SON VASİYET

Edirne’nin yetiştirmiş olduğu değerli bilim insanlarından Filiz Çağman’ı kaybedişimizin üzerinden yaklaşık iki yıl geçti.

Filiz Çağman 1940 yılında Edirne’de doğdu. Karağaç’ta şu andaki Tuliba Konağı’nda çocukluk ve gençlik yıllarını yaşadı. Üniversite eğitimi için gittiği İstanbul’da emekli olduğu yıllara kadar çalıştı, üretti, Türk kültür ve sanat dünyasına büyük katkılarda bulundu.

Filiz Çağman Topkapı Müzesi'nde

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Estetik ve Sanat Tarihi Enstitüsü, Türk ve İslam Disiplini’nden 1964 yılında mezun oldu.

1964- 1997 yılları arasında Topkapı Sarayı El Yazmaları Kütüphanesi’nde el yazma kitap, minyatür, hat sanatları uzmanı olarak görev yapan Çağman, koleksiyondaki nadide eserleri gün ışığına çıkararak ulusal ve uluslararası alanda araştırmacılara açtı. 1971 yılında İstanbul Üniversitesi’nden “Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine 762 no.lu Nizami Hamse’sinin Minyatürleri” konulu teziyle doktor unvanını aldı.

İnsan doğduğu yere geri dönermiş derler ya Filiz Çağman hocamız da ömrünün son yıllarını Edirne’de geçirmek için geri döndü. Son yıllarında anılarıyla, hayatta kalan akrabaları ve dostlarıyla birlikte geçirdi.

En büyük dileği öldükten sonra Edirne’nin tarihi mezarlığı olan Nazır Çeşmesi’nin yanındaki Ayşekadın Çamlık Mezarlığı’na gömülmekti. Onu sevenler, değer verenler son yolculuğunda onun vasiyetini yerine getirdiler. Son vasiyeti yazılı olarak alan TÜ hocalarından Altay Bayatlı ve mezar yerinin özel kararname ile çıkarılması ve mezarını bizzat elleriyle yapan Nakkaş M. Semih İrteş tarafından yerine getirildi.

TOPKAPI SARAYI’NDA 10 YIL SEMİNER DÜZENLEDİ

*Topkapı Sarayı Müzesi’nde 10 yılı aşkın bir süre ulusal ve geniş katılımlı Sanat Tarihi Araştırmaları Haberleşme Seminerleri’ni düzenledi. Meslektaşları Nurhan Atasoy ve Zeren Tanındı ile birlikte minyatür ve cilt sanatına ilişkin eserler verdi. Asıl uzmanlık alanı olan minyatürlü yazmalar dışında saray nakkaşhanesi Ehl-i Hiref teşkilatı hakkında da çalışmalar yaptı.

TOPKAPI MÜZESİ’NDE 8 YIL MÜDÜRLÜK YAPTI

1997 yılında Topkapı Sarayı Müze Müdürü olan Çağman, 2005 yılında bu görevden emekli oldu. Müze müdürlüğü sırasında Topkapı Sarayı’nın diğer bölümlerindeki koleksiyonlar üzerinde de uzun yıllar çalışarak çeşitli eserler ile ilgili bilinmeyen noktaları ortaya çıkardı. 2001 tarihinde İspanyol (Katalan) “Anticuarios Reales Atarazanos” Vakfı tarafından altın madalya ödülüne layık görüldü. 2002’de Topkapı Sarayı Müzesi’ne “Tarihi ve Kültürel Miras” alanında Vehbi Koç Ödülü’nü kazandırdı.

SAKIP SABANCI MÜZESİ'NİN DANIŞMANLIĞINI YAPTI

Topkapı Sarayı Müze Müdürlüğü’nden emekli olduktan sonra Sakıp Sabancı Müzesi danışmanı oldu. Londra Kraliyet Sanat Akademisi’nde Ocak 2005’te açılan ve büyük ilgi gören “Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600” başlıklı serginin küratörlüğünü Nazan Ölçer ve David Roxburgh ile birlikte yaptı. Çağman, hayatının son yıllarını doğduğu Edirne’de geçirdi.

İlber Ortaylı görevi teslim alırken Filiz Çağman'ın eteğini öpüyor

İLBER ORTAYLI’NIN ANILARI

Ünlü tarihçimiz İlber Ortaylı kendisi için şöyle diyor**;

“O dönemki Kültür Bakanımız İstemihan Talay Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü olarak kendisini tayin etmek istemişti. Ancak gerçek mesuliyet sahipleri gibi tereddüdü vardı. Daha sonra kendisini ikna ederek, bu vazifeyi almasını sağladık. Filiz hanım, Topkapı’nın mirasına, geleneğine uygun davranan biri oldu. Bakın bu çok önemli bir şeydir. 8 yıl bu görevini başarıyla sürdürdü.

Minyatür uzmanıydı. Minyatürlerin yanındaki yazıları okumayı çok iyi bilirdi. Topkapı kütüphanesine hakim olmak demek Osmanlı sanat kültür dünyasına hakim olmak demektir. Bu vasıfta insan yerli ve yabancılar arasında çok az bulunur, yani oradaki malzemenin hem kağıdını, hem cildini, hem tezhibini, hem minyatürünü, hem yazısını birlikte okuyup değerlendirmek çok az kula nasip olur. Tarihimizde de sayılıdır. Çok disiplinliydi, çok da vakfetmişti kendini. Deprem sıralarında Kadıköy’deki evini bırakıp müzede, üst odada kalmışlığı vardır. Ben ona ‘Saray-ı Amire nazırı’, ‘Topkapı nazırı’ der büyük saygı ve sevgi duyardım.”

Filiz Çağman annesi Cahide hanım, babası Bahattin Öğütmen. Arkadaki tayzesi Saadet Yardım

Filiz Çağman’ın son vasiyetini açıkladığı TÜ Öğretim Görevlisi Altay Bayatlı’nın hocamızla anıları da şöyle;

ALTAY BAYATLI’NIN ANILARI

“Hocamız ile 2019 un başlarında tanışmış ve vefatına kadar zaman geçirmiş oldum. Tanıştığımız ilk gün 79 yaşına rağmen bana kahvaltı hazırlamış ve öyle tanışmıştık. Nezaketi ve asaletini hiç unutamam. Uzunca aylar yoğun şekilde çalıştık. Son kitabı ve makalesi ölümünden sonra yayınlanmış oldu. Çok az bilim insanına nasip olan bir durumdur.

HEH İŞTE ORASI OLSUN

2020 senesinin sonunda kendisine kibarca vasiyetini sordum. Bana bir liste yaptırdı ve ölümü durumunda mezarının Tosyavizâde Dr. Rıfat Osman’ın mezarının bulunduğu alanda olmasını istedi. Hoca tarif ederken de ‘Mimar Sinan’ın torunu var ya heh işte onun orası olsun’ dedi.

Neden dedim; ‘Heh işte, orası çok özel bir yer çünkü’. Tabi bir kere sordum ama ikinciyi derinlemesine soramadım. Kendim araştırıp öğrendim alanın önemini.

YAZ ÇOCUK

Bana hep çocuk diye seslenirdi. Yaz çocuk dedi ve evinde bulunan eşyaları hangi arkadaşlarına vermek istiyorsa onları tek tek liste gibi yazdırdı bana. Maalesef benim yazımın altına o güzel imzası ile vasiyetini tamamlamış oldu. Vasiyet şimdi yasal varisi ve yeğeni olan Emrah Meriçboyu’nda bulunmaktadır. Vasiyeti arasında mezarının Nakkaş M. Semih İrteş tarafından yapılmasını rica etti.

MEZARINI NAKKAŞ M.SEMİH İRTEŞ YAPTI

Semih hocam mezar yerinin özel kararname ile çıkarılması dahil tüm mezar işlerini güzel bir biçimde tamamladı. Mezar için ne düşünüyorsunuz hocam dediğimde ‘Semih bilir onu’ demişti. Hoca bazı şeyleri süreç içinde karşısındakine yükler ve bir zaman sonra siz ana fikri kendi kendinize anlardınız. Kendisi ile tanışıp çalışma onuruna kavuşmak, sevdiği ve saydığı insanlar ile beni tanıştırması benim için paha biçilemezdir.”

__

*Gazete DUVAR 11.01.2021

**Milliyet gazetesi 14.01.2021