Olgay GÜLER Edirne ve İstanbul’da polisin 4 aylık teknik çalışmalar sonucunda düzenlediği yasa dışı bahis operasyonunda; 14 şüpheli yakalandı.
Edirne Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis şüphelilerine yönelik çalışma yaptı. Polis, yaklaşık 4 ay süren teknik çalışmalar, telefon incelemeleri ve MASAK analizleri sonucunda 300 milyon 844 bin 684 lira işlem hacmine sahip yasa dışı bahis ağını deşifre etti.
Polis, belirlenen şüphelilerin yakalanması yönelik düzenlediği operasyonda Edirne’de 12, İstanbul’da 2 olmak üzere 14 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ruhsatsız 2 tabanca ele geçirildi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, kentte 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında, 90 yayınevi ve 60 yazarın katılımıyla, Selimiye Camisi meydanında Edirne Gençlik ve Çocuk Kitap, Kültür, Sanat ve Bilim Şenliği gerçekleştirileceğini açıkladı.
Vali Sezer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında kentte gerçekleştirilecek şenlik hakkında bilgi verdi. 17-26 Nisan tarihleri arasında, Selimiye Camisi meydanında Edirne Gençlik ve Çocuk Kitap, Kültür, Sanat ve Bilim Şenliği gerçekleştirileceğini belirten Sezer, etkinliğe 90 yayınevi ve 60 yazarın katılacağını dile getirdi.
‘ÇOCUK DOSTU, KÜLTÜR ŞEHRİ TEMASINI ÖNEMSİYORUZ’
Şenliğin, daha önce Ramazan Sokağı’nın kurulduğu alanda yapılacağını kaydeden Sezer, “Edirne’miz bir kültür şehri, aynı zamanda gençlik ve çocuk şehri, çocukları seven, gençleri seven güzel bir şehir. Dolayısıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı’mızı da vesile kılarak, 17 – 26 Nisan arasında burada, 23 Nisan etkinlikleriyle birleştirerek, çok güzel bir çocuk ve gençlik kitap fuarı yapacağız. Bunun içerisinde geçmişle geleceği birleştirmeyi çok önemsiyoruz. Burada her yaştan çocuklarımızın, gençlerimizin aileleriyle beraber gelecekleri etkinliklere sahne olacak bir çocuk dostu, bir kültür şehri temasını Edirne’nin de ön plana çıkmasını önemsiyoruz. Bu noktada özellikle 90 yayınevi, 60 yazar katılacak. Çocuklar sadece kitaplarla haşır neşir olmasınlar, bir de onların yazarlarıyla da tanışsınlar istiyoruz. Dolayısıyla kendilerine de bir vizyon, bir ufuk açılmasını da bu manada çok önemsiyoruz. Onlarla söyleşiler olacak, imza günleri olacak” dedi.
‘HERKESE HİTAP EDECEĞİZ’
Şenlikte sadece yayınevleri ve yazarların olmayacağını dile getiren Sezer, “Bilim ve teknoloji atölyeleri açacağız burada. Özellikle bilim istasyonu, teknoloji istasyonu gibi. Diğer taraftan geleneklerimizi de unutmayacağız. Orada da yine gölge oyunları, Hacivat Karagöz, meddah gösterileri, kukla oyunları gibi birçok oyunu da yine aynı sahnede. Ramazan’da olduğu gibi gösterme imkanımız olacak. Bu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız haftasını birçok etkinliklerle, sadece Edirne için değil bütün Trakya’ya hitap edecek şekilde, Balkanlar’dan önemli miktarda ziyaretçilerimiz olacak. Oradan da çocuklarımızı, gençlerimizi misafir edeceğiz. Edirne yine cıvıl cıvıl bir 23 Nisan haftasını geçirmiş ve karşılamış olacak. Buradan da sizin vesilenizle, bütün Edirne halkını bu yapacağımız şölene davet etmek istiyoruz. Edirne Gençlik ve Çocuk Kitap, Kültür, Sanat ve Bilim Şenliği, tam olarak ismi, buraya davet etmek istiyoruz. Çocuklarıyla beraber gelsinler. İlçelerden de kaymakamlarımızla beraber organize ediyoruz. Oradan da çok sayıda katılım olacak. Burada hediye çekilişlerimizle çocukları bir şekilde kitaplarla buluşturacağız. Ekonomik durumu iyi olan, olmayan herkesi düşündük bu etkinlikte, herkese hitap edeceğiz” diye konuştu.
Etkinliklerin 09.00-21.00 saatleri arasında gerçekleştirileceği kaydedildi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, uzun yıllar Orduevi olarak hizmet vermesinin ardından yıkılan binanın yeri için hazırlanan otopark ve kafeterya projesinde değişikliğe gittiklerini belirtti.
Kentte depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Orduevi binasının yeri için düşünülen otopark ve kafeterya projesinin değişikliğe uğradığı ortaya çıktı. Edirne Valisi Yunus Sezer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, halktan gelen mesajlar ve öneriler doğrultusunda, söz konusu yeri tarihi misyonuna uygun değerlendirmeye karar verdiklerini söyledi.
Edirne Kent Konseyi, yıkılan Orduevi binası alanının halka açık olarak düzenlenmesini ve otopark yapılmamasını istemişti
‘ORDUEVİ YERİNE TARİHİ VE KÜLTÜREL MİSYONA UYGUN YAPI YAPILACAK’
Söz konusu alanda, kentin tarihi ve kültürel dokusuna uygun bir yapı yapılacağını kaydeden Sezer, “Orduevi’nin yeri askeriyeye ait bir alan fakat burada bir kafeterya ve otopark yapılsın diye böyle bir konuşma olmuştu. Bir proje çalışması da oldu. Fakat Edirne halkından gelen bazı mesajlar oldu. Ben de biraz takip ettim gelen yorumları. Buranın tarihi misyonuna uygun bir yapı olmasını çok arzu ediyorlar. Yani otopark alanına bir proje çalışması yaptırıldı. Biliyorsunuz daha önce burası okul alanı olarak kullanılmış fakat okul olma ihtimali yok şu anda. Çünkü ana yolun geçtiği yere geliyor okul. Dolayısıyla buranın yıkılmadan önceki resimlerinden de ilham alarak, daha minimize ederek burada bir proje çalışmasını valilik olarak şu an üstlendik. Biz yaptırıyoruz. Fakat yapım noktasında da yine Milli Savunma Bakanlığımızın destekleriyle de yapımı olacak. Yani tam o köşeye yine Edirne’nin tarihi ve kültürel misyonuna uygun bir yapıyı inşallah yine yapmış olacağız” şeklinde konuştu.
Olgay GÜLER Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, kentin Kaleiçi ve Kıyık semtinde başlatılan altyapı çalışmalarının tamamlandığını, üst yapı çalışmalarına geçtiklerini belirtti.
Belediye Başkanı Gencan, Atatürk Anıtı’nda düzenlenen Avukatlar Günü etkinliği sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Mülkiyeti belediyeye ait olan ve tahliyesi gerçekleştirilen alanlarla ilgili yürütülen projelere değinen Gencan, şehrin tarihi dokusuna ve kimliğine uygun bir dönüşüm sürecine girdiklerini söyledi.
Başkan Gencan, boşaltılan Meydan cafe alanında inceleme yaparak bilgi aldı.
ATATÜRK ANITINA PEYZAJ DÜZENLEMESİ Geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Meydan Kafe ve Uğur Mumcu Parkı’nın bulunduğu alanların bütün olarak ele alındığını dile getiren Gencan, bu bölgede yapılacak çevre düzenlemesiyle birlikte her iki alanda da Edirne Belediyesi tarafından işletilecek sosyal tesislerin bulunacağını vurguladı. Şehrin kalbi sayılan Atatürk Anıtı çevresi için özel bir hazırlık içerisinde olduklarını belirten Gencan, “Şu anda bulunduğumuz Atatürk Anıtı ve hemen karşısındaki alanla ilgili de kent merkezimizi güçlendirecek çok güzel projeler yürütüyoruz. Burada kapsamlı bir peyzaj düzenlemesi yapacağız. Aynı zamanda Edirne Belediyesi tarafından işletilecek, halkımıza açık bir kafe de bu alanda hizmet verecek. Atatürk Anıtı’nın bulunduğu alan ve çevresiyle birlikte Edirne’ye yakışır, tarihi kimliğine uygun bir bütünlük içerisinde yeniden düzenlensin. Bununla ilgili çalışmalarımıza sahada devam ediyoruz” dedi.
‘ÜST YAPI ÇALIŞMALARINA BAŞLADIK’ Altyapı çalışmalarını da büyük ölçüde tamamladıklarını ve üstyapı çalışmalarına başladıklarını dile getiren Gencan, “Kış aylarında yoğun yağışlar yaşadık. Elbette yağışlar bizim için bir yandan önemli; çünkü yaz aylarında yaşanabilecek su sıkıntısının önüne geçiyor. Ancak bu durum, çalışmalarımızın planladığımız tarihten biraz daha geç başlamasına neden oldu. Buna rağmen havaların düzelmesiyle birlikte son üç-dört gündür sahada aktif olarak çalışmalara başlamış bulunuyoruz. Çalışmalarımıza ilk etapta belirli bölgelerde başladık. Ardından Kıyık Kavşağı’nda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha sonra Kaleiçi bölgesine geçeceğiz. Kaleiçi’nde altyapı çalışmalarımız tamamlandı, abone bağlantıları devam ediyor. Bu işlemlerin de tamamlanmasının ardından hızlı bir şekilde Kaleiçi’ne ineceğiz. Şu an itibarıyla tüm ekiplerimiz sahada” diye konuştu.
‘HAVA ŞARTLARI ELVERDİĞİ SÜRECE ÇALIŞMALAR HIZLA TAMAMLANACAK’ Üstyapı çalışmalarının, hava şartlarının elverişli olması durumunda 7/24 esasına hızla devam edeceğini kaydeden Gencan, “Gerçekten zorlu bir süreçten geçtik. Özellikle Ekim ayında yaşadığımız kuraklık bizleri ciddi anlamda zorladı. Bazı hemşerilerimiz su konusunda sıkıntılar yaşadı. Ancak bu süreç, şehrimiz için yapılması gereken en önemli yatırımlardan biriydi. Biz de büyük bir cesaret ve kararlılıkla bu sürecin üzerine gittik. Hatırlarsanız Ekim ayında burada yaptığımız açıklamada; hem kayıp-kaçak oranlarını azaltmak hem de mevcut sistemleri daha sağlıklı hale getirmek adına iki ayrı bölgede çalışma yapacağımızı ifade etmiştik. Bu sürece inananlar oldu, tamamlanamayacağını düşünenler oldu. Ancak çok şükür büyük bir emekle bu sürecin sonuna geldik. Şimdi önümüzdeki hedef; üstyapı çalışmalarını en sağlıklı şekilde tamamlayarak vatandaşlarımızı bu yorucu süreçten bir an önce kurtarmak. Hava şartları da elverişli olduğu sürece hızlı bir şekilde çalışmalarımızı tamamlayarak neticeye ulaşacağız” şeklinde konuştu.
Olgay GÜLER Edirne’nin Keşan ilçesinde evinin önündeki otoparkta minibüsü park ederken silahlı saldırıya uğrayan Metin Budak (41), kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Olay, Pazar akşamı saat 19.00 sıralarında Yeni Mahalle Bülent Ecevit Caddesi 1-C Blok önündeki otoparkta meydana geldi. İnşaat ustası evli ve 3 çocuk babası Metin Budak, iş dönüşü 34 YZS 43 plakalı minibüsünü evinin önündeki otoparka park etti. Bu sırada minibüsün yanına gelen kimliği belirsiz bir kişi belinden çıkardığı tabancayla açık olan camdan içeri 6 el ateş etti. Budak, ağır yaralanırken, şüpheli koşarak olay yerinden kaçtı. Göğsüne isabet eden mermilerle ağır yaralanan Metin Budak, yakınları ve komşuları tarafından özel bir araçla Keşan Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Budak, doktorların tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
EMNİYET MÜDÜRÜ AYHAN OLAY YERİNDE Budak’ın cenazesi, nöbetçi savcı ve polisin incelemesinin ardından otopsi için Edirne Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Budak’ın ölüm haberini alan yakınları hastane önünde sinir krizi geçirdi. Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da olay yerine gelerek incelemelerde bulundu ve bilgi aldı. Minibüs, polisin incelemesinin ardından yediemin otoparkına çekildi. Polis, olayın ardından kaçan şüphelinin kimliğinin tespit edilerek, yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.
CİNAYET ŞÜPHELİSİ BİNDİĞİ TAKSİDE YAKALANDI Cinayet şüphelisi olduğu belirlenen E.S., Edirne’ye gitmek için bindiği takside Havsa ilçesi girişindeki polis uygulama noktasında yakalanıp, gözaltına alındı. E.S.’nin, yasa dışı yollarla yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu belirlendi. E.S., işlemlerinin ardından Keşan’a getirildi. Polis, cinayette kullanılan silahı Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bir çöp konteynerinde buldu. E.S.’nin polise verdiği ilk ifadede Metin Budak’ı aileleri arasında yaşanan husumetten dolayı öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Lalapaşa Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel “Şalvar Gecesi” etkinliği, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.
Çok sayıda vatandaşın katıldığı programda, kültürel değerler yaşatılırken birlik ve beraberlik duygusu da pekiştirildi. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği gecede, müzik ve eğlence eşliğinde renkli görüntüler oluştu. Samimi ve sıcak bir atmosferde geçen etkinlikte, katılımcılar keyifli anlar yaşadı.
BAŞKAN GELDİ: KADIN VARSA HAYAT VAR
Gecede konuşan Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, etkinliğin anlam ve önemine değindi. Başkan Geldi, “Bugün burada sadece bir etkinlikte değil; geçmişimizde, kültürümüzde ve ortak değerlerimizde buluşuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi’nin, “Kadın varsa hayat var, kadın varsa güç var, kadın varsa gelecek var.” sözleri salondan büyük alkış aldı.
Program boyunca birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu ön planda olurken, Lalapaşa’da güçlü sosyal bağların bir kez daha ortaya konduğu anlamlı bir gece yaşandı.
Belediyeden yapıan açıklamada, “Lalapaşa Belediyesi olarak kültürel değerlerimizi yaşatan ve toplumsal birlikteliği güçlendiren etkinliklerimize önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz” denildi.
Mimar Sinan’ı Anma Haftası kapsamında Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği tarafından Mimar Sinan Anıtına çelenk konuldu. Başkan Attila Ergin burada yaptığı konuşmada, “Mimar Sinan’ı anmak, aslında taşın dile geldiği, ölçünün sanata dönüştüğü ve insanın doğayla uyum içinde var olduğu bir anlayışı yeniden düşünmektir” dedi.
Mimar Sinan Anıtı önünde toplanan Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği üyeleri, anıta çelenk sunduktan sonra saygı duruşunda bulundu. Başkan Attila Ergin, “Bugün burada, yalnızca büyük bir mimarı anmak için değil; bir medeniyetin estetik, akıl ve ustalıkla nasıl inşa edildiğini yeniden hatırlamak için bir araya geldik. Mimar Sinan’ı anmak, aslında taşın dile geldiği, ölçünün sanata dönüştüğü ve insanın doğayla uyum içinde var olduğu bir anlayışı yeniden düşünmektir dedi.
Başkan Ergin açıklamasında şunlara yer verdi:
Mimar Sinan, sadece eserler inşa etmemiştir, o, bir düşünce biçimi, bir denge arayışı ve bir ustalık geleneği bırakmıştır bizlere. Süleymaniye’de ihtişamı, Selimiye’de mükemmelliği, sayısız eserinde ise sadeliğin zarafetini görürüz. Her bir yapısında insanı merkeze alan, çevresiyle uyumlu ve zamana meydan okuyan bir anlayış vardır.
Bugün biz mimarlar için en büyük sorumluluk, bu mirası sadece korumak değil; onu çağın gereklilikleriyle buluşturarak geleceğe taşımaktır. Çünkü mimarlık, yalnızca yapı üretmek değildir. Mimarlık; kültürü, kimliği, yaşamı ve toplumu şekillendiren bir disiplindir.
Ne yazık ki günümüzde hızlı kentleşme, plansız yapılaşma ve estetikten uzak yaklaşımlar, mimarlığın özünden uzaklaşmasına neden olabilmektedir. İşte tam da bu noktada, Mimar Sinan’ın bize emanetlerini hatırlamak………. Ölçü, denge, sadelik ve sağlamlık…
Biz mimarlar olarak, mesleğimizin etik değerlerini korumaya, kentlerimizin kimliğini savunmaya ve nitelikli yaşam alanları üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki iyi tasarlanmış bir çevre, iyi bir toplumun temelidir.
Sevgili meslektaşlarım,
Mimar Sinan’ın “Ustalık eserim” dediği Selimiye’ye ulaşana kadar geçen uzun yol, sabrın, emeğin ve öğrenmenin ne kadar kıymetli olduğunu bize gösterir. Bizler de bu yolculukta sadece teknik bilgiyle değil; merakla, sorgulamayla ve estetik duyarlılıkla ilerlemeliyiz.
Bugün Mimar Sinan’ı anarken, onun mirasını yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, geleceğin bir rehberi olarak görmeliyiz. Çünkü onun eserleri bize şunu fısıldar, “İyi bir mimarlık, zamanı aşan bir sorumluluktur.”
Bu duygu ve düşüncelerle, Mimar Sinan’ı rahmet, saygı ve minnetle anıyor; onun izinden yürüyen tüm mimarların ve mimarlık öğrencilerinin ve onu unutmayanların Mimar Sinan Haftası’nı kutluyorum.
Bulgaristan’daki barajlardan doluluk seviyesi nedeniyle su bırakılması ve bölgede de son derece yağışlı bir mevsim yaşanması; nehirlerin debilerini yükselterek taşkınlara neden oldu. Geçtiğimiz yıllarda yaşananların daha ufak çaplı bir örneğinin yaşandığı kentimizde bazı köprüler geçit vermeyerek belirli bölümleri sular altında kaldı. Dün yer yer debilerin düşüşe geçtiği açıklamaları yapılırken, özellikle Bulgaristan Harmanlı bölgesindeki ölçüm istasyonlarının debilerinde yükselmenin sürdüğü ve olası taşkın tehlikesinin devam ettiği gözleniyor..
Yoğun yağışın etkisinin en çok göründüğü Sarayiçi bölgesi Pazar gününü de yer yer sular altında geçirirken, Saraçhane Şahabettin Paşa Köprüsü’nde geçtiğimiz yıllarda yapılan tadilatın ardından bozulan kod ayarları, Saraçhane girişindeki alçak kısımların sular altında kalmasına neden oldu.
“SUYLA OYUN OLMAZ! “
Dün; köprünün sular altında kalan bölümünden geçemeyen bir grup genç köprü kanatlarına çıkarak yaklaşık 2.5 – 3 metre uzağa atlamaya çalıştı. Çevredeki vatandaşlar gençleri köprü ayağının derin olduğunu, düşmeleri halinde boğulabileceklerini söyleyerek girişimlerinden vazgeçirmeye çalıştı. Atlamayı başaran bir genç karşı kıyıda kalan arkadaşları ile ayrılmak zorunda kaldı. İkna olan on kişilik grup, köprü kanatlarından atlamaktan vazgeçti ve geri dönerek İkinci Bayezit Köprüsü’ne yöneldi.
ÇÖPLERİN TIKADIĞI GÖZLERDEN SU AKAMIYOR
Öte yandan sadece ağaç dalı, kütük gibi doğal kalıntıların yanı sıra her türlü çöp, şişe, plastik atıklar ve taşkın sularının getirdiği kirlilik köprü gözlerini tıkayarak suyun akışını engelliyor ve tarlalık alanlara yayılmasına yol açıyor.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, kamu emekçisinin ve emeklisinin maaşları yerinde sayarken, asgari ücret daha yılın ilk çeyreğinde açlık sınırının gerisinde kalmışken konutta elektriğe ve doğal gaza yapılan yüzde 25 zammın matematiğe de adalete de vicdana da aykırı olduğunu söyledi.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İl Başkanı Zobar, “Zam değil soygun: Halkın bu faturayı ödeyecek ‘enerjisi’ yok” başlığı altında yaptığı yazılı açıklamada, ücretli çalışanların alım gücü enflasyon karşısında günden güne erir, halkın yoksulluğu derinleşirken hükümetin gelir adaletsizliğini ve hanedeki yangını büyütecek adımlar atmaya devam ettiğini belirterek şunları kaydetti:
ELEKTRİĞE VE DOĞAL GAZA ZAM
“EPDK kararıyla elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam da ocağımızdaki yangına kelimenin tam anlamıyla benzin dökmüştür.
Çalışan nüfusun ezici çoğunluğu açısından maaşların üçte ikisine yakını sadece barınma gideri ve faturalarla erirken, son zamlarla birlikte faturalar daha da kabaracak, halkımız daha da yoksullaşacaktır. Kamu emekçisinin ve emeklisinin maaşları yerinde sayarken, asgari ücret daha yılın ilk çeyreğinde açlık sınırının gerisinde kalmışken konutta elektriğe ve doğal gaza yapılan yüzde 25 zam; matematiğe de adalete de vicdana da aykırıdır.
Bugün itibarıyla geçerli olacak zamlarda hanelerdeki en düşük tüketim hali, yani tek bir kişinin tüketimi baz alındığında en düşük faturanın 289 TL’den 488 TL’ye çıkacağı hesaplanmaktadır. Örneğin tek başına yaşayan, asgari ücretin yarısı bile etmeyen emekli maaşıyla açlık savaşı veren bir emeklimiz artık en az 488 TL elektrik faturası ödeyecektir! Bunun adı zam değil soygundur!
Üstelik enerji üretim ve dağıtımını bir kamu işi olmaktan çıkarıp özelleştiren iktidar, bu zammı da halkın sırtından büyüyen o şirketlere değil yine halkın sırtına yüklemiştir. Dağıtım bedeline yapılan bu zamla iktidarın yandaşı olan enerji şirketleri korunmuş, vatandaş soyulmuştur. Doğal gazdaki durum da aynıdır. Her seçim öncesi müjdelenen doğal gaz, seçim yokken yine 20 yıldır olduğu gibi birdenbire, dünyadaki fiyat endeksinin aksine zamlanmıştır.
BOTAŞ’ın açıkladığı yeni tarifeye göre konutlarda kullanılan doğal gazın metreküp fiyatı 7,77 liradan 10,625 liraya yükseltilmiştir. Yani aslında yaklaşık %36 zam yapılmıştır. Ayrıca tıpkı elektrikte olduğu gibi doğal gazda da karmaşık tarifeler eliyle soygun derinleştirilmektedir: BOTAŞ’ın açıkladığı yeni tarifede konut tüketicileri için kademeli uygulamaya geçilmiştir. Her il için son beş yıllık ortalama tüketim verileri baz alınarak hesaplanacak aylık tüketim limitini geçen konut kullanıcılarının doğal gaz tarifesi ise metreküp başına 18 lira olacaktır ki bu, yüzde 132 zam demektir!
Zor durumdaki ülke sanayisini de vuracak olan bu enerji zamları, biz mesken kullanıcılarını ise tam anlamıyla süründürecektir. Bu son zam yağmuruyla birlikte; mesken kullanımında sadece son dört yılda elektrik dağıtım bedeline %633, doğal gaza ise %275 zam yapılmıştır.
‘DEVLET ŞİRKET GİBİ YÖNETİLMEKTE’
Bu tablonun özeti şudur: Devlet şirket gibi yönetilmektedir. Yanlış enerji politikalarının bedeli halka ödetilmektedir. Sadece zam yağmurlarıyla değil labirent niteliğindeki tarifeler aracılığıyla yapılan bu soygunun ön cephesinde ise hükümet “sübvansiyon” masalları anlatmaya devam etmektedir. Tüm bu pişkinlik zinciri de TÜİK’in aklımızla alay edercesine düşük açıkladığı enflasyon oranlarıyla taçlandırılmaktadır.
Birleşik Kamu-İş olarak hükümete sesleniyoruz: Halk ekonomik olarak değil ay sonunu, bir sonraki günü bile nasıl getireceğini bilemez bir haldedir. Ücretlere kaşıkla; harçlara, cezalara, kiralara, vergilere kepçeyle yapılan artışların üzerine gelen bu zam yağmuru, ülkedeki gelir adaletsizliğini daha da derinleştirecektir.
Sadece bir kez olsun yandaş sermayeyi değil halkı düşünün ve bu adaletsiz, haksız, mantıksız zamları geri çekin. Enerjinin dağıtım bedeline zam yapacağınıza o dağıtımı neden devletin elinden alıp şirketlere verdiğinizi düşünün ve o “bedel”i kendiniz ödeyin. Çünkü bizim ödeyecek gücümüz kalmadı!”