Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Great Place To Work® Türkiye Farkıyla Kurum Kültürü ve Önemi

Günümüz iş dünyasında şirketleri birbirinden ayıran en önemli unsurların başında kurum kültürü geliyor. Artık yalnızca sunulan ürün ya da hizmetin kalitesi değil, o ürünün hangi çalışma ortamında üretildiği ve çalışanların bu süreci nasıl deneyimlediği de büyük önem taşıyor. Şirketlerin sürdürülebilir başarı elde edebilmesi için yalnızca finansal sonuçlara odaklanması yeterli değil; bu sonuçları mümkün kılan insan odaklı yapıyı doğru şekilde kurgulaması gerekiyor.

Kurum Kültürü Nedir?

Kurum kültürü, bir organizasyonun değerlerini, davranış biçimlerini, karar alma süreçlerini ve çalışanlarına sunduğu deneyimi kapsayan bütünsel bir yapı olarak tanımlanabilir. Bu yapı çoğu zaman yazılı kuralların ötesine geçer. Günlük iş yapış biçimlerinde, yöneticilerin yaklaşımında, ekipler arası ilişkilerde ve iletişim tarzında kendini açık şekilde gösterir. Bu nedenle kurum kültürü, bir şirketin görünmeyen ama en güçlü belirleyicilerinden biri olarak kabul edilir.

Güçlü bir kurum kültürüne sahip organizasyonlarda çalışanlar yalnızca görevlerini yerine getiren bireyler değil, aynı zamanda şirketin amaç ve değerleriyle uyumlu hareket eden bir yapının parçası haline gelir. Bu durum çalışanların işlerine olan yaklaşımını doğrudan etkiler. Kendini ait hisseden, görüşlerinin dikkate alındığını bilen çalışanlar daha yüksek katkı sunar, sorumluluk almaktan kaçınmaz ve organizasyonun hedeflerine daha güçlü şekilde odaklanır.

Kurum Kültürü Neden Bu Kadar Önemli Hale Geldi?

Kurum kültürünün önemi özellikle son yıllarda daha görünür hale gelmiştir. Hibrit ve uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşması, organizasyon içindeki bağların yeniden tanımlanmasını zorunlu kılmıştır. Fiziksel olarak aynı ortamda bulunmayan ekiplerin uyum içinde çalışabilmesi, ancak güçlü ve net bir kurum kültürü ile mümkün hale gelmektedir. Bu nedenle şirketler, çalışan deneyimini daha yakından takip etmeye ve kurum kültürünü bilinçli şekilde yönetmeye yönelmektedir.

Great Place To Work® Türkiye Yaklaşımıyla Kurum Kültürü

Bu noktada Great Place To Work® Türkiye, kurum kültürü ve çalışan deneyimi konusunda şirketlere önemli bir çerçeve sunmaktadır. Global ölçekte kabul gören metodolojisini Türkiye’ye uyarlayan kurum, organizasyonların çalışan gözünden nasıl algılandığını ölçerek güçlü ve geliştirilmesi gereken alanları ortaya koyar. Bu yaklaşım, kurum kültürünü soyut bir kavram olmaktan çıkararak ölçülebilir ve geliştirilebilir bir yapıya dönüştürür.

Great Place To Work® Türkiye’nin yaklaşımı, çalışanların yönetime duyduğu güven, ekip içi ilişkiler, adalet algısı ve iş yerindeki genel deneyim gibi birçok farklı boyutu kapsar. Bu çok boyutlu analiz sayesinde şirketler yalnızca genel bir tablo görmekle kalmaz, aynı zamanda organizasyon içindeki farklı deneyimleri detaylı şekilde değerlendirme imkânı bulur. Böylece alınacak aksiyonlar daha hedefli ve etkili hale gelir.

Kurum kültürünü daha iyi anlamak ve bu alanda somut adımlar atmak isteyen şirketler için hazırlanan detaylı rehberi inceleyebilirsiniz.

Kurum Kültürü Nasıl Oluşturulur?

Kurum kültürü oluşturmak kısa vadeli bir süreç değildir. Bu yapı, organizasyonun tüm katmanlarına yayılan ve süreklilik gerektiren bir yaklaşım ile inşa edilir. Öncelikle şirketin temel değerlerinin net şekilde tanımlanması gerekir. Ancak bu değerlerin yalnızca tanımlanması yeterli değildir; günlük iş yapış biçimlerine yansıması gerekir. Aksi durumda kurum kültürü çalışanlar nezdinde karşılık bulmaz ve yalnızca teorik bir çerçeve olarak kalır.

Bu süreçte liderlik yaklaşımı belirleyici rol oynar. Yöneticilerin sergilediği davranışlar, kurum kültürünün en somut göstergelerinden biridir. Açık iletişimin desteklendiği, geri bildirimin teşvik edildiği ve şeffaflığın ön planda olduğu organizasyonlarda daha güçlü bir yapı oluşur. Çalışanlar, yöneticilerin davranışlarını referans alarak kendi tutumlarını şekillendirir.

Kurum kültürünün sürdürülebilirliği açısından çalışan geri bildirimleri kritik bir öneme sahiptir. Çalışanların deneyimlerini düzenli olarak ölçmek ve bu veriler doğrultusunda aksiyon almak, kültürün canlı kalmasını sağlar. Bu noktada veri temelli yaklaşımlar, şirketlerin sezgisel değil, somut verilere dayalı kararlar almasına imkân tanır.

Kurum Kültürünün Şirket Performansına Etkisi

Güçlü bir kurum kültürü yalnızca iç süreçleri değil, şirketin dış dünyadaki algısını da doğrudan etkiler. Çalışan deneyimi, müşteri deneyimine yansır ve bu durum marka algısını şekillendirir. İçeride güçlü bir yapı kuran şirketler, dışarıda da daha güvenilir ve tercih edilen bir marka haline gelir.

Aynı zamanda kurum kültürü, yetenek kazanımı ve elde tutma süreçlerinde de kritik rol oynar. Nitelikli çalışanlar artık yalnızca ücret ve yan haklara değil, çalışacakları organizasyonun değerlerine ve sunduğu ortama da dikkat etmektedir. Bu nedenle güçlü bir kurum kültürü, şirketlerin rekabet gücünü artıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkar.

Kurum kültürü, modern iş dünyasında şirketlerin uzun vadeli başarısını belirleyen temel faktörlerden biri haline gelmiştir. Doğru şekilde tanımlanan, çalışan deneyimiyle uyumlu hale getirilen ve süreklilik içinde geliştirilen bir kurum kültürü, organizasyonlara yalnızca iç süreçlerde değil, rekabet ortamında da önemli bir avantaj sağlar.

Ancak kurum kültürünün etkili olabilmesi için yalnızca teorik olarak tanımlanması yeterli değildir. Bu yapının ölçülmesi, çalışan deneyimi üzerinden değerlendirilmesi ve elde edilen veriler doğrultusunda sürekli iyileştirilmesi gerekir. Aksi durumda kurum kültürü, çalışanlar nezdinde karşılık bulmayan bir kavram olarak kalabilir.

Great Place To Work® Türkiye’nin veri temelli yaklaşımı, organizasyonların kurum kültürünü sürdürülebilir bir şekilde güçlendirmesine ve çalışan deneyimini stratejik bir öncelik haline getirmesine katkı sağlar. Bu da şirketlerin hem çalışan bağlılığını artırmasına hem de işveren markasını güçlendirerek rekabet ortamında daha güçlü bir konum elde etmesine olanak tanır.

Sonuç olarak, kurum kültürünü geliştirmek isteyen organizasyonlar için doğru metodoloji ve güvenilir içgörü büyük önem taşır. Great Place To Work® Türkiye’nin sunduğu çözümler ise bu süreci yalnızca ölçmekle kalmayıp, aynı zamanda geliştiren ve yön veren bir yapı sunarak şirketlerin uzun vadeli başarısına doğrudan katkı sağlar.

‘Hemen Kurultay’a 84 imza daha

CHP önceki dönem Edirne Milletvekili Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, “hemen kurultay” diyen 84 CHP’li eski vekilin arasında yer alırken, eski vekiller Mustafa İlimen ile Ali Ahmet Ertürk’ün de aynı listede isimlerinin bulunduğu görüldü.

Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından “Partililerce seçilen, ön seçimle gelen hata yapmaz” başlığı altında gerçekleştirdiği paylaşımında, 221 milletvekilinin basın açıklaması yaptığında görevli olarak Akdeniz Üniversitesi’nde bulunduğu için bu bildiriye imza atamadığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Ucube bir karar olan mutlak butlana karşı olduğumu ve partimizin genel başkanının kurultay iradesi ile belirlenmesi gerektiğini her defasında açıkladım. Beni çok iyi bilen ve tanıyan onbinlerce arkadaşım tarafımın ne olduğunu seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel varken başka bir genel başkanı tanımadığımı çok iyi biliyor, o nedenle içim rahat. Ancak sözde bazı arkadaşlarda “hocam rengini belli et” gibilerinden sözde beni karaladıklarını sanarak cılız birtakım açıklamalar yaptılar. Hatta geçtiğimiz günlerde 221 milletvekilimiz basın açıklaması yaptığında görevli olarak Akdeniz Üniversitesi’nde bulunduğum için basın bildirisine imza atamadım. Ama ek bir liste yayınlanacağını bildiğim için sustum ve sabrettim. İşte liste yayınlandı, tüm gazetelerde görebilirsiniz, 28.sırada imzamı attım. Arkadaşlar beni bir kişi değil, CHP’nin Edirne’deki tüm üyeleri seçti. Yani Önseçimle geldim. Edirne halkına, partime ve partililerime karşı sorumluyum. Bu sorumluluğum ölene kadar devam edecek. Ben bugün CHP’li olmadım. Atatürk’ün çizdiği yolda siyaset yaptım ve yapmaya devam edeceğim.”

Bu arada, soyadına göre sıralanan söz konusu listede 21. Dönem Milletvekili Ali Ahmet Ertürk 27, 20. ve 21. Dönem Milletvekili Mustafa İlimen ise 39. sırada yer aldı.

Karadeniz’de Balkan havası

Nurşen GÜL ÖZ

Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu’nun konuğu olarak bu kentte düzenlenen ortak konsere katılan Edirne Topluluğu Karadeniz’de Balkan ve Rumeli rüzgarları estirdi. Edirne Topluluğu, yedi ay önce “Karadeniz’den Balkanlara” temalı konser ile konuk ettikleri Samsun Klasik Türk Müziği Topluluğu’nun konuğu olarak bir anlamda da iade-i ziyarette bulunmuş oldu.

Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu; Samsun’da Balkan ve Rumeli ezgilerinden örnekler verdi. Topluluk Müdürü Gökçe Bahar Ercan ile konuk şef olarak görev yapan Edirne Topluluğu Şefi Yıldıray Öztürk seslendirdikleri eserlerle de büyük beğeni aldı. Edirne Topluluğu’nun altı kişilik bir ekiple katıldığı, “Balkanlardan Karadeniz’e” temalı konser Samsun Atatürk Kültür Merkezi’nin Zehra Yıldız Salonu’nda gerçekleştirildi.

Edirne  Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu Müdürü Gökçe Bahar Ercan, topluluklar arasında; yörelerine özgü eserlerin hatırlanması ve seslendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Türk Müziği severlerin ilgisinden çok mutlu olduklarını kaydeden Gökçe Bahar Ercan, Samsun Topluluğu’nun misafirperverliğine Edirne Topluluğu adına çok teşekkür etti.

Saadet’in merceğinde bu kez ‘Gençlik ve Siyaset’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık “Sosyal Gündem Analiz Raporu”nda bu kez “Türkiye’de Gençlik ve Siyaset” konusu ele alındı.

Gençlerin siyasete bakışı, siyasal kurumlara duyulan güven düzeyi, ekonomik sorunların ve temsil eksikliğinin gençler üzerindeki etkileri ve gençlerin siyasal katılımını güçlendirmeye yönelik değerlendirmelerin kapsamlı şekilde incelendiği raporda, “Türkiye’de gençlerin siyasetle ilişkisi son yıllarda sıkça tartışılan konular arasında yer almaktadır. Genellikle gençlerin siyasete ilgisiz olduğu veya siyasal süreçlerden uzaklaştığı düşünülmektedir. Ancak gençler siyasetten tamamen kopmuş değildir. Aksine siyasal gelişmeleri yakından takip etmekte, ülkenin gündemini izlemekte ve geleceğe dair fikir üretmektedirler. Buna rağmen siyasal kurumlara, temsil mekanizmalarına ve demokratik süreçlere duydukları güven giderek azalmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Söz konusu rapora ilaveten yapılan  “Gençlerin siyasete katılımı Türkiye’nin geleceği için hayatı öneme sahiptir” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:

“Türkiye’nin geleceği gençlerin omuzlarında yükselecektir. Bugünün gençleri, yarının yöneticileri, akademisyenleri, girişimcileri ve karar vericileridir. Bu nedenle gençlerin yalnızca eğitim, ekonomi ve sosyal yaşam alanlarında değil, siyasette de aktif rol almaları büyük önem taşımaktadır.

Yapılan araştırmalar, gençlerin ülke gündemini yakından takip ettiğini ve ülkenin geleceğine dair söz söylemek istediğini göstermektedir. Ancak gençlerin önemli bir bölümü kendilerini karar alma süreçlerinden uzak hissetmekte ve yeterince temsil edilmediklerini düşünmektedir. Oysa güçlü bir demokrasi, gençlerin fikirlerini özgürce ifade edebildiği ve ülkenin geleceğine yön verebildiği bir ortamla mümkündür.

Gençlerin siyasete katılımı sadece siyasi partiler için değil, ülkemizin geleceği için de bir gerekliliktir. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik, sosyal ve kültürel sorunların çözümünde gençlerin enerjisine, heyecanına ve fikirlerine ihtiyaç vardır. Gençlerin siyasetin dışında kalması değil, siyasetin merkezinde yer alması gerekmektedir.

Bu noktada Saadet Partisi, gençlere verdiği değer ve gençlerin siyasette daha aktif rol almasını teşvik eden yaklaşımıyla önemli bir örnek oluşturmaktadır. Milli Görüş hareketinin temelinde yer alan adalet, ahlak ve liyakat anlayışı, gençlerin geleceğe dair beklentileriyle örtüşmektedir. Saadet Partisi, gençleri yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan değil, onları karar alma süreçlerinin bir parçası olarak gören bir siyasi anlayışı temsil etmektedir.

Bizler, ülkesinin geleceğine sahip çıkmak isteyen tüm gençleri düşünmeye, sorgulamaya, üretmeye ve siyasete katılmaya davet ediyoruz. Türkiye’nin daha adil ve daha yaşanabilir bir ülke olması için gençlerin fikirlerine ve katkılarına ihtiyaç vardır.

Bu vesileyle, ülkemizin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen tüm genç kardeşlerimizi Saadet Partisi çatısı altında siyaset yapmaya, fikir üretmeye ve Türkiye’nin yarınlarını birlikte inşa etmeye davet ediyoruz.”

Aramızdan ayrılanlar

MUKADDER TENNUR ÖZDEMİR VEFAT ETTİ
Uzunkaldırım semti sakinlerinden ve Edirne Hali esnaflarından merhum Hasan Özdemir’in eşi, Ömür Özdemir ve Öznur Yılmaz’ın anneleri Mukadder Tennur Özdemir 69 yaşında vefat etti. Merhume, dün Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
ERDOĞAN ANLAMAM VEFAT ETTİ
Karaağaç semti sakinlerinden merhum Mehmet Anlamam’ın oğlu, Şahinde Anlamam’ın eşi, Banu ve Berrin’in babaları, Neval Kılıç’ın ağabeyi, Leyla ve Gürcan’ın dedeleri Erdoğan Anlamam 71 yaşında vefat etti. Merhum dün Karaağaç Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.
HELİM SOYLU VEFAT ETTİ
Abdurrahman Mahallesi sakinlerinden Hamdiye Soylu’nun eşi,, Sevda Soylu, Hakan Soylu, Sema Topçu ve Sevda Tuna’nın babaları, Kadir Emre Yılmaz, Rana Zeynep Topçu, Erdoğan Burak Tuna’nın dedeleri Helim Soylu 78 yaşında vefat etti. Merhum dün, Ayşekadın Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
ARİF KISAÇ VEFAT ETTİ
Merhum Sabri ve merhume Sedef Kısaç’ın oğulları, Asiye Kısaç’ın eşi, Yusuf ve Özlem’in babaları, Neriman, Sabahattin, Meryem, Sabahat ve Elmas Kısaç’ın kardeşleri Arif Kısaç 63 yaşında vefat etti. Merhum dün Şah Melek Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
HÜSEYİN AKDOĞAN VEFAT ETTİ
Emekli veteriner hekim Hüseyin Akdoğan 75 yaşında vefat etti. Neziha Akdoğan’ın eşi, Nalan Onat ve Hülya Temiz’in babaları, Gürsoy Onat ve Özgür Temiz’in kayınpederleri olan merhum 6 Haziran Cumartesi günü Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
MEDİHA ÇAGIRGACI VEFAT ETTİ
Merhum Hasan Çagırgacı’nın eşi, Hasan, Hüseyin ve Seher Çagırgacı’nın anneleri Mediha Çagırgacı 82 yaşında vefat etti. Merhume Cumartesi günü Bademlik Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
NERMİN AYAR VEFAT ETTİ
Karaağaç semti sakinlerinden Aşkın Gocuk’un eşi, Deniz Gocuk ve Yasin Şeker’in anneleri, Emre Can Gocuk, Ramazan Gocuk, Mukbil Gocuk, Yasin Gocuk ve Senem Özdemir’in yengeleri, Eyüp Ayar’ın kardeşi Nermin Ayar 68 yaşında vefat etti. Merhume Cumartesi günü Karaağaç Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.
YAŞAR ÇEKİÇ VEFAT ETTİ
Kemalköy sakinlerinden Necmettin Çekiç’in eşi, Alaaddin Çekiç, Zuhal Merdan ve Nihal Nar’ın anneleri, Sadiye Çekiç, Mustafa Gülmez, Hediye Kurt ve Fatma Ersoy’un ablaları, Gülşah Öztürk’ün babaannesi Yaşar Çekiç 78 yaşında vefat etti. Merhume, Cumartesi günü Kemalköy Köy Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Kemalköy Mezarlığında toprağa verildi.

U11 Ligi’nde Salı mesaisi

Edirne’de geçtiğimiz Çarşamba günü başlayan U11 Futbol Ligi’nde 2025-2026 sezonunun 3. hafta programında yer alan 9 karşılaşma bugün oynanacak.

Edirne U11 Futbol Ligi’nde A ve B gruplarındaki 6 karşılaşma Saraçhane sahasında oynanırken, C Grubu’ndaki 3 karşılaşmadan 2’si Keşan, 1’i de Uzunköprü’de yapılacak.

3. HAFTA PROGRAMI

9 Haziran 2026 Salı

A Grubu:

Yıldırım GB – Şükrüpaşa

Saraçhane 2 – 17.00

Şükrüpaşa Atletik – Trakya Kartalları

Saraçhane 2 – 18.15

25 Kasım – Çınar

Saraçhane 2 – 19.30

B Grubu:

Aslantepe – Edirne Birlik

Saraçhane 1 – 17.00

Havsa –  Sancaktar

Saraçhane 1 – 18.15

Alsancak – Edirnespor

Saraçhane 1 – 19.30

C Grubu:

Keşan Zafer – Uz. Veteranlar

Keşan Sen. – 16.00

Keşan Gençordu – Keşan Gençlerbirliği

Keşan Sen. – 17.30

Uzunköprüspor – İpsala

Uz. Sen. – 17.00

2. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

A Grubu:

Şükrüpaşa 5-2 Şükrüpaşa Atletik

Yıldırım GB 4-1 25 Kasım

Trakya Kartalları 11-0 Çınar

B Grubu:

Havsa 0–13 Aslantepe

Sancaktar 0–8 Alsancak

Edirnespor 2-1 Edirne Birlik

C Grubu:

Keşan Gençlerbirliği 2-1 Keşan Zafer

Keşan Gençordu 2–1 Uzunköprüspor

Uz. Veteranlar 5–4 İpsala

Enez’den Avrupa’ya…

Enez Gümrük Limanı ile birlikte geçici gümrükleme kurularak komşu ülke adalarına giriş-çıkış için çalışmalarda sona yaklaşılıyormuş.

Elbette niyet hayır da akıbet hayır mı şer mi bunu zaman gösterecek.

Daha doğru bir ifade ile sonuç ne olacak?

Hiç kuşkusuz, Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer’in konuya dair gayreti takdire şayandır.

Geçmiş yıllarda, bilhassa da Edirne Valisi Sayın Ekrem Canalp döneminde yakılan, fakat deyim yerindeyse küllenen ateşin, yeniden harlanmasını sağlayan hatta daha da büyüten sayın Sezer’i takdir etmemek mümkün değil!

Ancak, tek taraflı istemekle bir şey olmayacağı da aşikâr.

Dolayısıyla bizim istediğimiz kadar, karşı tarafın istemesi de önemli.

Malûm, Yunanistan bir AB ülkesi ve bütün üye ülkeler gibi bazı ortak kurallara tabiler.

İşte bu nedenle yakın zamanda gerçekleşeceği konusunda çok da umutlu değilim şahsen.

Gümrük limanı açılır vizeli seyahatler gerçekleşirse de, bilhassa yaz aylarında yoğun bir talep olacaktır.

Bugünkü öngörüm; bu talebin daha çok tek taraflı olacağı yönündedir!

Yani Enez’e gelişlerden ziyade Yunanistan ve Adalarına gidişler daha çok fazla talep görecektir.

Çünkü kabul etmek gerekir ki; Enez’de turizm adına eksikler çok fazla.

İvedilikle bu eksikliklerin giderilerek büyük bir tanıtım da gereklidir.

ENEZ LİMANI İÇİN TEŞEKKÜRÜ HAK EDEN KİM?

Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç Enez Limanı’nın “Avrupa’ya açılması” haberleri nedeniyle “Başta” Edirne Valisi Sn. Yunus Sezer’e ve emeği geçenlere teşekkür etmiş. Teşekkür edilmesi elbette çok doğru da bu konuda “Başta” teşekkür edilmesi gereken eski Valimiz Ekrem CANALP’tır.

***

Sayın Canalp’ın bu konudaki kararlılığını ve gayretlerini kimileri görmezden gelse de, kimileri unutsa da Günenç’in hatırlaması ve herkese hatırlatması vicdani bir görev olmalıdır. Örneğin Sn. CANALP’ın verdiği talimatla Sn. Günenç ve zamanın Kaymakamı Sn. Elif Canan Hanımefendi bütün Ege limanlarını dolaşıp edindikleri izlenimleri Valimize aktararak bu proje içinde fiilen görev almışlardır. Sn. Vali o süreçte 11 bakanlığı da ikna ederek limanda bir MOBİL GÜMRÜK uygulamasını resmileştirmiştir. Limanda yapılması gereken fiziki düzenlemeleri de başlatmış ve önemli ölçüde tamamlamıştır. Ne yazık ki Edirne’deki görev süresi daha fazlasını yapabilmesine imkan vermemiştir.

***

Hatta 2021 yılının Şubat sonunda bu gümrüğün açılışı için mütevazi bir tören düzenlenmiştir. Bu törene Enez’le ilgili hiç bir çabası, merakı olmayan, bu proje ile ilgili hiçbir bilgisi, emeği bulunmayan Milletvekili Fatma AKSAL herkesten önce tören yerine koşmuş hatta Başkan Özkan GÜNENÇ’in bu törende görünmemesi için de çok önemli gayret sarf etmiştir.

AKSAL törende yaptığı konuşmada da Vali Canalp’a teşekkür etmeyi ya atlamış, ya unutmuş ama bu projenin Sn. Cumhurbaşkanı’nın talimatı olduğunu özellikle vurgulanmıştır. Bu durumda AKSAL ya doğru söylememiş ya da Sn Cumhurbaşkanı’nın bu talimatı, sonradan savsaklandığı hatta bir ara gündemden çıkarıldığı halde bunun hesabını ilgililerden sormamıştır. Bu talimatın takipçisi olmamıştır.

***

Bütün bu olan biteni Başkan GÜNENÇ unutmuş ya da sineye çekmiş olabilir mi? Hayır.. Öyleyse hem devlet hafızasının bir gereği olarak hem de bir vefa duygusunun tezahürü olarak “EN BAŞTA” teşekkür edilmesi gereken Valinin CANALP olduğunu vurgulaması gerekirdi.

Kaldı ki daha ortada renkli gazete haberlerinden başka hala henüz elle tutulur hiç bir şey yok. O nedenle ben ilk feribotun yolcularıyla Semadirek Adası’na hareketini görmeden şimdilik hiç kimsenin teşekkürü hak ettiğini düşünmüyorum..