DOLAR 32,5928 0.35%
EURO 34,8086 0.2%
ALTIN 2.503,920,80
BIST 9.693,461,77%
BITCOIN 21005461,76%
Edirne
15°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Mehmet ŞELECİ

Mehmet ŞELECİ

19 Nisan 2024 Cuma

    Özlem Ağırgan’dan gerçek hayatlar!

    Özlem Ağırgan’dan gerçek hayatlar!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Gönül UYANIKTIR
    Edirne Kütüphanesi önceki müdürlerinden Özlem Ağırgan, iki yıla, “Yeni Zengin Ahmet Efendi” ve “Yaşanmışlıklar” ismini verdiği iki kitap sığdırdı. İlkinde hem ailesinin biyografik romanını yazdı, hem de bir dönemin Edirne’sini adeta bir tablo gibi ortaya koydu. ‘Yaşanmışlıklar’da da kendisi ve eşi merhum Mehmet Deniz Ağırgan özelinde iki farklı bölge ve şehrin insanlarının, örf ve adetlerinin, karşıtlıklarının ve tanıştıklarında uyuşup kaynaşmalarının öyküsünü anlattı.


    Edirne’de geçmişten bu güne ‘Yeni Zengin Ahmet Efendi’ lakabı ile tanınan dedesi merhum Ahmet Şenkal’ın yaşamından kesitlerin yer aldığı kitap, sondan başa doğru Eski Cami’deki cenaze töreni ile başlıyor. Daha sonra Ahmet Efendi’nin ailesine yöneliyor. 1897 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında geniş arazilerini geride bırakarak Batı Trakya’dan Edirne’ye gelen Yeni Zengin ailesine Kirişhane semtine toprak veriliyor. Özlem (Gürsel) Ağırgan; Yeni Zengin Ahmet Efendi kitabının ön sözünde; “Kitabı; Dedem Ahmet Efendi (Şenkal), eşi Behiye Hanım (Fenerci) Şenkal ve kızları annem Saime (Şenkal) Gürsel, teyzelerim Zeynep (Şenkal) Solman, Emine (Şenkal) Ertür, İhsan (Şenkal) Türksen’e armağan ediyorum” ifadesini kullanıyor ve kitabının içeriğine ilişkin olarak da şöyle diyor:
    “DEDEM YENİ ZENGİN AHMET EFENDİ”
    “Şehirler, onları var kılan bireylerin renkli yaşam biçimleriyle ayakta kalırlar. Geçmişten bugünlere aktarılan gelenekler, görenekler ve sanat eserleri yeni yaşananlarla eskileri arasında köprü oluşturur. İşte tam bu nedenle aktaracağım yaşam öyküsü, ilginizi çekecek sanırım.
    Elinizdeki kitap bir biyografik roman, gerçek olaylar, gerçek kişiler ve mekanlar roman biçiminde aktarılmıştır. Tarihsel olaylarla Edirne’nin Balkan Savaşı sonrasında iki ailenin Yeni Zengin Ahmet Efendi ve Ahmet Fenerci ailesinin, yeşermiş bir aşkın sonucu yollarının kesişmesi ve o dönemdeki yaşam biçimlerinin aktarılması ile ortaya çıktı. Yeni Zengin lakabı ile tanınan Ahmet Efendi’nin yaşam öyküsü, bir dönem Edirne’sini ve yaşam biçimini sizlere ya hatırlatacak ya da tanıtacaktır “


    ÖZLEM VE MEHMET’İN YAŞANMIŞLIKLARI
    Özlem Ağırgan’ın, “Yaşanmışlıklar / Bir Ömür Böyle Geçti” ismini verdiği ikinci biyografik romanı ise, eşi Mehmet Deniz Ağırgan’ın Hatay Erzin’de 1945 yılında başlayan yaşam serüvenden yola çıkıyor. Kitabın ilk bölümünde bölgenin ve aile yapısının özelliklerine, Mehmet’in çocukluğu ve okul yaşamına ilişkin akıcı bir anlatımla devam ediyor. Mehmet’in babasından habersiz, annesinin desteği ile İstanbul’daki üniversite yılları, aile bağları, hem okuyup hem çalışırken başından geçenler ve Özlem’le tanışması…
    Kitap iki gencin tanıştıktan sonra yaşadıkları, aile kurup çoluk çocuğa kavuşmaları, güzel ve sıkıntılı günleri, oğulları Özgür ve Önder’in doğumları, çocukluk ve okul yılları yalın ve sürükleyici bir dille anlatılıyor. Kitabın son bölümü Özlem’in Önder’siz ve Mehmet’siz kalışı ve sonrası ile tamamlanıyor. Özlem (Gürsel) Ağırgan kitabın ön sözünde, toplumları yaşatmanın en etkin yollarından birinin gelenek ve göreneklerin nesillerden nesillere aktarılması ile mümkün olduğunu vurguluyor ve şöyle diyor :


    “Her bireyin yaşanmışlıkları, ister istemez aynı zamanda toplumu da etkiler. Bu nedenle özel yaşam biçimleri önemlidir. Farklılıklar; topluklar için kültür aktarımı için gereklidir ve bu farklılıklar toplumu zenginleştirir. Zaman zaman çatışmalar olsa da toplumun düşünce açısından gelişmesinde ve aktarımların, ortak değerlerin kabullenilmesinde etkin rolü olduğu görülür. Elinizdeki bu biyografik roman, gerçek bir hayat öyküsünden, gerçek kişiler, gerçek yerler ve gerçek olaylarla roman üslubu ile sizlere aktarılmaktadır. Farklı coğrafyalarda ve farklı kültür yapılarında olan iki ailenin çocuklarının aşık olmalarıyla başlamış, çıkar ilişkileri nedeniyle engellenmiş, uzlaşmayla son bulmuş bir aşkın öyküsüdür.”