Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Kamu İhalelerinde Birim Fiyat Aramaktan Teklif Hazırlamaya Değişen Çalışma Alışkanlıkları

Kamu ihalesine hazırlanan bir firma için iş, ihale ilanını görmekle başlamıyor. Özellikle yapım işlerinde teklif vermeden önce ciddi bir hazırlık yapılması gerekiyor. Pozların bulunması, birim fiyatların araştırılması, analizlerin kontrol edilmesi ve yaklaşık maliyetin hesaplanması derken teklif hazırlığı başlı başına bir çalışma haline geliyor.

İhale sayısı ve iş kalemi arttıkça bu çalışmaların ne kadar zaman aldığı da daha fazla hissediliyor.

Birim Fiyat Aramakla Başlayan Süreç

Bir yapım ihalesinde ilk bakılan konulardan biri genellikle birim fiyat oluyor. İhale dokümanındaki iş kalemleri inceleniyor, kullanılacak pozlar belirleniyor ve bunların fiyatları araştırılıyor.

Buradaki sorun çoğu zaman fiyatın kendisinden çok doğru fiyatı bulmak oluyor.

Aynı veya benzer açıklamalara sahip pozlar bulunabiliyor. Farklı kurumların fiyat listeleri arasında kontrol yapılması gerekebiliyor. Eski dönemlere ait bir fiyat aranıyorsa iş biraz daha uzuyor.

Herpoz bu noktada farklı kamu kurumlarına ait poz ve birim fiyatların aynı platform üzerinden aranabilmesini sağlıyor. Poz numarasıyla ya da açıklamayla arama yapılabiliyor. Geçmiş dönem fiyatlarına da ulaşılabiliyor.

Böylece ihale hazırlığında sık yapılan bir iş için farklı kaynaklar arasında sürekli geçiş yapmaya gerek kalmıyor.

Bulunan Fiyatın Hesaba Girmesi

Birim fiyatı bulmak aslında işin sadece bir kısmı. Asıl zaman, bulunan fiyatların ihale hesabında kullanılmaya başlamasıyla harcanıyor.

Yüzlerce iş kaleminin olduğu bir çalışmada pozları tek tek bulmak, miktarları girmek ve toplamları hesaplamak oldukça uğraştırıcı olabiliyor. Bir kalemde yapılan değişikliğin diğer hesaplara yansıtılması da ayrıca takip edilmek zorunda.

Yaklaşık maliyet çalışmalarında bu nedenle kullanılan programın sadece hesap yapması değil, çalışmanın tamamını düzenli şekilde tutabilmesi önem taşıyor.

Herpoz’un yaklaşık maliyet modülü de bu amaçla kullanılabiliyor. Pozlar ve miktarlar üzerinden hesaplama yapılırken analiz ve alt analizler oluşturulabiliyor. Hazırlanan çalışma Excel, Word ve PDF olarak alınabiliyor.

Daha önce hazırlanmış bir çalışmanın tekrar kullanılabilmesi de özellikle sürekli ihale hazırlayan firmalar açısından zaman kazandıran özelliklerden biri.

Teklif Verdikten Sonra İş Bitmiyor

İhale hazırlığında en çok gözden kaçan konulardan biri de teklif verildikten sonraki süreç.

Teklifin aşırı düşük olarak değerlendirilmesi halinde firmadan açıklama istenebiliyor. Bu durumda daha önce yapılan maliyet hesabı yeniden gündeme geliyor.

Hangi poz için ne kadar fiyat kullanıldı? Miktar nasıl belirlendi? İşçilik ve malzeme hesabı nasıl yapıldı? Kullanılan belgeler açıklamayı destekliyor mu?

Bu soruların tamamına cevap verebilmek için teklif hazırlanırken yapılan çalışmanın düzenli olması gerekiyor.

Aşırı düşük teklif savunması bu nedenle sadece birkaç tablo hazırlanarak tamamlanabilecek bir işlem değil. İhale dokümanının, teklif hesabının, analizlerin ve açıklamaya esas belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Herpoz’da da aşırı düşük teklif sorgulamasında açıklama yapılacak pozların belirlenmesine ve savunma dosyasının hazırlanmasına yönelik araçlar bulunuyor. İhtiyaç halinde bu süreç için danışmanlık desteği de veriliyor.

Aynı Çalışmayı Tekrar Tekrar Yapmamak

İhale hazırlığında zaman kaybının önemli bir bölümü aslında aynı bilgilerin farklı yerlerde tekrar kullanılmasından kaynaklanıyor.

Bir yerde birim fiyat aranıyor, başka bir Excel dosyasında yaklaşık maliyet hazırlanıyor, analizler farklı bir dosyada tutuluyor. İhale sonrasında aşırı düşük açıklaması gerektiğinde ise eski dosyalar yeniden açılıyor.

Bu yöntem uzun süre kullanılabilir olsa da ihale sayısı ve iş hacmi arttığında işleri takip etmek zorlaşıyor.

Dijital sistemlerin sağladığı kolaylık biraz da burada ortaya çıkıyor. Bir kez bulunan verinin sonraki hesaplamalarda tekrar kullanılabilmesi, yapılan değişikliklerin daha kolay takip edilmesi ve çalışmaların tek yerde tutulması günlük işi oldukça basitleştirebiliyor.

Herpoz’un amacı da ihale hazırlığında bu işlemleri mümkün olduğunca aynı çalışma içerisinde bir araya getirmek.

Birim fiyat arama ile başlayan süreç, yaklaşık maliyet ve teklif hazırlığıyla devam ediyor. Gerektiğinde aşırı düşük teklif açıklaması için yapılan çalışmalar da yine bu sürecin devamında yer alıyor.

Kamu ihalelerinde artık sadece doğru fiyatı bulmak değil, o fiyatla ne yaptığını da takip edebilmek önemli. Özellikle çok sayıda ihale hazırlayan firmalar için zamanın yanında düzenli ve kontrol edilebilir bir çalışma sistemi de giderek daha önemli hale geliyor.

‘CHP Cumhur İttifakının parçası mı?’


Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Etimesgut ve Menderes’teki belediye başkan vekilliği seçimlerine ilişkin açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada, “Cumhur İttifakı dediğimizde yalnızca AKP ve MHP’yi mi anlayacağız? Yoksa siyasi tercihleriyle bu ittifaka destek veren CHP yönetimini de bu tablonun bir parçası olarak mı değerlendireceğiz?” dedi.

Balkanlı, “Etimesgut’ta AKP ve MHP’nin CHP adayını desteklemesi; Menderes’te ise ‘hak, hukuk, adalet’ diyen butlan yönetimi CHP’nin, YENİ PARTİ adayını desteklemek yerine AKP adayının seçilmesinden yana tavır alması, kamuoyunun haklı olarak şu soruyu sormasına neden olmuştur” şeklinde konuştu.


“Siyasette ilkeler mi belirleyici olacak, yoksa günübirlik siyasi hesaplar mı?” diye soran Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı,açıklamasında şunkara yer verdi:

Elbette siyasi partilerin seçimlerde birbirleriyle ittifak yapması, ortak aday desteklemesi veya belirli konularda iş birliğine gitmesi demokratik siyasetin doğal bir parçasıdır. Bizim itirazımız ittifaklara veya siyasi iş birliklerine değil; bu tercihlerin hangi ilkelerle, hangi gerekçelerle ve ne kadar şeffaf biçimde yapıldığına yöneliktir.

Bugün artık şu soruyu sormak da hakkımızdır:

Cumhur İttifakı dediğimizde yalnızca AKP ve MHP’yi mi anlayacağız? Yoksa siyasi tercihleriyle bu ittifaka destek veren CHP yönetimini de bu tablonun bir parçası olarak mı değerlendireceğiz?

AKP, MHP ve CHP’nin bazı belediye başkanlığı seçimlerinde birbirlerinin adaylarını destekleyen tutumları, siyasetteki mevcut dengelerin ve siyasi hesapların kamuoyu tarafından yeniden sorgulanmasını zorunlu hale getirmiştir.

YENİ PARTİ olarak bizim siyaset anlayışımız nettir. Bizim için makam ve koltuk hesabından önce halkın iradesi, demokrasi, hukuk, liyakat, dürüstlük ve şeffaflık gelir.

YENİ PARTİ, ‘kim kazanmasın?’ siyaseti yapmak için değil, ‘Türkiye nasıl kazanır?’ sorusuna cevap vermek için halkımızın isteği üzerine kurulmuştur.

Bu nedenle bundan sonraki siyasi yürüyüşümüzde eski siyasi alışkanlıkları ve yanlışları YENİ PARTİ’ye taşımayacağız. Hiç kimseyi geçmişi, siyasi görüşü veya tercihi nedeniyle ötekileştirmeden; ancak dürüstlüğü, liyakati, siyasi geçmişindeki temizliği, kamuoyu güvenini ve hakkında herhangi bir şaibe bulunmamasını temel ölçütlerimiz arasında tutacağız.

Çünkü bizim için adaylık bir makam değil, millete karşı büyük bir sorumluluktur.

ARTIK KARARI ÜYELERİMİZ VERECEK

Siyasette kişisel hesapların, kapalı kapılar ardındaki pazarlıkların ve siyasi transferlerin önüne geçmenin en güçlü yolu, üyenin ve halkın iradesini siyasetin merkezine koymaktır.

YENİ PARTİ’de bundan böyle il-ilçe yönetimleri, belediye ve il genel meclis üyeleri ,milletvekili adaylarının belirlenmesinde üyelerimizin söz sahibi olduğu demokratik bir anlayışı hâkim kılacağız.

Artık başkaları bizim adımıza karar vermeyecek.

Kendi geleceğimize, kendi şehrimizin yönetimine ve Türkiye’nin geleceğine kendimiz karar vereceğiz.

Bugün YENİ PARTİ’ye gençlerimizin, emeklilerimizin, çiftçilerimizin, işçilerimizin, esnafımızın, kadınlarımızın ve toplumun farklı kesimlerinin gösterdiği büyük ilginin temelinde de bu anlayış vardır.

Halkımız artık birbirini suçlayan değil, çözüm üreten; kapalı kapılar ardında hesap yapan değil, millete ve üyelerine hesap veren bir siyaset istiyor.

Ve şunu da çok iyi biliyoruz:

Tüm bu yaşananları halkımız yakından izliyor. Milletimiz kimin ne söylediğini, kimin ne yaptığını, hangi siyasi hesabın peşinde olunduğunu görüyor. Sandık günü geldiğinde halkımız, tercihini özgür iradesiyle ortaya koyacak ve siyasetteki bu anlayışa en güçlü cevabı sandıkta verecektir.

Biz YENİ PARTİ olarak bu cevabın demokratik ve güçlü bir halk iradesiyle ortaya çıkacağına inanıyoruz. O gün milletimiz kendi geleceğine, kendi şehrine ve kendi ülkesine sahip çıkacaktır.

İşte YENİ PARTİ, bu değişim arzusunun ve yeni siyaset anlayışının adresidir.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde siyaseti yeniden halkın merkezine taşıyacağız.

Bu nedenle tüm demokratları, gençlerimizi, kadınlarımızı, emeklilerimizi, işçilerimizi, çiftçilerimizi, esnafımızı ve tüm hemşehrilerimizi YENİ PARTİ çatısı altında buluşmaya, üye olmaya ve kendi geleceğinin kaderine sahip çıkmaya davet ediyorum.

Çünkü artık söz sadece siyasetçilerin değil, milletindir.

Kararı kapalı kapılar değil, üyelerimiz verecek.

Gelin, kendi geleceğimize birlikte sahip çıkalım.
Gelin, kendi şehrimizin yönetiminde söz sahibi olalım.
Gelin, Türkiye’nin geleceğine birlikte karar verelim.

YENİ PARTİ olarak hedefimiz nettir:

Önce halkımızın güvenini kazanacağız. Ardından belediyelerde, sonra Türkiye’de iktidarı kazanacağız.

Edirne’den Türkiye’ye sesleniyoruz:

Yeni bir siyaset mümkündür.
İlkeli siyaset mümkündür.
Şeffaf siyaset mümkündür.
Demokratik ve temiz siyaset mümkündür.
Türkiye’de değişim artık kaçınılmazdır.

Biz hazırız.
Halkımız hazır.
YENİ PARTİ, Türkiye’nin umududur.

Aramızdan ayrılanlar

SABAHATTİN SİRKE VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden Ayşe Sirke’nin eşi, Sinem Şenöz, Çiğdem ve Serkan Sirke’nin babaları Sabahattin Sirke 80 yaşında vefat etti. Merhum dün Yıldırım Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan öğle namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.

YAVUZ MEHMET GÜRSÖZLÜ VEFAT ETTİ
Edirne Lisesi 1974 yılı mezunlarından, Merhume Macide ve merhum Ahmet Gürsözlü’nün oğulları, Edirne Lisesi 1976 yılı mezunu Eczacı Tennur Haybat Gürsözlü’nün eşi Yavuz Mehmet Gürsözlü 69 yaşında vefat etti, Uğurcan Gürsözlü’nün babası, Snejana’nın kayınpederi, Aeris’in dedesi, merhum Reha Görsüzlü’nün kardeşi, Kemal Gürsözlü’nün amcası, merhume Gökşen ve merhum Doğan Haybat’ın damatları olan merhum dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

EMİNE UYSAL VEFAT ETTİ
Edirne eski esnaflarından merhum Kasap Tahsin Uysal’ın eşi, Can Uysal ve Canan Evcimen’in anneleri Emine Uysal 78 yaşında vefat etti. Merhume dün Karaağaç Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.


SAFİYE ÇİM TOY VEFAT ETTİ

Kirişhane semti sakinlerinden Safiye Çim Toy 53 yaşında vefat etti. Rahatsızlığı nedeniyle bir süredir tedavi gören genç kadının vefatı ailesi, arkadaş ve yakınları arasında büyük bir üzüntü yarattı. Merhumenin cenazesi 15 Ağustos Cumartesi günü Yeşilce Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

MEHMET GELAL VEFAT ETTİ

PTT’den emekli Mehmet Gelal 75 yaşında vefat etti. Nebiye Gelal’ın eşi, Cem ve Can Gelal’ın babaları olan merhum dün Yavuz Sultan Selim Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Japonlar, Edirne ile buluştu

Bülent AYAN

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı  Prof. Dr. Hami Onur Bingöl’ün “Edirne-2” isimli fotoğraf sergisi, Tokyo Camii ve Diyanet Türk Kültür Merkezi’nde Japon ziyaretçilerle buluştu. Edirne’nin tarihini, mimarisini ve kültürel dokusunu fotoğraf sanatı aracılığıyla Japonya’ya taşıyan sergi, 27 Ağustos 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Türkiye’nin kültürel mirasını fotoğraf sanatı aracılığıyla Japonya’daki izleyicilerle buluşturan “Edirne-2” sergisinde, Edirne’nin tarihi yapıları, mimari ayrıntıları, kent dokusu ve gündelik yaşamından seçilen 40 fotoğraf yer alıyor.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Tokyo Büyükelçiliği, Tokyo Kültür ve Tanıtma Müşavirliği ve Tokyo Camii’nin destekleriyle gerçekleştirilen sergi, Tokyo Camii ve Diyanet Türk Kültür Merkezi’nin ziyaretçilere açık bölümünde sanatseverlerle buluştu.

JAPON ZİYARETÇİLERDEN YOĞUN İLGİ

Tokyo Camii, ibadet işlevinin yanı sıra Türk ve İslam kültürünü tanımak isteyen Japonların da ziyaret ettiği önemli bir kültürel mekân olarak öne çıkıyor. Cami, her hafta çok sayıda Japon ziyaretçiyi ağırlarken, ziyaretçiler caminin mimarisini, ibadet mekânını ve kültürel yapısını yakından tanıma fırsatı buluyor.

“Edirne-2” sergisinin Tokyo Camii’nde ziyarete açılmasının ardından Japon ziyaretçilerin fotoğraflara gösterdiği ilgi de dikkat çekti. Serginin herhangi bir özel açılış törenine bağlı olmadan, camiyi ziyaret edenlerin doğal ziyaret akışı içerisinde izleyiciyle buluşması, fotoğrafların doğrudan Japon ziyaretçilerle karşılaşmasını sağladı.

Serginin açıldığı ilk günlerde yaklaşık 100 kişinin fotoğrafları gezerek incelemesi, sergiye gösterilen ilgiyi ortaya koydu. Ziyaretçiler, Edirne’nin tarihi ve kültürel dokusunu fotoğraflar üzerinden tanırken, sergi alanında yer alan ziyaretçi defterine de düşüncelerini ve izlenimlerini yazdı.

Japon ziyaretçilerin fotoğrafları dikkatle incelemesi ve sergi defterine değerlendirmelerini bırakması, serginin ziyaretçilerle doğrudan bir iletişim kurmasına da imkân sağladı.

“EDİRNE’NİN KÜLTÜREL MİRASINI JAPON İZLEYİCİYLE BULUŞTURMAK ÖNEMLİ”

Tokyo Kültür ve Tanıtma Müşaviri Saltuk Buğra Ekinci, serginin Tokyo Camii gibi Japon ziyaretçilerin yoğun olarak bulunduğu bir mekânda gerçekleştirilmesinin Türkiye’nin kültürel mirasının tanıtılması açısından önemli olduğunu belirtti.

Ekinci, “Edirne-2 sergisinin Tokyo Camii gibi her hafta çok sayıda Japon ziyaretçinin ziyaret ettiği bir mekânda gerçekleştiriliyor olmasını son derece anlamlı buluyorum. Edirne, Türkiye’nin tarihsel ve kültürel birikiminin güçlü şekilde görülebildiği şehirlerden biri. Prof. Dr. Hami Onur Bingöl’ün fotoğrafları aracılığıyla Edirne’nin mimarisini, tarihini ve kültürel dokusunu Japon izleyiciyle buluşturmak, kültürel tanıtım açısından kıymetli bir çalışma.

Serginin herhangi bir özel açılış törenine bağlı olmadan, Tokyo Camii’ni ziyaret eden insanların doğal akışı içerisinde Japon ziyaretçilerle buluşması ayrıca önemli. Ziyaretçilerin fotoğrafları incelemeleri ve sergi defterine kendi düşüncelerini yazmaları, sanat eserleri üzerinden doğrudan bir kültürel etkileşim oluştuğunu gösteriyor. Bu tür çalışmaların Türkiye ile Japonya arasındaki kültürel ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

EDİRNE’NİN GÖRSEL BELLEĞİ TOKYO’DA

Prof. Dr. Hami Onur Bingöl’ün Edirne üzerine gerçekleştirdiği fotoğraf çalışmalarının ikinci aşamasını oluşturan “Edirne-2”, kentin tarihi ve kültürel dokusunu farklı bakış açılarıyla ele aldı.

Sergide yer alan 40 fotoğraf, Edirne’nin yalnızca bilinen tarihi yapılarından oluşan bir görüntüsünü sunmak yerine, kentin mimari ayrıntılarını, sokaklarını, gündelik yaşamını ve kendine özgü atmosferini fotoğraf aracılığıyla izleyiciye aktarıyor.

Bingöl’ün fotoğrafları, Edirne’nin tarihsel mirasını güncel kent yaşamıyla birlikte ele alırken, Japon ziyaretçilere Türkiye’nin Trakya’daki önemli kültür merkezlerinden biri olan Edirne’yi farklı bir görsel perspektiften tanıma imkânı sunuyor.

SERGİ MUSTAFA KARACA’NIN ANISINA İTHAF EDİLDİ

Prof. Dr. Hami Onur Bingöl, “Edirne-2” fotoğraf sergisini kendisi için çok değerli bir insan olan Mustafa Karaca’nın anısına ithaf etti.

Edirne’nin Süloğlu ilçesine bağlı Keramettin Köyü’nden olan Mustafa Karaca Haziran 2026’da hayatını kaybetti. Karaca Edirne merkezde faaliyet gösteren Bellek Kitabevi’nin sahibiydi. Yaşamını kitapların içinde geçiren Karaca, Bingöl’ün hayatında önemli bir yere sahip olmuş, kendisine önemli hayat dersleri vermiş değerli bir isimdi.

Bingöl, sergiyi Karaca’nın anısına ithaf ederek, Edirne üzerine gerçekleştirdiği bu çalışmada kendisi için özel bir yere sahip olan bir isme vefa göstermek istedi.

27 AĞUSTOS’A KADAR ZİYARET EDİLEBİLECEK

Prof. Dr. Hami Onur Bingöl’ün “Edirne-2” fotoğraf sergisi, 27 Ağustos 2026 tarihine kadar Tokyo Camii’nde ziyaret edilebilecek.

Sergi, Edirne’nin tarihsel ve kültürel mirasını Japonya’daki izleyicilerle buluştururken, fotoğraf sanatı üzerinden Türkiye ile Japonya arasında kültürel bir iletişim alanı oluşturuyor.

Tokyo Camii’ni ziyaret eden Japonlar, sergi süresince Edirne’nin tarihi ve kültürel dokusunu fotoğraflar aracılığıyla tanıma ve sergi defterine kendi düşüncelerini aktarma fırsatı bulacak.

Eskikadın 2’nci Felsefe Günleri veda etti

Eskikadın Köyü 2’nci Uluslararası Felsefe, Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Günleri, geride bıraktığımız 15 Ağustos Cumartesi günü sona erdi. “Felsefe Günleri” kısa adıyla da anılan kampın tamamlanmasıyla, akademisyenler, sanat insanları, çeşitli kent ve farklı disiplinlerden katılımcılar gelecek yıl üçüncüsü yapılacak kampta buluşmak üzere vedalaştı.

 Düşünce, sanat ve sosyal bilimler ekseninde paylaşım kültürünü geliştirmeyi amaçlayan  “Çadırını kap gel” sloganıyla düzenlenen organizasyon 10 Ağustos Pazartesi günü başlamıştı. Edirne Tuna Art Academy Kurucusu ve Eğitimci Hakan Coşkuntuna, bu yıl 2’rcisi gerçekleştirilen etkinliğe, Edirne Belediyesi ve Belediye Başkanı Filiz Gencan, Tuna Art Academy; Uygulamalı Drama – Felsefe – Sosyoloji ve Tiyatro Derneği, Eskikadın Köy Muhtarlığı, Muhtar Şefket Akkurt ve köy halkı, Uygulamalı Felsefe Derneği, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak’ın katkı ve destekleri için teşekkür ettiklerini kaydetti.

“Memleketimin hikayesini anlattım” diyen ödüllü yönetmen Batuhan Kurt (sağda) ve Görüntü Yönetmeni Kürşat Taşçı (sakallı)

EDİRNELİ BELGESELCİ BATUHAN KURT ÖDÜL AVCISI

Atölyeler dışında ‘çadır kampı’ konseptiyle doğayla iç içe keyifli tamamlanan kampın son gün programında Bir Edirne Hikayesi, ödüllü “Kurbağa Avcıları belgeseli ile ilgili gösterim ve anlatımlarıyla Edirneli Yönetmen Batuhan Kurt da yer aldı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı Bölümü mezunu olan Batuhan Kurt,1991 yılında Edirne’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Edirne’de tamamlayan Batuuhan, Lise’deyken A.B.D. Dışişleri Bakanlığı, State University of New York at Fredonia ve Atlantik Film ortaklığında yürütülen FilmTurkey projesinde sinema eğitimi aldı. Bu proje kapsamında “Bahar” isimli bir belgesel çekti. 2009 yılından günümüze birçok kısa film ve belgesel çalışması gerçekleştirdi. 2016 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle çektiği ‘Hudut’ isimli belgeselde Suriyeden göçenlerin yolculuğunu anlattı. 2018 yılında Edirne’de çektiği  ‘Kurbağa Avcıları’ belgeseli, ulusal ve uluslararası birçok film festivalinde yarışıp ödüller kazandı. Bugüne kadar çektiği, yönettiği ve kurguladığı 30’dan fazla filmden birincilik ödülü alan Batuhan çok sayıda da mansiyon ve jüri özel ödülünün de sahibi oldu

Eskikadın Köyü 2’nci Uluslararası Felsefe, Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Günleri, Ali Sertan Beşer’in; “Homeros’un İlyada ve Odysseia Eserlerinde Felsefi Düşüncenin Başlangıcı”, Salih Hakan Coşkuntuna’nın; “Drama’da; Ontoloji, Epistemoloji, Oluşum ve Ritüellerin Ardındaki Gerçekler.”,  Emel Benzet’in; “Heykeltıraş ve Mask Atölyesi”, Batuhan Kurt’un: “Özel Gösterim; Kurbağa Avcıları” ve “Belgesel Film Nedir, Nasıl Çekilir” konulu söyleşisi”, Emircan Yanık’ın; “ Genetiği Değiştirilmemiş Selami” isimli özel gösterimi ile tamamlandı.

HOTEAD Polonyalıları büyüledi

Edirne’nin kültür elçisi HOTEAD Spor Kulübü Halk Dansları Topluluğu, uluslararası alanda ülkemizi ve kültürümüzü gururla temsil etmeye devam ediyor.

Son olarak Polonya’da düzenlenen 19. Uluslararası Geleneksel Sanat Festivali’ne katılan HOTEAD ekibi Poznan, Torun, Gniezno, Goslina, Slupca, Dzienkanowice ve Swarzedz olmak üzere 7 farklı şehirde sahne alarak Türk kültürünün zenginliğini Polonyalı sanatseverlerle buluşturdu. Festival boyunca Edirne Yöresi, Ankara Seymenleri ve coşkulu Roman Dansları gösterileriyle izleyicileri büyüleyen HOTEAD, sergilediği performanslarla ay-yıldızlı bayrağımızı en iyi şekilde dalgalandırdı.

Bu sezon Bulgaristan’ın Sliven ve Velingrad kentlerindeki festivallerin ardından Polonya’da da büyük bir başarıya imza atan HOTEAD Kulübü, gözünü yeni hedeflere çevirdi. HOTEAD, 5-6 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek olan Yunanistan Festivali için hazırlıklarına vakit kaybetmeden başladı.

HOTEAD’tan yapılan açıklamada, “Yunanistan festivali dönüşünün ardından HOTEAD, hem yurt içinde hem de yurt dışında kültürümüzü sahneye taşımak isteyen tüm mevcut ve yeni dansçıları için yeni sezon kapılarını açıyor! Kültürümüzü sahnelerde yaşatmak ve bu büyük ailenin bir parçası olmak isteyen tüm dans tutkunlarını yeni sezonda aramıza bekliyoruz” ifadelerine yer verildi..

DOÇEK Cilo zirvesinde

Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK), yurt içi ve yurt dışı faaliyetleriyle doğa sporları alanındaki çalışmalarını sürdürüyor.

Pamirler’de gerçekleştirilen uzun soluklu bisiklet ekspedisyonu ve Ağrı Dağı zirve tırmanışının ardından, DOÇEK dağcılarının rotası bu kez Hakkari’deki Cilo Dağları’na çevrildi.

Pamirler ve Ağrı’dan sonra Cilo’da da zirve başarısı

Cilo Dağı Reşko (Uludoruk) zirvesine yönelik düzenlenen tırmanış faaliyetinde DOÇEK üyeleri Coşkun Özçelik, Seyfi Durmaz ve Sedat Kalelioğlu yer aldı.

Serpel Yaylası’ndan hareket eden ekip, yer yer karlı ve buzlu arazide ilerledikten sonra sırt hattındaki “kılçık” tabir edilen iki yanı uçurum bölgeyi de dikkatli bir şekilde geçerek tırmanışını sürdürdü.

Toplam 15 saat süren zorlu rotayı tamamlayan ekip, 4135 metre yükseklikteki Reşko zirvesine ulaştı.

Zirve tırmanışını gerçekleştiren dağcılar, inişlerini de planlandığı üzere kazasız ve sorunsuz bir şekilde tamamlayarak kamp noktasına geri döndü.

Farklı coğrafyalarda gerçekleştirdiği doğa sporları faaliyetleri ile adından söz ettiren Keşan DOÇEK, bu disiplindeki takım ruhu ve ekip anlayışının önemini bir kez daha ortaya koyarken; yerel sınırları aşan vizyonuyla bu alanda deneyim ve birikimini kararlı bir şekilde geleceğe taşıyor. 

Edirne’de 55 bin motosiklet!

Türkiye genelinde geçen Temmuz ayında 207 bin 508 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Temmuz ayı sonu itibarıyla 215 bin 190 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz 2026 Motorlu Kara Taşıtları’na ilişkin rakamları kamuoyu ile paylaştı. Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Temmuz ayı sonu itibarıyla 215 bin 190, Tekirdağ’da 398 bin 780 ve Kırklareli’nde 184 bin 377 oldu. TÜİK’in Edirne için hazırladığı haber bülteninde şunlara yer verildi:

“Türkiye’de Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Temmuz ayı sonu itibarıyla 34 milyon 746 bin 396 oldu.

Türkiye’de Temmuz ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,7’sini motosiklet, %14,4’ünü kamyonet, %6,7’sini traktör, %3,0’ını kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

2026 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 215 bin 190’dır.

2026 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam 215 bin 190 motorlu kara taşıtının; 89 bin 251’i otomobil, 2 bin 206’sı minibüs, 1719’u otobüs, 26 bin 457’si kamyonet, 4 bin 994’ü kamyon,54 bin 840’ı motosiklet, 562’si özel amaçlı taşıtlar ve 35 bin 161’i traktörlerden oluşmaktadır.

Edirne’de Temmuz ayında 3 bin 772 adet taşıtın devri yapıldı

Edirne’de Temmuz ayında 3 bin 772 adet taşıtın devri yapıldı. Devir, noterler aracılığı ile ikinci, üçüncü ve daha fazla el değiştiren taşıtları ifade etmektedir. Edirne’de devri yapılan toplam 3 bin 772 taşıt içinde 2 bin 240’ıotomobil, 30’u minibüs, 29’u otobüs, 538’i kamyonet, 57’si kamyon, 576’sı motosiklet,12’si özel amaçlı taşıt ve 290’ı traktörlerden oluşmaktadır.

Ocak-Temmuz döneminde kaydı yapılan otomobillerin 222 bin 580’i gri renklidir.

Ocak-Temmuz döneminde trafiğe kaydı yapılan 534 bin 811 adet otomobilin %41,6’sı gri, %25,7’si beyaz, %11,9’u siyah, %9,9’u mavi, %5,7’si yeşil, %3,2’si kırmızı, %1,3’ü kahverengi, %0,3’ü turuncu, %0,3’ü sarı ve %0,1’i diğer renklidir.”