GÜZEL GÜNLER ÇOK MU UZAKTA!

Dilini terbiye etmeden yüreğini terbiye etmeli insan
Çünkü; yürekte ne varsa dilden de o çıkar.

İngiltere Başbakanlığı, Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Londra'daki ünlü tarihi eserlerinin Atina'ya iadesiyle ilgili açıklamasının sonrasında Miçotakis'in İngiltere'ye ziyaretini iptal etmiş ve olay iki ülke arasında diplomatik krize sebep olmuştu.
İngiltere Yunanistan gerilimi sonrası İngiltere Kralı III. Charles'ın Dubai'deki iklim zirvesinde, taktığı kravatın Yunanistan bayrağı renklerini ve sembollerini taşıması dünya basınında gündem oldu.
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis İngiltere ziyareti öncesi basına röportaj vererek Londra'daki British Museum da bulunan elgin mermerleri (Parthenon heykelleri ) adıyla bilinen tarihi eserlerin Atina'ya iade edilmesi gerektiğini söylemiş, İngiltere başbakanlığı ise 27 Kasım'da açıklama yapıp ziyaretin iptal edildiğini duyurmuştu.
Olayda bizim başımıza gelenlerle ilgili bir benzerlik, bir aynılık içimi deldi.
Aslında iki yoksul ülke aynı kaderi yaşıyor onlar; Hıristiyan diye sömürülmekten, soyulmaktan, yağmalanmaktan muaf tutulmuyor. Hep aynı terane; ülke içinde trolleriyle veriyorlar coşkuyu 'Türkler geliyor' diye F 35 ler satılıyor. Yakında Yunanistan'ı işgal edecekler deyip Fransa uçakları satıyor, İngiltere silahları satıyor, ABD üsleri kapıp bölgede kontrolü sağlıyor, bizi baskılıyor. Olan borç içindeki yoksul Yunan halkına oluyor, sokaklar yanıyor, arabalar yanıyor, evler yanıyor. Yananlar için devlet hazineden paralar harcıyor, olan hep yoksul Yunan halkına oluyor. Hazinenin açığını ağır vergilerle yoksullar ödüyor.
Siz hiç gittiğinizde Yunanlıların bizlere karşı bir tavrına şahit oldunuz mu, oldunuzsa kaç defa oldunuz? Çok seyrektir. Benim de yaşadıklarım var ama onlar bizde de var. Yunan adını duysa daha adam konuşmadan boğacak şahinler.
Asıl ismi Henry JOHN TEMPLE olan Lord Palmerson dönemin Rus politikaları karşısında Osmanlı toprak bütünlüğünden yana olan İngilizler, Osmanlının yanında yer almış, 1830 larda bu coğrafyada görev yapmıştır. İngiliz dış politikasını şekillendiren beyinlerden birisi olan Lord;
'İNGİLTERE'NİN EBEDİ DOST VE DÜŞMANLARI YOKTUR. DEĞİŞMEZ ÇIKARLARI VARDIR'
diyerek aslında bunu çok açık bir şekilde yüzümüze karşı söylüyor. Bizim de olaylara ne şekilde bakmamız gerektiğini, nasıl davranmamız gerektiğinin yolunu gösteriyor.
Yunanistan yaklaşık 9 milyon, Bulgaristan 6,5 milyon, ikisini toplasan bir İstanbul etmiyor yani iki devletin toplamı bir şehrimiz etmiyor ve onlar bizim rakibimiz, hasmımız değil. Üreten Bulgaristan'a Avrupa Birliği 'sen üretme biz veririz' dedi, kendine bağımlı hale getirdi. Şimdi altı ayda bir seçim yapılan, istikrarın olmadığı bir Bulgaristan var ortada. İşe yarar insanları yurt dışında olan, Avrupa'nın kullanmadığı, çöpe atmak için para verdiği arabaları, kamyonları, kazalı araçları, eski buzdolabından bilgisayara ne kadar hurda varsa hepsini Bulgaristan'a getiren bir sistem kuruldu. Ve Bulgaristan en canalıcı yerinden vuruldu. En büyük yatırım Türklere ait Şişe Cam Tırgovişte'de bir milyar dolarlık yatırım, elektrik dağıtımını Almanlar aldı. Burgaz'daki rafineri Rusların, limanlar yabancıların, Bulgar hava yolları artık yok, toprakların çoğunu Türkler ve Yunanlı büyük çiftçiler çalışıyor, ormanlarını yağmacılar ne yazık ki yağmalıyorlar, bütün anıt ağaçlarını kesip Avrupa'ya en çokta İtalyan mobilya sanayiine gönderiyorlar. Keza Yunanistan'da en değerli Atina'ya en yakın FİLİSVOS marinasını bizim Doğuş Grubu işletiyor. Akdeniz çanağının en büyük yat limanı işletmecisi haline gelen Doğuş Grubu ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya, Hırvatistan, Yunanistan gibi birçok yerdeki yatırımlarıyla oyun kurucu oldu.
Şimdi geriye dönüp fotoğrafa uzaktan bir daha bakalım. Yeryüzünde çağ değiştiren tek insan FATİH SULTAN MEHMET İstanbul'u almakla Orta Çağ kapanıyor. Bunu kılıç zoruyla yapmıyor, bütün dünya içine sindiremese de kabul ediyor ve Yeni Çağı başlatıyor. Şimdi 7 dil bilen, bütün dünyanın istemese de kabul ettiği bu güzel insanın çağ değiştirirken Edirne Tophane'de ve Kırklareli Demirköy'de döktürdüğü o günün en yüksek teknolojiyle yapılmış ŞAHİ topları nerede?
İngiltere'de kraliyet cephanelerinin yer aldığı FORT NELSON müzesinde sergilenmekte. Müzenin resmi sayfasında ifadelerde ''bu belki de şimdiye kadar yapılmış en iyi kuşatma silahıdır. İstanbul fatihi Türk Padişahı II. Mehmet için Macar mühendis URBAN tarafından yaptırılmıştır” deniliyor. Şimdi bize ait, bizim ülkemizin malı, dünyada eşi olmayan bu eser bizde var mı? Oraya nasıl gitmiş, hangi şartlarda gitmiş, yandan geçmeden bir göz atalım, kimseyi suçlamadan objektif gözle bakalım. Komşumuz Yunanistan'la aynı kaderi paylaşıyoruz. Hele istemeye kalkın, 'parasını, bedelini ödeyelim bize verin' deyin bakalım ne olacak? Bunun gibi Almanlar'ın Bergama'dan söküp o günkü Prusya'ya götürdüğü bütün dünya tarafından şimdiye kadar yapılmış en güzel sanat eserlerinden biri olarak kabul edilen Bergama Zeus sunağı var. Örnekleri çoğaltabilirim ama yerim dar.
Dünyada bir eşi olmayan, dünyanın en iyi mimarlarının sanatçılarının eseri İstanbul Moderni görenler dünyada çok az örneği olan yeni Atatürk Kültür Merkezi'ni görenler, bu konuda güzel günlerin uzakta olmadığını çoktan biliyor. Kimsenin önüne duramayacağı Türk insanının ayak seslerini duyuyor gibiyim. Bu uğurda bedeller ödeniyor. Bu bedelleri de en çok yoksul insanımızın ödediği kesin.