Bebeklerin ek gıdaya geçiş süreci, ebeveynler için hem heyecan hem de soru işaretleriyle doludur. Bu dönemde doğru besin seçimi, bebeğin damak tadının gelişimi ve sağlıklı büyümesi için kritik öneme sahiptir. İşte tam da bu noktada, bebek meyve püresi devreye girer. Meyve püreleri, bebeğinize meyvelerin doğal şekerini ve vitaminlerini sunarken, aynı zamanda farklı dokuları ve tatları keşfetmesi için mükemmel bir fırsat yaratır. Ancak her meyve bebek beslenmesi için uygun mudur? Hangi meyvelerle, ne zaman başlamak gerekir? Bu soruların cevaplarını bilmek, bebeğinizin beslenme yolculuğunu sorunsuz ve keyifli hale getirecektir.
Bebekler İçin Meyve Püresi Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Öncelikle, bebeğinize meyve püresi vermeye başlarken tek çeşit ile başlamak ve 3 gün kuralını uygulamak çok önemlidir. Bu sayede olası bir alerjik reaksiyonu kolayca tespit edebilirsiniz. Elma, armut ve şeftali gibi sindirimi kolay, alerji riski düşük meyveler ideal ilk adımlardır. Meyveler mutlaka iyice yıkanmalı, kabukları soyulmalı ve çekirdekleri çıkarılarak püre haline getirilmelidir. Pişirme işlemi, bazı meyvelerdeki besin değerlerini korumak ve sindirimi kolaylaştırmak için faydalı olabilir. Özellikle elma ve armut hafifçe buharda pişirilebilir.
Türkiye’de mevsimine uygun meyveleri tercih etmek ise bir diğer altın kuraldır. Mevsiminde yetişen meyveler hem daha lezzetli hem de daha zengin içerikli olurlar. Hazır alınan püreler söz konusu olduğunda ise etiket okuma alışkanlığı kazanmak şarttır. İçinde koruyucu, katkı maddesi, ilave şeker veya tuz bulunmayan, doğallığından emin olduğunuz ürünleri seçmelisiniz. Bebeğinizin sağlıklı gelişimi için en kaliteli ve güvenilir bebek meyve püresi seçeneklerine ulaşmak, online alışverişin konforu ile artık çok daha kolay.
Evde kendi meyve pürenizi yapmak kontrolü elinizde tutmanızı sağlarken, zaman kısıtı olan ebeveynler için güvenilir markaların hazır püreleri de kurtarıcı olabilir. Önemli olan, bebeğinizin ihtiyaçlarına uygun, besleyici ve güvenli ürünleri bulmaktır. Bebeğiniz büyüdükçe, farklı meyveleri karıştırarak yeni lezzetler yaratabilir, hatta yoğurt veya tahıllarla zenginleştirerek öğünün besin değerini artırabilirsiniz. Bu süreç, onunla kurduğunuz keyifli bir iletişim ve keşif anına dönüşebilir.
Bu hassas geçiş döneminde, ailelerin en büyük ihtiyacı, güvenebilecekleri ve işlerini kolaylaştıracak kaynaklara ulaşmaktır. İşte tam da bu noktada, bebek gelişimini her yönüyle desteklemeyi hedefleyen markalar devreye giriyor. Örneğin, Bebeklik, bebeklerin sağlıklı gelişimini destekleyen kitaplar, oyuncaklar ve anne-bebek ürünlerini bir araya getirerek ailelere güvenilir ve keyifli bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefleyen bir markadır. Bebeklerin zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişimini destekleyen seçkin ürünleri titizlikle bir araya getiren Bebeklik, ebeveynlerin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve güvenilir ürünlere kolayca ulaşabilmesini amaçlar. Güvenli alışveriş altyapısı, hızlı teslimat ve müşteri memnuniyetini odağına alan hizmet anlayışıyla Bebeklik, bebeklerin gelişim yolculuğunda ailelerin yanında olmayı ve her aşamada değer katan çözümler sunmayı hedefler. Bu sayede, bebeğiniz için en doğru meyve püresini seçmek de dahil olmak üzere, tüm ihtiyaçlarınız için güvenilir bir adres sunar.
Tekirdağ’da düzenlenen 17. Genç Yetenekler Müzik Festivali’ne damga vuran Keşan BİLSEM ve Yusuf Çapraz Anadolu Lisesi öğrencileri, sergiledikleri performanslarla çok sayıda başarı ödülünün sahibi oldu.
Tekirdağ Bilim ve Sanat Merkezi tarafından bu yıl 17.si gerçekleştirilen “Genç Yetenekler Tekirdağ’da Buluşuyor 2026 Müzik Festivali”, Keşanlı öğrencilerin gövde gösterisine sahne oldu. 27 Mart Cuma günü Tekirdağ Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen dev organizasyonda Keşan’ı temsil eden öğrenciler, disiplinli çalışmalarının meyvesini alkışlar ve ödüllerle topladı.
Keşan BİLSEM’den Klasik Müzik Rüzgârı
Müzik öğretmeni Hüseyin Tansu Kırcıoğlu rehberliğinde festivale hazırlanan Keşan Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, dünya klasiklerinden seçkin eserleri başarıyla seslendirdi:
Alara İnce: Beethoven – Bagatelle Op.119 No.1
Mert Cengiz: Friedrich Burgmüller – Ballade Op.100 No.15
Elif Defne Gülpınar: Georges Bizet – Habanera
Derya Umur: Ennio Morricone – The Ecstasy of Gold
Aysu Dinç: Robert Schumann – Vahşi Atlı
Ecrin Baş: Yann Tiersen – Comptine d’un autre été ve Erik Satie – Gnossienne No.1
BİLSEM Ses Topluluğu; Hüseyin Tansu Kırcıoğlu (piyano) ve Çiğdem Saylam Kırcıoğlu’nun (çello) eşliğinde seslendirdikleri “Voi Sur Ton Chemin” eseriyle “Çalgı Eşlikli Yapıt Yorumlama Başarı Ödülü”ne layık görüldü. Ayrıca solo alanında “Gelecek Vaadeden Müzisyen” ve “Solo Yapıt Yorumlama” ödülleri de Keşan’a geldi.
Yusuf Çapraz Anadolu Lisesi’nden Duygusal Yorum
Yusuf Çapraz Anadolu Lisesi öğrencileri Sefa Berkay Nayam (gitar-vokal) ve Aybars Efe Balçık (bağlama), müzik öğretmenleri Çiğdem Saylam Kırcıoğlu’nun rehberliği ve çello eşliği ile sahne aldı.
“Ah Bir Ataş Ver” türküsünü seslendiren topluluktan;
Aybars Efe Balçık: Solo Yapıt Yorumlama Başarı Ödülü,
Sefa Berkay Nayam: Türk Halk Müziği Yorumlama Başarı Ödülü aldı.
Katkıda Bulunan Kurumlara Teşekkür
Keşan BİLSEM Müdürü Erdinç Erdemir ve Yusuf Çapraz Anadolu Lisesi Müdürü Ebru Palabıyık, öğrencilerin başarısında emeği geçen öğretmenlere, velilere ve desteklerinden dolayı Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sercan Kemik’e teşekkür ettiler. Okul yönetimleri, öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimlerini desteklemeye devam edeceklerini vurguladı.
Edirne Ziraat Odası Başkanlığı, üreticileri Kök Boğaz Hastalığı, Külleme ve bazı yaprak leke hastalığı konularında uyardı. Ziraat Odası’ndan yapılan açıklamada, geçen hafta Köşen, İskenderun, Sazlıdere, Elçili, Doyran, Karakasım, Büyükismailce, Sarayakpınar, Uzgaç ve Karabulut köylerinde tarla ziyaretleri gerçekleştirildiği kaydedildi. Açıklamada, “Uzun zamandır yağan yağmurlar ve nemli havalar sebebi ile ekili alanların hastalıklara açık hale geldiği gözlemlenmiştir. Özellikle Buğday ve arpa ekili alanlarda kök boğaz, külleme ve bazı yaprak leke hastalıklarının başladığı gözlemlenmiştir” denildi.
Edirne Ziraat Odası Başkanlığı açıklamasında şunlara yer verildi: Buğday ve arpalarda kök hastalıklarını oluşturan mantarlar uygun sıcaklık ve nemde orataya çıkarak bitkide hasara dolayısıyla kalite ve verim kayıplarına sebep olmaktadır. Bunun önüne geçmek için arazilerimizi sık sık kontrol edip gerekirse uygun ruhsatlı fungusitlerle ilaçlama yapılarak gerekli önlemlerin alınması gerekir.
Kök Boğazı hastalığını nasıl anlarım ? Buğdayın kök kısmında kahverengi sınırla çevrili göz şeklinde (kuş gözü) renk bozulması meydana gelmesi ve enfeksiyınun ilerlemesi ile sap kısmından kırılıp yatmasına sebep olan bir hastalıktır. Aşırı nem, sık ekim hastalık oluşumunda büyük etkendir.
Külleme hastalığını nasıl anlarım ? Külleme buğday ve Arpa yapraklarında beyaz-gri pudramsı tabakalar oluşturan mantari bir hastalıktır. Aşırı nemli hava, sık ekim ve bazı duyarlı çeşitler külleme hastalığının gelişmesine sebep olur. Bu hastalıklardan korunabilmek için iklim şartlarından bağımsız olarak mutlaka sık ekimden kaçınılmalı, hastalığa dayanıklı çeşitler tercih edilmeli, Azotlu gübreleme dengeli yapılmalıdır. Sonrasında ise varolan iklim şartlarına göre değerlendirme yapılıp gerekli durumlarda uygun ruhsatlı bir fungusit ile mutlaka ilaçlama yapılmalıdır. Buğdayın kök sisteminin güçlü olması verim ve kalitedeki en önemli etkendir. Bu nedenle zamanında ve doğru yapılan fungusit uygulamaları ile önemli verim kayıplarının önüne geçilebilmektedir. ÜRÜNÜNÜZ BOL, KAZANCINIZ BEREKETLİ OLSUN
Yazlık Tunikler ile yaz gardırobunuzda hem şıklığı hem de rahatlığı bir arada yaşayabilirsiniz. Sıcak yaz günlerinde ferah ve zarif görünmenin en pratik yolu olan tunikler, doğru seçim ve kombinlerle her vücut tipine uyum sağlar. Bu rehberde, yazlık tunik seçiminde dikkat edilmesi gereken tüm detayları keşfedeceksiniz.
Güncel tunik trendlerinden vücut tipinize uygun model seçimine, kumaş ve renk tercihlerinden şık kombinlere kadar her şeyi bu makalede bulabilirsiniz. Özellikle, hangi kumaşların yaz aylarında daha konforlu olduğunu ve tuniklerinizi nasıl farklı parçalarla tamamlayabileceğinizi öğreneceksiniz. Moreover, her stil ve zevke hitap eden pratik önerilerle yazlık gardırobunuzu yenilemek artık çok kolay.
Yazlık Tunik Modelleri ve Trendleri
Yaz aylarının vazgeçilmez parçası haline gelen tunikler, hem şık hem de rahat bir görünüm sunar. Yazlık Tunikler koleksiyonunda, farklı beğenilere hitap eden çok sayıda seçenek bulunmaktadır. Bu sezon özellikle desenli ve renkli modeller ön plana çıkmakta, aynı zamanda sade tasarımlar da popülerliğini korumaktadır. Günlük kullanımdan özel davetlere kadar her ortamda tercih edilebilen tunikler, gardıropların olmazsa olmaz parçaları arasında yer almaktadır.
Modern tunik tasarımları arasında bohem tarzı, etnik desenli ve minimalist modeller dikkat çekmektedir. Özellikle plaj tatillerinde ve günlük kombinlerde tercih edilen bu parçalar, kadınların tarzını yansıtan önemli detaylar içerir. Ayrıca, asimetrik kesimler ve yan yırtmaçlı modeller bu sezonun en beğenilen trendleri arasındadır. Kolsuz, kısa kollu veya uzun kollu seçenekler sayesinde her mevsim rahatlıkla kullanılabilir.
Tunik modellerinde uzunluk tercihleri kişisel zevklere göre değişiklik göstermektedir. Örneğin, diz üstü kesimler daha dinamik bir görünüm sağlarken, uzun boy tunikler zarif bir hava yaratır. Düğmeli, fermuarlı veya bağcıklı detaylar tasarımlara farklı bir boyut kazandırmaktadır. Her kadın kendi tarzına uygun tunik modelini kolayca bulabilir ve yaz gardırobunu zenginleştirebilir.
Vücut Tipine Göre Tunik Seçimi Nasıl Yapılır?
Her vücut tipi kendine özgü güzelliğe sahiptir ve doğru tunik seçimi bu güzelliği ortaya çıkarır. Elma vücut tipine sahip kadınlar için A kesim modeller idealdir, çünkü bel bölgesini rahatlatır ve dikkati üst tarafa çeker. Armut vücut tipinde ise geniş omuz detaylı veya desenli üst kısma sahip tunikler görsel denge sağlar. Böylece vücut oranları daha uyumlu bir görünüm kazanır ve kişi kendini daha rahat hisseder.
Dikdörtgen vücut yapısına sahip kadınlar için bel vurgulu tunikler kadınsı siluet yaratmada etkilidir. Örneğin, kemerli veya bel hizasında büzgülü modeller vücuda form kazandırır ve monotonluğu kırar. Kum saati vücut tipindeki kadınlar ise neredeyse her tunik modelini rahatlıkla tercih edebilir. Ancak vücut hatlarını takip eden yarı dar kesimler bu tip için özellikle şık durur.
Boy uzunluğu da tunik seçiminde dikkate alınması gereken önemli bir faktördür. Kısa boylu kadınlar için diz üstü uzunluktaki tunikler bacakları uzun gösterir ve genel görünümü dengeler. Uzun boylu kadınlar ise daha rahat hareket edebilir ve diz altı uzunluktaki modelleri tercih edebilir. Ayrıca, dikey çizgili veya V yaka detaylı tunikler her boy için uzatıcı etki yaratır.
Kalça ve göğüs bölgesindeki farklılıklar da tunik modelini belirlerken göz önünde bulundurulmalıdır. Geniş kalçalı kadınlar için üst kısımda detaylı, alt kısımda sade modeller ideal bir seçim oluşturur. Dolgun göğüslü kadınlar ise V yaka veya gömlek yaka detaylı tunikleri tercih etmelidir. Böylece hem rahat hem de şık bir görünüm elde edilir ve vücut hatları dengeli bir şekilde yansıtılır.
Kumaş seçimi de vücut tipine göre değişiklik gösterir ve doğru tercih büyük fark yaratır. Zayıf yapılı kadınlar için kalın dokulu veya desenli kumaşlar hacim kazandırır ve dolgunluk hissi verir. Dolgun yapılı kadınlar ise akışkan, hafif kumaşları tercih etmelidir çünkü bu kumaşlar vücudu sarmadan rahat bir görünüm sağlar. Ayrıca, mat kumaşlar her vücut tipi için güvenli bir seçenek olarak öne çıkar ve zarif bir stil sunar.
Yazlık Tuniklerde Kumaş ve Renk Tercihleri
Yazlık tuniklerin en önemli özelliği, sıcak havalarda nefes alabilir kumaşlardan üretilmiş olmalarıdır. Pamuklu, keten ve viskon gibi doğal dokular, terlemeyi önlerken cildin rahat etmesini sağlar. Özellikle %100 pamuk veya keten karışımlı kumaşlar, nem emici özellikleriyle yaz aylarında ideal seçeneklerdir. Ayrıca, şifon ve krep gibi hafif dokular, zarif bir görünüm sunarken maksimum konfor sağlar.
Renk seçiminde ise açık tonlar yaz mevsiminin vazgeçilmez tercihlerinden biridir. Beyaz, krem, pudra ve pastel renkler güneş ışığını yansıtarak serin kalmanıza yardımcı olur. Ancak, canlı renkler ve desenli modeller de yazlık gardırobunuza enerji katabilir. Çiçek desenleri, geometrik şekiller ve etnik motifler, tuniklerinize özgün bir karakter kazandırır.
Kumaş kalitesi, tuniklerin uzun ömürlü olmasını ve şeklini korumasını doğrudan etkiler. Düşük kaliteli sentetik kumaşlar, sıcak havalarda rahatsızlık yaratabilir ve ciltte tahriş oluşturabilir. Bu nedenle, etiketleri dikkatlice incelemek ve doğal lif oranı yüksek ürünleri tercih etmek önemlidir. Özellikle, kumaşın yumuşaklığı ve esnekliği, gün boyu konforlu bir kullanım sağlar.
Renk ve kumaş uyumu da göz ardı edilmemesi gereken bir detaydır. Koyu renkli keten tunikler şık bir görünüm sunarken, açık renkli pamuklu modeller günlük kullanım için idealdir. Ayrıca, degradeli veya batik desenli tunikler, hem modern hem de bohem bir tarz yaratır. Vücut tipinize uygun renk ve kumaş kombinasyonları seçerek, yazlık gardırobunuzda fark yaratabilirsiniz.
Tunik Kombinleri: Şık ve Rahat Yazlık Stil Önerileri
Tunikler, yazlık gardırobunuzda en çok kombinlenebilen parçalar arasında yer alır. Örneğin, beyaz bir tuniği dar paça pantolonlarla eşleştirerek ofis şıklığı yakalayabilirsiniz. Ayrıca, desenli tunikler şort veya kaprilerle birleştiğinde günlük kullanım için ideal bir görünüm sunar. Dolayısıyla, doğru aksesuar seçimleriyle her tunik farklı bir stil yaratmanıza olanak tanır.
Plaj kombinlerinde tunikler vazgeçilmez bir tercih haline gelmiştir. Özellikle, şifon veya pamuklu kumaştan yapılmış modeller mayo üzerine giyildiğinde hem şık hem de pratik bir çözüm oluşturur. Hasır çanta ve sandalet gibi aksesuarlar kombinlerinizi tamamlayacak detaylar ekler. Sahil kenarında rahat ve zarif görünmenizi sağlar.
Akşam yemekleri veya özel davetler için tunik kombinleri dikkat çekici bir alternatif sunmaktadır. Örneğin, işlemeli veya payetli tunikler topuklu ayakkabılarla tamamlandığında sofistike bir görünüm kazandırır. Ayrıca, uzun tunik modellerini ince bir kemerle belden vurgulayarak farklı bir siluet elde edebilirsiniz. Bu nedenle, tunikler sadece günlük kullanım için değil, özel anlar için de uygundur.
Katmanlı kombinler yazın en popüler stil tekniklerinden biri olmaya devam etmektedir. Özellikle, ince askılı bir üst giyimin üzerine kısa tunik giymek modern ve rahat bir görünüm yaratır. Bunun yanı sıra, kot ceket veya hafif hırka gibi parçalar tuniklerinize ekstra bir boyut kazandırabilir. Dolayısıyla, farklı katmanlar kullanarak kendi tarzınızı yaratma özgürlüğüne sahip olursunuz.
Hakkari, kendine has doğası, güçlü insan yapısı ve derin kültürel kökleriyle Türkiye’nin en özel şehirlerinden biri olmaya devam ediyor.
Bu güzel şehirde yaşanan gelişmeleri yakından takip etmek ise artık çok daha kolay. Çünkü Hakkari’nin Sesi, sunduğu doğal ve samimi içeriklerle Hakkari haber ve Hakkari haberleri denildiğinde akla gelen ilk kaynaklardan biri haline gelmiş durumda.
Eskiden bir şehirde neler olup bittiğini öğrenmek için ya kulaktan dolma bilgilere ya da geç ulaşan haberlere mahkûm kalınırdı. Ancak artık teknolojiyle birlikte bu durum tamamen değişti. Güncel Hakkari haberleri, anlık olarak okuyuculara ulaştırılırken, olayların iç yüzü de anlaşılır bir dille aktarılıyor. Bu da insanların sadece bilgi almasını değil, aynı zamanda olan biteni doğru şekilde anlamasını sağlıyor.
Hakkari Haberleri ile Gündemi Yakalamak Çok Kolay
Günlük yaşamın yoğunluğu içinde çoğu zaman gelişmeleri takip etmek zor olabilir. Ancak doğru bir haber kaynağı sayesinde bu süreç oldukça kolaylaşır. Güncel Hakkari haberleri, şehirde yaşanan önemli gelişmeleri derleyerek okuyucuya sunar. Böylece kısa sürede pek çok konuda bilgi sahibi olmak mümkün hale gelir.
Hakkari’nin Sesi ile Doğal ve Samimi İçerik
Haber sadece bilgi vermek değildir; aynı zamanda okuyucuya güven vermek ve onu yormadan anlatabilmektir. Hakkari’nin Sesi, bu anlayışla hareket ederek karmaşık ve resmi bir dil yerine daha doğal bir anlatım tercih eder. Bu sayede Hakkari haber içerikleri, herkesin rahatlıkla okuyabileceği ve anlayabileceği bir yapıya kavuşur. Okuyucu, kendini haberin içinde hisseder.
Hakkari Haber ile Şehrin Gerçek Yüzünü Görün
Hakkari sadece gündemden ibaret değildir; aynı zamanda yaşamın tüm renklerini barındıran bir şehirdir. Eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal yaşama kadar birçok farklı alanda yaşanan gelişmeler, Hakkari haberleri sayesinde görünür hale gelir. Bu da şehri daha yakından tanımak isteyenler için büyük bir fırsat sunar.
Hakkari’de yaşanan her gelişmeyi en doğru ve en doğal haliyle takip etmek isteyenler için Hakkari’nin Sesi, güçlü bir rehber niteliğindedir. Siz de güncel Hakkari haber içeriklerini kaçırmamak ve şehrin hikayesine ortak olmak istiyorsanız, bu kaynağı takip ederek Hakkari’ye bir adım daha yakın olabilirsiniz.
Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde yaklaşık 1,4 milyon aboneye hizmet veren Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) tarafından düzenlenen organizasyonda gelecek vizyonunu aktardı. Şirket, dijitalleşen şebeke yönetimi ve yapay zekâ tabanlı operasyonel süreçlerinin yanı sıra, bölge ekonomisine katma değer sağlayacak yatırım hedeflerini de paylaştı.
TREDAŞ, özelleştirme sürecine dahil olduğu 2012 yılından 2025 yılı sonuna kadar Trakya genelinde toplam 30 milyar TL tutarında yatırım gerçekleştirdi. 2026 yılı için 6 milyar TL bütçe ayıran şirket, 2026–2030 yıllarını kapsayan 5. Tarife Dönemi planlarını da açıkladı. Bu dönemde toplam 30 milyar TL yatırım hedefleyen TREDAŞ, böylece bölgedeki toplam yatırım hacmini 60 milyar TL seviyesine çıkaracak.
“Kesintisiz ve güvenilir bir enerji altyapısı her zaman önceliğimiz ”
Trakya’da hayata geçirdikleri yatırımlarla şebeke altyapısını güçlendirdiklerini vurgulayan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, “Önümüzdeki dönemde, artan sanayi ve yerleşim dinamiklerine paralel olarak kapasiteyi geliştirmeye devam edeceğiz. 2026–2030 döneminde planladığımız yatırımlar; arz güvenliğini artıran, kesinti sürelerini azaltan ve şebekeyi daha esnek hâle getiren bir yapıyı hedefliyor. Dijitalleşme ve veri odaklı şebeke yönetimi yaklaşımımızla yatırımlarımızı doğru noktalara yönlendiriyor, sistemimizi gerçek zamanlı izleyerek daha proaktif bir işletim modeli benimsiyoruz. Trakya’nın büyüme potansiyeline uyumlu, kesintisiz ve güvenilir bir enerji altyapısını her zaman önceliğimiz. Elbette teknolojiyi yalnızca operasyonel verimlilik için değil, sahada görev yapan ekiplerimizin güvenliğini artırmak ve müdahale süreçlerini daha etkin yönetmek için kullanıyoruz. Yapay zekâ destekli uygulamalarımız, arızaları daha hızlı tespit etmemize, etki alanını daraltmamıza ve enerji verme sürelerini kısaltmamıza katkı sağlarken, ekiplerimizin sahadaki risklerini de azaltıyor” şeklinde konuştu.
“Çevre ve doğa odaklı projelerle kalıcı değer üretmeye odaklanıyoruz”
TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalara da özel önem verdiklerini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Çevre ve doğa odaklı projelerle kalıcı değer üretmeye odaklanıyoruz. 2020 yılından bu yana yürüttüğümüz ‘Leylek Popülasyonunu Koruma Projesi’ kapsamında, göç yolları üzerindeki elektrik direklerinde kuşların zarar görmesini önlemeye yönelik uygulamaları hayata geçiriyoruz. 2026 yılına kadar 1000 adet leylek yuvası kurduk; bakım ve kontrollerini ise drone destekli teknolojilerle düzenli olarak gerçekleştiriyoruz.
“Türkiye’deki ilk Şah Kartal halkalama çalışmalarına destek”
Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle, nesli tehlike altında olan Şah kartalın korunmasına yönelik çalışmalara da TREDAŞ olarak destek verdiklerini anlatan Ergin, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Projemizin en stratejik adımlarından biri olan “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” çalışması bizim için büyük önem taşıyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Şah kartal halkalama çalışması, TREDAŞ’ın sağladığı kritik destek ve vizyonla hayata geçirilerek bu türün korunmasında tarihi bir dönüm noktası oluşturdu. Proje kapsamında başta Şah kartal ve leylekler olmak üzere bölgedeki kuş türleri için güvenli güzergâhlar oluşturuyor, halkalama ve GPS ile izleme çalışmalarıyla bilimsel bir veri tabanı oluşturmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl 47 leylek ve 11 Şah kartal halkaladığımız beş yıllık proje süresince, 500 leylek ve 100 Şah kartalın halkalanmasını planlıyoruz. İlk etapta 3 uydu vericisi (GPS) kartallara takılarak doğal yaşam koşulları incelenecek ve göç esnasındaki risk alanları belirlenecek.”
“Doğayı birlikte paylaştığımız dostlarımızın yanındayız”
Genel Müdür Ergin, sokak hayvanlarına yönelik birçok projeye de imza attıklarını ifade ederek, yaşamı birlikte paylaştığımız canlılara desteklerini sürdürdüklerini kaydetti.
Ergin, projelerle ilgili şu bilgileri aktardı: “Enerjimiz Küçük Dostlarımız İçin projesi kapsamında kullanım ömrünü tamamlamış 540 adet armatürü sahipsiz hayvanlar için mama ve su kaplarına dönüştürdük; böylece sokak hayvanlarının yaşam kalitesini artırmayı ve kaynakların geri dönüşümünü sağlamayı hedefliyoruz. Yeni bir adım olarak hayata geçirmekte olduğumuz ‘Işık Veren Yuvalar’ projesiyle ise, şirket envanterinde yer alan ve ekonomik ömrünü tamamlamış elektrik dağıtım panolarını ileri dönüşüm yaklaşımıyla yeniden değerlendirerek çevresel ve toplumsal fayda üreten sürdürülebilir bir değere dönüştüreceğiz. Bu projeyle elektrik dağıtım panoları, sokak hayvanları için güvenli, dayanıklı ve korunaklı yaşam alanlarına dönüştürülerek barınma ihtiyacına kalıcı çözümler sunacak. Doğayı birlikte paylaştığımız dostlarımızın her zaman yanındayız.”
Günümüzde birçok kişi evinde ya da iş yerinde biriken eşyalar nedeniyle alan sıkıntısı yaşamaktadır. Kullanılmayan ama atmaya da kıyılamayan eşyalar, zamanla yaşam alanını daraltır ve düzeni zorlaştırır. Bu noktada eşya depolama hizmeti, eşyalarınızı koruyarak yer açmanın en akıllı ve pratik yolu olarak öne çıkar. Depocum, sunduğu profesyonel depolama çözümleri ile eşyalarınızı güvenle saklamanızı sağlarken yaşam alanınızı daha verimli hale getirir.
Eşyaları tamamen elden çıkarmak yerine güvenli bir ortamda saklamak, hem ekonomik hem de uzun vadede daha mantıklı bir çözümdür. Özellikle sezonluk kullanılan eşyalar, fazla mobilyalar veya arşivler için depolama hizmeti büyük kolaylık sağlar.
Fazla Eşyalarınızı Koruyarak Alan Kazanın
Fazla eşyalar çoğu zaman evde gereksiz kalabalık oluşturur. Bu durum hem hareket alanını kısıtlar hem de yaşam konforunu düşürür. Profesyonel depolama hizmeti sayesinde kullanılmayan eşyalarınızı güvenli alanlara taşıyarak evinizde ciddi bir ferahlık sağlayabilirsiniz.
Yaşam alanınızı genişletirsiniz
Daha düzenli ve sade bir ortam oluşturursunuz
Eşyalarınızı kaybetmeden saklarsınız
İhtiyaç duyduğunuzda tekrar erişebilirsiniz
Depocum ile sunulan eşya depolama hizmeti, bu süreci hem kolay hem de güvenli hale getirir.
Eşyalarınızı Neden Saklamalısınız?
Birçok kişi fazla eşyalarından kurtulmak için satış ya da bağış yöntemini tercih eder. Ancak bazı eşyalar, ilerleyen süreçte tekrar ihtiyaç duyulabilecek değere sahiptir. Bu nedenle eşyaları koruyarak saklamak daha doğru bir tercih olabilir.
Maddi değeri olan eşyalar korunur
Manevi değeri olan eşyalar kaybolmaz
Tekrar satın alma maliyeti oluşmaz
Uzun vadede tasarruf sağlanır
Bu noktada eşya depolama hizmeti, eşyaları koruyarak saklamanın en etkili yoludur.
Ofis Eşyaları İçin Akıllı Depolama
Sadece evlerde değil, iş yerlerinde de fazla eşyalar ciddi bir problem yaratır. Özellikle arşivler, eski ekipmanlar ve kullanılmayan ofis mobilyaları alan kaybına neden olur. Bu durumda ofis depolama çözümleri, iş yerlerinde düzen ve verimlilik sağlar.
Ofiste daha fazla çalışma alanı oluşur
Evrak ve arşivler düzenli şekilde saklanır
Gereksiz kalabalık ortadan kaldırılır
İş süreçleri daha verimli hale gelir
Depocum, ofis depolama hizmetleri ile işletmelere düzenli ve güvenli çözümler sunar.
Güvenli Depolama ile İçiniz Rahat Olsun
Depolama hizmeti alırken en önemli konulardan biri güvenliktir. Profesyonel depolama alanlarında eşyalar, dış etkenlere karşı koruma altına alınır ve uzun süre güvenle saklanabilir.
7/24 güvenlik sistemleri ile korunur
Nem ve toza karşı korumalı alanlarda saklanır
Sigortalı depolama hizmeti sunulur
Düzenli ve kontrollü depo ortamı sağlanır
Depocum ile eşyalarınız sadece saklanmaz, aynı zamanda maksimum güvenlik altında korunur.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşya depolama güvenli mi? Evet, profesyonel hizmetlerde eşyalar güvenlik sistemleri ile korunur.
Eşyalar ne kadar süre depolanabilir? İhtiyaca göre kısa veya uzun süreli depolama yapılabilir.
Ofis eşyaları da depolanabilir mi? Evet, ofis depolama hizmeti ile arşiv ve ekipmanlar güvenle saklanabilir.
Depolanan eşyalara tekrar ulaşabilir miyim? Evet, ihtiyaç duyduğunuzda eşyalarınıza erişim sağlanabilir.
Eşyalarınızı koruyarak yer açmak, hem yaşam kalitenizi artırır hem de düzenli bir alan oluşturmanızı sağlar. Depocum ile sunulan profesyonel eşya depolama hizmeti sayesinde eşyalarınızı güvenle saklayabilir, daha ferah ve kullanışlı bir yaşam alanına sahip olabilirsiniz.
İcra takip süreçleri, teknolojinin gelişmesiyle birlikte önemli bir dönüşüm yaşamaktadır. Özellikle abonelik sözleşmelerine dayalı alacaklar için geliştirilen yeni sistemler sayesinde işlemler daha hızlı ve pratik hale gelmiştir. Vatandaşlar ise bu süreçlerde en çok icra dairelerinin iletişim bilgileri, adresleri ve ödeme detaylarına ulaşmak istemektedir.
Abonelik Sözleşmelerine Dayalı İcra Takibi Nedir?
Elektrik, su, doğalgaz, internet gibi abonelik hizmetlerinden doğan borçlar, belirli bir hukuki süreç çerçevesinde icra takibine konu olabilmektedir. Bu tür alacaklar için geliştirilen Merkezi Takip Sistemi (MTS), icra süreçlerinde önemli bir kolaylık sağlamaktadır.
İstanbul’da bu alanda hizmet veren birimlerden biri olan İstanbul Anadolu abonelik sözleşmeleri icra dairesi abonelik kaynaklı alacakların takibinde görev almaktadır. Ancak bu daire, İstanbul’daki icra dairelerinden yalnızca biri olup, farklı türde alacaklar için ayrı daireler de bulunmaktadır.
MTS Sistemi ile İcra Süreçlerinde Dijital Dönem
Merkezi Takip Sistemi (MTS) ile birlikte avukatlar, icra takip işlemlerini fiziksel olarak daireye gitmeden başlatabilmektedir. Bu sistem sayesinde:
Takip işlemleri online olarak açılabilmekte
Ödeme emirleri avukatlar tarafından hazırlanabilmekte
Süreçler daha hızlı ve verimli ilerlemektedir
Bu yenilik, icra dairelerinin iş yükünü azaltırken aynı zamanda işlemlerin daha kısa sürede sonuçlanmasına katkı sağlamaktadır.
Vatandaşlar İcra Dairelerinde Hangi Bilgileri Arıyor?
İcra daireleriyle ilgili yapılan aramalarda kullanıcıların en çok ulaşmak istediği bilgiler şunlardır:
İcra dairesi adres ve telefon bilgileri
Dosya sorgulama ve takip işlemleri
Ödeme yapılacak banka hesap bilgileri (IBAN)
Güncel icra bilgileri
Bu bilgilerin tek bir platformda toplanması kullanıcılar açısından büyük kolaylık sağlamaktadır. Bu noktada kapsamlı içerik sunan icra.net.tr, icra dairelerine ilişkin güncel verilere ulaşmak isteyenler için önemli bir rehber niteliğindedir.
İcra Dairelerine Ödeme Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?
İcra dosyalarına ödeme yapılırken en önemli konulardan biri doğru banka hesap bilgisinin kullanılmasıdır. Yanlış IBAN’a yapılan ödemeler, ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir. Bu nedenle ödeme öncesinde bilgilerin mutlaka resmi kaynaklardan kontrol edilmesi gerekmektedir.
Adalet Bakanlığı tarafından sunulan icra daireleri IBAN bilgileri tüm icra dairelerine ait güncel banka hesap bilgilerinin güvenli şekilde doğrulanmasını sağlamaktadır.
Sonuç
Abonelik sözleşmelerine dayalı icra takipleri, yeni sistemler sayesinde daha hızlı ve pratik hale gelmiştir. Özellikle MTS ile birlikte dijitalleşen süreçler, hem vatandaşlar hem de hukuk profesyonelleri için önemli kolaylıklar sağlamaktadır.
İcra işlemlerinde doğru bilgiye ulaşmak ve resmi kaynakları kullanmak, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kullanıcıların güvenilir bilgi platformları ile resmi sistemleri birlikte değerlendirmesi önerilmektedir.
TBB, yerel yönetimlerin kurumsal kapasitesini artırmaya yönelik eğitim faaliyetlerine devam ediyor. Bu kapsamda TBB Belediye Akademisi Müdürlüğü tarafından yürütülen eğitim programı çerçevesinde “Yönetici Geliştirme Programı” başladı.
Belediyelerin artan ve karmaşıklaşan görev ve sorumluluklarını daha etkin ve verimli şekilde yerine getirebilmelerini amaçlayan program; büyükşehir, il ve büyükşehir ilçe belediyeleri ile bu belediyelerin iştiraklerinde görev yapan şef, müdür ve üstü pozisyondaki personeli kapsıyor.
Türkiye genelinden 352 yöneticinin yer aldığı programla, kamu yararını gözeten ve kamu kaynaklarını stratejik biçimde yöneten yetkin kamu yöneticilerinin yetiştirilmesi hedefleniyor.
Program kapsamında katılımcıların yetkinlik düzeylerinin artırılması, liderlik ve karar alma becerilerinin geliştirilmesi ve buna bağlı olarak belediyelerin sunduğu yerel hizmet kalitesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi de programın temel hedefleri arasında yer alıyor.
İki dönem halinde planlanan program, Mart–Haziran 2026 ile Eylül–Aralık 2026 tarihleri arasında toplam sekiz ay sürecek. Ankara, Hacettepe, Orta Doğu Teknik, Sabancı, Anadolu, Marmara, Hacı Bayram Veli, Gazi, Namık Kemal, Ankara Sosyal Bilimler, Yıldırım Beyazıt, Bandırma ve Çankaya üniversitelerinden öğretim üyeleri ile merkezi ve yerel yönetimlerin deneyimli bürokratları tarafından yürütülecek.
Teorik içerikler bahar döneminde mart-haziran, güz döneminde ise eylül-kasım aylarında uzaktan eğitim yöntemiyle verilecek. Grup çalışmaları, uygulamalar ve atölye çalışmalarını içeren yüz yüze eğitimler ise haziran ve aralık aylarında Ankara ve İstanbul’da gruplar halinde gerçekleştirilecek.
Programın öğrenme alanları arasında kamu yönetiminin temelleri, mevzuat bilgisi, Türkiye’nin idari, ekonomik ve toplumsal yapısı, kamu politikası, sosyal politika, kentleşme politikası ve toplumsal adalet-eşitlik politikaları, yönetim ve liderlik, bilgi teknolojileri ile ekolojik kriz ve yerel yönetimlere yansımaları gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca yüz yüze eğitim günlerinde deneyim paylaşımına yönelik seminerler de düzenlenecek.
Program Prof. Dr. Ruşen Keleş’in açılış sunuşu ile başladı
Belediye yöneticilerinin yönetsel becerilerini artırarak yerel hizmetlerin niteliğini iyileştirmeyi ve bu doğrultuda yerel yönetimlerin güçlendirilmesine katkı sağlamayı amaçlayan program, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Ruşen Keleş’in açılış sunuşu ile başladı.
Keleş, açılış sunumunda yerel yönetimlerde görev alan yöneticilerin eğitimine ilişkin uluslararası örneklere değinerek, birçok ülkede belediye başkanları ve meclis üyelerinin göreve gelmeden önce bilimsel bir eğitim sürecinden geçtiğini vurguladı. 1950’li yıllarda Birleşmiş Milletler öncülüğünde kurulan Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünün yalnızca Türkiye’ye değil, Ortadoğu’daki ülkelere de kamu yönetimi alanında eğitim verdiğini hatırlatan Keleş, benzer kurumsal yapıların önemine ve yokluğunun yaratacağı sorunlara dikkat çekti.
TBB bünyesinde kurulan Belediye Akademisinin bu ihtiyaca karşılık verdiğini ifade eden Keleş, belediyecilik alanında devlet ve yerel yönetim görev ayrımı, vesayet yetkileri, yerel özerklik ve mali yapı gibi temel konuların eğitim programlarında ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Yerel yönetimlerin gerçek anlamda özerk olabilmesi için mali kaynaklarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Keleş, belediyelerin finansman yapısına ilişkin farklı modellerin de tartışılması gerektiğini dile getirdi.
Yerel yönetimlerin gelişiminde akademik bilginin rehberliğinin belirleyici olduğunu dile getiren Keleş, sözlerini “Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, bir çağdaş bilim esasına dayalı cumhuriyet olarak kurulmuştur ve zaten Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin alnında bir yazı vardır: ‘Hayatta en hakiki mürşit -yani yol gösterici- ilimdir.’ diyor. Belediyecilik de dahil olmak üzere bu türlü adımlarda onun gösterdiği bu ışıklı yoldan gitmenin çok yararlı olduğu düşüncesindeyim.” diyerek tamamladı.
Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) işlemlerine ilişkin hatırlatmada bulundu. Başkan Özen, 2026 yılı için TAPDK satış belgesi başvurularının 1 Ocak itibarıyla başladığını ve 31 Mart 2026 tarihinde sona ereceğini belirterek, açık içki satışı yapan işletmelerin başvurularını zamanında yapmaları gerektiğini vurguladı. Özen ayrıca, tütün ve alkol perakende ile toptan ticareti yapan işletmeler için 2026 yılı TAPDK süre uzatım işlemlerinin de başladığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı: “Bakanlık tarafından 2026 yılı için belirlenen ücretler; merkez için sigara ve alkol satışlarında 4.240 TL, köy yerleşimlerinde ise 1.017 TL olarak belirlenmiştir. Bu bedellerin Ziraat Bankası gişe, ATM veya internet bankacılığı tahsilat ekranı üzerinden yatırılması yeterlidir. Satıcılarımızın yeni bir belge düzenlemesine gerek bulunmayıp mevcut belgelerini muhafaza etmeleri yeterlidir. Ayrıca Bakanlığın ilçe müdürlüklerine başvuru yapılmasına gerek yoktur.” Başkan Özen, tüm esnafların mağduriyet yaşamamaları adına işlemlerini son güne bırakmamaları gerektiğini hatırlatarak, “TAPDK ruhsatları için başvurular 31 Mart 2026 tarihinde sona erecektir. Tüm esnaflarımıza hayırlı işler ve bol kazançlı günler dilerim” dedi.