
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Nöbetçi Eczaneler
MEHMET ŞAPLI VEFAT ETTİ
Kemal Köy sakinlerinden İbrahim Şaplı, Emel Tertip ve Nihal İşitmez’in babalar, Sabahat Tufan, Mustafa Şaplı Nihal İşitmez, Aysel Yeşilyurt, Gülser Çağlar ve Ayşe Suatların ağabeyleri, Ali Osman Tertip ve Neşet İşitmez’in kayınpederleri, Mert Tertip ve Merve İşitmez’in dedeleri Mehmet Şaplı 75 yaşında vefat etti. Merhum dün Kemal Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
Çeltikte çifte talep!
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Meclis Başkanı Ahmet Koru, bu yıl doğanın üreticiye cömert davrandığını belirterek, “Bugün asıl soru ‘ne kadar ürettik?’ değil, ‘üretici bu ürünü kaça satacak?’ sorusudur” dedi. İlk ve en acil taleplerinin TMO’nun 2026 çeltik alım fiyatını hasat sürerken açıklaması ve fiilen alıma çıkması olduğunu belirten Koru, ikinci taleplerinin ise bu yıl özelinde yerli üreticiyi korumak için çeltik ve pirinç ithalatına izin verilmemesi olduğunu bildirdi.
Keşan TSO) Meclis Başkanı Ahmet Koru, İpsala Ovası’nda başlayan 2026 yılı çeltik hasadı öncesinde üreticilerimizin maliyetleri, TMO alım fiyatları, çeltik ve pirinç ithalatı ile İpsala’daki lisanslı depo kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Koru, “Çeltikte Bereketli Hasat Üreticinin Kaybına Dönüşmemeli” başlıklı açıklamasında şunları söyledi:
“İpsala Ovası’nda biçerdöverler yeniden tarlada. Bayır arazilerde başlayan hasadın 20 Eylül’den sonra ovaya inmesi, ay sonuna doğru da bölgemizin tamamına yayılması bekleniyor. Bu yıl doğa üreticimize cömert davrandı. Barajlar ve nehirler dolu olduğu için su sıkıntısı yaşanmadı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne göre ekim alanı geçen yılki 450 bin dekardan 500 bin dekara çıktı. Geçen yıl 398 bin ton olan rekoltenin de bu yıl 400 bin tonu aşması bekleniyor. Türkiye’nin geçen yıl ürettiği 998 bin ton çeltiğin yaklaşık yüzde 40’ı Edirne’den çıktı.
Ancak ürün hasadı kendiliğinden bol kazanç demek değil. Ürünün yığıldığı hasat haftaları, fiyatın en kolay kırıldığı dönemdir. Bugün asıl soru ‘ne kadar ürettik?’ değil, ‘üretici bu ürünü kaça satacak?’ sorusudur.
MALİYET 47 LİRAYI AŞTI, FİYAT HÂLÂ BELİRSİZ
İpsala’da ağustos başında açıklanan 2026 maliyet raporunda Ziraat Odası, Ticaret Borsası, Çeltik Üreticileri Birliği ve kooperatif temsilcilerinin imzası var. Rapora göre bir dekar çeltik 37 bin 815 liraya mal oluyor. Dekarda 800 kiloluk ortalama verimle kilogram maliyeti 47,26 liraya çıkıyor. En büyük kalem 13 bin liralık arazi kirası; onu 4 bin 500 liralık zirai mücadele ile 3 bin liralık hasat gideri izliyor.
Samsun’un Bafra Ovası’nda üretici kuruluşları kilogram maliyetini yaklaşık 46,3 lira olarak hesapladı; bu da rakamın abartı olmadığını gösteriyor. TÜİK’in son açıkladığı verilere göre çiftçinin girdi fiyatları haziranda yıllık yüzde 32,06 arttı. Gübre ve toprak geliştiricilerde bu oran yüzde 50,99 ile en yüksek düzeyde gerçekleşti.
Buna karşın TMO’nun geçen sezonun ürünü için belirlediği ton fiyatı baldo grubunda 40 bin, cammeo’da 38 bin, Osmancık’ta ise 32 bin lirada kaldı. Bölgemizde yaygın yetiştirilen Osmancık için bu fiyat, bu yılın kilogram maliyetinin yaklaşık üçte bir altındadır. Üstelik fiyatlar ancak 23 Ocak 2026’da açıklandı. Edirneli üreticilerin ifadesiyle o tarihte ürünün büyük bölümü çoktan satılmıştı ve geç gelen fiyat piyasaya yön veremedi.
TMO BU YIL HASATTA SAHADA OLMALI
İlk ve en acil talebimiz, TMO’nun 2026 çeltik alım fiyatını hasat sürerken açıklaması ve fiilen alıma çıkmasıdır. Bu fiyat, bölgemizin meslek kuruluşlarının ortaya koyduğu maliyeti karşılamalı ve üreticiye makul bir kazanç bırakmalıdır. TMO’nun kendi açıklamasına göre kurum, çeltik fiyatlarının üreticinin aleyhine seyrettiği dönemlerde yurt içinden alım yapıyor. Rekoltenin arttığı, maliyetin tırmandığı bu yıl tam da böyle bir dönemdir.
Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı, TMO’nun bu yıl hububatta 12,1 milyon tonla rekor alım yaptığını açıkladı. Bakanımız ürün bedellerinin 21’inci günden itibaren ödendiğini ve Ofis’e gelen ürünün tamamının alınmaya devam edeceğini de belirtti. Aynı kararlılığı ve aynı ödeme hızını çeltikte de bekliyoruz. Geçen sezon çeltikte ödeme süresi teslimattan itibaren 30 gün olarak belirlenmişti.
İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Hüseyin Bakan’ın uyarısı ortada: Üretici bu yıl hak ettiği desteği görmezse gelecek sezon daha az tarlaya çeltik ekilecek ve üretim gerileyecek. Küsen üreticiyi yeniden tarlaya döndürmek, bugün onu makul bir fiyatla tarlada tutmaktan çok daha pahalıya mal olur.
BU SEZON İTHALATA KAPI AÇILMAMALI
İkinci talebimiz, bu yıl özelinde yerli üreticiyi korumak için çeltik ve pirinç ithalatına izin verilmemesidir. Edirne İl Genel Meclisi’nde görüşülen komisyon raporuna göre 1 Ocak ile 17 Temmuz 2026 arasında yalnızca Kapıkule Gar Gümrük Müdürlüğü üzerinden 18 bin 300 tonu aşkın pirinç ve çeltik ithal edildi. Oysa TMO nisan ayında, yurt içi arz yeterli olduğu için kendisinin 2023’ten bu yana pirinç ithal etmediğini açıklamıştı. Arzın yeterli olduğu kabul edilen bir ülkede, üstelik rekoltenin arttığı bir yılda ithal ürünün hasat dönemine yığılması doğrudan üreticinin fiyatını kırar.
Hükümetimizden ve karar alıcılardan üç beklentimiz var. Bu pazarlama yılı boyunca çeltik ve pirinçte gümrük vergisi indirimi ya da indirimli ithalat kontenjanı gibi adımlar atılmamalı. Dahilde işleme rejimiyle yapılan girişlerin iç piyasaya kaymaması sıkı biçimde denetlenmeli. Önce yerli rekolte değerlendirilmelidir.
Devletimiz bu hassasiyeti daha önce de gösterdi. 2023’te bir süre sıfırlanan çeltik ve pirinç gümrük vergileri, hasat yaklaşırken 1 Eylül’de yeniden yükseltildi. Bu yıl da mısırda açılan indirimli kontenjan, yerli üreticiyi korumak için hasat başlamadan 1 Ağustos’ta sona erecek şekilde sınırlandırıldı. Ticaret Bakanlığı heyeti geçtiğimiz günlerde Edirne Ticaret Borsası’nda ayçiçeği ithalat politikalarını istişare etti. Bunu önemsiyor, aynı istişarenin çeltik için de yapılmasını bekliyoruz.
LİSANSLI DEPO BÜYÜRSE ÜRETİCİ GÜÇLENİR
14 Eylül’de İpsala Belediyesi’nin ev sahipliğinde ‘İpsala Pirinci Hasat ve Lisanslı Depo Kapasite Artırımı Değerlendirme Toplantısı’ yapıldı. Toplantıya İpsala Kaymakamı ve Belediye Başkanının yanı sıra Odamız, İpsala Ticaret Borsası ve üreticiler katıldı. Toplantıda gündeme gelen kapasite artışı, bölgemiz için son derece isabetli bir adımdır. Toplantıda da altı çizildiği gibi güçlü bir depolama altyapısı, ürünün daha iyi korunması ve üreticinin pazarda elinin güçlenmesi anlamına geliyor. Lisanslı depo, üreticinin fiyatın dibe vurduğu hasat günlerinde malını elden çıkarmak zorunda kalmamasının güvencesidir.
İpsala Belediyesi bu alanda öncü bir örnek. Belediye Başkanı Mehmet Kerman, depo 2018’de Ticaret Bakanlığı’ndan 29 bin tonluk lisans alarak faaliyete geçtiğinde bunun Türkiye’de bir belediyenin kurduğu ilk lisanslı depo olduğunu ifade etmişti. TMO da geçen sezon çeltik alımlarında anlaşmalı lisanslı depoları alım noktası olarak kullandı. Üretici ürününü bu depolara teslim edip karşılığındaki elektronik ürün senedini (ELÜS) Ofis’e satabildi.
Kapasitesi büyüyen bir İpsala deposu, bu imkânın ovanın ortasında, üreticinin kapısında daha geniş ölçekte kullanılması demektir. Böylece nakliye yükü hafifler ve ürün kalitesi kayıt altında korunur. Bu vizyonu destekliyor, ilgili kurumlardan projeye hızla destek verilmesini bekliyoruz.
İPSALA PİRİNCİ, AVRUPA TESCİLLİ BİR GÜVENCEDİR
Bölgemizin elinde bu mücadelede çok güçlü bir koz var. Odamızın 2012’deki başvurusuyla İpsala Pirinci, 2016’da Türk Patent nezdinde menşe adı olarak tescil edildi. Ardından Avrupa Komisyonu’nun 10 Kasım 2025 tarihli kararıyla AB’de de Korunmuş Menşe Adı (PDO) olarak kayda geçti. Yaklaşık altı yıla yayılan yoğun bir emeğin sonunda gelen bu kayıtla İpsala Pirinci, AB’de tescilli 41. ürünümüz ve Trakya’dan bu listeye giren ilk ürün oldu. Başta Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İsmail Şapçı olmak üzere Yönetim Kurulumuza, Meclisimize ve emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bu tescil bir unvan değil, bir güvencedir. AB’ye sunulan ürün belgesine göre deniz seviyesindeki toprağıyla, özel bir mikroklima oluşturmaktadır. İpsala Pirinci’ne kendine özgü camsı ve mat bir görünüm kazandırıyor. Aynı toprak, tanede beyaz göbek ve tebeşirimsi kısımları da azaltıyor. Trakya Üniversitesi’nde yapılan laboratuvar analizleri de ürünün kalitesini ve sağlıklı yapısını teyit ediyor. Tescil şartnamesi, işlenen ürünün irsaliye ve faturalarla izlenmesini, sevk edilen partilerden de numune alınarak denetlenmesini öngörüyor. Yani tüketici, nereden geldiği belli ve güvenilir bir ürün alıyor.
Ancak coğrafi işaretin yaşaması, o toprağı işleyen üreticinin ayakta kalmasına bağlıdır. Tescilli bir değerin sahibini maliyetin altındaki fiyata ve kontrolsüz ithalata terk etmek, Avrupa’da tescil ettirdiğimiz markanın geleceğini de riske atmak olur. İpsala Pirinci’nin kalitesinin, güvenilirliğinin ve sürdürülebilirliğinin asıl teminatı, bu topraklarda, bu üreticinin eliyle üretilmeye devam etmesidir.
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası olarak çağrımız nettir. TMO, maliyeti karşılayan fiyatını hasat sürerken açıklayarak sahaya inmeli. Bu sezon çeltik ve pirinç ithalatına izin verilmemeli. İpsala’daki lisanslı depo kapasitesi hızla artırılmalıdır. Çeltik bu bölgede yalnızca bir tarım ürünü değil; fabrikasından nakliyecisine, esnafından işçisine Keşan, İpsala ve Enez ekonomisinin can damarıdır. Üreticimizin alın terini korumak, bölgemizin geleceğini korumaktır. Tüm üreticilerimize bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum.”
TMMOB Edirne İKK’dan dayanışma çağrısı
TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu, derinleşen ekonomik kriz, yüksek hayat pahalılığı, düşük ücretler, işsizlik ve güvencesizlik mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşam koşullarını her geçen gün daha da zorlaştırdığını bildirdi.
TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu, TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’nü , “19 Eylül’ün mirasını büyütüyoruz: emeğimize, mesleğimize, ülkemize sahip çıkıyoruz!” diyerek kutladı. TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Birce Altay tarafından yapılan açıklamada, 19 Eylül’ün mücadele ve dayanışma mirasını yaşatmak için ilan edildiğinin altı çizilerek şunlara yer verildi:
“Nasıl ki 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi ülkemizde işçi sınıfının örgütlü gücünü dosta düşmana gösterdiyse, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi de mühendis, mimar ve şehir plancılarının emek mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu tarihe yazmıştır.
47 YIL SONRA SORUNLARIMIZ SÜRÜYOR, MÜCADELEMİZ BÜYÜYOR
Aradan geçen 47 yıla rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı pek çok temel sorun bugün daha da ağırlaşmış durumdadır.
Derinleşen ekonomik kriz, yüksek hayat pahalılığı, düşük ücretler, işsizlik ve güvencesizlik meslektaşlarımızın yaşam koşullarını her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır. Uzun yıllar eğitim gören, bilimsel ve teknik bilgi birikimiyle ülkenin gelişimine katkı sunması gereken mühendis, mimar ve şehir plancıları geçim kaygısıyla, işsizlikle ve meslek dışı çalışma baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.
Yıllardır vurguluyoruz; ülkemizin sorunları ile mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorunları birbirinden ayrı değildir. Meslektaşlarımızın işsizliği ülkenin üretim kapasitesinin gerilemesi; kamudaki teknik personel yetersizliği kamusal hizmetlerin zayıflaması; mesleki denetimin tasfiyesi halkın can ve mal güvenliğinin tehlikeye atılması; şehir plancılarının bilimsel bilgisinin dışlanması ise kentlerimizin rant politikalarına teslim edilmesi anlamına gelmektedir.
Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı birer kamusal hizmettir. Mesleklerimizin temelinde toplumun sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir çevrede yaşama hakkı vardır. Bilimsel ve teknik bilgi kamu yararından koparıldığında bunun bedelini yalnızca meslektaşlarımız değil, bütün toplum ödemektedir.
KAMUDA ÇALIŞANLAR
Ne meslektaşlarımız ne ülkemiz böyle bir geleceği hak etmektedir. Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları düşük ücretler, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsiz atamalar, ağırlaşan iş yükü ve güvencesiz istihdam biçimleriyle karşı karşıyadır.
Kamu kurumlarında yıllardır azaltılan teknik personel kadroları hem çalışan meslektaşlarımız üzerindeki sorumluluğu artırmakta hem de kamunun planlama, uygulama ve denetleme kapasitesini zayıflatmaktadır. Kamuda teknik hizmetlerin güçlendirilmesi ve nitelikli kamu hizmetinin güvence altına alınması için yeterli sayıda mühendis, mimar ve şehir plancısının güvenceli kadrolarla istihdam edilmesi zorunludur.
ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞANLAR
Özel sektörde çalışan meslektaşlarımız ise düşük ücret, uzun çalışma süreleri, iş güvencesinden yoksunluk, kayıt dışı istihdam, yanlış meslek kodları, mobbing ve sağlıksız çalışma koşulları altında mesleklerini sürdürmeye çalışmaktadır. TMMOB ile SGK arasında imzalanan Asgari Ücret İşbirliği Protokolü’nün tek taraflı olarak feshedilmiş olması, meslektaşlarımızın ücretlerinin denetlenmesine yönelik önemli bir mekanizmayı ortadan kaldırmıştır. Mesleki sorumluluğun büyüklüğü ile alınan ücret arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır.
GENÇ MESLEKTAŞLAR
Genç mühendis, mimar ve şehir plancıları meslek yaşamına umutla değil, işsizlik ve gelecek kaygısıyla başlamaktadır. Plansız biçimde artırılan kontenjanlar, istihdam politikalarıyla ilişkilendirilmeyen yükseköğretim sistemi ve kamusal istihdamın daraltılması sonucunda diplomalı işsizlik giderek büyümektedir. Genç meslektaşlarımız ücretsiz ya da düşük ücretli stajlara, güvencesiz çalışma biçimlerine ve meslek dışı işlere mahkûm edilmektedir.
Yıllarını ve emeğini bu ülkenin kalkınmasına, üretimine, kentlerine ve kamusal hizmetlerine vermiş emekli mühendis, mimar ve şehir plancıları da giderek ağırlaşan yaşam koşulları altında yoksulluğa itilmektedir. Çalışırken alınan ücretlerin ve özlük haklarının emekliliğe yeterince yansımaması, emekli meslektaşlarımızın yaşam standartlarını hızla düşürmektedir.
Meslek alanlarımızda yaşanan tüm bu sorunlara, ülkemizin giderek ağırlaşan demokrasi ve hukuk sorunu da eşlik etmektedir. Hukukun üstünlüğünün aşındığı, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sınırlandığı, seçilmişlerin ve muhalif kesimlerin baskı altında tutulduğu bir ortamda meslek örgütlerinin bilimden, teknikten ve kamu yararından yana söz söyleme olanakları da hedef alınmaktadır.
TMMOB’ye ve bağlı Odalarımıza yönelik her türlü yetki kısıtlaması; yalnızca meslek örgütümüzün yetkilerine değil, toplumun kamusal ve bağımsız denetim hakkına yönelik bir müdahaledir. Meslek Odalarının kamusal denetimdeki rolünün zayıflatılması; plansızlığın, denetimsizliğin ve rant politikalarının önünü açmaktadır.
HEP BERABER MÜCADELE EDELİM
Herkes bilsin ki TMMOB, mesleğini bilimden, teknikten, üretimden ve toplumdan yana kullanan mücadele geleneğinden bir adım geri atmayacaktır. Ülkemizin ihtiyacı; özelleştirmelerle kamuyu tasfiye eden, emeği ucuzlatan, bilimi ve planlamayı dışlayan politikalar değil; üretimi ve sanayileşmeyi esas alan, kamusal hizmetleri güçlendiren, emeğin hakkını koruyan, bilimsel ve demokratik bir anlayıştır.
19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, TMMOB’nin mücadele tarihine ve aydınlık yarınlarına sahip çıkma günüdür.
19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, ülkemize, mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkma günüdür. Bu anlayış ve kararlılıkla 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günümüzü bir kez daha kutluyor; tüm meslektaşlarımızı emeğimiz, haklarımız, mesleğimiz ve ülkemizin geleceği için ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Yaşasın TMMOB Örgütlülüğü! Yaşasın Mücadelemiz!”
Sınıfta bıçak!
Edirne merkezde bir okula girdikten sonra ders sırasında masa altına bıçak koyduğu fark edilerek yakalanan kişinin okul öğrencisi olmadığı anlaşıldı.
Edinilen bilgilere göre, bir kişinin sabah saatlerinde bir okulda ders sırasında beyaz renkli bir bıçak çıkarıp kıyafetine sürerek masanın altına koyduğu görüldü. Olayla ilgili bilgi notunda F.Y. isimli müşteki olarak yer alırken bıçağı koyan A.T. isimli kişinin okulda bulunan öğrencilerden olmadığı anlaşıldı. Olayla ilgili olarak A.B.A., E.D., Ö.K.Ö., ve A.T.’nin bilgilerine başvurulduğu öğrenildi.
Konu ile ilgili olarak 6136 SKM Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun Kapsamında İşlenen Suçlar – Eğitim ve Öğretimin Engellenmesi – İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali – Tehdit suçlarından yasal işlem başlatıldı.
İnternette dolandırıcılık furyası
Edirne merkezde ürün satın almak için internette iletişime geçen üç kişi 32 bin 250, 112 bin, 30 bin, İpsala ilçesinde bir kişi 100 bin ve Süloğlu ilçesinde de bir kişi 2.710 TL dolandırıldı.
32.250 TL
Edinilen bilgilere göre, Edirne merkezde polis merkezine başvuran R.E. isimli kişi motosiklet satın almak için bir site üzerinden bir satıcı ile anlaştığını ve 32.250 TL para gönderdiğini belirterek akabinde dolandırıldığını anladığını bildirdi. Kimliği belirsiz kişi araştırılıyor.
112.000 TL
R.G.T. isimli kişi sosyal medya hesabında maket araç almak için sayfalara bakarken iletişime geçtiği bir sayfa tarafından farklı ibanlara parça parça olacak şekilde 112.000 TL para gönderdiğini ve dolandırıldığını anladığını bildirdi. Bu kişinin de kimliğinin araştırılmasına başlandı.
30.000 TL
Edirne merkezde E.E. isimli kişi aracını satmak için siteye ilan yüklediğini ve ilanına karşılık bir şahısla konuştuğunu , konuşmuş olduğu şahıs iş yerinden izin alabilmesi için noterden güvenli ödeme yöntemi ile kapora gönderme işlemi yapması gerektiğini söylemesi üzerine kabul ederek ibanına 30.000 TL gönderdiğini fakat daha sonrasında bu şahsın dolandırıcı olduğunu anladığın belirterek şikayetçi olduğunu söyledi. Şüphelinin araştırılmasına başlanırken, olaylarla ilgili nitelikli dolandırıcılık suçlarından yasal işlemlere başlandı .
100.000 TL
İpsala ilçesinde G.G. isimli kişi sosyal medyada geri dönüşüm makinesi siparişi vermek isterken iletişime geçtiği kimliğini bilmediği bir kişi tarafından 100.000 TL dolandırıldığını ve şikayetçi olduğunu söyledi.
2.710 TL
Süloğlu ilçesinde O.C.T. isimli kişi internette “Niğde Çiçekçi-Hızlı Çiçek Sepeti” isimli internet sayfasından çiçek siparişi verdiğini, iki farklı hesaba toplamda 2.710 TL gönderdiğini, ancak istediği ürünün gönderilmediğini ve sonrasında iletişim kurduğu numaralar tarafından engellendiğini belirterek, kendisini hileli yöntemlerle yanıltarak maddi zarara uğratan kişi veya kişilerden şikâyetçi olduğunu söyledi .Şüphelilerin kimliklerinin araştırılmasına başlandı.Olaylarla ilgili nitelikli dolandırıcılık suçlarından yasal işlemlere başlandı.
‘Bu kriz “piyasa ayarı” değil, tercih!’
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, iktidarın “sıcak para ve rant” ekonomisinin Trakya’yı ve çiftçiyi tasfiye ettiğini belirterek, “4 Bölge 4 Deniz Projemizin bölgesel etabı olan Edirne ve Trakya havzası için ‘Trakya Ergene Eylem Planı’ ile bölgeye özgü tarım ve sanayi entegrasyonu devlet planlamasıyla hayata geçirilecektir” dedi.
Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, yaptığı yazılı açıklamada Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) yeniden kurulacağını söyledi. İçinde bulunulan haftanın Anadolu topraklarında dürüstlüğün, alın terinin, yardımlaşmanın, esnaf ahlakının ve üretimin sembolü olan Ahilik Haftası olduğunu ealtını çizen Arda Meriç, şunları kaydetti:
“Beni de bu kültürün bir parçası olarak yetiştiren ve bana ahilik kültürünü aşılayan ustama, amcama da bir teşekkürü borç bilirim. Benim ustamdan öğrendiğim ve Ahi Evran-ı Veli’nin kurduğu bu medeniyet ocağında; ‘Pabucu dama atılmak’ deyimine bir atıf yapmak istiyorum. Bu deyim veli nimeti olan müşterisini kandıran bir esnafın bu hileli durum karşısında, diğer esnaflara ibret, ahaliye de bu durumun gösterilmesi amacıyla pabucunun damı atılarak teşhir edilmesi demektir. Yani tüketici haklarının ve ahlakın teminatıydı. Çarşıda tefeciliğe, faiz zulmüne ve haksız kazanca geçit verilmezdi. Peki, bugün Ahilik Haftası’nı kutladığımız Edirne’mizde genel tablo nedir?
Uluslararası finansal kuruluşlarda para, kur ve kalkınma ekonomisi üzerine çalışmış bir iktisatçı ve Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı olarak sahadaki rakamlara baktığımızda; karşımızda Ahilik ahlakıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, halkını borçla terbiye etmeye çalışan vahşi bir borç sarmalı ve çöküş tablosu duruyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 2026 yılı haziran ayı güncel verileri ve finansal piyasalardan yansıyan acı gerçekler meydandadır: Edirne’de sektörün toplam nakdi kredisi 87 milyar 651 milyon TL’yi (sektör geneli 90 milyar 145 milyon TL) aşmış durumda. Daha da vahimi; takipteki alacaklar (batık krediler) Edirne’de 2 milyar 493 milyon TL’ye dayanmıştır. Bunun 2 milyar 332 milyon TL’si mevduat bankalarında, 824 milyon TL’si ise yerli özel bankalardadır. Türkiye genelinde bireysel kredi kartı ve kredi takip oranının %5.25 ile 2014 yılından bu yana tarihin en yüksek seviyesine tırmandığı bu ekonomik yıkım ikliminde, serhat şehri Edirne nefes alamaz hale getirilmiştir.
BU KRİZ BİR “PİYASA AYARI” DEĞİL, TERCİHTİR!
İktidarın seneler boyunca izlediği eksik ve yanlış ekonomi politikaları, ekonomiyi katma değerli üretimden koparıp, üretmeyeni ödüllendiren, tarlayı-çiftçiyi tasfiye eden, kentleri ve ülke ekonomisini betonla ve sıcak parayla şişiren bir rant modeline mahkûm etmiştir.
Bugün ülkemizde mazotun litresinin 100 TL’yi aştığı gerçeği ortadadır. Başta Edirne’deki çiftçimiz olmak üzere üreticiler mazotunu, gübresini, tohumunu alırken döviz bazlı maliyet baskısı altında ezilmekte ve tarlasını banka kredisiyle sürmektedir. Ayrıca birçok çiftçimizin bu sene üretimden vazgeçtiğini de görmekteyiz. Esnafımız dükkanının kirasını, elektriğini ve stopajını ödeyebilmek için kredi kartının asgarisini bile çeviremiyorsa; geniş tanımlı işsizlik %30’lara dayandıysa ve vatandaş temel tüketimini dahi kart borcuyla karşılıyorsa, bu bir ‘küresel enflasyon kaderi’ değildir!
Bu; AKP rejiminin 22 yıldır sürdürdüğü, üretim yerine rantı, fabrika yerine AVM’yi, üreten ve planlı sanayi yerine ithalatı koyan, Türk çiftçisini ve esnafını uluslararası finans lobilerinin kucağına iten bilinçli bir tercihinin sonucudur. Sırf enflasyonu geçici olarak makyajlayabilmek adına yüksek faiz ve düşük kur sarmalıyla çiftçi üretemez, esnaf da işini döndüremez hale getirilmiştir. Üstüne bir de Cumhuriyet tarihinin en büyük demografik felaketi olan milyonluk sığınmacı yükü ve haksız rekabet ile ülke ekonomik olarak uçurumun kenarına sürüklenmiştir.
Biz Zafer Partisi olarak; Parti Programımızda ortaya koyduğumuz bilimsel, milli planlı ve kamucu kalkınma vizyonuyla bu iki kutuplu esarete ‘Ne iktidar ne sarı muhalefet; üçüncü seçenek: Zafer’ diyoruz.
AHİLİK RUHUYLA KURULACAK “ZAFER EKONOMİSİ” REÇETEMİZ
Ahilik teşkilatının temel ilkeleri olan ‘Hak ile sabır dileyen bizdendir / Çalışıp mazlumu koruyan bizdendir’ anlayışıyla Edirne’den ilan ediyoruz:
Borç Batağındaki Çiftçiye ve Esnafa ‘Nefes’ Planı:
Tarımsal üretim girdilerindeki (mazot, gübre, tohum, ilaç, yem) tüm ÖTV ve KDV sıfırlanacaktır. Başta Ziraat Bankası bir “çiftlik” olmaktan çıkarılıp, asli görevi olan Türk çiftçisini ucuz, uzun vadeli ve hakkaniyetli kredilerle destekleyen milli bir kamu bankasına dönüştürülecek ve diğer kamu bankaları da asli görev ve unsurlarına yönlendirilecektir.
Küçük esnafın, KOBİ’lerin ve çiftçilerin banka borçlarının faizleri silinecek; anapara borçları adil bir vadeye yayılacaktır.
DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI (DPT) YENİDEN KURULACAK:
Piyasanın ‘görünmez eline’ güvenerek milleti faiz lobilerine teslim eden neo-liberal palavralar tarihe gömülecektir. DPT yeniden kurulacak; 4 Bölge 4 Deniz Projemizin bölgesel etabı olan Edirne ve Trakya havzası için ‘Trakya Ergene Eylem Planı’ ile bölgeye özgü tarım ve sanayi entegrasyonu devlet planlamasıyla hayata geçirilecektir.
Anadolu Kalesi Projesi ile Kaynak Türk Milletine Kalacak: Sığınmacıların ve kaçakların 1 yıl içinde vatanlarına dönmesini sağlayacak Anadolu Kalesi Projesi kararlılıkla uygulanacaktır. Sığınmacılara harcanan milyarlarca dolar ve haksız rekabet yaratan kayıt dışı ekonomi bitirilecek; kiralar, gıda fiyatları ve kamu harcamaları rahatlayacaktır.
Vergi Adaleti ve Nereden Buldun Yasası: Dolaylı vergilerin (KDV-ÖTV) sırtına yıkıldığı garabet vergi sistemi değiştirilecek; rantiyeciden, faiz lobisinden ve servet sahibinden alınarak özellikle de dar gelirliler üstünde ki yük kaldırılacak ve adil bir vergi reformu ile “Nereden Buldun Yasası” derhal yürürlüğekonulacaktır.
Kıymetli Edirneliler, Ahi Evran’ın esnafı haksız rekabete ezdirmediği, tarlada izi olmayanın harmanda sözünün olmadığı o erdemli ve kadim Türk medeniyetini yeniden inşa etmek boynumuzun borcudur. Edirneli çiftçi, esnaf, işçi ve gençlerimiz yalnız değildir! Sizi bu borç batağına mahkûm edenlere karşı, Atatürk’ün gösterdiği tam bağımsız, hakça bölüşen Zafer Ekonomisinde buluşmaya çağırıyoruz.”
Tunca Stadı’nda anlamlı maç
Kırklarelispor, sahasının bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle Nesine 2. Lig 2026-2027 sezonunun 3. haftasında yarın Edirne’de oynayacağı maçta Beyoğlu Yeni Çarşı Spor Faaliyetleri A.Ş. takımı ile karşı karşıya gelecek. Kırklarelispor, yarın Tunca Stadı’nda oynanacak karşılaşmanın tüm tribün gelirlerini Edirnespor’a bağışlayacak.
Nesine 2. Lig Kırmızı Grup’ta yer alan ve sezonun ilk haftasını bay geçen Kırklarelispor, Atatürk Stadı’nın bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle İstanbul temsilcisi Beyoğlu Yeni Çarşı Spor ile yarın Tunca Stadı’nda saat 16.00’da karşı karşıya gelecek.
Karşılaşmayı İstanbul bölgesinden Abdurrahman Faruk Avşar yönetirken, yardımcılıklarını İzmir bölgesinden Yusuf Ökmen ve)Ankara bölgesinden Beran Yalçın yaparken, Ankara bölgesinden Demokrat Özgür Güneş de dördüncü hakem olarak sahadaki yerini alacak.
Yeşil-beyazlı ekip ligdeki ilk maçında geçen hafta deplasmanda Ekinciler İskenderunspor A.Ş.’yi 1-0 yenmişti. Kırklarelispor, 1 maçta 3 puanla 8. sırada bulunuyor.
ANLAMLI BAĞIŞ
Kırklarelispor, yarın Tunca sahasında oynanacak karşılaşmanın tüm tribün gelirlerini Edirnespor’a bağışlayacak. Kırklarelispor Yönetim Kurulu konuya ilişkin olarak kamuoyu ile şunları paylaşmıştı:
KAMUOYU DUYURUSU
Beyoğlu Yeni Çarşı Spor ile bu hafta Edirne Şhir Stadyumu’nda oynayacağımız karşılaşmadan elde
edilecek tribün gelirinin tamamı, kardeş kulübümüz Edirnespor’a aktarılacaktır.
Edirnespor’un Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nden 3.Lig’e yükselme yolculuğuna küçük de olsa katkıda
Bulunmak istiyoruz. Kardeş kulübümüzü sezon sonunda yeniden profesyonel ligde görmeyi temenni
ediyoruz.
Tüm futbolseverleri tribünde buluşmaya, takımımıza destek olurken Edirnespor’a da katkı sağlamaya
davet ediyoruz.
Gelişim Ligleri’nde perde açılıyor
Edirne’den Şükrüpaşa Spor’un U14, U15, U16, U17 ve U19 olmak üzere 5, Edirne Birlik Spor ve Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor’un U14 ve U15 olmak üzere 2 kategoride mücadele edecekleri Gelişim Ligleri’nde U14 ve U15’lerde 2026-2027 sezonu yarın start alacak.
Edirne Şükrüpaşa Spor U14 yarın deplasmanda Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. ile Tepecik Şenol Güneş Stadı ‘nda saat 11.00’de, U15 ekibi ise bu maçtan sonra aynı sahada saat 13.00’te Beykaz ekibi ile karşı karşaya gelecek.
Edirne Birlik Spor her iki kategoride Kepezspor’u, Yıldırım İbrahim Acar sahasında seaat 13.00 ve 15.00’te konuk edecek.
Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor da yine aynı kategorilerde Çanakkale Gençlerbirliği Spor’u Oğuz Arda Sel Sentetik Futbol Sahası’nda saat 11.00 ve 13.00’te konuk edecek.
U19 Gelişim Ligi ise 23 Eylül Çarşamba günü start alacak. Edirne Şükrüpaşa Spor ligin ilk haftasında İstanbul ekibi İFA ile deplasmanda karşı karşıya gelecek.
U16 ve U17 Gelişim Ligleri 26 Eylül Cumartesi günü başlayacak ve Edirne Şükrüpaşa Spor iki kategoride de Lüleburgaz Atletik Spor’a konuk olacak.
Gelişim Liglerinde ilk hafta programları şöyle:
U14 GELİŞİM LİGİ
20 Eylül 2026 Pazar
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü – Bigaspor
Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor – Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Lüleburgaz Atletik Spor – Fevzipaşaspor
Büyükçekmece Belediye Spor – Tekirdağspor
Çorlu Belediye Futbol Kulübü – Çorlu Spor 1947
Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. – Edirne Şükrüpaşa Spor
Edirne Birlik Spor – Kepezspor
Kırklarelispor – Silivrispor
U15 GELİŞİM LİGİ
20 Eylül 2026 Pazar
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü – Bigaspor
Uzunköprü Veteranları Yaşatma Ve Koruma Spor – Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Lüleburgaz Atletik Spor – Fevzipaşaspor
Büyükçekmece Belediye Spor – Tekirdağspor
Çorlu Belediye Futbol Kulübü – Çorlu Spor 1947
Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. – Edirne Şükrüpaşa Spor
Edirne Birlik Spor – Kepezspor
Kırklarelispor – Silivrispor
U16 GELİŞİM LİGİ
26 Eylül 2026 Cumartesi
Tekirdağspor – Bigaspor
Kırklarelispor – Merkez Kayaşehir Spor Kulübü Detaylar
Çerkezgücü Spor – İstanbul Beylikdüzüspor
Başakşehirspor – Büyükçekmece Gençordu Spor
Lüleburgaz Atletik Spor – Edirne Şükrüpaşa Spor
Çorlu Belediye Futbol Kulübü – Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Büyükçekmece Belediye Spor – Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk
Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. – Silivrispor
U17 GELİŞİM LİGİ
26 Eylül 2026 Cumartesi
Tekirdağspor – Bigaspor
Kırklarelispor – Merkez Kayaşehir Spor Kulübü
Büyükçekmece Belediye Spor – Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk
Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. – Silivrispor
Çerkezgücü Spor – İstanbul Beylikdüzüspor
Başakşehirspor – Büyükçekmece Gençordu Spor
Lüleburgaz Atletik Spor – Edirne Şükrüpaşa Spor
Çorlu Belediye Futbol Kulübü – Çanakkale Gençlerbirliği Spor
U19 GELİŞİM LİGİ
23 Eylül 2026 Çarşamba
Çorlu Spor 1947 – Başakşehirspor
İfa – Edirne Şükrüpaşa Spor
Alibeyköyspor – Başakşehir Şamlar Spor Kulübü
Silivrispor – Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş.
Kırklarelispor – Küçükçekmece Spor
Batı Trakya Türklerispor – Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü
Gazi Mahallesispor – İstanbul Beylikdüzüspor
Güngören Belediyesi Spor Kulübü – Fevzipaşaspor