Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

TÜ’den ek onkoloji binası açıklaması

Trakya Üniversitesi Rektörlüğü, Onkoloji Hastanesi Ek Hizmet Binası hakkında kamuoyundan gelen eleştiriler üzerine açıklama yaptı. İnşaatla ilgili gelişmelerin sıralandığı açıklamada, “Onkoloji Hastanesi Ek Hizmet Binasının ihtiyaç duyulan tüm donanımın en kısa sürede tamamlanması ve en kısa sürede halkımızın hizmetine sunulması hususunda, tüm imkânlarımız seferber edilmiş ve süreç yakinen ve en titiz bir şekilde yürütülmektedir” denildi.

 Son günlerde Trakya Üniversitesi Onkoloji Hastanesi Ek Hizmet Binası hakkında kamuoyunda yer alan değerlendirmeler üzerine TÜ Rektörlüğü yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada şunlara yer verildi:

Kendisiyle 2024 yılı Aralık ayı içinde yapılan görüşmelerde hayırsever iş insanı Sayın Soner ÇEKER, Trakya Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Acil Servisi için bağışta bulunmak istediğini ifade etmiştir. O tarihte Acil Servis güçlendirme ihalesi tamamlanmış durumda olması nedeniyle,  bağışçıya Rektörlüğümüz tarafından daha önce ivedilikli ihtiyaç olarak belirlenmiş olan  Onkoloji Hastanesi Ek Bina yapımı önerisinde bulunulmuştur. Yapılan bu öneri de bağışçı tarafından kabul edilmiştir.

Bunun üzerine Sayın Soner ÇEKER, Onkoloji Hastanesi Ek Hizmet Binasının yapımı için 34.000.000 TL tutarında şartlı bağış yapmayı taahhüt etmiştir. Bağışçı tarafından, bağışın şartı olarak inşaatı üstlenecek firmanın kendisi tarafından belirlenmesi ve yapılacak ek binaya babası Hamdi ÇEKERin adının verilmesi teklif edilmiş, bu teklif Rektörlüğümüz tarafından uygun görülmüştür.

Teklif kapsamında bağışın şartlı olması nedeniyle, bağışın Üniversitemiz Vakfı’na yapılması gerekli görülmüştür. Bu doğrultuda, söz konusu şartlar çerçevesinde Trakya Üniversitesi Vakfı ile bağışçı arasında protokol düzenlenmiş ve bu kapsamda Rektörlüğümüz tarafından, mevcut Onkoloji Hastanesi yanındaki arsa, Onkoloji Hastanesi Ek Hizmet Binasının yapılması için tahsis edilmiştir.

Kararın ardından Üniversitemiz Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı, söz konusu arsadaki deplase işlerini ve tüm proje çalışmalarını, bağışın yapım sürecinde kullanılabilirliğini azaltmamak amacıyla bedelsiz olarak tamamlamıştır. Bağış tutarı, inşaat sürecinde düzenlenen hakedişlere bağlı olarak peyderpey Trakya Üniversitesi Vakfı’na aktarılmış, hakedişlerin kontrolünün ardından ve bağışçının bilgisi ve izni dahilinde, sözleşme hükümleri çerçevesinde yükleniciye ödemeler gerçekleştirilmiştir.

Mart 2025’te başlayan yapım işi son derece hızlı bir şekilde tamamlanmış, Şubat 2026 itibarıyla tüm ödemeler gerçekleştirilmiş ve bina Üniversitemiz envanterine kaydedilerek şartlı bağış kapsamındaki yapım yükümlülüğü eksiksiz yerine getirilmiştir. Hayırsever iş insanı Sayın Soner ÇEKER’in Üniversitemize ve bölgemiz sağlık hizmetlerine sunduğu değerli katkıya teşekkür ederiz.

Bununla birlikte, modern bir hastane binasının hizmete açılabilmesi için yalnızca inşaatın tamamlanması yeterli değildir. Tıbbi cihazların temini ve kurulumu, hasta odaları ile idari alanların tefrişi, medikal gaz sistemleri, bilgi işlem ve dijital altyapı, güvenlik ve otomasyon sistemleri ile ilgili teknik ve idari süreçlerin tamamlanması gerekmektedir.

Bu doğrultuda, yükleniciye son ödemenin yapılmasının ardından binanın sağlık hizmetine hazır hâle getirilmesine yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Tıbbi cihaz, donanım, mobilya ve diğer tefriş malzemelerinin teminine ilişkin ihale süreçleri devam etmekte olup, bu işlemlerin ve gerekli teknik testlerin tamamlanmasının ardından bina vatandaşlarımızın hizmetine açılacaktır.

Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, Trakya Üniversitesi olarak, Onkoloji Hastanesi Ek Hizmet Binasının ihtiyaç duyulan tüm donanımın en kısa sürede tamamlanması ve en kısa sürede halkımızın hizmetine sunulması hususunda, tüm imkânlarımız seferber edilmiş ve süreç yakinen ve en titiz bir şekilde yürütülmektedir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

DABİS Artık İŞKUR Mobil’de

Lise ve üniversite tercih döneminde gençlerin eğitim ve kariyerlerine ilişkin daha bilinçli kararlar verebilmelerini desteklemek amacıyla Danışman Bilgi Sistemi (DABİS), İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden öğrenci ve velilerin erişimine açıldı.

LGS’ye giren yaklaşık 1 milyon ve YKS’ye giren yaklaşık 2.5 milyon olmak üzere toplamda 3.5 milyon genci ilgilendiren süreçte, veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. DABİS’in İŞKUR Mobil uygulamasına taşınmasıyla birlikte öğrenciler, veliler ve mezunlar mesleki alanlar ile üniversite bölümlerine ilişkin iş gücü piyasası göstergelerine doğrudan erişebilecek.

DABİS Tercih Döneminde Öğrencilerin Okul ve Bölüm Seçimine Katkı Sunuyor

İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı rehber öğretmenler aracılığıyla sunulan DABİS sayesinde kullanıcılar, mesleki alanlar ve üniversite bölümleri hakkında kapsamlı bilgi edinebilecek. Sistem, eğitim tercihlerini yalnızca mevcut eğitim seçenekleri üzerinden değil, mezuniyet sonrasında karşılaşılabilecek iş gücü piyasası koşulları dikkate alınarak değerlendirmeye imkân sağlayan güvenilir bir kariyer rehberliği altyapısı sunuyor. DABİS’in İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden erişime açılmasıyla veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetleri daha kapsayıcı ve erişilebilir hâle getirildi.

Mesleki alanlar ile ön lisans ve lisans programlarından mezun olan kişilerin eğitimden çalışma hayatına geçiş süreçlerini farklı yönleriyle ortaya koyan DABİS, kapsamlı bir kariyer bilgi sistemi niteliği taşıyor.

Sistemde; İş bulma süresi, ücret dağılımı, ortalama çalışılan işyeri sayısı, istihdam oranı, girişimcilik oranı, girişim yaşam süresi, akademide çalışma oranı, sektör bazında dağılım gibi mesleki alanı tercih edecekler için 14 gösterge, üniversite bölümü tercih edecekler için 15 gösterge yer alıyor. 

Kullanıcılar sistem üzerinden farklı mesleki alanları, üniversiteleri ve bölümleri karşılaştırabiliyor; böylece tercih etmeyi düşündükleri alanlara ilişkin istihdam, ücret, iş bulma, kariyerde ilerleme ve girişimcilik görünümünü bütüncül biçimde inceleyebiliyor.

DABİS’te Yer Alan Farklı Birçok Gösterge, Mesleki Alanları ve Bölümleri Tanıma Fırsatı Sunuyor

DABİS’te sunulan göstergeler; Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) ve Millî Eğitim Bakanlığından (MEB) alınan lise ve üniversite mezun bilgileri ile Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alınan 2010-2024 yılları arasındaki çalışan bilgilerinin anonimleştirilerek eşleştirilmesiyle oluşturulan mikro veri setlerinin analizine dayanıyor. Bu kapsamda farklı kurumlardan elde edilen eğitim, sosyal güvenlik ve istihdam verileri belirli metodolojik kurallar çerçevesinde bir araya getirilerek iş gücü piyasası göstergeleri oluşturuluyor.

Meslek lisesi ve yükseköğretim mezunlarına ilişkin göstergeler, mezunların yalnızca bir işe girip girmediğini değil, çalışma hayatındaki devamlılıklarını ve mesleki hareketliliklerini de ortaya koyuyor. Mesleki alan ve üniversite bölüm bazında hesaplanan istihdam oranı göstergesiyle mezunların güncel yıl içerisindeki istihdam oranları görülebilirken, mesleki alan bazındaki bölgesel istihdam oranı göstergesiyle de mezunların eğitim aldıkları ilde istihdam edilme durumları incelenebiliyor.

İlk iş bulma süresi de tercih sürecinde gençlerin en fazla merak ettiği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. DABİS’te mezunların ilk işlerine ne kadar sürede yerleştikleri ayrıntılı biçimde gösteriliyor. Bu kapsamda, mezuniyetten önceki altı ay içinde çalışmaya başlayanlar ile mezuniyet sonrasındaki ilk altı ayda, altı-on iki ay arasında ve on iki aydan daha uzun sürede iş bulanlar ayrı ayrı değerlendiriliyor. Böylece öğrenciler, tercih etmeyi planladıkları mesleki alan veya üniversite bölümünden mezun olan kişilerin çalışma hayatına ne kadar sürede geçiş yaptığını karşılaştırmalı olarak inceleyebiliyor.

Yükseköğretim mezunlarına ilişkin göstergeler üniversite ve bölüm bazında hesaplanıyor. Sistem, ön lisans ve lisans programlarından mezun olanların iş gücü piyasasındaki durumunu çok boyutlu olarak ortaya koyuyor.Üniversite mezunlarının girişimcilik durumu da sistemde ayrı bir gösterge olarak yer alıyor. Mezuniyetten önceki altı ay ile mezuniyet sonrasındaki çalışma yaşamında kendi girişimini kuran mezunların oranları bölüm ve üniversite bazında hesaplanıyor. Bunun yanı sıra mezunların kariyerleri boyunca kaç farklı iş yerinde çalıştıkları ve girdikleri bir işte ortalama ne kadar süre kaldıkları da kullanıcıların incelemesine sunuluyor.

DABİS üzerinden üniversite mezunlarının bir işten ayrıldıktan sonra yeni bir işe geçiş süreleri, kurdukları girişimlerin faaliyetlerini ne kadar süre devam ettirdiği, çalıştıkları sektörler ve işletme büyüklükleri de incelenebiliyor. Böylece bir bölümün mezunlarının yalnızca işe girme oranı değil, çalışma hayatında hangi sektörlerde ve hangi ölçeklerdeki işletmelerde yoğunlaştığı da görülebiliyor.

Mezuniyet Sonrası Çalışma Hayatına İlişkin Bir Öngörü Sağlıyor

DABİS, gençlerin yerine tercih yapan bir sistem olma özelliği taşımıyor. Sistemde yer alan göstergeler tek başına kesin bir iş veya ücret garantisi sunmuyor. Geçmiş dönemlerde mezun olan kişilere ait toplulaştırılmış veriler üzerinden genel bir iş gücü piyasası görünümü sunan sistem, ekonomik koşulların, bireysel yetkinliklerin, yabancı dil bilgisinin, iş deneyiminin, yaşanılan bölgenin ve kişisel tercihlerin mezuniyet sonrasındaki kariyer sonuçlarını etkileyebileceği gerçeğini de göz önünde bulunduruyor.

DABİS, öğrencilerin yalnızca “Hangi bölümü kazanabilirim?” sorusuna değil, “Bu alandan mezun olduğumda beni nasıl bir çalışma hayatı bekleyebilir?” sorusuna da cevap bulmalarına katkı sağlıyor. Kullanıcılar, tercih etmeyi düşündükleri mesleki alan veya üniversite bölümüne ilişkin mezunların iş bulma sürelerini, çalışma devamlılıklarını, ücret dağılımlarını, girişimcilik eğilimlerini ve yoğun olarak çalıştıkları sektörleri karşılaştırabiliyor. Böylece eğitim tercihleri daha fazla veriye dayalı ve daha bilinçli şekilde yapılabiliyor.

Dijital hizmetlerin yanı sıra yüz yüze kariyer danışmanlığı hizmetleri de kesintisiz şekilde devam ediyor. İŞKUR İl Müdürlükleri ve Hizmet Merkezlerinde görev yapan İş ve Meslek Danışmanları, tercih döneminde öğrencilere ve velilere bireysel kariyer danışmanlığı hizmeti sunmayı sürdürüyor.

2020 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda uygulanan DABİS platformu, 2025 yılı Temmuz ayında İŞKUR’a devredildi. Devir sürecinin ardından sistem, 81 ilde görev yapan İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı rehber öğretmenler tarafından aktif olarak kullanılmaya devam ediyor.İŞKUR Mobil uygulamasıyla birlikte bu hizmet artık yalnızca danışmanlar ve rehber öğretmenler aracılığıyla değil, öğrenciler, veliler ve mezunlar tarafından da doğrudan erişilebilir hâle geldi.

DABİS ile veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması, tercih süreçlerinde doğru ve güvenilir bilgiye erişimin artırılması ve gençlerin eğitim ile çalışma hayatına ilişkin kararlarını iş gücü piyasası verileri ışığında desteklemeleri amaçlanıyor.

Peki Öğrenci ve Veliler Sisteme Nasıl Erişebilecek?

Kullanıcıların sisteme erişim için öncelikle IOS ve Android marketlerden İŞKUR Mobil uygulamasını indirmeleri ve profil oluşturduktan sonra Danışman Bilgi Sistemi’ne girerek mesleki alanlar için Ortaöğretim, üniversite bölümleri için Yükseköğretim sekmelerini seçmeleri gerekiyor.

TÜ’de 44’üncü yıl gururu!

Olgay GÜLER

Edirne ve Balkanların en büyük ve donanımlı eğitim kurumu Trakya Üniversitesi, 44’üncü kuruluş yıldönümüne özel video yayınlarken, Rektör Prof.Dr. Mustafa Hatipler de sosyal medya hesabından kutlama mesajı paylaştı.

Kentte, 20 Temmuz 1982’de kurulan ve günümüzde 14 fakülte, 4 yüksekokul, 1 devlet konservatuarı ve 10 meslek yüksekokuluyla eğitim ve öğretime devam eden Trakya Üniversitesi, 44’üncü yaşını kutladı.

Geride kalan yıllarda Trakya Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi’yle bölgenin en önemli sağlık kuruluşlarından birisi haline gelen kurumda, 44’üncü yıla özel video hazırlandı. Video, üniversitenin resmi sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler de, sosyal medya hesabından kutlama mesajı yayınladı. Hatipler, Trakya Üniversitesi’nin 44’üncü kuruluş yıl dönümünü büyük bir gurur ve mutlulukla kutladıklarını belirterek, “44 yıllık köklü geçmişiyle üniversitemiz; eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, sağlık hizmetleri, toplumsal katkı ve uluslararasılaşma alanlarında önemli başarılara imza atarak Türkiye’nin saygın yükseköğretim kurumları arasında yerini sağlamlaştırmıştır. Balkanlara açılan bilim, eğitim ve kültür kapısı olma misyonuyla, kalite odaklı ve yenilikçi anlayışımız doğrultusunda ülkemize ve bölgemize değer üretmeyi sürdürmektedir. “Geleceğe Köprü” vizyonuyla; eğitimden araştırmaya, bilimsel üretimden uluslararası iş birliklerine kadar her alanda daha güçlü bir Trakya Üniversitesi inşa etmeye, ülkemize ve Balkan coğrafyasına değer üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Bu anlamlı yıl dönümünde üniversitemizin bugünlere ulaşmasında emeği bulunan tüm akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize, mezunlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor; aramızdan ayrılan kıymetli mensuplarımızı rahmet ve minnetle anıyorum.

Trakya Üniversitemizin 44. kuruluş yıl dönümünü kutluyor, nice başarılı yıllar diliyorum” dedi.

Büyükgerdelli turnuvasında şampiyon İskenderspor

Olgay GÜLER

Edirne’de gerçekleştirilen Büyükgerdelli Bahar Turnuvası’nda, Pazar günü oynanan karşılaşmada Büyükgerdellispor’u 4-1 yenen İskenderspor şampiyon oldu.

Edirne’nin Süloğlu ilçesine bağlı Büyükgerdelli köyünde, geleneksel Büyükgerdelli Bahar Turnuvası düzenlendi. Süloğlu ilçe merkezinde gerçekleştirilen ve 12 takımın katıldığı turnuvada final karşılaşması, Pazar günü saat 17.30’da Büyükgerdellispor’la, İskenderspor arasında oynandı.

İddialı iki takımın maçında, 90 dakika sonunda gülen taraf İskenderspor oldu. İskenderspor, karşılaşmadan 4-1 galip ayrılarak turnuvanın şampiyonu oldu.

Karşılaşma sonunda İskenderspor’a kupaları, Süloğlu Kaymakamı Emin Cevat Tutar tarafından verildi.

Edirne Belediyesi’nden Lozan Antlaşması’nın 103’ncü yıldönümü töreni

Edirne Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve ulusal egemenliğini uluslararası alanda tescilleyen Lozan Antlaşması’nın 103. yıl dönümü dolayısıyla anma töreni düzenleyecek.

24 Temmuz Cuma günü saat 12.00’de Lozan Anıtı önünde gerçekleştirilecek törene Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın yanı sıra belediye meclis üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katılacak.

Lozan Antlaşması’nın Cumhuriyet’in temel kazanımlarından biri olduğunu vurgulayan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, şunları söyledi:

“Lozan Antlaşması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Milli Mücadele’nin diplomasi alanındaki en büyük başarılarından biridir. İsmet İnönü başkanlığındaki Türk heyetinin kararlı mücadelesiyle imzalanan bu tarihi antlaşma, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve ulusal egemenliğini tüm dünyaya kabul ettirmiştir. Cumhuriyetimizin temel taşlarından biri olan Lozan’ın 103. yıl dönümünde, bu büyük kazanımı saygı, minnet ve kararlılıkla anıyoruz.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İsmet İnönü’yü, Lozan heyetinde görev alan tüm devlet insanlarını ve Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyor; tüm hemşehrilerimizi Lozan Anıtı önünde gerçekleştireceğimiz anma törenine davet ediyorum.”

Hatipler’den İspanya’ya kutlama mesajı

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, 2026 FIFA Dünya Kupası Finali’nde Arjantin’i 1-0 mağlup ederek dünya şampiyonu olan İspanya Milli Takımı’nı yayımladığı mesajla kutlarken, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’e insanlık, adalet ve barıştan yana sergilediği duruştan dolayı ayrı bir parantez açtı.

Hatipler, kutlama mesajında yalnızca İspanya’nın sportif başarısına değil, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in Gazze başta olmak üzere uluslararası çatışmalara ilişkin açıklamalarına da yer verdi.

İspanya halkını ve milli takımını yürekten tebrik ettiğini belirten Hatipler, Sánchez’in Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Ukrayna’da yaşanan savaşlar ve insani krizlere ilişkin, “Utanması gereken biz değiliz, bu zulmü savunanlardır. Biz tarihin doğru tarafındayız.” sözlerini bir kez daha hatırlattı.

Hatipler, mesajında Sánchez’in insanlık, adalet ve barıştan yana sergilediği duruşu takdirle karşıladığını ifade etti.

Trakya Üniversitesi olarak barış, adalet ve insanlık değerlerini güçlendiren her yaklaşımı önemsediklerini vurgulayan Hatipler, mesajını şu ifadelerle tamamladı:

“Trakya Üniversitesi olarak; tarihin doğru tarafında yer alan barış, adalet ve insanlık değerlerinin güçlenmesine katkı sunan her yaklaşımı önemserken, dünya şampiyonu İspanya’yı ve dost İspanya halkını en içten duygularımla kutluyorum.”

Bu açıklamayla Hatipler, hem 2026 FIFA Dünya Kupası’nı kazanan İspanya Milli Takımı’nı kutladı hem de İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in uluslararası insani krizlere ilişkin açıklamalarına destek veren değerlendirmelerde bulundu.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yılı anıldı

Olgay GÜLER

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’inci yıldönümü dolayısıyla, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Edirne Şubesi’nde program düzenlendi.

Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te başlattığı Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen program Türkiye Muharip Gaziler Derneği Edirne Şubesi’nde gerçekleştirildi. Programa Edirne Vali Yardımcısı Güher Sinem Nalçacı, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, dernek yönetimi ve çok sayıda gazi ile gazi ailesi katıldı. 

‘SİZİN SAYENİZDE ŞU ANDA BARIŞ VAR’

Vali Yardımcısı Büyüknalçacı, şehit ve gazilerin sayesinde şu anda Kıbrıs’ta barış olduğunu belirterek, “Bugün Kıbrıs Harekatımızın 52’nci yıl dönümü. Pek çoğumuz orada 15 ay gibi bir süre kaldınız ama emeklerinizin de karşılığını aldınız. Ben tüm vatandaşlarımız adına hepinize çok teşekkür ediyorum. Kendi adıma da teşekkür ediyorum. Sizin verdiğiniz emekler sayesinde şu anda Kıbrıs’ta bu barış var. Allah elinize, emeğinize zeval vermesin inşallah” diye konuştu.

‘BARIŞ, DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK GÖTÜRDÜK’

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Edirne Şube Sekreteri Fevzi Demir de, 20 Temmuz’un kendileri için özel bir gün olduğunu söyleyerek, “Bugün biz Kıbrıs gazileri için çok özel bir gün. 52 yıl önce 20 Temmuz barış harekatımızı anımsayarak, o günkü heyecanımızı ve yavru vatan Kıbrıslı yurttaşlarımıza barış götürdüğümüzü hatırlayarak bir o kadar da sevinç, mutluluk ve ayrıca hüzün duyarak uyandık. Sevinçliyiz çünkü Kıbrıslı yurttaşlarımıza barış, cumhuriyet ve özgürlük götürdük. Hüzünlüyüz çünkü 498 şehidimiz ve binlerce yaralanmış malul gazilerimiz oldu. Hepimizin ayrı ayrı anıları vardır. Umuyorum ki hepimiz o günleri hatırlayarak, gözümüzün önünde canlandırıyoruzdur. Allah sizlerden razı olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatan için, bayrak için, demokrasi ve özgürlük için şehit olmuş tüm şehitlerimizi ve ahirete göçmüş gazilerimizi saygı ve hürmetle yad ederken kabirleri nur mekanları cennet olsun diyorum. Şu anda yaşayan tüm gazilerimize de sağlık ve mutluluklar diliyorum” şeklinde konuştu.

 ‘Emekli tatilin hayaline bile uzak’

Edirne Emekliler Derneği Yönetim Kurulu, emeklinin kendisine verilen emekli maaşı ile sadece geçinimini sağlayabildiğini belirterek, emekliyi tatil yapamaz hala getiren zihniyetlere sandıkta gereken cevabı vereceklerini bildirdi.

Edirne Emekliler Derneği Yönetim Kurulu, ‘Emekli tatilin hayaline bile uzak’ başlığı altındaki yazılı açıklamasında 23.552 TL olan en düşük emekli aylığına  mahkum edilen kişi sayısının son verilere göre 5,1 milyon kişiye ulaştığını, bu rakamın da gittikçe arttığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“2019 yılında 800 bin kişi en düşük emekli maaşı alırken, 2026 yılında bu rakam 5,1 milyon kişiye çıkmıştır. Yüzde 538 bir artış var. Her 3 emekliden 1 i en düşük emekli maaşı ile geçinmek zorunda.

Emeklilerin %85’i olan 14 milyon emekli açlık sınırı olan 36.324 TL’nin altında maaş alırken,%65’i de ya iş arıyor ya da çalışıyor.

Emekli maaşları sadece yaşamamızı sürdürülebilecek bir  maaşa dönüşmüş  durumda ki bu maaşa 100 yıllardır kölelik ücreti yada maaşı deniyor. Kölelik maaşı alıyoruz.

Bu şartlarda emekli arkadaşlara ‘Tatile gidebiliyor musunuz?’ diye sorduğumuz da aldığımız yanıtlar; ‘Tatile gitmeyeceğim, ne tatili? Maaşın zaten yettiği yok. Ülkenin ekonomik durumu belli. Aldığımız torunların harçlığına yetmiyor’ dedi.

‘Tatil planım yok. Durumlar bozuk, 23.552 bin lira maaş alıyorum o da yetişmiyor. Bu yaz evdeyim, bir yere gitmiyorum. Önceleri gençliğimde tatile gittim o zaman iyiydi, şimdi hep bozuk. Ecevit’in zamanında iyiydi.’

Başka bir emekli de tatile gidemeyeceğini bildirerek, ‘Emekli maaşı nereden yetecek? Kendimizi zor idare ediyoruz. Birkaç yıl önce gitmiştik Antalya’ya, oğlum götürmüştü. Evimiz kira değil, kendi evimiz. Kira olsa hiç geçinemeyiz.’

‘Ne tatili? Maaşın zaten yettiği yok. Avrupa’daki emeklilerle bizi niye kıyaslıyorsun? Ülkenin ekonomik durumu belli. Aldığımız torunların harçlığına yetmiyor.’

‘Para yok, olursa gideriz. Tatile gitmem ben de.’

‘Edirne’yi dolaşın şehir boşalmasına rağmen kahvelerin dolu olduğunu göreceksiniz. Tatilde olması gereken emekliler artık sosyal bir tesise dönüşen kahvelerde zamanlarını geçirmek zorunda kalıyor. Türkiye’nin her yerinde de durum bu.’

Türkiye’de ekonomik krizin, derinleşen gelir adaletsizliği ve yüksek enflasyonun ağır yükünü emekliler taşıyor. Milyonlarca emekli günümüzde açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verirken insanca yaşam koşulları da giderek zorlaşıyor.

2026 Emekliler Yılı ilan edildi, ilan edilmesi sorunu çözmüyor ve Emekliler Yılı’nda ülkeyi yönetenlerin tatil için sunduğu seçenek; KYK Yurtlarında 1 ay kadar kalıp tatil yapabileceği öneriliyor. Bu mudur çözüm? Devlet olarak 5 yıldızlı otellerde tatil yapabilmenin olanağını sağlaması lazım. (Bu arada yol parası, kalıp harcayacağı para hesap edilmemiş……)

Ülkeyi yönetenler emeklilere insanca yaşayabileceği bir tatil seçeneği sunmak zorunda, bu yıllarca devlete çalışmış emek harcamış, prim ödemiş emeklinin yılda 15 gün tatil hakkı olması talebimizdir.

Emeklinin de gelişmiş ülkelerdeki emekliler gibi yılda 1-2 kere tatil yapma planı yapabilmeli.

Bu ülkede 5 yıldızlı bir ülkede 6 gün insanca tatil yapmanın maliyeti 200-400 bin arası değişiyor, hangi emeklinin bu tatili yapabileceğini siz düşünün.

Sonuç; Emekli kendisine verilen emekli maaşı ile sadece geçinimini sağlayabiliyor ve tatil hayali kurmaktan bile uzak.

Emekliyi tatil yapamaz hala getiren zihniyetlere sandıkta gereken cevabı da vereceğiz.

Yaşasın emeklilerin örgütlü mücadelesi. Yaşasın Edirne Emekliler Derneği.”

Gümüş Zincir Kolye Modellerinde Duruşu Belirleyen Detaylar

Kolye seçerken çoğu kişi önce zincirin kalınlığına ya da ucun tasarımına bakar. Fakat günlük kullanımda fark edilen detaylar daha basittir: Zincir tişört yakasının üstünde mi kalıyor, gömlek içinde kayboluyor mu, ense kısmındaki kilit öne dönüyor mu, kolye ucu göğüs hattında doğru yerde mi duruyor? Bu yüzden gümüş zincir kolye seçerken modelin görünümünden önce zincirin uzunluğu, halka yapısı, ağırlığı ve kullanılacak kıyafetlerle ilişkisi değerlendirilmelidir. Erkek kolyeler için bu ayrım özellikle önemlidir; çünkü zincir çoğu zaman sade üst parçalar üzerinde tek başına görünür.

Zincir Kalınlığı Nasıl Seçilmeli?

Zincir kalınlığı, kolyenin boyunda ne kadar belirgin duracağını belirler. İnce zincirler genellikle kolye ucu taşımak için daha uygundur. Harf, sembol, küçük plaka ya da kişiye özel bir detay kullanılacaksa zincirin fazla kalın olmaması gerekir. Aksi halde zincir, ucun önüne geçer.

Orta kalınlıktaki zincirler günlük kullanımda daha dengeli görünür. Bisiklet yaka tişört, basic sweatshirt veya açık yaka gömlekle rahat kullanılabilir. Kalın zincirler ise tek başına kullanılmaya daha uygundur. Bu tip modellerde kolye ucu eklemek çoğu zaman görünümü ağırlaştırır.

Seçim yaparken şu ayrım daha net sonuç verir:

  • Kolye ucu kullanılacaksa: ince ya da orta kalınlıkta zincir tercih edilebilir.
  • Zincir tek başına takılacaksa: gurmet, figaro veya rolo gibi halka yapısı görünen modeller seçilebilir.
  • Günlük kullanım hedefleniyorsa: çok ağır ve geniş halkalı zincirlerden uzak durmak daha rahat olur.
  • Koyu renk tişörtlerle kullanılacaksa: mat ya da oksitli gümüş yüzey daha belirgin durabilir.
  • Gömlek içinde kullanılacaksa: zincirin boyna çok yakın olmaması gerekir.

Burada amaç zincirin dikkat çekmesi değil, boyunda düzgün yerleşmesidir.

Kolye Uzunluğu Hangi Kıyafetle Nasıl Durur?

Kolye uzunluğu, zincirin vücutta nerede görüneceğini belirler. Kısa zincirler boyna yakın durur. Bu görünüm bazı modellerde iyi çalışsa da gömlek yakasıyla birlikte kullanıldığında sıkışık görünebilir. Özellikle erkek kolyeler içinde kısa zincirler, kalın boyun yapısına sahip kişilerde daha sert bir hat oluşturabilir.

Orta uzunluktaki zincirler daha kullanışlıdır. Tişört üzerinde görünür kalır, gömlek içinde tamamen kaybolmaz ve kolye ucu varsa göğüs hattında daha dengeli durur. Uzun zincirler ise plaka, sembol veya daha büyük uçlarla birlikte tercih edilebilir. Ancak uzun zincirler hareket sırasında kıyafet altında yer değiştirebilir.

Kullanım senaryosuna göre seçim şöyle yapılabilir:

  • Bisiklet yaka tişört: orta uzunlukta zincir daha net görünür.
  • Açık yaka gömlek: boyna çok yakın olmayan zincir daha rahat durur.
  • Oversize tişört veya sweatshirt: ince zincir kaybolabilir, orta kalınlık daha iyi görünür.
  • Ceket içi kullanım: sade ve orta uzunlukta zincir daha kontrollü durur.
  • Kolye ucu taşıyan modeller: uç, göğüs hattında fazla yukarıda kalmamalıdır.

Zincir gün içinde sürekli elle düzeltiliyorsa, uzunluk ya da ağırlık dağılımı kullanım alışkanlığına uygun değildir.

Halka Yapısı Kullanım Hissini Değiştirir

Zincirin sadece kalınlığı değil, halka biçimi de önemlidir. Düz ve sık bağlantılı zincirler boyunda daha sabit durur. Büyük halkalı zincirler daha görünürdür fakat kıyafete temas ettiğinde daha fazla hissedilebilir. Çok hareketli halka yapısına sahip modellerde kilit kısmı zamanla ense dışına doğru dönebilir.

Gurmet zincirler daha düz bir yüzey etkisi verir. Figaro zincirlerde kısa ve uzun halkaların ritmi daha belirgindir. Rolo zincirler ise yuvarlak halka yapısıyla daha sade bir görünüm oluşturur. Bu teknik farklar küçük görünür ama kolyenin boyunda nasıl duracağını etkiler.

Günlük kullanımda zincirin şu özellikleri kontrol edilmelidir:

  • Halka araları kıyafete takılıyor mu?
  • Zincir boyunda düz mü duruyor, yoksa buruluyor mu?
  • Kilit bölümü çok büyük olduğu için ense kısmında rahatsızlık veriyor mu?
  • Uç takıldığında zincir aşağı doğru fazla çekiliyor mu?

Bu detaylar özellikle uzun süre takılacak gümüş zincir kolye modellerinde daha belirleyicidir.

Gümüş Yüzeyde Parlak, Mat ve Oksitli Görünüm Farkı

Gümüş zincirlerde yüzey seçimi, kolyenin kullanım sonrası nasıl görüneceğini etkiler. Parlak yüzeyler ilk bakışta daha temiz görünür; fakat çizik ve temas izlerini daha hızlı gösterir. Mat yüzeylerde bu izler daha az belirgin olur. Oksitli gümüş ise halka aralarında koyu tonlar bırakarak zincirin formunu daha görünür hale getirir.

Her gün takılacak bir zincirde çok parlak yüzey yerine mat ya da hafif oksitli detaylar daha kullanışlı olabilir. Özellikle erkek gümüş kolyeler için oksitli yüzey zincirin formunu daha net gösterir ve sade kıyafetlerle tercih edilebilir.

Bakım tarafında zincir yapısı önemlidir. Krem, ter ve parfüm kalıntıları halka aralarında birikebilir. Bu yüzden kullanım sonrası kuru bezle silmek, zinciri kapalı ve kuru bir alanda saklamak yeterlidir. Gümüş ürünlerin zamanla ton değiştirmesi normaldir; düzenli bakım yüzeyin daha kontrollü görünmesini sağlar.

Kolye Ucu ve Zincir Birlikte Seçilmeli

Kolye ucu kullanılacaksa, zincir ayrı düşünülmemelidir. Küçük bir sembol çok kalın zincirde kaybolur. Büyük bir plaka ise ince zincirde dengesiz durabilir. Bu yüzden uç formu ile zincir kalınlığı birlikte seçilmelidir.

Örneğin, küçük harf, sembol veya ince detaylı bir uç için daha sade bir zincir önerilmektedir. Daha büyük ve belirgin bir uç kullanılacaksa, zincirin de bu ağırlığı taşıyacak formda olması önemlidir. Aksi halde kolye boyunda öne doğru çekilir veya zincir sürekli yer değiştirir.

Fersknit’te gümüş kolye hazırlanırken zincir uzunluğu siparişe göre belirlenebilir; kolye ucu da bu uzunluğa göre konumlandırılır. Küçük bir sembolde daha ince zincir tercih edilebilir, daha belirgin bir uçta ise taşıyıcı yapısı güçlü bir zincir kullanılır. Fersknit’te kişiye özel üretim; ölçü, sembol, yüzey tercihi ve zincir formunun aynı ürün içinde birlikte düzenlenmesine imkan tanır. Böylece kolye, boyunda nerede duracağı ve günlük kullanımda nasıl taşınacağı düşünülerek hazırlanır.

Kamuda büyük operasyon; Edirne’den 16 gözaltı!

Olgay GÜLER

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni nesil suç örgütlerine yönelik soruşturma kapsamında, araların da Edirne’nin de bulunduğu 12 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.

Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, suç örgütleri, örgütlü suç yapılanmaları ve bu yapılara alan açmaya çalışan her türlü kirli ilişki ağıyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, örgüt yöneticileri ve üyelerinin görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden bazı kamu görevlilerinden suç kaydı, aranma kaydı, yakalama kaydı, kırmızı bülten, araç sorgulama ve gümrük geçiş bilgileri aldığına yönelik tespitler yapıldığını aktaran Gürlek, bu kapsamda 2 denetimli serbestlik memuru, 1 zabıt kâtibi, 1 gümrük muhafaza müdür yardımcısı, 15 gümrük muhafaza memuru, 10 polis memuru ve 2 avukatın da aralarında bulunduğu toplam 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini bildirdi.

Paylaşımda; hukuk devletinin gücünün, suç örgütleri karşısında en kararlı şekilde göstermeye devam edeceklerini belirten Gürlek, “Devletin imkânlarını suç örgütlerinin hizmetine sunmaya, kamu görevinin vakarını ve milletimizin devlete olan güvenini zedelemeye yeltenen kimseye müsamaha gösterilmeyecek; kamu gücünü kişisel ya da örgütsel çıkarlar için kullanmaya teşebbüs eden hakkında adli işlemler gecikmeksizin tesis edilecektir. Bu mücadelenin temel amacı; milletimizin huzurunu korumak, kamu düzenini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın devlete, adalete ve hukuka olan güvenini daha da artırmaktır. Türkiye Yüzyılı’nda hukuk devletinin gücünü, suç örgütlerinin karşısında en kararlı şekilde göstermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, gözaltı kararı verilen 50 şüpheliden birinin İpsala Sınır Kapısı Gümrük Muhafaza Müdür Yardımcısı, 12’sinin İpsala Sınır Kapısı’nda görevli gümrük muhafaza memuru, 3’ünün de Kapıkule Sınır Kapısı’nda görevli gümrük muhafaza memuru olduğu öğrenildi.