
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
SEMİHA ÖZTETİK VEFAT ETTİ
Kıyık semti sakinlerinden merhum Ali Öztetik’in eşi, merhum Hüsnü Öztetik, Servet Korol, Ülfet Orhan’ın anneleri, Ali Öztetik, Elif Öztetik, Selçuk Korol ve Mehmet Can Orhan’ın nineleri Semiha Öztetik 91 yaşında vefat etti. Merhume dün Kıyık Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı.
ZARİFE TATAR VEFAT ETTİ
Süleymandanişment Köyü sakinlerinden merhum Şükrü Tatar’ın eşi, Erkan Gökkaya’nın annesi, Dilar ve Dilan’ın anneanneleri Zarife Tatar vefat etti. Merhume dün Süleymandanişment Köyü Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
GÜLTEN ÖZBUDAN VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden Gülten Özbudan 78 yaşında vefat etti. Merhume dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
Yargıya güven yüzde 25!
Bülent AYAN
Edirne Barosu’nun 3-4 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek 51. Olağan Genel Kurulu için geri sayım sürerken, mevcut Başkan Av. Gökhan Karakoç’tan sonra geçmiş dönem başkanlarından Av. Özgür Yıldırım da adaylığını açıkladı.
Edirne Barosu’nun 51. Olağan Genel Kurulu 03.10.2026 – 04.10.2026 Cumartesi ve Pazar günü saat 10.00–17.00 saatleri arasında Edirne Barosu Av.Hayrettin Belli konferans salonunda yapılacak. Bu toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantı 10.10.2026 – 11.10.2026 Cumartesi ve Pazar günü aynı saat ve yerde gerçekleştirilecek.
FAALİYET RAPORU
Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç, 52. Olağan Genel Kurul öncesi baronun web sayfasından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:
“Kıymetli meslektaşlarım, Malumunuz üzere; 13/10/2024 tarihinde gerçekleştirilen 50. Olağan Genel Kurulumuzla sizlerin teveccühü ile göreve geldik. Öncelikle bizleri bir asrı geride bırakan mazisiyle, temeli Kuvva-i Milliye kahramanı bir kurucu başkan tarafından atılmış bu ulu çınarı yönetmeye ehil ve layık gördüğünüz için şahsım ve birlikte görev yaptığımız yönetim, disiplin, denetleme ve delegasyon üyelerimiz adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.
Bu dönem içerisinde baromuz için yaptığımız faaliyetleri sizlerin takdirlerine sunuyoruz. Ancak faaliyet raporumuzu incelemeden evvel müsaadenizle birkaç hususu hatırlatmak ve bu önsöz ile tarihe kısa bir not düşmek istencindeyim. Geride bıraktığımız dönemde Ülkemize ait yargı karnesinin olumlu olduğunu söylemek maalesef mümkün değildir. Zira; Hukukun Üstünlüğü Endeksi raporlarına göre Ülkemiz, 143 Ülke arasında 118. Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki 15 ülke arasında 14’üncü sıradadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yönünden de benzer bir tablo ile karşılaşılmaktadır. AİHM 2025 istatistiklerine göre, mahkeme Türkiye hakkında 74 karar açıklamış ve bunların 66’sında en az bir hak ihlali tespit etmiştir. Türkiye, mahkeme önünde bekleyen (derdest) dosya sayısında da zirvededir. Yine 2010 yılında %59 olan yargıya güven oranı 2025 yılına gelindiğinde %25 seviyesine kadar düşmüştür.
Yargı camiasının bir tarafı olarak bu karamsar tablolar içinde Baromuz, Cumhuriyeti’mizin temeli olan adalet ve adaletin tüm kurum, kuruluşlar ve kişiler nezdinde amasız, fakatsız, istisnasız tesisi için tüm gayreti ile mücadele etmeye devam ederken, mesleğin onurunu, Meslektaşların huzurunu, Baromuzun kurumsal saygınlığını korumayı da en mühim görev addettik. Hülasa ben ve yönetim kurulundaki kıymetli arkadaşlarım ekonomik öngörünün az, adaletin kıt, şartların ağır olduğu bir zaman diliminde, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlanma devrimlerinin ışığında en iyisini yapmaya gayret etmiş olmanın vicdani rahatlığı içindeyiz. İlkelerimize sahip çıkarken tarihsel sorumluluklarımızı da unutmadık. Bizlere emanet edilen Baro Konağımızın ikinci faz restorasyonuna başlamış olmanın mutluluğunu paylaşmak ve buraya not düşmek isterim.
Göreve geldiğimizde uzun yıllardır bir çivi dahi çakılamamış tarihi konağımızda ikinci restorasyonu başlatıyor olmak bizler için en büyük gururdur. Şüphesiz ki; yapabildiklerimiz kadar yapamadıklarımız, artılarımız kadar eksilerimiz, doğrularımız kadar hatalarımız, kattıklarımız kadar katamadıklarımız muhakkak olmuştur. Hizmet üretmeye çalışan insanın olduğu her yerde meydana gelen doğrular ve hatalar insana özgü ve hayatın olağan akışı içindedir. Önemli olan, bir şeyi yaparken iyi niyetle yola çıkmak, meseleye Baromuz, mesleğimiz ve meslektaşlarımızın yüksek menfaatleri çerçevesinde bakabilmek, bu bağlamda yapabildiklerimizin, artılarımızın, doğrularımızın, kattıklarımızın, çok sayılması ve de sizlerin vicdan ve gönül terazisinde, iyi niyetle ve de fedakârca çalışmış olduğumuzun kabul edilmesidir.
En nihayetinde baki kubbede kalacak olanın yalnızca bir hoş seda olacağını içselleştirmiş bir yönetim anlayışını benimsemiş biz bu dönemki yöneticiler için gönüllülük, fedakarlık makamları olan bu onurlu görevde geçirdiğimiz sürenin sonunda, yolun başının ya da sonunun değil, tüm aşamalarının mesleğe, meslektaşa hizmet telaşıyla geçirildiğinin, süreç içinde gösterilen çaba ve de fedakârlıklar için en ufak pişmanlığımızın olmadığının, hatta yaptığımız zorlu görevin, hayatımızın tarih sayfalarında bizim için onur kaynağı olarak yerini alarak, çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız en önemli miraslardan biri olarak gördüğümüzün bilinmesini isterim. Bu samimi duygu ve düşüncelerle, bu dönem yaptığımız çalışmalarda bize destek veren, seçimle gelen kurullarda, komisyonlarda, mülteci sorununda, kentin hukukunun korunmasında gönüllülük esasına göre oluşturulan kurullarda yer alan, gerçekleştirmek istediğimiz hayale katkıda bulunan tüm meslektaşlarımıza, baro personelimize teşekkür ediyor, saygılarımı ve de şükranlarımı sunuyorum. Takdirlerinize arz ederim.”
Bir Edirne Klasiği, Tava Ciğer Kuyruğu
Gülseven OKALANER
Dört mevsimin de ayrı güzellikte yaşandığı Edirne’nin ziyaretçileri açısından en uygun mevsimi olan sonbaharın başındayız. Çok çeşitli kültürlerin izlerini taşıyan kadim kentimiz tarihi eser yoğunluğu açısından dünyanın en zengin şehirlerinin başında geliyor.
Edirne’nin bir başka zenginliği de Osmanlı İmparatorluk Saray Mutfağı, Rumeli ve Balkan mutfağı, Yahudi Mutfağı esintileriyle benzeşen, çok kültürlülüğünü de yadsımadan ama özgünlüğünü de koruyabilmiş lezzetleridir.
TÜM DÜNYADA KÖFTE VAR, AMA EDİRNE KÖFTESİ DEĞİL!
Dünyanın tüm ülkelerinde ismi köfte olmasa da benzeri yapılıyor, sakatat ve ciğer kullanılıyor. Ancak Edirne köfte ve ciğerini eşsiz kılan özellikler hiç birinde yok!… “Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır” sözünde olduğu gibi ufak lezzet dokunuşları olsa da Edirne köfte ve ciğerinin özü değişmez. Bu nedenle yerli yabancı ziyaretçilerin Edirne’deki yiyecek tercihlerinin başında köfte ve ciğer gelir. Kent genelinde resmi olarak sadece ciğer ve köfte üzerine odaklanmış veya menüsünde bu lezzetleri bulunduran 150’den fazla işletme bulunuyor.
Kentte bulunan; restoran, lokanta ve büfe tarzı yaklaşık 750 işletmenin büyük bir bölümünü şehrin markası haline gelen tava ciğer ile köfteciler oluşturuyor. Bu işletmeler de genellikle Tarihi Ciğerciler Sokağı, Talatpaşa Caddesi, Selimiye Camii çevresi ve Tahmis Meydanı, Alipaşa Orta Kapı gibi ziyaretgahlar çevresinde yer alıyor. Şube sayıları artan ve gösterişli mekanlarda yer alan Köfteci Osman, Ciğerci Bahri Bey, Aydın Tava Ciğer, Ciğerci Niyazi Usta, Ciğerci Kemal gibi popüler yerel işletmeler şehre önemli katma değer kazandırıyor.
ESKİ TAVA CİĞER GELENEĞİNİ YAŞATAN KAZIM USTA
Edirne’de eski ciğerciler geleneğini yaşatan ve lezzetiyle öncü olan en eski isim Kazım Gilan Usta ve takipçisi – öğrencisi Nusret Demir Usta öğle yemeği saatlerinde hizmet veriyor ve ciğerleri de belli bir süre içinde tükeniyor. Müşteri portföyleri bellidir. Öğleden başlayarak akşam saatlerinde de açık olan kentin popüler köfte ve ciğercilerin önünde ise yaz kış her mevsim uzun kuyruklar eksik olmuyor.
Doyurucu, besleyici ve hesaplı olması nedeniyle de tercih edilen, Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nın belirlediği resmi tarifeye göre; 150 gramlık 1 porsiyon Edirne Tava Cigeri ve aynı miktardaki Edirne Köftesinin güncel satış fiyatı 500 TL. Ekmek Arası Tava Ciger: 330, Ekmek Arası Köfte ise 360 TL olarak satılıyor. Menü fiyatlarına ciğerin yanında ikram edilen meşhur kurutulmus Karaağaç biberi dahil olurken, salata, yoğurt veya ekstra mezeler ayrıca fiyata tabii olarak sunuluyor.
Dolandırıcılara dikkat!
Edirne merkezde bir kişi sosyal medyada gördüğü ilan üzerine iletişime geçtiği kişi ya da kişiler tarafından 66 bin lira, bir kişi alışveriş için internet üzerinden anlaştığı bir kişi tarafından 48 bin lira, bir kişi de tapu çıkarması için anlaştığı bir kişi tarafından 75 bin lira dolandırıldı.
66 BİN LİRA DOLANDIRILDI
Edinilen bilgilere göre, polis merkezine başvuran T.K. isimli kişi sosyal medya da gördüğü bir ilan ile ilgili linke basarak internet sitesine girdiğini, burada almak istediği ürün ile ilgili görüştüğü kişi ve kişiler ile anlaştığı ve bildirilen banka hesabına 33.000 TL para gönderdiğini, karşı tarafın gönderdiği paranın gelmediği askıda kaldığını söylemesi üzerine 33.000 TL daha para gönderdiğini, bir süre sonra askıda kaldığını söylediği paraların hesabına gelmediğini gördüğünde karşı tarafa durumu söylemesine rağmen cevap alamadığı belirterek dolandırıldığını anladığını, şikayetçi olduğunu bildirdi. Kimlikleri belirlenemeyen kişi ya da kişilerle ilgili nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) (TCK md. 158/1f) – banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık) suçlarından yasal işlemlere başlandı.
48 BİN LİRA DOLANDIRILDI.
Edirne merkezde İ.M. isimli kişi polis merkezindeki ifadesinde cep telefonunun eklendiği bir telegram grubundan Trendyol üzerinden ürün alışverişi yapıp sonrasında iade ederek para kazanılabileceğini orada konuştuğu kişilerden öğrendiğini söyledi. Bunun üzerine yaptığı işlem ve alışverişler sonrasında bir süre düzenli olarak hesabına para aktarıldığı anlatan İ.M. , ardından daha yüksek tutarda ürün alması gerektiği söylendiği ancak aldığı ürünlerden anlaştıkları iade ve ödemeyi alamadığını, toplamda 47.840 TL zararının olduğunu belirterek şikayette bulunduğunu bildirdi. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kimliği henüz belirlenemeyen kişinin araştırılmasına başlandı.
75 BİN LİRA DOLANDIRILDI
Bu arada Edirne merkezde polis merkezine başvuran H.M. isimli kişi de H.B. isimli kişiye tapu çıkarılması için toplamda 75.000 TL verdiğini, daha sonra şahsın telefonlarına ve mesajlarına cevap vermediğini belirterek kendisinden davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi. Başvurusu üzerine dolandırıcılık suçundan yasal işlemlere başlandı.
Topluluktan ‘Sezona Merhaba’ konseri
Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu 2026-2027 sezonunun ilk konserinde bu akşam sevenleriyle buluşacak. Yıldıray Öztürk yönetimindeki Koro saat 20.00’de başlayacak açılış konserinde beraber ve solo şarkılardan oluşan sevilen bir repertuar sunacak. Topluluk Müdürü Gökçe Bahar Ercan, tüm Türk ve Balkan Müziği sevenleri konserlerine davet etti ve sezonun yeni dönemde de konuklarının katılımıyla normal rutininde devam edeceğini belirtti.
TÜRKİYE’NİN EN BAŞARILI TOPLULUKLARINDAN
Türkiye’deki koroların iletişim içinde olmasının yanında Balkan ülkelerinin korolarıyla da karşılıklı iyi ilişkiler kurarak konserler veren Topluluğun Müdürü Gökçe Bahar Ercan, koronun en başarılı ve faal dönemine de damga vuruyor. Günümüzde Topluluk Müdürlüğünü Gökçe Bahar Ercan, Sanat Yönetmenliğini Yıldıray Öztürk’ün sürdürdüğü koro bu akşam yeni sezonun ilk konserinde sanat ve müzik dostları ile Topluluk Konser Salonunda özlem giderecek.
Koro konser öncesi çalışıyor.
Türk müziğini korumak ve yaşatmak amacıyla 1991 yılında Resmî Gazetede yayımlanan kararnameyle ‘Devlet Türk Müziği Korosu’ resmi adıyla kurulan Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu, kuruluşunun 35’nci yılında “Sezona Merhaba” konseriyle bu akşam kulakların pasını silecek. Kuruluş kararı 1991 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan topluluk,1993 yılı Mayıs ayında yapılan ‘Sanatçı’ sınavlarının ardından Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışmalarına resmen başlamıştı.
İLK VE KURUCU ŞEF NEJAT ATLIĞ OLDU
Topluluk; ilk genel yönetmeni ve koro şefi olan merhum Nejat Atlığ, yönetiminde 40 sanatçıyla ilk çalışmalarına başladı. 1994 yılında Nejat Atlığ’ın yaş haddinden emekliye ayrılmasının ardından genel yönetmenlik görevine Ayhan Sarı atandı. Topluluk 1997’den itibaren Edirne Valiliği tarafından tahsis edilen Mithatpaşa Mahallesi’ndeki tarihi Türk Ocağı Binasını hizmet binası olarak kullanmaya başladı.
Topluluk, 1996-1997 Sezonunda; taşra devlet koroları içerisinde bir ilk ve tek olarak TRT’nin “Devlet Korolarından” adlı programında periyodik olarak yer aldı. Geleneksel Türk Sanat Müziği’nin yanı sıra yörenin zengin kültürel mirası olan Rumeli ezgilerini de repertuvarına katarak faaliyetlerini sürdüren Topluluk Edirne’de önemli bir kitle tarafından takip ediliyor.
Cumhurbaşkanlığı Güreşleri Kırkpınar’ın önüne geçmemeli
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük, 26 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası’na ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yeni organizasyonların tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin önemini ve prestijini gölgelememesi gerektiğini söyledi.
Karakütük, Kırkpınar’ın Cumhurbaşkanlığı himayesine alınması yönündeki taleplerini daha önce defalarca kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatarak şunları söyledi:
“Biz uzun zamandır Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Çünkü Kırkpınar yalnızca Edirne’nin değil, Türkiye’nin ve insanlığın ortak kültürel mirasıdır. Yüzyıllardır devam eden bu geleneğin hak ettiği en yüksek seviyede sahiplenilmesini istiyoruz.
Şimdi ise İstanbul’da ‘Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası’ adıyla yeni bir organizasyon düzenleniyor. Elbette yağlı güreşimizin gelişmesine, daha geniş kitlelere ulaşmasına ve yeni organizasyonlarla desteklenmesine karşı değiliz. Ancak burada önemli bir hususa dikkat çekmek istiyoruz: Cumhurbaşkanlığı adıyla düzenlenen yeni bir organizasyon, zaman içerisinde Kırkpınar’ın önüne geçen veya ona alternatif olarak algılanan bir prestij organizasyonuna dönüşmemelidir.
Yağlı güreşimizin zirvesi Kırkpınar’dır. Başpehlivanlık denildiğinde bu topraklarda en büyük unvan, Kırkpınar Er Meydanı’nda kazanılan başpehlivanlıktır. Bunun tarihi, geleneği ve milletimizin hafızasındaki karşılığı vardır.
Buradan bir kez daha soruyoruz: Yeni bir Cumhurbaşkanlığı Kupası düzenlenebiliyorsa, asırlardır ayakta duran Kırkpınar neden Cumhurbaşkanlığı himayesine alınmıyor?
Biz Edirne olarak yeni organizasyonlara karşı çıkmıyoruz. Tam tersine, ata sporumuzun güçlenmesini istiyoruz. Ancak yeni organizasyonların Kırkpınar’a rakip olacak şekilde değil, Kırkpınar geleneğini besleyecek ve güçlendirecek şekilde yapılandırılması gerektiğine inanıyoruz.
Kırkpınar herhangi bir yağlı güreş organizasyonu değildir. Kırkpınar bir gelenektir, bir kültürdür, Edirne’nin kimliğidir ve Türkiye’nin dünyaya taşıdığı önemli bir mirastır.
Bu nedenle çağrımızı bir kez daha yineliyoruz: Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Cumhurbaşkanlığı himayesine alınmalıdır. Cumhurbaşkanlığı Kupası da Kırkpınar’ın önüne geçen değil, onun tarihî ve kültürel liderliğini güçlendiren bir organizasyon olarak konumlandırılmalıdır.
Kırkpınar’ın marka değerini korumak yalnızca Edirne’nin değil, hepimizin sorumluluğudur.”
22 plaka 1 ayda 1072 adet arttı
Edirne’de geçen Ağustos ayında trafiğe kayıtlı araç sayısı Temmuz ayına göre 1072 adet artarak 216 bin 262’ye ulaştı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2026 dönemine iliştin “Motorlu Kara Taşıtları” rakamları kamuoyu ile paylaştı. Ülke genelinde Ağustos ayında 171 bin 887 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldığı belirtilen paylaşımda, Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Ağustos ayı sonu itibarıyla 216 bin 262, Tekirdağ’da 400 bin 949 ve Kırklareli’nde 185 bin 286 olarak belirlendi. TÜİK’in ülke geneline ilişkin paylaşımı şöyle:
“Ağustos ayında 171 bin 887 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %47,5’ini motosiklet, %38,4’ünü otomobil, %9,6’sını kamyonet, %1,6’sını traktör, %1,6’sını kamyon, %0,8’ini minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %17,2 azaldı
Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre minibüste %12,2, otobüste %0,3 artarken özel amaçlı taşıtta %39,5, kamyonda %32,0, motosiklette %18,2, otomobilde %16,1, kamyonette %15,7 ve traktörde %15,5 azaldı.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %20,1 azaldı
Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı otobüste %12,9, minibüste %0,7 artarken otomobilde %30,5, özel amaçlı taşıtta %14,0, motosiklette %13,6, traktörde %11,7, kamyonda %10,4 ve kamyonette %4,7 azaldı.
Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ağustos ayı sonu itibarıyla 34 milyon 911 bin 879 oldu
Ağustos ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,8’ini motosiklet, %14,3’ünü kamyonet, %6,7’sini traktör, %3,0’ını kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Ağustos ayında 917 bin 143 adet taşıtın devri yapıldı
Ağustos ayında devri(1) yapılan taşıtların %66,4’ünü otomobil, %13,7’sini kamyonet, %12,5’ini motosiklet, %3,0’ını traktör, %1,9’unu kamyon, %1,8’ini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Ağustos ayında 66 bin 48 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı
Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %12,3’ü Renault, %8,5’i Volkswagen, %8,4’ü Hyundai, %7,3’ü TOGG, %7,2’si Toyota, %5,8’i Peugeot, %5,2’si Skoda, %4,6’sı Mercedes-Benz, %4,3’ü Citroen, %4,2’si Kia, %3,7’si Fiat, %3,4’ü Nissan, %3,1’i Opel, %2,8’i Volvo, %2,4’ü Dacia, %2,4’ü BMW, %2,3’ü Chery, %2,0’ı Audi, %1,5’i Honda, %1,2’si Jeep ve %7,4’ü diğer(2) markalardan oluştu.
Ocak-Ağustos döneminde 1 milyon 342 bin 134 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %14,1 azalarak 1 milyon 342 bin 134 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %23,1 artarak 41 bin 641 adet oldu. Böylece Ocak-Ağustos döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 300 bin 493 adet artış gerçekleşti.
Ocak-Ağustos döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %40,8’i benzin yakıtlıdır
Ocak-Ağustos döneminde trafiğe kaydı yapılan 600 bin 859 adet otomobilin %40,8’i benzin, %32,1’i hibrit, %18,1’i elektrikli, %7,8’i dizel ve %1,2’si LPG yakıtlıdır. Ağustos ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 18 milyon 37 bin 907 adet otomobilin ise %32,0’ı dizel, %31,0’ı benzin, %29,2’si LPG, %5,0’ı hibrit ve %2,6’sı elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.
Ocak-Ağustos döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı
Ocak-Ağustos döneminde trafiğe kaydı yapılan 600 bin 859 adet otomobilin %31,5’i 1300 ve altı, %16,7’si 1401-1500, %14,3’ü 1501-1600, %10,6’sı 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %1,0’ı 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.
Ocak-Ağustos döneminde kaydı yapılan otomobillerin 249 bin 624’ü gri renklidir
Ocak-Ağustos döneminde trafiğe kaydı yapılan 600 bin 859 adet otomobilin %41,5’i gri, %25,5’i beyaz, %12,0’ı siyah, %9,9’u mavi, %5,7’si yeşil, %3,2’si kırmızı, %1,3’ü kahverengi, %0,3’ü turuncu, %0,3’ü sarı ve %0,1’i diğer renklidir.”
Gelişim Ligleri müsabakaları başlıyor
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından genç futbolcuların gelişimini desteklemek ve kulüplerin altyapı organizasyonlarını güçlendirmek amacıyla düzenlenen Edirne’den Şükrüpaşa Spor Edirne Birlik Spor ve Uzunköprü Veteranlar SK’nin yer aldığı Gelişim Ligleri’nde 2026-2027 sezonu başlıyor.
2026-2027 sezonunda Gelişim Ligleri; U19, U17, U16, U15 ve U14 kategorilerinde gerçekleştirilecek.
Yeni sezon öncesinde liglerin grup yapıları belirlenirken; profesyonel kulüplerin katılım zorunlulukları, Gelişim Ligleri’nde yer almak üzere başvuruda bulunan ve kriterleri karşılayan amatör kulüplerin başvuruları, kulüplerin coğrafi konumları, sportif başarı kriterleri ve önceki sezonlardaki devamlılıkları dikkate alındı.
2026-2027 sezonunda Gelişim Ligleri’ne katılan kulüplerin, genç futbolcuların gelişimini destekleyen ve altyapı organizasyonlarının güçlendirilmesini hedefleyen bir yapı içerisinde mücadele etmeleri amaçlanıyor.
Kategori / Kulüp & Oyuncu Sayıları
U19 Kulüp Sayısı / Oyuncu Sayısı : 203, 4.669,
U17 Kulüp Sayısı / Oyuncu Sayısı : 219, 5.037
U16 Kulüp Sayısı / Oyuncu Sayısı : 219, 5.037
U15 Kulüp Sayısı / Oyuncu Sayısı : 246, 5.658
U14 Kulüp Sayısı / Oyuncu Sayısı : 246, 5.658
Toplam Takım & Oyuncu Sayıları : 1.133, 26.059
Katılım Yapısında Yeni Düzenleme
2026-2027 sezonunda Gelişim Ligleri’nin katılım yapısında önemli düzenlemeler gerçekleştirildi.
Yeni statüye göre;
Süper Lig kulüplerinin U19, U17, U16, U15 ve U14 kategorilerine katılımı zorunlu,
TFF 1. Lig kulüplerinin U19, U17, U16, U15 ve U14 kategorilerine katılımı zorunlu,
TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig kulüplerinin U19, U15 ve U14 kategorilerine katılımı zorunlu,
TFF tarafından belirlenen kriterleri karşılayan ve başvurusu kabul edilen amatör kulüpler ise U19, U17, U16, U15 ve U14 kategorilerinde Gelişim Ligleri’ne katılabilecek.
Amatör kulüplerin U14 veya U15 kategorilerinden birine katılması halinde her iki kategoriye, U16 veya U17 kategorilerinden birine katılması halinde ise her iki kategoriye birlikte katılım sağlaması gerekiyor.
Gelişim Liglerinde Yeni Sezon Yapısı
2026-2027 sezonu Gelişim Ligleri’nde grup yapıları belirlendi. Grupların oluşturulmasında coğrafi dağılım ve kulüplerin katılım durumları dikkate alınırken, gruplardaki takım sayılarının farklılık göstermesi nedeniyle normal sezonda takımların eşit veya birbirine yakın sayıda müsabaka yapabilmelerini sağlamak amacıyla devre sayıları ayrıca planlanacak.
U19, U17, U16, U15 ve U14 kategorilerinde grup, devre, play-off ve Türkiye Finalleri’ne ilişkin müsabaka sistemi, katılım sayıları doğrultusunda Türkiye Futbol Federasyonu tarafından belirlenerek ilan edilecek.
Oyuncuların Müsabaka Sürelerine Yönelik Düzenlemeler
Oyuncu gelişiminin desteklenmesi amacıyla U14 ve U15 kategorilerinde oyuncuların müsabakalarda süre almasına yönelik özel düzenlemeler uygulanacak.
Bu kategorilerde yedek kulübesinden sınırsız sayıda oyuncu oyuna dahil edilebilecek, her takım tarafından en az 5 oyuncu değişikliği yapılması zorunlu olacak ve kadroda bulunan 16 futbolcunun müsabakanın normal süresi içerisinde en az 20 dakika süre alması gerekecek.
Ayrıca U14 ve U15 kategorilerinde bir kalecinin normal sezon müsabakalarında oynayabileceği toplam süre, ilgili takımın oynadığı resmi müsabaka süresinin yüzde 60’ı ile sınırlandırılacak.
U16, U17 ve U19 kategorilerinde ise ilk 11’de başlayan oyuncular dışında yedek kulübesinde bulunan en fazla 5 oyuncu oyuna dahil edilebilecek.
Türkiye Finalleri
Gelişim Ligleri’nde Türkiye Finalleri’ne katılacak takımlara ilişkin kontenjanlar ile play-off ve final müsabakalarının organizasyonuna ilişkin takvim ve esaslar, ilgili kategorilerin katılım sayılarına göre Türkiye Futbol Federasyonu tarafından belirlenecek.
Türkiye Finalleri sonucunda ilk üç sırada yer alan takımlara kupa ve madalya, dördüncü sırada yer alan takımlara ise madalya ve plaket verilecek.
U19 Gelişim Ligi Türkiye Finali’ni oynayan iki takım, ilgili statüde belirtilen esaslar doğrultusunda UEFA Youth League Play-Off müsabakalarına katılma hakkı elde edecek.
Gelişim Ligleri’nin Geleceğe Katkısı
2026-2027 sezonunda Gelişim Ligleri’nin temel hedefi; genç futbolcuların gelişimini merkeze alan, kulüplerin altyapı yapılarını güçlendiren ve Türk futbolunun geleceğine nitelikli oyuncular kazandırılmasına katkı sağlayan sürdürülebilir bir müsabaka yapısının oluşturulması olacak.