternatifler sunar. Ayrıca smoothie ve içeceklerde doğal aroma verici olarak da değerlendirilebilir.

Spor yapan kişiler için antrenman öncesi ve sonrası hızlı enerji kaynağı olarak da oldukça idealdir. Doğal şeker içeriği sayesinde vücudun enerji ihtiyacını kısa sürede karşılayabilir.

Bunun yanında çocuklar için de sağlıklı atıştırmalık alternatifi olabilir. Ancak porsiyon kontrolü burada da oldukça önemlidir.


Kuru Meyve Kategorisi ve Ürün Çeşitliliği

Kuru meyve kategorisi oldukça geniş bir yapıya sahiptir ve her ürün farklı bir besin değeri sunar. Kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm, kuru erik ve turna yemişi gibi ürünler en çok tercih edilen çeşitler arasında yer alır.

Bu çeşitlilik, kullanıcıların ihtiyacına göre farklı alternatifler seçmesine olanak tanır. Örneğin sindirim desteği için kuru erik tercih edilirken, enerji için kuru üzüm daha uygun olabilir. Bağışıklık desteği için ise antioksidan açısından zengin ürünler öne çıkar.

Detaylı ürün çeşitlerini incelemek için kuru meyve sayfası üzerinden tüm seçeneklere ulaşmak mümkündür. Aynı zamanda farklı kategorileri görmek ve genel ürün yapısını incelemek isteyenler için Çerez Pazarı geniş bir ürün erişimi sunar. Bu sayede kullanıcılar farklı kuru meyve türlerini karşılaştırarak daha bilinçli seçim yapabilir.


Kuru Meyve Tüketirken Yapılan Yaygın Hatalar

Kuru meyve tüketiminde en sık yapılan hata, porsiyon kontrolünün ihmal edilmesidir. Doğal şeker içerdiği için fazla tüketim gereksiz kalori alımına neden olabilir. Bu durum özellikle kilo kontrolü yapan kişiler için dikkat edilmesi gereken bir noktadır.

Bir diğer hata ise ürünlerin katkı içerip içermediğine dikkat edilmemesidir. Özellikle parlak ve aşırı renkli görünen ürünler genellikle işlem görmüş olabilir. Bu tür ürünler doğal olmayan şeker veya koruyucu maddeler içerebilir.

Ayrıca kuru meyvelerin yanlış saklanması da sık yapılan hatalardan biridir. Açıkta bırakılan veya nemli ortamlarda saklanan ürünler kısa sürede tazeliğini kaybedebilir.


Kuru Meyvelerin Sağlıklı Beslenmedeki Yeri

Kuru meyveler, rafine şeker içeren atıştırmalıklara göre çok daha sağlıklı bir alternatiftir. İçerdikleri lif, vitamin ve mineraller sayesinde hem enerji verir hem de vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri doğal yoldan karşılar.

Dengeli tüketildiğinde hem kilo kontrolüne yardımcı olur hem de genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sağlar. Ayrıca doğal yapıları sayesinde vücut tarafından daha kolay sindirilirler.

Kuru meyveler aynı zamanda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde birçok beslenme programında ara öğün olarak yer almaktadır. Bu da onların modern beslenmedeki önemini artırmaktadır.

Güldaş Oto Bosch Car Service – Adana Oto Servis Tanıtımı

Adana bölgesinde oto servis arayan araç sahipleri için Güldaş Oto Bosch Car Service, günlük kullanımda aracıyla sorunsuz ilerlemek isteyen sürücüler için ulaşılabilir ve sistemli bir servis yaklaşımı sunar. Servis tercihinde yalnızca arızanın giderilmesi değil, aracın uzun vadeli güvenliği, performansı ve kullanım konforu da dikkate alınmalıdır. Bu nedenle düzenli bakım, doğru arıza tespiti ve şeffaf bilgilendirme süreci araç sahipleri için önemli bir güven unsurudur.

Adana’da sıcak iklim ve yoğun kullanım, klima, motor soğutma, far ve fren sistemlerinin düzenli kontrolünü gerekli kılar. Güldaş Oto Bosch Car Service, yağ ve filtre değişimi, akü kontrolü, diagnostik test, göçük düzeltme, oto ekspertiz ve rot balans gibi farklı ihtiyaçlarda araç sahiplerine kapsamlı bir bakış açısı sunar. Far sisteminde görüş güvenliğini etkileyen sorunlar, kaporta tarafında günlük kullanımda oluşan küçük hasarlar veya ekspertiz sürecinde merak edilen teknik detaylar, bütüncül bir servis anlayışıyla değerlendirilebilir.

Oto ekspertiz hizmeti, ikinci el araç alım satımında motor, elektronik, yürüyen aksam, kaporta ve boya durumunun daha net anlaşılmasına yardımcı olur. Kaporta tamiri ve göçük düzeltme işlemleri ise aracın dış görünümünü korurken değer kaybını azaltmaya yönelik önemli adımlardır. Far tamiri, far ayarı ve elektrik kontrolü gibi işlemler de gece sürüşleri ve olumsuz hava koşullarında güvenliği doğrudan etkiler.

Adana ve çevresinde servis seçerken ulaşılabilirlik, işlem öncesi bilgilendirme, parça ve işçilik kalitesi ile düzenli kayıt takibi birlikte değerlendirilmelidir. Yerel ulaşım alışkanlıkları düşünüldüğünde, aracın fren, far, motor ve kaporta durumunun düzenli kontrol edilmesi önemlidir. İhtiyaçların doğru belirlenmesi, gereksiz işlem yerine araca uygun çözüm önerilerinin öne çıkmasını sağlar. Araç sahipleri bakım ihtiyacını ertelemeden planladığında, küçük problemler büyümeden çözülebilir ve araç daha verimli kullanılabilir.

Detaylı bilgi almak, hizmetleri incelemek ve iletişim kanallarına ulaşmak isteyen kullanıcılar Güldaş Oto Bosch Car Service web sitesini ziyaret edebilir. Bu sayede Adana odaklı oto servis, bakım, onarım ve kontrol ihtiyaçları için doğru adımı atmak daha kolay hale gelir. Randevu öncesinde aracın şikayetlerinin net aktarılması, Adana servis sürecinde daha hızlı değerlendirme yapılmasına destek olur.

Tunca’da ‘Hıdrellez’ geleneği!

Olgay GÜLER
Edirne’de, ‘baharın habercisi’ olarak kabul edilen Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’nin son günü sabahı, vatandaşlar Sarayiçi’nde Tunca Nehri kıyısına akın etti.


Edirne’de 5-6 Mayıs tarihlerinde kutlanan baharın habercisi, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesindeki Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce kişinin katılımıyla kutlandı. Sarayiçi’ndeki organizasyonda, dün büyük Kakava ateşi yakıldı, Romanlar, yerli ve yabancı binlerce kişi, dans edip eğlendi.

Etkinliğin son gününde sabahın ilk ışıklarıyla eğlencelere katılanlar, dileklerini yazdıkları kağıtları Tunca Nehri’ne bıraktı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da katıldığı Tunca Nehri kenarındaki dilek dileme etkinliğinde, kapıya asınca bereket getirdiğine inandıkları ağaç dallarını koparan katılımcılar, geleneklerini yerine getirmenin mutluluğunu yaşadı.


‘BAHARIN COŞKUSUNU HEP BERABER YAŞADIK’
Etkinlikte konuşan Belediye Başkanı Gencan, “Evet, 6 Mayıs sabahından herkese merhabalar. Gerçekten bu yıl çok güzel bir Hıdırellez ve Kakava etkinliği yaşadık. Beklentimizin çok üzerinde, Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından misafirlerimizi ağırladık. 6 Mayıs sabahında da Tunca Nehri’nde hemşerilerimiz ve misafirlerimizle beraberiz; ritüelimizi yerine getirmek için buradayız. Ben buradan bizi izleyen ve buraya katılan tüm misafirlerimize, hemşerilerimize çok teşekkür ediyorum. Baharın coşkusunu, nefesini, bolluğunu, bereketini, kardeşlik ve dayanışma duygusunu hep birlikte yaşadık. O yüzden burada bugün tutulan tüm iyi niyetli dileklerin kabul olmasını; ülkemiz ve tüm insanlık için huzur, barış, mutluluk ve sağlık getirmesini diliyorum. Edirne çok şanslı bir şehir; Edirne’ye gelen misafirler de çok şanslı. Senede bu özel günlerde gelen misafirlerimiz ve hemşerilerimiz burada bir araya gelerek eğleniyor, birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Ben de Edirne Belediye Başkanı olarak bundan son derece mutluluk duyuyorum. Dün alanın her yerindeydim. Çok kıymetli isimlerle tanıştım; Türkiye’den ve dünyanın birçok yerinden gelen misafirlerimizle sohbet etme, hemşerilerimizle vakit geçirme fırsatımız oldu. Hoş geldin bahar diyoruz; mutlulukla, bollukla, bereketle gelsin” dedi.
‘İNŞALLAH DİLEKLERİMİZ GERÇEK OLUR’
Şenliğe İstanbul’dan katılan Duygu Görücü, şenliklere ilk defa katıldığını ifade ederek, “Vallahi çok mutluyum, inşallah dileklerimiz gerçek olur seneye bu zamana kadar. İlk defa katılıyorum, çok mutlu olduk geceden beri buradayız” diye konuştu.
‘BÖYLE MİSTİK ŞEYLER DEVAM ETSİN’
Bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştığını belirten Fatma Arık da, kaleme aldığı doktora tezinde şenliklerden faydalandığını dile getirdi. Arık, “Böyle mistik şeyler devam etsin. Roman müziği ile ilgili bir doktora tezi yazıyorum. Bundan dolayı buraya gelmem önemliydi. Roman müziğinde şiddetin temsilini araştırıyorum. Burada bulunmak, lokal müzisyenlerle, romanlarla konuşmak önemliydi” ifadelerini kullandı.
‘BABAFİNGO YİNE ÇIKMADI’
Babafingo’yu beklediğini ama göremediğini ifade eden Mert Akman, “Bu sene on numara beş yıldız geçti ama Babafingo çıkmıyor sudan. Yine bekliyoruz, burada sabahladık, dileklerimizi yazdık, suya attık ama yine gelmiyor. Öyle bir inanç var ki, adam çıkıyormuş ama artık bu topluma mı çıkmıyor ben de anlamadım. Seneye de onu bekleyeceğim gelsin artık. Ben göremezsem çocuğum görür artık” şeklinde konuştu.

ADD’den ‘Üç fidan’a anma

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, ‘Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye’ mücadelesinin 68 kuşağı devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ı 54. ölüm yıldönümlerinde bir kez daha saygıyla andı.

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, yıldönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada şunlara yer verdi:

“Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 1960’lı yılların son yıllarında gençlik hareketinin daha güzel bir dünya yaratmak için yola çıkan önde gelen isimleridir. Devrimciydiler. Ancak, 12 Mart darbe rejimine göre onlar sadece ‘terörist’ti. Kimsenin canına kıymamış üç fidan 6 Mayıs sabahı darbeciler tarafından idam edildi.

Deniz Gezmiş, 1968 yılındaki İstanbul Üniversitesi işgaline öncülük edenlerden birisiydi ve ABD askerlerinden oluşan 6. filonun protestolarında da en önde yer aldı. Bu olaylar Deniz Gezmiş’in tüm Türkiye’de gençlik hareketi içindeki en tanınan liderlerden birisi olmasını da beraberinde getirdi.

Gezmiş ve arkadaşları 1968 yılında Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)’ü kurdular. 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin işgaline öncülük eden Gezmiş hakkında tutuklama kararı çıkartıldı, ancak Gezmiş yakalanmaktan kurtulmayı başararak Filistin’e gitti.

Deniz Gezmiş Türkiye’ye geri döndüğünde Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte 1970 yılında THKO’yu kurdu. Gezmiş 1971 yılında Balgat’taki Tuslog tesislerinden 4 ABD’li askerin kaçırılmasında yer aldı. Bu askerleri sonradan serbest bıraktılar.

12 Mart darbesinin gelişiyle gençlik hareketi hedef tahtasına oturtuldu. 12 Mart, gençlik hareketinin pek çok liderini tutukladı veya katletti. Nihat Erim başkanlığında bir hükümet kuruldu ve “Balyoz” adı altında işçi hareketi ve gençlik hareketine ağır bir saldırı başladı. THKO ve Mahir Çayan önderliğindeki THKP-C’nin pek çok üyesi tutuklandı veya öldürüldü. Deniz Gezmiş Gemerek’te, Yusuf Aslan Şarkışla’da, Hüseyin İnan Kayseri’de yakalandı.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, savcılığını Baki Tuğ’un üstlendiği, Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığındaki Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 No.lu Askeri Mahkeme’de yargılanarak idama mahkum edildi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam cezaları TBMM’de 24 Nisan 1972’de yapılan oylamada 48’e karşılık 273 kabul oyuyla kesinleşti. Kimsenin canına kıymayan üç genç hakkında, ‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını, bir kısmını tağyir, tebdil veya ilgaya teşebbüs ettikleri’ iddiasıyla “TCK’nın 146/1 maddesi uyarınca” idam kararı verildi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 01:00-03:00 arası, Ulucanlar Cezaevi’nde asılarak idam edildi.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 1969’da öldürülen Taylan Özgür’ün yanına gömülme isteği yerine getirilmedi.

Deniz Gezmiş, idamından sonra bayraklaşarak devrim mücadelesinin çok önemli bir sembolü, devrim önderi oldu.

Deniz Gezmiş; ‘Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.’

‘Burda ölen yalnızca bedenimdir ki zaten ölümlüydü ölecekti. Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz, düşüncem yaşayacak.’

‘Emperyalizme, ağalığa karşı nerde mücadele varsa benim devrimci olarak görevim orda olmaktır!’

‘Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye adına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.’

‘Ben Amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Romen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim.’

‘35 milyon metrekare vatan toprakları işgal altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. Mustafa Kemal sağ olsaydı çok şaşırırdı. Hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. Anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen Ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeple anayasal bir davranışta bulunduk.’

‘İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur, iddianame kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz ve Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz’ diyordu.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, ‘Vatan, onu parsel parsel satanların değil; uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır!’ diyen Deniz’i, kimsenin canına kıymayan ‘Üç fidan’ı 54. ölüm yıldönümlerinde saygıyla anıyoruz.”

‘Gıda egemenliğimiz tehlikede’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, AKP’nin tarım politikalarının bir “milli güvenlik sorunu” haline geldiğini belirterek, ülkenin tarım politikasının iflas ettiğini söyledi.

Milletvekili Ün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan “Kırmızı Et Üretim İstatistikleri”ne ilişkin değerlendirmede bulundu. Ün, kontrolsüz ithalata rağmen yerli üretimin çöktüğünü vurgulayarak, hayvancılık sektörünün bir “yok oluş” sürecine girdiğini ifade etti.

Et Üretiminde Son 5 Yılın En Düşük Seviyesi

Açıklanan verilerin bir başarı değil, bir felaket senaryosu olduğunu belirten Ediz Ün, şunları söyledi:

Üretim Kaybı Hızlanıyor

 “2025 yılı verilerine göre kırmızı et üretimi yaklaşık 1,9 milyon ton seviyesinde kaldı. Bu rakam, son 5 yılın en düşük seviyesidir. Geçen yıla oranla %10, iki yıl öncesine göre ise %21’lik bir üretim kaybı yaşıyoruz. Son iki yıldır üst üste yaşanan bu düşüş, sektörün yapısal bir krize girdiğinin kanıtıdır.”

İthalat Çare Olmadı:

“Milyonlarca canlı hayvan ithal edilmesine rağmen hayvan sayımızı artıramıyoruz. Sığır, manda, koyun ve keçi varlığımız hem bir önceki yıla hem de iki yıl öncesine göre gerilemiş durumda. Kesilen hayvan sayısı azaldıkça et üretimi de doğal olarak dibe vuruyor.”

14,3 Milyar Doları Elin Çiftçisine Verdik

Türkiye’nin kaynaklarının ithalata kurban edildiğini vurgulayan Ün, yerli ve milli söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi:

“Türkiye, 2010 yılından bugüne kadar 8 milyon büyükbaş, 3,2 milyon küçükbaş ve 500 bin ton et ithalatı için toplam 14,3 milyar dolar ödedi. Bugün mevcut 17 milyon büyükbaş hayvanımızın yarısından fazlası ithal kökenli. Yem dışarıdan, ilaç dışarıdan, çoban dışarıdan; hayvancılığa dair ne varsa ithal! Hal böyleyken bize ‘yerli ve milli’ edebiyatı yapanların samimiyeti, ancak timsah gözyaşlarından ibarettir.”

Süt Üretimi de Alarm Veriyor

Krizin sadece etle sınırlı kalmadığını, süt üretiminde de tarihi bir gerileme yaşandığını belirten Ün, şöyle devam etti:

“Etteki başarısızlık sütte de aynı şiddette hissediliyor. Çiğ süt üretimi bir önceki yıla göre %5 azalarak 21,4 milyon tona geriledi. 2020 yılında 23,5 milyon ton olan üretim, son 5 yılda %9 eridi. Daha vahimi, son sekiz yılın en düşük çiğ süt üretimini yaşıyoruz. Çiğ süt tavsiye fiyatları maliyetleri karşılamadığı sürece kimse üretim yapmaz. Makyajlanmış veriler bile artık bu acı gerçeği gizleyemiyor.”

“Gıda Egemenliğimiz Tehlikede”

AKP’nin tarım politikalarının bir “milli güvenlik sorunu” haline geldiğini belirten Ediz Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Üzülerek ifade ediyorum ki; bu ülkenin tarım politikası iflas etmiştir. AKP iktidarda kaldığı her gün, ülkemizin gıda egemenliğinin yabancı devletlere ve küresel şirketlere devredilmesi anlamına gelmektedir. Bu toprakların varoluş nedeninin tarım olduğunu öğrenemediler, bilseler de gereğini yapmadılar. Ancak üreticimizle el ele vererek, tarımı ve hayvancılığı bu karanlıktan çıkaracak ve ülkemizi yeniden ayağa kaldıracağız.”

LÖSEV’den kurban kampanyası

28 yıldır kanserle mücadelede öncü rol üstlenen LÖSEV, Kurban Bayramı’nın sevincini yalnızca lösemi ve kanser ile mücadele eden çocuklara değil, yetişkin kanser hastalarının da evlerine ulaştırmaya devam ediyor.

Yardımlaşma ve paylaşmanın mutluluğunu, tam 24 yıldır vekâleten kurban bağışları ile ihtiyaç sahiplerine ulaştıran LÖSEV, bu yıl için vekâleten kurban bağışı bedelini 21 bin TL olarak açıkladı.

LÖSEV, 2002 yılından bu yana Türkiye genelinde vekâleten kurban kesimi organizasyonları gerçekleştirerek, Vakfa kayıtlı binlerce lösemi ve kanser hastasına düzenli et ve et ürünü desteği ulaştırıyor. Modern, et entegre tesislerinde ve hijyenik koşullarda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın icazet, cevaz ve esaslarına uygun olarak gerçekleşen vekaleten kurban kesimleri; Vakıf gözlemci personelleri, noter yetkilisi, veteriner hekim, din görevlisi, kalite güvence sorumlusu, kasap ve et sorumlularından oluşan bir ekip huzurunda vekâlet veren bağışçıların isimleri tek tek okunarak ve dini usullere uygun şekilde gerçekleştiriliyor.

Vekaleten kurban kesimleri, Bayram’ın ilk üç gününde, adak kurbanları ise Arife günü yapılıyor. LÖSEV, bağışçılara kurban temini ve kesim sürecine dair düzenli bilgilendirme sağlarken, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi adına vatandaşlara bağışlarını son güne bırakmamaları yönünde çağrıda bulunuyor.

Lösemili Çocuklara 12 Ay Taze Et

Kesilen kurban etlerinin bir bölümü dinlendirilerek bayramın hemen ardından ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken, kalanı ise kesim yapılan kurumlara emanet edilerek 12 ay boyunca vakumlanmış ambalajlarda taze et ve et ürünleri şeklinde LÖSEV’e kayıtlı ailelere ulaştırılıyor. Türkiye genelinde sayıları 118 bini aşan kayıtlı aileler arasından sosyal incelemeleri tamamlanan ve ihtiyaç durumlarına göre belirlenen hanelere yapılan yardımlar; yıl boyunca eşit ve planlı biçimde kuşbaşı, parça et ve biftek olarak dağıtılıyor. Ayrıca LÖSEV’e kayıtlı aileler, kendilerine tanımlanan özel bakiyelerle yalnızca taze et ve et ürünleri alabilecekleri “LÖSEV Et Kart” sayesinde büyük marketlerden de bu desteklere kolaylıkla erişebiliyor.

Bayram Bağışlarıyla Hayat Veriliyor

LÖSEV’e kayıtlı ailelerin yüzde 87’si asgari ücret ve altı gelir seviyesinde yaşamını sürdürüyor. Bu nedenle vekâleten kurban bağışlarıyla sağlanan et desteği, özellikle tedavi sürecinde protein ağırlıklı beslenmesi gereken lösemi ve kanser tedavisi gören binlerce çocuk için hayati önem taşıyor. Maddi bayram bağışları ise LÖSEV’in kalıcı projelerine kaynak oluşturarak lösemi ve kanserle mücadele eden çocuklara, ailelerine ve yetişkin hastalara çok yönlü destek sağlıyor. LÖSEV, nakdi bağışlar sayesinde Vakfa kayıtlı tüm aileleri destekleyerek, ilacından yoğun bakım tedavisine, evlerindeki mobilyalardan beyaz eşyalara, giysi ve ayakkabısından oyuncağına, bilgisayarından kitabına, eğitim bursundan tatil kampına kadar birçok hizmet ile her an yanlarında olarak hayata sımsıkı sarılmalarını sağlıyor. 1990’lı yıllarda lösemide tedavi başarısı yüzde 20 civarındayken günümüzde kişiye özel tedaviler, sağlıklı beslenme ve bakımla LÖSEV’in Ankara’daki LÖSANTE Hastanesi’nde tedavi başarı oranı yüzde 94’lere ulaşmış durumda. Söz konusu başarının, gönüllü ve bağışçılarının destekleriyle yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor.

LÖSEV’in konuya ilişkin açıklamasında, “Siz de vekâleten kurban bağışlarınızı ve kurban bayramı bağışlarınızı Türkiye’deki tüm banka şubelerinden “Bağış Ekranları” aracılığı ile masraf ödemeden veya internet bankacılığı üzerinden, Türkiye geneli tüm PTT şubelerinden, https://www.losev.org.tr/tr/bagis/kurban-bagis linkini tıklayarak web sitemizden gerçekleştirebilirsiniz.

Ayrıca, tüm operatörlerin faturalı hatlarından 3406 kısa SMS hattına “LÖSEV, bağış, mücadele, can, tuğla” kelimelerinden birini yazarak SMS’le lösemi ve kanser tedavisi gören binlerce çocuğa desteklerinizi iletebilirsiniz.

Bilgi almak için 0312 447 06 60 numaralı telefondan LÖSEV Vakıf Merkezini arayabilir, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Antalya, Adana, Samsun, Kayseri, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Erzincan, Gaziantep, Konya’da bulunan LÖSEV irtibat ofislerine telefonla ulaşabilir ya da ofislerimizi ziyaret ederek bağışlarınızı iletebilirsiniz” ifadelerine yer verildi.

TÜ’den 112 çalışanlarına eğitim

Trakya Üniversitesi Edirne Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu (SBMYO), akademik bilgi birikimini toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda dış paydaşlara yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Edirne 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarına yönelik bir dizi eğitim gerçekleştirildi.

İki oturum halinde 112 Acil Çağrı Merkezi binasında düzenlenen programda, Edirne SBMYO öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Sena Daşkıran Çıtak “Stres ve Stres Yönetimi” başlıklı sunumunda stresin bireysel ve mesleki yaşamdaki etkilerine değinerek başa çıkma yöntemlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Öğr. Gör. Kıvanç Ada ise “Etkili İletişim ve Kriz Yönetimi” konulu sunumunda özellikle acil durumlarda doğru iletişimin önemine dikkat çekti.

Farklı kurumlardan profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilen eğitimlerde, “Saniyelerin Hayati Öneme Sahip Olduğu Anlarda Doğru İletişim” teması öne çıktı. Programda; kriz anlarında iletişim teknikleri, zor durumlarda doğru yaklaşım yöntemleri, 112 Acil çalışanlarının toplumdaki algısı, iş ve sosyal yaşam dengesi ile stresle baş etme ve motivasyon gibi başlıklar ele alındı.

Eğitimler kapsamında ayrıca nefes alma teknikleri ile esneme ve gevşeme uygulamalarına da yer verildi. Program, katılımcıların mesleki gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan içerikleriyle tamamlandı.

Edirne SBMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gülüm Burcu Dalkıran, okulun tüm imkânlarını kullanarak hem kamu kurumları hem de özel sektörle iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Dış paydaşlardan her alanda destek gördüklerini ifade eden Dalkıran, “Üniversitelerin gücü bu işbirlikleri ile ortaya çıkıyor ve fayda sağlıyor” dedi.

Edirne’de teniste tarihi başarı

Okul Sporları Küçük Erkekler Tenis Müsabakalarında Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu sporcuları Edirne’de teniste ilk defa Türkiye Şampiyonası’na katılmayı başardı.

Edirne’de Şampiyon olan Küçük Erkekler Tenis takımı Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu öğrencileri Kıvanç Zobar, Ali Eymen Ergün, Timur Eyüboğlu, Bölge Şampiyonasına katılım sağladı.

Zonguldak ili Çaycuma İlçesinde 02-07 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Okul Sporları Küçük Erkekler Tenis müsabakalarında Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu sporcuları tüm maçlarını kazanarak grubunu 1.sırada bitirip Türkiye Şampiyonası’nda yarışmaya hak kazandı.

10-14 Haziran 2026 tarihleri arasında Adana ilinde yapılacak olan Küçük Erkekler Tenis Türkiye Şampiyonası’nda sporculara başarılar diliyoruz.