DOLAR 42,5088 0.16%
EURO 49,3718 0.05%
ALTIN 5.762,771,55
BIST 10.898,70-0,43%
BITCOIN 3849036-1,07%
Edirne
12°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

EĞİTİM PLAN DEMEKTİR

EĞİTİM PLAN DEMEKTİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: solduyu-2.jpg

Eğitim plan demektir. 2002 yılında iktidar olan AKP’nin eğitim planı yok diyoruz ama aslında en planlı olan AKP’dir. Bu plan; kamusal eğitimi özelleştirmektir. Bunun yanında laik, karma, pozitif bilimsel eğitimi değersizleştirip tüm okulları din ağırlıklı imam hatip okullarına benzetmektir. Bu planlarını gerçekleştirmek için de her kararı devrim diye niteleyip algı yaratıyorlar. Bizler plansız eğitim olmaz derken birilerinin planı vardı yani.

Yurttaşlar olarak bu günleri gör(e)mediğimizden bugünlere geldik. Kentte laik bilimsel ve kamusal eğitimi savunan, yıkılan, kapatılan okulların yerine yenileri yapılmadı, itirazda yetersizdik. Depreme dayanıksız nedeniyle yıkılan Gazi İlkokulu, Meriç ilkokulu, Mimar Sinan Ortaokulu yerine yenisi yapılmadığında yeterli ses çıkaramadık. Trakya Birlik yıkıldı ve ancak üç yıl sonra yeni temelleri atılıyor. Kentin yeni yerleşim yerlerinde her mahalleye en azından bir okul planlaması gerekirken en az 20 yıldır hiç okul yapılmadı ve nihayet bir okul yapılmaya çalışılıyor.

Yıllardır sadece yıkan konumunda olan eğitim yetkilileri en son Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesinde eğitim öğretime son vermiştir. Daha önce yıkılan okullarda da gerekçe depreme dayanıksız olduğu idi. Ancak aynı tarihte deprem sakıncası verilen binalar farklı zamanlarda yıkıldı. Kamu binalarının hangileri bu listede vardı sorusu henüz yanıtlanmadı. Bu nedenle soruyu bir kez daha Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi üzerinden sormak gerekir; Okulun depreme dayanıksız raporu ne zaman verildi? Rapor yeni ise okulu kapatmaya amenna ama önceden verildiyse velilerin de sorduğu “neden bugünü beklediniz?”

Daha önceki okul kapatmalarındaki plansızlık Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi için de geçerli. Veliler açıklamaları ile eğitim yetkililerine ders verdi. Talepleri çok haklı. Neden kendi okullarına uygun alanların olduğu, boş dersliği ve salonları özenle donatılmış okula yani Hasan Sezai İmam Hatip Lisesi’ne değil de 1. Murat Lisesine taşınıyorlar?

Siz olsanız kapatılmak zorunda olan bir okulun öğrencilerini hangi okula aktarırsınız?

Hasan Sezai İmam Hatip Lisesi; toplam 4 şubeli 61 öğrencili, 22 derslikli, spor salonu, yemekhanesi ve güvenliği bulunan, ulaşımı daha rahat. Altyapısı teknolojik yeniliklerle geliştirilmiştir. Okullar sadece sınıfları ile beraber değil fiziki alt yapıları, sosyal ve sportif mekanları ile bir bütündür.

Murat Anadolu Lisesi; 1. Murat Anadolu Lisesi ise 130 öğrencisi olan 29 derslikli tarihi bir binadır. Geçmişte yatakhane olan ve dersliğe dönüştürülen üst kat Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesine ayrılmış. Okulda sportif faaliyetlerin gerçekleştirilebileceği kapalı bir spor salonu yok. Okulda ciddi anlamda internet, elektrik, su ve ısınma sorunları ile beraber yapısal sorunlar da bulunmakta. Örneğin tuvalet ve sınıflar yetersiz ve bakımsız. Havalandırması ve aydınlatması yetersiz, camları küçük, koridorları ve merdivenleri oldukça dar. Olası bir afet anında, okulun acil tahliyesini gerektiren bir durumda, bu dar koridor ve merdivenler, 400’den fazla öğrencinin hızlı bir şekilde tahliyesini olanaksız hale getirecektir. Bu durum telafisi imkânsız can ve mal kayıplarına sebebiyet verebilecektir.

Eğitim yetkilisi siz olsanız, öğrencileri Hasan Sezai İmam Hatip Lisesine mi ,1. Murat Anadolu Lisesine mi taşırsınız? Aklın yolu birdir ama o akıl eğitim yetkililerinde yok gibi. Bu anlamıyla veliler, öğrenciler ve kentin duyarlı eğitim örgütleri eğitim yetkililerine akıl ve vicdan dersi verdi.

Maalesef bu tercihte de gördük ki; eğitim yetkilileri sorunları çözmek veya en aza indirmek derdinden çok İmam Hatip okullarını konforlu korumak görevini yapmaktadır. İktidar dini eğitim veren okullara ayrıcalıklı davranıyor. Bu okulların donatıları dahil yemek ve benzeri konforu var iken yoksul mahalle okullarında bu hizmetin olmaması adında adalet olan iktidarın en büyük ayıbıdır. Bu konuda seçimlerde vaatleri olmasına rağmen geçen günlerde muhalefetin verdiği okul yemeği sağlama kanun teklifini de red ettiler.

Eğitim plan demektir dedik; AKP ‘ne oy veren dostlar da bilmelidir ki partilerinin eğitim planı çağdaş eğitimi değersizleştirip özel okulları ve dini eğitimi başat kılmaktır. Böylece bir azınlığı teknolojik donatılarla idareci olarak yetiştirmek ve büyük çoğunluğu da dindar iyi tüketici hale getirmektir. Bu planlarından hiç vazgeçmediler. Eğitim plan demektir. Ya bizim planımız var mı ve ne kadar sahip çıkıyoruz? Biz velilere düşen görev de başımıza geldiğinde değil her zaman her yerde arka planları öngörmek tavır almaktır.

Ziya Gökerküçük       – gokerkucuk@gmail.com

20.11.2025